Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
Uçtan uca çözüm vizyonuyla lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran, köklü geçmişinde “BOLTAS” adıyla güven inşa eden Çobantur Logistics; yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleceğe yeni ismi ve iddialı hedefleriyle yürüyor. Geniş filosu, Türkiye’de 45 bin 500 metrekarelik ve Avrupa’da 12 bin metrekerelik depolama kapasitesiyle gücünü pekiştiren şirket, 2026’da dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yeniden yapılanırken Almanya’da gerçekleştireceği stratejik satın alma ile operasyonlarını da küresel ölçekte büyütecek. Çobantur Logistics, sektöre yalnızca hizmet değil, geleceğin lojistik ekosistemini sunmayı hedefliyor. Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından ‘BOLTAS’, artık yoluna ‘Çobantur Logistics’ adıyla devam ediyor. Bugünü yönetmekle yetinmeyen, geleceğin lojistik ihtiyaçlarına da hazır bir yapı kurma hedefiyle dönüşüm hikâyesini başlatan şirket; kontrollü, sürdürülebilir ve güvenilir bir geleceğe ulaşmak için köklerinden aldığı gücü yeni ismine taşıyor. Yenilenen kurumsal kimliğiyle hikâyesini geleceğe aktaran Çobantur Logistics, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 50’nci kuruluş yılına yeni yatırım planlamaları ile giriş yapıyor. Çözüm sağlayan servis sağlayıcı rolüyle lojistiğe yön vermeye hazırlanan firma, bu dönüşümle birlikte yalnızca bir isim değil, geleceğin lojistik vizyonunu da ortaya koyuyor. “Köklerden geleceğe: Çobantur Logistics ile lojistikte yeni bir dönem başlıyor” Günümüzde hızla değişen dünya düzeni içinde çağa ayak uydurmanın gerek rekabet gerekse kurumsal başarı için kritik rol oynadığını belirten Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Bugün lojistik yalnızca taşımacılıktan ibaret değil; üretimden ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar tüm akışın merkezinde yer alan stratejik bir güç. Biz de bu gücü geleceğe yön verecek şekilde daha da ileri taşımak için geçmişin köklü mirası üzerine kurulu hikâyemizi, kuruluşumuzun 50’nci yılına doğru adım adım yaklaşırken Çobantur Logistics adıyla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam kökler, geleceğin en güçlü filizlerini verir. Bazı isimler yalnızca bir marka değildir; zamana direnen bir duruş, hafızalara kazınan bir değer ve yıllar içinde oluşmuş bir güven sözüdür. İşte tam da bu yüzden kendimize, hikâyemize ve köklerimize yeniden sahip çıkıyoruz” dedi. “Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz” Bugün atılan her adımın; yeniden doğuşun ve yeniden tanımlanmış bir vizyonun resmi olduğunu vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, geçmişten aldığı güçle geleceği çok daha cesur, kararlı ve sağlam inşa ettiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti; “Verdiğimiz her sözü ilk günkü netliğiyle tutuyoruz. Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz. Artık adımız yalnızca bir marka değil; tutarlılığın, sürdürülebilirliğin, itibarın ve mirasın sembolü”dedi. Çobantur Logistics, yalnızca taşımacılık değil; uçtan uca değer yaratan kapsamlı lojistik çözümleri sunuyor. Yurt içinde toplama-dağıtım, limanlardan adreslere konteyner taşıması, gümrüklü/gümrüksüz depolama, depolarda katma değerli işlemler, nakliye ve mal sigortası hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu (FCL/LCL) ve havayolu taşımaları, Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları ve Avrupa’daki depolarda sunduğu katma değerli hizmetlerle müşterilerine geniş bir hizmet yelpazesi sağlıyor. 200’e yakın çekici, 500’e yakın römork, 5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten oluşan filosuyla operasyonlarını sürdüren şirket, yurtiçinde Erenköy’de 13 bin metrekare, Orhanlı’da 8 bin 500 metrekare, Dilovası’nda 18 bin metrekare ve İzmir’de 6 bin metrekare olmak üzere toplam 45 bin 500 metrekarelik depolama alanına sahip. Yurtdışında ise İtalya ve Almanya’daki 6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet veren Çobantur Logistics, Romanya’da planladığı 6 bin metrekarelik yeni depo yatırımıyla Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. 2026’da yurt dışında holding yapısı kurarak tüm grup şirketlerini tek çatı altında toplayacak Jeopolitik zorluklara rağmen lojistik sektörünün büyümeye ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, şirketin yol haritasını şöyle özetledi: “2026 bizim için yeniden…
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Sektörün köklü fuarı EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, ICA Events organizasyonuyla 5–7 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’uncu kez kapılarını açıyor. Uluslararası firmaları, bölgenin üst düzey temsilcilerini ve ekonominin tüm alanlarını kapsayan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events, turizm sektörünün en güçlü buluşmalarından biri olan 29. EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarını düzenliyor. 5–7 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek fuar, yeni destinasyonları ve en güncel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Köklü geçmişiyle turizm dünyasının vazgeçilmez buluşma noktası olan EMITT, geçtiğimiz edisyonda 39 ülkeden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyi ağırlayarak küresel ölçekteki gücünü bir kez daha kanıtladı. Bu yıl da iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir platform olarak dünyanın dört bir yanından profesyonelleri aynı çatı altında bir araya getirmeye hazırlanıyor. EMITT, yenilenen organizasyon yapısıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi oranının yüksekliği, sunduğu güçlü B2B iş ortamı ve yarattığı ticari hacimle turizm sektörüne yön veren EMITT’in önemine dikkat çeken EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin, şunları söyledi: “EMITT’in 29 yıllık köklü geçmişini bu yıl stratejik bir adımlarla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıyoruz. Amacımız sadece bir mekan değişikliği değil; sektör profesyonellerine çok daha erişilebilir, merkezi ve verimli bir ticaret platformu sunmak. Geçtiğimiz yıl katılımcı başına ortalama 734 bin Euro, toplamda ise 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yaratarak rüştümüzü ispatladık. 2026’da hedefimiz, nicelikten ziyade ‘nitelikli bağlantıya’ odaklanarak, her katılımcının somut iş anlaşmalarıyla döneceği bir ekosistem yaratmak” dedi. 2025’te turizm sektörü için 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yarattı Bir önceki edisyonda 39 ülkeden toplam 656 katılımcıyla başarılı bir yılı geride bırakan EMITT’in yeni satın alma, iş geliştirme, yeni iş ve iş birliği fırsatlarını sunduğunu ifade eden Banu Keskin, sözlerine şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl katılımcıların yüzde 87’si, fuar süresince gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşmalarla sonuçlandırdı. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 89’u, bu yıl da fuara katılmayı planladıklarını belirtti. Bunun yanında katılımcı başına ortalama 734 bin Euro olmak üzere toplamda 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yaratan fuarımız, sektör profesyonelleri ve tatil tüketicilerinden yoğun ilgi gördü. Fuar kapsamında toplam 8 bin sipariş ve ön anlaşma yapılırken, katılımcı başına ortalama 12 iş anlaşmasına imza atıldı. Bu veriler, EMITT’in sektördeki stratejik önemini ve gördüğü güçlü ilgiyi açıkça ortaya koyuyor.” “Hedefimiz, EMITT’i iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir buluşma noktası haline getirmek” Fuarın yüksek ticaret hacmi ve güçlü B2B görüşmeleriyle sektörün 2026 yol haritasını şekillendireceğini vurgulayan Banu Keskin, şunları söyledi: “EMITT, katılımcılarına iş hacimlerini artırma fırsatı sunarken; ülke pavilyonları, tatil ve turizm destinasyonları, oteller, sağlık & spor turizmi temsilcileri, tur operatörleri ve acenteler gibi sektörün tüm aktörlerini bir araya getiriyor. Bu yıl da konaklama, MICE, sağlık turizmi, seyahat acenteleri, turizm kurulları, kamu kuruluşları ve ulaştırma hizmetleri fuarda yer alacak. Almanya, BAE, Çin, Japonya, İtalya, Maldivler, Mısır ve Seyşeller başta olmak üzere birçok ülkeden milli katılımlar gerçekleşecek. Hedefimiz, uluslararası satın almacı ve profesyonel ziyaretçi sayısını artırarak daha nitelikli iş eşleşmeleri yaratmak ve fuarın ticari değerini güçlendirmek. Bizim için sayıdan çok etki, kalabalıktan çok doğru bağlantılar önemli. EMITT’i yalnızca ziyaret edilen bir fuar değil; iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir buluşma noktası haline getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde…
