Son Dakika Haberler
2026 ‘NIN EN ÇOK KAZANDIRAN PARA BİRİMLERİ2026 ŞUBAT AYI İNŞAAT ÜRETİM ENDEKSİ2026 ŞUBAT AYI KÜMES HAYVANCILIĞI ÜRETİMİ2026 ŞUBAT AYI CİRO ENDEKSLERİTÜRKİYE VE AVRUPA’DA ÖZEL OKUL FİYATLARITCMB’NİN 2025 YILI ZARARI2026 ŞUBAT AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ2026 ŞUBAT AYI İNŞAAT VE MALİYET ENDEKSİDÜNYANIN EN ZENGİN FUTBOL KULÜPLERİNİN GELİRLERİDAVRANIŞSAL KAMU POLİTİKALARININ YÜKSELİŞİGÖSTERİŞ METRİKLERİPARAYI ELDE TUTMAK YERİNE HARCAMANIN TERCİH EDİLMESİTÜRKİYE’DE RESMİ TATİLLER VE EKONOMİK MALİYETLERİHÜRMÜZ KRİZİNİN ETKİLEDİĞİ ÜLKE GEMİLERİFİKRİ İTHAL EDEN DEĞİL, İHRAÇ EDEN EKONOMİK YAPITÜRKİYE’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI2026 ŞUBAT AYI HİZMET ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ2026 MART AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİYEŞİL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TEKNOLOJİKÜRESEL SERMAYE VE ARTAN SERMAYE MOBİLİTESİ2025 BİTKİSEL ÜRÜN DENGE TABLOLARIDÜNYADA SAVAŞ DURUMUNDA OLAN ÜLKELERDİSK-AR RAPORUAKADEMİK PUANI DÜŞÜK ÖĞRENCİLERİN ÜNİVERSİTELERE YOĞUN BİÇİMDE YÖNLENDİRİLMESİ2026 MART AYI TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİASEAN+3 ÇERÇEVE ANLAŞMASIUstalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !KATMANLI SAVUNMADOĞAL AFET TAHVİLLERİFED FAİZLERİ SABİT TUTTUSITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİREGÜLASYON ATLATMA MANEVRALARIORTAM, ÜRETİM VE BİRLİKTE ÖĞRENME ANLAYIŞISN. FATİH KARAHAN’DAN ENFLASYON AÇIKLAMALARIENERJİ DÖNÜŞÜMÜ VE YERLİ ENERJİ KAYNAKLARININ ÇEŞİTLENDİRİLMESİ2026 ŞUBAT AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ2025 YILI TÜRKİYE’DE HANEHALKI TÜKETİM HARCAMALARI PANORAMASIKADIN HAKLARINDA ÖZBEKİSTAN KURALLARI BAŞTAN YAZDI2026 OCAK AYI CİRO ENDEKSLERİ2026 OCAK AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ2026 ŞUBAT AYI FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARIBakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyorSektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyorFİNANSAL ENSTRÜMAN BİLGİSİ VE ERİŞİM FARKISOSYAL DEVLETİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KILINMASI2025 KADIN İSTATİSTİKLERİDÖVİZ MEVDUATLARINDA HIZLI ARTIŞKİRALARDA ŞUBAT 2026 ARTIŞLARI VE GELECEK TAHMİNLERİYAPAY KAR ÜRETİMİNİN GERÇEK ÇEVRESEL VE MALİ ETKİSİ NE KADAR BÜYÜK?BÖLGESEL KALKINMA PROJELERİNDE DESANTRALİZASYONYERİNDEN KALKINMATRUMP’IN “TARİHİN EN BÜYÜK EKONOMİSİ” İDDİASILORENZ EĞRİSİ2026 OCAK AYI DIŞ TİCARET VERİLERİREAKTİF YÖNETİMİN KALICILAŞMASI1938 TARİHLİ İSVEÇ SALTSJÖBADEN ANLAŞMASIEKONOMİNİN MADDİ ÜRETİMDEN BİLGİ TEMELLİ ÜRETİME KAYMASIDOĞALGAZ YÖNETİMİNDE SON YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERSÜREÇ SERMAYESİORGANİZASYONEL SERMAYE2025 ARALIK AYI İNŞAAT ÜRETİM ENDEKSİKAYIPTAN KAÇINMA İLKESİZORUNLU HARCAMALAR KARŞISINDA DAR GELİRLİLERİLİŞKİSEL SERMAYEİMPULSİF KARARLARAB’DE EKONOMİK ROTA TARTIŞMASI2025 ARALIK AYI İNŞAAT MELİYET ENDEKSİ2025 HAYVANSAL ÜRETİM İSTATİSTİKLERİKAMU VE HANE HALKI TASARRUF DAVRANIŞLARITÜRKİYE NÜFUSU 86 MİLYONU AŞTIMİLYAR DOLARLIK ZAYIFLAMA PAZARIÇALIŞANLARDA MOTİVASYON UNSURUAB’DE YENİLENEBİLİR ENERJİ VE İSTİHDAM BOYUTUEPSTEIN DOSYASIE-TİCARET SİTELERİNİN KARAR TÜNELİ UYGULAMALARIRUS PETROLÜNÜ BIRAKAN HİNDİSTAN’A ABD’DEN VERGİ İNDİRİMİİŞVERENLERİN ÇALIŞANLARINA YENİDEN BECERİ KAZANDIRMA SÜRECİYAKIN ÜLKELERDEN TEDARİK POLİTİKASIOCAK 2026 EKONOMİ PANORAMASI2025 YILI 4. ÇEYREK TURİZM İSTATİSTİKLERİAVRUPA’DA UYGUN FİYATLI KONUT EKSİKLİĞİNDEN EN ÇOK ETKİLENENLERGAZ VE HİDROJEN KORİDORLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASIDÜNYANIN EN ZENGİN FUTBOL KULÜPLERİNİN GELİRLERİYENİ NESİL İSTİHDAM POLİTİKALARIİÇ EKONOMİK POPULİZM2026 OCAK AYI SEBZE MEYVE FİYATLARI2025 YILI TEMMUZ-EYLÜL DÖNEMİ TURİZM İSTATİSTİKLARİGAZZE BARIŞ KURULUYAPAY ZEKA VE UZUN ÖMÜR EKONOMİSİ2025 ARALIK AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİPARANIN BEKLEMESİDAHA ESNEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM MODELİEMEKLİLER İÇİN İNTİBAK YASASIAB’DEN SINIR DIŞI EDİLEN TÜRKLERHANE HALKI GELİRİNİ DESTEKLEYEN POLİTİKALARÇobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor2025 KASIM AYI CARİ AÇIK BİLGİLERİENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİN YENİ ROTASIETİK TASARIM VE SORUMLU İNOVASYONİNSAN ODAKLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSREEL GELİR KAYBININ SÜREKLİLİK KAZANMASIKORUYUCU TOPRAK İŞLEME POLİTİKALARI2025 ARALIK AYI REEL GETİRİ ORANLARINelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyorKÜLTÜREL EKONOMİNİNEKONOMİKLEŞMESİ2025 TE DIŞ TİVARET AÇIĞIENGELLİ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERE HİBE DESTEKLERBoltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor “Üretimin Süper Ligi” Taksim’de BuluştuENGELLİ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERİN HİBE DESTEKLERİ2025 TE KAYBEDENLERÖZEK OKUL ÜCRETLERİNE TAVAN ZAM UYGULAMASIBULGARİSTAN EURO BÖLGESİNE KATILDI2025 YILI TÜRKİYE TARIM PANORAMASI2025 ARALIK AYI EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİFİNANSAL KOŞULLAR GÖSTERGELERİRİSKİN ANLAŞILMASI VE YÖNETİMİ2025 BİTKİSEL ÜRETİM İSTATİSTİKLERİYENİ YIL ÖNCESİ SON FİYATLAMA REFLEKSİ2025 ARALIK AYI GÜVEN ENDEKSLERİNAKİT PARANIN GELECEĞİ2025 KASIM AYI İPA RAPORUAVRUPA’NIN EN ÇOK KAZANAN YÜZDE 10 UASGARİ ÜCRETLERİN DİĞER ÜCRETLERE ETKİSİGELİR ARTIŞLARI NEDEN HAYAT PAHALILIĞINA YETİŞEMİYOR?İnşaat alanında güçlü birliktelik ;2024 SOSYAL KORUMA HARCAMALARIKUANTUM BİLİŞİMGELECEĞİN GIDA GÜVENLİĞİ STRATEJİSİEKİM 2025 İNŞAAT ÜRETİM ENDEKSİEntegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla KutladıANALİTİK KARAR ALMAChakra Hikâyenin Başladığı YerdeVERİ TABANLARI ARASI ENTEGRASYONAVRUPA’DA ISINMA SORUNUVERİYE DAYALI KARAR ALMAKOBİLERİN TEKNOLOJİYE ENTEGRASYONUMplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyorYATIRIM TEŞVİK BİLGİ SİSTEMİAHLAKİ ASİMETRERİSKLERİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİİNGİLTERE’DE YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİTÜRKİYE’DE ENGELLİ HAKLARIİNSAN EKONOMİ ÜRETİMSERMAYENİN KALICILIĞIİÇ TASARRUF ORANIAvrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandıİNSAN AKLININ YENİLİKÇİ GÜCÜGELİR TUZAĞIFİNANSAL DERİNLİK EKSİKLİĞİENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUDİJİTAL SERMAYEULUSAL YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİELEKTRİKTE DESTEK UYGULAMASINDA YENİ DÖNEMAB’DE KÜÇÜK KOLİ DÖNEMİ SONA ERİYORÜCRET-FİYAT SARMALIAVRUPA İSTATİSTİK SİSTEMİVERİYE DAYALI ANALİZYERLİ ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTIRLMASIGeri Sayım Başladı: logitrans 2025, 19 Kasım’da Yenikapı’da Kapılarını Açıyor!BİLGİ VE TEKNOLOJİ TRANSFERİKAMU ALACAKLARINDA FAİZ İNDİRİMİETYD, Tesis Yönetiminde Kurumsal Standartları YükseltiyorIMF NİN AI UYARISI KÜRESEL EKONOMİYİ NEDEN SARSTIENERJİ PİYASASINDA 2024-2025 EĞİLİMLERİ VE TÜRKİYE’NİN FİYAT ARTIŞ DİNAMİKLERİFİNANSAL SERBESTLEŞMEİÇ TASARRUFLARI ARTIRMAKDİJİTAL ALTYAPI YATIRIMLARIEkonominin Sesi : BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ .FİNANSAL REGÜLASYONLARBASEL KOMİTESİŞenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle PaylaştıUTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik AdımTÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyorAVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI.BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİABD-Afrika ticaret anlaşması bitiyor: Türkiye için yeni fırsatBakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!TOKİ SON DAKİKA: 81 ile sosyal konut! İşte İstanbul dahil il il rakamlarYapay Zekâ Enerjiye Akıl Katıyor!BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ(FAO)Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyorCLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYORAktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttıULUSLARARASI ENERJİ AJANSIYENİLENEBİLİR ENERJİNİN YÜKSELİŞİGayrimenkul Sektöründe Yeni Ufuklar: CCIM İstanbul’dan “Blue Friday” EtkinliğiEKONOMİDE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİKGaziantep’te ‘Dijitalleşmede Yeni Fırsatlar’ Paneli: TÜYAFED ve Sektör Liderlerinden Önemli MesajlarTÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEKÇALIŞANLARDA İŞ TATMİNİ%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.Ustalar e-katalogu hazırlandı.Fuar standın ziyaretçi etkisi ;5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacakTDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaretTürkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikliİstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?KİRA ARTIŞ ORANI SON DAKİKA: Kira zammı belli oldu! İşte Ekim 2025 hesaplama tablosu100 milyar dolarlık yol haritasıTÜİK, Eylül enflasyon rakamlarını açıkladıAktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyorÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİFeriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyorGlobal gastronomiyi ekonomi zirvesi için geri sayım başladı .EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacakTürk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyorNTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleştiDubai’de gayrimenkul projeleri şimdi daha da cazip ; 250.000 $ dan başlıyor.Kazakistan Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı İş Dünyasını Bir Araya GetirecekAĞUSTOS 2025 TÜFE ORANLARITÜRKİYE EKONOMİSİ YILIK İKİNCİ ÇEYREĞİNDE %4,8 BÜYÜDÜBÜTÇE AÇIĞININ AZALTILMASIBORÇLARIN ÇEŞİTLENDİRİLMESİSırbistan-Azerbaycan Ticaret Misyonu: Yeni Ufuklar, Yeni FırsatlarTÜRKİYE’NİN EĞİTİM İHRACATITemmuz 2025 Kredi Kartı KullanımıEKONOMİDE TOPLUMSAL MUTABAKATAĞUSTOS 2025 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRIPRIVEXPO’ nun Seçkin, Uluslararası Özel Markalı Ürünler ve Fason Üretim Endüstrisi İş Ağına Katılın!LİBYA BİNGAZİ HÜKÜMETİ, HAFTER VE AKDENİZ BÖLGELERİEKONOMİDE TOPLUMSAL REFAHKURAK YAZIN TARIM ÜRÜNLERİNE ETKİLERİYapay Zekâ Destekli İnşaat Yönetimi: Projelerde Verimlilik, Karlılık ve Marka GücüÜretimde arkanızdaki güçlü destek ; Makineci TV sizlere kolaylık sağlıyor.Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın ZirvesindeZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DELenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştıTürkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati BaşlıyorPlanlı üretimin yıldızı Sözleşmeli Tarım hakkında herşey ;EKONOMİDE DOT-COM BALONUKİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASININ EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİBORSADA ALIM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLARPİYASALARDA FİYATIN OLUŞUMU VE RANT DENGESİBLOKZİNCİR Nedir ?AKILLI TELEFONLARLA PAZAR FİYATLARININ YENİ YÜZÜZENGEZUR KORİDORUSimülasyon Tanımı ve İş Dünyasındaki Stratejik ÖnemiSİBER GÜVENLİKBULUT TEKNOLOJİSİAzerbaycan – Sırbistan İthalat-İhracat Ticaret Misyonu Başlıyor.Motor Yağı & Yağ Filtresi Değişiminin ÖnemiPiyasa ve TürleriULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ ÖNEMİ VE ÜLKEMİZE VERDİĞİ NOTLAR11/16 Ağustos Haftasının Ekonomik PanaromasıTÜRKİYE’DE MEVDUAT HESAPLARININ ANALİZİ2025 Haziran Konut Satış İstatistikleriTRUMP-PUTİN GÖRÜŞMESİ VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİTÜRKİYE’DE YATIRIM ARAÇLARITÜRKİYE’DE İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİSİKODLAMANIN EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİ, GÜNCEL DURUMU VE GELECEĞİTÜRKİYE’DE DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜTRUMP’IN GÜMRÜK VERGİLERİNİN KÜRESEL TİCARET VE SERBEST BÖLGELERE OLASI ETKİLERİABD HİNDİSTAN ARASINDA YENİ GÜMRÜK KRİZİÜRKİYE’DE KİLİT VE EMNİYET SİSTEMLERİNDE 20 YILLIK DÖNÜŞÜM

