TÜRKİYE’DE YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN MİLAT NOKTASI
Türkiye, çevre ve iklim politikaları açısından önemli bir adım atarak tarihinin ilk İklim Kanunu’nuyürürlüğe koydu. Muhalefetin ve kamuoyunun eleştirileri üzerine düzenlemelere tabi tutulan teklif,Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan oylama sonucunda kabul edildi. Bu yasa artıksadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda Türkiye’nin kalkınma anlayışını da yenidenşekillendirecek güçlü bir çerçeve sunuyor. ARTIK HAVA DEĞİL, KANUN DEĞİŞİYORYıllardır çevre konusunda yapılan çağrılar, uluslararası anlaşmalara verilen sözler ve halktan gelenbaskılar, sonunda karşılık buldu. Türkiye bu yasayla, iklim değişikliğiyle mücadelede hem kurumsalaltyapısını kuruyor hem de planlama ve uygulama süreçlerini bağlayıcı hale getiriyor. Bu da demekoluyor ki; artık iklimle ilgili konular “gönüllü çabalar” olmaktan çıkıp, yasal zorunluluklar halinegeliyor. KANUN NEYİ AMAÇLIYOR?Kanunun temel amacı, ülkemizin sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğine uyumlu birkalkınma modeli oluşturmak. Bu kapsamda, sadece çevreyi değil, aynı zamanda ekonomiyi, tarımı,şehirleşmeyi, enerjiyi ve su kaynaklarını da içine alan çok geniş bir çerçevede dönüşüm hedefleniyor.Net sıfır emisyon hedefi, artık resmen Türkiye’nin kalkınma stratejisinin bir parçası.Adil geçiş ilkesiyle, dönüşümden etkilenecek sektörlerin ve emekçilerin hakları da korunacak.İklim adaleti, sadece çevreyi değil sosyal eşitsizlikleri de gözeten bir yaklaşım sunacak.KİM SORUMLU?Bu kanun yalnızca devletin değil, herkesin sorumluluğunu ortaya koyuyor:Kamu kurumları plan yapacak, uygulayacak ve denetleyecek.Özel sektör, üretim süreçlerini karbon ayak izine göre yeniden kurgulayacak.Yerel yönetimler kendi bölgelerine özel iklim eylem planlarını hazırlayacak.Vatandaş ise çevreye duyarlı tüketim alışkanlıklarıyla bu sürecin bir parçası olacak.İklim Değişikliği Başkanlığı tüm bu süreci koordine edecek ve yıllık ilerleme raporlarıyla hesapverecek.ETS SİSTEMİ: KİRLETEN ÖDEYECEK, TEMİZ ÜRETEN KAZANACAKYeni yasayla birlikte Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulacak. Yani yüksek emisyon yapanişletmeler belirlenen sınırlar içinde salım yapabilecek ve bu hakları piyasada alıp satabilecek. Busistem sayesinde: Kirleten daha fazla ödeyecek,Temiz üretim yapan şirketler ekonomik avantaj elde edecek,Türkiye, Avrupa Birliği’nin sınırda karbon vergisi gibi uygulamalarına uyum sağlamış olacak.TARIMDAN SANAYİYE, ENERJİDEN SUYA HERKES DAHİLKanun sadece fabrikalara ya da enerji santrallerine yönelik değil. Aynı zamanda: Tarımda iklim dirençli ürün desenleri geliştirilecek,Su yönetiminde kuraklık ve taşkın gibi risklere karşı yeni stratejiler uygulanacak,Ormanlar ve doğal yutak alanlar korunarak karbon emilimi artırılacak,Sıfır atık sistemleri yaygınlaştırılacak,Yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji yatırımları desteklenecek.YEŞİL EKONOMİ İÇİN MALİ DESTEK GELİYORİklim Kanunu sadece yasaklar ve yükümlülükler getirmiyor, aynı zamanda dönüşüm için ciddi destekmekanizmaları da içeriyor:Yeşil finansman ve teşvikler,Karbon kredisi sistemleri,Yeşil yatırım kriterleri,İklim dostu projelere öncelikli kamu desteği.Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede eğitimden müfredata, üniversite-sanayi iş birliğinden halkınbilinçlendirilmesine kadar birçok alanda düzenleme yapılacak.YEREL EYLEM PLANLARI ZORUNLU HALE GELİYORHer il, artık kendi iklim risklerine göre bir plan hazırlamak zorunda. Valilikler öncülüğünde kurulacak İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları, bu planların hazırlanmasından ve uygulanmasından sorumluolacak. Böylece iklimle mücadele sadece Ankara’dan yönetilmeyecek, yerel ihtiyaçlara göreşekillenecek.KARBON PİYASASI KURULUYORKanunla birlikte Karbon Piyasası Kurulu da oluşturuluyor. Bu kurulda çevre, enerji, finans, sanayi vetarım gibi farklı bakanlıklar temsil edilecek. Ayrıca özel sektör ve meslek kuruluşlarının da danışmakurullarıyla sürece katkı vermesi sağlanacak.SONUÇ: KâĞITTA DEĞİL, SAHADA DEVRİM ŞARTİklim Kanunu, Türkiye’nin bugüne kadar attığı en büyük çevresel adımlardan biri. Ancak bu yasanıngerçek anlamda başarıya ulaşması için üç temel unsur şart:Siyasi kararlılık ve kurumsal koordinasyon,Yerel düzeyde uygulama becerisi,Toplumun bu süreci sahiplenmesi ve bilinçlenmesi.Kısacası, artık iklim değişikliğiyle mücadele lafla değil, kanunla yapılacak. Türkiye hem ekonomik hemde çevresel olarak dönüşecekse, bu kanun milat olacak. Ama unutmayalım: Yasayı çıkarmak ilk adım,asıl iş şimdi başlıyor. “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen…
Türkiye’nin Yabancı Müzikteki İlk Tercihi Metro FM, 33 Yıldır Zirvede!
“Limitsiz Hit Müzik” sloganıyla global müziğin nabzını tutan Metro FM, 33. yaşını büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor! 14 Temmuz 1992’de Queen’in “Radio Ga Ga” şarkısıyla yayın hayatına başlayan Metro FM, Türkiye’nin ilk özel radyolarından biri olmasının yanı sıra, ilk yabancı müzik radyosu olma özelliğini de taşıyor. Türkiye’nin yabancı müzikteki ilk ve en uzun soluklu tercihi Metro FM, sunduğu yenilikçi ve dinamik yayın akışıyla sektörün trend belirleyicisi olmaya devam ediyor. Sadece bir radyo istasyonu değil, milyonların hayatına dokunan bir ‘müzik ailesi’ olarak 33 yıldır zirvedeki yerini koruyan Metro FM, istatistiklerle taçlanan bir başarı hikâyesinin de sahibi. Pop’tan elektronik müziğe, hip-hop’tan R&B’ye uzanan yayın akışıyla sınırsız ve kesintisiz bir müzik deneyimi sunan Metro FM, 33. yaşını düzenleyeceği etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda müzikseverlerle buluşmak için yola çıkan Metro FM aracı, 19-20 Temmuz tarihlerinde Beşiktaş’ta dinleyicilerle buluşacak. Cumartesi günü DJ Cengiz Ünsal’ın enerjik performansı, Pazar günü ise DJ Yağız Kahraman unutulmaz setiyle dinleyicilere keyif dolu anlar yaşatacak. “Yabancı müziğin değişmeyen zirvesi, yeni keşiflerin adresi” Müziğin evrensel dilini her nesle sevdiren Metro FM’in öncü kimliği ve kaliteyi merkezine koyan yayın politikasıyla dinleyicilerinin kalbinde özel bir yer edindiğini dile getiren Karnaval Medya Grubu COO’su Ali Şahinbaş, 33. yaş coşkusuna dair görüşlerini şu sözlerle paylaştı: “Bir radyonun 1992 yılından beri en çok dinlenen yabancı müzik radyosu konumunu koruması tesadüf değil; tutku, yenilikçilik ve samimiyetin eseridir. Bu süre zarfında sadece yayıncılıkla yetinmedik, aynı zamanda dinleyicilerimizin ruh haline, enerjisine ve beklentilerine de ortak olduk. Bu özel bağ, bizim en büyük gücümüz. ‘Limitsiz Hit Müzik’ felsefesiyle, dinleyicilerine her gün yeni bir dünya sunan radyomuz hem radyo frekanslarında hem de dijital platformlarda sınırları kaldırmaya, sürprizlere ve keşiflere imza atmaya devam edecek. İstanbul’un çeşitli noktalarında dinleyicilerimizle bir araya gelecek Metro FM DJ’leri ile bu heyecanı paylaşmayı, müzik tutkunlarıyla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Karnaval Medya Grubu Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval Medya Grubu, Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
Barilla, geleceğini topluma, onarıcı tarıma ve yenilenebilir enerjiye odaklanarak şekillendirecek
Küresel gıda lideri Barilla, 2024 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. 148 yıllık şirket, geleceğini topluma yönelik çalışmalar, onarıcı tarım, çevre dostu üretim ve yenilenebilir enerjiye odaklanarak şekillendirecek. İlk adım olarak yenilenebilir enerjiye 300 milyon euro yatırım planlayan gıda devi, geçen yıl 2 milyon tondan fazla ürün üretirken 4,9 milyar euro ciro elde etti. Türkiye’deki Bolu fabrikası dahil olmak üzere dünya çapında toplam 30 tesiste ürettiği ürünlerle her gün 100’den fazla ülkede milyonlarca sofraya ulaşan Barilla; 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Rapor, çevre dostu üretimden sağlıklı tariflere, kapsayıcı iş gücü uygulamalarından toplumsal destek projelerine kadar pek çok alanda 17 yılı aşkın çalışmanın sonuçlarını ve şirketin geleceğe yönelik güçlü taahhütlerini içeriyor. Grubun yeni raporunda; daha sağlıklı ve dengeli ürünler geliştirilmesi, çiftçilere yönelik sürdürülebilir tarım programları, yenilenebilir enerji yatırımları, su tasarrufu projeleri ve kapsayıcı iş gücü uygulamaları gibi başlıklar yer alıyor. Barilla’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı sadece çevreyi değil, insan sağlığını, toplumları ve çalışanları da odağına alıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN İŞ STRATEJİSİNE DÖNÜŞÜM Sürdürülebilirliğin iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Barilla Grubu CEO’su Gianluca Di Tondo, “Sürdürülebilirlik artık sadece bir hedef değil, iş yapış şeklimizin bir parçası. Bu yaklaşım, 2030’a kadar bize rehberlik ederek vizyonumuzu günlük somut adımlara ve net taahhütlere dönüştürecek” dedi. Şirket yayımladığı yeni raporda, sağlıklı tarifleri tüketiciyle buluştururken lezzetten ödün vermediğini ve sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamaları güçlendirdiğini vurguluyor. 2024 yılı sonuçlarına göre satılan ürünlerin yüzde 88’i porsiyon başına en fazla 5 gram şeker ve 0,5 gram tuz içeriyor. Ayrıca ürünlerin yüzde 90’ı lif kaynağı olurken, porsiyonluk unlu mamullerin yüzde 65’i 150 kaloriyi aşmıyor. HEDEF: 250 BİN TON HAMMADDENİN ONARICI TARIMDAN TEDARİK EDİLMESİ Barilla, sürdürülebilir tedarik zinciri oluşturmak için 17 yıldır önemli çalışmalar gerçekleştiriyor. Dünya genelinde 7.000’den fazla çiftçi ile birlikte çalışan şirket, sürdürülebilir tarım zincirini her yıl genişleterek geliştiriyor. Uygulanan program kapsamında 815 bin ton hammadde tedarik edilirken, geliştirilen tarım modeli dijital araçlar ve çevre dostu yetiştirme kurallarıyla öne çıkıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde yıllık 250 bin ton hammaddenin onarıcı tarımdan temin edilmesini hedefleyen şirket, “Fesleğen Akademisi” gibi eğitim projeleriyle çiftçilere teknik destek sağlıyor. Hayvan refahına önem veren şirket, satın aldığı yumurtaların tamamını serbest gezen tavuklardan temin ediyor ve hiçbir şekilde hayvan deneyleri yürütmüyor. ELEKTRİĞİN YÜZDE 48’İ YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN İtalya’daki Rubbiano tesisinde iki yeni güneş enerjisi santralini devreye alan Barilla, tükettiği elektriğin yüzde 48’ini yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını paylaştı. Yaz aylarında bu santrallerin haftada bir günlük üretimin tüm enerjisini karşıladığını açıklayan şirket, 2030 yılına kadar 24 megawatt (MW) yenilenebilir enerji kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Su yönetimi konusunda da önemli adımlar atan Barilla, özellikle su sıkıntısı yaşanan bölgelerde geri kazanılan ve yeniden kullanılan su miktarını son iki yılda yüzde 164 artırdı. Rubbiano tesisinde geri dönüştürülen su miktarı, 24 olimpik havuz hacmine ulaştı. Barilla, 2030 yılına kadar su geri kazanımını yüzde 250 artırmayı planlıyor. YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANINI YÜZDE 40’A ÇIKARMAYI HEDEFLİYOR Barilla, sürdürülebilirlik yaklaşımını farklı alanlarda da kararlılıkla uyguluyor. Kapsayıcı insan kaynakları politikalarıyla dikkat çeken şirket, yaptığı düzenlemelerle 2020 yılında cinsiyetler arası ücret eşitliğini sağladı. Ayrıca 2023 yılında tüm ebeveynler için en az 12 hafta tamamen ücretli izin uygulamasını hayata geçirdi. Barilla’nın yeni hedefi, halen yüzde 35 seviyesinde olan orta ve üst yönetici pozisyonlarındaki kadın oranını 2030 yılına kadar yüzde 40’a çıkarmak. Toplumlara da destek sunan şirket, 2024 yılında yerel kuruluşlara 2 milyon euro ve 3.700 ton gıda bağışladı.…