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Boltas, çevresel etkilerin giderek arttığı bir dünyada sürdürülebilirlik standartlarını “yeşil lojistik” konusunda attığı adımlarla yakalıyor. Bunun için her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlamasını yapan ve tüm iyileştirmeleri veriye dayalı şekilde yöneten firma, EURO 6 motorlu araç kullanımını da destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları azaltıyor. Müşterilerine uçtan uca çözüm sunma hedefi doğrultusunda 50 yıla yakın süredir lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran Boltas, daha sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamak için de yeşil lojistik anlayışını benimsiyor. Çevresel etkilerin azaltılması noktasında yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarının merkezine yerleştiren firma, bunun yanında ofis ve depo süreçlerinde Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni uygulayarak geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırıyor. Bu yaklaşımıyla lojistikteki başarısını sürdürülebilir geleceğe hazırlayan Boltas, gelecek yatırımlarını da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurgulayarak sektörün dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyor. Yeşil lojistik anlayışı, tüm operasyonların merkezinde Sürdürülebilirliğin kendileri için çevresel bir gerekliliğin yanı sıra rekabet avantajı, operasyonel verimlilik ve kurumsal itibarı güçlendiren stratejik bir unsur olarak da konumlandığını ifade eden Boltas Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Lojistik ağının ve teslimatın çevresel etkisini en aza indiren iş uygulamalarını içeren yeşil lojistik, bugün daha önemli hale gelmiş bir kavram. Sektörümüzdeki firmalar da bunu benimsediği için birçok örnek uygulamayla karşılaşıyoruz. Boltas olarak biz de yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarımızın merkezine yerleştirmiş durumdayız. Bunun için her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlaması yapıyor, emisyon azaltımına yönelik tüm iyileştirmeleri veriye dayalı şekilde yönetiyor ve EURO 6 motorlu araç kullanımını destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları azaltıyoruz. Bu noktada T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Yetki Belgesi’ni 2023 yılında almış olmamız, sürdürülebilir taşımacılıktaki kararlılığımızı tescilliyor.” dedi. Geleceği, güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler ile kurguluyor Karbon ve çevresel etkilerin yönetimi için çok yönlü bir yaklaşım benimsediklerini belirten Çobanoğlu, alınan önlemleri şöyle aktardı: “EURO 5/6 motor kullanımı sayesinde araçlarımızda daha düşük emisyonlu motorları tercih ediyoruz. Intermodal faaliyet tarafında ise yakıt ve enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşürüyoruz. Bunun yanında Sıfır Atık Yönetimi politikasıyla atıkları türüne göre ayrıştırarak geri dönüştürülebilen atıklarla ilgili tesislere gönderiyoruz. Enerji tasarrufuna yönelik ise ofis ve depolarımızda yer alan aydınlatma ve cihaz kullanımlarında tasarruf uygulamalarımız bulunuyor. Dijital dönüşümü benimseme noktasında da evrak gerektiren süreçleri dijitalleştirerek kağıt kullanımı önemli ölçüde azaltmış durumdayız. Müşterilerimizin tedarik zincirlerinde düşük karbonlu çözümlere yönelmesi, sürdürülebilir uygulamaların lojistik sektöründe artık standart haline geldiğini gösteriyor. Boltas olarak mevcut önlemlerimizi daha ileri taşımak adına gelecek yatırımlarımızı da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurgulayarak sektörün dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda, sektörde fark yaratan bir adım olarak Ro-Ro taşımalarında hibrit motor teknolojisine sahip gemileri bulunan bir iş ortağıyla çalışarak çevresel etkilerimizi azaltmayı ve sürdürülebilir lojistik uygulamalarımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ahmet DoğanMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
2006 yılından bu yana şıklığı, doğallığı ve rafine yaşam anlayışını evlere taşıyan Chakra, en büyük mağazasını Denizli’de hizmete açtı. Sezon ve seri sonu ürünlerinin satıldığı Denizli mağazasıyla Chakra, hem en geniş ürün gamını sunuyor hem de benzersiz bir alışveriş deneyimi vadediyor. Türkiye genelinde banyo, yatak odası ve özel yaşam alanlarının atmosferini değiştiren ürünleriyle geniş bir kitleye ulaşan Chakra, bambu odaklı doğal koleksiyonları sayesinde dokunmanın büyüsüne inananları pozitif yaşam enerjisiyle buluşturmaya devam ediyor. Ege Bölgesi’nde güçlü bir konumlanmaya sahip olan Chakra; İzmir, Çeşme, Bodrum, Kuşadası’ndan sonra Denizli’ye açılan yeni mağazasıyla bölge tüketicisinin doğal, rafine tasarıma olan ilgisine yanıt veriyor. Chakra’nın bölgedeki en iddialı girişimi olarak açılan Denizli mağazası, açılışa özel fiyatlar, seçili ürünler ve seri sonu seçenekleriyle tüketicilerin ilgisini çekiyor. “Köklerimize duyduğumuz bağı somut bir hale getirdik” Denizli’deki yeni mağaza üzerine değerlendirmede bulunan Chakra Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Kocaer; “2006 yılında Denizli’de başlayan hikâyemiz, bugün daha anlamlı hale geldi. Bu nedenle de bugüne kadarki en büyük mağazayı Denizli’de açarak köklerimize duyduğumuz bağlılığı somut bir hale getirdik. Sade tasarımlara ilgi duyan ve doğal dokulara hassasiyet gösteren tüketicilerimizi markamızın felsefesiyle buluşturmuş olduk. Chakra olarakDenizli mağazamızı açmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Kurdela Kesimi Foto altı (SOLDAN SAĞA): Selim Kasapoğlu – DSO Başkanı / Derya Baltalı – Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı / Prof. Dr. Mahmud Güngör – PAÜ Rektörü / Bület Nuri Çavuşoğlu – Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı / Pakize Kocaer – Ali Rıza Kocaer – Chakra Yönetim Kurulu Başkanı / Ömer Faruk Coşkun – Denizli Valisi / Şeniz Doğan – Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı / Şeref Arpacı – CHP Denizli Milletvekili Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü
Mplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyor
Türkiye’nin lider dış kaynak (BPO) hizmet sağlayıcılarından Mplus Türkiye, çağrı merkezi sektöründe genç yeteneklerin potansiyelini stratejik bir avantaja dönüştürüyor. Çalışanlarının yüzde 71’i Z kuşağından oluşan Mplus Türkiye, Mplus Academy çatısı altında sunduğu eğitim ve gelişim programlarıyla genç yeteneklerin becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Hibrit çalışma modeli ve dijital araçlarla desteklenen çalışma ortamıyla gençlerin hızlı öğrenme ve inovasyon yeteneklerini ön plana çıkaran Mplus Türkiye, insan odaklı yaklaşımıyla geleceğin iş gücünü şekillendiriyor. Ar-Ge merkezinde geliştirdiği yapay zekâ destekli çözümlerle Business Process Technology Outsourcing (BPTO) dönüşümünde öncü rol üstlenen Mplus Türkiye, müşteri iletişiminde, genç yeteneklerin potansiyelini zirveye taşımayı amaçlıyor. Çalışanlarının yüzde 71’i Z kuşağından oluşan Mplus Türkiye, sektörde gençlerin tercih ettiği şirketler arasında yer alıyor. Z kuşağı çalışanlarının potansiyelini desteklemek için eğitim, mentorluk ve kariyer fırsatları sunan Mplus Türkiye, onların profesyonel gelişimlerini de destekliyor. “Mplus Academy ile çalışanlarımızın becerilerini güçlendiriyoruz” Gençlerin operasyonel verimliliği, teknoloji adaptasyonunu ve inovasyon hızını artırdığını belirten Mplus Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü (CHRO) Barış Şanlıoğlu, Z kuşağı çalışanlarının, çok kanallı ve dijital odaklı hizmet yapısına doğal bir uyum sağladığını söyledi. Gençlerin hızlı öğrenme, sorun çözme, sosyal medya ve dijital iletişim araçlarını etkin kullanma yeteneklerinin Mplus Türkiye için stratejik bir avantaj sunduğuna dikkat çeken Şanlıoğlu, “Genç yeteneklerin enerjisi ve dijital yetkinlikleriyle müşteri deneyimini yeniden tanımlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda Mplus Academy çatısı altında sunduğumuz eğitim ve gelişim programlarıyla, genç çalışanlarımızın hem iş gücü verimliliğini artırıyor hem de bağlılık ve motivasyonlarını güçlendiriyoruz” dedi. “Z kuşağıyla birlikte yarının müşteri deneyimi vizyonunu şekillendiriyoruz” Z kuşağının iş hayatına getirdiği esneklik, açık iletişim ve anlamlı iş yapma disiplininin Mplus Türkiye’nin kurum kültürünün önemli bir rol oynadığını ifade eden Şanlıoğlu, “Gençlerin kendilerini ifade edebildiği bir çalışma ortamı sunmayı önemsiyoruz. Hibrit çalışma modelimiz ve insan odaklı yaklaşımımızla Z kuşağının beklentilerine yanıt veren, onların dinamizmini destekleyen bir yapı kurduk. Bugün genç yeteneklerin güçlü bir temsil oluşturduğu bir ekiple ilerliyoruz ve bu yapıyı onların etkisini artıracak şekilde büyütmek istiyoruz. Z kuşağının yenilikçi düşünme biçimi, teknoloji kullanımındaki çevikliği ve sorgulayıcı bakışı, müşteri deneyimi vizyonumuzu ileriye taşıyan en önemli unsurlardan biri ve onlarla birlikte yarının müşteri deneyimi vizyonunu şekillendiriyoruz. Bu kapsamda insan odaklı yaklaşımımız ve inovatif bakış açışımızla, Türkiye’de istihdam ve müşteri deneyimi dönüşümünün öncülerinden biri olmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Mplus Türkiye Hakkında Türkiye’nin en büyük bağımsız dış kaynak sağlayıcılarından biri olan Mplus Türkiye, ilk olarak 2000 yılında CMC Türkiye adıyla İstanbul’da kuruldu. Ocak 2020’de, Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO, Teknoloji ve Danışmanlık şirketler grubu Mplus’ın en büyük üyesi olarak faaliyet göstermeye başladı. Günden güne büyüyen BPO alanının BPTO dönüşümüne öncülük eden Mplus Türkiye, farklı sektörlerden global iş ortaklarını; kendi geliştirdiği yenilikçi entegre çözümlerinin yanı sıra başarılı iş dönüşümlerini sağlayacak bütünsel danışmanlık hizmetleri ile 360° çok kanallı iletişim ve insan odaklı müşteri deneyimi sunma hedeflerine ulaştırıyor. Türkiye ve Avrupa’daki 62 lokasyonda, 58’in üzerinde ülkeden 300’den fazla kuruma yaklaşık 15.000 çalışanı ile 32 dilde hizmet veren Mplus Group’un Türkiye kadrosunda 10.000’in üzerinde kişi görev alırken, 100’ün üzerinde projede, 10’dan fazla dilde müşteri deneyimi ve müşteri iletişimi desteği sunuluyor. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor
Ticaret Bakanlığı, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerin Türkiye’ye girişini önlemek amacıyla e-ticarette yeni bir denetim dönemi başlattı. Ayakkabı, oyuncak ve saraciye gibi yüksek riskli ürünlerin basitleştirilmiş gümrük beyannamesiyle ülkeye getirilmesi kısıtlandı. TÜKİD bu adımı tüketici sağlığını koruma, yerli üretimi destekleme ve güvenli ticaret kültürünü yaygınlaştırma yönünde kritik bir gelişme olarak değerlendirirken; eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla sürece tam destek veriyor. Ticaret Bakanlığı, son dönemde artan yurt dışı kaynaklı güvensiz ürünlerin ülkeye girişini önlemek amacıyla, posta ve hızlı kargo taşımacılığıyla yapılan e-ticaret satışlarına yönelik yeni bir denetim dönemini başlattı. Bu kapsamda, yüksek risk taşıdığı belirlenen ayakkabı, oyuncak ve saraciye ürünlerinin “basitleştirilmiş gümrük beyannamesi” kapsamında ülkeye getirilmesi kısıtlandı. Gerçekleştirilen denetimler ve laboratuvar analizleri neticesinde, incelenen 182 adet üründen 148’inin ürün güvenliği kriterlerini karşılamadığı ve mevzuata aykırı olduğu tespit edildi. Bu ürün gruplarında uygunsuz ürün oranı yüzde 81 olarak belirlendi. Özellikle oyuncak, kırtasiye ve saraciye ürünlerinde tespit edilen bazı sahte ürünlerde ağır metal ve toksik madde oranlarının yasal sınırların çok üzerinde olduğu tespit edildi. Bu ürünler hem çocuk sağlığı hem de güvenli ticaret yapısının korunması açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yeni düzenleme, bu kapsamda çocuk sağlığını tehdit eden, alerjen veya kanserojen madde içeren oyuncak ve tekstil ürünlerinin piyasaya girmesini önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca yeni düzenlemenin yurt dışı menşeli, standart dışı ve kayıt dışı ürünlerin yerli üretici üzerindeki haksız rekabet baskısını azaltması bekleniyor. Eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla süreci destekleyeceğiz Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, dernek olarak yıllardır “güvenli ürün, bilinçli tüketim, sürdürülebilir ticaret” ilkeleriyle hareket ettiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Ticaret Bakanlığı’mızın özellikle e-ticaret alanında başlattığı bu sıkı denetim sürecini son derece değerli buluyoruz. Yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünler hem tüketici sağlığı hem de yerli üreticinin rekabet gücü açısından ciddi riskler taşıyor. Bu yeni önlemler, güvenli ticaret kültürünün gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. TÜKİD olarak elimizden gelen her desteği vermeye hazırız.” Keresteci, yeni denetim sürecinin bilinçlendirme yönüyle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Yurt dışı e-ticaret siteleri üzerinden gelen sahte ürünler yalnızca kayıt dışılığı artırmıyor, aynı zamanda yerli üretici ve perakendecilerin satış kanallarını olumsuz etkiliyor. Bu anlamda e-ticaret çağında denetimler kadar eğitimler de önem taşıyor. TÜKİD olarak biz de üretici, ithalatçı ve perakendecilere yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarımızı artıracağız. Tüketicilerimizin güvenli alışveriş konusunda bilinçlenmesi için kamu kurumlarımızla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz” dedi. Yerli üretim, sürdürülebilir büyümenin temelidir Yerli üretimin güvenli ürün ve kırtasiye sektöründe sürdürülebilir büyümenin temeli olduğuna işaret eden Keresteci, “Eylül 2025 tarihli İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre; anket kapsamındaki 10 sektörden yalnızca ikisi üretim hacmini artırabildi: Gıda ürünleri ile ağaç ve kâğıt ürünleri. Bu tablo, kırtasiye ve kâğıt ürünleri sektörünün üretim gücünü koruduğunu ve yerli üretimin dış etkenlere rağmen dirençli olduğunu gösteriyor” dedi. Keresteci sözlerini şöyle tamamladı: “Sektörümüz üretimde dirençli, ihracatta ise potansiyeli yüksek bir konumda. TÜKİD olarak kırtasiye ve kâğıt ürünleri sektörünün rekabet gücünü artırmak, üretimde sürdürülebilirliği desteklemek ve ihracatta yeni fırsatlar yaratmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” TÜKİD Hakkında Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), 1985 yılında sektörün öncü ve deneyimli isimlerinin girişimleriyle kurulmuştur. Türkiye genelinde kırtasiye sektörünü temsil eden ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olan TÜKİD, kurulduğu günden bu yana sektörün gelişimine liderlik etmektedir. TÜKİD’in mesleki standartları dört temel değer üzerine inşa edilmiştir: Ticaret Ahlakı, Tüketici Güvenliği, Açık Fikirlilik ve Sektörün ve Perakendenin Geleceğini Planlama.…
Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyor
Mplus Türkiye, müşteri deneyimi süreçlerinde yapay zekâdan yararlanarak daha öngörülebilir, kişiselleştirilmiş ve veri destekli bir hizmet modeli oluşturuyor. Böylece hem müşteri taleplerine daha hızlı ve tutarlı yanıt veriliyor hem de süreçlerdeki tekrar eden iş yükünün optimize edilmesi mümkün kılınıyor. Şirketin kendi Ar-Ge birimi tarafından geliştirilen Graia ve diğer yenilikçi yapay zekâ çözümleri sayesinde operasyonel verimlilik ölçülebilir şekilde artırılırken, çalışanların karar alma ve problem çözme gibi yüksek katma değerli becerilere yönelmesi teşvik ediliyor. Teknolojiyi iş süreçlerinde sürdürülebilir gelişimin bir parçası olarak gören şirket, sektördeki dönüşüm dinamiklerine aktif olarak katkı sunuyor. Müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilikte yapay zekânın dönüştürücü gücü, iş hayatının en kritik dinamiklerinden biri haline geldi. Türkiye’nin lider bağımsız dış kaynak sağlayıcılarından biri olan Mplus Türkiye, 2020 yılından bu yana yapay zekâyı operasyonlarına entegre ederek hem verimliliği artırıyor hem de çalışanlarının yeteneklerini geliştiriyor. Şirketin Ar-Ge birimi tarafından geliştirilen ve bu dönüşümün merkezinde yer alan Graia, çok dilli çeviri kabiliyetiyle müşteri iletişimini hızlandırıyor, entegre copilot modülleriyle eğitim sürelerini yüzde 40 azaltıyor ve temsilcilerin daha stratejik görevlere odaklanmasını sağlıyor. Bu güçlü teknoloji altyapısıyla Mplus Türkiye, müşterilerine daha hızlı, esnek ve etkili çözümler sunarken hem iç operasyonlarında sürdürülebilir bir dönüşüm gerçekleştiriyor hem de rekabet avantajını güçlendiriyor. Yapay zekânın müşteri deneyimindeki performansı, araştırmalarla da destekleniyor Araştırmalar, müşteri deneyimini etkileyen unsurlar arasında yapay zekânın önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, müşteri deneyimindeki farklılıkların yaklaşık yüzde 26,4’ü yapay zekâya bağlı olarak açıklanabiliyor; bu etkinin yüzde 22,9’u ise doğrudan kişiselleştirilmiş hizmetlerden kaynaklanıyor. Yapay zekâ destekli araçlar, ortalama işlem süresini yüzde 40’a kadar azaltabilirken, ilk çağrıda çözüm oranlarını yüzde 35 oranında artırabiliyor. Ayrıca, çağrı sonrası işlem sürelerinde yüzde 50’ye varan bir azalma sağlanabiliyor. İş ve teknoloji konularına odaklanan bir Amerikan araştırma ve danışmanlık firması Gartner, 2025 yılının sonuna kadar müşteri hizmetleri kuruluşlarının yüzde 80’inin üretken yapay zekâyı uygulamalarını sistemlerine entegre etmiş olacağını öngörüyor. Küresel araştırma ve danışmanlık şirketi Forrester Research ise yapay zekâyı, insan yeteneklerini tamamlayan ve onları güçlendiren bir destek aracı olarak tanımlıyor. KPMG tarafından 2024 Müşteri yılında yapılan Deneyimi Mükemmeliyeti Araştırması, yapay zekâ kullanımına yönelik kişisel veri güvenliği (yüzde 51 Türkiye) ve yapay zekânın insan duygularını yeterince anlayamaması (yüzde 50 Türkiye) gibi önemli müşteri endişelerini ortaya koyuyor. Mplus Türkiye, bu endişelere karşı şeffaflık, güçlü veri güvenliği önlemleri ve insan-yapay zekâ iş birliği modelini benimsiyor. Bu dengeyi sağlayan temel araçlardan biri olarak öne çıkan Graia, müşteri iletişiminde hız sağlarken, çok dilli altyapısıyla global operasyonlarda erişilebilirliği artırıyor. “Müşteri deneyimini anlamak, yapay zekânın yanı sıra insan odaklı bakış açısıyla mümkün” Günümüz rekabet ortamında müşteri deneyiminin hızla değil, zekâyla da kazanıldığının altını çizen Mplus Türkiye & MENA CEO’su Cemile Banu Hızlı, müşteri beklentilerinin giderek daha karmaşık, çok boyutlu ve duygusal hale geldiğini söyledi. Hızlı, “Müşteri deneyimi artık yalnızca müşteri memnuniyetine indirgenebilecek bir konu değil. Karar alma süreçlerinde sezgi, etkileşimlerde duygu, çözüm üretiminde veri ve tüm bunların arkasında stratejik bir zekâ yer almalı. Başarılı bir müşteri deneyimi yönetimi, teknolojiyi insan anlayışıyla birleştirebilen bütünsel bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. Sadece süreçlerin değil, ilişkilerin de dönüştüğü bir çağda müşteri deneyimini anlamak, yapay zekânın yanı sıra insan odaklı bakış açısıyla mümkün. Bu vizyon da Graia ile hayat buluyor. Graia, teknolojiyi insan anlayışıyla birleştirerek müşteri etkileşimlerinde hız ve empatiyi aynı platformda sunuyor” dedi. “Yenilikçi çözümlerimizle yüzde 80’e varan verimlilik artışı sağlıyoruz” Mplus Türkiye’nin, yapay…
CLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYOR
Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’ın en üst katında yer alan ve nefes kesen bir İstanbul manzarasına sahip Cloud 34, enfes lezzetlerinin yanı sıra 22 Ekim’de başlayacak canlı müzik performanslarıyla sonbahar akşamlarına yepyeni bir soluk ve unutulmaz anlar katmaya hazırlanıyor. İstanbul’un en dinamik lokasyonlarından biri olan Bomonti’de konumlanan ve kusursuz hizmetiyle tüm olanakları tek çatı altında toplayan Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’ın 34. katında eşsiz bir İstanbul manzarası sunan Cloud 34, 22 Ekim’de başlayacak canlı müzik konseptiyle de İstanbul sosyal hayatının yeni durağı olmayı hedefliyor. Etkileyici atmosferi ve Japon mutfağından ilham alan lezzetleri ile İstanbul’un en özel mekanlarından biri olarak öne çıkan Cloud 34, canlı müzik performanslarıyla da misafirlerine unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Birbirinden değerli sanatçı ve grupların sahne alacağı canlı müzik gecelerinin ilki 22 Ekim’de Türkiye’nin önemli caz vokalistlerinden Erdem Özkan Trio ile başlayacak. 29 Ekim’de caz sanatçısı Ebru Selvikavak’ın, 5 Kasım’da ise Cafe Cubano’nun sahne alacağı Cloud 34’te, müzik severlerin sonbahar akşamlarına yepyeni bir soluk gelecek. Muhteşem panoramik manzarasıyla misafirlerine benzersiz bir deneyim sunan ve Japon mutfağından ilham alan yaratıcı lezzetleri, özenle hazırlanan sushi çeşitleri ve imza kokteylleriyle damaklarda unutulmaz tatlar bırakan Cloud 34, şık ve modern tasarımıyla dikkatleri çekiyor. Rezervasyon için: 0549 790 31 94 / 0212 375 30 00 numaralı telefonları arayabilirsiniz. Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi: Dünyanın lider turizm ve konaklama şirketi Hilton Worldwide bünyesinde faaliyet gösteren Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi, 84’ü suit 829 odası ile İstanbul’un en büyük oteli konumundadır. 12.000 metrekarelik etkinlik alanına ev sahipliği yapan otel, 6350 kişilik konaklama ve konferans kapasitesi, 32 toplantı odası ve biri dokuz metrelik tavan yüksekliğiyle İstanbul’un en büyük kolonsuz salonu olmak üzere iki balo salonuyla müşterilerine hizmet vermektedir. Hilton İstanbul Bomonti, tamamı cam ile kaplı 34 kat üzerine kurulu etkileyici mimarisi, şık dekorasyonlu odaları, Türk ve dünya mutfağından seçkin lezzetleri sunan restoranları, global anlamda En İyi Lüks İş Oteli Spa’sı ve En İyi Lüks Fitness Spa kategorisinde ülke ödülü alan Türkiye’nin ilk eforea SPA’sı ve nefes kesen Boğaz ve şehir manzaralarıyla İstanbul’un yeni çekim noktaları arasındadır. Şehrin iş, tarih, alışveriş ve eğlence merkezlerine yakın mesafede bulunan otel, merkezi konumuyla hem iş seyahatleri hem de turistik amaçlı seyahatler için konuklarına eşsiz bir konaklama ve etkinlik deneyimi sunmaktadır. Açıldığı günden beri Avrupa’nın konferans oteli segmentindeki en büyük Hilton oteli olma özelliğiyle hem turizm kapasitesini yeni bir boyuta taşıyan hem de bulunduğu bölgenin çehresini değiştiren Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center, kişiye özel hizmet kalitesini, dünyaca ünlü Hilton misafirperverliğini konuklarıyla buluşturmaya devam ediyor. Detaylı bilgi için: Melike Balıkçı – Müşteri İlişkileri Direktörü / PR House İletişim ve Danışmanlık 0536 784 61 55 melike@prhouse.com.tr Müzeyyen Öztürk – Medya İlişkileri Direktörü / PR House İletişim ve Danışmanlık 0532 588 22 72 muzeyyen@prhouse.com.tr
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı
Geleneksel Türk mutfağının özgün tatlarını yenilikçi üretim teknolojileriyle buluşturan Aktaşlar Lezzet Grubu, geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen dünyanın en büyük uluslararası gıda fuarlarından Anuga 2025’te yerini aldı. Aktaşlar Lezzet Grubu, zengin ürün çeşitliliğiyle birlikte özellikle 250 gramlık yeni pide seçeneği ve ilk kez uluslararası arenada tanıtılan mini pizzalarıyla dikkat çekti. İki yılda bir gerçekleşen fuar, global gıda endüstrisinin öncü markalarını buluştururken, Aktaşlar Lezzet Grubu, dünya markası olma yolunda güçlü bir adım daha attı. Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi yaklaşımı, kaliteli ürünleri ve güçlü markalarıyla Türk gıda sektörünü dünya arenasında temsil etmeyi sürdürüyor. 50’ye yakın ülkeye yaptığı ihracatla Türkiye’nin gıda sektöründeki önemli temsilcilerinden biri olan Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te uluslararası pazardaki varlığını daha da pekiştirdi. Uluslararası gıda endüstrisi için ticaret fuarında globaldeki varlığını daha da pekiştiren Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi ürünleri ve güçlü markalarıyla hem profesyonel ziyaretçilerden hem de uluslararası iş ortaklarından beğeni aldı. İnovatif ürün portföyüyle öne çıktı Almanya’nın Köln kentindeki Koelnmesse Fuar Alanı’nda düzenlenen Anuga 2025’te; kaliteli yiyecek, içecekler, soğutulmuş ve taze yiyecek, et, dondurulmuş yiyecek, süt ürünleri, ekmek ve fırın, sıcak içecekler, organik ve alternatif ürünler gibi geniş ürün segmentleri sergilenirken, Donuk pidede rakipsiz olan Aktaşlar Lezzet Grubu, geniş ürün portföyüyle öne çıkarak profesyonel ziyaretçilerin ilgisini çekti. Aktaşlar Lezzet Grubu; 40 gram, 125 gram, 150 gram ve 170 gram (tam pişmiş) pidelerinin yanı sıra 250 gram pidelerini de ilk kez yurt dışında bir fuarda beğeniye sundu. Pidelerin yanı sıra Calzone, PizzaCup, Focaccia ve lezzet ödüllü Vegan Lahmacun da fuar standında yerini aldı. Pizzalarda ise hem ince kenarlı (thin crust) hem de Napoliten çeşitlerinin yanı sıra özel ürünü PizzaRoll ve mini pizzalar PizzaPicco fuar ziyaretçileriyle buluştu. Mini pizzalarını ilk kez sergileyen şirket, Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarında yer alan inovatif ürünleriyle Anuga 2025’te sahne aldı. “Türk mutfağının eşsiz tatlarını ve üretim gücümüzü dünya sahnesine taşıdık” Aktaşlar Lezzet Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, Anuga 2025’e Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarıyla katılarak Türk mutfağının en sevilen lezzetlerini uluslararası katılımcılarla buluşturduklarını söyledi. Özellikle farklı içerik ve gramaj seçenekleriyle hazırlanan pidelerin yanı sıra bu yıl ayrıca 250 gramlık pide ile mini pizzaların ilk kez uluslararası ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu ve büyük ilgi gördüğünü ifade eden Aktaş şöyle konuştu: “Anuga 2025, gıda ve içecek endüstrisinin lider üreticilerinden perakendecilere, ithalatçılardan gastronomi profesyonellerine kadar geniş bir hedef kitleyi ağırladı. Gıda ticareti, catering, otelcilik ve restoran sektörlerinden karar vericilerle buluşmamıza olanak sağlayan fuarda, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirirken, yeni iş birliklerinin temellerini de attık. Bu kapsamda, Anuga 2025 Türk mutfağının eşsiz tatlarını ve üretim gücümüzü dünya sahnesine taşıdığımız benzersiz bir platform oldu. 50’ye yakın ülkeye ihracat yapan bir marka olarak, global pazarda daha güçlü bir yer edinme vizyonumuz doğrultusunda bu tür uluslararası organizasyonlarda yer almaya devam edeceğiz.” AKTAŞLAR Hakkında: Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, marka yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da 40 kişiye hizmet veren mütevazı bir restoranla başladı. İkinci neslin liderliğinde, aile işletmesi bir başarı hikayesine dönüştü ve Aktaşlar, Pidemiss, Nelipide ve Pideor gibi sevilen markaları ve franchise modelleri ile dünya çapında beğeni kazandı. Yerli ve yabancı zincir marketler dahip 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren, vegan Lahmacun ve margarita pide gibi inovatif ürünleriyle dondurulmuş gıda ve fast-food sektöründe güçlenen Aktaşlar, Lufthansa, Delta Airlines, Singapur ve…
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
Türkiye’deki dondurulmuş gıda sektörünün öncü markalarından Aktaşlar Lezzet Grubu, 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında Köln’de düzenlenecek Anuga 2025 Fuarı’na katılacak. İnovatif lezzetleri güçlü markalarıyla fuarda sahne alarak dünya mutfağındaki iddiasını gösterecek şirket, uluslararası ziyaretçilere Türk mutfağının eşsiz geleneksel tatlarını tanıtacak. Uluslararası gıda endüstrisi ticaret fuarı Anuga 2025, Almanya’nın Köln kentinde bulunan Koelnmesse Fuar Alanı’nda 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Gıda ve içecek endüstrisinin lider üreticilerinden perakendecilere, ithalatçılardan gastronomi profesyonellerine kadar geniş bir kitleyi bir araya getirecek fuarda Aktaşlar Lezzet Grubu, mevcut iş birliklerini güçlendirecek ve yeni ticari bağlantılar kurmayı ve yeni ihracat pazarları için görüşmeler yapmayı planlıyor. Mini pizzalar ilk kez Anuga 2025’te sergilenecek Yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi yaklaşımı ve kaliteli ürünleriyle Türkiye’nin dondurulmuş gıda sektörünü global ölçekte temsil etmeye devam ediyor. Donuk pide kategorisinde rakipsiz olan Aktaşlar Lezzet Grubu, 40 gram, 125 gram, 150 gram ve 170 gram (tam pişmiş) pidelerinin yanı sıra 250 gram pidelerini de ilk kez yurt dışında bir fuarda beğeniye sunacak. Pidelerin yanı sıra Calzone, PizzaCup, Focaccia ve lezzet ödüllü Vegan Lahmacun da fuar standında yerini alacak. Pizzalarda ise hem ince kenarlı (thin crust) hem de Napoliten çeşitlerinin yanı sıra özel ürünü PizzaRoll ve mini pizzalar PizzaPicco fuar ziyaretçileriyle buluşacak. Mini pizzalarını ilk kez sergileyecek ve Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarında yer alan inovatif ürünleriyle Anuga 2025’te sahne alacak olan Aktaşlar Lezzet Grubu, dünya markası olma hedefine bir adım daha yaklaşacak. AKTAŞLAR Hakkında: Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, marka yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da 40 kişiye hizmet veren mütevazı bir restoranla başladı. İkinci neslin liderliğinde, aile işletmesi bir başarı hikayesine dönüştü ve Aktaşlar, Pidemiss, Nelipide ve Pideor gibi sevilen markaları ve franchise modelleri ile dünya çapında beğeni kazandı. Yerli ve yabancı zincir marketler dahip 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren, vegan Lahmacun ve margarita pide gibi inovatif ürünleriyle dondurulmuş gıda ve fast-food sektöründe güçlenen Aktaşlar, Lufthansa, Delta Airlines, Singapur ve Suudi Havayolları ile kurduğu iş birlikleri ile global pazarlardaki gücünü artırmakta, genişleyen ihracat ağıyla lider bir marka olmayı amaçlamaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