Son Dakika

TİCARİ AHLAK

Son yıllarda yaşadığımız ekonomik olumsuzluklar, alım gücünün giderek azalması, geçim sıkıntısının çoğalması ister istemez TİCARİ AHLAK kavramını bir kez daha öne çıkarmaktadır. En basit tanımıyla ticari ahlak yalan söylememek, bir ürünü ederinden fazlaya satmamak veya kalitesini olduğundan fazla göstermemek, satılan ürünün arkasında durmak, devlete kazancı oranında yasalar çerçevesinde vergisini tam ve zamanında ödemek olarak tanımlanabilir. Günümüzde yazılı ve görsel basında sık sık yerini alan ticari ahlak kurallarına uymayan, bazı konuları kendi yararına fırsata çeviren birtakım işletmelerden bahsetmek mümkündür. Özellikle marketlerde eksik gramajlı ürünler, kullanım ömrü bitmiş veya çok az zaman kalmış yiyecek ve içecekler, fahiş fiyatla satış faaliyetleri bunlara örnek olabilir. Bunların önüne geçebilmek için hükümetin yetkili kurulları denetimlerini sıklaştırmaları ve yüksek ceza uygulamalarına rağmen maalesef bazı satıcı kesimler tarafından devam etmektedir. Ticari ahlak sadece yukarıdaki saymaya çalıştıklarımla sınırlı değildir. Örneğin bir taksi şoförünün müşterisinden fazla para almak için yolu uzatması, doğal afetlerde gereğinden fazla para talep etmesi; enflasyonist ortamlarda fiyat algısının fırsatçılığa çevrilmesi, bazı dönemlerde tedarik sıkıntısı çekilen ürünlerin fiyatlarının yükseltilmesi, gene doğal afetlerde bazı iyi niyetli ve duyarlı vatandaşlarımızın veya devlet yardımlarının yerine ulaştırılmaması gibi örnekler sayılabilir. Ticari ahlak kurallarının benzeri konuları ticaret kanunumuzda HAKSIZ REKABET olarak yerini almıştır. Kayıt dışı işlem veya işlemler yapmak, rakipleri kötülemek, satılan veya üretilen ürünü olduğundan farklı kalitede sunmak, gene üretilen ürünlerde ucuz ve kalitesiz hammadde kullanarak ürün kalitesini düşürmek veya kullanım ömrünü normalden aza indirmek, müşteriye verilen sözleri yerine getirmemek, bir müşteriden duyduğunu diğerine iletmek, bir firmanın maddi durumunu olduğundan kötü olarak bahsetmek,tyedarik,tahsilat veya ödeme kurallarını kendi lehine çevirmek gibi hem insanlığa hem de ticari ahlak kurallarına sığmayan davranışlar sergilemek hukuk ve ahlak dışı davranışlardır. Ticari ahlak veya iş ahlakı tüm piyasa mensupları için geçerlidir. İşçi olarak çalıştığı işletmenin menfaatlerini gözetmek, firma ile ilgili bilgileri rakipler başta olmak üzere dışarıya sızdırmak, üretim kalitesinde işletmeye zarar verebilecek işlem yapmak, iş arkadaşlarıyla iyi geçinmek, üslerinin emirlerini harfiyen yerine getirmek, mesai saatlerine uymak ticari ahlak kurallarından bazılarıdır ve bunlara tamamen uyum sağlanması gerekir. Aynı şekilde patronların işçi haklarını korumamak, onlara emeklerinin karşılığını vermemek, yasalarımızda belirtilen mesai saatleri dışında ücret ödemeden çalıştırmak, kıdem ve ihbar tazminatını eksik veya zamanında ödememek, işçinin kapasitesinin üstünde görev yüklemek, kayıt dışı işlem yapmak, devlete kazancı oranında yasalara uygun olarak ve zamanında vergi ödememek gibi işlemler de ticari ahlak kuralları ile bağdaşmaz Günümüzde ticari ahlak kurallarına maalesef tam olarak uyulduğunun söylemek mümkün değildir. Ancak dürüst, işine ve müşterisine saygılı, fırsatçılığı menfaat olarak görmeyen birçok iş insanımızın olduğunu da unutmamamız gerekir. Daha da ötesi doğal afetlerde bölgelere yardım gönderen, tahsil hayatı boyunca özellikle yüksek öğrenim gören öğrencilere karşılıksız burs veren, vergisini tam ve zamanında ödeyen, hayır yapmak için okul, cami, sağlık ocağı yaptıran çok değerli iş adamlarımıza da şükranlarımızı sunar böyle girişimlerin çoğalmasını dileriz. Bunların yanında bazı marketlerdeki aynı ürün, aynı gramaj, aynı marka olduğu halde arada önemli ölçüde fiyat farkı olduğunu maalesef üzülerek izlemekteyiz. Artık yaşadığımız olumsuz ekonomik koşullardan dolayı tüketici olarak hepimiz bilince sahibiz ve araştırma yapmadan ürün almak istemiyoruz. Son yaşadığımız Bolu Kartalkaya’da yangın faciasında hepimizin bildiği üzere 78 canımızı kaybettik ve bunların neredeyse yarısı çocuk yaştadır. Ancak otelde yasal olarak alınması gereken yangın tedbirlerinin alınmadığı ortadadır. Biz zaten millet olarak bir olay yaşamadan önlem almayım aklımızdan geçirmeyiz. Deprem olur deprem önlemleri, yangın olur yangın önlemleri, su baskını olur…

İSTANBUL DA YILIN AİLK AYI ENFLASYON ORANLARI

Enflasyon oranları TÜİK ve ENAG tarafından her ay kamuoyu ile paylaşılıyor. Bunların dışında sadece İstanbul’a özel enflasyon ise İstanbul Ticaret Odası (İTO) hesaplayarak kamuoyuna açıklıyor. Başka hiçbir ilimizde ile özel enflasyon oranı hesaplanmamasına rağmen İstanbul’da neden ayrı hesaplanıyor? Hepimizin bildiği gibi İstanbul Türkiye’nin %20 si demektir. Kaldı ki İstanbul’da yurdun her yanından vatandaşlarımız ikamet ediyor. Çeşitli meslek gruplarında faaliyet gösteriyorlar. Eskilerin “taşı toprağı altın “dedikleri dönemlerde ekonomi açısından son derece verimli olan İstanbul şimdilerde dar ve sabit gelirli vatandaşlar için bu özelliğini yavaş yavaş kaybetmeye başladı. Yaşadığımız yüksek enflasyon, hayat şartlarının ağırlaşması, hayat pahalılığının artması, alım gücünün düşmesi nedeniyle İstanbul’dan göç başladı. Özellikle 1970 li yıllarda Türkiye’nin ticaret merkezi İstanbul idi ve her türlü emtia İstanbul’da bütün Türkiye’ye dağılmakta idi. Merhum Turgut Özal döneminde başlayan serbest piyasa ekonomisi ve internetin hayatımıza girmesinden sonra toptancılık veya üreticilik Anadolu’ya yayılmaya başladı. Artık illeri bırakın İlçelerde de toptancılar oluşmaya başladı ve devam eden süreçte İstanbul iş hayatı bakımından değer kaybetmeye başladı. Ancak İstanbul ne kadar önemini kaybetse de ekonomik göstergeler bakımından önemli bir paya sahiptir. Ülkemizin vergi gelirlerindeki payı %48 dir ve neredeyse tüm ülkenin vergisinin yarısı İstanbul’dan elde edilmektedir. Enflasyon açısından konuya bakıldığında ise metropol de yaşam koşulları oldukça zordur ve belirli bir rakamın üzerinde gelir else etmek zorundasınız. Çünkü Anadolu’daki birçok şehirden farklı bir yaşam koşulları mevcuttur. İstanbul’da enflasyon oranı her dönem TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarından daha yüksek çıkmaktadır. Demek ki İstanbul’da asgari ücret de İstanbul enflasyonu baz alınarak değerlendirilmeli, zam oranı hesaplanırken İstanbul enflasyonu esas alınmalıdır. Çünkü enflasyon oranı İstanbul’da farklılık göstermektedir. Sigortalı çalışan nüfusun %24 ü İstanbul’da ikamet etmektedir ve bu kesimin hakkı korunmalıdır. Sadece çalışan, vergi veren açısından değil diğer bazı faktörler için de İstanbul’un Türkiye şampiyonluğundan bahsedilebilir.1970 li yıllarda üniversite sayısı 3 (İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik üniversitesi, Boğaziçi üniversitesi) ve birkaç akademiden oluşan eğitim kadrosu günümüzde 70 üniversiteye ulaşmış durumdadır. İstanbul’da yaşamak ekonomik olarak günümüzde epeyce bir kazanç gerektiren bir duruma gelmiştir. Öncelikle kiraların en az 20000 TL olduğu, bunun yanında ulaştırma, sağlık ücretleri, çocuğunuzun eğitim giderleri olmak üzere diğer giderler de eklenince ciddi rakam ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla gelir açısından bakıldığında önemli bir rakam gerektiği gerçektir. Konuya bir de olumlu yönden baktığımızda ise durum farklıdır. Eşsiz güzellikleri yaşamak, tarihi mekanlar, kültürel uygulamalar gibi sosyal yönden birtakım farklılıklar İstanbul’a özeldir ve birçok insanımız için İstanbul bir tutkudur. Ekonomi olarak bakıldığında ise yukarıda bahsetmeye çalıştığım gibi kariyer yapmak, para kazanmak, kendinizi sosyal yönde geliştirmek istiyorsanız İstanbul’da vazgeçemezsiniz. İstanbul ticaret odası tarafından her ay yayınlanan İstanbul enflasyonu ve yaşam maliyeti bilgileri geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz aralık ayında İstanbul’da yıllık enflasyon %55 olarak açıklanmıştı ve aynı oran TÜFE ye göre %44,38, ENAG a göre ise %83 civarında idi. Ülkemizde her ay olduğu gibi bu yıl da zamların yılbaşlarına ertelenmesi sebebiyle yılın ilk ayları (Ocak-Şubat) enflasyon oranları yüksek çıkmakta, ancak yıllık enflasyona etkisi az olmaktadır. Bu bağlamda baktığımızda İstanbul’da ocak ayı aylık enflasyonu %5.16; yıllık enflasyon ise %48,40 olarak açıklanmıştır. Ayrıca İstanbul Ticaret odası en son 1995 yılında güncellenen enflasyon sepetinde de önemli değişiklikleri yapılarak enflasyon oranı açıklanmıştır. Enflasyon hesaplamalarında baz alınan 8 ana harcama grubu indeksi 12 ye yükseltilmiştir. Kaynak: TÜİK Yapılan değişiklikler ve ilgili sayısal değerler tabloda görüldüğü gibidir. Sözcü gazetesinden Sn. Mustafa Balcı’nın haberine göre; Yapılan kapsamlı…

Türkiye – Suudi Arabistan arasında köprü oluşturuyoruz.

