TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor

Ticaret Bakanlığı, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerin Türkiye’ye girişini önlemek amacıyla e-ticarette yeni bir denetim dönemi başlattı. Ayakkabı, oyuncak ve saraciye gibi yüksek riskli ürünlerin basitleştirilmiş gümrük beyannamesiyle ülkeye getirilmesi kısıtlandı. TÜKİD bu adımı tüketici sağlığını koruma, yerli üretimi destekleme ve güvenli ticaret kültürünü yaygınlaştırma yönünde kritik bir gelişme olarak değerlendirirken; eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla sürece tam destek veriyor.

Ticaret Bakanlığı, son dönemde artan yurt dışı kaynaklı güvensiz ürünlerin ülkeye girişini önlemek amacıyla, posta ve hızlı kargo taşımacılığıyla yapılan e-ticaret satışlarına yönelik yeni bir denetim dönemini başlattı. Bu kapsamda, yüksek risk taşıdığı belirlenen ayakkabı, oyuncak ve saraciye ürünlerinin “basitleştirilmiş gümrük beyannamesi” kapsamında ülkeye getirilmesi kısıtlandı.

Gerçekleştirilen denetimler ve laboratuvar analizleri neticesinde, incelenen 182 adet üründen 148’inin ürün güvenliği kriterlerini karşılamadığı ve mevzuata aykırı olduğu tespit edildi. Bu ürün gruplarında uygunsuz ürün oranı yüzde 81 olarak belirlendi. Özellikle oyuncak, kırtasiye ve saraciye ürünlerinde tespit edilen bazı sahte ürünlerde ağır metal ve toksik madde oranlarının yasal sınırların çok üzerinde olduğu tespit edildi. Bu ürünler hem çocuk sağlığı hem de güvenli ticaret yapısının korunması açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yeni düzenleme, bu kapsamda çocuk sağlığını tehdit eden, alerjen veya kanserojen madde içeren oyuncak ve tekstil ürünlerinin piyasaya girmesini önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca yeni düzenlemenin yurt dışı menşeli, standart dışı ve kayıt dışı ürünlerin yerli üretici üzerindeki haksız rekabet baskısını azaltması bekleniyor.

Eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla süreci destekleyeceğiz

Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, dernek olarak yıllardır “güvenli ürün, bilinçli tüketim, sürdürülebilir ticaret” ilkeleriyle hareket ettiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Ticaret Bakanlığı’mızın özellikle e-ticaret alanında başlattığı bu sıkı denetim sürecini son derece değerli buluyoruz. Yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünler hem tüketici sağlığı hem de yerli üreticinin rekabet gücü açısından ciddi riskler taşıyor. Bu yeni önlemler, güvenli ticaret kültürünün gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. TÜKİD olarak elimizden gelen her desteği vermeye hazırız.”

Keresteci, yeni denetim sürecinin bilinçlendirme yönüyle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Yurt dışı e-ticaret siteleri üzerinden gelen sahte ürünler yalnızca kayıt dışılığı artırmıyor, aynı zamanda yerli üretici ve perakendecilerin satış kanallarını olumsuz etkiliyor. Bu anlamda e-ticaret çağında denetimler kadar eğitimler de önem taşıyor. TÜKİD olarak biz de üretici, ithalatçı ve perakendecilere yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarımızı artıracağız. Tüketicilerimizin güvenli alışveriş konusunda bilinçlenmesi için kamu kurumlarımızla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.

Yerli üretim, sürdürülebilir büyümenin temelidir

Yerli üretimin güvenli ürün ve kırtasiye sektöründe sürdürülebilir büyümenin temeli olduğuna işaret eden Keresteci, “Eylül 2025 tarihli İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre; anket kapsamındaki 10 sektörden yalnızca ikisi üretim hacmini artırabildi: Gıda ürünleri ile ağaç ve kâğıt ürünleri. Bu tablo, kırtasiye ve kâğıt ürünleri sektörünün üretim gücünü koruduğunu ve yerli üretimin dış etkenlere rağmen dirençli olduğunu gösteriyor” dedi. Keresteci sözlerini şöyle tamamladı: “Sektörümüz üretimde dirençli, ihracatta ise potansiyeli yüksek bir konumda. TÜKİD olarak kırtasiye ve kâğıt ürünleri sektörünün rekabet gücünü artırmak, üretimde sürdürülebilirliği desteklemek ve ihracatta yeni fırsatlar yaratmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.”

TÜKİD Hakkında

Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), 1985 yılında sektörün öncü ve deneyimli isimlerinin girişimleriyle kurulmuştur. Türkiye genelinde kırtasiye sektörünü temsil eden ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olan TÜKİD, kurulduğu günden bu yana sektörün gelişimine liderlik etmektedir. TÜKİD’in mesleki standartları dört temel değer üzerine inşa edilmiştir: Ticaret Ahlakı, Tüketici Güvenliği, Açık Fikirlilik ve Sektörün ve Perakendenin Geleceğini Planlama. Bugün TÜKİD; 494 üyesiyle, 500’ün üzerinde şirketi temsil etmektedir. Üye yapısı, sektörün tüm ürün gruplarını kapsamaktadır. TÜKİD üyeleri, sektörde çekirdekten yetişmiş deneyimli profesyoneller ile ikinci kuşak sermayedar temsilcilerinden meydana gelmektedir. Bu sayede dernek, köklü birikim ile geleceğe dönük vizyonu aynı çatı altında buluşturmaktadır.

Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;

Ahmet Doğan
Medya Direktörü

Adres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/Beyoğlu

Gsm:0536 8928821

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…