Boğaz’ın eşsiz manzarası ve tarihi atmosferiyle İstanbul’un yaz akşamlarına farklı bir boyut kazandıran Feriye Açık Hava Sinemaları, yaz boyunca süren unutulmaz gösterimlerin ardından ağustos ayı etkinliklerini tamamladı. Her seansın ortalama 300 izleyiciyle buluştuğu sinema geceleri, eylül ayında da yeni filmlerle izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. Sezon, 5 Ekim’de gösterilecek “La La Land” filmiyle sona erecek. Bir c•paces Group işletmesi ve İstanbul Boğazı kıyısında yer alan tarihi Feriye, yaz boyunca sinemaseverleri yıldızların altında benzersiz bir açık hava sinema deneyimiyle buluşturdu. Temmuz ve ağustos aylarında gerçekleşen gösterimlerde sinemaseverler, klasiklerden günümüze uzanan kült filmleri izleme fırsatı buldu. Her gösterimde ortalama 300 kişi ile buluşan etkinlik hem sinema tutkunlarına nostaljik ve keyifli bir akşam sunarken hem de Boğaz manzarası eşliğinde İstanbul’un yaz ruhunu yaşattı. Feriye Açık Hava Sinemaları, kült filmleriyle izleyicileri karşılamaya devam ediyor. Eylül ayının son filmi 29 Eylül’de gösterilecek Deadpool & Wolverine olurken, sezon 5 Ekim’de La La Land filmi ile sona erecek. Her bir sinema gecesi, tarihi dokusu ve Boğaz manzarası ile Feriye’nin eşsiz atmosferinde izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak. Eylül ayında da özel tatlar ve deneyimler Feriye’de sinemaseverlerle buluşuyor Etkinliğin ana sponsoru GetirFinans, interaktif alanları ve yenilikçi bankacılık deneyimi ile ziyaretçilerle buluşuyor. Ürün sponsorları arasında özellikle öne çıkan Godiva, etkinlikte premium çikolataları, şık standı ve lezzetli sampling deneyimi ile sinemaseverlere özel bir ayrıcalık sunuyor. VIP paketlerde ve etkinlik boyunca Godiva keyfi etkinliğin öne çıkan detaylarından biri oluyor. Fropie, genel kategoride fırınlanmış nohut cipsleri ve VIP paketlerde ise yenilikçi protein ve probiyotik barları ile sinema deneyimini daha sağlıklı ve keyifli hale getirirken, Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren Oddly de etkinliğe katılarak genel kategorideki bilet sahiplerine “saçma iyi” içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin fonksiyonel lezzetlerini hem de Nilky ve Oddly’nin özel içeceklerini deneyimleyerek çok yönlü bir lezzet yolculuğu yaşıyor. Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren etkinliğe katılan Oddly ise, genel kategorideki bilet sahiplerine taze ve lezzetli içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin sağlıklı atıştırmalıklarını hem de Nilky ve Oddly’nin özel içecekleri ile çok yönlü bir lezzet deneyimi yaşıyor. Biletler biletinial.com’da Biletler, biletinial.com üzerinden satışa sunuluyor. Feriye Açık Hava Sinemaları’nda Genel, VIP1, VIP2 ve Dinner & Movie olmak üzere dört farklı bilet kategorisi sunuluyor. Genel bilet sahipleri patlamış mısır ve soft içecek ile gösterimleri izlerken, VIP1 bilet sahipleri ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları eşliğinde iki kadeh şarap veya iki bira deneyimi yaşıyor. İki kişilik VIP2 bilet sahipleri ise ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları ve bir şişe şarap ile sinema keyfini paylaşıyor. Dinner & Movie seçeneğinde ise misafirler, Lokanta Feriye’de soft içecek dahil akşam yemeği ardından iki kadeh şarap ve peynir tabağı ile film gösterimine geçiliyor. Feriye Açık Hava Sinemaları, tarihi dokusu, Boğaz manzarası ve özenle seçilmiş film programı ile İstanbul’un yaz akşamlarını ayrıcalıklı ve unutulmaz bir deneyime dönüştürmeye devam ediyor. Bu ayrıcalıklı atmosferin bir parçası olmak, etkinliklerden haberdar olmak ve güncel gelişmeleri takip etmek için @feriyeistanbul’u takip edin. #Feriyedeyiz Feriye Hakkında: İstanbul Boğazı’nın eşsiz kıyısında, tarihle modernizmi buluşturan bir yaşam ve deneyim alanı: Feriye. 19’uncu…
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Günümüzün en çok konuşulan konularının başında gelen yapay zekâ, mühendislik alanında ‘yeni nesil mühendislik’ sürecini doğurdu. EYOPAN(Elektrik-Yazılım-Otomasyon-Pano) kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir, yapay zekâ ile otomasyonda ve tüm mühendislik süreçlerinde gelinen son noktayı ana hatlarıyla değerlendirdi. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, teknolojinin yalnızca bir araç değil, artık bir iş ortağı hâline geldiği bir dönem olarak şekilleniyor. Bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri ise yapay zekâ. Özellikle mühendislik alanında yapay zekânn sunduğu olanaklar; üretimden planlamaya, tasarımdan kalite kontrolüne kadar birçok süreçte devrimsel nitelikte farklar yaratıyor. Otomasyonla birleşen yapay zekâ teknolojileri, mühendislik mesleklerinin sınırlarını yeniden tanımlarken aynı zamanda yeni iş alanları, daha verimli süreçler ve yüksek katma değerli üretim biçimleri yaratıyor. Dişliler, Yapay Zekâ ve Otomasyonun Kesişim Noktası İçin Dönüyor! Otomasyonun, endüstride uzun yıllardır kullanılan bir kavram olduğunu kaydeden EYOPAN(Elektrik-Yazılım-Otomasyon-Pano) kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir şu bilgileri verdi: “Yapay zekânın devreye girmesiyle otomasyon, sabit ve tekrarlayan görevlerden çok daha fazlasını üstlenebilir hâle geldi. Artık sistemler yalnızca verilen komutları yerine getirmiyor; aynı zamanda öğreniyor, karar veriyor ve kendini optimize ediyor. Bir üretim hattını ele alalım. Eskiden hat üzerindeki bir arızayı fark etmek insan gözüne kalmışken, bugün YZ destekli sensörler ve görüntü işleme sistemleri, arıza olabilecek durumu daha önceden algılayıp üretim hattındaki ani duruşların önüne geçmiş oluyor. Bu sadece üretim verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi maliyet ve zaman tasarrufu da sağlıyor. Yapay Zekâ Mühendislik Alanında Hangi Katma Değerleri Oluşuyor? Yapay zekânın en büyük katkılarından biri veri analizi ve öngörü kabiliyetidir. Özellikle makine mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği gibi alanlarda büyük veri ile çalışan sistemler, mühendislerin stratejik karar alma süreçlerine büyük destek sağlamaktadır. Yapay zekâ, mühendislik alanında: TÜİK’in 2024 yılı sonu itibarıyla yayınladığı rapora göre, Türkiye’de sanayi sektöründe dijital otomasyon uygulamalarıyla verimlilikte %17 oranında artış sağlandığı tespit edildi. Aynı raporda, yapay zekâ tabanlı otomasyon sistemlerine yatırım yapan firmaların %63’ünün ilk yıl içinde üretim maliyetlerinde düşüş yaşadığı belirtiliyor. Yapay Zekâ ile Mühendislik Meslekleri Nasıl Etkilenecek? Yapay zekâ, bazı geleneksel mühendislik görevlerini otomatikleştirerek iş gücünün yönünü değiştirecektir. Örneğin: Bu dönüşüm, mühendislik disiplinleri arasında daha fazla etkileşimi zorunlu kılacak. Artık disiplinlerarası bilgi ve veri okuryazarlığı, mühendisler için vazgeçilmez bir yetkinlik hâline gelecektir. Nereye Evriliyoruz? Gelecek, yapay zekâ ile mühendisliğin daha da iç içe geçtiği bir noktaya doğru ilerliyor. Şu an prototip aşamasında olan “otonom mühendislik sistemleri”, yani belirli mühendislik problemlerini kendi kendine analiz eden ve çözüm önerileri sunan sistemler, yakın gelecekte yaygınlaşacak. Ayrıca “Yapay Zekâ ile Geliştirilmiş Dijital İkizler” (Digital Twins) kavramı giderek önem kazanıyor. Bu teknoloji sayesinde bir fabrikanın ya da bir ürünün sanal kopyası oluşturularak olası senaryolar test ediliyor. Mühendisler bu kopyalar üzerinden sistemleri geliştiriyor, hataları tespit ediyor ve tasarımın sınırlarını zorluyor. Yeni Nesil Mühendislik Yapay zekâ, mühendislik alanını dönüştürmekle kalmıyor, ona yeni bir vizyon kazandırıyor. Daha sürdürülebilir, daha verimli, daha hızlı sistemler artık mümkün. Ancak bu dönüşüm, beraberinde yeni becerileri de zorunlu kılıyor: Veri analizi, algoritma bilgisi, yapay zekâ okuryazarlığı, sürekli öğrenme artık mühendisliğin doğal bir gerekliliği. Eyopan olarak biz de her gün öğreniyor, gelişiyor ve geleceğe hazırlanıyoruz.” Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü Gsm:0536 8928821