Suudi Arabistan ile B2B çalışması başlatmak, birçok iş fırsatı ve potansiyel sunmaktadır. Bu tür bir iş ilişkisi, Suudi Arabistan’ın büyük pazar büyüklüğü ve gelişen sektörleri göz önünde bulundurulduğunda, oldukça stratejik bir karar olabilir. İşte Suudi Arabistan ile B2B çalışması başlatmak için tanıtım yazısı ve pazar bilgileri: Suudi Arabistan ile B2B İşbirliği Fırsatları Suudi Arabistan, Orta Doğu’nun en büyük ekonomisine sahip olup, hem bölgesel hem de küresel anlamda önemli bir ticaret ve iş merkezi haline gelmiştir. Bu ülkede iş yapmanın birçok avantajı vardır; yüksek gelirli tüketici kitlesi, hükümetin ekonomik çeşitlendirme stratejileri, ve büyüyen sektörler, Suudi Arabistan’ı iş dünyası için cazip bir pazar haline getirmektedir. Suudi Arabistan ile B2B ilişkileri başlatmak, ürünlerinizi daha geniş bir pazara sunmanın yanı sıra, ekonomik büyüme ve sektörel çeşitlenmeden yararlanmanızı sağlar. Özellikle sağlık, inşaat, teknoloji, enerji ve sanayi sektörlerinde önemli fırsatlar bulunmaktadır. Suudi Arabistan Pazar Büyüklüğü ve Popüler İthalat Ürünleri Suudi Arabistan, büyük bir pazar kapasitesine sahip olup, stratejik konumu sayesinde dünya genelinden birçok ürünün ithalatını gerçekleştirmektedir. Ülkenin en popüler ithalat ürünleri şu şekildedir: Suudi Arabistan’ın Büyüyen Sektörleri Suudi Arabistan, “Vizyon 2030” planı çerçevesinde, ekonomisini çeşitlendirmeyi ve yeni sektörel fırsatlar yaratmayı hedeflemektedir. Bu çerçevede öne çıkan büyüyen sektörler şunlardır: Suudi Arabistan ile B2B İlişkilerini Nasıl Başlatabilirsiniz? Sonuç olarak, Suudi Arabistan ile B2B çalışması başlatmak, doğru strateji ve yerel iş ortaklıklarıyla son derece karlı olabilir. Gelişen sektörler ve büyüyen pazar, iş dünyasında pek çok fırsat sunmaktadır. Suudi Arabistan’da Hızlı ve Güvenilir Ticaret köprüsü kuruyoruz. Suudi Arabistan, Orta Doğu’nun en büyük ekonomilerinden biri ve e-ticaret sektörü hızla büyümektedir. Suudi Arabistan’daki e-ticaret hacmi, internet ve mobil cihaz kullanımının artması, dijital ödeme yöntemlerinin yaygınlaşması ve hükümetin dijital ekonomiyi destekleyen politikaları sayesinde önemli ölçüde giderek genişlemekte. Suudi Arabistan, yüksek gelirli bir tüketici tabanına sahiptir. Bu da kaliteli ve premium ürünlere olan talebin yüksek olduğu anlamına gelir. E-ticaretin ulusal ekonomiyi geliştirmedeki öneminin farkındalığıyla Suudi Arabistan, e-ticaret alanında en hızlı büyüyen ilk 10 ülkeden birisidir. Suudi Arabistan Ticaret Bakanlığı’nın iş bültenine göre en fazla ticaret sicili sırasıyla Riyad, Mekke, Medine Doğu Vilayet’lerinden çıkmaktadır. Suudi tüketicilerin %77’si aktif olarak online alışveriş yapıyor. Suudi Arabistan pazarında işini büyütmek veya Suudi Arabistan pazarına girmek isteyen e-ticaret işletmeleri için siparişlerini hızlı ve etkili bir şekilde işlemelerini, müşteri memnuniyetini artırmalarını ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlıyoruz. Suudi Arabistan’da sunduğumuz profesyonel fullfilment hizmetimizle müşterilerimizin e-ticaret operasyonlarını yüksek kaliteli standartta gerçekleştiriyoruz. Suudi Pazarı ile ilgili geniş araştırma için Tıklayınız >> Geniş bilgi almak ve B2B KATILMAK İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN. WHATSAPP : 0 532 466 60 68 – CEVDET AKIF USTA

DÜNYAYI SARSAN YAPAY Zekâ ARCI DEEP SEEK HAKKINDA BİLGİLER

Az sayıda çip ve az maliyetle geliştirilen modellerin sonuncusu DeepSeek-R1, OpenAI, Google ve Meta gibi dev oyuncuların sektördeki hakimiyetine meydan okuyor. Çinli yapay zekâ laboratuvarı DeepSeek’in kendi adını taşıyan büyük dil modeli (LLM), ABD’li OpenAI firmasının ChatGPT’sinin en büyük rakiplerinden biri haline gelirken, Silikon Vadisi’ni şaşkınlığa uğrattı. Bu ay yayınlanan son DeepSeek modellerinin hem son derece hızlı hem de az maliyetle geliştirildiği söyleniyor. Aynı zamanda daha az sayıda çiple geliştirilen modellerin sonuncusu DeepSeek-R1, OpenAI, Google ve Meta gibi dev oyuncuların sektördeki hakimiyetine meydan okuyor. İşte sekiz soruda DeepSeek: 1. Nereden çıktı bu DeepSeek? Çin’in Hangzhou kentindeki şirket, Temmuz 2023’te Zhejiang Üniversitesi mezunu, bilgi ve elektronik mühendisi Liang Wenfeng tarafından kuruldu. Liang’ın 2015’te kurduğu bir fon olan High-Flyer’ın kuluçka programında yer aldı. Liang da sektörün diğer ileri gelen isimleri gibi, çeşitli görevlerde insanlara yetişebilen veya onları geçebilen “yapay genel zekâ” seviyesine ulaşmayı hedefliyor. Bağımsız faaliyet gösteren DeepSeek’in finansman modeli, dış yatırımcıların baskısı olmadan iddialı yapay zekâ projelerini sürdürmesine ve uzun vadeli araştırma ve geliştirmeye öncelik vermesine olanak tanıyor. DeepSeek ekibi, Çin’in en iyi üniversitelerinden mezun genç ve yetenekli kişilerden oluşuyor ve yenilikçilik kültürünü teşvik ediyor. Şirketin işe alım sürecinde iş deneyiminden çok teknik becerilere öncelik veriliyor. Kısacası yapay zekâ modelleri geliştirme sürecinde yeni bir bakış açısına sahip olduğu düşünülüyor. DeepSeek’in yolculuğu, Kasım 2023’te kodlama görevleri için tasarlanmış açık kaynaklı bir model olan DeepSeek Coder’ın piyasaya sürülmesiyle başladı. Bunu, diğer büyük dil modelleriyle rekabet etmeyi amaçlayan DeepSeek LLM izledi. Mayıs 2024’te piyasaya sürülen DeepSeek-V2, güçlü performansı ve düşük maliyeti nedeniyle ilgi gördü. ByteDance, Tencent, Baidu ve Alibaba gibi diğer büyük Çinli teknoloji devlerini de yapay zekâ modellerinin fiyatlarını düşürmeye zorladı. 2. DeepSeek modellerinin kapasitesi ne durumda? DeepSeek-V2, daha sonra 236 milyar parametreye sahip daha gelişmiş bir model olan DeepSeek-Coder-V2 ile değiştirildi. Karmaşık kodlama istemleri için tasarlanan model 128.000 token’a varan yüksek bir bağlam penceresine sahip. 128.000 token’lık bağlam penceresi, modelin aynı anda işleyebileceği maksimum giriş metni uzunluğunu ifade ediyor. Daha geniş bir bağlam penceresi, bir modelin daha uzun metinleri anlamasına, özetlemesine veya analiz etmesine olanak tanır. Bu, örneğin uzun belgeler, kitaplar veya karmaşık diyaloglar üzerinde çalışırken büyük bir avantaj sağlar. Token ise metindeki bir birim anlamına geliyor. Bu birim genellikle kelime, kelime parçacığı (örneğin “yapay” ve “zekâ” gibi) veya hatta bir karakter olabilir. Örneğin: “Yapay zekâ harika!” cümlesi dört tokendan oluşabilir: “Yapay,” “zekâ,” “harika,” “!”. Şirketin en son modelleri DeepSeek-V3 ve DeepSeek-R1 ise konumunu daha da sağlamlaştırdı. 671.000 parametreli bir model olan DeepSeek-V3, akranlarından önemli ölçüde daha az kaynak gerektirirken diğer markalarla çeşitli kıyaslama testlerinde etkileyici bir performans sergiliyor. Ocak 2025’te piyasaya sürülen DeepSeek-R1 de akıl yürütme, kodlama ve matematik gibi karmaşık görevlere odaklanıyor. Bu alandaki yetenekleriyle ChatGPT’nin son modellerinden biri olan o1’e meydan okuyor. DeepSeek kısa sürede önemli bir başarı yakalamış olsa da Forbes, şirketin öncelikli olarak araştırmaya odaklandığını ve yakın gelecekte ticarileştirmeye yönelik detaylı planları olmadığını yazdı. 3. Son kullanıcı için ücretsiz mi? DeepSeek’in ilgi çekmeyi başarmasının temel nedenlerinden biri son kullanıcılar için ücretsiz olması. Hatta bu, kullanıcılara ücretsiz olarak sunulan bu denli gelişmiş ilk yapay zekâ sistemi. OpenAI o1 ve Claude Sonnet gibi diğer güçlü sistemler ücretli abonelik gerektiriyor. Hatta bazı aboneliklerde bile kullanıcılara kota konuyor. Google Gemini da ücretsiz olarak sunuluyor, ancak ücretsiz sürümleri eski modellerle sınırlı. DeepSeek’in şimdilik…

ARALIK AYI TARIMSAL GİRDİ FİYAT ENDEKSİ

Toprak, işgücü ve sermayeyi etkin hale getiren unsur tarımsal girdilerdir. Bitkisel üretim faaliyetinde kullanılan girdiler; tohum, gübre, tarım ilacı, tarım alet ve makineleri, sulama ve tarımsal kredilerdir. Üretim genel olarak tanımlanması ise; üretim faktörlerinin bir araya getirilerek mamul elde edilmesidir. Tarım da sanayi üretimi gibidir. Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere tarımda üretim fide, zirai ilaç, tohum, mazot, makine ve teçhizat, sulama maliyeti, ihtiyaç durumunda kredi olanaklarının kullanılarak tarım ürünlerinin elde edilmesidir. Genel olarak tarım ürünleri üreticiliği ve hayvancılık ülkemizdeki en zor mesleklerdendir ve neredeyse bütün aile fertleri gece, gündüz demeden, tatil de yapmadan bu işi becermeye çalışırlar. Ülkemizde tarım ürünleri maliyetleri, enflasyonla birlikte maalesef artmaya devam ediyor. Tarım üreticilerimiz de bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz haldedir. Tarım girdi maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı tarlasını ekmeyen, ekim alanlarını boş bırakan çiftçilerimizi yazılı ve görsel bakımdan izlemekteyiz. Son bir yıla bakıldığında zirai ilaç, mazot, gübre, fide gibi üreticinin olmazsa olmazı olan maliyetler katlanarak arttığını görüyoruz ve üreticilerimizin de gelirleri giderleri zor karşılıyor veya karşılamıyor. Günümüzde Adana’da üreticide 1 veya 3 TL olan patlıcan marketlerde 40-50 TL ye,3-5 TL olan limon ise 20-30 TL’den satılıyor. Bu kadar fark nereden geliyor veya bu kadar makas neden açılıyor? Araştırılması ve denetim altına alınması gereken bir konudur. Durum böyle olunca sebze ve meyve fiyatları yükseliyor ve fiyatlar bir çizgide tutulamıyor. Öncelikle dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın enflasyon oranı diğer yüksek gelirli vatandaşlarımızdan çok üzerinde olduğundan fakir ve yoksul vatandaşlarımız istediğini alıp yiyemiyor, sadece seyretmekle yetinmek zorunda kalıyor. Ülkemizde ekim alanlarının birçoğunun boş bırakıldığını belirtmiştim. Bazı ekim alanlarına ise siteler, fabrika binaları yapılıyor. Ne kadar tezat bir durum değil mi? Çünkü zirai alanlar zaten bir fabrika özelliğine sahiptir ve ektiğiniz zaman yılda bir veya birden fazla mahsul alabilirsiniz. Son üç yıl içinde ülkemizde ekilebilen alanların yüzölçümü azalma eğilimindedir. Tarım ürünleri üreticilerine devlet tarafından çeşitli destek verilmektedir ama verilen bu destekler bir kez daha gözden geçirilmeli, yeni önlemler alınmalıdır. Çünkü verilen destekler yetersiz kalmaktadır. Öncelikle yukarıda saydığım çiftçinin olmazsa olmazı olan zirai ilaç, tohum, gübre, fide maliyetleri makul bir seviyeye çekilmeli, bunlardan alınan KDV de sıfırlanmalıdır. Ayrıca mazottan alınan KDV ve ÖTV’den de çiftçilerimiz muaf tutulmalıdır. Bir başka konu ise sıkı ve sürdürülebilir bir tarım politikamızın mevcut olmamasıdır. Devlet destekli, hangi ürünün nereye, ne miktar ekileceğine yerel yönetimler yardımıyla devlet tarafından belirlenmelidir. İsteyen istediğini eker veya ekmez diyebilirsiniz ama makul ve mantıklı destek sunulduğunda çiftçilerimiz devletin öngörülerine uyacaktır. Sebze meyve ihracatımız oldukça yüksek rakamlara ulaşmıştır ve bu konuda Rusya ilk sıradadır. Döviz ihtiyacımız olduğu aşikardır. Ancak ihracatı arttırırken kendi vatandaşımızı unutmamamız, onlara yüksek fiyatlı ürünler sunmamalıyız. Gıda fiyatları, tüm dünyada düşme eğilimine girdiği halde ülkemizde uzun süreden bu yana sürekli olarak yükselişini sürdürmektedir. Bunda uygulanan para politikaların hatalı olduğu bir gerçektir. Son genel seçimlerden sonra vazgeçtiğimiz düşük faiz dönemi enflasyonun yükselmesinde en büyük etkendir ve vazgeçilse de dengeye gelmesi 3-5 yılımızı alacaktır. Çiftçiye verilen kredi desteklerini zaten zor ödemekte iken faizlerin yükselmesi sonucu değiştirilen faiz oranları çiftçilerimizi iyice zor duruma sokmuştur. En azından tarım ürünleri üreticileri bu uygulamanın dışında tutulmalıydı. Tarımda ve sanayide girdi maliyetlerinin yüksek seyretmesini önleyecek, üreticilere verilen kredilerin doğru alanda kullanılmasını sağlamadan ve çok sıkı denetlenmeden fiyatların düşmesi mümkün değildir. Bir başka ifade ile ekonomik olumsuzlukların sebebi yüksek seyreden enflasyondur. Ülkemizde yıllardan bu yana gündemde olan haller yasasından…

