UTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik Adım

Türkiye lojistik sektörü için 200 milyar dolar pazar büyüklüğü ve dünyada ilk 10 ülke arasında yer alma hedefini kamuoyuyla paylaşan UTİKAD, bu yolda inovasyon, teknoloji ve kapsayıcı sürdürülebilirlik odaklı iki stratejik adımı, düzenlendiği basın toplantısında duyurdu. Türkiye’yi lojistikte bir merkez haline getirecek dönüşümün öncülüğünü üstlenen UTİKAD’ın iki stratejik adımdan biri olan ve Turkish Cargo ana sponsorluğunda 7 Kasım’da gerçekleştirilecek Türkiye Logistics Summit 2025’te günümüzde hızla değişen küresel lojistik dinamikleri ve sektörün geleceğine öncülük edecek konular, en güncel verilerle ve uzman görüşleriyle ele alınacak. UTİKAD’ın ikinci stratejik adımı ise, küresel lojistik sektöründe büyük önem taşıyan kadın varlığı ve temsiliyeti konusunda hazırlanan “Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu” oldu. “Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu” verileri basın toplantısında ilk kez kamuoyu ile paylaşıldı ve sektörde büyümenin ancak fırsat eşitliğiyle mümkün olacağının altı çizildi.

Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşu olan UTİKAD (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği), düzenlediği basın toplantısıyla sektörel büyüklük hedeflerini ve bu hedeflere yönelik iki stratejik adımı duyurdu.

Türkiye lojistik ve taşımacılık sektörü, 2024 itibarıyla 100 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşmış ve Türkiye’nin 115,2 milyar dolarlık hizmet ihracatının yüzde 40’ını tek başına gerçekleştirmiştir. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın 2028 yılı için belirlemiş olduğu, lojistik ve taşımacılık sektöründe 78 milyar dolar hizmet ihracatı hedefini projeksiyon olarak alan UTİKAD, sektör için 200 milyar dolarlık pazar büyüklüğü hedefiyle hareket ediyor.

Basın toplantısında, küresel jeopolitik dengelerde ve lojistik dinamiklerdeki değişimler doğrultusunda, sektörün 200 milyar dolar hedefine ulaşması için gerekli dönüşümün altı çizildi. Bu dönüşümde öncülük üstlenen UTİKAD, küresel lojistiğin en önemli buluşmalarından biri haline gelen Türkiye Logistics Summit 2025 ile ülkemizin stratejik konumunu en iyi şekilde vurgularken, bir yandan da “Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu” yayımlayarak, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık alanında önemli bir adım attı.

200 Milyar Dolarlık Sektör ve Türkiye’yi Küresel Lojistikte Başat Bir Merkez Haline Getirme Hedefi

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, basın toplantısında “Türkiye’mizin lojistikte 200 milyar dolar düzeyinde pazar büyüklüğüyle bu alanda dünyanın 10 ülkesi arasında yer alan başat bir merkez haline gelmesini hedefliyoruz. Sektörümüz bu hedefi gerçekleştirebilecek ve hatta aşabilecek bilgi, deneyim, yetkinlik kalitesine ve yönetim vizyonuna sahiptir. Bununla birlikte günümüzde hem jeopolitik dengeler hem küresel lojistik dinamikleri hem de uluslararası ticaret ağlarında iş yapış şekillerinin hızlı değişimine, inovasyon, teknoloji ve kapsayıcı sürdürülebilirlik odaklı dönüşümle ayak uydurmak büyük önem taşıyor”

Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşu olan UTİKAD’ın, Türkiye’de lojistik kültürünün yerleşmesine ve sektörün uluslararası standartlarda sürdürülebilir gelişimine her zaman somut adımlarla öncülük etmeye odaklandığını belirten Bilgehan Engin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün de iki önemli adımın bilgisini paylaşıyoruz. Bunlardan biri, 7 Kasım 2025 tarihinde Turkish Cargo ana sponsorluğunda ikincisini düzenleyeceğimiz, Türkiye Logistics Summit etkinliğimiz, diğeri de küresel lojistik sektöründe sadece bir çeşitlilik ve kapsayıcılık konusu olarak değil, verimlilik, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik açısından da büyük önem taşıyan kadın varlığı ve temsiliyeti konusunda hazırlamış olduğumuz Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporudur.

