RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…

TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR!

YAPAY ZEKÂ,HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİNDEBÜYÜMENİN KURALLARINI YENİDEN YAZIYOR… TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR! YAPAY ZEKÂ SATIN ALMA KARARINI ETKİLİYOR! NIQ ve Kearney analizine göre, yapay zekânın inovasyonu ve ürün keşfini yeniden şekillendirmesiyle birlikte, bu alana yatırım yapan markalar pay kazanıyor. Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ, “Büyümenin Yeni Sınırları” başlıklı araştırmasını yayınladı. Kearney iş birliğiyle hazırlanan çalışma, yapay zekânın hızlı tüketim ürünleri sektöründe markaların inovasyon ve faaliyet stratejilerini köklü şekilde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu dönüşüm; inovasyon, ürün keşfi ve tüketicinin satın alma yolculuğu üzerinde derin etkiler yaratıyor. NIQ İletişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi ve Global Pazarlama Lideri Marta Cyhan-Bowles, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Hızlı tüketim ürünleri sektöründe daha fazla veri, daha yüksek doğruluk, daha hızlı etkinin gündemde olduğu bir dönemdeyiz. Büyük markaların bugüne kadar büyüme için kullandıkları ve kaldıraç etkisi yaratan birleşme ve satın almaların artık eskisi kadar etkili olmadığını görmekteyiz. Bu stratejiler, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için tek başına yeterli değil. Stratejik değer yaratımı artık geçmiş ölçek avantajlarından ziyade, yapay zekâ ile güçlenen tüketici odaklı inovasyon kabiliyeti ve markaların akıllı platformlarda görünürlüklerini yönetme becerisine dayanıyor. Yapay zekâ destekli hız ile derin tüketici anlayışını, akıllı sistem yetkinliğini ve sürekli ölçümlemeyi bir araya getiren kuruluşlar başarıya ulaşmakta avantaj sağlayacaktır.” Yapay Zekâ Sektörde Tüm Firmalara Farklı Fırsatlar Sunuyor… Yapay zekâ; konsept testinden formül optimizasyonuna, yaratıcı içerik üretiminden senaryo modellemeye kadar geçmişte yüksek yatırım gerektiren yetkinlikleri erişilebilir hale getiriyor. Yükselişteki markalar, bu araçları kullanarak hızlı hareket etme, dijital liderlik ve güncel tüketici trendlerine odaklanma gibi güçlü yönlerini daha da pekiştiriyor. NielsenIQ verileri; özellikle evcil hayvan bakımı, kişisel bakım, sağlık ve iyi yaşam gibi, yapay zekâ destekli inovasyon ve keşfin hız kazandığı kategorilerde yeni markaların öne çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda tüketici davranışlarında da hızlı bir değişim yaşanıyor. NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan NielsenIQ’nun araştırmasına göre aşağıda öne çıkan bulguları paylaştı: Yapay zekâ araçlarının araştırma ve satın alma kararlarında artan rolüyle birlikte, keşfedilebilirlik en az dağıtım kadar kritik hale geliyor. Agentic Commerce, Ürün Keşfini Yeniden Şekillendiriyor… Yapılan çalışmalar, “agentic commerce” olarak tanımlanan yeni bir döneme de dikkat çekiyor. Bu modelde; perakende platformları ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı ortamlar, seçenekleri filtreleyen, öneriler sunan ve satın alma kararlarını etkileyen yapay zekâ sistemleriyle çalışıyor. Yapay zekâ asistanları; perakendeci web siteleri, arama motorları ve alışveriş platformlarına giderek daha fazla entegre olurken, ürünlerin sıralamasını ve öne çıkarılmasını da etkiliyor. Bu yeni düzende, görünürlüğü belirleyen temel unsurlar arasında yapılandırılmış ürün verileri, bağlamsal uyum, kullanıcı yorumları ve güven sinyalleri yer alıyor. Kearney Ortağı Katherine Black’a göre yapay zekâ sistemlerinin önceliği “netlik” ve “içeriklerin alakalı olmasına” yöneliktir. Black, “Yapılandırılmış veriler, net ihtiyaç tanımları ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekâya ‘okunabilir’ hale getiren markalar, bu yeni ekosistemde daha görünür hale geliyor.” diye ifade etti. Yapay Zekâ Hızlı Tüketim Ürünleri Ekosisteminde Çıtayı Yükseltiyor Yapay zekâ destekli inovasyon ile yapay zekâ etkileşimli keşfin kesişimi, hızlı tüketim ürünleri ekosisteminde çıtayı yükseltiyor. Büyük ve köklü markalar, ivmelerini korumak için inovasyon süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Gelişmekte olan markalar, deneme ve öğrenme süreçlerini hızlandırmak için yapay zekâdan faydalanıyor. Perakendeciler, yapay zekâ entegrasyonları sonucunda gerçekleşen trafik, ürün çeşitliliği ve gelir modelleri değişimlerine uyum sağlamalılar. Didem Şekerel Erdoğan, yapılan çalışmalara göre, yapay zekâ çağında sürdürülebilir…

Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor

Mplus Türkiye müşteri taleplerinin yüzde 40’ını yapay zekâ ile çözüyor Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor Müşteri deneyiminin artık marka tercihinde belirleyici hale geldiği günümüzde, kurumlar süreçlerini uçtan uca yeniden tasarlamaya yöneliyor. Geliştirdiği yapay zekâ destekli teknolojilerle müşteri taleplerinin yaklaşık yüzde 40’ını insan müdahalesi olmadan, uçtan uca ve yüksek doğrulukla çözümleyebilen Mplus Türkiye, bu sayede iş gücü planlamasında yaklaşık yüzde 20 oranında optimizasyon sağlarken, yapay zekâ destekli asistanların kullanımıyla eğitim ve oryantasyon süreçlerinde yüzde 25’e varan zaman tasarrufu elde ediyor. Bu yaklaşımı “deneyim mimarlığı” modeliyle markalara entegre bir şekilde sunan Mplus Türkiye, müşteri, çalışan ve marka deneyimini tek bir ekosistem altında birleştirerek hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de sürdürülebilir müşteri memnuniyeti ve sadakati oluşturulmasına katkı sağlıyor. Günümüzde rekabet, sunulan ürün ya da hizmetten çok, ne kadar hızlı, kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunulduğu üzerinden şekilleniyor. Müşteriler ise, taleplerinin anında karşılandığı, farklı kanallar arasında kopukluk yaşamadıkları ve kendilerini tanıyan sistemlerle etkileşim kurdukları bir yapı bekliyor. Bu beklentilere yanıt verebilen kurumlar, rekabette ön plana çıkıyor. Mplus Türkiye Operasyon ve Müşteri İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (COO) Hakan Saran, bu dönüşümü “deneyim mimarlığı” yaklaşımıyla ele aldıklarını belirterek, müşteri deneyiminin artık sadece iyileştirilen bir alan değil, baştan sona tasarlanan stratejik bir yapı haline geldiğini vurguluyor. Deneyim mimarlığıyla uçtan uca dönüşüm Şirket olarak, deneyim mimarlığını müşteri yolculuğunun tüm temas noktalarını kapsayan, teknoloji, veri zekâsı ve insan odağını entegre eden stratejik bir yapı olarak konumlandırdıklarına dikkat çeken Hakan Saran, klasik müşteri deneyimi uygulamalarından farklı olarak mevcut süreçleri iyileştirmenin ötesine geçerek deneyimi proaktif şekilde yeniden kurgulamaya odaklandıklarını söyledi. Kendilerini sadece çözüm öneren bir danışman olarak değil, tasarladıkları deneyimi uçtan uca hayata geçiren, yöneten ve sürekli optimize eden bir iş ortağı olarak gördüklerini ifade eden Saran, “Bu da BPO modelinden BPTO modeline dönüşüm vizyonumuzun da temelini oluşturuyor. Mplus Türkiye olarak en büyük farkımız, 25 yıllık derin operasyonel tecrübemizi, kendi geliştirdiğimiz ileri teknolojilerle entegre edebiliyor olmamız. Dışarıdan teknoloji satın alan bir BPO şirketi değil, kendi teknolojisini üreten ve bu teknolojiyi 16 ülkede 36 farklı operasyon merkezinde test edip optimize eden global bir BPTO (Business Process and Technology Outsourcing) şirketi konumundayız” diye konuştu. “Yapay zekâ destekli teknolojiler iş gücü planlamasında yüzde 20 optimizasyon sağlıyor” Mplus Türkiye’nin deneyim mimarlığı yaklaşımının, operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyeti tarafında somut çıktılar sağladığının altını çizen Saran, “Geliştirdiğimiz yapay zekâ destekli teknolojiler sayesinde müşteri taleplerinin yaklaşık yüzde 35-40’lık bölümü insan müdahalesi olmadan, uçtan uca ve yüksek doğrulukla çözümlenebiliyor. Bu teknolojik dönüşüm, iş gücü planlamasında yaklaşık yüzde 20 oranında bir optimizasyon sağlarken, kaynakların daha stratejik ve karmaşık süreçlere yönlendirilmesine de olanak tanıyor. Ayrıca, yapay zekâ destekli asistanların aktif kullanımıyla eğitim ve oryantasyon süreçlerinde yüzde 25’e varan zaman tasarrufu elde ediliyor. Böylece hem maliyet avantajı sağlıyoruz hem de ilk temasta çözüm oranı ve hizmet sürekliliği üzerinde doğrudan pozitif etki yaratıyoruz. Bu sürdürülebilir etkinin temelinde ise, güçlü bir müşteri deneyiminin ancak doğru desteklenen ve donatılan çalışanlarla mümkün olduğu yaklaşımımız yer alıyor. Bu nedenle de deneyim mimarlığını müşteriyle sınırlı tutmuyor; çalışan deneyimi (EX) ve marka deneyimini (BX) de kapsayan bütünsel bir model olarak ele alıyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çalışanlarımızın iş süreçlerini kolaylaştırırken, markaların kültürünü tüm temas noktalarında doğru şekilde yansıtarak marka deneyimini güçlendiriyoruz. Böylece hem hizmet kalitesini hem de müşteri sadakatini sürdürülebilir şekilde artırıyoruz” dedi. “Başarının anahtarı, teknolojiyi insanın…