DEEPSEEK İN GÜVENLİĞİ

Son günlerde DeepSeek modelleriyle ilgili tartışmalar veri güvenliği etrafında şekillenmeye başladı. Çinli yapay zekâ laboratuvarı DeepSeek’in kendi adını taşıyan büyük dil modellerine (LLM) yönelik tartışma devam ediyor. Bu ay yayınlanan son DeepSeek modellerinin hem son derece hızlı hem de az maliyetle geliştirildiği söylenirken, aynı zamanda daha az sayıda çiple geliştirilen modellerin sonuncusu DeepSeek-R1, OpenAI, Google ve Meta gibi dev oyuncuların sektördeki hakimiyetine meydan okumuştu. R1 modelinin yayınlanmasının ardından Nvidia başta olmak üzere bazı teknoloji firmaları milyarlarca dolar değer kaybetmişti. Ancak son günlerde DeepSeek modelleriyle ilgili tartışmalar veri güvenliği etrafında şekillenmeye başladı. ‘Kullanıcı sohbetleri korunmasız’ Bulut güvenlik firması Wiz, DeepSeek’te kullanıcı sohbet geçmişlerini, API (Uygulama Programlama Arabirimi) kimlik doğrulama anahtarlarını, sistem günlüklerini ve diğer hassas bilgileri gösteren bir veritabanının “tamamen açık” halde bırakıldığını tespit etti. Wiz’in blog yazısına göre, DeepSeek’e bağlı bu ClickHouse veritabanı, 1 milyondan fazla satırdan oluşan veri içeriyordu. Bunlar arasında kullanıcıların sohbet geçmişi, uygulamanın çalışmasını sağlayan arka uç verileri, API anahtarları ve operasyonel ayrıntılar da vardı. Üstelik Wiz araştırmacıları bu açığı dakikalar içinde bulduklarını söylüyor. Bu açık kötü niyetli kişilerin şirketin dahili sistemlerine erişim sağlamasına olanak tanıyabilecek nitelikteydi. Wiz araştırmacıları şirkete ulaştıklarını ve hemen ardından DeepSeek’in bu veri tabanını kontrol altına aldığını bildirdi. Ancak bu süreçte başka birinin bu açık verilere erişip erişmediği henüz bilinmiyor. Araştırmacılar Wired’a, “Açığı keşfetmek basitti. Birilerinin erişmesi şaşırtıcı olmayacaktır,” dedi. Siber saldırıdan ABD’yi sorumlu tuttular DeepSeek bu hafta geniş çaplı bir siber saldırıya da maruz kalmıştı. Şirket saldırı nedeniyle yeni kullanıcı kayıtlarını durdurmak zorunda kalmış ve halihazırda kayıtlı olan kullanıcılar da sohbet botuna erişim sağlayamamıştı. Bu siber saldırı, yapay zekâ platformlarının güvenliği ve kullanıcılara yönelik riskler konusunda endişeleri artıran bir diğer olay olmuştu. Çin devlet medyası ise bu büyük çaplı siber saldırının ABD’de gerçekleştiğini iddia etti. CCTV’ye bağlı sosyal medya hesabı Yuyuan Tantian, saldırıların ABD’deki IP adreslerinden geldiği bilgisini paylaştı. Çinli siber güvenlik şirketi QAX Technology Group’a göre, ilk saldırılar DeepSeek’e sunucuları ve bant genişliğini alt üst edecek derecede yoğun bir internet trafiği gönderirken (bu saldırı biçimi DDOS diye biliniyor), daha sonraki saldırılar yapay zekâ modelinin nasıl çalıştığını anlamaya yönelikti. İkinci saldırılarda tüm olası parola kombinasyonları denenerek, kullanıcı kimlik bilgileri kırılmaya çalışıldı. QAX siber güvenlik uzmanı Wang Hui, CCTV’ye yaptığı açıklamada, “Saldırıya ilişkin tüm IP’ler kaydedildi ve hepsi ABD’den,” dedi. Pentagon çalışanları bile kullandı DeepSeek’le ilgili güvenlik endişelerinin bir diğer boyutu da Tik Tok kriziyle benzerlik gösteriyor. Avrupa ve ABD’de yetkililer, kullanıcı verilerinin Çin’de depolanmasından rahatsız. DeepSeek’in hizmet şartlarında, kullanıcı verilerinin Çin sunucularında saklandığı ve bu verilerin Çin yasalarına göre yönetildiği açıkça belirtiliyor. Bu yasalar, ülkenin istihbarat teşkilatlarıyla iş birliğini zorunlu kılıyor. Ancak buna rağmen, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) çalışanları, bu hafta DeepSeek çılgınlığına kapılıp iş bilgisayarlarından yapay zekâ hizmetini iki gün boyunca kullandı. Bloomberg’e göre, Pentagon, DeepSeek’i ağlarında engellemeye başladı, ancak bazı çalışanlar halen hizmete erişebiliyor. CNBC, ABD Donanması’nın da 24 Ocak’ta güvenlik ve etik kaygıları nedeniyle çalışanlarının DeepSeek’e erişimini yasakladığını duyurmuştu. İtalya’da yasaklanırken, Tayvan’da kısıtlandı İtalya ise DeepSeek’i kökten yasaklama yoluna gitti. Ülkenin veri koruma kurumu Garante, perşembe günü Çin yapımı yapay zekâ uygulaması DeepSeek’e erişimi engelledi. Ayrıca uygulamanın geliştirici şirketleriyle ilgili de soruşturma başlattı. Garante, DeepSeek’in kişisel verilerin ne şekilde toplandığı, nerede saklandığı ve kullanıcıların bu konuda nasıl bilgilendirildiğine dair şirketten bilgi istemişti. Şirketten gelen yanıtın “yetersiz” bulunması nedeniyle uygulamaya erişim…

YANGIN GÜVENLİĞİ KONUSUNDA UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ

Aşağıda okuyacağınız metin, yangın güvenliği ve alınacak önlemler konusunda son derece değerli ve konunun uzmanı Metalurji mühendisi Sn. İbrahim Ekin tarafından kaleme alınmıştır. Ülkemizde geçtiğimiz günlerde yaşanan yangın faciasında 78 canımızın gittiği maalesef yönetmeliğe uygun koşulların sağlanmamasından dolayı olduğu gerçeği ile paylaşma ihtiyacı duydum ve aşağıda aynen yazıyorum. Yangın önlemleri konusunda deneyimli ODTÜ Makina / Bülent Özgür gelen bilgi; Değerli Arkadaşlarım, Geçtiğimiz günlerde meydana gelen feci Otel Yangını ile ilgili grupta, medyada çeşitli görüşler ortaya konuldu. Bu meslekte yaklaşık 45 sene Mekanik Tesisat Projeler (yurtiçi yurtdışı) kapsamın yangın önleme projeleri yapan bir arkadaşınız olarak ben de aşağıdaki hususları yazma ihtiyacını hissettim.2007 yılında yürürlüğe giren “Binaların Yangından Korunması Yönetmenliği ” nin hazırlık aşamasında TTMD olarak biz de katkıda bulunmuş; Amerikan ASHRAE ve Rus SNIP normlarından yararlanarak gayet başarılı bir Yönetmelik hazırlanmıştı. Söz konusu otelin, Yangın Yönetmeliği kurallarının dışında nasıl hizmet verebildiğini aşağıda özetlemeye çalışacağım. MADDE 38- (1) Yapının ortak merdivenlerinin yangın ve diğer acil hâllerde kullanılabilecek özellikte olanları, kaçış merdiveni olarak kabul edilir. (2) Kaçış merdivenleri, yangın ve diğer acil hâl tahliyelerinde kullanılan kaçış yolları bütününün bir parçasıdır ve diğer kaçış yolları öğelerinden bağımsız tasarlanamazlar.               (3) Kaçış merdivenlerinin duvar, tavan ve tabanında hiçbir yanıcı malzeme kullanılamaz ve bu merdivenler, yangına en az 120 dakika dayanıklı duvar ve en az 90 dakika dayanıklı duman sızdırmaz kapı ile diğer bölümlerden ayrılır. (4) Kaçış merdivenlerinin kullanıma uygun şekilde boş bulundurulmasından, bina veya işyeri sahibi ve yöneticileri sorumludur. OTELDE YANGIN MERDİVENİ YOK… MADDE 50- (1) Otellerin, motellerin ve diğer binaların yatakhane olarak kullanılan bölümlerinin aşağıda belirtilen şartlara uygun olması gerekir: a) Yatak odaları, iç koridordan en az 60 dakika yangına karşı dayanıklı bir duvar ile ayrılır. Toplam yatak sayısı 20’den fazla veya kat sayısı ikiden fazla olan otellerde her katta en az 2 çıkış sağlanır. Yatak sayısı 20’den az ve yapı yüksekliği 15.50 m’den az olan bina veya bloklarda ise, merdiven korunumlu yapıldığı veya basınçlandırıldığı takdirde, tek merdiven yeterli kabul edilir. MERDİVEN BASINÇLANDIRMA TESİSATI MEVCUT DEĞİL… MADDE 57- (1) Konutlar hariç olmak üzere, alışveriş merkezleri, yüksek binalar içinde bulunan mutfaklar ve yemek fabrikaları ile bir anda 100’den fazla kişiye hizmet veren mutfakların davlumbazlarına otomatik söndürme sistemi yapılması ve ocaklarda kullanılan gazın özelliklerine göre gaz algılama, gaz kesme ve uyarı tesisatının kurulması şarttır. MUTFAK DAVLUMBAZLARINDA YANGIN YOK.  YOK. MADDE 96- (1) Yağmurlama sisteminin amacı; yangına erken tepki verilmesinin sağlanması ve yangının kontrol altına alınması ve söndürülmesi için belirli bir süre içerisinde tasarım alanı üzerine belirlenen miktarda suyun boşaltılmasıdır. Yağmurlama sistemi, aynı zamanda bina içindekilere alarm verilmesi ve itfaiyenin çağrılması gibi çeşitli acil durum fonksiyonlarını da aktif hâle getirebilir. Yağmurlama sistemi; yağmurlama başlıkları, borular, bağlantı parçaları ve askılar, tesisat kontrol vanaları, alarm zilleri, akış göstergeleri, su pompaları ve acil durum güç kaynağı gibi elemanlardan meydana gelir. Yağmurlama sistemi elamanlarının TS EN 12259’a uygun olması şarttır. (2) Aşağıda belirtilen yerlerde otomatik yağmurlama sistemi kurulması mecburidir: a) Yapı yüksekliği 30.50 m’den fazla olan konut haricindeki bütün binalarda, b) Yapı yüksekliği 51.50 m’yi veya 17 katı geçen konutlarda, c) Araç kapasitesi 20’den fazla olan veya giriş ve çıkışları bağımsız olsa dahi birden fazla bodrum katı kullanan kapalı otoparklarda ve 10’dan fazla aracın asansörle alındığı kapalı otoparklarda, Ç) Birden fazla katlı bir bina içerisindeki yatılan oda sayısı 100’ü veya yatak sayısı 200’ü…