Borusan Cat, Tecloman ile Enerji Depolama Alanında Stratejik İş Birliğine İmza Attı
Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat çatısı altındaki FG Wilson Enerji Çözümleri, global ölçekte batarya enerji depolama sistemleri (BESS) alanında uzmanlaşan Tecloman ile Türkiye’yi kapsayan münhasır distribütörlük anlaşmasına imza attı. Bu iş birliğiyle yenilenebilir enerji ve sanayi odaklı entegre depolama çözümleri sunulacak. “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat, enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşümü hızlandıracak yeni bir iş birliğine imza attı. Borusan Cat çatısı altında faaliyet gösteren FG Wilson Enerji Çözümleri, enerji depolama sistemleri alanında global ölçekte uzmanlaşan Tecloman firması ile Türkiye pazarını kapsayan münhasır distribütörlük anlaşması gerçekleştirdi. Yeni iş birliği kapsamında FG Wilson Enerji Çözümleri, şebeke ölçekli BESS projelerinde aktif rol üstlenecek ve yenilenebilir enerji yatırımlarında entegre depolama sistemleri sunacak. Ayrıca yenilenebilir enerji, inşaat, turizm, madencilik ve sanayi gibi sektörlere özel enerji depolama çözümleri geliştirilerek müşterilere daha verimli ve çevreci teknolojiler sağlanacak. Harun Akçınar: “Bu iş birliği, enerji depolama teknolojilerindeki gücümüzü ve kapsama alanımızı daha da artıracak” Tecloman ile yapılacak iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Borusan Cat Enerji ve Ulaşım Endüstrisi’nden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Harun Akçınar, “Enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşümü hızlandırmak ve müşterilerimize yenilikçi çözümler sunmak için attığımız bu adımı önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Tecloman ile kurduğumuz iş birliği, enerji depolama teknolojilerindeki gücümüzü ve kapsama alanımızı daha da artıracak” ifadelerini kullandı. FG Wilson Enerji Çözümleri’nin “Herkes İçin Güvenilir Enerji” anlayışı ve Tecloman’ın uluslararası alandaki deneyimiyle güçlenen bu stratejik ortaklık, enerji depolama teknolojilerinde yenilikçi uygulamaların hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. Tecloman’ın ileri seviye BESS çözümleri; yüksek güvenlik, uzun ömürlü batarya teknolojisi ve zorlu iklim koşullarına uyum kabiliyetiyle öne çıkıyor. Borusan Cat, bu iş birliği ile enerji sektöründe sürdürülebilirlik, verimlilik ve ileri teknoloji odağında müşterilerine bütüncül çözümler sunmaya devam edecek. Borusan Cat Hakkında “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile Türkiye dışındaki operasyonları Kafkasya ve Orta Asya’da bulunan Türkiye merkezli Borusan Cat, 3.000 çalışma arkadaşıyla inşaat, madencilik, enerji ve ulaşım endüstrilerinde faaliyet gösterir. Caterpillar ürünlerinin yanı sıra dünyanın önde gelen jeneratör markalarından FG Wilson’un da distribütörlüğünü yürütür. Sürdürülebilirliği işinin odağına alanın Borusan Cat, ‘‘Sıfır Atık’’ sertifikalı tesisleri ve CRC adını verdiği Revizyon Merkezleri’nde, aşınmış veya ömrünü tamamlamış makine ve/veya parçalara yeni bir hayat sunarak, her yıl binlerce ton atığı döngüsel ekonomiye kazandırır. Yalnızca bir distribütör değil, aynı zamanda güvenilir bir ‘’çözüm ortağı’’ olmak için çalışan ve dijital uygulamalarını bir dönüştürücü olarak kullanan Borusan Cat’in 10’dan fazla süreci tamamlanan/devam eden patent ve marka tescili bulunur. FG Wilson Hakkında FG Wilson Enerji Çözümleri, “Herkes için Güvenilir Enerji” şirket amacıyla, Avrupa’nın en büyük jeneratör seti üreticisi olan FG Wilson’ın Kuzey Irak ve Orta Asya distribütörlüğünü Türkiye merkezli olarak yürütür. Müşterilerinin sürdürülebilir güç ihtiyacını karşılamak için uzman ve yetkin teknik kadrosuyla farklı sektörlerdeki paydaşlarına kaliteli ve değer yaratan çözümler sunar. Projelerinde, tasarım, yapılandırma, montaj, devreye alma gibi anahtar teslim çözümler sunan FG Wilson Enerji Çözümleri, ikinci el ve kiralama çözümlerinin yanı sıra, müşterilerinin ihtiyacına uygun hazırladığı “Bakım Sözleşmeleri” ile satış sonrası periyodik bakım, onarım ve yedek parça tedariği ile müşterileri için güvenilir bir çözüm ortağı olmak için çalışır.
Obilet’ten 4 Günde Keşfedilecek Kısa Rotalar!
Obilet, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü’nü 1 günlük izinle 4 günlük bir tatile çevirecekler için kısa seyahat rotaları hazırladı. Büyük şehirlerden kolayca ulaşım alternatifleriyle Ege’nin en keyifli rotalarına göz atmadan tatil planınıza yapmayın! Seyahatseverler için her kısa tatil, yeni yerler keşfetmek için keyifli bir fırsat. Bu yıl salı gününe denk gelen 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü, yeni yerler keşfetmeyi sevenlere 1 gün izin alarak tatili 4 güne çıkarma fırsatı sunuyor. Pazartesi günü tek gün izin alarak 12-15 Temmuz arasında 4 günlük keyifli bir tatil yapabilirsiniz. Üstelik bunun için uzaklara gitmenize gerek yok! Türkiye’nin önde gelen online seyahat uygulaması Obilet, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden kolayca ulaşılabilen rotalara harika bir kaçış rehberi hazırladı. Bu rehbere göz atarak yeni seyahat rotanızı belirleyebilir, hiç gitmediğiniz ve görmeyi çok istediğiniz bir yeri seçebilirsiniz. Obilet ile otel rezervasyonundan uçak biletine, araç kiralamadan feribot seferlerine kadar tüm seyahat ihtiyaçlarınızı tek bir platform üzerinden hızlıca planlayarak kısa tatil dönemlerinde zaman kaybetmeden, avantajlı fiyatlarla rezervasyonunuzu yapabilirsiniz . Bozcaada, Ayvalık, Çeşme veya Assos kısa sürede ulaşabileceğiniz ama şehir hayatından tamamen uzaklaşmanızı sağlayacak en güzel seçenekler arasında yer alıyor. İster denize karşı keyifli bir tatil yapın, ister gün batımında Ege’nin serinliğinde yürüyüşe çıkın. Bu destinasyonlar hem romantik bir kaçamak hem de ailece keyifli bir tatil için ideal. İşte Obilet’ten 4 günlük tatil için kolayca ulaşılabilecek kısa tatil önerileri; Bozcaada Cam gibi berrak bir deniz tatili için… Doğası, buz gibi ama tertemiz denizi, plajları ve butik otelleriyle keyifli bir ada tatili yapmak isteyenlerin favorisi Bozcaada’ya henüz gitmediyseniz işte size güzel bir fırsat. Daha önce gidenlerin de tekrar tekrar gitmek istediği Bozcaada, araç ile ulaşımın mümkün olduğu adalardan. Geyikli’den feribotla kolay ulaşımı ve huzurlu atmosferiyle tercih edilen Bozcaada, butik otelleri ve keyifli mekânlarıyla her yıl daha da popülerleşiyor. Ayvalık / Cunda: Taş sokaklar, keyifli plajlar… Taş evleri, dar sokakları, Ege mutfağının en lezzetli örneklerini bulabileceğiniz restoranları ve mekânlarıyla Ayvalık, kısa tatiller için keyifli bir alternatif sunuyor. Merkezdeki butik otellerde konaklayarak Ayvalık sokaklarının tadını çıkarabilirsiniz. Tercihiniz daha sakin bir ortamda kafanızı dinlemekse arabayla ya da motorlarla Cunda’ya geçerek Ayvalık manzarasına karşı bir ada havası alabilirsiniz. Assos Tarih, doğa ve denizin buluşma noktası Kaz Dağları’nın eteğinde, Ege’nin kuzey kıyısında konumlanan Assos (Behramkale), tarihi atmosferi, doğal güzellikleri ve huzurlu havasıyla kısa tatil kaçamakları için en özel rotalardan biri. Tarih, doğa ve denizi bir arada sunan Assos, büyük şehirlerden uzaklaşmak isteyenler için kısa ama unutulmaz bir kaçış vadediyor. Behramkale Antik Kenti kalıntıları arasında yürüyerek tarihle iç içe bir zaman geçirebilir, tarihi Athena Tapınağı’nda gün batımını seyredebilirsiniz. Assos Limanı çevresindeki restoranlarda hem Kuzey Ege manzarasını seyredip hem de bölge lezzetlerinin tadına varabilirsiniz. Obilet hakkında 2012 yılında, İstanbul merkezli bir online seyahat biletleme uygulaması olarak kurulan Obilet, web ve mobil uygulamaları üzerinden yüzlerce otobüs, havayolu, feribot, otel ve araç kiralama firmasının sunduğu seçeneklerin listelenmesine, karşılaştırılmasına ve satın alınmasına olanak sağlıyor. Yurt içinde edindiği deneyimi yurt dışı pazarlara da taşıyan Obilet, Romanya ve Sırbistan’daki iştirakleri ve kurmuş olduğu uluslararası iş birlikleri ile 50’den fazla ülkenin şehirlerarası otobüs bileti satışlarına aracılık ediyor. Obilet, SimilarWeb verilerine göre dünyada en çok online ziyaret alan ilk 10 online seyahat biletleme platformu arasında yer alırken, online otobüs biletleme platformları özelinde ise en büyük 2 platformdan biri konumunda bulunuyor. Obilet ayrıca…
Teknolojide Kadın Oranının Artması Ortak Geleceğe Yatırım