TÜRKİYE’DE YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN MİLAT NOKTASI

Türkiye, çevre ve iklim politikaları açısından önemli bir adım atarak tarihinin ilk İklim Kanunu’nuyürürlüğe koydu. Muhalefetin ve kamuoyunun eleştirileri üzerine düzenlemelere tabi tutulan teklif,Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan oylama sonucunda kabul edildi. Bu yasa artıksadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda Türkiye’nin kalkınma anlayışını da yenidenşekillendirecek güçlü bir çerçeve sunuyor. ARTIK HAVA DEĞİL, KANUN DEĞİŞİYORYıllardır çevre konusunda yapılan çağrılar, uluslararası anlaşmalara verilen sözler ve halktan gelenbaskılar, sonunda karşılık buldu. Türkiye bu yasayla, iklim değişikliğiyle mücadelede hem kurumsalaltyapısını kuruyor hem de planlama ve uygulama süreçlerini bağlayıcı hale getiriyor. Bu da demekoluyor ki; artık iklimle ilgili konular “gönüllü çabalar” olmaktan çıkıp, yasal zorunluluklar halinegeliyor. KANUN NEYİ AMAÇLIYOR?Kanunun temel amacı, ülkemizin sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğine uyumlu birkalkınma modeli oluşturmak. Bu kapsamda, sadece çevreyi değil, aynı zamanda ekonomiyi, tarımı,şehirleşmeyi, enerjiyi ve su kaynaklarını da içine alan çok geniş bir çerçevede dönüşüm hedefleniyor.Net sıfır emisyon hedefi, artık resmen Türkiye’nin kalkınma stratejisinin bir parçası.Adil geçiş ilkesiyle, dönüşümden etkilenecek sektörlerin ve emekçilerin hakları da korunacak.İklim adaleti, sadece çevreyi değil sosyal eşitsizlikleri de gözeten bir yaklaşım sunacak.KİM SORUMLU?Bu kanun yalnızca devletin değil, herkesin sorumluluğunu ortaya koyuyor:Kamu kurumları plan yapacak, uygulayacak ve denetleyecek.Özel sektör, üretim süreçlerini karbon ayak izine göre yeniden kurgulayacak.Yerel yönetimler kendi bölgelerine özel iklim eylem planlarını hazırlayacak.Vatandaş ise çevreye duyarlı tüketim alışkanlıklarıyla bu sürecin bir parçası olacak.İklim Değişikliği Başkanlığı tüm bu süreci koordine edecek ve yıllık ilerleme raporlarıyla hesapverecek.ETS SİSTEMİ: KİRLETEN ÖDEYECEK, TEMİZ ÜRETEN KAZANACAKYeni yasayla birlikte Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulacak. Yani yüksek emisyon yapanişletmeler belirlenen sınırlar içinde salım yapabilecek ve bu hakları piyasada alıp satabilecek. Busistem sayesinde: Kirleten daha fazla ödeyecek,Temiz üretim yapan şirketler ekonomik avantaj elde edecek,Türkiye, Avrupa Birliği’nin sınırda karbon vergisi gibi uygulamalarına uyum sağlamış olacak.TARIMDAN SANAYİYE, ENERJİDEN SUYA HERKES DAHİLKanun sadece fabrikalara ya da enerji santrallerine yönelik değil. Aynı zamanda: Tarımda iklim dirençli ürün desenleri geliştirilecek,Su yönetiminde kuraklık ve taşkın gibi risklere karşı yeni stratejiler uygulanacak,Ormanlar ve doğal yutak alanlar korunarak karbon emilimi artırılacak,Sıfır atık sistemleri yaygınlaştırılacak,Yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji yatırımları desteklenecek.YEŞİL EKONOMİ İÇİN MALİ DESTEK GELİYORİklim Kanunu sadece yasaklar ve yükümlülükler getirmiyor, aynı zamanda dönüşüm için ciddi destekmekanizmaları da içeriyor:Yeşil finansman ve teşvikler,Karbon kredisi sistemleri,Yeşil yatırım kriterleri,İklim dostu projelere öncelikli kamu desteği.Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede eğitimden müfredata, üniversite-sanayi iş birliğinden halkınbilinçlendirilmesine kadar birçok alanda düzenleme yapılacak.YEREL EYLEM PLANLARI ZORUNLU HALE GELİYORHer il, artık kendi iklim risklerine göre bir plan hazırlamak zorunda. Valilikler öncülüğünde kurulacak İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları, bu planların hazırlanmasından ve uygulanmasından sorumluolacak. Böylece iklimle mücadele sadece Ankara’dan yönetilmeyecek, yerel ihtiyaçlara göreşekillenecek.KARBON PİYASASI KURULUYORKanunla birlikte Karbon Piyasası Kurulu da oluşturuluyor. Bu kurulda çevre, enerji, finans, sanayi vetarım gibi farklı bakanlıklar temsil edilecek. Ayrıca özel sektör ve meslek kuruluşlarının da danışmakurullarıyla sürece katkı vermesi sağlanacak.SONUÇ: KâĞITTA DEĞİL, SAHADA DEVRİM ŞARTİklim Kanunu, Türkiye’nin bugüne kadar attığı en büyük çevresel adımlardan biri. Ancak bu yasanıngerçek anlamda başarıya ulaşması için üç temel unsur şart:Siyasi kararlılık ve kurumsal koordinasyon,Yerel düzeyde uygulama becerisi,Toplumun bu süreci sahiplenmesi ve bilinçlenmesi.Kısacası, artık iklim değişikliğiyle mücadele lafla değil, kanunla yapılacak. Türkiye hem ekonomik hemde çevresel olarak dönüşecekse, bu kanun milat olacak. Ama unutmayalım: Yasayı çıkarmak ilk adım,asıl iş şimdi başlıyor. “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen…

Türkiye’nin Yabancı Müzikteki İlk Tercihi Metro FM, 33 Yıldır Zirvede!

“Limitsiz Hit Müzik” sloganıyla global müziğin nabzını tutan Metro FM, 33. yaşını büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor! 14 Temmuz 1992’de Queen’in “Radio Ga Ga” şarkısıyla yayın hayatına başlayan Metro FM, Türkiye’nin ilk özel radyolarından biri olmasının yanı sıra, ilk yabancı müzik radyosu olma özelliğini de taşıyor. Türkiye’nin yabancı müzikteki ilk ve en uzun soluklu tercihi Metro FM, sunduğu yenilikçi ve dinamik yayın akışıyla sektörün trend belirleyicisi olmaya devam ediyor. Sadece bir radyo istasyonu değil, milyonların hayatına dokunan bir ‘müzik ailesi’ olarak 33 yıldır zirvedeki yerini koruyan Metro FM, istatistiklerle taçlanan bir başarı hikâyesinin de sahibi. Pop’tan elektronik müziğe, hip-hop’tan R&B’ye uzanan yayın akışıyla sınırsız ve kesintisiz bir müzik deneyimi sunan Metro FM, 33. yaşını düzenleyeceği etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda müzikseverlerle buluşmak için yola çıkan Metro FM aracı, 19-20 Temmuz tarihlerinde Beşiktaş’ta dinleyicilerle buluşacak. Cumartesi günü DJ Cengiz Ünsal’ın enerjik performansı, Pazar günü ise DJ Yağız Kahraman unutulmaz setiyle dinleyicilere keyif dolu anlar yaşatacak. “Yabancı müziğin değişmeyen zirvesi, yeni keşiflerin adresi” Müziğin evrensel dilini her nesle sevdiren Metro FM’in öncü kimliği ve kaliteyi merkezine koyan yayın politikasıyla dinleyicilerinin kalbinde özel bir yer edindiğini dile getiren Karnaval Medya Grubu COO’su Ali Şahinbaş, 33. yaş coşkusuna dair görüşlerini şu sözlerle paylaştı: “Bir radyonun 1992 yılından beri en çok dinlenen yabancı müzik radyosu konumunu koruması tesadüf değil; tutku, yenilikçilik ve samimiyetin eseridir. Bu süre zarfında sadece yayıncılıkla yetinmedik, aynı zamanda dinleyicilerimizin ruh haline, enerjisine ve beklentilerine de ortak olduk. Bu özel bağ, bizim en büyük gücümüz. ‘Limitsiz Hit Müzik’ felsefesiyle, dinleyicilerine her gün yeni bir dünya sunan radyomuz hem radyo frekanslarında hem de dijital platformlarda sınırları kaldırmaya, sürprizlere ve keşiflere imza atmaya devam edecek.  İstanbul’un çeşitli noktalarında dinleyicilerimizle bir araya gelecek Metro FM DJ’leri ile bu heyecanı paylaşmayı, müzik tutkunlarıyla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Karnaval Medya Grubu Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval Medya Grubu, Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr

Barilla, geleceğini topluma, onarıcı tarıma ve yenilenebilir enerjiye odaklanarak şekillendirecek