TRUMP IN TİCARET SAVAŞI VE ÇİN PİYASALARI

Başkan Donald Trump’ın yorumları, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında gerilimin azalması umutlarını arttırdı. Bu durum, DeepSeek’in yapay zekâ modelinin sürpriz bir şekilde piyasaya sürülmesiyle ay boyunca değer kazanan Çin para birimini ve hisse senedi piyasalarını daha da güçlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz günlerde Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, Çin ile bir ticaret anlaşmasının “mümkün olduğunu” açıkladı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile “harika bir ilişkisi” olduğunu söyleyen Trump, “Ama unutmayın, o Çin’i seviyor, ben de ABD’yi seviyorum. Yani biliyorsunuz, burada biraz rekabet var ama Başkan Şi ile olan ilişkimin harika olduğunu söyleyebilirim,” dedi. Ayrıca ilk döneminde Çin ile bir ticaret anlaşması yaptığını da belirtti. ABD ve Çin’in 2020’de imzaladığı Birinci Aşama ticaret anlaşmasına atıfta bulunarak, “Çin ile harika bir anlaşma yaptık, çiftçiler için harika oldu, üreticiler için harika oldu,” dedi. “Ellerinde yaklaşık 50 milyar dolar değerinde ürünümüz vardı ve biz bunu onlara aldırıyorduk. Sorun şu ki Biden onları buna uymaya zorlamadı,” diye ekledi. ABD-Çin ticaret savaşı Trump ay başında Çin’den ithal edilen ürünlere yüzde 10 ek gümrük vergisi getirdi. İki gün sonra Çin Devlet Konseyi Tarife Komisyonu, 10 Şubat’tan itibaren geçerli olmak üzere ABD’den ithal edilen kömür ve sıvılaştırılmış doğal gaza (LNG) yüzde 15, Amerikan ham petrolüne, tarım ekipmanlarına ve bazı araçlara yüzde 10 vergi uygulayacağını açıkladı. The Wall Street Journal’da yer alan bir habere göre, Çin’in Trump’ın yeni gümrük vergilerine cevaben ilk önerisi, Birinci Aşama ticaret anlaşmasını yeniden tesis etmekti. Önerilen diğer tedbirler arasında Çin yuanının değerini düşürmeme taahhüdü ve fentanil bileşen maddelerinin ihracatını azaltma taahhüdü yer alıyordu. O zamandan bu yana başka bir gerilim yaşanmadı, ancak Trump, ABD tarifelerinden etkilenen ülkelerin herhangi bir misillemesinin ihracat maliyetlerinde artışa veya genişlemeye yol açabileceğinin sinyalini verdi. İki ülkenin başta fentanil olmak üzere uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele için sınır kontrollerini sıkılaştırmayı kabul etmesinin ardından Meksika ve Kanada’ya uygulanması planlanan yüzde 25’lik genel gümrük vergisini durdurdu. Çin yuanı ve hisse senedi piyasaları değer kazandı Çin yuanı, Trump’ın ticaret anlaşmasına ilişkin yorumlarının kısmen etkisiyle perşembe günü ABD doları karşısında keskin bir şekilde güçlendi. Doları Çin offshore Yuan’ı karşısında ölçen USD/CNH döviz kuru, 24 Ocak’ta kısa bir süre bu seviyeye dokunduktan sonra yüzde 0,65 düşerek Kasım 2024’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Çin borsaları da haberlerin ardından yükselişe geçti ve Hang Seng Endeksi (HSI) gün içindeki kayıplarını azaltarak yüzde 1,6 düşüşle kapandı ancak dört aydan uzun bir sürenin en yüksek seviyesinde kaldı. Endeks, cuma günkü Asya seansında Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nın açılışında Alibaba’dan gelen olumlu kazançların da etkisiyle yüzde 2 artış gösterdi. Çinli e-ticaret devi, üç aylık kazançlarında beklentileri aştı ve şirketin yapay zekâ destekli bulut işi iki yıldaki en hızlı büyümesini gerçekleştirdi. Alibaba’nın hisseleri perşembe günü ABD’deki işlemlerde kazançlarını azaltmadan önce yüzde 15 artışla üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. HSI, WeChat’in sahibi Tencent Holdings, Jack Ma’nın kurucusu olduğu Alibaba Group, Apple’ın Çinli rakibi Xiaomi ve Tesla’nın rakibi BYD gibi Çin’in önde gelen teknoloji şirketlerinin ağırlıkta olduğu Çin gösterge endeksidir. Çinli girişim DeepSeek’in ocak ayı sonunda R1 adlı yapay zekâ modelini tanıtmasından bu yana hem Çin yuanı hem de Çin borsaları yükselişte. Bu model OpenAI’nin ChatGDP’sine doğrudan bir rakip. Bu ayın başlarında, Çin’in en büyük elektrikli araç üreticisi BYD, DeepSeek’in yapay zekâ modelini operasyonlarına entegre etme planını açıkladı ve hisse…

E-bebek Birleşik Krallık’taki ikinci mağazasını açtı

Anne-bebek sektörünün öncü markası ebebek, uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda Birleşik Krallık’taki ikinci fiziksel mağazasını Londra’da Peninsular Retail Park’ta hizmete sundu. Bebeveynlerin ve bebeklerin ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri tek bir çatı altında buluşturan 2 bin metrekarelik mağaza, ebebek’in yurt dışındaki mağazalaşma faaliyetlerinin önemli adımlarını temsil ediyor. Türkiye’nin anne ve bebek sektöründeki önde gelen perakende markalarından ebebek, Birleşik Krallık’taki ikinci mağazasını Greenwich’te açtı. Bu yeni mağaza, ebebek’in Birleşik Krallık’taki en büyük mağazası olma özelliğini taşıyor. Greenwich’teki mağaza, bebeklerin ve ebeveynlerin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Sadece bir alışveriş noktası olmanın ötesine geçen ebebek Greenwich mağazasının içerisinde yer alan kafe, oyun alanı ve özel bebek bakım odası; bebeveynler için konforlu ve keyifli bir deneyim sunuyor. 2024 yılının sonunda Birleşik Krallık’taki ilk mağazasını açarak fiziksel perakende yatırımlarına güçlü bir adım atan ebebek, Greenwich’teki yeni mağazasıyla daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor. Yurt dışına yönelik büyüme yolculuklarına devam ettiklerini belirten ebebek Grup CEO’su Halil Erdoğmuş; “Peninsular Retail Park’ta açtığımız ikinci mağazamız, anne-bebek sektöründe globalleşme hedefimize yönelik attığımız önemli bir adım. Bebeklerin ve bebeveynlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan geniş ürün yelpazemizle, Birleşik Krallık’taki bebeveynleri, bebeği anlama ve anlatabilme bilimi olarak tanımladığımız ‘Bebekoloji Felsefesi’mizle buluşturmaya devam ediyoruz”. “Çevrimiçi deneyimi fiziksele taşıyoruz” Birleşik Krallık’ta çevrimiçi kanallarda elde ettikleri deneyimi fiziksel mağazalara taşıdıklarını belirten Erdoğmuş, “ebebek olarak, anne-bebek sektöründeki öncü konumumuzu korumaya ve güçlendirmeye özen gösteriyoruz. Fiziksel mağazalarımızla Birleşik Krallık’ta yaşayan bebeveynlere sadece ürün sunmayı değil, aynı zamanda onların hayatlarına dokunan bir deneyim yaşatmayı amaçlıyoruz. Peninsular Retail Park’taki mağazamız bu hedefin önemli bir adımını oluşturuyor” diye konuştu. ebebek Hakkında ebebek, annenin ve bebeğin, doğum öncesinden başlayıp 4 yaşa kadar uzanan süreçteki tüm ihtiyaçlarını; kaliteli ürünler, güler yüzlü kadro, yüksek hizmet standartları, hesaplı fiyatlar, uzman bilgisi ve alışveriş sonrası desteğiyle günün 24 saati karşılayan bir internet sitesi ve mağazalar zinciridir. 2001 yılında e-ticaret sitesi ile başladığı tecrübesini 2003 yılı başında fiziki mağazacılığa taşıyan ebebek; ebebek.com internet satış sitesi ve 68 ildeki 268 mağazasıyla bebevenylere hizmet vermeye devam ediyor. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Jülide ÇağlıMedya Grup DirektörüAdres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst. E-posta: julidecagli@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr

Geberit, EcoVadis Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda Altın Madalya’nın sahibi oldu

Doğal kaynakların verimli kullanımı ve korunması konusundaki sürdürülebilirlik stratejisini 30 yılı aşkın süredir kararlılıkla yürüten Geberit, bu çabasının somut karşılığı olarak EcoVadis platformu tarafından Altın Madalya ile ödüllendirildi. EcoVadis tarafından listelenen Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda tüm şirketler arasında böylelikle yüzde 5’lik dilimde yer alan Geberit, doğaya karşı sorumluluğu ve bu yönde yaptığı çalışmaları bir kez daha kanıtladı. Doğal kaynakların ve çevrenin geleceğine verdiği önemi suya yön veren teknolojilerle ileri taşıyan İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit; “çevre”, “adil çalışma ve insan hakları”, “etik” ve sürdürülebilir tedarik” ana temalarındaki değerlendirmeler ile şirketlerin sürdürülebilirlik performansını ölçen EcoVadis’te yüzde 5’lik dilimin içinde yer alarak Altın Madalya’nın sahibi oldu. Yıllık EcoVadis değerlendirmesinin bir parçası olarak verilen en yüksek ikinci ödülün sahibi olan Geberit, ayrıca listelenen tüm şirketler arasında yüzde 5’lik dilimde yer almayı başardı. Bu ödül, Geberit’in kapsamlı, sistematik ve uzun vadeli bir sürdürülebilirlik yönetim sistemine sahip olduğunu yeniden vurguladı. Sürdürülebilirlik, Geberit’in 30 yılı aşkın süredir yol göstericisi Sıhhi tesisat sektöründe yüksek sürdürülebilir standartlara ulaşmak ve kararlılıkla yönetmek adına EcoVadis Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda üst dilimlerde yer almanın yeni hedefler belirlemeye de yardımcı olduğunu belirten Geberit Türkiye Genel Müdürü Ufuk Algıer, “Sürdürülebilirlik politikamızı yalnızca bugün için değil yarının dünyasını düşünerek gerçekleştiriyoruz. Bunu da 30 yılı aşkın süredir planlayıp ürünlerimizin Ar-Ge sürecinde ekolojik tasarım ilkelerine uygun hareket ediyoruz. Bu sayede bir öncekinden daha iyi duruma getirecek üretim stratejilerimizi kurguluyoruz. 1990 yılında ilk çevre stratejisini hazırlayıp uygulamaya koyduğumuzda sektöre öncülük etmek de istiyorduk. Yıllar geçtikçe bu stratejimizin kurumsal yapımızın bir parçası haline dönüşmesiyle takdir edilen bir konuma eriştik. Bu sayede Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne önemli bir katkı sağlıyoruz. İnovatif teknolojilerimiz bundan sonra da sürdürülebilir bir dünya için suya yön vermeye devam edecek” dedi. Editöre Not EcoVadis nedir? EcoVadis platformu, kurulduğu 2007 yılından bu yana şirketler için dünyanın en büyük sürdürülebilirlik derecelendirme sağlayıcılarından biri haline geldi ve 150 binden fazla derecelendirilmiş şirketten oluşan küresel bir ağ oluşturdu. EcoVadis, 250 sektör ve 185’ten fazla ülkede risk ve performans değerlendirmeleri yapmaktadır. Analiz sistemi dört tematik alana bölünmüş 21 kriterden oluşmaktadır: Çevre, Adil Çalışma ve İnsan Hakları, Etik ve Sürdürülebilir Tedarik. Bütünsel ve doğrulanabilir sürdürülebilirlik stratejileri şirketler için giderek daha önemli hale gelmektedir. EcoVadis gibi platformlar şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarının şeffaflığına önemli ölçüde katkıda bulunmakta ve böylece müşteriler için bir karşılaştırma zemini sağlamaktadır. Geberit Hakkında: Dünya çapında faaliyet gösteren Geberit Grubu, sıhhi tesisat ürünleri alanında Avrupa’nın lider şirketlerinden biridir ve 2024 yılında 150. yılını kutlamıştır. Geberit, Avrupa’nın çoğu ülkesinde güçlü bir yerel varlığa sahip olup sıhhi tesisat teknolojisi ve banyo vitrifiyeleri alanlarında benzersiz bir katma değer sunmaktadır. Şirketin 26 üretim tesisi bulunmaktadır ve bunlardan 4’ü Avrupa dışındaki ülkelerde yer almaktadır. Grubun merkezi İsviçre, Rapperswil-Jona’dadır. 50’den fazla ülkede yaklaşık 11.000 çalışanı bulunan Geberit, 2024 yılında 3,1 milyar İsviçre frangı net satış elde etmiştir. Geberit hisseleri, SIX İsviçre Borsası’nda işlem görmekte olup, 2012 yılından beri İsviçre Piyasa Endeksi (SMI) içerisinde yer almaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet Doğan Medya DirektörüAdres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07GSM: 0536 892 88 21 http://www.brandworks.com.tr

Aktaşlar Lezzet Grubu, kadınların                  “Elinin Hamuruyla” büyümeye devam ediyor