Dünya Ekonomik Forumu’nun geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir rapor, kadınların ekonomik fırsatlara erişimde halen erkeklerin %39 gerisinde kaldığını, teknoloji ve yapay zekâ gibi yüksek büyüme vadeden sektörlerde kadın temsiliyetinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Bu durum, sektörün sürdürülebilir büyüme kapasitesi açısından endişe verici. Dünya Ekonomik Forumu’nun Haziran 2025’te yayımladığı Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, kadınların genel iş gücüne katılım oranı %41,2’de kalırken, üniversite mezunu kadınlarda sadece her üç kişiden biri üst düzey yönetici pozisyonuna ulaşabiliyor. Özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında, kadınların eğitimdeki başarısının ekonomik temsile yansımadığı ve iyi bir eğitim almalarına rağmen üst düzey görevlere yükselirken sistematik engellerle karşılaştıkları belirtiliyor. İlgili rapor, bilgi teknolojileri ve medya sektöründe kadın çalışanların oranının %35’te kaldığını gösteriyor. Bu oran yapay zeka, bulut bilişim, veri bilimi ve yazılım mühendisliği gibi hızla büyüyen alanlarda daha da düşüyor. Bu durum yalnızca toplumsal eşitliği değil, sektörün sürdürülebilir büyüme kapasitesini de etkiliyor. Teknolojik ilerleme ve kapsayıcı büyümede tehlike çanları Aynı raporda, kadınların iş gücünde eşit temsiliyetinin sürdürebilir büyümede stratejik önemi olduğu vurgulanıyor. Cinsiyet eşitliği, inovasyon ve üretkenliği destekliyor, yaratıcı düşünceyi artırıyor. Kadınların daha dengeli biçimde sektörel dağılıma katılması, özellikle teknoloji dönüşümünün yaşandığı bir çağda, yetenek açığını kapatmada ve yaratıcı çözümler üretmede önemli fark yaratıyor. Ancak rapora göre, kadınlar hâlâ çoğunlukla düşük ücretli sektörlerde yer alıyor. Örneğin sağlıkta %58,5, eğitimde ise %52,9 oranında temsil ediliyorlar. Buna karşılık, dijitalleşmenin yön verdiği teknoloji gibi yüksek kazanç ve etki potansiyeli olan alanlarda kadınların oranı dikkat çekici ölçüde düşük. Bu dengesizlik, hem kapsayıcı büyüme hem de teknolojik ilerleme açısından önemli bir risk oluşturuyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners kurucusu Jilda Bal konuyla ilgili şunları söylüyor:“Günümüzde teknoloji ve yapay zekâ, sadece birer sektör değil, bir gelecek vizyonudur. Ancak bu alanlarda kadın temsili hâlâ çok düşük. Özellikle inovasyon odaklı sektörlerde kadınların daha fazla yer alması, eşitliğin yanı sıra gelişme, yaratıcılık ve sürdürülebilir kalkınma için de zorunluluktur. Bugün üniversite mezunu kadınların yalnızca %29,5’i üst düzey yönetici pozisyonlarına gelebiliyor. Bu oran teknoloji gibi geleceği şekillendiren alanlarda daha da düşük. Karar alıcı pozisyonlarda kadınların yeterince yer bulamaması, bakış açısı çeşitliliğini sınırlarken uzun vadede teknolojinin insana faydasını da azaltabilir. Eğer teknolojide kadın yoksa, o teknolojinin inşa ettiği gelecekte de eksiklik var demektir.”
Corendon Airlines, Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi Arasında
Havacılık sektöründeki istikrarlı büyümesini sürdüren Corendon Airlines, kuruluşunun 20. yılında Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin sıralandığı “Fortune 500 Türkiye 2024″ araştırmasında 146. sırada yer almanın gururunu yaşıyor. Fortune Türkiye ve CRIF Türkiye iş birliğiyle 2008 yılından bu yana aralıksız olarak gerçekleştirilen araştırma; şirketlerin satış, ihracat ve karlılık gibi temel finansal kriterlerdeki performanslarını ortaya koyuyor. Sunduğu geniş filo ve uçuş ağıyla hem yaz hem de kış aylarında tatil severleri en popüler destinasyonlara taşıyan “Tatil Hava Yolu” Corendon Airlines, yıllardır süregelen başarısını ve güçlü finansal performansını “Fortune 500 Türkiye” araştırmasındaki konumuyla taçlandırdı. Corendon Airlines, iş dünyasının en saygın araştırmalarından biri olan “Fortune 500 Türkiye 2024” listesinde 146. sırada yer aldı. “Fortune 500 Türkiye listesinde yer almak bize gurur ve ilham veriyor” Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Yıldıray Karaer, Fortune 500 Türkiye araştırmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında yer almak, 20. yılımızı kutladığımız bu özel dönemde bizler için ayrı bir anlam taşıyor. Yolcularımıza en iyi hizmeti sunmak amacıyla sürdürdüğümüz yatırımlar ve genişleyen operasyon ağımız, böylesine prestijli bir listede yükselmemize katkı sağladı. Bu başarıda emeği geçen ekip arkadaşlarımıza ve bize güvenen tüm misafirlerimize teşekkür ediyoruz. Fortune 500 Türkiye listesinde yer almak bize gurur ve ilham veriyor; geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlememizi sağlıyor. Corendon Airlines olarak, ülkemizin ekonomisine daha fazla katkı sunmak gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.” “Fortune 500 Türkiye” listesi, Türkiye’nin en büyük 500 şirketini net satışlarına göre sıralamanın yanı sıra; şirketlerin ihracat, faiz ve vergi öncesi kâr/zarar, aktif toplamı ve özkaynak gibi kritik finansal göstergelerdeki konumunu da detaylı bir şekilde analiz ediyor. Araştırma aynı zamanda sektörel ve illere göre dağılımın yanı sıra, borsa şirketlerinin finansal performanslarına dair ayrıntılı bilgiler ve farklı kriterlere göre oluşturulan çeşitli alt listeler de sunuyor.
DHL, Birleşik Krallık Operasyonlarında E-Ticaret ve Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri Sektörlerindeki Büyümesini Desteklemek Amacıyla 1.000’den Fazla Ek Robotu Kullanıma Sunacak
9 Temmuz 2025 – DHL Supply Chain, Birleşik Krallık ve İrlanda’daki müşteri operasyonlarında artan e-ticaret ve yaşam bilimleri ve sağlık hizmetleri sektörlerindeki talebi desteklemek amacıyla altyapısını genişletmek ve otomasyon uygulamalarını hızlandırmak için 550 milyon sterlin yatırım yapacak. Bu yeni yatırım, DHL Supply Chain’in son üç yılda otomasyon sistemlerine yaptığı 1 milyar avroluk yatırıma eklendi. Şimdiye kadar Birleşik Krallık, İrlanda ve EMEA bölgesinde 3.200’den fazla dijitalleşme projesi hayata geçirildi. 2030’a kadar, DHL’in kontrat lojistiği iş kolu hem Birleşik Krallık ve İrlanda’da hem de küresel ölçekte önemli oranda büyüme hedefliyor. Bu büyümenin temel itici gücünü ise otomasyon, robotik ve dijitalleşme oluşturuyor. DHL Supply Chain Birleşik Krallık & İrlanda CEO’su Saul Resnick konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu yatırımımız, Birleşik Krallık pazarındaki artan fırsatları yansıtıyor. Müşteriler dijitalleşmenin faydalarını giderek daha fazla fark ediyor ve bu yıl an itibarıyla geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız çalışmaların sayısını şimdiden aşmış durumdayız. Ayrıca, müşteri operasyonlarına entegre edilen robotik ve otomasyon sistemleri daha da gelişiyor. Bu sayede müşterilerimiz çok daha yüksek fayda elde ediyor ve yatırım geri dönüşlerini daha hızlı alıyor.” Bu ivmeyi sürdürebilmenin, ancak doğru altyapı ve yüksek büyüme gösteren e-ticaret ve sağlık gibi sektörleri destekleyecek uzmanlıkla mümkün olduğunu ekleyen Resnick sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun vadeli etki yaratacak yatırımlar yapıyor ve tedarik zinciri alanında tercih edilen iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Birleşik Krallık’ın yeni Ticaret Stratejisi de hızlı büyüyen sektörleri destekleyerek ve küresel pazarlara erişimi artırarak bu doğrultuda ilerliyor. Bu öncelikler hem yatırım odağımızla hem de müşterilerimizin ihtiyaçlarıyla birebir örtüşüyor.” DHL, teknoloji şirketleriyle kurduğu stratejik ortaklıklar aracılığıyla klasik tedarikçi ilişkilerinin ötesine geçiyor. Bu yaklaşım, sektörün öncü inovasyon sağlayıcılarıyla birlikte robotik çözümler geliştirme, test etme ve ölçeklendirme odaklı iş birliklerinde kararlılığı artırıyor. Bu strateji kapsamında şu anda Birleşik Krallık, İrlanda ve EMEA bölgesinde 2.000’den fazla robot, DHL çalışanlarıyla birlikte uyum içinde çalışıyor. Locus Robotics ve 6 River Systems gibi stratejik ortaklardan temin edilen 750’den fazla Assisted Picking Robot, bölgede 18 tesiste aktif olarak kullanılıyor. Ayrıca DHL, Birleşik Krallık’ta konteyner boşaltımı için Boston Dynamics’in ilk Stretch robotunu devreye aldı. Stretch robotları, saatte 700 kutuya kadar boşaltım kapasitesiyle depo çalışanlarının fiziksel yükünü önemli ölçüde azaltıyor ve e-ticaret gibi hızlı iş bitirme süreleri gerektiren operasyonlarda verimliliği artırıyor. DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında, Derby’de yeni bir DHL Sağlık Lojistiği tesisi açılacak. Bu tesis, önümüzdeki beş yıl içinde Birleşik Krallık’ta çift haneli büyüme göstermesi beklenen yaşam bilimleri ve sağlık sektöründeki büyümeyi desteklemek üzere tasarlandı ve uzman lojistik çözümlerine olan talebi artırması bekleniyor. Her tesis, soğuk zincir ve temiz oda olanaklarına sahip olacak ve küresel çapta genişleyen DHL Sağlık Lojistiği ağı içinde kritik bir rol üstlenecek. Yatırım planı, Birleşik Krallık’ın DHL Supply Chain için en büyük ve en fazla stratejik öneme sahip bölgelerden biri olma konumunu güçlendiriyor. Uzun yıllara dayanan ticaret ve tedarik zinciri uzmanlığıyla Birleşik Krallık, esnek ve dayanıklı bir lojistik merkezi olduğunu kanıtlayarak, ticaret kalıplarının değişmeye devam ettiği küresel ticarette önemli bir rol oynuyor. Birleşik Krallık Hükûmeti’nin AB’den ayrılmasından bu yana yayımladığı ilk Ticaret Stratejisi kapsamında yapılan bu duyuru, küresel ticaret ağlarını güçlendirme ve yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörleri destekleme konusundaki ortak vizyonu yansıtıyor. Strateji, Britanyalı işletmeler için 5 milyar sterlinlik yeni fırsat yaratmayı hedefliyor. Birleşik Krallık, küresel ticaret lideri konumunu sağlamlaştırmaya çalışırken; DHL’in Birleşik Krallık ve İrlanda’daki otomasyon ve altyapı yatırımları, stratejinin öncelik verdiği yüksek büyüme gösteren sektörler ve dayanıklı,…
Samsung Galaxy Z Flip7: Uçtan uca genişleyen yeni FlexWindow ekranıyla cep boyutunda yapay zekâ gücü