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, 22-25 Ekim 2025 tarihleri arasında dünyanın sayılı ve bölgesinin en önemli iklimlendirme fuarı ISK – SODEX Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı’na katılım gösterecek. Fuarda 65 metrekare alana sahip standında atık su boru sistemleri, drenaj sistemleri, montaj sistemleri, pisuvar, klozet ve kumanda kapağı çözümlerini tanıtacak olan marka, ziyaretçilerine ürünleri yakından inceleme şansı da sunacak. Sıhhi tesisat ve vitrifiye sektörünün güncel dinamiklerini yüksek mühendisliğe sahip ürün gamıyla yansıtan Geberit, 22-25 Ekim 2025 tarihleri arasında uluslararası iş birlikleri sayesinde katılımcılarına hedefledikleri profesyonel ziyaretçilerle bir araya gelme fırsatı sunan Avrasya bölgesinin en büyük iklimlendirme fuarı ISK-SODEX’te yer alacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda son kullanıcı ve profesyoneller için en güncel ürün yelpazesini sergileyecek olan marka, fuar standında ayrıca ziyaretçilerin ürünleri yerinde incelemesine de olanak tanıyacak. Geberit’in yüksek mühendisliği, bu kez ISK-SODEX’te İlk yılından bu yana imalatçı ve sektör profesyonellerine ulaşarak Türkiye’nin ihracat hacmine önemli katkısı bulunan iklimlendirme sektörüne yön veren fuarda kullanıcı konforunu artıran ürünlerle yer alacaklarını belirten Ufuk Algıer, “Standımızda duvar önünde olduğu kadar duvar arkasında da üstün teknolojiye sahip teknolojilerimizi sergileyeceğiz. Bunlar arasında Silent-db20 Atık Su Boruları, HDPE Atık Su Boruları, HDPE SuperTube Drenaj Sistemi, Silent-PP Drenaj Boruları, Silent-PP Atık Su Boru Sistemleri, Mepla Boru Sistemi, Mapress Paslanmaz Çelik Borular, Pluvia Sifonik Yağmur Drenaj Sistemi, GIS Montaj Sistemleri, Selnova S Arkadan Girişli Pisuvar, iCon TurboFlush Klozet ve Sigma40 Kumanda Kapağı yer alacak. Öne çıkan çözümlerimizin yanında sektördeki en güncel teknoloji ve uygulamaları öğrenmek, firmalarla ikili ilişkiler kurmak ve potansiyel müşterilere ulaşmak için de ISK-SODEX büyük bir potansiyele sahip. Bunu en iyi şekilde değerlendirerek Geberit’in uzmanlığını ziyaretçilerle buluşturacağımız için çok heyecanlıyız” dedi. Geberit, ISK – SODEX Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı’nda Stant A12’de yer alacak. Geberit Hakkında: Dünya çapında faaliyet gösteren Geberit Grubu, sıhhi tesisat ürünleri alanında Avrupa’nın lider şirketlerinden biridir ve 2024 yılında 150. yılını kutlamıştır. Geberit, Avrupa’nın çoğu ülkesinde güçlü bir yerel varlığa sahip olup sıhhi tesisat teknolojisi ve banyo vitrifiyeleri alanlarında benzersiz bir katma değer sunmaktadır. Şirketin 26 üretim tesisi bulunmaktadır ve bunlardan 4’ü Avrupa dışındaki ülkelerde yer almaktadır. Grubun merkezi İsviçre, Rapperswil-Jona’dadır. 50’den fazla ülkede yaklaşık 11.000 çalışanı bulunan Geberit, 2024 yılında 3,1 milyar İsviçre frangı net satış elde etmiştir. Geberit hisseleri, SIX İsviçre Borsası’nda işlem görmekte olup, 2012 yılından beri İsviçre Piyasa Endeksi (SMI) içerisinde yer almaktadır. Ahmet DoğanMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Türkiye’nin ilk özel radyolarından Süper FM ve Türkçe Pop’un en iyisi JoyTürk, bu yıl doğum günlerini sanat ve eğlence dünyasından sürpriz bir isimle kutladı. Güçlü sesi ve sahne enerjisiyle son döneme damgasını vuran Zeynep Bastık, 22’nci yaş gününde JoyTürk’te stüdyo konuğu oldu. Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval APP, sektördeki liderliğini güçlendirerek yoluna devam ediyor. Bünyesindeki 30’dan fazla dijital radyo, 17 kategoride Türkiye’nin en çok dinlenen 100’e yakın podcast serisi ve milyonların favorisi olan Karnaval App ile sektöre yön veren platform; ağustos ayında Süper FM’in 33’üncü, JoyTürk’ün 22’nci yaşını coşkuyla kutladı. Zeynep Bastık: Hayat mottom ‘denge’ JoyTürk’te Esin Görür ile Paydos programına konuk olan Türkçe popun sevilen ismi Zeynep Bastık, yeni projelerinden bahsetti, yakında akustik konser serisine başlayacağını müjdeledi. Program boyunca kendisi hakkında merak edilenleri tüm samimiyetiyle cevaplayan, yapay zekanın yönelttiği soruları yanıtlayan sanatçı, hayat motton ne sorusuna “denge” yanıtın verdi. Hayata geçirmek istediği projeye “senfonik konserler” cevabını veren Bastık, akustik konser serisi sonrasında bu proje için de kolları sıvayacağını söyledi. Karnaval, paylaşılan duygular demek Beş ulusal radyonun doğum günlerini ardı ardına kutladıklarını ve her birinin dinleyicileriyle kurdukları güçlü bağın birer simgesi olduğunu belirten, Karnaval CEO’su Burak CAN Karnaval’ın gelecek vizyonunu şu sözlerle anlattı: “1 milyon Karnaval APP kullanıcımız ve web platformları üzerinden 20 milyon dinleyicimize ulaşıyoruz. Temmuz ve ağustos ayları, Karnaval ailesi için kutlamalarla dolu geçti. JoyTürk ve Süper FM gibi markalarımızın köklü mirasıyla birlikte, Virgin Radio, Metro FM ve Joy FM’in de katkısıyla, 30’u aşkın dijital radyomuz ve 20 milyon dinleyiciye ulaşan platformumuzla, dinleyicilerimizle kurduğumuz eşsiz bağı daha da güçlendiriyoruz” dedi. Bünyesindeki radyoların sadece müzik sunmadığını; milyonlarca insanın hayatına dokunan anılar, yol arkadaşlıkları ve birlikte paylaşılan duygular anlamına geldiğini belirten CAN, “Konserlerden festivallere, sponsorluklardan dijital platformlara uzanan geniş yelpazemizle, dinleyicilerimizin ruhuna dokunmaya devam ediyor; yeni teknolojiler ve içeriklerle bu bağı pekiştiriyoruz. Radyonun gücünü dijitalle birleştirerek attığımız bu adımlar yalnızca bir başlangıç. Bugüne kadar bize güvenen dinleyicilerimize, tutkularını mikrofona taşıyan tüm ekip arkadaşlarımıza ve bu yolculuğu mümkün kılan iş ortaklarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz.” Karnaval Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval; Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ADAC, TCS ve ÖAMTC’nin ortak gerçekleştirdiği testlerde AllSeasonContact 2, 16 rakibi arasından birinci seçildi. AllSeasonContact 2; buz, kar ve ıslak zemin performansıyla editörlerden tam not aldı. Islak zeminde frenleme testinde Continental, en zayıf performans gösteren rakibine göre 11,3 metre daha kısa mesafede durmayı başardı. Avrupa’nın önde gelen otomobil kulüpleri ADAC (Almanya), TCS (İsviçre) ve ÖAMTC (Avusturya), Continental’in AllSeasonContact 2 modelini, gerçekleştirdikleri kapsamlı dört mevsim lastik testinin galibi ilan etti. Yapılan açıklamaya göre AllSeasonContact 2, 225/45 R17 ebatında Avrupa, Asya ve Amerika merkezli üreticilere ait toplam 16 lastik modeli arasında 2,3 genel puanla en yüksek skoru elde ederek zirveye yerleşti. Özellikle ıslak zeminde frenleme testinde AllSeasonContact 2 dikkat çekici bir başarı sergiledi. Continental, en zayıf performans gösteren rakibine göre 11,3 metre daha kısa mesafede durmayı başardı. Editörler; “Test edilen diğer lastiklere kıyasla Continental, buzda ve karda iyi fren mesafesi, karla kaplı yollarda ise güçlü çekiş ve güvenli yol tutuşu sunuyor. Continental lastiği takılı araç hâlihazırda durmuşken, ekonomik lastik takılı araç henüz 41 km/s hızla önüne çıkan bir engele çarpma riskine sahipti. Bunun da muhtemel ciddi sonuçları olabilirdi” şeklinde sürüş güvenliği açısından kritik bir örnekle açıklama yaptı. Test sonuçlarına göre AllSeasonContact 2, kış koşullarındaki performansıyla da öne çıkarak buzlu ve karlı zeminlerde iyi fren mesafesi, karla kaplı yollarda ise üstün çekiş ve yol tutuşu sağladı. Bu özellikleriyle hem sürüş güvenliği hem de çevresel performans kriterlerinden “iyi” not alabilen tek lastik oldu. Öte yandan testler, markasız veya düşük fiyatlı lastiklerin performans açısından ciddi yetersizliklerini de ortaya koydu. ADAC yetkilileri; “Çoğunlukla internet üzerinden satılan ucuz lastiklerden söz etmeye bile gerek yok. Testte yer alan dört ucuz lastiğin tamamı ‘yetersiz’ not aldı ve kesinlikle tavsiye edilmiyor. Yalnızca fren mesafelerinin uzun olması bile bu lastikleri önermemek için yeterli bir sebep. Ayrıca iyi bir lastikten beklenen diğer performans kriterlerini de karşılamaktan çok uzaklar” diyerek değerlendirmelerde bulundu. Continental, AllSeasonContact 2’yi geliştirirken selefine kıyasla kilometre ömrünü önemli ölçüde artırdı ve güvenlikten ödün vermeden yuvarlanma direncini düşürmeyi başardı. Her türlü tahrik ve konseptte binek ve SUV araçlara uygun olan lastik, 15 ila 22 inç arası jant boyutlarında geniş bir ürün yelpazesiyle sunuluyor. Continental, insanların ve eşyalarının sürdürülebilir ve birbiriyle bağlantılı hareketliliğini sağlayan ileri teknolojiler ve hizmetler geliştirmektedir. 1871 yılında kurulan teknoloji şirketi, araçlar, makineler, trafik ve ulaşım için güvenli, verimli, akıllı ve uygun maliyetli çözümler sunmaktadır. 2024 yılında 39,7 milyar Euro satış rakamına ulaşan Continental, halen 55 ülkede ve pazarda yaklaşık 190.000 kişiyi istihdam etmektedir. Lastik Grubunun lastik çözümleri, hareketliliği daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, tır, otobüs, bisiklet ve motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir en iyi performansı sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2024 mali yılında 13,9 milyar Euro satış rakamına ulaşan Continental lastik grubu, dünya genelinde 20 üretim ve 16 araştırma geliştirme tesisinde 56.000 üzerinde kişiyi istihdam etmektedir.