Küresel gıda lideri Barilla, 2024 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. 148 yıllık şirket, geleceğini topluma yönelik çalışmalar, onarıcı tarım, çevre dostu üretim ve yenilenebilir enerjiye odaklanarak şekillendirecek. İlk adım olarak yenilenebilir enerjiye 300 milyon euro yatırım planlayan gıda devi, geçen yıl 2 milyon tondan fazla ürün üretirken 4,9 milyar euro ciro elde etti. Türkiye’deki Bolu fabrikası dahil olmak üzere dünya çapında toplam 30 tesiste ürettiği ürünlerle her gün 100’den fazla ülkede milyonlarca sofraya ulaşan Barilla; 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Rapor, çevre dostu üretimden sağlıklı tariflere, kapsayıcı iş gücü uygulamalarından toplumsal destek projelerine kadar pek çok alanda 17 yılı aşkın çalışmanın sonuçlarını ve şirketin geleceğe yönelik güçlü taahhütlerini içeriyor. Grubun yeni raporunda; daha sağlıklı ve dengeli ürünler geliştirilmesi, çiftçilere yönelik sürdürülebilir tarım programları, yenilenebilir enerji yatırımları, su tasarrufu projeleri ve kapsayıcı iş gücü uygulamaları gibi başlıklar yer alıyor. Barilla’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı sadece çevreyi değil, insan sağlığını, toplumları ve çalışanları da odağına alıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN İŞ STRATEJİSİNE DÖNÜŞÜM Sürdürülebilirliğin iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Barilla Grubu CEO’su Gianluca Di Tondo, “Sürdürülebilirlik artık sadece bir hedef değil, iş yapış şeklimizin bir parçası. Bu yaklaşım, 2030’a kadar bize rehberlik ederek vizyonumuzu günlük somut adımlara ve net taahhütlere dönüştürecek” dedi. Şirket yayımladığı yeni raporda, sağlıklı tarifleri tüketiciyle buluştururken lezzetten ödün vermediğini ve sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamaları güçlendirdiğini vurguluyor. 2024 yılı sonuçlarına göre satılan ürünlerin yüzde 88’i porsiyon başına en fazla 5 gram şeker ve 0,5 gram tuz içeriyor. Ayrıca ürünlerin yüzde 90’ı lif kaynağı olurken, porsiyonluk unlu mamullerin yüzde 65’i 150 kaloriyi aşmıyor. HEDEF: 250 BİN TON HAMMADDENİN ONARICI TARIMDAN TEDARİK EDİLMESİ Barilla, sürdürülebilir tedarik zinciri oluşturmak için 17 yıldır önemli çalışmalar gerçekleştiriyor. Dünya genelinde 7.000’den fazla çiftçi ile birlikte çalışan şirket, sürdürülebilir tarım zincirini her yıl genişleterek geliştiriyor. Uygulanan program kapsamında 815 bin ton hammadde tedarik edilirken, geliştirilen tarım modeli dijital araçlar ve çevre dostu yetiştirme kurallarıyla öne çıkıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde yıllık 250 bin ton hammaddenin onarıcı tarımdan temin edilmesini hedefleyen şirket, “Fesleğen Akademisi” gibi eğitim projeleriyle çiftçilere teknik destek sağlıyor. Hayvan refahına önem veren şirket, satın aldığı yumurtaların tamamını serbest gezen tavuklardan temin ediyor ve hiçbir şekilde hayvan deneyleri yürütmüyor. ELEKTRİĞİN YÜZDE 48’İ YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN İtalya’daki Rubbiano tesisinde iki yeni güneş enerjisi santralini devreye alan Barilla, tükettiği elektriğin yüzde 48’ini yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını paylaştı. Yaz aylarında bu santrallerin haftada bir günlük üretimin tüm enerjisini karşıladığını açıklayan şirket, 2030 yılına kadar 24 megawatt (MW) yenilenebilir enerji kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Su yönetimi konusunda da önemli adımlar atan Barilla, özellikle su sıkıntısı yaşanan bölgelerde geri kazanılan ve yeniden kullanılan su miktarını son iki yılda yüzde 164 artırdı. Rubbiano tesisinde geri dönüştürülen su miktarı, 24 olimpik havuz hacmine ulaştı. Barilla, 2030 yılına kadar su geri kazanımını yüzde 250 artırmayı planlıyor. YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANINI YÜZDE 40’A ÇIKARMAYI HEDEFLİYOR Barilla, sürdürülebilirlik yaklaşımını farklı alanlarda da kararlılıkla uyguluyor. Kapsayıcı insan kaynakları politikalarıyla dikkat çeken şirket, yaptığı düzenlemelerle 2020 yılında cinsiyetler arası ücret eşitliğini sağladı. Ayrıca 2023 yılında tüm ebeveynler için en az 12 hafta tamamen ücretli izin uygulamasını hayata geçirdi. Barilla’nın yeni hedefi, halen yüzde 35 seviyesinde olan orta ve üst yönetici pozisyonlarındaki kadın oranını 2030 yılına kadar yüzde 40’a çıkarmak. Toplumlara da destek sunan şirket, 2024 yılında yerel kuruluşlara 2 milyon euro ve 3.700 ton gıda bağışladı.…

Borusan Cat, Tecloman ile Enerji Depolama Alanında Stratejik İş Birliğine İmza Attı

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat çatısı altındaki FG Wilson Enerji Çözümleri, global ölçekte batarya enerji depolama sistemleri (BESS) alanında uzmanlaşan Tecloman ile Türkiye’yi kapsayan münhasır distribütörlük anlaşmasına imza attı. Bu iş birliğiyle yenilenebilir enerji ve sanayi odaklı entegre depolama çözümleri sunulacak. “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat, enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşümü hızlandıracak yeni bir iş birliğine imza attı. Borusan Cat çatısı altında faaliyet gösteren FG Wilson Enerji Çözümleri, enerji depolama sistemleri alanında global ölçekte uzmanlaşan Tecloman firması ile Türkiye pazarını kapsayan münhasır distribütörlük anlaşması gerçekleştirdi. Yeni iş birliği kapsamında FG Wilson Enerji Çözümleri, şebeke ölçekli BESS projelerinde aktif rol üstlenecek ve yenilenebilir enerji yatırımlarında entegre depolama sistemleri sunacak. Ayrıca yenilenebilir enerji, inşaat, turizm, madencilik ve sanayi gibi sektörlere özel enerji depolama çözümleri geliştirilerek müşterilere daha verimli ve çevreci teknolojiler sağlanacak. Harun Akçınar: “Bu iş birliği, enerji depolama teknolojilerindeki gücümüzü ve kapsama alanımızı daha da artıracak” Tecloman ile yapılacak iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Borusan Cat Enerji ve Ulaşım Endüstrisi’nden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Harun Akçınar, “Enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmak ve müşterilerimize yenilikçi çözümler sunmak için attığımız bu adımı önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Tecloman ile kurduğumuz iş birliği, enerji depolama teknolojilerindeki gücümüzü ve kapsama alanımızı daha da artıracak” ifadelerini kullandı. FG Wilson Enerji Çözümleri’nin “Herkes İçin Güvenilir Enerji” anlayışı ve Tecloman’ın uluslararası alandaki deneyimiyle güçlenen bu stratejik ortaklık, enerji depolama teknolojilerinde yenilikçi uygulamaların hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. Tecloman’ın ileri seviye BESS çözümleri; yüksek güvenlik, uzun ömürlü batarya teknolojisi ve zorlu iklim koşullarına uyum kabiliyetiyle öne çıkıyor. Borusan Cat, bu iş birliği ile enerji sektöründe sürdürülebilirlik, verimlilik ve ileri teknoloji odağında müşterilerine bütüncül çözümler sunmaya devam edecek. Borusan Cat Hakkında “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile Türkiye dışındaki operasyonları Kafkasya ve Orta Asya’da bulunan Türkiye merkezli Borusan Cat, 3.000 çalışma arkadaşıyla inşaat, madencilik, enerji ve ulaşım endüstrilerinde faaliyet gösterir. Caterpillar ürünlerinin yanı sıra dünyanın önde gelen jeneratör markalarından FG Wilson’un da distribütörlüğünü yürütür. Sürdürülebilirliği işinin odağına alanın Borusan Cat, ‘‘Sıfır Atık’’ sertifikalı tesisleri ve CRC adını verdiği Revizyon Merkezleri’nde, aşınmış veya ömrünü tamamlamış makine ve/veya parçalara yeni bir hayat sunarak, her yıl binlerce ton atığı döngüsel ekonomiye kazandırır. Yalnızca bir distribütör değil, aynı zamanda güvenilir bir ‘’çözüm ortağı’’ olmak için çalışan ve dijital uygulamalarını bir dönüştürücü olarak kullanan Borusan Cat’in 10’dan fazla süreci tamamlanan/devam eden patent ve marka tescili bulunur. FG Wilson Hakkında FG Wilson Enerji Çözümleri, “Herkes için Güvenilir Enerji” şirket amacıyla, Avrupa’nın en büyük jeneratör seti üreticisi olan FG Wilson’ın Kuzey Irak ve Orta Asya distribütörlüğünü Türkiye merkezli olarak yürütür. Müşterilerinin sürdürülebilir güç ihtiyacını karşılamak için uzman ve yetkin teknik kadrosuyla farklı sektörlerdeki paydaşlarına kaliteli ve değer yaratan çözümler sunar. Projelerinde, tasarım, yapılandırma, montaj, devreye alma gibi anahtar teslim çözümler sunan FG Wilson Enerji Çözümleri, ikinci el ve kiralama çözümlerinin yanı sıra, müşterilerinin ihtiyacına uygun hazırladığı “Bakım Sözleşmeleri” ile satış sonrası periyodik bakım, onarım ve yedek parça tedariği ile müşterileri için güvenilir bir çözüm ortağı olmak için çalışır.

Obilet’ten 4 Günde Keşfedilecek Kısa Rotalar!

Obilet, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü’nü 1 günlük izinle 4 günlük bir tatile çevirecekler için kısa seyahat rotaları hazırladı. Büyük şehirlerden kolayca ulaşım alternatifleriyle Ege’nin en keyifli rotalarına göz atmadan tatil planınıza yapmayın!  Seyahatseverler için her kısa tatil, yeni yerler keşfetmek için keyifli bir fırsat. Bu yıl salı gününe denk gelen 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü, yeni yerler keşfetmeyi sevenlere 1 gün izin alarak tatili 4 güne çıkarma fırsatı sunuyor. Pazartesi günü tek gün izin alarak 12-15 Temmuz arasında 4 günlük keyifli bir tatil yapabilirsiniz. Üstelik bunun için uzaklara gitmenize gerek yok! Türkiye’nin önde gelen online seyahat uygulaması Obilet, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden kolayca ulaşılabilen rotalara harika bir kaçış rehberi hazırladı. Bu rehbere göz atarak yeni seyahat rotanızı belirleyebilir, hiç gitmediğiniz ve görmeyi çok istediğiniz bir yeri seçebilirsiniz. Obilet ile otel rezervasyonundan uçak biletine, araç kiralamadan feribot seferlerine kadar tüm seyahat ihtiyaçlarınızı tek bir platform üzerinden hızlıca planlayarak kısa tatil dönemlerinde zaman kaybetmeden, avantajlı fiyatlarla rezervasyonunuzu yapabilirsiniz     .  Bozcaada, Ayvalık, Çeşme veya Assos kısa sürede ulaşabileceğiniz ama şehir hayatından tamamen uzaklaşmanızı sağlayacak en güzel seçenekler arasında yer alıyor. İster denize karşı keyifli bir tatil yapın, ister gün batımında Ege’nin serinliğinde yürüyüşe çıkın. Bu destinasyonlar hem romantik bir kaçamak hem de ailece keyifli bir tatil için ideal. İşte Obilet’ten 4 günlük tatil için kolayca ulaşılabilecek kısa tatil önerileri; Bozcaada Cam gibi berrak bir deniz tatili için… Doğası, buz gibi ama tertemiz denizi, plajları ve butik otelleriyle keyifli bir ada tatili yapmak isteyenlerin favorisi Bozcaada’ya henüz gitmediyseniz işte size güzel bir fırsat. Daha önce gidenlerin de tekrar tekrar gitmek istediği Bozcaada, araç ile ulaşımın mümkün olduğu adalardan. Geyikli’den feribotla kolay ulaşımı ve huzurlu atmosferiyle tercih edilen Bozcaada,   butik otelleri ve keyifli mekânlarıyla her yıl daha da popülerleşiyor.  Ayvalık / Cunda: Taş sokaklar, keyifli plajlar… Taş evleri, dar sokakları, Ege mutfağının en lezzetli örneklerini bulabileceğiniz restoranları ve mekânlarıyla Ayvalık, kısa tatiller için keyifli bir alternatif sunuyor. Merkezdeki butik otellerde konaklayarak        Ayvalık sokaklarının tadını çıkarabilirsiniz. Tercihiniz daha sakin bir ortamda kafanızı dinlemekse arabayla ya da motorlarla Cunda’ya geçerek Ayvalık manzarasına karşı bir ada havası alabilirsiniz.  Assos Tarih, doğa ve denizin buluşma noktası Kaz Dağları’nın eteğinde, Ege’nin kuzey kıyısında konumlanan Assos (Behramkale), tarihi atmosferi, doğal güzellikleri ve huzurlu havasıyla kısa tatil kaçamakları için en özel rotalardan biri. Tarih, doğa ve denizi bir arada sunan Assos, büyük şehirlerden uzaklaşmak isteyenler için kısa ama unutulmaz bir kaçış vadediyor. Behramkale Antik Kenti kalıntıları arasında yürüyerek tarihle iç içe bir zaman geçirebilir, tarihi Athena Tapınağı’nda gün batımını seyredebilirsiniz. Assos Limanı çevresindeki restoranlarda hem Kuzey Ege manzarasını seyredip hem de bölge lezzetlerinin tadına varabilirsiniz.  Obilet hakkında 2012 yılında, İstanbul merkezli bir online seyahat biletleme uygulaması olarak kurulan Obilet, web ve mobil uygulamaları üzerinden yüzlerce otobüs, havayolu, feribot, otel ve araç kiralama firmasının sunduğu seçeneklerin listelenmesine, karşılaştırılmasına ve satın alınmasına olanak sağlıyor. Yurt içinde edindiği deneyimi yurt dışı pazarlara da taşıyan Obilet, Romanya ve Sırbistan’daki iştirakleri ve kurmuş olduğu uluslararası iş birlikleri ile 50’den fazla ülkenin şehirlerarası otobüs bileti satışlarına aracılık ediyor. Obilet, SimilarWeb verilerine göre dünyada en çok online ziyaret alan ilk 10 online seyahat biletleme platformu arasında yer alırken, online otobüs biletleme platformları özelinde ise en büyük 2 platformdan biri konumunda bulunuyor. Obilet ayrıca…