Sayın Sektörtürk Dergisi YazıişleriSamsung Electronics, Galaxy Z Serisinin yeni üyesi Flip7’yi tanıttı. Kompakt boyutu ve büyük yetenekleriyle Galaxy Z Flip7, katlanabilir telefon deneyimini yeniden tanımlıyor. Samsung Galaxy Z Flip7: Uçtan uca genişleyen yeni FlexWindow ekranıyla cep boyutunda yapay zekâ gücü Samsung Electronics, Galaxy Z Serisinin yeni üyesi Flip7’yi tanıttı. Kompakt boyutu ve büyük yetenekleriyle Galaxy Z Flip7, katlanabilir telefon deneyimini yeniden tanımlıyor. Samsung Electronics, yeni FlexWindow ile güçlendirilmiş, çok boyutlu çağın en kompakt yapay zekâ telefonu Galaxy Z Flip7’yi tanıttı. Cebe sığan kompakt ebatlarda ama en zorlu ihtiyaçları karşılayabilen Galaxy AI; uçtan uca genişleyen FlexWindow ekran, amiral gemisi kalitesinde kamera ve ultra kompakt ikonik bir tasarımda bir araya geliyor. Sezgisel sesli yapay zekâdan en iyi selfie özelliklerine kadar birçok alanda akıcı etkileşimler ve güvenilir günlük kullanım için tasarlanan Galaxy Z Flip7, kullanıcıların cep boyutundaki dostu olacak. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan yardımcısı TM Roh, “Galaxy Z Flip7, büyük yapay zekâ yeteneklerinin cep boyutundaki bir forma sığdırılabileceğinin kanıtı niteliğinde. FlexWindow’a çok çeşitli ve çok boyutlu yapay zekâ özellikleri ve kusursuz işlevsellik ekleyerek kullanıcıya uyarılar veren ve öngörülerde bulunan güçlü bir cihaz geliştirdik. Dünyayla etkileşime girmenin daha akıllı ve daha sezgisel yolunu açtık” dedi. Cep boyutunda güçlü performansİçerikleri zarif bir şekilde uçtan uca görüntüleyen Galaxy Z Flip7’nin çarpıcı FlexWindow ekranı, önemli öğeleri öne çıkarıyor. Böylece hızlı mesajlar yazmak, ajandayı bir bakışta kontrol etmek ve hareket halindeyken üstün kalitede selfie’ler çekmek kolaylaşıyor. Galaxy Z Flip’te şimdiye kadar sunulan en parlak FlexWindow, güçlü yenileme hızıyla güneşli bir günde bile sosyal medya içeriklerini kaydırırken her şeyin canlı ve akıcı görünmesini sağlıyor. Bir Galaxy Z Flip’te şimdiye kadar sunulan en büyük kapak ekran olan 4,1 inç Super AMOLED FlexWindow, uçtan uca kullanılabiliyor, daha fazla içerik görüntülemeye ve daha fazla göreve imkan tanıyor.Hem ana ekranda hem de FlexWindow’da 2.600 nit tepe parlaklık ve akıcı 120Hz yenileme hızına sahip Galaxy Z Flip7, içerik kaydırmayı, video akışlarını görüntülemeyi ve oyun oynamayı ultra akıcı hale getiriyor. Ayrıca, Vision Booster ile geliştirilen FlexWindow, dış mekanda daha iyi görüntülenebiliyor ve kullanıcı her yerde bağlantıda kalabiliyor.Ana ekran ise ultra akıcı ve sürükleyici deneyimler için 6,9 inç Dinamik AMOLED 2X özelliğine sahip. En ince Galaxy Z Flip dayanıklılığını koruyorKolay taşınabilirlik için üretilen Galaxy Z Flip7, güçlü performansı doğrudan kullanıcının avuçlarına getiriyor. Kompakt boyutu ve şık görünümüyle küçük bir cebe veya küçük bir çantaya kolayca sığıyor; kahve içerken gelen aramaları yanıtlamaktan mağazada fotoğraf çekmeye kadar günün her anında ideal bir tercih olarak öne çıkıyor. Ayrıca düşürme veya bir yere çarpma konusunda endişeleri de ortadan kaldırıyor. Uzun ömürlü kullanım hedefiyle üretildiği için günlük kullanımın her türlü zorluğuna dayanabiliyor. Sadece 188 gram ağırlığında ve katlandığında sadece 13,7 mm inceliğinde olan Galaxy Z Flip7, şimdiye kadarki en ince Galaxy Z Flip olma özelliğini taşıyor.Kapak ve arka kısım Corning® Gorilla® Glass Victus® 2 ile korunuyor.Önceki nesil menteşeden daha ince olan Armor FlexHinge, daha yumuşak katlamalar ve uzun ömürlü dayanıklılık için yenilenen bir tasarımla ve dayanıklılığı yüksek malzemelerle geliştirildi.Güçlü Armor Alüminyum Çerçeve, dayanıklılık için sert bir dış yüzey oluşturuyor. Daha uzun pil ömrü ve daha akıllı güç kullanımıHer yerden incelen ve daha zarif hale gelen Galaxy Z Flip7, kompakt formunun yanında daha büyük bir pile ve daha büyük bir ekrana sahip. Galaxy Z Flip serisinde şimdiye kadar sunulan en büyük pil, şarj etmeden fazladan bir film daha izlemeye yetecek kadar ek güç sağlıyor. Uzun yolculuklarda online müzik ve podcast dinlemek,…
Samsung Galaxy Watch8 Serisi uykudan egzersize ultra konfor sunuyor
Yeni Samsung Galaxy Watch8 ve Galaxy Watch8 Classic, kullanıcıların sağlık yolculuğunu motive etmek için ikonik tasarım ile kişiselleştirilmiş yeni sağlıklı yaşam içgörülerini bir araya getiriyor. Samsung Electronics, Galaxy Watch serisinin tamamına yeni bir ikonik tasarım kimliği kazandıran Galaxy Watch8 ve Galaxy Watch8 Classic ürünlerini tanıttı. Galaxy Watch Ultra’nın dairesel tasarımını sürdüren seri, 7/24 kesintisiz sağlık yolculuğunun takibi için şimdiye kadarki en ince ve en rahat Galaxy Watch ürünlerini sunuyor. Farklı yaşam tarzlarına uyum gösteren Galaxy Watch8 serisi, gelişmiş özellikleriyle stilde ve kişiselleştirilmiş sağlık deneyimlerinde yeni standartlar belirliyor. Samsung Electronics CEO’su ve Cihaz Deneyimi (DX) Bölümü Başkan Yardımcısı TM Roh, “Yenilikçi teknolojilerimizle milyarlarca insanın daha sağlıklı bir yaşam sürmesini destekliyoruz. Hedef odaklı tasarım ile gelişmiş sensör teknolojilerini yapay zekâ destekli sezgisel deneyimlerle birleştiren Galaxy Watch8 serisi, daha sağlıklı ve daha bağlantılı bir yaşamı başlatmaya ilham veriyor ve kullanıcıların günlük sağlığı konusunda anlamlı adımlar atmayı her zamankinden daha kolay hale getiriyor” dedi Üstün bir zindelik için içi ve dışı yeniden tasarlandı Hem şekli hem de işlevleri yeniden tasarlanan Galaxy Watch8 Serisi, sektör lideri performans sunmanın yanı sıra benzersiz bir konfor yaşatarak günlük zindelik konusunda kullanıcıların en iyi yol arkadaşı haline geliyor. İlk kez Galaxy Watch Ultra’da kullanılan ayırt edici dairesel tasarım, artık tüm Galaxy Watch8 serisinde yer alıyor. Şimdiye kadarki en ince tasarımı elde etmek için, Galaxy Watch8 serisinin tüm iç yapısı yeniden tasarlandı. Montajlı bileşen kapasitesi %30 oranında geliştirilerek tüm tasarım %11 oranında inceldi. Kullanılan Dynamic Lug sistemi sayesinde bu yeni tasarım, bilekle birlikte doğal bir şekilde hareket ediyor; daha iyi uyum sağlamak ve gelişmiş sağlık takibini daha doğru yapmak için daha fazla konfor ve daha gelişmiş stabilite sağlıyor. Galaxy Watch8’in şık görünümü, sıradışı performansla tamamlanıyor. Önceki nesle göre %50 daha parlak olan ekran, dışarıda güneş ışığı altında bile kolay görünürlük sunmak için 3.000 nit’e varan bir tepe parlaklığı sunuyor ve geliştirilmiş pil ömrü, saatin aktif yaşam tarzlarına ayak uydurabilmesini sağlıyor. Ayrıca, çift GPS, yine önceki nesle göre daha ayrıntılı ve hassas konum sonuçları sunarken, Samsung’un en güçlü 3nm işlemcisi, daha hızlı performans ve daha fazla güç verimliliği sağlıyor. Daha detaylı ve daha tutarlı sağlık içgörüleri konusunda çığır açan BioActive Sensör ile Galaxy Watch8 Serisi, bütünsel bir sağlık görünümü sunmaya yardımcı oluyor. Sağlıkla ilgili değişimlerin kalıcı olması için motivasyon Sağlıklı bir yaşama açılan yol uykudan geçer. Dinlendirici bir uykuyla geçen her gece, vücudun ve zihnin sonra daha iyi bir güne hazır olmasını sağlıyor. Bu nedenle uyku deneyimini sürekli olarak geliştiren Samsung, kişiye özel uyku koçluğu sunuyor, optimum uyku ortamını oluşturmaya yardımcı oluyor. Bunların da ötesine geçen Galaxy Watch8 serisi, Samsung Health uygulamasında uykudan beslenme ve egzersize kadar anlık ve motive edici içgörüler sunarak daha sağlıklı alışkanlıklar oluşturmayı destekleyen yeni ve benzersiz özellikleriyle geliyor. Uyku Koçluğu kullanıcıların sirkadiyen ritmini ölçerek yatmak için en uygun zamanı önerebiliyor, böylece ertesi sabah tazelenmiş olarak uyanmayı destekliyor. Uyku, stres ve aktiviteler gibi çeşitli yaşam tarzı faktörleri hakkında içgörüler sağlayarak sağlık yönetiminde daha kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesini destekliyor. Yeni başlayan ya da deneyimli koşucular için, Galaxy Watch8 serisi en çok ihtiyaç duyulan anda kullanıcıyı motive eden kişiselleştirilmiş fitness bilgileri sunuyor. Koşu Koçu kullanıcının fitness seviyesini 1’den 10’a kadar hesaplıyor, gerçek zamanlı sunduğu rehberlik ve motive edici içgörülerle kullanıcıya özel bir antrenman planı geliştiriyor. Artık, koşmayı da kapsayarak güncellenen Together özelliğiyle, arkadaşlara ve aile üyelerine meydan okuyarak fitness aktiviteleri daha çekişmeli hale geliyor. Yüksek stres…
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor Samsung Electronics Galaxy ailesinin yeni üyesi Z Fold7’yi kullanıcılarıyla buluşturuyor. Şimdiye kadarki en ince, en hafif ve en gelişmiş Galaxy Z Serisi, üstün mühendislik ile güçlü ve akıllı özellikleri bir araya getirerek günlük etkileşimleri üst seviyeye taşıyor. Samsung Electronics bugün Galaxy Z Fold7’yi duyurdu. Galaxy’ye özgü tasarımın, kamera yeteneklerinin ve yapay zekâ inovasyonlarının en üstün hali, şimdiye kadarki en ince ve en hafif Galaxy Z Fold Serisinde bir araya geliyor. Ultra akıllı telefonlardaki üstün performansı ve deneyimi kullanıcılarıyla buluşturan Galaxy Z Fold7, açıldığında ortaya çıkan daha büyük ve daha sürükleyici ekranıyla yeni bir verimlilik ve üretkenlik seviyesi sunuyor. Yeni One UI 8 ile geliştirilen seri, katlanabilir forma göre optimize edilmiş akıllı ve çok boyutlu yapay zekâ araçlarıyla kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan Yardımcısı TM Roh, “Galaxy AI ile güçlü donanımı bir araya getiren Galaxy Z Fold7, şimdiye kadarki en gelişmiş akıllı telefon deneyimini sunuyor. Katlanabilir cihazların yeni dönemi, tasarım ile mühendisliği, katlanabilir forma göre geliştirilmiş yapay zekâ yetenekleriyle bir araya getiriyor. Galaxy Z Fold7, kullanıcıların talep ettiği ultra deneyimlerin tümünü, üstün gücü, sürükleyiciliği, akıllı özellikleri ve taşınabilirliği bir arada sunuyor” dedi. Ultra zarif ultra güçlü En ince ve en hafif Galaxy Z Fold Geleneksel bir akıllı telefonun günlük taşınabilirliğini ve sezgisel kullanımını, daha büyük ve katlanabilir bir ekranın gelişmiş gücüyle ve esnekliğiyle bir araya getiren Galaxy Z Fold7, tüm bu özellikleri tek cihazda isteyenler için geliştirildi. Ultra ince ve hafif tasarımıyla ve daha geniş kapak ekranıyla Galaxy Z Fold7, katlandığında yazmayı ve gezinmeyi zahmetsiz hale getiren kusursuz bir mobil deneyim sunuyor. Galaxy akıllı telefonlardaki en geniş ekran Açıldığında ortaya çıkan geniş ekranıyla bir akıllı telefondan çok daha fazlasını sunan Galaxy Z Fold7, tamamen başka bir cihaza dönüşüyor; Galaxy AI’dan fazla faydalanmaya imkan tanıyan ve düzenleme, çoklu görevler ve sürükleyici görüntüler için daha geniş bir çalışma alanı sağlıyor. Bir önceki nesle göre %11 daha büyük olan Galaxy Z Fold7’nin ana ekranı, içerik düzenleme ve birden fazla uygulamada çoklu görevler için daha fazla alana sahip. Şık Görünüm, sağlam gövde İnce ve hafif Galaxy Z Fold7, kullanıcısının her zaman yanında olmak için tasarlandı. Yeni geliştirilen menteşesi ve katlanabilir ekranıyla, defalarca katlanmaktan çantaya atılmaya kadar her durumda günlük dayanıklılık sunmak ve daha uzun kullanılmak için üretildi. Galaxy için Özelleştirilen En Güçlü İşlemci Galaxy Z Fold7, Galaxy cihazlarında kullanılan sınıfının en iyisi işlemcisiyle donatıldı. Benzersiz şekilde özelleştirilen bu işlemci, gerçek zamanlı dil çevirisi ve Generative Edits gibi cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ işlemlerini daha hızlı ve sorunsuz hale getiriyor. Ultra 200 MP Kamera Ultra detaylı ultra net fotoğraflar Galaxy Z Fold7, Galaxy’nin profesyonel seviye kamera deneyiminin en üstün halini katlanabilir cihazda bir araya getiriyor ve her zaman çarpıcı sonuçlar vermek için gelişmiş donanım ile akıllı görüntü işlemeyi birleştiriyor. Yüksek çözünürlüklü kamera, inanılmaz detayları, canlı renkleri ve zengin dokuları yakalayarak kullanıcıyı her anın içine çekiyor. Yapay zekâyla geliştirilen görüntüleme ışıklandırmayı, detayları ve görüntünün gerçekçiliğini otomatik olarak optimize ediyor. Böylece, önemli akşam yemekleri ya da geç saatlerde çekilen kapalı alan fotoğrafları gibi, düşük ışıklı ortamlarda bile fotoğraflar ve videolar net ve canlı çıkıyor. Büyük ekranda yaratıcı düzenlemeler Galaxy Z Fold7 ile büyük ekran için optimize edilmiş yapay zekâ destekli araçlarla profesyonel düzeyde bir…