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın istihdamı konusundaki başarı hikâyesini paylaşan Aktaşlar Lezzet Grubu, kadın istihdamını teşvik eden politikalarıyla sektördeki örnek şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor. 521 kişilik çalışan sayısını haziran ayı sonunda 1000’e çıkarmayı hedefleyen Aktaşlar Lezzet Grubu’nda çalışanların yüzde 74’ü kadınlardan oluşuyor. Kadın istihdamını artırarak bölgesel kalkınmaya da önemli bir katkı sağladıklarının altını çizen Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, kadın çalışanların şirketin büyümesine ve inovasyonuna sağladığı katma değere dikkat çekerek, “‘Elinin Hamuruyla’ sloganımız çerçevesinde, başarılarımızı dünyamızı güzelleştiren kadınlar sayesinde sürdürüyor ve ileriye taşıyoruz. Kadınların gücüyle büyüyen bir marka olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. 40 yılı aşan birikim ve deneyiminden aldığı güçle Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, kadın istihdamını teşvik eden politikaları, kadın liderliğini destekleyici adımları ve iş-yaşam dengesi uygulamalarıyla sektördeki örnek şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor. Bu bakış açısıyla Aktaşlar Lezzet Grubu, 521 kişilik çalışan sayısını Haziran ayı sonunda 1000’e çıkarmayı hedefliyor. Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir kadın çalışan oranına sahip olan şirkette, çalışanların yüzde 74’ü kadınlardan oluşuyor. Bu oran, Aktaşlar Lezzet Grubu’nun kadınların iş gücüne katılımını destekleme ve toplumsal eşitliği teşvik etme vizyonunun bir yansıması olarak öne çıkıyor. “Yaşadığımız dünya, kadınların emeği ve yetkinlikleriyle daha iyi bir yere dönüşüyor” Mentorluk programları ve esnek çalışma saatleri gibi uygulamalarla kadınların kariyer gelişimini ve liderliğini desteklediklerini ifade eden Aktaşlar Lezzet Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, şirketin kadın istihdamı konusundaki başarı hikâyesini şu sözlerle dile getirdi: “Özel eğitim ve profesyonel sertifikasyon programlarıyla kadınların çalışma hayatında hak ettikleri yere ulaşmaları için cesaretlendirici ve destekleyici bir ortam sunuyoruz. ‘Elinin Hamuruyla’ sloganımız çerçevesinde kadın emeğiyle ürettiğimiz lezzetler sadece sofralarımıza değil, toplumumuza da değer katıyor. Kadın liderlerle büyüyen ve güçlenen bir markayız; bu vizyonumuz ile sektörde örnek olmayı hedefliyor, kadınların gücüyle büyüyen bir marka olmaktan gurur duyuyoruz.” “Kadın istihdamına dikkat çekmeyi ve bu konuda gündem oluşturmayı hedefliyoruz” Uluslararası kalite standartlarında üretilen ürünlerini, ülke genelindeki güçlü satış ağıyla tüketicilerle buluşturduklarını ve 30’u aşkın ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini vurgulayan Tamer Aktaş, kadınların iş hayatındaki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları anlattı: “Şirketimiz yüzde 74 oranındaki kadın çalışanıyla Türkiye ortalamasının çok üzerinde kadın çalışan istihdam ediyor. Aktaşlar Lezzet Grubu, kadını önceliklendiren istihdam anlayışı, rotasyon programları ve güvenli çalışma ortamı ile tercih edilen bir işletme. İşe alım süreçlerimizde cinsiyet ayrımı yapmadan, yetenek ve becerilere odaklanıyor, hak ettikleri yere ulaşmaları için cesaretlendirici ve destekleyici bir ortam sunuyoruz. Kadın çalışanlarımızın deneyimlerine dayalı bakış açıları, müşteri ilişkilerindeki güçlü performansları ve liderlik vasıfları, Aktaşlar Lezzet Grubu’nu sektörde öne çıkarıyor.” AKTAŞLAR Hakkında: Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, marka yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da 40 kişiye hizmet veren mütevazı bir restoranla başladı. İkinci neslin liderliğinde, aile işletmesi bir başarı hikayesine dönüştü ve Aktaşlar, Pidemiss, Nelipide ve Pideor gibi sevilen markaları ve franchise modelleri ile dünya çapında beğeni kazandı. Yerli ve yabancı zincir marketler dahip 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren, vegan Lahmacun ve margarita pide gibi inovatif ürünleriyle dondurulmuş gıda ve fast-food sektöründe güçlenen Aktaşlar, Lufthansa, Delta Airlines, Singapur ve Suudi Havayolları ile kurduğu iş birlikleri ile global pazarlardaki gücünü artırmakta, genişleyen ihracat ağıyla lider bir marka olmayı amaçlamaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12 Gsm:0536 892 88 21 http://www.brandworks.com.tr

OCAK AYINDA EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ ARTTI

Ekonomi bilimi bir derya gibi çok geniş bir kapsama alanındadır. Ülkelerde ve dünya genelinde sürekligüncelliğini korur. Öncelikle ekonominin temel ögelerinden bazıları Milli gelir, enflasyon, ihracat, parapolitikası, yoksulluk sınırı, üretim, ithalat sayılabilir.*Milli gelir bir ekonomide bir yıl içerisinde üretilen mal ve hizmetlerin toplam değeridir.Bir ülkenin milli geliri ne kadar yüksekse kişi başına düşen milli gelir de o kadar yüksek olacaktır veülke halkı zenginleşecektir. Zenginleşen ülke halkı iktisat kuralı gereği (kişinin geliri arttıkçaharcamaları da artar.) harcamalarını arttıracak, halkın alım gücü yükselecek ve genel ekonomicanlanacaktır. Genel ekonominin hareketlenmesi basit ifadeyle yeni işyerlerinin açılmasına yolaçacaktır. Ve dolayasıyla devletin vergi gelirleri de artacağından devlet yatırımları hız kazanacak yeniistihdam sahaları oluşacaktır.*Enflasyon konusuna gelince ülke halkımızın en çok üzerinde durduğu, en çok etkilendiği ekonomikfaktördür. Maaş ve ücretlerin enflasyonun üzerinde olması çalışan ve emekli kesimin en büyükbeklentisidir. Enflasyonun düşük olması, ülkede yeterli miktarda üretim yapıldığını, halkın gelirseviyesinden yakınmadığını, stok maliyetlerinin düştüğünü işaret eder. Enflasyonu düşük olanülkelerde halkın ekonomi yönetimine olan bağımlılığı ve güveni tamdır. *İhracat en önemli iktisadi faktörlerinden biridir. Üretim olmazsa istihdam olmaz, üretim olmazsaihracat olmaz, üretim olmazsa ihtiyaçlar ithal girdileriyle karşılanmaya çalışılır; bu durumda cari açıkbüyür, ülkeden döviz çıkışı hızlanır ve merkez bankasının döviz rezervi düşer. İhracatın bir diğerözelliği de üretimde kalitenin artması, yeni ürünlerin hizmete girmesi şeklinde açıklanabilir.Dolayısıyla ihracat, üretimle doğru orantılıdır. Bir ülkede üretim çoksa ihracat da çok olacaktır ve enönemlisi ülkeye döviz girdisi sağlanacaktır.*Para politikaları: Ülkemizde para politikaları, her ülkede olduğu gibi merkez bankası tarafındanyönetilir. Hepimizin bildiği gibi faiz baz alınır. Başka bir deyişle faiz düşerse döviz kurları artar.Tasarruf sahipleri bankalardaki mevduatını TL’den döviz hesaplarına aktararak daha yüksek gelir eldeetmeyi amaç edinirler. Dövizin yükselmesiyle birlikte enflasyon da artışa geçer. Bu da halkın aleyhineolacağından halkın ekonomi yönetimine olan güven azalma eğilimine girer. Diğer taraftan faizinyükselmesi kredi maliyetlerini yükseltecektir ve üretim maliyetlerine olumsuz yansıyacaktır. Belki deüretim miktarının azalmasına yol açabilir. Bu konu oldukça hassas bir konudur. Faiz dengesini dövizkurlarıyla optimal dengede tutmak esas alınmalıdır. Örneğin ülkemizde kredi maliyetlerinin yüksekliğinedeniyle yaklaşık sekiz aydan bu yana üretimde düşme gözlenmektedir.*Yoksulluk sınırı bir kişinin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken minimum aylık değerdir.Yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşların genel nüfusa oranı ne kadar yüksekse yoksulvatandaşların sayısı o kadar az olacaktır.*Üretim konusuna yukarıda değinmiştik. Ülkelerin ekonomik büyümesine katkı sağlayan en önemliunsurlardan biridir. Üretim, istihdam ve sağladığı ihracat girdileriyle ekonomik kalkınmaya etkiliolmaktadır.*İthalat ülke ihtiyaçlarının yeterli miktarda üretilmemesi durumunda başvurulan çözüm yoludur.Bazen yerli sanayi ile rekabet için de ithalat yoluna gidilebilir. İhracatın ithalatı karşılama oranı 1 iseülkeye ithal girdisi kadar ihracat çıktısı gerçekleşmiş demektir. Her zaman ihracatın ithalattan fazlaolması tercih edilir. Yukarıda anlatmaya çalıştığım ekonomi faktörlerinin dengede olması durumunda ekonomik istikraryerine gelmiş, halkın ekonomiye güveni artmış, dış yatırımcıların da ülkemize girişi çoğalacakdemektir. Bu bağlamda ekonomik güven endeksimiz de artacaktır. Çünkü temel faktör ekonomikgüvendir.Yabancı yatırımcıların ülkemize gelerek yatırım yapması için ekonomimize güvenmeleri gerek ve yeterkoşuldur. Ülkemizde çok kısa süre öncesine kadar yaklaşık -60 milyar dolar olan rezervlerimiz,günümüzde 161 milyar dolara kadar yükselmiştir. Yani dışardan para girişi, uygulanan sıkı parapolitikası sayesinde başlamıştır. Ancak bu girişler yatırımdan çok” carry trade” yoluylagerçekleşmektedir. Carry trade en basit tanımıyla faiz oranı düşük bir ülkeden ülkemize para getiripTL ye çevirerek yüksek faizden nemalanıp ülkesine geri götürmektir. Bu sırada kendisi de parakazanacaktır. Bu yöntemle ülkemize yurt dışından gelen para bir müddet sonra geri gidecektir.Burada önemli olan üretim kaynaklarını artırmak suretiyle ihracatı yükseltmek suretiyle yurt…

TÜREB GENEL KURULU’NDA DR. İBRAHİM ERDEN YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ 

TÜREB GENEL KURULU’NDA  DR. İBRAHİM ERDEN YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ Rüzgâr enerjisi alanında Türkiye’deki çatı kuruluş olan TÜREB 14. Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı 16 Şubat 2025 Pazar günü T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen kurulda mevcut Başkan İbrahim Erden yeniden TÜREB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Detaylı proje sunumu gerçekleştiren Dr. Erden, “Geçtiğimiz üç yıl içinde gösterdiğiniz destekle her yıl daha da büyüdük ve güçlendik. Önümüzdeki üç yılda, daha genişleyen kadromuzla aynı özveriyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız, üyelerimize ve tüm paydaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak, sizlerden gelen talepleri yerine getirmek için elimizden geleni yapmaktır. Bu yolda, samimiyetinizi ve desteğinizi yanımızda görmek bizim için çok değerli” ifadelerini kullandı. Genel Kurula; Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Müdürü Rauf Fırat Yaşar, TEİAŞ Planlama ve Yatırım Yönetimi Dairesi Başkanı Serhat Metin, TÜREB mevcut Yönetimi, TÜREB üyeleri ve basın mensupları katıldı. 14. Olağan Seçimli Genel Kurul ile birlikte seçilen üyeler şöyle; Yeni Yönetim Kurulu Üyeleri; İBRAHİM ERDEN – EESI ENERGREEN     ENERJİ ZEYNEL KILINÇ – CUMHURBAŞKANLIĞI YATIRIM OFİSİ AHMET ÖZKAYA -ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  ERSAN GÜLAY – TATLIPINAR ENERJİ ÜRETİM A.Ş. MUSTAFA KEMAL GÜNGÖR – AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ  EBRU ARICI – ARI-ES MÜHENDİSLİK ENERJİ  EVREN AKTAŞ- BORUSAN ENBW ENERJİ KORAY DEMİRER – DEMİRER ENERJİ – İSMAİL KURİŞ – EKSİM ENERJİ A.Ş.  ARİF GÜNYAR – ENERCON RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ  ALPER SERÇE – ENERJİSA ENERJİ ÜRETİM A.Ş.  BEYHAN ÜLKER – KALYON ENERJİ YATIRIMLARI A.Ş.  ÇAĞRI GÜVEN -KFW IPEX-BANK TÜRKİYE TEMCİLCİLİK OFİSİ AZMİ KÜÇÜKKELEŞ – METGÜN ENERJİ YATIRIMLARI ANONİM ŞİRKETİ ÖMER FARUK NASIROĞLU -NAS ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ  ENDER ÖZATAY – NORDEX ENERJİ A.Ş. BATUR YENMEZ – POLAT ENERJİ SAN. TİC. A.Ş.  GÖKHAN SERDAR -TPI KOMPOZİT KANAT SAN. VE TİC. A.Ş. UFUK YAMAN – USENS ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ  ALİ AYDIN – ÜLKE ENERJİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. LEVENT İSHAK – VESTAS RÜZGAR ENERJİ SİS.LTD.ŞTİ.  İSKENDER KÖKEY – İME ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  ERİNÇ KISA – AKSA ENERJİ Denetim Kurulu Üyeleri; SERHAT METİN -TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM A.Ş. (TEİAŞ) MUHAMMET ALİ OFLAZ – ELTEMTEK ELEK. TESİS.  MEHMET KIVANÇ – KIVANÇ ENERJİ ÜRETİM A.Ş.  GÜRAY EROL – ARTI BİR ENERJİ  LEVENT KUŞGÖZ – KUŞGÖZ İZMİR VİNÇ  MECİT SANCAK – SANCAK ENERJİ  FERİDUN İZGİ Yönetim Kurulu Yedek Üyeler; HABİB BABACAN – MATURE CAPITAL  KEREM ÖZEL – KARESİ ENERJİ A.Ş.  HAYRETTİN KILIÇ AHMET  PAKSU – SELENKA ELEKTRİK ENERJİSİ  SAMET GÜLDOĞAN – ATEŞ ÇELİK İNŞ.  OSMAN ÇOTUKER – KONTROLMATİK TEKNOLOJİ ENERJİ  BARIŞ ESEN – YEO TEKNOLOJİ ENERJİ  UĞUR IŞIK – RES ANATOLİA HOLDİNG  Denetim Kurulu Yedek Üyeler; TUNA GÜVEN – GET ON PORT  KEREM PAKSOY – DURATEK KORUYUCU  ALPER TERCİYANLI – WATTOX BATARYA VE ENERJİ  VOLKAN YİĞİT – APLUS ENERJİ  HÜSEYİN GÜNEŞ – KONELSİS BAKANLIĞIMIZ VE TÜREB ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİ DAHA DA GÜÇLENECEK Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya: “ Bakanlık olarak bizim amacımız, sektörün geneline hitap eden çözümler geliştirmek. Bu noktada derneklerimizin katkısı çok büyük. Derneklerimiz, paydaşların taleplerini doğru bir şekilde ilgili makamlara iletmek için büyük bir işlev görüyor. Bu süreci başarıyla yönettikleri için teşekkür ederiz. Bakanlık olarak, bu iletişimden memnuniyet duyuyoruz ve bu işbirliğinin daha da güçlenerek devam etmesini arzu ediyoruz. Rüzgar enerjisi konusunda, sektörde önemli bir deneyime sahibiz ve önümüzdeki dönemde daha büyük hedeflerimiz var. Sayın Bakanımızın kamuoyuna duyurduğu 2035…