Teknolojide Kadın Oranının Artması Ortak Geleceğe Yatırım

Dünya Ekonomik Forumu’nun geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir rapor, kadınların ekonomik fırsatlara erişimde halen erkeklerin %39 gerisinde kaldığını, teknoloji ve yapay zekâ gibi yüksek büyüme vadeden sektörlerde kadın temsiliyetinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Bu durum, sektörün sürdürülebilir büyüme kapasitesi açısından endişe verici. Dünya Ekonomik Forumu’nun Haziran 2025’te yayımladığı Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, kadınların genel iş gücüne katılım oranı %41,2’de kalırken, üniversite mezunu kadınlarda  sadece her üç kişiden biri üst düzey yönetici pozisyonuna ulaşabiliyor. Özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında, kadınların eğitimdeki başarısının ekonomik temsile yansımadığı ve iyi bir eğitim almalarına rağmen üst düzey görevlere yükselirken sistematik engellerle karşılaştıkları belirtiliyor.  İlgili rapor, bilgi teknolojileri ve medya sektöründe kadın çalışanların oranının %35’te kaldığını gösteriyor. Bu oran yapay zeka, bulut bilişim, veri bilimi ve yazılım mühendisliği gibi hızla büyüyen alanlarda daha da düşüyor. Bu durum yalnızca toplumsal eşitliği değil, sektörün sürdürülebilir büyüme kapasitesini de etkiliyor. Teknolojik ilerleme ve kapsayıcı büyümede tehlike çanları Aynı raporda, kadınların iş gücünde eşit temsiliyetinin sürdürebilir büyümede stratejik önemi olduğu vurgulanıyor. Cinsiyet eşitliği, inovasyon ve üretkenliği destekliyor, yaratıcı düşünceyi artırıyor. Kadınların daha dengeli biçimde sektörel dağılıma katılması, özellikle teknoloji dönüşümünün yaşandığı bir çağda, yetenek açığını kapatmada ve yaratıcı çözümler üretmede önemli fark yaratıyor.  Ancak rapora göre, kadınlar hâlâ çoğunlukla düşük ücretli sektörlerde yer alıyor. Örneğin sağlıkta %58,5, eğitimde ise %52,9 oranında temsil ediliyorlar. Buna karşılık, dijitalleşmenin yön verdiği teknoloji gibi yüksek kazanç ve etki potansiyeli olan alanlarda kadınların oranı dikkat çekici ölçüde düşük. Bu dengesizlik, hem kapsayıcı büyüme hem de teknolojik ilerleme açısından önemli bir risk oluşturuyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners kurucusu Jilda Bal konuyla ilgili şunları söylüyor:“Günümüzde teknoloji ve yapay zekâ, sadece birer sektör değil, bir gelecek vizyonudur. Ancak bu alanlarda kadın temsili hâlâ çok düşük. Özellikle inovasyon odaklı sektörlerde kadınların daha fazla yer alması, eşitliğin yanı sıra gelişme, yaratıcılık ve sürdürülebilir kalkınma için de zorunluluktur. Bugün üniversite mezunu kadınların yalnızca %29,5’i üst düzey yönetici pozisyonlarına gelebiliyor. Bu oran teknoloji gibi geleceği şekillendiren alanlarda daha da düşük. Karar alıcı pozisyonlarda kadınların yeterince yer bulamaması, bakış açısı çeşitliliğini sınırlarken uzun vadede teknolojinin insana faydasını da azaltabilir. Eğer teknolojide kadın yoksa, o teknolojinin inşa ettiği gelecekte de eksiklik var demektir.”

Corendon Airlines, Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi Arasında 

Havacılık sektöründeki istikrarlı büyümesini sürdüren Corendon Airlines, kuruluşunun 20. yılında Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin sıralandığı “Fortune 500 Türkiye 2024″ araştırmasında 146. sırada yer almanın gururunu yaşıyor. Fortune Türkiye ve CRIF Türkiye iş birliğiyle 2008 yılından bu yana aralıksız olarak gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin satış, ihracat ve karlılık gibi temel finansal kriterlerdeki performanslarını ortaya koyuyor. Sunduğu geniş filo ve uçuş ağıyla hem yaz hem de kış aylarında tatil severleri en popüler destinasyonlara taşıyan “Tatil Hava Yolu” Corendon Airlines, yıllardır süregelen başarısını ve güçlü finansal performansını “Fortune 500 Türkiye” araştırmasındaki konumuyla taçlandırdı. Corendon Airlines, iş dünyasının en saygın araştırmalarından biri olan “Fortune 500 Türkiye 2024” listesinde 146. sırada yer aldı. “Fortune 500 Türkiye listesinde yer almak bize gurur ve ilham veriyor” Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yıldıray Karaer, Fortune 500 Türkiye araştırmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında yer almak, 20. yılımızı kutladığımız bu özel dönemde bizler için ayrı bir anlam taşıyor. Yolcularımıza en iyi hizmeti sunmak amacıyla sürdürdüğümüz yatırımlar ve genişleyen operasyon ağımız, böylesine prestijli bir listede yükselmemize katkı sağladı. Bu başarıda emeği geçen ekip arkadaşlarımıza ve bize güvenen tüm misafirlerimize teşekkür ediyoruz. Fortune 500 Türkiye listesinde yer almak bize gurur ve ilham veriyor; geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlememizi sağlıyor. Corendon Airlines olarak, ülkemizin ekonomisine daha fazla katkı sunmak gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”  “Fortune 500 Türkiye” listesi, Türkiye’nin en büyük 500 şirketini net satışlarına göre sıralamanın yanı sıra; şirketlerin ihracat, faiz ve vergi öncesi kâr/zarar, aktif toplamı ve özkaynak gibi kritik finansal göstergelerdeki konumunu da detaylı bir şekilde analiz ediyor. Araştırma aynı zamanda sektörel ve illere göre dağılımın yanı sıra, borsa şirketlerinin finansal performanslarına dair ayrıntılı bilgiler ve farklı kriterlere göre oluşturulan çeşitli alt listeler de sunuyor.

DHL, Birleşik Krallık Operasyonlarında E-Ticaret ve Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri Sektörlerindeki Büyümesini Desteklemek Amacıyla 1.000’den Fazla Ek Robotu Kullanıma Sunacak