SHANGRI-LA BOSPHORUS, ISTANBUL BİR KEZ DAHA DÜNYANIN EN İYİ 15 OTELİ ARASINDA
Doğunun batıyla buluştuğu İstanbul Boğazı’nın kalbinde yer alan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; dünyanın en prestijli seyahat yayınlarından Travel + Leisure dergisi tarafından düzenlenen World’s Best Awards 2025’te “Dünyanın En İyi 100 Oteli” arasında ilk 15’te yer aldı. Okuyucu oylarıyla belirlenen bu seçkin listede, Shangri-La Bosphorus, Istanbul ayrıca Türkiye’nin en iyi ikinci oteli ve Avrupa’nın en iyi üçüncü şehir oteli olarak da öne çıktı. Shangri-La’nın efsanevi Asya misafirperverliğini Türkiye’nin zengin kültürel dokusuyla harmanlayan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı, rafine gastronomi deneyimleri ve kusursuz konaklama standartlarıyla Travel + Leisure okuyucularının bir kez daha büyük beğenisini kazandı. Avrupa’nın en iyi 3. oteli Bu yıl 30’uncusu düzenlenen Travel + Leisure World’s Best Awards; gezginlerin deneyimlerine dayanarak dünyanın en iyi otellerini, şehirlerini, adalarını, havayollarını ve kruvaziyerlerini ödüllendiriyor. Tamamen okuyucu oylarıyla şekillenen bu prestijli listede Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Dünyanın En İyi 15 Oteli arasında yer alırken, Avrupa’nın En İyi 15 Şehir Oteli arasında da 3. sırada, Türkiye’de ise 2.sırada gösterildi. Bu liste yalnızca seyahat planı yapanlar için değil, aynı zamanda en seçici gezginler için de güvenilir bir ilham kaynağı niteliğinde. Okuyucular; otelleri hizmet kalitesi, lokasyon, oda konforu ve gastronomik deneyimler gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriyor. Global ölçekte ve tarafsız bir yaklaşımla oluşturulan bu listede yer almak, Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un dünya çapında takdir gören yüksek standartlarını bir kez daha altını çiziyor. Genel Müdür Bechara Sader: “Bu başarı, misafirlerimizin kalpten gelen takdirinin bir yansıması. “Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Genel Müdürü Bechara Sader konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Travel + Leisure okuyucuları tarafından dünyanın en iyi otelleri arasında gösterilmesi, misafirlerimizin kalpten gelen takdirinin bir yansıması. Bu başarı, her gün tutkuyla çalışan ekibimizin özverisi sayesinde mümkün oldu. Şehrin tam kalbinde, doğu ile batının buluştuğu yerde, misafirlerimize Asya misafirperverliğini Boğaz’ın zamansız zarafetiyle harmanlayan ayrıcalıklı deneyimler sunmaya devam edeceğiz.” Boğaz’ın kıyısında zamansız zarafet İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasında, Beşiktaş’ta 1930’lardan kalma tarihi bir binada konumlanan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Dolmabahçe Sarayı’na yalnızca 15 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamından ve Asya’ya özgü tasarım öğelerinden ilham alan otel, dinlendirici tonlarda tasarlanmış ve çarpıcı avizeler ile dekore edilmiş odaları ve süitleri ile büyüleyici bir ortam sunuyor. Rafine lüksün timsali olan otel, konuklarına zevkli bir şekilde dekore edilmiş odaların yanı sıra sıcak ve şık bir ambiyansa sahip birinci sınıf bir restoran koleksiyonuyla da öne çıkıyor. Şehrin kalbinde, Boğaz’ın zarafetiyle Asya misafirperverliğini buluşturan bu ayrıcalıklı deneyimleri keşfetmek için shangrilaistanbul hesabını takip edebilir, 0 212 725 8888 no’lu numaradan iletişime geçebilirsiniz. Shangri-La hakkında Shangri-La Group’un en önemli markası Shangri-La, seçkin Asya misafirperverliği deneyiminin merkezine samimi hizmeti koyuyor. Marka, yaratıcı ve ilhamını doğadan alan tasarımı, keyifli mutfak ve kültürel deneyimleri, özgün ve özenli hizmetiyle konukların kendi Shangri-La anlarını keşfetmelerini sağlıyor. Günümüzde bu marka deneyimi; Avustralya, Kanada, Çin, Hong Kong, Tayvan, Fiji, Fransa, Hindistan, Endonezya, Japonya, Malezya, Mauritius, Moğolistan, Myanmar, Filipinler, Suudi Arabistan, Singapur, Sri Lanka, Umman Sultanlığı, Tayland, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki destinasyonlarda 90’dan fazla lüks otel ve resortta hayata geçiriliyor. Shangri-La Circle, Shangri-La Group’un hayatın eğlenceli, sınırsız ve olasılıklarla dolu olması gerektiği fikri üzerine inşa edilen yeni bir çağdaş Asya seyahat yaşam tarzı platformu ve ödüllü Golden Circle sadakat programının bir dönüşümüdür. Shangri-La Circle, üyelerine dünya çapındaki 100’den fazla Shangri-La, Kerry, JEN ve Traders noktasında seyahatlerinin her anında grubun restoran portföyü, wellness tesisleri ve aile deneyimlerinin de dahil olduğu…
İKLİM KANUNU İLE YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM
İklim Kanunu, Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji ve iklim politikalarında kapsamlı bir dönüşüm başlatıyor. Kanunun yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından öne çıkan hükümleri: Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği, Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları, Finansman ve Teşvik Mekanizmaları, Karbon Piyasası ve ETS(Emisyon Ticaret Sistemi) başlıklarında detaylandırıldı. İlgili başlıkları değerlendiren TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişiminin artacağını, iklim hedeflerine uyumlu yatırımların öncelik kazanacağını vurguladı… İklim Kanunu, iklim değişikliği kaynaklı krizlerin ve zararların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen yasal bir düzenleme. Yeşil istihdamın artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi ve karbon ayak izinin azaltılması gibi adımlarla, ekonomik büyümenin çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. İklim Kanunu ile ayrıca, yeşil dönüşüm sürecinin toplumsal farkındalığı artırarak, bireylerin ve işletmelerin çevre dostu uygulamaları benimsemeleri de teşvik edilecek. RÜZGAR ENERJİSİ DE DAHİL DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ ÜRETİMİ DESTEKLENECEK Yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından kanun hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜREB (Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği) Başkanı Dr. İbrahim Erden: “İklim kanununda yer alan “Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği” maddesi ile net sıfır emisyon hedefi kapsamında, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, enerji, su ve ham madde verimliliği, temiz teknolojilerin yaygınlaştırılması gibi önlemler kamu kurumları ve özel sektör için zorunlu hale geliyor. Rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere, düşük karbonlu enerji üretim teknolojilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Kanunun “Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları” maddesi ile yerel ve ulusal ölçekte hazırlanacak tüm strateji, plan ve programlarda yenilenebilir enerji yatırımları öncelik olacak. Her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak; bu kurullar vasıtasıyla yerel ölçekte enerji politikaları geliştirilecek. Türkiye Yeşil Taksonomisi oluşturularak çevresel hedeflere katkı sağlayan ekonomik faaliyetlerin (rüzgar, güneş vb.) sınıflandırılması sağlanmış olacak. Finansman ve Teşvik Mekanizmaları maddesi ile Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gelirleri başta olmak üzere, elde edilen tüm gelirler iklim dostu yatırımların desteklenmesinde kullanılacak. Rüzgar enerjisi gibi emisyon azaltım potansiyeli yüksek yatırımlar, hibe, sigorta, yeşil tahvil, garanti mekanizmaları ve diğer finansal araçlar yoluyla desteklenecek” dedi. Türkiye’de kurulacak Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon fiyatlandırma uygulamaları devreye gireceğini dile getiren Erden: “Elektrik üretim sektöründeki emisyonların izlenmesi ve tahsisatlara bağlanması süreci başlayacak. EPİAŞ, ETS piyasasının işletmecisi olurken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, ETS piyasasına yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapacak. Tüm ilgili kurumların plan ve stratejilerini güncellemek için son tarih 31 Aralık 2027. Bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişimi artacak, iklim hedeflerine uyumlu yatırımlar öncelik kazanacak. Yatırımcılarımızın, yerel yönetimlerin ve ilgili tüm paydaşların süreci yakından takip etmeleri ve planlamalarını İklim Kanunu ile uyumlu şekilde revize etmeleri büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. TÜREB Hakkında: Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope)’nin ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC)’nin resmi üyesi olan TÜREB, Türkiye Rüzgar Enerjisi potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması doğrultusunda önemli çalışmalarda bulunuyor ve rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’deki en güçlü sivil toplum kuruluşu.
