RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK
İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul
KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı
Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…
TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR!
YAPAY ZEKÂ,HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİNDEBÜYÜMENİN KURALLARINI YENİDEN YAZIYOR… TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR! YAPAY ZEKÂ SATIN ALMA KARARINI ETKİLİYOR! NIQ ve Kearney analizine göre, yapay zekânın inovasyonu ve ürün keşfini yeniden şekillendirmesiyle birlikte, bu alana yatırım yapan markalar pay kazanıyor. Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ, “Büyümenin Yeni Sınırları” başlıklı araştırmasını yayınladı. Kearney iş birliğiyle hazırlanan çalışma, yapay zekânın hızlı tüketim ürünleri sektöründe markaların inovasyon ve faaliyet stratejilerini köklü şekilde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu dönüşüm; inovasyon, ürün keşfi ve tüketicinin satın alma yolculuğu üzerinde derin etkiler yaratıyor. NIQ İletişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi ve Global Pazarlama Lideri Marta Cyhan-Bowles, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Hızlı tüketim ürünleri sektöründe daha fazla veri, daha yüksek doğruluk, daha hızlı etkinin gündemde olduğu bir dönemdeyiz. Büyük markaların bugüne kadar büyüme için kullandıkları ve kaldıraç etkisi yaratan birleşme ve satın almaların artık eskisi kadar etkili olmadığını görmekteyiz. Bu stratejiler, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için tek başına yeterli değil. Stratejik değer yaratımı artık geçmiş ölçek avantajlarından ziyade, yapay zekâ ile güçlenen tüketici odaklı inovasyon kabiliyeti ve markaların akıllı platformlarda görünürlüklerini yönetme becerisine dayanıyor. Yapay zekâ destekli hız ile derin tüketici anlayışını, akıllı sistem yetkinliğini ve sürekli ölçümlemeyi bir araya getiren kuruluşlar başarıya ulaşmakta avantaj sağlayacaktır.” Yapay Zekâ Sektörde Tüm Firmalara Farklı Fırsatlar Sunuyor… Yapay zekâ; konsept testinden formül optimizasyonuna, yaratıcı içerik üretiminden senaryo modellemeye kadar geçmişte yüksek yatırım gerektiren yetkinlikleri erişilebilir hale getiriyor. Yükselişteki markalar, bu araçları kullanarak hızlı hareket etme, dijital liderlik ve güncel tüketici trendlerine odaklanma gibi güçlü yönlerini daha da pekiştiriyor. NielsenIQ verileri; özellikle evcil hayvan bakımı, kişisel bakım, sağlık ve iyi yaşam gibi, yapay zekâ destekli inovasyon ve keşfin hız kazandığı kategorilerde yeni markaların öne çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda tüketici davranışlarında da hızlı bir değişim yaşanıyor. NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan NielsenIQ’nun araştırmasına göre aşağıda öne çıkan bulguları paylaştı: Yapay zekâ araçlarının araştırma ve satın alma kararlarında artan rolüyle birlikte, keşfedilebilirlik en az dağıtım kadar kritik hale geliyor. Agentic Commerce, Ürün Keşfini Yeniden Şekillendiriyor… Yapılan çalışmalar, “agentic commerce” olarak tanımlanan yeni bir döneme de dikkat çekiyor. Bu modelde; perakende platformları ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı ortamlar, seçenekleri filtreleyen, öneriler sunan ve satın alma kararlarını etkileyen yapay zekâ sistemleriyle çalışıyor. Yapay zekâ asistanları; perakendeci web siteleri, arama motorları ve alışveriş platformlarına giderek daha fazla entegre olurken, ürünlerin sıralamasını ve öne çıkarılmasını da etkiliyor. Bu yeni düzende, görünürlüğü belirleyen temel unsurlar arasında yapılandırılmış ürün verileri, bağlamsal