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Yüzlerce markaya ve sınırsız eğlenceye ev sahipliği yapan İstanbul Cevahir, yaz tatilinin coşkusunu çocuklar için dopdolu bir programla sürdürmeye devam ediyor. Ağustos ayı boyunca “Yaratıcılık Kulübü” çatısı altında çocuklara özel etkinliklerle minik misafirlerini ağırlayan İstanbul Cevahir, bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı özel bir etkinlikle kutluyor. İstanbul Cevahir’in çocuklara özel hazırladığı “Yaratıcılık Kulübü” etkinlikleri kapsamında 30 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilecek “30 Ağustos Zafer Bayramı” atölyesi, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim yaşatacak. Etkinlikte minikler, bayram coşkusunu paylaşma fırsatı bulacaklar. Renkli ve yaratıcı atölyelerle dolu “Yaratıcılık Kulübü” programı, ağustos ayında çocuklara unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor. Yaratıcılık Kulübü’nün ağustos programında; “30 Ağustos Zafer Bayramı ve Orman Sakinlerinin Ayak İzleri” etkinlikleri gerçekleşecek. ‘Yaratıcılık Kulübü’ başlığı altında etkinlikler düzenleyen İstanbul Cevahir, ‘14.30/15.30/16.30/17.30’ saatlerinde eğitici atölyelere ev sahipliği yapacak. İstanbul Cevahir ev sahipliğinde düzenlenen atölyelerde oyun alanları, 4-11 yaş aralığındaki çocukların kullanımı için uygun olacak ve tüm etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Oyun alanı her gün 11:00 – 19:00 saatleri arasında açık olacak. Yaratıcılık Kulübü Ağustos Programı 30 Ağustos Cumartesi : 30 Ağustos Zafer Bayramı 31 Ağustos Pazar : Orman Sakinlerinin Ayak İzleri İstanbul Cevahir AVM Hakkında: İstanbul Cevahir Alışveriş ve Eğlence Merkezi, Avrupa’nın ve dünyanın en büyük ve önde gelen alışveriş ve eğlence merkezlerinden biri olarak 15 Ekim 2005 tarihinde ziyaretçilerine kapılarını açtı. İstanbul Cevahir Alışveriş Merkezi, Türkiye’nin metropolü İstanbul’un stratejik bir noktasında bulunuyor. 300’e yakın güçlü marka karmasının yanı sıra organize perakendeciliğinin güçlü ulusal ve uluslararası markalarının en önemli faaliyet alanlarından biri olarak, yerli ve yabancı ziyaretçilerine yılın 365 günü, 230 mağaza ile hizmet vermeye devam ediyor.
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Lenovo, 2025-2026 mali yılının ilk çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Bu doğrultuda Lenovo, gelirini %22 artırarak 18.8 milyar ABD dolarına, net kârını ise %108 artışla 505 milyon ABD dolarına yükseltti. Bu güçlü büyümeyi, yapay zekâ odaklı strateji, inovasyona yapılan yatırımlar ve operasyonel mükemmeliyet getirdi. KÜRESEL alanda 2025-2026 mali yılın ilk çeyreğine ait finansal rakamlarını açıklayan Lenovo, güçlü bir performans sergiledi. Tüm iş gruplarında yılın ilk çeyreğinde çift haneli büyüme kaydeden şirketin geliri %22 artış göstererek 18.8 milyar ABD doları, net kârı ise %108 seviyesinde yükselerek 505 milyon ABD dolarına çıktı. Lenovo Türkiye, pazar liderliğini korudu Global arenada büyümenin yanı sıra Lenovo, Türkiye’de de güçlü bir performans sergiledi. IDC (International Data Corporation) verilerine göre Lenovo Türkiye, mali yılın ilk çeyreğini toplam PC pazarında %25 pazar payı ile kapatarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Tüketici segmentinde %23,9 pazar payı ile güçlü konumunu korurken, kamu, büyük ve çok büyük ölçekli kurumsal segmentte ise %42,1 pazar payı ile liderliğini sürdürdü. Lenovo Türkiye aynı zamanda tablet pazarında da %15,5 pazar payı ile 2. sırada yer aldı. Hibrit yapay zekâ vizyonu ve inovasyona yatırımlar artacak Lenovo’nun PC iş kolunda, son 15 çeyrekteki en yüksek büyüme oranına ulaşırken %24,6 ile rekor pazar payına erişti. Şirketin çeşitlenen gelir yapısında PC dışı segmentlerin payı %47’ye yükseldi. Şirketin başarısının üç temel stratejik faktöre dayandığını vurgulayan Lenovo Başkanı ve CEO’su Yuanqing Yang, hibrit yapay zeka stratejisi, inovasyona yapılan yatırımlar ve operasyonel mükemmelliğin bu yukarı yönlü ivmeyi sağladığını belirtti. Yang, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmeyi şöyle sürdürdü; “Lenovo olarak 2025-2026 yılının ilk çeyreğinde elde ettiğimiz rekor seviyedeki bu sonuçlar, rekabet gücümüzü koruma ve işimizi sürdürülebilir şekilde büyütme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Bundan sonraki süreçte hibrit yapay zekâ stratejimizi daha da güçlendirerek kişisel ve kurumsal AI çözümlerinde yenilikçi adımlar atmaya, müşterilerimize değer yaratmaya ve paydaşlarımıza sürdürülebilir büyüme sunmaya devam edeceğiz.” Lenovo’nun iş grupları global liderliği pekiştirdi Lenovo’nun iş grupları da finansal sonuçlara güçlü katkılar sundu. Akıllı Cihazlar Grubu’nun (IDG) geliri %18 artışla 13,5 milyar ABD dolarına yükselirken, şirket PC pazarında %24,6’lık rekor payla küresel liderliğini pekiştirdi. Yapay zekalı PC satışlarının toplam mali veriler içindeki oranı ise %30’un üzerine çıktı. Altyapı Çözümleri Grubu (ISG) gelirini %36 artırarak 4,3 milyar ABD dolarına ulaştırdı; AI altyapısı gelirini ikiye katlayan grup, sıvı soğutma çözümlerinde de %30 büyüme kaydetti. Çözümler ve Hizmetler Grubu (SSG) ise %20’lik artışla 2,3 milyar ABD dolar gelir elde ederken, %22’nin üzerindeki faaliyet marjıyla Lenovo’nun en kârlı iş birimi olmayı sürdürdü ve TruScale hizmetlerine yönelik güçlü talepse bu başarının en önemli göstergesi oldu. Lenovo, 2025 Haziran ayında yayımladığı ESG raporunda 2030 emisyon azaltım hedeflerine yönelik kaydettiği ilerlemeyi ve 2050’de net sıfır sera gazı salımı hedefini teyit etti. Döngüsel ekonomi uygulamaları ve sürdürülebilirlik hizmetleriyle öne çıkan Lenovo, EcoVadis Platin Madalya, MSCI AAA ESG Rating ve CDP A listesi gibi prestijli derecelendirmelerle ödüllendirildi. Şirket ayrıca Gartner’ın Küresel Tedarik Zinciri Top 25 listesinde 8. sırada yer alırken, Temmuz 2025’te Fortune Global 500 listesinde 52 basamak yükselerek 196. sıraya çıktı. Teknoloji sektöründe 13. sırada konumlandı. Lenovo Hakkında Lenovo, 69 milyar dolar gelirle dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biridir. Fortune Global 500 listesinde 196. sırada yer alan Lenovo, 180 pazarda her gün milyonlarca müşteriye hizmet vermektedir. “Herkes için Daha Akıllı Teknoloji” vizyonuyla hareket eden şirket, dünyanın en büyük PC…
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Salam Booking ve Hünkar Turizm, dünyada ilk kez muhafazakâr cruise tatilini Umre ile birleştiren eşsiz bir seyahat deneyimini sunuyor. 12 Eylül’de Galataport’tan hareket edecek Aroya gemisi ile gerçekleştirilecek sekiz gecelik tam pansiyon seyahat, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan limanlarına uğrayacak; yolculuk kutsal topraklarda Umre ile taçlanacak. Müslüman seyahatseverlere değerlerinden taviz vermeden seyahat etme imkanları sunan Salam Booking’in tatil, ibadet ve konforu bir arada sunduğu dünyanın ilk muhafazakâr cruise tatili ve Umre deneyimi için geri sayım başladı. Salam Booking ile Hünkar Turizm’in öncülüğünde organize edilen ve 12 Eylül’de Galataport’tan bu yıl son kez hareket edecek Aroya Cruise gemisi ile başlayacak olan tur, hem İslami değerlere uygun hizmet anlayışı hem de lüks seyahat deneyimini bir arada sunacak. Tur süresince kadınlara özel alanlar ve helal sertifikalı menüler ile deniz yolculuğu güven ve konfor içinde deneyimlenecek. Bu benzersiz program, bu yıl yalnızca bir kez gerçekleştirilecek. Önce Cruise Tatili, Ardından Umre İbadeti Dini hassasiyetlere ve muhafazakâr yaşam tarzına uygun seyahat seçenekleri sunma vizyonuyla yola çıkan Salam Booking’in Kurucu Ortağı Havva Elif Kahraman, programın detaylarını şöyle paylaştı: “Galataport, Kuşadası, Bodrum, Şarm El