9 Temmuz 2025 – DHL Supply Chain, Birleşik Krallık ve İrlanda’daki müşteri operasyonlarında artan e-ticaret ve yaşam bilimleri ve sağlık hizmetleri sektörlerindeki talebi desteklemek amacıyla altyapısını genişletmek ve otomasyon uygulamalarını hızlandırmak için 550 milyon sterlin yatırım yapacak.  Bu yeni yatırım, DHL Supply Chain’in son üç yılda otomasyon sistemlerine yaptığı 1 milyar avroluk yatırıma eklendi. Şimdiye kadar Birleşik Krallık, İrlanda ve EMEA bölgesinde 3.200’den fazla dijitalleşme projesi hayata geçirildi. 2030’a kadar, DHL’in kontrat lojistiği iş kolu hem Birleşik Krallık ve İrlanda’da hem de küresel ölçekte önemli oranda büyüme hedefliyor. Bu büyümenin temel itici gücünü ise otomasyon, robotik ve dijitalleşme oluşturuyor. DHL Supply Chain Birleşik Krallık & İrlanda CEO’su Saul Resnick konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu yatırımımız, Birleşik Krallık pazarındaki artan fırsatları yansıtıyor. Müşteriler dijitalleşmenin faydalarını giderek daha fazla fark ediyor ve bu yıl an itibarıyla geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız çalışmaların sayısını şimdiden aşmış durumdayız. Ayrıca, müşteri operasyonlarına entegre edilen robotik ve otomasyon sistemleri daha da gelişiyor. Bu sayede müşterilerimiz çok daha yüksek fayda elde ediyor ve yatırım geri dönüşlerini daha hızlı alıyor.” Bu ivmeyi sürdürebilmenin, ancak doğru altyapı ve yüksek büyüme gösteren e-ticaret ve sağlık gibi sektörleri destekleyecek uzmanlıkla mümkün olduğunu ekleyen Resnick sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun vadeli etki yaratacak yatırımlar yapıyor ve tedarik zinciri alanında tercih edilen iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Birleşik Krallık’ın yeni Ticaret Stratejisi de hızlı büyüyen sektörleri destekleyerek ve küresel pazarlara erişimi artırarak bu doğrultuda ilerliyor. Bu öncelikler hem yatırım odağımızla hem de müşterilerimizin ihtiyaçlarıyla birebir örtüşüyor.” DHL, teknoloji şirketleriyle kurduğu stratejik ortaklıklar aracılığıyla klasik tedarikçi ilişkilerinin ötesine geçiyor.   Bu yaklaşım, sektörün öncü inovasyon sağlayıcılarıyla birlikte robotik çözümler geliştirme, test etme ve ölçeklendirme odaklı iş birliklerinde kararlılığı artırıyor. Bu strateji kapsamında şu anda Birleşik Krallık, İrlanda ve EMEA bölgesinde 2.000’den fazla robot, DHL çalışanlarıyla birlikte uyum içinde çalışıyor. Locus Robotics ve 6 River Systems gibi stratejik ortaklardan temin edilen 750’den fazla Assisted Picking Robot, bölgede 18 tesiste aktif olarak kullanılıyor. Ayrıca DHL, Birleşik Krallık’ta konteyner boşaltımı için Boston Dynamics’in ilk Stretch robotunu devreye aldı. Stretch robotları, saatte 700 kutuya kadar boşaltım kapasitesiyle depo çalışanlarının fiziksel yükünü önemli ölçüde azaltıyor ve e-ticaret gibi hızlı iş bitirme süreleri gerektiren operasyonlarda verimliliği artırıyor.  DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında, Derby’de yeni bir DHL Sağlık Lojistiği tesisi açılacak. Bu tesis, önümüzdeki beş yıl içinde Birleşik Krallık’ta çift haneli büyüme göstermesi beklenen yaşam bilimleri ve sağlık sektöründeki büyümeyi desteklemek üzere tasarlandı ve uzman lojistik çözümlerine olan talebi artırması bekleniyor. Her tesis, soğuk zincir ve temiz oda olanaklarına sahip olacak ve küresel çapta genişleyen DHL Sağlık Lojistiği ağı içinde kritik bir rol üstlenecek. Yatırım planı, Birleşik Krallık’ın DHL Supply Chain için en büyük ve en fazla stratejik öneme sahip bölgelerden biri olma konumunu güçlendiriyor. Uzun yıllara dayanan ticaret ve tedarik zinciri uzmanlığıyla Birleşik Krallık, esnek ve dayanıklı bir lojistik merkezi olduğunu kanıtlayarak, ticaret kalıplarının değişmeye devam ettiği küresel ticarette önemli bir rol oynuyor. Birleşik Krallık Hükûmeti’nin AB’den ayrılmasından bu yana yayımladığı ilk Ticaret Stratejisi kapsamında yapılan bu duyuru, küresel ticaret ağlarını güçlendirme ve yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörleri destekleme konusundaki ortak vizyonu yansıtıyor. Strateji, Britanyalı işletmeler için 5 milyar sterlinlik yeni fırsat yaratmayı hedefliyor. Birleşik Krallık, küresel ticaret lideri konumunu sağlamlaştırmaya çalışırken; DHL’in Birleşik Krallık ve İrlanda’daki otomasyon ve altyapı yatırımları, stratejinin öncelik verdiği yüksek büyüme gösteren sektörler ve dayanıklı,…

Samsung Galaxy Z Flip7: Uçtan uca genişleyen yeni FlexWindow ekranıyla cep boyutunda yapay zekâ gücü

Sayın Sektörtürk Dergisi YazıişleriSamsung Electronics, Galaxy Z Serisinin yeni üyesi Flip7’yi tanıttı. Kompakt boyutu ve büyük yetenekleriyle Galaxy Z Flip7, katlanabilir telefon deneyimini yeniden tanımlıyor. Samsung Galaxy Z Flip7: Uçtan uca genişleyen yeni FlexWindow ekranıyla cep boyutunda yapay zekâ gücü Samsung Electronics, Galaxy Z Serisinin yeni üyesi Flip7’yi tanıttı. Kompakt boyutu ve büyük yetenekleriyle Galaxy Z Flip7, katlanabilir telefon deneyimini yeniden tanımlıyor. Samsung Electronics, yeni FlexWindow ile güçlendirilmiş, çok boyutlu çağın en kompakt yapay zekâ telefonu Galaxy Z Flip7’yi tanıttı. Cebe sığan kompakt ebatlarda ama en zorlu ihtiyaçları karşılayabilen Galaxy AI; uçtan uca genişleyen FlexWindow ekran, amiral gemisi kalitesinde kamera ve ultra kompakt ikonik bir tasarımda bir araya geliyor. Sezgisel sesli yapay zekâdan en iyi selfie özelliklerine kadar birçok alanda akıcı etkileşimler ve güvenilir günlük kullanım için tasarlanan Galaxy Z Flip7, kullanıcıların cep boyutundaki dostu olacak. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan yardımcısı TM Roh, “Galaxy Z Flip7, büyük yapay zekâ yeteneklerinin cep boyutundaki bir forma sığdırılabileceğinin kanıtı niteliğinde. FlexWindow’a çok çeşitli ve çok boyutlu yapay zekâ özellikleri ve kusursuz işlevsellik ekleyerek kullanıcıya uyarılar veren ve öngörülerde bulunan güçlü bir cihaz geliştirdik. Dünyayla etkileşime girmenin daha akıllı ve daha sezgisel yolunu açtık” dedi. Cep boyutunda güçlü performansİçerikleri zarif bir şekilde uçtan uca görüntüleyen Galaxy Z Flip7’nin çarpıcı FlexWindow ekranı, önemli öğeleri öne çıkarıyor. Böylece hızlı mesajlar yazmak, ajandayı bir bakışta kontrol etmek ve hareket halindeyken üstün kalitede selfie’ler çekmek kolaylaşıyor. Galaxy Z Flip’te şimdiye kadar sunulan en parlak FlexWindow, güçlü yenileme hızıyla güneşli bir günde bile sosyal medya içeriklerini kaydırırken her şeyin canlı ve akıcı görünmesini sağlıyor. Bir Galaxy Z Flip’te şimdiye kadar sunulan en büyük kapak ekran olan 4,1 inç Super AMOLED FlexWindow, uçtan uca kullanılabiliyor, daha fazla içerik görüntülemeye ve daha fazla göreve imkan tanıyor.Hem ana ekranda hem de FlexWindow’da 2.600 nit tepe parlaklık ve akıcı 120Hz yenileme hızına sahip Galaxy Z Flip7, içerik kaydırmayı, video akışlarını görüntülemeyi ve oyun oynamayı ultra akıcı hale getiriyor. Ayrıca, Vision Booster ile geliştirilen FlexWindow, dış mekanda daha iyi görüntülenebiliyor ve kullanıcı her yerde bağlantıda kalabiliyor.Ana ekran ise ultra akıcı ve sürükleyici deneyimler için 6,9 inç Dinamik AMOLED 2X özelliğine sahip. En ince Galaxy Z Flip dayanıklılığını koruyorKolay taşınabilirlik için üretilen Galaxy Z Flip7, güçlü performansı doğrudan kullanıcının avuçlarına getiriyor. Kompakt boyutu ve şık görünümüyle küçük bir cebe veya küçük bir çantaya kolayca sığıyor; kahve içerken gelen aramaları yanıtlamaktan mağazada fotoğraf çekmeye kadar günün her anında ideal bir tercih olarak öne çıkıyor. Ayrıca düşürme veya bir yere çarpma konusunda endişeleri de ortadan kaldırıyor. Uzun ömürlü kullanım hedefiyle üretildiği için günlük kullanımın her türlü zorluğuna dayanabiliyor. Sadece 188 gram ağırlığında ve katlandığında sadece 13,7 mm inceliğinde olan Galaxy Z Flip7, şimdiye kadarki en ince Galaxy Z Flip olma özelliğini taşıyor.Kapak ve arka kısım Corning® Gorilla® Glass Victus® 2 ile korunuyor.Önceki nesil menteşeden daha ince olan Armor FlexHinge, daha yumuşak katlamalar ve uzun ömürlü dayanıklılık için yenilenen bir tasarımla ve dayanıklılığı yüksek malzemelerle geliştirildi.Güçlü Armor Alüminyum Çerçeve, dayanıklılık için sert bir dış yüzey oluşturuyor. Daha uzun pil ömrü ve daha akıllı güç kullanımıHer yerden incelen ve daha zarif hale gelen Galaxy Z Flip7, kompakt formunun yanında daha büyük bir pile ve daha büyük bir ekrana sahip. Galaxy Z Flip serisinde şimdiye kadar sunulan en büyük pil, şarj etmeden fazladan bir film daha izlemeye yetecek kadar ek güç sağlıyor. Uzun yolculuklarda online müzik ve podcast dinlemek,…