uyum, kullanıcı yorumları ve güven sinyalleri yer alıyor. Kearney Ortağı Katherine Black’a göre yapay zekâ sistemlerinin önceliği “netlik” ve “içeriklerin alakalı olmasına” yöneliktir. Black, “Yapılandırılmış veriler, net ihtiyaç tanımları ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekâya ‘okunabilir’ hale getiren markalar, bu yeni ekosistemde daha görünür hale geliyor.” diye ifade etti. Yapay Zekâ Hızlı Tüketim Ürünleri Ekosisteminde Çıtayı Yükseltiyor Yapay zekâ destekli inovasyon ile yapay zekâ etkileşimli keşfin kesişimi, hızlı tüketim ürünleri ekosisteminde çıtayı yükseltiyor. Büyük ve köklü markalar, ivmelerini korumak için inovasyon süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Gelişmekte olan markalar, deneme ve öğrenme süreçlerini hızlandırmak için yapay zekâdan faydalanıyor. Perakendeciler, yapay zekâ entegrasyonları sonucunda gerçekleşen trafik, ürün çeşitliliği ve gelir modelleri değişimlerine uyum sağlamalılar. Didem Şekerel Erdoğan, yapılan çalışmalara göre, yapay zekâ çağında sürdürülebilir…
Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor
Mplus Türkiye müşteri taleplerinin yüzde 40’ını yapay zekâ ile çözüyor Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor Müşteri deneyiminin artık marka tercihinde belirleyici hale geldiği günümüzde, kurumlar süreçlerini uçtan uca yeniden tasarlamaya yöneliyor. Geliştirdiği yapay zekâ destekli teknolojilerle müşteri taleplerinin yaklaşık yüzde 40’ını insan müdahalesi olmadan, uçtan uca ve yüksek doğrulukla çözümleyebilen Mplus Türkiye, bu sayede iş gücü planlamasında yaklaşık yüzde 20 oranında optimizasyon sağlarken, yapay zekâ destekli asistanların kullanımıyla eğitim ve oryantasyon süreçlerinde yüzde 25’e varan zaman tasarrufu elde ediyor. Bu yaklaşımı “deneyim mimarlığı” modeliyle markalara entegre bir şekilde sunan Mplus Türkiye, müşteri, çalışan ve marka deneyimini tek bir ekosistem altında birleştirerek hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de sürdürülebilir müşteri memnuniyeti ve sadakati oluşturulmasına katkı sağlıyor. Günümüzde rekabet, sunulan ürün ya da hizmetten çok, ne kadar hızlı, kesintisiz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunulduğu üzerinden şekilleniyor. Müşteriler ise, taleplerinin anında karşılandığı, farklı kanallar arasında kopukluk yaşamadıkları ve kendilerini tanıyan sistemlerle etkileşim kurdukları bir yapı bekliyor. Bu beklentilere yanıt verebilen kurumlar, rekabette ön plana çıkıyor. Mplus Türkiye Operasyon ve Müşteri İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (COO) Hakan Saran, bu dönüşümü “deneyim mimarlığı” yaklaşımıyla ele aldıklarını belirterek, müşteri deneyiminin artık sadece iyileştirilen bir alan değil, baştan sona tasarlanan stratejik bir yapı haline geldiğini vurguluyor. Deneyim mimarlığıyla uçtan uca dönüşüm Şirket olarak, deneyim mimarlığını müşteri yolculuğunun tüm temas noktalarını kapsayan, teknoloji, veri zekâsı ve insan odağını entegre eden stratejik bir yapı olarak konumlandırdıklarına dikkat çeken Hakan Saran, klasik müşteri deneyimi uygulamalarından farklı olarak mevcut süreçleri iyileştirmenin ötesine geçerek deneyimi proaktif şekilde yeniden kurgulamaya odaklandıklarını söyledi. Kendilerini sadece çözüm öneren bir danışman olarak değil, tasarladıkları deneyimi uçtan uca hayata geçiren, yöneten ve sürekli optimize eden bir iş ortağı olarak gördüklerini ifade eden Saran, “Bu da BPO modelinden BPTO modeline dönüşüm vizyonumuzun da temelini oluşturuyor. Mplus Türkiye olarak en büyük farkımız, 25 yıllık derin operasyonel tecrübemizi, kendi geliştirdiğimiz ileri teknolojilerle entegre edebiliyor olmamız. Dışarıdan