Günlük Döviz Kurları : Dolar : 36.225 -EURO : 38.004 Sterlin : 45.592

.15 Şubat 2025 : Günlük Döviz Kurları : Dolar : 36.225 -EURO : 38.004 Sterlin : 45.592

EXPOHIS ve TUYAD güçlerini birleştirdi

Türkiye’nin uluslararası fuar temsilciliği ve milli katılım organizasyonları alanındaki lider firmalarından ExpoHIS, uydu teknolojileri sektörünün önemli temsilcilerinden TUYAD ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Gerçekleştirilen iş birliği ile Türk uydu teknolojileri sektörünün küresel pazarlarda daha güçlü bir şekilde konumlanmasının sağlanması ve şirketlere yeni iş fırsatları yaratılması hedefleniyor. ExpoHIS’in düzenlediği Avrasya Teknoloji Haftası kapsamındaki Mobilefest Teknoloji Fuarı’nda TUYAD (Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği) iş birliği doğrultusunda  Uydu Tv, İnternet, Veri ve servis sağlanması konusunda teknoloji, ürün ve ekipman üreticisi yerli firmalar da yer alacak. Mobilefest Teknoloji Fuarı’ndaki ana temalar olan; 5G&Telekomünikasyon, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve E-Mobilite’ye Uydu Teknolojileri de  eklenirken, Avrasya Teknoloji Haftası kapsamındaki bir diğer fuar olan Agora Fintech’in  ana temaları; Finansal Teknolojiler ve Ödeme Sistemleri olarak gerçekleştirilecek. Türk şirketlerinin uluslararası ölçekte rekabet gücünü artırmaya yönelik birebir görüşmelerin de  gerçekleşeceği fuarda, “Uydu Teknolojileri” başlığıyla yeni bir bölüm yer alacak. TUYAD üyeleri, bu fuarda sektör liderleriyle buluşarak küresel iş ağlarını genişletme ve yeni pazarlarla bağlantı kurma imkânı bulacak. ExpoHIS ile yeni bir dönem ExpoHIS’in sektörel uzmanlığı ve küresel ağı sayesinde, Türk firmaları dünya çapında daha güçlü bir konum elde etmeye devam ediyor. Türkiye’nin teknoloji alanındaki yenilikçi gücünü dünya sahnesine taşımak için çalışmalarını sürdüren ExpoHIS, TUYAD ile gerçekleştirdiği stratejik ortaklık sayesinde, Türk uydu teknolojileri ekosisteminin uluslararası başarısını daha da ileriye taşıyacak. Bu yıl beşincisi gerçekleşecek Avrasya Teknoloji Haftası, 5G & Telekomünikasyon, Siber Güvenlik, Yapay Zeka, E-Mobilite, Uydu Teknolojileri, Finansal Teknolojiler ve Ödeme Sistemleri  gibi sektörün en yenilikçi konularına odaklanarak, yerli ve yabancı teknoloji devlerini İstanbul’da bir araya getirirken Türk şirketlerine hem bölgesel hem de uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatları sunacak. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;Ahmet DoğanMedya İlişkileri Direktörü

Aşkı paylaşmanın en gurme hali…

Pidemiss’in Ödüllü tatlarıyla 14 Şubat’ta sofranıza aşk ve lezzet katın Sevgililer Günü’nü lezzet dolu bir anıya dönüştürmek isteyenler için Aktaşlar Lezzet Grubu, ödüllü lezzetleriyle sofralarınızı şölene çeviriyor. Sevgilinizle birlikte kuracağınız o özel sofralarda, Pidemiss’in Uluslararası Lezzet Ödüllü Margarita, Kıymalı ve Karışık Peynirli pidelerini paylaşarak aşkınızı lezzetle taçlandırabilirsiniz. 14 Şubat’ı unutulmaz kılmak ve sevdiniz kişiyle birlikte keyif dolu bir an yaşamak için,sofralarınıza Pidemiss’in özel tatlarını eklemeyi unutmayın. Lezzet yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da başlayan ve bugün dört kıtada 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren Aktaşlar Lezzet Grubu, Sevgililer Günü’nde de sofraları lezzetle buluşturmaya devam ediyor. Pidemiss markasına ait Uluslararası Lezzet Ödüllü Margarita, Kıymalı ve Karışık Peynirli pideler, aşkın en güzel haliyle paylaşılmasını sağlıyor. Türk mutfağına özgü otantik tatları tüketicilerle buluşturan Aktaşlar Lezzet Grubu, bu özel günü unutulmaz bir anıya dönüştürmek isteyenleri lezzet dolu bir serüvene davet ediyor. Sevgililer Günü’nü en özel şekilde kutlamak için Aktaşlar Lezzet Grubu’nun lezzetleriyle sofralarınızı renklendirin. Lezzetin ve paylaşmanın bir araya geldiği bu özel gün, unutulmaz anılar yaratmak için harika bir fırsat sunuyor. Siz de aşkınızı tatlandırmak için Pidemiss’in ödüllü pideleriyle sevdiklerinize lezzet dolu bir sürpriz yapın! Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Jülide ÇağlıMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12 Gsm:0530 944 71 76 http://www.brandworks.com.tr

2024 TEMMUZ EYLÜL DÖNEMİ (3, Çeyrek) HANE HALKI YURT İÇİ TURİZM

Her köşesi bir cennet olan vatanımız turizm açısından dünya ülkeleri açısından önemli bir yere sahiptir. Dünyanın eşsiz güzelliklerine sahip kıyıları ve denizleri, görülmeye değer mağara ve koylar, eşine az rastlanan tarihi eserler, göller, çağlayanlar gibi birçok özellikleri olan ülkemizde turizm önemli bir gelir kaynağımızdır. Bu bağlamda dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri misafir etmemiz en önemli özelliğimiz arasındadır. Ülkemizin coğrafi yapısı itibariyle Avrupa ülkeleri arasında en gözde ülkelerden biridir. Yaz ve kış aylarında ayrı ayrı faaliyetlere olanak tanıyan her mevsim gezilebilecek, görülebilecek mekanları bitmeyen ülkemizde yabancı ziyaretçi sayısı her geçen yıl artmaktadır. Özellikle ege ve Akdeniz bölgelerinde doluluk oranı yaz aylarında %90 civarındadır. Ekonomik olarak değerlendirmeye çalışırsak son yıllarda ülkemiz en ucuz tatil beldeleri arasındadır. Yerli ve milli paramızın değer kaybetmesi, yabancılar için son derece ucuz tatil imkânı sağlamaktadır. Döviz kurlarının sürekli yükselmesi nedeniyle yurt dışından gelen ziyaretçiler harcama konusunda sınır tanımamakta ve tabii ki dostlarına anlatmaktan geri kalmamakta bu da bize gelen turist sayısını arttırmaktadır. Yabancı bir emekli bir aylık maaşı ile yurdumuzda rahatça tatil yapabilmekte, istediği alışverişi yapabilmekte iken bizim emekliler de onları sadece seyretmekle yetinmektedir. Çünkü bizde emekliler her dönem en çok ekonomik olarak ezilen kesim oldukları için en kısa süreli tatil bile onlar için hayalden başka bir şey olmamaktadır. Bırakın tatil yapmayı emeklilerimiz memleketlerine bile zor gitmekte hatta gidememektedir. Yukarıda bahsettiğim gibi turist cenneti olan ülkemizde ne yazık ki otellerden birçoğu yabancılar tarafından işletilmektedir. Ve doğal olarak kazanılan para dışarıya gitmektedir. Otellerin her şey dahil sistemini benimsemesi ise yöre esnafının zararına olmuş, yurt dışından gelen ziyaretçiler otelden dışarı çıkmamaya başladıkları için alışveriş yapmadan dönebilmektedir. Ortaokul ve lise dönemlerimde yani 1970 li yıllarda okullarda tarihi eserleri koruma kolu, gezi kolu gibi aktif görevler üslenen öğrenciler vardı ve turizm konusunda etkin görevler alırlardı. Örneğin tarihi eserleri koruma kolu, çevredeki tarihi eserleri tespit ettikten sonra gezi kolu tarafından tüm okulla birlikte gezi organize eder, öğretmenlerimiz ise her konuda yardım eder, gidilen yer hakkında, gelecekte olabilecek gelişmeler gibi konularda bizlere bilgi verirlerdi. Şimdilerde bu faaliyetler azaldı veya hiç kalmadı. Turizm gelirleri bütçemiz açısından da son derece önemli kazancımız olarak kayıtlara geçmektedir. Öncelikle ülkemize döviz girdisi sağlamaları, birbirleri arasında bedava ülkemizin reklamını yapmaları sonucu ziyaretçi sayısının artması bizim için önemlidir. Özellikle dövize ihtiyacımız olan dönemlerde yaz sezonunun gelmesini ve döviz girdisinin artacağından dolayı kurların düşmesini bazen iple çekiyoruz. İçinde bulunduğumuz ekonomik ortamda dar ve sabit gelirliler genelde tatil yapamıyor ve sadece yüksek gelirli vatandaşlarımız tatil yapma olanağına sahip. Ayrıca tatil beldesi, otellerin fiyatları aşırı yüksek ve ulaşılabilmesi son derece zorlaşmıştır. Yaşadığımız ekonomik kriz nedeniyle bu yaz otellerde, tatil köylerinde doluluk oranı yeterince sağlanamadığından önce %10 daha sonra da %50 indirim yapan oteller mevcuttur. Aynı şekilde yiyecek sektörü de artan fiyatlardan nasibini almış ve indirime gitmek zorunda kalmıştır. Son yapılan hesaplamalarda açlık sınırı haziran aralıkta 21000 TL ye kadar çıkmıştır ve asgari ücretin çok az altındadır. Açlık sınırı dört kişilik bir ailenin yaşamını sürdürebilmesi için alması gereken besin maddelerine ödemesi gereken asgari değerdir. Dolayısıyla en düşük emekliler ve asgari ücretlilerin besin ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. 2025 yılı için asgari ücret bildiğiniz üzere 22104 TL olarak belirlendi. Ancak maaşlar şubat ayında alınacağı için yüksek enflasyon karşısında maalesef çalışanın eline geçmeden erimeye başladı. Çünkü her yıl olduğu gibi bu yıl da zamlar yılbaşına ertelendi. Ocak ayının…