Samsung Galaxy Watch8 Serisi uykudan egzersize ultra konfor sunuyor

Yeni Samsung Galaxy Watch8 ve Galaxy Watch8 Classic, kullanıcıların sağlık  yolculuğunu motive etmek için ikonik tasarım ile kişiselleştirilmiş yeni sağlıklı yaşam içgörülerini bir araya getiriyor. Samsung Electronics, Galaxy Watch serisinin tamamına yeni bir ikonik tasarım kimliği kazandıran Galaxy Watch8 ve Galaxy Watch8 Classic ürünlerini tanıttı. Galaxy Watch Ultra’nın dairesel tasarımını sürdüren seri, 7/24 kesintisiz sağlık yolculuğunun takibi için şimdiye kadarki en ince ve en rahat Galaxy Watch ürünlerini sunuyor. Farklı yaşam tarzlarına uyum gösteren Galaxy Watch8 serisi, gelişmiş özellikleriyle stilde ve kişiselleştirilmiş sağlık deneyimlerinde yeni standartlar belirliyor. Samsung Electronics CEO’su ve Cihaz Deneyimi (DX) Bölümü Başkan Yardımcısı TM Roh, “Yenilikçi teknolojilerimizle milyarlarca insanın daha sağlıklı bir yaşam sürmesini destekliyoruz. Hedef odaklı tasarım ile gelişmiş sensör teknolojilerini yapay zekâ destekli sezgisel deneyimlerle birleştiren Galaxy Watch8 serisi, daha sağlıklı ve daha bağlantılı bir yaşamı başlatmaya ilham veriyor ve kullanıcıların günlük sağlığı konusunda anlamlı adımlar atmayı her zamankinden daha kolay hale getiriyor” dedi Üstün bir zindelik için içi ve dışı yeniden tasarlandı Hem şekli hem de işlevleri yeniden tasarlanan Galaxy Watch8 Serisi, sektör lideri performans sunmanın yanı sıra benzersiz bir konfor yaşatarak günlük zindelik konusunda kullanıcıların en iyi yol arkadaşı haline geliyor. İlk kez Galaxy Watch Ultra’da kullanılan ayırt edici dairesel tasarım, artık tüm Galaxy Watch8 serisinde yer alıyor. Şimdiye kadarki en ince tasarımı elde etmek için, Galaxy Watch8 serisinin tüm iç yapısı yeniden tasarlandı. Montajlı bileşen kapasitesi %30 oranında geliştirilerek tüm tasarım %11 oranında inceldi. Kullanılan Dynamic Lug sistemi sayesinde bu yeni tasarım, bilekle birlikte doğal bir şekilde hareket ediyor; daha iyi uyum sağlamak ve gelişmiş sağlık takibini daha doğru yapmak için daha fazla konfor ve daha gelişmiş stabilite sağlıyor. Galaxy Watch8’in şık görünümü, sıradışı performansla tamamlanıyor. Önceki nesle göre %50 daha parlak olan ekran, dışarıda güneş ışığı altında bile kolay görünürlük sunmak için 3.000 nit’e varan bir tepe parlaklığı sunuyor ve geliştirilmiş pil ömrü, saatin aktif yaşam tarzlarına ayak uydurabilmesini sağlıyor. Ayrıca, çift GPS, yine önceki nesle göre daha ayrıntılı ve hassas konum sonuçları sunarken, Samsung’un en güçlü 3nm işlemcisi, daha hızlı performans ve daha fazla güç verimliliği sağlıyor. Daha detaylı ve daha tutarlı sağlık içgörüleri konusunda çığır açan BioActive Sensör ile Galaxy Watch8 Serisi, bütünsel bir sağlık görünümü sunmaya yardımcı oluyor. Sağlıkla ilgili değişimlerin kalıcı olması için motivasyon Sağlıklı bir yaşama açılan yol uykudan geçer. Dinlendirici bir uykuyla geçen her gece, vücudun ve zihnin sonra daha iyi bir güne hazır olmasını sağlıyor. Bu nedenle uyku deneyimini sürekli olarak geliştiren Samsung, kişiye özel uyku koçluğu sunuyor, optimum uyku ortamını oluşturmaya yardımcı oluyor. Bunların da ötesine geçen Galaxy Watch8 serisi, Samsung Health uygulamasında uykudan beslenme ve egzersize kadar anlık ve motive edici içgörüler sunarak daha sağlıklı alışkanlıklar oluşturmayı destekleyen yeni ve benzersiz özellikleriyle geliyor.  Uyku Koçluğu kullanıcıların sirkadiyen ritmini ölçerek yatmak için en uygun zamanı önerebiliyor, böylece ertesi sabah tazelenmiş olarak uyanmayı destekliyor. Uyku, stres ve aktiviteler gibi çeşitli yaşam tarzı faktörleri hakkında içgörüler sağlayarak sağlık yönetiminde daha kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesini destekliyor. Yeni başlayan ya da deneyimli koşucular için, Galaxy Watch8 serisi en çok ihtiyaç duyulan anda kullanıcıyı motive eden kişiselleştirilmiş fitness bilgileri sunuyor. Koşu Koçu kullanıcının fitness seviyesini 1’den 10’a kadar hesaplıyor, gerçek zamanlı sunduğu rehberlik ve motive edici içgörülerle kullanıcıya özel bir antrenman planı geliştiriyor. Artık, koşmayı da kapsayarak güncellenen Together özelliğiyle, arkadaşlara ve aile üyelerine meydan okuyarak fitness aktiviteleri daha çekişmeli hale geliyor. Yüksek stres…

Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor 

Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor Samsung Electronics Galaxy ailesinin yeni üyesi Z Fold7’yi kullanıcılarıyla buluşturuyor. Şimdiye kadarki en ince, en hafif ve en gelişmiş Galaxy Z Serisi, üstün mühendislik ile güçlü ve akıllı özellikleri bir araya getirerek günlük etkileşimleri üst seviyeye taşıyor. Samsung Electronics bugün Galaxy Z Fold7’yi duyurdu. Galaxy’ye özgü tasarımın, kamera yeteneklerinin ve yapay zekâ inovasyonlarının en üstün hali, şimdiye kadarki en ince ve en hafif Galaxy Z Fold Serisinde bir araya geliyor. Ultra akıllı telefonlardaki üstün performansı ve deneyimi kullanıcılarıyla buluşturan Galaxy Z Fold7, açıldığında ortaya çıkan daha büyük ve daha sürükleyici ekranıyla yeni bir verimlilik ve üretkenlik seviyesi sunuyor. Yeni One UI 8 ile geliştirilen seri, katlanabilir forma göre optimize edilmiş akıllı ve çok boyutlu yapay zekâ araçlarıyla kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan Yardımcısı TM Roh, “Galaxy AI ile güçlü donanımı bir araya getiren Galaxy Z Fold7, şimdiye kadarki en gelişmiş akıllı telefon deneyimini sunuyor. Katlanabilir cihazların yeni dönemi, tasarım ile mühendisliği, katlanabilir forma göre geliştirilmiş yapay zekâ yetenekleriyle bir araya getiriyor. Galaxy Z Fold7, kullanıcıların talep ettiği ultra deneyimlerin tümünü, üstün gücü, sürükleyiciliği, akıllı özellikleri ve taşınabilirliği bir arada sunuyor” dedi. Ultra zarif ultra güçlü En ince ve en hafif Galaxy Z Fold Geleneksel bir akıllı telefonun günlük taşınabilirliğini ve sezgisel kullanımını, daha büyük ve katlanabilir bir ekranın gelişmiş gücüyle ve esnekliğiyle bir araya getiren Galaxy Z Fold7, tüm bu özellikleri tek cihazda isteyenler için geliştirildi. Ultra ince ve hafif tasarımıyla ve daha geniş kapak ekranıyla Galaxy Z Fold7, katlandığında yazmayı ve gezinmeyi zahmetsiz hale getiren kusursuz bir mobil deneyim sunuyor.  Galaxy akıllı telefonlardaki en geniş ekran Açıldığında ortaya çıkan geniş ekranıyla bir akıllı telefondan çok daha fazlasını sunan Galaxy Z Fold7, tamamen başka bir cihaza dönüşüyor; Galaxy AI’dan fazla faydalanmaya imkan tanıyan ve düzenleme, çoklu görevler ve sürükleyici görüntüler için daha geniş bir çalışma alanı sağlıyor. Bir önceki nesle göre %11 daha büyük olan Galaxy Z Fold7’nin ana ekranı, içerik düzenleme ve birden fazla uygulamada çoklu görevler için daha fazla alana sahip. Şık Görünüm, sağlam gövde İnce ve hafif Galaxy Z Fold7, kullanıcısının her zaman yanında olmak için tasarlandı. Yeni geliştirilen menteşesi ve katlanabilir ekranıyla, defalarca katlanmaktan çantaya atılmaya kadar her durumda günlük dayanıklılık sunmak ve daha uzun kullanılmak için üretildi.  Galaxy için Özelleştirilen En Güçlü İşlemci Galaxy Z Fold7, Galaxy cihazlarında kullanılan sınıfının en iyisi işlemcisiyle donatıldı. Benzersiz şekilde özelleştirilen bu işlemci, gerçek zamanlı dil çevirisi ve Generative Edits gibi cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ işlemlerini daha hızlı ve sorunsuz hale getiriyor. Ultra 200 MP Kamera Ultra detaylı ultra net fotoğraflar Galaxy Z Fold7, Galaxy’nin profesyonel seviye kamera deneyiminin en üstün halini katlanabilir cihazda bir araya getiriyor ve her zaman çarpıcı sonuçlar vermek için gelişmiş donanım ile akıllı görüntü işlemeyi birleştiriyor. Yüksek çözünürlüklü kamera, inanılmaz detayları, canlı renkleri ve zengin dokuları yakalayarak kullanıcıyı her anın içine çekiyor. Yapay zekâyla geliştirilen görüntüleme ışıklandırmayı, detayları ve görüntünün gerçekçiliğini otomatik olarak optimize ediyor. Böylece, önemli akşam yemekleri ya da geç saatlerde çekilen kapalı alan fotoğrafları gibi, düşük ışıklı ortamlarda bile fotoğraflar ve videolar net ve canlı çıkıyor. Büyük ekranda yaratıcı düzenlemeler Galaxy Z Fold7 ile büyük ekran için optimize edilmiş yapay zekâ destekli araçlarla profesyonel düzeyde bir…