teknoloji satın alan bir BPO şirketi değil, kendi teknolojisini üreten ve bu teknolojiyi 16 ülkede 36 farklı operasyon merkezinde test edip optimize eden global bir BPTO (Business Process and Technology Outsourcing) şirketi konumundayız” diye konuştu. “Yapay zekâ destekli teknolojiler iş gücü planlamasında yüzde 20 optimizasyon sağlıyor” Mplus Türkiye’nin deneyim mimarlığı yaklaşımının, operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyeti tarafında somut çıktılar sağladığının altını çizen Saran, “Geliştirdiğimiz yapay zekâ destekli teknolojiler sayesinde müşteri taleplerinin yaklaşık yüzde 35-40’lık bölümü insan müdahalesi olmadan, uçtan uca ve yüksek doğrulukla çözümlenebiliyor. Bu teknolojik dönüşüm, iş gücü planlamasında yaklaşık yüzde 20 oranında bir optimizasyon sağlarken, kaynakların daha stratejik ve karmaşık süreçlere yönlendirilmesine de olanak tanıyor. Ayrıca, yapay zekâ destekli asistanların aktif kullanımıyla eğitim ve oryantasyon süreçlerinde yüzde 25’e varan zaman tasarrufu elde ediliyor. Böylece hem maliyet avantajı sağlıyoruz hem de ilk temasta çözüm oranı ve hizmet sürekliliği üzerinde doğrudan pozitif etki yaratıyoruz. Bu sürdürülebilir etkinin temelinde ise, güçlü bir müşteri deneyiminin ancak doğru desteklenen ve donatılan çalışanlarla mümkün olduğu yaklaşımımız yer alıyor. Bu nedenle de deneyim mimarlığını müşteriyle sınırlı tutmuyor; çalışan deneyimi (EX) ve marka deneyimini (BX) de kapsayan bütünsel bir model olarak ele alıyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çalışanlarımızın iş süreçlerini kolaylaştırırken, markaların kültürünü tüm temas noktalarında doğru şekilde yansıtarak marka deneyimini güçlendiriyoruz. Böylece hem hizmet kalitesini hem de müşteri sadakatini sürdürülebilir şekilde artırıyoruz” dedi. “Başarının anahtarı, teknolojiyi insanın…
Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !
1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>
SITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİ
Amerika merkezli, “Incentive” turizmine adanmış tek uluslararası dernek olan SITE –Society for Incentive Travel Excellence’ın Global Başkanlığı’na ilk kez bir Türk seçildi.Ülkemizi kongre turizm segmentinde uzun yıllardır başarıyla temsil eden ve SITETürkiye Chapter’ında iki dönem üst üste başkanlık görevini yürüten Hasan Dinç,derneğin yeni dönem Global Başkanı olarak Türkiye’ye önemli bir gurur yaşattı.Amerika’da 1973 yılında kurulan, kongre turizmi (Incentive travel) odaklı tek uluslararasıdernek olan SITE – Society for Incentive Travel Excellence’ın, 2026-2027 dönemi globalbaşkanlığına Hasan Dinç seçildi.SITE’ın Türkiye yapılanması olan SITE Türkiye Chapter’ın yeni dönem başkanlığı göreviniise Tekser’in Kurucusu Feyhan Kapralı devraldı. Kapralı, göreve başlamasının ardındanYönetim Kurulu ve SITE üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret ederek Anıtkabir ÖzelDefteri’ne şu ifadeleri yazdı:Aziz Atatürk,Cumhuriyetimizin kurucusu ve en büyük rehberimiz olarak huzurunuzda derin bir saygı veminnetle bulunuyoruz.Bizler, ülkemizin kültürel mirasını, tarihini ve misafirperverliğini dünyanın dört bir yanınataşıyan turizm profesyonelleriyiz. Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil ederken çağdaşuygarlık hedefinizi, aklın ve bilimin yol göstericiliğini ve ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkenizirehber ediniyoruz.Farklı milletleri aynı topraklarda buluşturmanın, kültürler arasında köprü kurmanın veülkemizi en doğru şekilde anlatmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Cumhuriyetimizin değerlerinidürüstlük, çalışkanlık ve vatan sevgisiyle temsil etmeyi görev biliyoruz.Emanetiniz olan Cumhuriyet’e bağlılığımızı bir kez daha ifade ediyor; ilke ve devrimleriniziyaşatmaya ve ülkemizi her alanda en güçlü şekilde temsil etmeye kararlılıkla devamedeceğimizi huzurunuzda beyan ediyoruz.Saygı, sevgi ve sonsuz minnetle,SITE Türkiye”Yeni dönemde yönetim kurulunu ağırlıklı olarak turizm sektörünün genç liderlerindenoluşturan SITE Türkiye, genç turizmcileri desteklemeye yönelik eğitim ve sosyal sorumlulukprojelerine de devam etmeyi hedefliyor.
Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
Hastane binalarındaki mimari ile yapısal ve tıbbi teknolojik gelişmeler, tedavi süreçlerini kısaltmaya önemli ölçüde etki ediyor. Mimar Mustafa Onur Eraydın, literatüre ‘’iyileştiren hastane’’ olarak geçen yapılara ilişkin “Hastalığın ve hastaların niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesi, yapısal çerçeveyi direkt olarak etkiliyor. Sağlık Bakanlığının yapmakta olduğu akreditasyon çalışmalarının da etkisi ile yapılacak olan hastanelerin ‘İyileştiren hastane’ kapsamında olması kaçınılmaz sonuç olarak günden güne ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu… Modern hastane binalarının mimarisi ve iç mekân tasarımları, tedavi süreçlerini hızlandıran kritik bir faktör haline geldi. Gelişen tasarım anlayışları, yapısal ve tıbbi teknolojik ilerlemelerle birleşerek, hastaların iyileşme hızına doğrudan etki ediyor. Sektör temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın akreditasyon çalışmalarıyla birlikte, literatüre “İyileştiren Hastane” olarak giren bu yapıların artık bir standart olacağını belirtiyor.. Mimar Mustafa Onur Eraydın, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Eraydın, hastalığın ve hastaların değişen niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesinin, hastane binalarının yapısal çerçevesini doğrudan etkilediğini vurguladı.. Enfeksiyon ve iyileşme süresi kısalıyor “Yoğun bakım ünitesi sendromlara yol açtığını biliyoruz. Ses düzeyinin, narkotik ve sedatif ilaç kullanımını ve dozlarını belirgin biçimde etkilediğini; ses düzeyindeki artışın, kalp atış̧ hızı, stres ve gerginliğin artmasında etkili olduğunu da biliyoruz. Ayrıca güneş̧ alan ve almayan hasta odalarıyla, hastanede kalış̧ süreleri ve ölüm oranları arasında belirgin bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Yani odadaki aydınlık düzeyinin, kalp atış̧ hızı, aktivite düzeyleri ve solunum sayısını etkilediğini biliyoruz” diyen Eraydın, yeni nesil hastane binalarının sadece estetikten ibaret olmadığını, aynı zamanda tedavi sonuçlarını doğrudan iyileştirdiğini belirterek “Sağlık tesislerinde mühendislik hesaplamalar sonucu geliştirilen mekanik ve elektrik sistemler ile, antibakteriyel inşaat malzemeleri kullanılarak, en üst seviyede sterilizasyon sağlanıyor. Bu sayede hastanede enfeksiyona bağlı hastalıklar minimum seviyelere çekilerek antibiyotik tedavi dozları azaltılıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiren tıbbi çalışmalarla iyileşme süresi kısaltılıyor” diye konuştu. “Hastanın güven duygusunu artırıyor” Eraydın sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstelik estetik kalite de hastayı rahatlatarak iyileşme hızını etkilediği gibi, hasta yakını ve ziyaretçi psikolojisini de olumlu etkileyerek hastanın güven duygusunu artırıyor. Geleceğin hastane binaları sadece tedavi değil, aynı zamanda hastanın kendi kendine yardımı ve hastalıklardan korunması yönünde eğilim gösterecek. Bu yapılar spor salonları, sosyal hizmet büroları ve toplum için buluşma noktası olabilecek başka işlevleri de içerebilecektir.” Bakanlık harekete geçti Türkiye’de sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için