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, kuruluşunun ikinci yılı içinde 1 milyon kullanıcıya ulaşarak önemli bir eşiği geride bıraktı. Tamamen dijital bir platform olarak tasarlanan, sade, hızlı ve şeffaf bankacılık anlayışıyla bireysel ve kurumsal kullanıcıların finansal ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunan Hayat Finans, kısa sürede kullanıcıların beğeni ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Temelleri 1937 yılında atılan ve 17 ülkede faaliyet gösteren Hayat Holding’in finans sektöründeki yatırımı Hayat Finans, Türkiye’nin ilk dijital bankası olarak kurulduktan sonra 2 yıl içinde 1 milyon kullanıcı sayısına ulaştı. Aynı zamanda Türkiye’de aktif büyüklüğe göre en büyük dijital banka olmayı başardı. Hayat Finans, Hayat Holding’in gücü, dijital banka yetkinlikleri ve tüm kullanıcılara eşit avantajlar sunması sayesinde, kısa sürede kullanıcıların beğenisini ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Hayat Finans, fiziksel şubelere ihtiyaç duymadan, tüm bankacılık işlemlerini Hayat Finans Mobil uygulaması ve internet bankacılığı üzerinden erişilebilir hale getirerek Türkiye’de dijital bankacılığın standartlarını yeniden tanımladı. Bireysel Bankacılık, Ticari Bankacılık, KOBİ Bankacılığı, Hazine İşlemleri, Yatırım Bankacılığı ve Özel Bankacılık gibi geniş bir hizmet yelpazesi sunan banka, güvenilir, yalın ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. “Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz” Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, “İkinci yılımızın içinde 1 milyon kullanıcılara ulaşmanın, Hayat Finans’ın kullanıcı odaklı vizyonu ve uygulamalarının ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdiğini” belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Dijital doğan bir banka olarak, geleneksel bankacılığın kısıtlamalarından uzak, çevik ve yenilikçi bir yapıya sahibiz. Bu avantaj, kullanıcı ihtiyaçlarına hızla yanıt veren, yapay zekayı ve teknolojiyi merkeze alan, operasyonel verimliliği maksimize eden bir hizmet modeli geliştirmemizi sağladı. Böylece, her bir kullanıcımıza daha kişiselleştirilmiş, hızlı ve maliyet etkin çözümler sunabiliyoruz. Tamamen dijital bir banka olarak, süreci dijitalleştirmekle kalmadık; bankacılığı dijitalin doğasına göre yeniden tasarladık. Hiçbir şubeye ihtiyaç duymadan, tüm bireysel ürünlerimizi birkaç adımda erişilebilir hale getirdik. Katılım bankacılığı prensipleriyle faaliyet gösteren bir dijital banka olarak, bu alanda Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz.” Yeni hedef: 5 yılda 10 milyon kullanıcı Hayat Finans, önümüzdeki dönemde kullanıcı deneyimini daha da kişiselleştirmek için yapay zekâ destekli öneri motorları ve veriye dayalı çözümler geliştirmeyi planlıyor. Finansal kapsayıcılığı artırmayı önceliklendiren banka, özellikle gençler, finansal sisteme yeni katılanlar ve dijital kanal kullanıcıları için erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Bankanın 5 yıllık hedefleri arasında, dijital katılım bankacılığı segmentinde bireysel kullanıcı adedi ve dijital kanal kullanımında liderlik yer alıyor. Hayat Finans, 5 yıl içinde fintek iştiraki Hayat Pay ile birlikte 10 milyon kullanıcıya erişmeyi amaçlıyor. Ayrıca yatırım, sigorta, dijital cüzdan ve açık bankacılık gibi alanlarda ürün yelpazesini genişleterek her bireyin finansal yolculuğuna eksiksiz eşlik etmeyi planlıyor. KOBİ’ye Hayat Hayat Finans, KOBİ’lerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yalnızca bir finansman sağlayıcısı değil, aynı zamanda güvenilir bir yol arkadaşı ve danışmanı olmak için adımlar atıyor. Bu vizyon doğrultusunda, dijital hesap açılışı, evraksız finansman tahsisi ve dijital finansman kullandırımının yanı sıra, dijital teminat mektubu, DBS, Business kart gibi çözümlerle KOBİ’lerin ihtiyaçlarına hızlı, pratik ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Hayat Finans, tüzel bankacılık ürünlerini peyderpey dijitalleştirerek, sektördeki en kapsayıcı ve erişilebilir tüzel ürün setine sahip olma vizyonuyla hareket ediyor. Bu doğrultuda hem küçük ölçekli işletmelerin hem de büyük kurumsal yapıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uçtan uca dijitalleştirilmiş, kullanıcı dostu ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. KOBİ’lerin yalnız bugünkü değil, yarınki ihtiyaçlarını da öngören bu yaklaşımıyla Hayat Finans, danışman banka kimliğini dijitalleşme gücüyle birleştirerek…
VODAFONE, YENİ SADAKAT PLATFORMU “VODAFONE HAPPY”Yİ DUYURDU
VODAFONE, YENİ SADAKAT PLATFORMU “VODAFONE HAPPY”Yİ DUYURDU “VODAFONE HAPPY” İLE MÜŞTERİLERE 320 MİLYON TL’Yİ AŞKIN FAYDA SAĞLANACAK Daha iyi bir müşteri deneyimi sunmak için çalışmalarına hız veren Vodafone, yeni sadakat platformu “Vodafone Happy”yi duyurdu. Platform, 11 milyon aktif kullanıcısı ve 18 milyon müşteriye açtığı indirimlerle, Vodafone’un bu zamana kadar en çok müşteriye ulaşan, sektörde en kapsayıcı dijital sadakat platformu olacak. Toplam 48 farklı marka indirim kampanyasının olacağı platformda, herhangi bir müşteri, bu indirimlerin tamamını kullandığında yıllık minimum 7 bin TL’lik kazanç sağlayacak. “Vodafone Happy” ile bir yılda 2 milyona yakın kampanyanın kullanılması ve müşterilere toplam 320 milyon TL’yi aşkın fayda sunulması hedefleniyor. 9 Temmuz 2025 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşteri memnuniyetini artırmaya devam ediyor. Vodafone, yeni sadakat platformu olan “Vodafone Happy”yi tanıttı. Platform, 11 milyon aktif kullanıcısı ve 18 milyon müşteriye açtığı indirimlerle, Vodafone’un bu zamana kadar en çok müşteriye ulaşan, sektörde en kapsayıcı dijital sadakat platformu olacak. Vodafone Yanımda mobil uygulaması üzerinden erişilen “Vodafone Happy” sadakat platformuyla, artık sadece Red ve FreeZone gibi segmentlere değil, tüm faturalı müşterilere fayda sunulacak. Müşteriler, Vodafone Happy’de en sevdikleri ve en çok kullandıkları markalarda indirimler bulabilecek, Vodafone’da geçirdikleri her yıla özel sürpriz hediyeler alabilecek. Toplam 48 farklı marka indirim kampanyasının olacağı platformda, herhangi bir müşteri, bu indirimlerin tamamını kullandığında yıllık minimum 7 bin TL’lik kazanç sağlayacak. Bu değer Vodafone’un şu zamana kadar müşteri başına sunduğu en büyük kazanç olmakla birlikte, Vodafone müşterilerine marka indirimleri sayesinde kendi parasını çıkaran tarifeler dünyası sunuyor. “Vodafone Happy” ile bir yılda 2 milyona yakın kampanyanın kullanılması ve müşterilere toplam 320 milyon TL’yi aşkın fayda sunulması hedefleniyor. “Vodafone Happy” platformunun tanıtım toplantısında konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Günümüzde müşterilerin en önemli beklentisi, karşısında kendisini özel ve ayrıcalıklı hissettiren, ihtiyaçlarına yönelik hizmetleri hızlı, kolay ve basit bir deneyimle sunan bir marka olması. Yaptığımız araştırmalara göre, müşterilerimizin %74’ü marka indirimlerini, özel günlerde kendilerine hediye sunulmasını ve sürpriz hediyeleri değerli bulduklarını ve kendilerini ayrıcalıklı hissetmek istediklerini söylüyorlar. %37’si ise Vodafone’da kaldığı yıllar için verilen hediyelerin uzun dönem sadakatte etkili olduğunu belirtiyor. Vodafone olarak, bugüne kadar müşterilerimize bulundukları segment ihtiyaçlarına özel, bütçelerine katkıda bulunan, kendilerini avantajlı hissettirecek çeşitli faydalar sunduk. Şimdi ‘Vodafone Happy’ ile daha da büyüyen bir sadakat platformu lanse ediyoruz. ‘Vodafone Happy’, 11 milyon aktif kullanıcısı ve 18 milyon müşteriye açtığı indirimlerle, şirketimizin bu zamana kadar en çok müşteriye ulaşan, sektörde en kapsayıcı dijital sadakat platformu olacak. Platformda 48 farklı marka indirim kampanyası var. Herhangi bir müşteriye yıllık minimum 7 bin TL kazanç sağlıyoruz. ‘Vodafone Happy’deki marka indirimleriyle kendi kendini çıkaran tarifeler dönemini başlatıyoruz. ‘Vodafone Happy’ ile tüm müşterilerimize onları düşündüğümüzü, bizimle oldukları için mutlu olduğumuzu ve onlara değer veren bir marka olduğumuzu göstermek istiyor ve birçok sektörün bulunduğu çok büyük bir marka ekosistemi yaratıyoruz.” Vodafone Red’liler her zamanki gibi ayrıcalıklı Vodafone Red müşterileri, “Vodafone Happy” platformunda her zamanki gibi ayrıcalıklı olacak. Tüm faturalı müşterilerin sahip olduğu marka indirimlerine ek olarak bazı Premium faydalar sadece onlara açık olacak. Red’li müşterilerin her bir markadan aldığı indirim hakkı da daha fazla olacak. Herhangi bir Red’li müşteri tüm haklarını kullandığında yıllık minimum 20 bin TL kazanç elde edecek. Genç müşteriler için de tüm marka indirimlerine ek olarak her ay Vodafone Pay ile yapılan harcamalarda 5 bin TL’ye varan nakit iade verilecek. Hediye Çarkı kazandırmaya devam edecek Vodafone, çok sevilen Hediye Çarkı ile de müşterilerine her hafta internet ve sürpriz hediyeler kazanma şansı sunuyor. Toplam yıllık 720 milyona varan hediye GB, Vodafone…
Mastercard ve Octet Türkiye’den Stratejik İş Birliği
İstanbul, Türkiye; 9 Temmuz 2025: Mastercard ve Octet Türkiye, MENA bölgesindeki işletmelerin finansal esnekliğini artırmak ve dijital işlem hacmini büyütmek amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık sayesinde Octet Türkiye, nakit ödemelere ek olarak daha etkili dijital ödeme seçenekleri sunarak bölgedeki dijital ticaretin gelişimine katkı sağlayacak. İki şirket, MENA bölgesindeki işletmelerin artan nakit yönetimi ve ticari ödeme ihtiyaçlarına çözüm üretmek için çok yönlü bir dijital platformu hayata geçirecek. Söz konusu platform, kredi kartları aracılığıyla kolay ve güvenli ödeme ile tahsilat işlemlerini desteklerken, şimdi al sonra öde yöntemi ile çeşitli kurumsal işlemlerin de sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesini mümkün kılacak. Statista verilerine göre, Orta Doğu ve Afrika’da dijital B2B ödemelerinin sayısının 2023 ile 2028 yılları arasında yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Mastercard ve Octet Türkiye tarafından geliştirilen bu yenilikçi çözüm, dijital işlem hacmini artırırken işletmelere taksitli veya vadeli ödeme imkânı sunacak. Ayrıca, satıcıların faturalarını anında tahsil edebilmesine de olanak tanıyacak. Mastercard EEMEA Bölgesi Pazar Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Mete Güney, iş birliği ile ilgili görüşlerini; “Ticari ödemeler alanı, inovasyon adına pek çok fırsat barındırıyor. Mastercard olarak, kesintisiz ödeme yöntemlerini hayata geçirmek için iş birliklerinin gücünden yararlanmaya odaklanıyoruz. Octet Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu son iş birliği, işletmelerin dijital ödemeleri benimsemesine katkı sağlayarak, harcama güçlerini artırmalarını mümkün kılacak” şeklinde ifade etti. Kurumsal kredi kartlarının giderek artan kullanımı sayesinde işletmeler, geleneksel nakit kredilerine başvurmadan ödeme vadelerini uzatabiliyor ve finansal esnekliklerini artırabiliyor. Bu iş birliği, şirketlerin tercih ettikleri bankaların kredi kartlarıyla ödeme yapmalarına olanak tanırken, tahsilat süreçlerini de güvenli ve verimli bir dijital altyapı üzerinden kolayca yönetilmesine imkân tanıyacak. Octet Türkiye Kurucu Ortağı ve CSO’su Kazım Can Saydam, “Türkiye’de, işlem tutarı ne olursa olsun, kredi kartıyla taksitli ödeme uzun süredir yaygın bir uygulama. Dijitalleşmenin hızlandırdığı nakitsiz ticaret eğiliminin yanı sıra, küresel ölçekte likidite yönetimine duyulan ihtiyaç da ticari kartla ödeme sistemini vazgeçilmez kılıyor. Octet Türkiye olarak Mastercard ile yaptığımız iş birliğiyle bu ihtiyacı bölgedeki işletmelerin B2B süreçlerinde karşılamaya hazırız.” dedi. Mastercard ve Octet Türkiye’nin bu stratejik ortaklığı, MENA bölgesindeki işletmelere dijital ödemeler konusunda yenilikçi, güvenilir ve esnek çözümler sunarak bölgedeki dijital ticaretin gelişimine önemli katkılarda bulunacak. İşletmeler, bu çözüm sayesinde finansal süreçlerini daha etkin yönetebilecek ve bölgesel rekabette avantaj elde edebilecek ve işletme sermayelerini daha iyi yönetmek için bir ürüne daha kavuşacaklar.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan “Tıbbi Kenevir Yasası”na karşı önemli uyarı!
