Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor

Mplus Türkiye müşteri taleplerinin yüzde 40’ını yapay zekâ ile çözüyor

Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor

Müşteri deneyiminin artık marka tercihinde belirleyici hale geldiği günümüzde, kurumlar süreçlerini uçtan uca yeniden tasarlamaya yöneliyor. Geliştirdiği yapay zekâ destekli teknolojilerle müşteri taleplerinin yaklaşık yüzde 40’ını insan müdahalesi olmadan, uçtan uca ve yüksek doğrulukla çözümleyebilen Mplus Türkiye, bu sayede iş gücü planlamasında yaklaşık yüzde 20 oranında optimizasyon sağlarken, yapay zekâ destekli asistanların kullanımıyla eğitim ve oryantasyon süreçlerinde yüzde 25’e varan zaman tasarrufu elde ediyor. Bu yaklaşımı “deneyim mimarlığı” modeliyle markalara entegre bir şekilde sunan Mplus Türkiye, müşteri, çalışan ve marka deneyimini tek bir ekosistem altında birleştirerek hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de sürdürülebilir müşteri memnuniyeti ve sadakati oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Günümüzde rekabet, sunulan ürün ya da hizmetten çok, ne kadar hızlı, kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunulduğu üzerinden şekilleniyor. Müşteriler ise, taleplerinin anında karşılandığı, farklı kanallar arasında kopukluk yaşamadıkları ve kendilerini tanıyan sistemlerle etkileşim kurdukları bir yapı bekliyor. Bu beklentilere yanıt verebilen kurumlar, rekabette ön plana çıkıyor. Mplus Türkiye Operasyon ve Müşteri İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (COO) Hakan Saran, bu dönüşümü “deneyim mimarlığı” yaklaşımıyla ele aldıklarını belirterek, müşteri deneyiminin artık sadece iyileştirilen bir alan değil, baştan sona tasarlanan stratejik bir yapı haline geldiğini vurguluyor.

Deneyim mimarlığıyla uçtan uca dönüşüm

Şirket olarak, deneyim mimarlığını müşteri yolculuğunun tüm temas noktalarını kapsayan, teknoloji, veri zekâsı ve insan odağını entegre eden stratejik bir yapı olarak konumlandırdıklarına dikkat çeken Hakan Saran, klasik müşteri deneyimi uygulamalarından farklı olarak mevcut süreçleri iyileştirmenin ötesine geçerek deneyimi proaktif şekilde yeniden kurgulamaya odaklandıklarını söyledi. Kendilerini sadece çözüm öneren bir danışman olarak değil, tasarladıkları deneyimi uçtan uca hayata geçiren, yöneten ve sürekli optimize eden bir iş ortağı olarak gördüklerini ifade eden Saran, “Bu da BPO modelinden BPTO modeline dönüşüm vizyonumuzun da temelini oluşturuyor. Mplus Türkiye olarak en büyük farkımız, 25 yıllık derin operasyonel tecrübemizi, kendi geliştirdiğimiz ileri teknolojilerle entegre edebiliyor olmamız. Dışarıdan teknoloji satın alan bir BPO şirketi değil, kendi teknolojisini üreten ve bu teknolojiyi 16 ülkede 36 farklı operasyon merkezinde test edip optimize eden global bir BPTO (Business Process and Technology Outsourcing) şirketi konumundayız” diye konuştu.

“Yapay zekâ destekli teknolojiler iş gücü planlamasında yüzde 20 optimizasyon sağlıyor”

Mplus Türkiye’nin deneyim mimarlığı yaklaşımının, operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyeti tarafında somut çıktılar sağladığının altını çizen Saran, “Geliştirdiğimiz yapay zekâ destekli teknolojiler sayesinde müşteri taleplerinin yaklaşık yüzde 35-40’lık bölümü insan müdahalesi olmadan, uçtan uca ve yüksek doğrulukla çözümlenebiliyor. Bu teknolojik dönüşüm, iş gücü planlamasında yaklaşık yüzde 20 oranında bir optimizasyon sağlarken, kaynakların daha stratejik ve karmaşık süreçlere yönlendirilmesine de olanak tanıyor. Ayrıca, yapay zekâ destekli asistanların aktif kullanımıyla eğitim ve oryantasyon süreçlerinde yüzde 25’e varan zaman tasarrufu elde ediliyor. Böylece hem maliyet avantajı sağlıyoruz hem de ilk temasta çözüm oranı ve hizmet sürekliliği üzerinde doğrudan pozitif etki yaratıyoruz. Bu sürdürülebilir etkinin temelinde ise, güçlü bir müşteri deneyiminin ancak doğru desteklenen ve donatılan çalışanlarla mümkün olduğu yaklaşımımız yer alıyor. Bu nedenle de deneyim mimarlığını müşteriyle sınırlı tutmuyor; çalışan deneyimi (EX) ve marka deneyimini (BX) de kapsayan bütünsel bir model olarak ele alıyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çalışanlarımızın iş süreçlerini kolaylaştırırken, markaların kültürünü tüm temas noktalarında doğru şekilde yansıtarak marka deneyimini güçlendiriyoruz. Böylece hem hizmet kalitesini hem de müşteri sadakatini sürdürülebilir şekilde artırıyoruz” dedi.