SHANGRI-LA BOSPHORUS, ISTANBUL BİR KEZ DAHA DÜNYANIN EN İYİ 15 OTELİ ARASINDA 

Doğunun batıyla buluştuğu İstanbul Boğazı’nın kalbinde yer alan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; dünyanın en prestijli seyahat yayınlarından Travel + Leisure dergisi tarafından düzenlenen World’s Best Awards 2025’te “Dünyanın En İyi 100 Oteli” arasında ilk 15’te yer aldı. Okuyucu oylarıyla belirlenen bu seçkin listede, Shangri-La Bosphorus, Istanbul ayrıca Türkiye’nin en iyi ikinci oteli ve Avrupa’nın en iyi üçüncü şehir oteli olarak da öne çıktı. Shangri-La’nın efsanevi Asya misafirperverliğini Türkiye’nin zengin kültürel dokusuyla harmanlayan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı, rafine gastronomi deneyimleri ve kusursuz konaklama standartlarıyla Travel + Leisure okuyucularının bir kez daha büyük beğenisini kazandı. Avrupa’nın en iyi 3. oteli Bu yıl 30’uncusu düzenlenen Travel + Leisure World’s Best Awards; gezginlerin deneyimlerine dayanarak dünyanın en iyi otellerini, şehirlerini, adalarını, havayollarını ve kruvaziyerlerini ödüllendiriyor. Tamamen okuyucu oylarıyla şekillenen bu prestijli listede Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Dünyanın En İyi 15 Oteli arasında yer alırken, Avrupa’nın En İyi 15 Şehir Oteli arasında da 3. sırada, Türkiye’de ise 2.sırada gösterildi. Bu liste yalnızca seyahat planı yapanlar için değil, aynı zamanda en seçici gezginler için de güvenilir bir ilham kaynağı niteliğinde. Okuyucular; otelleri hizmet kalitesi, lokasyon, oda konforu ve gastronomik deneyimler gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriyor. Global ölçekte ve tarafsız bir yaklaşımla oluşturulan bu listede yer almak, Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un dünya çapında takdir gören yüksek standartlarını bir kez daha altını çiziyor. Genel Müdür Bechara Sader: “Bu başarı, misafirlerimizin kalpten gelen takdirinin bir yansıması. “Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Genel Müdürü Bechara Sader konuyla ilgili olarak şunları söyledi:      “Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Travel + Leisure okuyucuları tarafından dünyanın en iyi otelleri arasında gösterilmesi, misafirlerimizin kalpten gelen takdirinin bir yansıması. Bu başarı, her gün tutkuyla çalışan ekibimizin özverisi sayesinde mümkün oldu. Şehrin tam kalbinde, doğu ile batının buluştuğu yerde, misafirlerimize Asya misafirperverliğini Boğaz’ın zamansız zarafetiyle harmanlayan ayrıcalıklı deneyimler sunmaya devam edeceğiz.” Boğaz’ın kıyısında zamansız zarafet İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasında, Beşiktaş’ta 1930’lardan kalma tarihi bir binada konumlanan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Dolmabahçe Sarayı’na yalnızca 15 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamından ve Asya’ya özgü tasarım öğelerinden ilham alan otel, dinlendirici tonlarda tasarlanmış ve çarpıcı avizeler ile dekore edilmiş odaları ve süitleri ile büyüleyici bir ortam sunuyor. Rafine lüksün timsali olan otel, konuklarına zevkli bir şekilde dekore edilmiş odaların yanı sıra sıcak ve şık bir ambiyansa sahip birinci sınıf bir restoran koleksiyonuyla da öne çıkıyor. Şehrin kalbinde, Boğaz’ın zarafetiyle Asya misafirperverliğini buluşturan bu ayrıcalıklı deneyimleri keşfetmek için shangrilaistanbul hesabını takip edebilir, 0 212 725 8888 no’lu numaradan iletişime geçebilirsiniz. Shangri-La hakkında Shangri-La Group’un en önemli markası Shangri-La, seçkin Asya misafirperverliği deneyiminin merkezine samimi hizmeti koyuyor. Marka, yaratıcı ve ilhamını doğadan alan tasarımı, keyifli mutfak ve kültürel deneyimleri, özgün ve özenli hizmetiyle konukların kendi Shangri-La anlarını keşfetmelerini sağlıyor. Günümüzde bu marka deneyimi; Avustralya, Kanada, Çin, Hong Kong, Tayvan, Fiji, Fransa, Hindistan, Endonezya, Japonya, Malezya, Mauritius, Moğolistan, Myanmar, Filipinler, Suudi Arabistan, Singapur, Sri Lanka, Umman Sultanlığı, Tayland, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki destinasyonlarda 90’dan fazla lüks otel ve resortta hayata geçiriliyor. Shangri-La Circle, Shangri-La Group’un hayatın eğlenceli, sınırsız ve olasılıklarla dolu olması gerektiği fikri üzerine inşa edilen yeni bir çağdaş Asya seyahat yaşam tarzı platformu ve ödüllü Golden Circle sadakat programının bir dönüşümüdür. Shangri-La Circle, üyelerine dünya çapındaki 100’den fazla Shangri-La, Kerry, JEN ve Traders noktasında seyahatlerinin her anında grubun restoran portföyü, wellness tesisleri ve aile deneyimlerinin de dahil olduğu…

İKLİM KANUNU İLE YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM

İklim Kanunu, Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji ve iklim politikalarında kapsamlı bir dönüşüm başlatıyor. Kanunun yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından öne çıkan hükümleri: Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği, Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları, Finansman ve Teşvik Mekanizmaları,  Karbon Piyasası ve ETS(Emisyon Ticaret Sistemi) başlıklarında detaylandırıldı. İlgili başlıkları değerlendiren TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişiminin artacağını, iklim hedeflerine uyumlu yatırımların öncelik kazanacağını vurguladı… İklim Kanunu, iklim değişikliği kaynaklı krizlerin ve zararların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen yasal bir düzenleme. Yeşil istihdamın artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi ve karbon ayak izinin azaltılması gibi adımlarla, ekonomik büyümenin çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. İklim Kanunu ile ayrıca, yeşil dönüşüm sürecinin toplumsal farkındalığı artırarak, bireylerin ve işletmelerin çevre dostu uygulamaları benimsemeleri de teşvik edilecek. RÜZGAR ENERJİSİ DE DAHİL DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ ÜRETİMİ DESTEKLENECEK Yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından kanun hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜREB (Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği) Başkanı Dr. İbrahim Erden: “İklim kanununda yer alan “Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği” maddesi ile net sıfır emisyon hedefi kapsamında, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, enerji, su ve ham madde verimliliği, temiz teknolojilerin yaygınlaştırılması gibi önlemler kamu kurumları ve özel sektör için zorunlu hale geliyor. Rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere, düşük karbonlu enerji üretim teknolojilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Kanunun “Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları” maddesi ile yerel ve ulusal ölçekte hazırlanacak tüm strateji, plan ve programlarda yenilenebilir enerji yatırımları öncelik olacak. Her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak; bu kurullar vasıtasıyla yerel ölçekte enerji politikaları geliştirilecek. Türkiye Yeşil Taksonomisi oluşturularak çevresel hedeflere katkı sağlayan ekonomik faaliyetlerin (rüzgar, güneş vb.) sınıflandırılması sağlanmış olacak. Finansman ve Teşvik Mekanizmaları maddesi ile Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gelirleri başta olmak üzere, elde edilen tüm gelirler iklim dostu yatırımların desteklenmesinde kullanılacak. Rüzgar enerjisi gibi emisyon azaltım potansiyeli yüksek yatırımlar, hibe, sigorta, yeşil tahvil, garanti mekanizmaları ve diğer finansal araçlar yoluyla desteklenecek” dedi.  Türkiye’de kurulacak Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon fiyatlandırma uygulamaları devreye gireceğini dile getiren Erden: “Elektrik üretim sektöründeki emisyonların izlenmesi ve tahsisatlara bağlanması süreci başlayacak. EPİAŞ, ETS piyasasının işletmecisi olurken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, ETS piyasasına yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapacak. Tüm ilgili kurumların plan ve stratejilerini güncellemek için son tarih 31 Aralık 2027.  Bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişimi artacak, iklim hedeflerine uyumlu yatırımlar öncelik kazanacak. Yatırımcılarımızın, yerel yönetimlerin ve ilgili tüm paydaşların süreci yakından takip etmeleri ve planlamalarını İklim Kanunu ile uyumlu şekilde revize etmeleri büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. TÜREB Hakkında: Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope)’nin ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC)’nin resmi üyesi olan TÜREB, Türkiye Rüzgar Enerjisi potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması doğrultusunda önemli çalışmalarda bulunuyor ve rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’deki en güçlü sivil toplum kuruluşu.

Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı 

Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, kuruluşunun ikinci yılı içinde 1 milyon kullanıcıya ulaşarak önemli bir eşiği geride bıraktı. Tamamen dijital bir platform olarak tasarlanan, sade, hızlı ve şeffaf bankacılık anlayışıyla bireysel ve kurumsal kullanıcıların finansal ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunan Hayat Finans, kısa sürede kullanıcıların beğeni ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Temelleri 1937 yılında atılan ve 17 ülkede faaliyet gösteren Hayat Holding’in finans sektöründeki yatırımı Hayat Finans, Türkiye’nin ilk dijital bankası olarak kurulduktan sonra 2 yıl içinde 1 milyon kullanıcı sayısına ulaştı. Aynı zamanda Türkiye’de aktif büyüklüğe göre en büyük dijital banka olmayı başardı. Hayat Finans, Hayat Holding’in gücü, dijital banka yetkinlikleri ve tüm kullanıcılara eşit avantajlar sunması sayesinde, kısa sürede kullanıcıların beğenisini ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Hayat Finans, fiziksel şubelere ihtiyaç duymadan, tüm bankacılık işlemlerini Hayat Finans Mobil uygulaması ve internet bankacılığı üzerinden erişilebilir hale getirerek Türkiye’de dijital bankacılığın standartlarını yeniden tanımladı. Bireysel Bankacılık, Ticari Bankacılık, KOBİ Bankacılığı, Hazine İşlemleri, Yatırım Bankacılığı ve Özel Bankacılık gibi geniş bir hizmet yelpazesi sunan banka, güvenilir, yalın ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. “Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz” Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, “İkinci yılımızın içinde 1 milyon kullanıcılara ulaşmanın, Hayat Finans’ın kullanıcı odaklı vizyonu ve uygulamalarının ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdiğini” belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Dijital doğan bir banka olarak, geleneksel bankacılığın kısıtlamalarından uzak, çevik ve yenilikçi bir yapıya sahibiz. Bu avantaj, kullanıcı ihtiyaçlarına hızla yanıt veren, yapay zekayı ve teknolojiyi merkeze alan, operasyonel verimliliği maksimize eden bir hizmet modeli geliştirmemizi sağladı. Böylece, her bir kullanıcımıza daha kişiselleştirilmiş, hızlı ve maliyet etkin çözümler sunabiliyoruz. Tamamen dijital bir banka olarak, süreci dijitalleştirmekle kalmadık; bankacılığı dijitalin doğasına göre yeniden tasarladık. Hiçbir şubeye ihtiyaç duymadan, tüm bireysel ürünlerimizi birkaç adımda erişilebilir hale getirdik. Katılım bankacılığı prensipleriyle faaliyet gösteren bir dijital banka olarak, bu alanda Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz.” Yeni hedef: 5 yılda 10 milyon kullanıcı Hayat Finans, önümüzdeki dönemde kullanıcı deneyimini daha da kişiselleştirmek için yapay zekâ destekli öneri motorları ve veriye dayalı çözümler geliştirmeyi planlıyor. Finansal kapsayıcılığı artırmayı önceliklendiren banka, özellikle gençler, finansal sisteme yeni katılanlar ve dijital kanal kullanıcıları için erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Bankanın 5 yıllık hedefleri arasında, dijital katılım bankacılığı segmentinde bireysel kullanıcı adedi ve dijital kanal kullanımında liderlik yer alıyor. Hayat Finans, 5 yıl içinde fintek iştiraki Hayat Pay ile birlikte 10 milyon kullanıcıya erişmeyi amaçlıyor. Ayrıca yatırım, sigorta, dijital cüzdan ve açık bankacılık gibi alanlarda ürün yelpazesini genişleterek her bireyin finansal yolculuğuna eksiksiz eşlik etmeyi planlıyor. KOBİ’ye Hayat Hayat Finans, KOBİ’lerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yalnızca bir finansman sağlayıcısı değil, aynı zamanda güvenilir bir yol arkadaşı ve danışmanı olmak için adımlar atıyor. Bu vizyon doğrultusunda, dijital hesap açılışı, evraksız finansman tahsisi ve dijital finansman kullandırımının yanı sıra, dijital teminat mektubu, DBS, Business kart gibi çözümlerle KOBİ’lerin ihtiyaçlarına hızlı, pratik ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Hayat Finans, tüzel bankacılık ürünlerini peyderpey dijitalleştirerek, sektördeki en kapsayıcı ve erişilebilir tüzel ürün setine sahip olma vizyonuyla hareket ediyor. Bu doğrultuda hem küçük ölçekli işletmelerin hem de büyük kurumsal yapıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uçtan uca dijitalleştirilmiş, kullanıcı dostu ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. KOBİ’lerin yalnız bugünkü değil, yarınki ihtiyaçlarını da öngören bu yaklaşımıyla Hayat Finans, danışman banka kimliğini dijitalleşme gücüyle birleştirerek…