İnovasyonun Öncüleri Türkiye Logistics Summit 2025’te Sahneye Çıkıyor

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, Turkish Cargo ana sponsorluğunda düzenlenecek Türkiye Logistics Summit 2025’in, henüz ikinci yılında sektörün en önemli uluslararası buluşmalarından biri haline geldiğini belirtti. Engin, “Küresel lojistik dünyasının liderlerini, uzmanlarını ve karar vericilerini bir araya getiren zirvemiz, stratejik iş birlikleri için önemli bir platform olarak küresel ajandada yerini aldı. Zirve, aynı zamanda teknoloji geliştiriciler ve akademisyenlerin de katılımıyla sektördeki dönüşümü hızlandıran çok paydaşlı bir yapı sunacak” şeklinde konuştu.

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzde jeopolitik çerçeve ve küresel iş iklimi, çatışmalar ve riskler kadar fırsatları da içinde barındıran kaotik ve kompleks bir yapı sergiliyor. Ülkelerin çatışmalar içerisinde pragmatik kazanımlar peşindeyken, küresel şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirip, üretim faaliyetlerini çeşitlendirerek risk azaltma ve diğer bölgelerdeki fırsatlardan yararlanma arayışı sürüyor. Türkiye’nin benzersiz konumu, hem Orta Koridor gibi stratejik projelerle Doğu ve Batı arasında başat lojistik merkezi olma hem de küresel gerilimlerde alternatif kaynak ülke olarak konumlanma fırsatı sunuyor. Bu fırsatları değerlendirmek için bu küresel dinamikleri, dijital dönüşüm, yapay zeka destekli lojistik çözümleri, yeşil ve sürdürülebilir lojistik uygulamaları, tedarik zinciri güvenliği ve uluslararası ticarette yeni trendler gibi önemli konularla birlikte okumak büyük önem taşıyor. Bu fırsatları, dijital dönüşüm, yapay zeka ve yeşil lojistik gibi yeni trendlerle birlikte ele alacağımız Türkiye Logistics Summit 2025, ‘Pioneering the Future of Logistics’ mottomuzla sektörün dönüşüm vizyonunu ortaya koyacak. 4 ana panel, 2 özel oturum ve deneyim alanları ile 1000’in üzerinde katılımcıyı bir araya getirmeyi hedefliyoruz.”

Bilgehan Engin ayrıca, UTİKAD’ın sürdürülebilirlik dönüşümündeki liderliğine dikkat çekerek, zirvenin karbon nötr etkinlik olarak düzenleneceğini de sözlerine ekledi.

200 Milyar Dolar Hedefiyle Geleceğe Eşitlik Odaklı Davet: UTİKAD “Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu”

Türkiye lojistik ve taşımacılık sektörünün 200 milyar dolar büyüklük hedefi yolunda bir diğer stratejik adımın, UTİKAD Kadın Lojistikçiler Odak Grubu’nun (KLOG) katkılarıyla hazırlanan “Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu” olduğunu belirten Bilgehan Engin, “Rapor, kadınların sektöre sağladığı niceliksel ve niteliksel katkılar kadar, bu katkıların artırılması için çözüm gerektiren önemli konuların varlığını da ortaya koyuyor. Gündemimizde önemli bir yer tutan fırsat eşitliği ve kapsayıcılık kavramlarını, sektörümüzün 200 milyar dolarlık büyüme hedefi için stratejik bir zorunluluk olarak görüyoruz. ‘İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı alan ilk sivil toplum kuruluşu olmamız, bu konudaki kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Kadın Lojistikçiler Odak Grubumuzun (KLOG) katkılarıyla hazırlanan ‘Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu’ ise bu yoldaki en yeni ve önemli adımımızdır” dedi.