“Sokaklarımızın ABD ve Kanada gibi esrar kokmasını istemiyorsak bu tarihi hatadan dönülmeli.” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TBMM gündemine gelen kenevirin ilaç amaçlı üretiminin önünü açan yasal düzenlemeye dair ciddi endişelerini dile getiren mektubu TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a gönderdi. Sağlık alanında düzenlemeler getiren yasa teklifi TBMM Sağlık Komisyonu’ndan geçerek Genel Kurul’un gündemine geldi. Teklife göre kenevirden elde edilen tıbbi ürünler, sağlık ve destek ürünleri sadece eczanelerde satılması şartıyla hastaların kullanımına sunulacak. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a hitaben yazdığı mektupta, kenevirin ilaç amaçlı üretiminin önünü açan yasal düzenlemeye dair ciddi toplumsal endişelerini dile getirdi. Esrar ‘madde bağımlısı’ hastaların ilk tercih maddesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtuluş’a hitaben yazılan mektup, yasanın potansiyel tehlikelerini ortaya koydu. Prof. Dr. Tarhan, mektubunda; “Basından elde ettiğim bilgilere göre Kenevir Yasası kanunlaşmak için Yüce Meclisimizin gündemine gelmek üzeredir. Kenevir üretimi endüstriyel olarak avantajları bilinmektedir. Ancak klinik uygulamalar için düşürülmüş dozlarda ve formüllerde yüksek riskleri de bilinmektedir. Esrar ‘madde bağımlısı’ hastaların ilk tercih maddesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu hastalar bağımlılık alanında çalışan klinisyenlerin zor yönettikleri hastalar olmaktadır.” cümleleriyle kenevirin psikiyatri tedavisindeki kullanımına dikkat çekti. Bu yasa sağlıkta şiddeti artırma potansiyeli taşıyor Mektubunda, polikliniklerde ve acillerde en çok şiddet çıkaran hastaların bu grup hastalar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu yasa sağlıkta şiddet”i artırma potansiyeli taşımaktadır. Aile içi şiddet ve aile kurumunun tahrip olmasında doğurganlık ve evlenme hızının düşmesine bu grup madde kullanma sıklığı ile nedensellik bağı mevcuttur. Toplumda suç işleyen ve suça karışan olguların istatistikleri göre yüzde 50’den fazlası karışık madde kullanan hastalardır. Denetimli serbestlik sistemi tarafından en çok kontrol edilebilen olgulardır. Bu yasa çıkması ile denetimli serbestlik sisteminin eli zayıflayacaktır.” öngörüsünü de paylaştı. Bu uygulama tıbbi esrar adı altında bile olsa ‘talep patlamasına’ neden olacak Mektubunda İçişleri Bakanlığınca yürütülen “Arz önleme” çalışmasının da büyük ölçüde sekteye uğrayacağını düşündüğünü kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Bağımlılık ile mücadele de birincil, ikincil ve üçüncü koruma olarak bilinen ‘Talep azaltma’ çalışmaları daha önemli iken bu uygulama tıbbi esrar adı altında bile olsa ‘talep patlamasına’ neden olacaktır. Risk altındaki gençlerin ve ailelerin ellerine ‘zaten yasal’ dedirtecek yeni bir problem yumağı verilmektedir. Adalet Bakanlığınca yürütülen ‘Denetimli Serbestlik’ çalışmaları işleyemez hale gelecektir. Çünkü hastalar idrarda THC (Esrar) pozitif çıkarsa tutuklanırım korkusu ile kullanmaktan kaçınmaktadırlar.” ifadesinde bulundu. ‘Tarihi bir hata’ olur! Bu konuyu en son yasalaştıran Almanya’nın ‘zaten kontrol edemiyoruz hiç olmazsa kontrollü kullanın yaparız diyerek’ devlet acziyetini itiraf ettiğini de dile getiren Prof. Dr. Tarhan, Türkiye’yi zora sokacak bu süreçte akademik literatür ışığında toplumsal etki ve bağımlılık salgını ile ilgili endişelerini de şöyle sıraladı: “‘CBD oil’ ilaç olabilir. Onkolojik ağrı tedavisinde ve Nöroloji uzmanlarınca yaygın kullanım alanı var. Epilepsi gibi MS gibi nörolojik tablolarda öneriliyor. Kanser ağrıları ve çocukluk epilepsisi için kullanımı tıpkı Opium yani Morfin gibi var olan ve önerilen mevzuat eşliğinde uygun kullanılabilir. Uluslararası akademik literatür, tıbbi kenevir yasallaştırmasının karmaşık bir konu olduğunu ve hem faydaları hem de önemli riskleri bulunduğunu göstermektedir. Tıpkı Morfin benzeri ilaçların ithal edildiği gibi bu da aynı yöntemle temin edilebilir. 1000 tane hastanın tedavisi düşünmek yerindendir. Ancak yola çıktığımızda verdiğimiz ‘küresel bağımlılık epidemisinin’ Türkiye’ye sıçraması, sosyopsikolojik hasar, kültürel çözülmeyi ve değer aşınmasını göz ardı etmek…
Yaz tatili yolculuğunuzda HomerSmart Auto Services Yanınızda
“Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya” artık herkes için mümkün’’ Türkiye genelinde ‘Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya yaratma’ vizyonu ve akıllı teknolojilerle donatılmış altyapısı ile hizmet sunan HOMER, yazın uzun yol seyahat edenler için Çekici Hizmeti, Yolda Lastik Tamiri, 7/24 Çağrı Alım Hizmeti, Bireysel Otomobil Asistanı gibi hayat kurtaran hizmetler sunuyor. Türkiye’nin dört bir yanında, yaz tatiline çıkan sürücülere kesintisiz destek sunan Homer Smart Auto Services, akıllı teknolojilerle donatılmış altyapısı sayesinde uzun yolculuklarda güvenli ve konforlu bir sürüş vadediyor. 350’yi aşkın servis noktası, 1.500’ün üzerinde uzman çalışanı ve her geçen gün gelişen dijital uygulamalarıyla Homer, bu yaz da sürücülerin yanında. Uzun yol öncesi alacağınız bazı küçük ama hayat kurtaran önlemler, çok daha güvenli ve keyifli yolculuk yapmanızı sağlayabilir. Akıllı Teknoloji ile Tek Tuşla Yol Yardımı İster ailenizle sahil yolunda olun, ister tek başınıza yeni yerler keşfedin… Homer sizinle! Yolda kaza anında veya herhangi bir teknik sorun yaşadığınızda, Homer mobil uygulaması ile tek tuşla çekici çağırabilir, lastik tamiri hizmeti alabilir ya da 7/24 bireysel yol yardım desteğine ulaşabilirsiniz. Böyle durumlarda kasko poliçenize ulaşmaya, çağrı merkezine bağlanmaya ya da uzun formlar doldurmaya artık gerek yok. Hepsini Homer halleder! Kadın Sürücülerin Yol Güvenliği Homer’e Emanet Yolda kalma endişesi nedeniyle tek başına yola çıkmaktan çekinen kadın sürücüler için de özel olarak geliştirilen hizmetlerle HOMER, mobiliteyi herkes için özgür kılıyor. HOMER Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yeşilbayraktar: “İş hedefimizin odağında kadın sürücüler var. Trafikte keyifli sürüş yapan her kadın sürücünün mutluluğu bizler için büyük önem taşıyor. Kadınlar artık bir sorunla karşılaştığında eşini ya da babasını değil, Homer’i arıyor.” Otomobil kullanmayı seven kadınların yanında olan HOMER Smart Auto Services, yol boyunca çıkabilecek birçok aksaklık sonrasında destek olacak noktaları ile güvenli ve keyifli yolculuk sunuyor. Türkiye’nin Her Yerinde Aynı Kalite ve Sabit ÜcretNerede olursanız olun, HOMER kalitesinden ve fiyat şeffaflığından ödün vermezsiniz. Güvenli yolculuk, doğru hazırlıkla başlar.Homer Smart Auto Services ile tatilin tadını yolda çıkarın! Yaz ayları geldiğinde hepimiz yollara düşüyoruz… Ama uzun yolculuklara çıkmadan önce aracınızın hazır olup olmadığını kontrol etmek hayati önem taşıyor. Homer Smart Auto Services olarak, sürüş güvenliğiniz için yanınızdayız. İşte yaz tatiline çıkmadan önce dikkat etmeniz gereken bazı önemli başlıklar: Uygulamamızı hemen indirin, tek tuşla destek alın: Homer Mobil Homer Smart Tatil Bakımı Paketi Yola çıkmadan önce www.homerhaller.app üzerinden Homer müşteri hizmetlerine ulaşın uygun maliyetlerle bakım planınızı ve size en yakın servisimizde randevunuzu oluşturalım. Yola güvenli çıkın. Homer mobil uygulamasını indirin ve aracınızı kaydedin. Yolda güvende olun. Bilgi için: Amazon İletişim ve Etkinlik Hizmetleri Gülçin Yeşilyurt / E-mail: gulcin@amazoniletisim.com.tr / Cep tel: 0531 620 8930 Homer Hakkında: 2003 yılında kurulan Atılım Otomotiv A.Ş. 2.500 m² büyüklüğündeki laboratuvar servis alanında yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucunda HOMER Auto Service markasını geliştirmiştir. Marka, elektrikli arabalar da dahil olmak üzere, her türlü marka ve model aracın hasar onarımının, mekanik onarımının, boyasız göçük düzeltme işlemlerinin, lastik saklama, çekici, yolda onarım gibi hizmetlerin verilmesi, aracın her türlü ihtiyacının karşılanması için Türkiye genelinde tek merkezden 360 derece süreç yönetimi sağlayan bir alt yapı ve organizasyon gerçekleştirmektedir. Sektörün vizyoner kurucu lideri olarak, 30 yılı aşan tecrübesiyle HOMER Auto Service, Belgeli Servisleri ile Türkiye’nin her yerindeki tüm müşterilerine, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıdır. HOMER, tüm çözümlerin parmaklarımızın ucunda olduğu günümüzde “Yolculuk Keyfinin Hiç Kesilmediği Bir Dünya Yaratmak” vizyonunu gerçekleştirmek ve…