“Başarının anahtarı, teknolojiyi insanın değerini artıracak şekilde kullanabilmekte”

Deneyim mimarlığı yaklaşımının, markalar için güçlü bir değer ve güven inşası anlamına geldiğini ifade eden Mplus Türkiye Operasyon ve Müşteri İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (COO) Hakan Saran, şöyle konuştu: “Kişiselleştirilmiş ve kesintisiz deneyimler sunan markalar, müşteri nezdinde daha güçlü bir bağ kurarak sadakati artırıyor. Çalışan tarafında ise tekrar eden işlerin otomasyonla devredilmesi, çalışanların daha nitelikli ve katma değerli süreçlere odaklanmasını sağlıyor. Böylece hem çalışan bağlılığı hem de hizmet kalitesini artıyor. 2026 yılı itibarıyla müşteri deneyiminde en belirleyici unsur, yapay zekâ ile insan zekâsının birlikte çalıştığı hibrit model. Müşteriler artık hızlı çözüm değil; kendilerini tanıyan, geçmiş etkileşimlerini hatırlayan ve ihtiyaçlarını öngören markalarla etkileşim kurmak istiyor. Standart taleplerin saniyeler içinde çözülmesi artık bir beklenti. Asıl farkı yaratan ise, müşterinin ihtiyacını o ifade etmeden anlayabilmek. Bu da veri, teknoloji ve insanın doğru entegrasyonuyla mümkün. Mplus Türkiye olarak, deneyim mimarlığı yaklaşımımızla teknoloji ve insan odağını aynı potada buluşturarak markalara sürdürülebilir rekabet avantajı sunuyoruz. Üretken yapay zekâ çözümlerini müşteri deneyiminin tüm katmanlarına entegre ediyor, iş ortaklarımızın dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeyi sürdürüyoruz. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, müşteri deneyiminin merkezinde insan yer almaya devam edecek. Başarının anahtarı, teknolojiyi insanın değerini artıracak şekilde kullanabilmekten geçiyor.”

Mplus Türkiye Hakkında

Türkiye’nin en büyük bağımsız dış kaynak sağlayıcılarından biri olan Mplus Türkiye, ilk olarak 2000 yılında CMC Türkiye adıyla İstanbul’da kuruldu. Ocak 2020’de, Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO, Teknoloji ve Danışmanlık şirketler grubu Mplus’ın en büyük üyesi olarak faaliyet göstermeye başladı. Günden güne büyüyen BPO alanının BPTO dönüşümüne öncülük eden Mplus Türkiye, farklı sektörlerden global iş ortaklarını; kendi geliştirdiği yenilikçi entegre çözümlerinin yanı sıra başarılı iş dönüşümlerini sağlayacak bütünsel danışmanlık hizmetleri ile 360° çok kanallı iletişim ve insan odaklı müşteri deneyimi sunma hedeflerine ulaştırıyor. Türkiye ve Avrupa’daki 62 lokasyonda, 58’in üzerinde ülkeden 300’den fazla kuruma yaklaşık 15.000 çalışanı ile 32 dilde hizmet veren Mplus Group’un Türkiye kadrosunda 10.000’in üzerinde kişi görev alırken, 100’ün üzerinde projede, 10’dan fazla dilde müşteri deneyimi ve müşteri iletişimi desteği sunuluyor.

Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;

Ahmet Doğan
Medya Direktörü
Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: Açıklama: BW logo imza
Adres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/Beyoğlu
Tel: 0212 255 00 12
Gsm:0536 892 88 21
http://www.brandworks.com.tr

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…