“Kadınların Yönetime Yükselişinde Tıkanma Yaşanıyor, Raporumuz Bu Yolu Açmak İçin Bir Eylem Çağrısıdır”

UTİKAD Kadın Lojistikçiler Odak Grubu’nun (KLOG) Koordinatörü Aslı Malay Tuncer, raporun ortaya çıkış süreci ve temel bulguları hakkında şu bilgileri verdi: “UTİKAD Kadın Lojistikçiler Odak Grubu olarak en temel amacımız, sektördeki kadın emeğini ve değerini görünür kılmaktır. Bu yolda attığımız en önemli adımlardan biri, genç meslektaşlarımıza ışık tutan mentorluk programlarımız oldu; sektörel eğitimler ve görünürlük çalışmalarıyla bu misyonumuzu her zaman destekledik. Bu vizyonla hazırladığımız ‘Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu’ ise önemli bir gerçeği verilerle ortaya koyuyor: Sektörümüzde yetkin ve deneyimli kadın çalışanlar olmasına rağmen, üst düzey yönetim ve karar verici pozisyonlara geçişte yüzde 10’un altında kalan bir temsil oranıyla ciddi bir tıkanma yaşanıyor. Bu tablo, bize bir sorumluluk yüklüyor. Çünkü kadınların iletişim, kriz yönetimi ve teknolojiye uyum gibi yetkinliklerle süreçlere kattığı değer, sektörümüzün geleceği için vazgeçilmezdir. Raporumuz, bu tıkanıklığı aşmak ve gelecek nesillere ilham verecek eşitlikçi bir yol çizmek için hazırladığımız bir eylem çağrısıdır.”

Kadınların Etkisi Rakamlarla Tescillendi

Detaylarını KLOG İstanbul Bölgesi Başkan Yardımcısı Selin Obdan’ın aktardığı Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu’nun bulguları, kadınların sektördeki kritik rolünü somut verilerle ortaya koyuyor.

Kadın çalışanların varlığı; hizmet kalitesi (%88), müşteri memnuniyeti (%86), operasyonel dayanıklılık (%82) ve risk yönetimi (%80) gibi alanlarda olumlu etki yapıyor. Öte yandan, raporun en çarpıcı bulgusu, kadınların bu kanıtlanmış pozitif etkisine rağmen üst yönetimde yeterince temsil edilmemesi oldu. Kadın CEO oranı %17’de kalırken, şirketlerin %47’sinde C-Level pozisyonlarda hiç kadın yönetici bulunmaması, sektörün önündeki en önemli gelişim alanı olarak öne çıkıyor.

“Tüm Kadınları Yanımızda Görmek İstiyoruz”

UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, raporun sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Bu rapor, kadınların sektörümüze kattığı paha biçilmez değeri gözler önüne sererken, potansiyellerini tam olarak ortaya çıkarabilmemiz için odaklanmamız gereken alanlara da işaret eden bir yol haritası niteliğindedir. Tüm kadınları yanımızda görmek istiyoruz. Bu, eşitlik odaklı bir geleceğe davettir. Çünkü biliyoruz ki sektörde kadın varlığı sadece bir çeşitlilik meselesi değil, aynı zamanda verimlilik, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik meselesidir.”

suheyla@practicecomm.com

Raporun Türkçe Versiyonuna Bu Linkten Ulaşabilirsiniz: https://www.utikad.org.tr/Images/DosyaYoneticisi/21102025lojistiksektorundekadinetkiraporuturkce.pdf

Raporun İngilizce Versiyonuna Bu Linkten Ulaşabilirsiniz:

https://www.utikad.org.tr/Images/DosyaYoneticisi/21102025lojistiksektorundekadinetkiraporuingilizce.pdf

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…