BETONART MİMARLIK YAZ OKULU’NUN 21’İNCİSİ GAZİANTEP’TE GERÇEKLEŞTİ
TÜRKÇİMENTO’nun 2002 yılından bu yana mimarlık öğrencilerine yönelik olarak düzenlediği ve artık gelenekselleşen Betonart Mimarlık Yaz Okulu’nun 21’incisi, bu yıl Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 30 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen yaz okuluna Türkiye’nin dört bir yanından gelen mimarlık öğrencileri katıldı. Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, sadece sektörel anlamda gerçekleştirdiği projelerle ülke kalkınmasına katkı sağlamıyor. TÜRKÇİMENTO aynı zamanda hayata geçirdiği eğitim projeleri ile de sosyal sorumluk çalışmalarına imza atıyor. TÜRKÇİMENTO bu alanda 21 yıldır mimarlık fakültelerinde eğitim gören öğrencilerle birlikte Betonart Mimarlık Yaz Okulu projesini gerçekleştiriyor. Bu yıl düzenlenen Betonart Mimarlık Yaz Okulu’25 Çimko Çimento’nun Ana Sponsorluğu ve Polisan Yapıkim’in malzeme sponsorluğunda Gaziantep’te yapıldı. Program kapsamında 16 öğrenci, beton malzemeyi hem teorik hem de uygulamalı olarak tanıma fırsatı buldu. Atölye çalışmaları, saha uygulamaları ve sergi ile tamamlanan yaz okulu, öğrencilerin hem bilgi hem de beceri kazanmasını sağladı. Bu yılki yaz okulunun küratörlüğünü Yüksek Mimar Erhan Vural üstlenirken, akademik danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Esra Gürbüz Yıldırım yürüttü. “Network/Ağ” temasıyla düzenlenen programda ayrıca Yüksek Mimar Hande Ciğerli, Yüksek Mimar Eser Ergün ve Mimar/İç Mimar Gizem Temiz moderatör olarak yer aldı. Koordinasyon ise Dr. Mimar Ferhan Yalçın, Yüksek Mimar Ali Fatih Cebeci ve Mimar Mehmet Ali Yiğit tarafından yürütüldü. Etkinlikte, katılımcılar betonun bileşenlerinden üretim süreçlerine, lojistikten dijital altyapıya uzanan görünmez ama güçlü bağlantılar sistemini farklı açılardan ele aldılar. Malzemenin zaman içindeki dönüşümü, sürdürülebilirlik ve yapı içerisindeki rolü gibi başlıklar “network/ağ” kavramı çerçevesinde değerlendirildi. Program sonunda öğrencilerin çalışmalarının sergilendiği ve tüm katılımcılara sertifikalarının takdim edildiği etkinlikte konuşan SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKÇİMENTO Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu yaz okulunun Gaziantep’te düzenlenmiş olmasına ilişkin görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Burada sizinle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Kendini geliştirmek, üretmek, ülkemize değer katmak ve fayda sağlamak isteyen gençleri görmek bana umut veriyor, geleceğe daha güvenle bakıyorum. SANKO olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde üretmekle yetinmiyor, insan hayatına dokunan, iz bırakan işler yapmak için çalışıyoruz. Çimko ile Betonart Mimarlık Yaz Okulu’na verdiğimiz destek bizim için çok kıymetli. Çünkü biz, gençlerin yolunu açan her çalışmayı geleceğimiz için ekilmiş bir tohum olarak görüyoruz. Gençlerimize başarılar diliyor, bu değerli organizasyona emek verip katkı sunan herkese teşekkür ediyorum”. Etkinlikte konuşan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da şunları söyledi: “Bu yıl programımız, Ağ temasıyla betonun tasarım sürecinden ve çeşitliliğinden kullanılan parçaların ilişkisine kadar farklı boyutları gördüğümüz bir süreç oldu. Bu yaz okulumuzda başta ev sahipliği ve iş birliği için Gaziantep Üniversitesine, üniversitemiz rektörüne ve bizlere bu süreçte desteklerini esirgemeyen ana sponsorumuz Çimko Çimento’ya, malzeme sponsorumuz Polisan Yapı Kimyasallarına katkıları ve destekleri için TÜRKÇİMENTO adına içten teşekkürlerimi sunarım”. Çimko Çimento CEO’su Dr. Önder Kırca ise, yaz okulunun ana sponsoru olarak etkinliği şu sözlerle değerlendirdi: “Betonart Mimarlık Yaz Okulu’nun ana sponsoru olmak bizim için geleceğe yapılan kıymetli bir yatırım. Çimko olarak, betonu yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, mimarlıkla yeniden tanımlanabilecek bir ifade biçimi olarak görüyoruz. Betonun sadece sağlamlığı konuşuluyor ancak tasarımı ve doğru kullanımı da çok önemli. Bir malzemenin gerçek anlamda hayat bulması, o malzemenin bir vizyonla yorumlanmasına bağlıdır. Gençlerin malzemeyi tanımasını, ona dokunmasını, sınırları zorlamasını istiyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki; gençlerin yaratıcı bakışıyla birleştiğinde betonun sınırı kalmayacak.” Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu yapılan çalışmadan en kazançlı çıkan Gaziantep Üniversitesi oldu. Bizim kampüsümüz zaten bir sanat eseridir. Bu projede öğrencilerimiz yaratıcılıklarını ortaya koydular.…
CREAVIT’TEN YAZLIK EVLERE UYGUN KOMPAKT VE ŞIK ÇÖZÜMLER
Yaz aylarında sadeleşen yaşam tarzına eşlik eden tatil evleri, pratik ve estetik çözümlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Creavit, sınırlı alanlarda dahi maksimum konfor sağlayan kompakt tasarımlarıyla bu ihtiyaca güçlü bir yanıt veriyor. Creavit, küçük alanlarda bile işlevsellikten ödün vermeyen tasarımlarıyla yazlık evlerin banyo ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor. Bu çözümlerden biri olan Perra serisi, hem küçük hem de düzenli bir banyo planlamak isteyenler için ideal. Çekmeceli ve dolaplı farklı modül seçenekleriyle, havlu ve bakım ürünleri gibi temel ihtiyaçlara pratik depolama alanları yaratıyor. +25 cm’lik ek modül seçeneğiyle tezgâh altında alanı optimize ederken, Zeytuni, Tarçın, Ocean gibi doğadan ilham alan renkleriyle yazlık evlerin dingin atmosferine uyum sağlıyor. Farklı ayna formları ve çerçeve seçenekleriyle kişiselleştirilebilir bir görünüm de mümkün. Yazlık evlerde lavabo seçimi de çoğunlukla alan kısıtıyla şekilleniyor. Creavit tarafından bu alan kısıtlılığına çözüm olarak sunulan Deep serisine ait 45 cm genişliğindeki set üstü lavabo, sade ama etkili bir yol izliyor. Oval iç formu, suyun kolay tahliyesini sağlayarak temizlik rutinini hızlandırıyor; az yer kaplamasına rağmen konforlu bir kullanım alanı yaratıyor. Dar alanlara minimal bir şıklık katmak isteyenler için ideal. Hijyenin ön planda olduğu tatil evlerinde klozet seçimi de dikkat gerektiriyor. Elegant serisi, asma yapısı sayesinde yerden teması minimumda tutarken, Rim-Off teknolojisiyle su sıçramalarını önleyip kolay temizlik sağlıyor. Entegre taharet musluğu, klasik banyo alışkanlıklarını korumak isteyen kullanıcılar için ekstra konfor sunuyor. Berry, nil yeşili, mat antrasit gibi yedi farklı renk seçeneğiyle, yazlık evlerin ferah ve modern atmosferine uyum sağlayan Elegant serisi, küçük banyolarda bile şıklığı ve fonksiyonelliği bir arada sunuyor. Creavit, yenilikçi tasarımları ve kullanıcı odaklı ürünleriyle, yazlık evlerin ihtiyaçlarına yönelik ideal çözümleri sunmaya devam ederken, aynı zamanda yaz boyu devam edecek olan %50’ye varan indirimleriyle kullanıcılara büyük bir fırsat sunuyor. Yaz ruhuna eşlik eden Creavit ürünlerini keşfetmek için mağazaları, showroomları veya internet sitesini ziyaret edebilir, tatil evlerine uygun kompakt ve şık çözümler üretebilirsiniz. Creavit Hakkında: Yurt içinde ve yurtdışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit yaşamın her noktasında hayatı kolaylaştıran inovasyonu banyolara entegre ederek konfor alanlarını genişletiyor, banyo deneyimini daha keyifli hale getiriyor. 1960’lı yıllardan bu yana teknolojiyle desteklenen üstün üretim kabiliyeti, tasarım ve inovasyon gücü sayesinde hiç bitmeyen bir devinim içerisinde tüketicilerine en iyi kaliteyi sunma hedefiyle her geçen gün kendini yenileyerek geleceğe yürüyor. Creavit, 200 bin m²’lik kapalı üretim alanıyla sektöründe tek lokasyonda kurulu en büyük tesislerden birisi olan Gökçebey ve 80 bin m²’lik Devrek tesisleri gibi, uluslararası birçok organizasyon tarafından ödüllere layık görülen kusursuz ürünlerin yaratıldığı üretim merkezlerine sahip. Kurulduğu ilk günden bu yana çevresel bir bilinçle hareket eden Creavit atık ısıyı enerjiye dönüştüren ilk firma olarak, üretim tesislerinde başlattığı doğa hassasiyetini ürünlerine de yansıtıyor. Günlük yaşamda suyun en çok kullanıldığı ıslak mekanlar için üretim yapmanın bilinciyle hareket ederek, su israfını önleyecek ürünler geliştiren Creavit sürdürülebilir bir gelecek, temiz bir çevre ve yaşanabilir bir dünya için “Suyun Kıymetini Bil!” diyor. www.creavit.com.tr Daha fazla bilgi ve görsel malzeme için:




