atılan adımlara da değinen Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mustafa Onur Eraydın, şunları kaydetti: “Ülkemizde sağlık kuruluşlarının bakım ve yönetim kalitesini iyileştirmek için geliştirilmiş olan standartlar serisini karşılayıp karşılamadıklarını belirlemek amacıyla, yetkili kuruluşlar tarafından değerlendirmeye tabi tutulan bir süreç olarak akreditasyon çalışmaları sürüyor. Sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için Sağlık Bakanlığının bilimsel araştırmalara verdiği önem, üniversitelerle iş birliği içinde bulunması ve ulusal bir akreditasyon programının uygulanmaya başlaması bu gelişmeleri oldukça hızlandırmış durumda.”
Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor
Türkiye’de yapı ve inşaat sektörüne özel olarak gerçekleştirilen ilk ihtisas fuarı olma niteliğini taşıyan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, 27–30 Nisan 2026’da 48’inci kez kapılarını açacak. Fuar bu yıl, Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığı iş birliği kapsamında Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü’nü, İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında ise İskele – Kalıp Özel Bölümü’nü sektör profesyonelleriyle aynı çatı altında buluşturacak. Son edisyonunda 19 ülkeden 437 katılımcıyı ağırlayan fuar, toplam 456 milyon Euro iş hacmi yaratırken 4 bin 700’ü aşkın anlaşmaya ev sahipliği yaptı. … Uluslararası firmaları, bölgenin üst düzey temsilcilerini ve ekonominin tüm alanlarını kapsayan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events, yapı ve inşaat sektörü için “ihracat kapısı” niteliğindeki 48. Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’u 27–30 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenleyecek. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan ve T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Yurt İçi Prestijli Fuarlar” listesine dahil edilen fuar, ürün grubu çeşitliliği sayesinde sektör için bir buluşma noktası olacak. Fuar, sektöre yön veren stratejik iş birliklerini bu yıl Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığı Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü, İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) ile gerçekleştirdiği İskele – Kalıp Özel Bölümü sayesinde güçlendirecek. Yapı ve inşaat sektörü için küresel ticaretin merkezi bu yıl da Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul olacak Fuarın köklü geçmişi sayesinde yapı ve inşaat sektörü açısından en kapsamlı buluşma noktası olduğunu ifade eden Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin, “1978 yılında düzenlendiği ilk günden bu yana sektörün kurumsallaşması, üretim çeşitliliğinin artması ve uluslararası ticari iş birliklerinin gelişmesinde öncü bir rol üstlenen fuarımız, bu tarihsel konumu sayesinde kendi sektöründe referans noktası konumunda yer alıyor. Türkiye’de ve yurt dışında bilinirliğe ulaşan birçok yapı firması, markalaşma, yeni ürün tanıtımlarında ve ihracat ağına erişim süreçlerinde fuarımızın sağladığı buluşma ortamından yararlanıyor. Bu açıdan fuar, yalnızca tanıtım alanı değil; Türkiye’nin yapı-inşaat malzemeleri ve teknolojileri sektöründe üretim ve tasarım gücünün dünya pazarlarına açıldığı sürekli bir ticaret kapısı niteliğine sahip. Türkiye’nin en köklü ve bölgenin en büyük yapı fuarı olması sebebiyle de sektör için bir ‘ihracat kapısı’ oluyor.” dedi. 2026’da yapı ve inşaat sektörü için yarattığı iş hacmi 456 milyon Euro’yu buldu Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un sektör için küresel ticaretin merkezi olarak konumlandığını belirten Banu Keskin, sözlerine şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl fuarda katılımcıların yüzde 86’sı, fuar sırasında gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşma ile sonuçlandırdı. Fuara ilk defa katılan katılımcıların yüzde 92’si ise fuar sırasında sipariş aldı veya ön anlaşma sağladı. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 93’ü, bu yıl da fuara katılacaklarını belirtti. Bunun yanında katılımcı başına 1 milyon Euro’dan fazla olmak üzere toplamda 456 milyon Euro’luk iş hacmi yaratan fuarımız, sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. Fuar kapsamında sipariş ve ön anlaşmaların sayısı 4 bin 700’ü aşarken katılımcı başına ortalama 11 iş anlaşmasına imza atıldı. Bu veriler, fuarın sektördeki güçlü konumu ve yarattığı ekonomik değeri kanıtlıyor.” Doğru bağlantı için fuardan iki bölüm: Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü ve İskele & Kalıp Özel Bölümü Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un bu yılki edisyonunda sektör ekosistemini büyüten ve geliştiren iş birlikleri de gerçekleştireceğine dikkat çeken Keskin: “Bu yıl Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığımız iş birliği…
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Sektörün köklü fuarı EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, ICA Events organizasyonuyla 5–7 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’uncu kez kapılarını açıyor. Uluslararası firmaları, bölgenin üst düzey temsilcilerini ve ekonominin tüm alanlarını kapsayan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events, turizm sektörünün en güçlü buluşmalarından biri olan 29. EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarını düzenliyor. 5–7 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek fuar, yeni destinasyonları ve en güncel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Köklü geçmişiyle turizm dünyasının vazgeçilmez buluşma noktası olan EMITT, geçtiğimiz edisyonda 39 ülkeden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyi ağırlayarak küresel ölçekteki gücünü bir kez daha kanıtladı. Bu yıl da iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir platform olarak dünyanın dört bir yanından profesyonelleri aynı çatı altında bir araya getirmeye hazırlanıyor. EMITT, yenilenen organizasyon yapısıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi oranının yüksekliği, sunduğu güçlü B2B iş ortamı ve yarattığı ticari hacimle turizm sektörüne yön veren EMITT’in önemine dikkat çeken EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin, şunları söyledi: “EMITT’in 29 yıllık köklü geçmişini bu yıl stratejik bir adımlarla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıyoruz. Amacımız sadece bir mekan değişikliği değil; sektör profesyonellerine çok daha erişilebilir, merkezi ve verimli bir ticaret platformu sunmak. Geçtiğimiz yıl katılımcı başına ortalama 734 bin Euro, toplamda ise 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yaratarak rüştümüzü ispatladık. 2026’da hedefimiz, nicelikten ziyade ‘nitelikli bağlantıya’ odaklanarak, her katılımcının somut iş anlaşmalarıyla döneceği bir ekosistem yaratmak” dedi. 2025’te turizm sektörü için 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yarattı Bir önceki edisyonda 39 ülkeden toplam 656 katılımcıyla başarılı bir yılı geride bırakan EMITT’in yeni satın alma, iş geliştirme, yeni iş ve iş birliği fırsatlarını sunduğunu ifade eden Banu Keskin, sözlerine şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl katılımcıların yüzde 87’si, fuar süresince gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşmalarla sonuçlandırdı. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 89’u, bu yıl da fuara katılmayı planladıklarını belirtti. Bunun yanında katılımcı başına ortalama 734 bin Euro olmak üzere toplamda 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yaratan fuarımız, sektör profesyonelleri ve tatil tüketicilerinden yoğun ilgi gördü. Fuar kapsamında toplam 8 bin sipariş ve ön anlaşma yapılırken, katılımcı başına ortalama 12 iş anlaşmasına imza atıldı. Bu veriler, EMITT’in sektördeki stratejik önemini ve gördüğü güçlü ilgiyi açıkça ortaya koyuyor.” “Hedefimiz, EMITT’i iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir buluşma noktası haline getirmek” Fuarın yüksek ticaret hacmi ve güçlü B2B görüşmeleriyle sektörün 2026 yol haritasını şekillendireceğini vurgulayan Banu Keskin, şunları söyledi: “EMITT, katılımcılarına iş hacimlerini artırma fırsatı sunarken; ülke pavilyonları, tatil ve turizm destinasyonları, oteller, sağlık & spor turizmi temsilcileri, tur operatörleri ve acenteler gibi sektörün tüm aktörlerini bir araya getiriyor. Bu yıl da konaklama, MICE, sağlık turizmi, seyahat acenteleri, turizm kurulları, kamu kuruluşları ve ulaştırma hizmetleri fuarda yer alacak. Almanya, BAE, Çin, Japonya, İtalya, Maldivler, Mısır ve Seyşeller başta olmak üzere birçok ülkeden milli katılımlar gerçekleşecek. Hedefimiz, uluslararası satın almacı ve profesyonel ziyaretçi sayısını artırarak daha nitelikli iş eşleşmeleri yaratmak ve fuarın ticari değerini güçlendirmek. Bizim için sayıdan çok etki, kalabalıktan çok doğru bağlantılar önemli. EMITT’i yalnızca ziyaret edilen bir fuar değil; iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir buluşma noktası haline getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde…
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Boltas, çevresel etkilerin giderek arttığı bir dünyada sürdürülebilirlik standartlarını “yeşil lojistik” konusunda attığı adımlarla yakalıyor. Bunun için her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlamasını yapan ve tüm iyileştirmeleri veriye dayalı şekilde yöneten firma, EURO 6 motorlu araç kullanımını da destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları azaltıyor. Müşterilerine uçtan uca çözüm sunma hedefi doğrultusunda 50 yıla yakın süredir lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran Boltas, daha sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamak için de yeşil lojistik anlayışını benimsiyor. Çevresel etkilerin azaltılması noktasında yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarının merkezine yerleştiren firma, bunun yanında ofis ve depo süreçlerinde Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni uygulayarak geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırıyor. Bu yaklaşımıyla lojistikteki başarısını sürdürülebilir geleceğe hazırlayan Boltas, gelecek yatırımlarını da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurgulayarak sektörün dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyor. Yeşil lojistik anlayışı, tüm operasyonların merkezinde Sürdürülebilirliğin kendileri için çevresel bir gerekliliğin yanı sıra rekabet avantajı, operasyonel verimlilik ve kurumsal itibarı güçlendiren stratejik bir unsur olarak da konumlandığını ifade eden Boltas Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Lojistik ağının ve teslimatın çevresel etkisini en aza indiren iş uygulamalarını içeren yeşil lojistik, bugün daha önemli hale gelmiş bir kavram. Sektörümüzdeki firmalar da bunu benimsediği için birçok örnek uygulamayla karşılaşıyoruz. Boltas olarak biz de yeşil lojistik anlayışını tüm operasyonlarımızın merkezine yerleştirmiş durumdayız. Bunun için her yıl düzenli olarak karbon ayak izi raporlaması yapıyor, emisyon azaltımına yönelik tüm iyileştirmeleri