Şeyh, Cidde, Mekke ve Medine güzergâhını kapsayan bu özel turumuz, sekiz gecelik tam pansiyon bir cruise tatiliyle başlayacak ve ardından kutsal topraklarda Umre ile taçlanacak. Konaklama seçeneklerimiz, misafirlerimizin tercihine göre; servisli 4 yıldızlı otellerden, Kâbe’ye yürüme mesafesindeki 5 yıldızlı otellere kadar uzanıyor. Umre boyunca Türkçe rehberlik, transferler ve dönüş uçuşları da pakete dahil. Yolculuk, muhafazakâr hassasiyetlerle tasarlanmış Aroya Cruise gemisiyle gerçekleşecek. Alkolsüz konseptin yanı sıra, ibadet vakitlerine uygun programlar ve namaz alanları bulunuyor. Ailelere özel sosyal alanlar, çocuklara hitap eden oyun alanları ve eğlence parkı gibi detaylarla da herkesin konforu düşünülmüş. Gemide ayrıca 15 restoran, 13 dinlenme alanı, sanat galerisi, canlı gösteriler ve 1000 kişilik tiyatro salonu yer alıyor. Tüm bu hizmetler, 1600’den fazla personel tarafından sunulacak” dedi. Ayrıca göz bebeğimiz İstanbul’dan kutsal topraklara uzanan bu yolculuğu sunmak için sabırsızlandıklarını söyleyen Kahraman, “Müslümanlara hak ettikleri seyahat hizmetlerini erişilebilir fiyatlarla sunuyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar için sadece bir tatil değil, bir yol arkadaşlığı sunuyoruz.” Yüksek standartlarda güvenli ve huzurlu bir seyahat Salam Booking, baştan sona güvence sunduğu bu programda konuklarının dini hassasiyetlerine uygun şekilde konforlu, düzenli ve huzurlu bir seyahat geçirmesi için tüm detayları planladı. Gemi turu boyunca hem tatil yapmanın hem de ibadet etmenin mümkün olduğu bu yeni nesil seyahat anlayışı, muhafazakâr aileler ve bireyler için yepyeni bir dönem başlatıyor. Turla ilgili ayrıntılar ve rezervasyon için salambooking.com adresi ile 0212 909 39 00 ve 0850 340 53 23 numaralı telefonlardan bilgi alınabilir. Editöre Not: İçerisinde 15 restoran, 13 lounge, sanat galerisi, canlı gösteriler ve 1000+ kişilik tiyatro salonunun da yer aldığı gemideki hizmetleri 1600+ kişilik personel desteği ile sunuluyor. 13, 15 ve 17 günlük farklı seçeneklerin yanı sıra iç kabinden lüks süite kadar geniş bir konaklama yelpazesine sahip turun paket fiyatları 1466 dolardan başlıyor. Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr
AB’nin yeni savunma fonu SAFE’ye 18 ülkeden başvuru: Toplam talep 127 milyar euro!
EKOTÜRK’ün haberine göre Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Birliğin savunmasını güçlendirmek amacıyla kurulan ve 150 milyar euroluk finansman sağlayan yeni mali araç Avrupa Güvenlik Eylemi’ne (SAFE) 18 üye ülkenin başvuruda bulunduğunu açıkladı. Bu yoğun ilgi, AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor.AB Komisyonundan yapılan açıklamada, yeni finansman aracı SAFE’ye şu 18 üye ülkenin başvurduğu bildirildi:BelçikaBulgaristanÇekyaEstonyaYunanistanİspanyaFransaHırvatistanİtalyaGüney Kıbrıs Rum YönetimiLetonyaLitvanyaMacaristanPolonyaPortekizRomanyaSlovakyaFinlandiyaBu 18 üye ülkenin toplamda 127 milyar euroluk finansman talebinde bulunduğu belirtildi. SAFE’ye son başvuru tarihi ise 30 Kasım olarak açıklandı.AB Komisyonu’ndan DeğerlendirmeAB Komisyonunun savunma ve uzaydan sorumlu üyesi Andrius Kubilius, SAFE’ye yönelik “yoğun ilginin” Birliğin güvenlik ve savunma alanlarındaki kararlılığını gösterdiğini belirtti.Kubilius, AB ülkelerinin Avrupa’nın güvenliğini artırma çabalarını desteklemekte kararlı olduklarını vurgulayarak, “SAFE, daha güvenli ve birleşik bir gelecek için savunma hazırlığımızı güçlendirme konusundaki ortak kararlılığımızın bir sembolüdür” ifadelerini kullandı.Geniş Kapsamlı Savunma ProgramlarıEKOTÜRK’ün haberine göre SAFE, AB savunmasını güçlendirmek için 150 milyar euroluk finansman içeriyor. Bu, Komisyon’un mart ayında duyurduğu “ReARM Europe” programının bir parçası. 800 milyar euroluk savunma harcamalarını artırarak bölgenin yeniden silahlandırılmasını amaçlayan ReARM Europe, üye ülkelere yapacakları savunma harcamalarına mali kurallarda esneklik tanınması ve fonlar sağlanmasını öngörüyor. Bu eposta ‘Ekotürk Yayıncılık’ adına sektorturkdergi@gmail.com adresine gönderilmiştir.
EYOPAN, endüstriyel otomasyonda dijital dönüşümün güçlü ortağı olmaya devam ediyor!
10 yılı aşkın deneyimiyle EYOPAN, endüstriyel otomasyon sistemlerinde sunduğu yenilikçi çözümlerle sanayinin dijitalleşme sürecine yön veriyor. PLC, SCADA, HMI sistemlerinden pano imalatına kadar uzanan geniş hizmet yelpazesiyle sektörlere özel akıllı çözümler geliştiriyor. Endüstriyel otomasyon, günümüz sanayisinin temel dinamiklerinden biri haline gelirken, EYOPAN bu alandaki güçlü mühendislik birikimiyle öne çıkıyor. Otomasyon sistemlerini çağın teknolojileriyle harmanlayan EYOPAN, müşterilerine sadece bugünün değil, geleceğin üretim süreçlerine uyumlu çözümler sunuyor. Sanayide Dijital Dönüşümün Temel Taşı: EYOPAN PLC, SCADA ve HMI yazılımlarıyla üretim süreçlerini dijital ortama taşıyan firma; sürücü sistemleri, şalt malzemeleri ve pano imalatı gibi altyapı çözümleriyle de işletmelere bütünsel bir dijitalleşme sağlıyor. Sektöre Özel Akıllı Otomasyon Çözümleri EYOPAN, kimya proseslerinden gıda üretimine, konveyör sistemlerinden vinç otomasyonuna, robotlu üretimden arıtma ve buhar kazanı sistemlerine kadar birçok sektöre özel mühendislik çözümleri sunuyor. Firmanın kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir, “EYOPAN olarak her sektörün kendine özgü ihtiyaçlarını detaylı şekilde analiz ediyor. Hız, güvenlik, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi kritik parametreleri projelerimizin merkezine alıyoruz. Elektrik pano imalatından PLC ve HMI yazılımlarına, saha montajından devreye almaya kadar uçtan uca hizmet veriyoruz. Geri dönüşüm sistemleri, extruder makineleri, vinç otomasyonu, buhar kazanları ve arıtma tesisleri gibi alanlarda sunduğumuz entegre çözümlerle, iş ortaklarımızın verimliliğini artırıyor ve operasyonel sürdürülebilirliklerine katkı sağlıyoruz.” dedi. Endüstri 4.0 Uyumlu, Geleceğe Hazır Sistemler Sanayi 4.0 ile birlikte üretim süreçlerinde akıllı veri analizi, uzaktan erişim ve gerçek zamanlı izleme gibi yeni gereklilikler ortaya çıkarken, EYOPAN bu dönüşüme öncülük ediyor. Geliştirdiği sistemler sayesinde işletmeler, üretim hatlarından gelen verileri anlık olarak izleyebiliyor; böylece karar alma süreçlerini hızlandırırken üretim kayıplarını da minimize ediyor. Enerji tasarrufu sağlayan çözümler ve bakım süreçlerini kolaylaştıran sistem entegrasyonları sayesinde firmalara çevre dostu ve maliyet avantajı sağlayan teknolojiler sunuyor. Müşteri Memnuniyeti ve Satış Sonrası Destek ile Fark Yaratıyor EYOPAN’ın en güçlü yönlerinden biri, sadece teknik değil aynı zamanda insani bir iş anlayışıyla hareket etmesi. Her projeye bir iş ortaklığı gözüyle bakan firma, müşterilerinin beklentilerini ve vizyonunu analiz ederek onlara özel çözümler geliştiriyor. Proje öncesinden devreye alma aşamasına kadar olan süreçlerde aktif destek sağlayan EYOPAN, sonrasında da güçlü bir teknik servis altyapısıyla yanlarında olmaya devam ediyor. Ayrıca işletme personeline yönelik düzenlenen eğitimlerle sistemin sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor; böylece sadece makineleri değil, insan kaynağını da güçlendiren bir yaklaşım sunuyor. EYOPAN’la Geleceğin Üretimine Bugünden Adım Atın EYOPAN, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, onu yönlendiren bir firma olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Yenilikçi vizyonu, deneyimli kadrosu ve sektörel uzmanlığıyla sanayinin dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor. Geleceği şekillendiren üretim sistemleri için EYOPAN, bugünden hazır. “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir”
