GIDA ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI

Bir tarım ülkesi olmamıza rağmen gıda ürünlerinin üretiminde ve fiyatlarında devam eden istikrarsızlık ister istemez önümüzdeki süreçte doğabilecek sıkıntıları gündeme getirmektedir. Çünkü yaşadığımız süreçte hem üretici hem de tüketici bu durumdan memnun değildir ve özellikle dar ve sabit gelirliler için önü alınamayan fiyat artışları geçim sıkıntısını arttırmaktadır. Geçtiğimiz yıl hepimizin bildiği üzere yurdun dört bir yanında tarım ürünleri üreticileri problemlerini yetkililere duyurabilmek için ürünlerini caddelere dökerek, traktörleriyle yoların bir kısmını kapatarak toplu veya başka şekillerde eylem yapmışlardı. Öyle ki üretim maliyetlerinin gelirlerini karşılamadığını veya ürünlerinin toplam giderlerini karşılamadığı gibi birçok gerekçeleri yazılı ve görsel basında izlemiştik. Üreticilerin birçoğu ekili alanları boş bıraktıkları için birtakım sıkıntılar çekmeye başladık. Sorunun kaynağı, yüksek enflasyon olduğu aşikardır. Ekim alanlarımız, alışveriş merkezleri, siteler, iş merkezleri yapılmak suretiyle her geçen zaman azalmaya devam ediyor. Böyle giderse yani tarım üreticilerinin sorunlarına bir çözüm yolu bulamazsak gıda konusunda önümüzdeki süreç de sıkıntılı olacaktır. Öncelikle çiftçinin girdi maliyetlerine gelen fiyat artışları durdurulmalı hatta KDV ve ÖTV’den muaf tutulmalıdır. Gıda ürünlerinde olduğu gibi hayvancılıkta da benzer problemler söz konusudur. Öncelikle artan yem fiyatları sebebiyle sektör zor durumda kaldığından hayvanlar zamanından önce kesime gönderilmekte ve bu yüzden et sıkıntısı da gündeme gelmektedir. Kümes hayvanlarında da durum benzerdir. Et ve süt fiyatlarında üretim fiyatı ile market fiyatı arasında uçurum vardır ve bunun sebepleri araştırılarak çözüm bulunmalı, son tüketicinin sofrasına daha ucuz gelmesi sağlanmalıdır. Dünya ülkelerinde gıda enflasyonu genel olarak %5 in altında seyrederken bizde sürekli yükselmektedir ve 2024 yılı sonu itibariyle gerçekleşen gıda enflasyonu %43,5 seviyelerine kadar yüksek durumdadır. Bunun anlamı da üretim ve tüketim arasında tedarik zincirinde sorunlar olduğu kesindir. Örneğin yılbaşından bu yana art arda gelen akaryakıt zamlarını düşündüğümüzde bile tek başına tarım ürünlerinin nakliye bedeline yansıyacaktır. Bunun dışında üreticiler de karsız faaliyet gösteremeyeceklerine göre onların kazanç elde etmelerini sağlayabilecek çözüm yolları aranmalı ve bazı devlet destekleri daha da arttırılmalıdır. Özellikle çiftçinin olmazsa olmazı olan zirai ilaç, gübre, tohum, fide gibi üretim maliyetlerindeki fiyat artışları önlenmelidir. Yukarıda anlatmaya çalıştığım sorunların temel nedeninin enflasyon olduğunu hepimiz biliyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde TÜİK hesaplarının tartışmaya açık olduğu halde kâğıt üzerinde de olsa dezenflasyon dönemine girdik ve enflasyon da önümüzdeki süreçte düşme eğilimine devam edecek gibi gözüküyor. Enflasyonun düşmesi ile beraber politika faizlerinin de düşme ihtimali son derece yüksek olduğundan bu gelişme, sanayi ve tarım sektörünü olumlu yönde etkileyecektir. Kredi maliyetleri de düşecek olması üretim maliyetlerinin azalmasına sebep olacak ve bu maliyet düşmesi son tüketiciye kadar yansıyacaktır ve başka bir deyişle enflasyon kontrol altına alınmış olacaktır. Ancak dış borç ve faiz ödemelerimizi, bütçe açığımızı dikkate aldığımızda bunun gerçekleşmesinin kolay olmayacağı aşikardır. İnşallah olağanüstü bir olaylar da başımıza gelmez ve program aksamadan devam eder. Yazılı ve görsel basında izlediklerimize göre bazı tarım ürünlerinin ihracat yapılan ülkelerden yüksek tarım ilacı bulunduğu gerekçesiyle iade edilmektedir. Bu işlem tamamen bilinçsiz yapılan üretimden kaynaklanmaktadır. Olaya bu bağlamda bakıldığında tabii ki devlet bütçesinin elverdiği ölçüde her köye bir veteriner, bir ziraat mühendisi veya ziraat teknisyeni atanmalıdır ve tarım ve hayvancılık sektörü daha bilinçli ce sağlıklı üretim yapabilmesi sağlanmalıdır. Hayvan sağlığı ve zirai ilaç kullanımının ilkel yöntemlerle yapılmasının önüne geçilmeli ve bu iki sektör ekonomiye katkı sağlamaya devam edebilsin ve sofralarımızda güvenli ürünler yerini alsın. Bir diğer konu da üreticilerin zorunlu olarak kullandıkları kredi faizlerinin yüksekliğidir. Günümüzde büyük çoğunluk kredi kullanmak durumundadır.…

Ocak’ta En Yüksek Reel Getiri DİBS’te Oldu

Yüksek enflasyonla yaşamaya başladığımız yaklaşık üç yılı aşan bir süreden bu yana hepimiz enflasyondan korunmak, alım gücümüzü düşürmemek, aile bütçemizi en az zararla dengelemek, hayat pahalılığından en az etkilenmek gibi ekonomi verilerini sürekli olarak takip etmeye başladık ve günümüzde de takip etmeye devam ediyoruz. Yaşadığımız bu süreçte zengin iyice zenginleşirken fakir daha da fakirleşti. Parası olan her zaman olduğu gibi paradan para kazanmaya devam etti. Döviz kurlarının yükselişini engellemek amacıyla uygulamaya konulan kur korumalı mevduat sistemi adeta fakirden alınıp zengine verilen bir sistemdir ve devlete olan maliyeti son derece yüksek olduğundan sistemden bu yıl sonuna kadar çıkılmaya çalışılıyor. Merkez bankasının 818 milyar TL zararı KKM yüzündendir. Günümüzde ise bu sistemde parası olanların sayısı epey azaldı ve hükümet de bazı avantajları ortadan kaldırarak sistemin sona ermesine çalışmaktadır.Seçimlerden sonra iş başına gelen ekonomi yönetimi eski sistemin yani düşük faiz yüksek kur sisteminin yanlış olduğunu kabul ederek politika faizlerini 14 ayda %41,5 arttırarak %50 ye kadar yükselmesine rağmen enflasyon da yükselmeye devam ediyor. Son sekiz aydan bu yana politika faizi aynı kaldı. Ancak aralık ve ocak ayında enflasyonun da kâğıt üzerinde veya baz etkisiyle de olsa düşmesi nedeniyken politika faizi 250şer baz puan düşürüldü ve önümüzdeki süreçte de enflasyona bağlı olarak düşme ihtimali yüksektir. Geçtiğimiz üç 6/7 ay öncesine kadar öncelikle otomobil olmak üzere konut, gayrimenkul yatırım aracı olmuştu ve halen yüksek fiyatlar devam ettiği için satışların azalması gündemde. Ancak döviz kurlarının yatay seyretmesi sonucu yatırımcılar konuta yönelmiş gibi gözüküyor. Çünkü son üç aydan bu yana konut satışları yükselme eğilimindedir.Yukarıda bahsetmeye çalıştığım gibi dar ve sabit gelirliler geçim derdinde iken parası olan zenginler de finansal yatırım araçlarından en yüksek getiriyi elde etmek peşinde. Borsa, döviz, gayrimenkul, araç, hisse senedi, devlet iç borçlanma senedi, Euro Bond, altın, kur korumalı mevduat gibi yatırım araçları tamamen varlıklı kimseler için geçerli bir gelir kaynağı olabilir. Yüksek enflasyonun bir diğer sonucu da halkın büyük bir kısmının yoksullaşmasına sebep olmasıdır. Gene büyük bir kesim ise kredi kartlarıyla yaşamını idame ettirmeye çalışmaktadır. Yukarıdaki gelişmelerden sonra TCMB başkanımız Sn. Fatih Karahan tarafından yapılan açıklamada 2024 yıl sonu enflasyon hedefinin %41,5 dan %44 e;2025 hedefinin de %21 e çıkarılarak revize edilmiş oldu. Geçtiğimiz yıl istatistiklerine baktığımızda ise hiçbir tahminin tutmadığını görebiliriz. Sebep olarak da yapılan açıklamada gıda ve hizmet enflasyonunun dirençli olması yani enflasyonun öngörüldüğü şekilde azalmadığı belirtilmektedir. Diğer taraftan doğalgazda devletin sübvansiyonunun sınırlanması, elektrikte tüketim miktarına göre (471 KW-H) sanayi tarifesine geçilmiş olması zamdan başka bir şey değildir. Bu durumda daha iki ay gibi kısa sürede revize edilmiş olan %44 enflasyonu kâğıt üzerinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan dövizden dönüşler de başlamış, yüksek faizle TL’den daha çok kazanılacağı algısı yavaş yavaş gelişmektedir. Yurt dışından yapılan girişler sayesinde uzun bir dönemden sonra merkez bankası rezervleri artı değere yükselmiştir. Ancak yabancılar tarafından yapılan para girişlerinin büyük bir çoğunluğu CARRY-TRADE yöntemi ile gelmiştir ve bir müddet sonra tekrar gidecektir.Dış ticaret açığımız olduğu müddet zarfında finansal yatırım araçlarının reel getiri durumlarını tahmin etmek oldukça zordur. Geçtiğimiz 2023 yılını kesinlikle unutamayacağız. Bir taraftan yaşadığımız deprem felaketi nedeniyle oluşan bütçe açığı ve kapanması için yapılan zamlar, arttırılan vergiler; diğer taraftan Ortadoğu’da halen devam eden belirsizlik gibi koşulların oluşabileceğini öngöremeyiz. Uzun sözün kısası ülkede yatırım yapılmadığı, üretim kaynaklarının verimli şekilde kullanılmadığı süre zarfında ekonomik büyüme gerçekleşmesi zordur. Yani çalışan kazanır ilkesi mutlaka uygulanmalıdır. Millet olarak kolay para kazanmaya, tembelliğe alıştık. Mevduat…

ABD’de ‘Yumurta’ krizi! Fiyatlar fırladı: Raflar boşaldı

ABD’de kuş gribi alarmı yaşanıyor. Salgın nedeniyle milyonlarca tavuğun itlaf edilmesi ‘Yumurta’ krizini beraberinde getirdi. Fiyatlar bir anda fırlarken, marketlerde raflar boşaldı. Fed 2025’te faiz indirimine devam edecek mi? Kararlılık mesajı dikkat çekti ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından ABD Kongresi için yılda iki kez hazırlanan yarı yıllık Para Politikası Raporu’nun şubat sayısı yayımlandı. Fed, enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme konusunda güçlü bir kararlılığa sahip olduğunu belirtti. AA Giriş: 08.02.2025 – 08:27 Güncelleme: 08.02.2025 – 08:27Takip EtGoogle NewsPaylaş Fed, maksimum istihdamı destekleme ve enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme konusunda güçlü bir kararlılığa sahip olduğunu belirterek, politika faizinde yapacağı ek ayarlamalarda verileri dikkate alacağını açıkladı. Fed Başkanı Jerome Powell’ın haftaya Kongre’de sunacağı raporda, enflasyonun 2023’te belirgin bir şekilde yavaşladıktan sonra geçen yıl biraz daha ılımlılaştığı ancak Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) hedefi olan yüzde 2’nin bir miktar üzerinde kalmayı sürdürdüğü ifade edildi. “BÜYÜK ÖLÇÜDE TUTARLI” Tüketici enflasyonundaki düşüşün son dönemde inişli çıkışlı olduğuna işaret edilen raporda, uzun vadeli enflasyon beklentilerine ilişkin ölçümlerin FOMC’nin hedefiyle büyük ölçüde tutarlı olmaya devam ettiği kaydedildi. Raporda, iş gücü piyasasının bir gevşeme döneminin ardından istikrar kazandığı vurgulanarak, işsizlik oranının geçen yılın ilk yarısında yükseldiği ancak daha sonra çoğunlukla yatay seyrettiği belirtildi. Reel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) geçen yıl tüketici harcamalarındaki gücün desteğiyle sağlam bir şekilde arttığı kaydedilen raporda, konut piyasasında da mortgage faiz oranlarının hala yüksek seyrettiği aktarıldı. Raporda, finansal koşulların bir miktar kısıtlayıcı görünmeye devam ettiği belirtilerek, kısa vadeli Hazine tahvili faizlerinin eylül ayından bu yana para politikasındaki gevşemeye paralel olarak gerilediği, ancak uzun vadeli tahvil faizlerinin geçen yılın son çeyreğinde belirgin şekilde arttığı ifade edildi. Bankanın raporunda, iş gücü piyasasındaki sıkılığın azalmaya devam etmesi ve enflasyonun bir miktar daha ılımlı seyretmesi üzerine FOMC’nin eylül, kasım ve aralık toplantılarında politika faizini toplam 100 baz puan düşürerek yüzde 4,25-4,50 aralığına çektiği anımsatıldı. Fed’in menkul kıymet varlıklarını azaltmaya devam ettiğine değinilen raporda, “FOMC, maksimum istihdamı destekleme ve enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme konusunda güçlü bir kararlılığa sahip.” ifadesine yer verildi. Raporda, Bankanın buna yönelik risklere karşı dikkatli olmayı sürdürdüğü vurgulanarak, politika faizinde yapılacak ek ayarlamaların kapsamı ve zamanlaması değerlendirilirken, gelen veriler, gelişen görünüm ve risk dengesinin ele alınacağı aktarıldı. ABD’de ‘Yumurta’ krizi! Fiyatlar fırladı: Raflar boşaldı ABD’de kuş gribi alarmı yaşanıyor. Salgın nedeniyle milyonlarca tavuğun itlaf edilmesi ‘Yumurta’ krizini beraberinde getirdi. Fiyatlar bir anda fırlarken, marketlerde raflar boşaldı. Giriş: 08.02.2025 – 09:58 Güncelleme: 08.02.2025 – 09:58Takip EtGoogle NewsPaylaş ABD’de kuş gribi salgını yumurta tedarikini olumsuz etkiledi. Özellikle New York ve çevresindeki marketlerde yumurta alımı kısıtlandı. 12 adet yumurta fiyatı 10 dolara (Yaklaşık 350 TL) kadar yükseldi. “MAKSİMUM 3 KARTON YUMARTA ALINABİLİR” UYARISI New York’ta kuş gribini önlemek amacıyla bazı ilçelerdeki canlı kümes hayvanı pazarları geçici kapatıldı. Bazı marketler, yumurta reyonlarına bir müşterinin en fazla 3 karton yumurta alabileceğini belirten uyarı notları astı. Tavuk ürünlerinin bulunduğu rafların çoğunun boş olduğu gözlenirken, bazı market yönetimlerinin astığı uyarı notlarında, kuş gribi nedeniyle “sağlık standartlarına uygun yumurta bulmakta zorluk çektiklerini” belirten ifadeler kullanıldı. KUŞ GRİBİ ALARMI VERİLDİ ABD’de bazı yumurta üreticileri ve çiftlik hayvanları üretici birlikleri tarafından yapılan açıklamalarda, yüksek derecede patojenik kuş gribinin (HPAI) yayılması nedeniyle her ay milyonlarca tavuğun itlaf edildiğini ve bunun ülke çapındaki kümes hayvanı çiftliklerindeki üretimi ciddi şekilde etkilediği bilgilerine yer verildi. 3 YILDA 110 MİLYON TAVUK…