VODAFONE, YENİ SADAKAT PLATFORMU “VODAFONE HAPPY”Yİ DUYURDU

VODAFONE, YENİ SADAKAT PLATFORMU “VODAFONE HAPPY”Yİ DUYURDU “VODAFONE HAPPY” İLE MÜŞTERİLERE 320 MİLYON TL’Yİ AŞKIN FAYDA SAĞLANACAK Daha iyi bir müşteri deneyimi sunmak için çalışmalarına hız veren Vodafone, yeni sadakat platformu “Vodafone Happy”yi duyurdu. Platform, 11 milyon aktif kullanıcısı ve 18 milyon müşteriye açtığı indirimlerle, Vodafone’un bu zamana kadar en çok müşteriye ulaşan, sektörde en kapsayıcı dijital sadakat platformu olacak. Toplam 48 farklı marka indirim kampanyasının olacağı platformda, herhangi bir müşteri, bu indirimlerin tamamını kullandığında yıllık minimum 7 bin TL’lik kazanç sağlayacak. “Vodafone Happy” ile bir yılda 2 milyona yakın kampanyanın kullanılması ve müşterilere toplam 320 milyon TL’yi aşkın fayda sunulması hedefleniyor.  9 Temmuz 2025 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşteri memnuniyetini artırmaya devam ediyor. Vodafone, yeni sadakat platformu olan “Vodafone Happy”yi tanıttı. Platform, 11 milyon aktif kullanıcısı ve 18 milyon müşteriye açtığı indirimlerle, Vodafone’un bu zamana kadar en çok müşteriye ulaşan, sektörde en kapsayıcı dijital sadakat platformu olacak. Vodafone Yanımda mobil uygulaması üzerinden erişilen “Vodafone Happy” sadakat platformuyla, artık sadece Red ve FreeZone gibi segmentlere değil, tüm faturalı müşterilere fayda sunulacak. Müşteriler, Vodafone Happy’de en sevdikleri ve en çok kullandıkları markalarda indirimler bulabilecek, Vodafone’da geçirdikleri her yıla özel sürpriz hediyeler alabilecek.  Toplam 48 farklı marka indirim kampanyasının olacağı platformda, herhangi bir müşteri, bu indirimlerin tamamını kullandığında yıllık minimum 7 bin TL’lik kazanç sağlayacak. Bu değer Vodafone’un şu zamana kadar müşteri başına sunduğu en büyük kazanç olmakla birlikte, Vodafone müşterilerine marka indirimleri sayesinde kendi parasını çıkaran tarifeler dünyası sunuyor. “Vodafone Happy” ile bir yılda 2 milyona yakın kampanyanın kullanılması ve müşterilere toplam 320 milyon TL’yi aşkın fayda sunulması hedefleniyor. “Vodafone Happy” platformunun tanıtım toplantısında konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Günümüzde müşterilerin en önemli beklentisi, karşısında kendisini özel ve ayrıcalıklı hissettiren, ihtiyaçlarına yönelik hizmetleri hızlı, kolay ve basit bir deneyimle sunan bir marka olması. Yaptığımız araştırmalara göre, müşterilerimizin %74’ü marka indirimlerini, özel günlerde kendilerine hediye sunulmasını ve sürpriz hediyeleri değerli bulduklarını ve kendilerini ayrıcalıklı hissetmek istediklerini söylüyorlar.  %37’si ise Vodafone’da kaldığı yıllar için verilen hediyelerin uzun dönem sadakatte etkili olduğunu belirtiyor. Vodafone olarak, bugüne kadar müşterilerimize bulundukları segment ihtiyaçlarına özel, bütçelerine katkıda bulunan, kendilerini avantajlı hissettirecek çeşitli faydalar sunduk. Şimdi ‘Vodafone Happy’ ile daha da büyüyen bir sadakat platformu lanse ediyoruz. ‘Vodafone Happy’, 11 milyon aktif kullanıcısı ve 18 milyon müşteriye açtığı indirimlerle, şirketimizin bu zamana kadar en çok müşteriye ulaşan, sektörde en kapsayıcı dijital sadakat platformu olacak. Platformda 48 farklı marka indirim kampanyası var. Herhangi bir müşteriye yıllık minimum 7 bin TL kazanç sağlıyoruz. ‘Vodafone Happy’deki marka indirimleriyle kendi kendini çıkaran tarifeler dönemini başlatıyoruz. ‘Vodafone Happy’ ile tüm müşterilerimize onları düşündüğümüzü, bizimle oldukları için mutlu olduğumuzu ve onlara değer veren bir marka olduğumuzu göstermek istiyor ve birçok sektörün bulunduğu çok büyük bir marka ekosistemi yaratıyoruz.” Vodafone Red’liler her zamanki gibi ayrıcalıklı Vodafone Red müşterileri, “Vodafone Happy” platformunda her zamanki gibi ayrıcalıklı olacak. Tüm faturalı müşterilerin sahip olduğu marka indirimlerine ek olarak bazı Premium faydalar sadece onlara açık olacak. Red’li müşterilerin her bir markadan aldığı indirim hakkı da daha fazla olacak. Herhangi bir Red’li müşteri tüm haklarını kullandığında yıllık minimum 20 bin TL kazanç elde edecek. Genç müşteriler için de tüm marka indirimlerine ek olarak her ay Vodafone Pay ile yapılan harcamalarda 5 bin TL’ye varan nakit iade verilecek. Hediye Çarkı kazandırmaya devam edecek Vodafone, çok sevilen Hediye Çarkı ile de müşterilerine her hafta internet ve sürpriz hediyeler kazanma şansı sunuyor. Toplam yıllık 720 milyona varan hediye GB, Vodafone…

Mastercard ve Octet Türkiye’den Stratejik İş Birliği

İstanbul, Türkiye; 9 Temmuz 2025: Mastercard ve Octet Türkiye, MENA bölgesindeki işletmelerin finansal esnekliğini artırmak ve dijital işlem hacmini büyütmek amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık sayesinde Octet Türkiye, nakit ödemelere ek olarak daha etkili dijital ödeme seçenekleri sunarak bölgedeki dijital ticaretin gelişimine katkı sağlayacak. İki şirket, MENA bölgesindeki işletmelerin artan nakit yönetimi ve ticari ödeme ihtiyaçlarına çözüm üretmek için çok yönlü bir dijital platformu hayata geçirecek. Söz konusu platform, kredi kartları aracılığıyla kolay ve güvenli ödeme ile tahsilat işlemlerini desteklerken, şimdi al sonra öde yöntemi ile çeşitli kurumsal işlemlerin de sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesini mümkün kılacak. Statista verilerine göre, Orta Doğu ve Afrika’da dijital B2B ödemelerinin sayısının 2023 ile 2028 yılları arasında yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Mastercard ve Octet Türkiye tarafından geliştirilen bu yenilikçi çözüm, dijital işlem hacmini artırırken işletmelere taksitli veya vadeli ödeme imkânı sunacak. Ayrıca, satıcıların faturalarını anında tahsil edebilmesine de olanak tanıyacak. Mastercard EEMEA Bölgesi Pazar Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Mete Güney, iş birliği ile ilgili görüşlerini; “Ticari ödemeler alanı, inovasyon adına pek çok fırsat barındırıyor. Mastercard olarak, kesintisiz ödeme yöntemlerini hayata geçirmek için iş birliklerinin gücünden yararlanmaya odaklanıyoruz. Octet Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu son iş birliği, işletmelerin dijital ödemeleri benimsemesine katkı sağlayarak, harcama güçlerini artırmalarını mümkün kılacak” şeklinde ifade etti.  Kurumsal kredi kartlarının giderek artan kullanımı sayesinde işletmeler, geleneksel nakit kredilerine başvurmadan ödeme vadelerini uzatabiliyor ve finansal esnekliklerini artırabiliyor. Bu iş birliği, şirketlerin tercih ettikleri bankaların kredi kartlarıyla ödeme yapmalarına olanak tanırken, tahsilat süreçlerini de güvenli ve verimli bir dijital altyapı üzerinden kolayca yönetilmesine imkân tanıyacak. Octet Türkiye Kurucu Ortağı ve CSO’su Kazım Can Saydam, “Türkiye’de, işlem tutarı ne olursa olsun, kredi kartıyla taksitli ödeme uzun süredir yaygın bir uygulama. Dijitalleşmenin hızlandırdığı nakitsiz ticaret eğiliminin yanı sıra, küresel ölçekte likidite yönetimine duyulan ihtiyaç da ticari kartla ödeme sistemini vazgeçilmez kılıyor. Octet Türkiye olarak Mastercard ile yaptığımız iş birliğiyle bu ihtiyacı bölgedeki işletmelerin B2B süreçlerinde karşılamaya hazırız.” dedi. Mastercard ve Octet Türkiye’nin bu stratejik ortaklığı, MENA bölgesindeki işletmelere dijital ödemeler konusunda yenilikçi, güvenilir ve esnek çözümler sunarak bölgedeki dijital ticaretin gelişimine önemli katkılarda bulunacak. İşletmeler, bu çözüm sayesinde finansal süreçlerini daha etkin yönetebilecek ve bölgesel rekabette avantaj elde edebilecek ve işletme sermayelerini daha iyi yönetmek için bir ürüne daha kavuşacaklar.