veriye dayalı şekilde yönetiyor ve EURO 6 motorlu araç kullanımını destekleyerek taşımacılık kaynaklı emisyonları azaltıyoruz. Bu noktada T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Yetki Belgesi’ni 2023 yılında almış olmamız, sürdürülebilir taşımacılıktaki kararlılığımızı tescilliyor.” dedi. Geleceği, güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler ile kurguluyor Karbon ve çevresel etkilerin yönetimi için çok yönlü bir yaklaşım benimsediklerini belirten Çobanoğlu, alınan önlemleri şöyle aktardı: “EURO 5/6 motor kullanımı sayesinde araçlarımızda daha düşük emisyonlu motorları tercih ediyoruz. Intermodal faaliyet tarafında ise yakıt ve enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşürüyoruz. Bunun yanında Sıfır Atık Yönetimi politikasıyla atıkları türüne göre ayrıştırarak geri dönüştürülebilen atıklarla ilgili tesislere gönderiyoruz. Enerji tasarrufuna yönelik ise ofis ve depolarımızda yer alan aydınlatma ve cihaz kullanımlarında tasarruf uygulamalarımız bulunuyor. Dijital dönüşümü benimseme noktasında da evrak gerektiren süreçleri dijitalleştirerek kağıt kullanımı önemli ölçüde azaltmış durumdayız. Müşterilerimizin tedarik zincirlerinde düşük karbonlu çözümlere yönelmesi, sürdürülebilir uygulamaların lojistik sektöründe artık standart haline geldiğini gösteriyor. Boltas olarak mevcut önlemlerimizi daha ileri taşımak adına gelecek yatırımlarımızı da güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kurgulayarak sektörün dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda, sektörde fark yaratan bir adım olarak Ro-Ro taşımalarında hibrit motor teknolojisine sahip gemileri bulunan bir iş ortağıyla çalışarak çevresel etkilerimizi azaltmayı ve sürdürülebilir lojistik uygulamalarımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ahmet DoğanMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr
“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu
Geçtiğimiz hafta sonu Taksim Square Otel’de düzenlenen V. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi, Türkiye’nin dev sanayi kuruluşlarını, akademi dünyasını ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. “Toplum 5.0” ana temasıyla gerçekleşen zirvede, dijital dönüşümün geleceği ve sürdürülebilirlik stratejileri tartışıldı. World Media Group tarafından düzenlenen ve artık gelenekselleşen zirvenin beşincisi, bu yıl rekor bir katılımla tamamlandı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan, katılım düzeyinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: ”Türkiye’nin teknolojik lokomotifi olan onlarca büyük firmayı ve yüzlerce katılımcıyı bir araya getirdiğimiz bu zirve, ülkemizin dijital geleceğine olan inancı bir kez daha kanıtladı. Bugün burada sadece teknolojiyi değil, toplumsal dönüşümü de konuştuk.” Odak Noktası: Toplum 5.0 Zirve boyunca düzenlenen oturumlarda, teknolojinin sadece üretim verimliliği için değil, insan refahı ve çevre için nasıl kullanılacağı tartışıldı. Öne çıkan kritik başlıklar şunlar oldu: *Akıllı Teknolojiler: IoT, 5G ve Yapay Zeka (AI) uygulamalarının sanayiye entegrasyonu. *Geleceğin Gerçekliği: Sanayi üretiminde Genişletilmiş Gerçeklik (XR) çözümlerinin sağladığı maliyet avantajları. *Sürdürülebilirlik: Fosil yakıtlardan hidrojen enerjisine geçiş süreci ve karbon yönetimi stratejileri. Görkemli Ödül Töreni Zirvenin en dikkat çekici anlarından biri, “Endüstrinin Yıldızları” ödül töreni oldu. Üniversiteler, STK’lar ve sektör temsilcilerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda; *Endüstrinin Yıldızları, *KOBİ’nin Yıldızları, Ar-Ge’nin Yıldızları kategorilerinde üstün başarı gösteren firma, isim ve üniversitelere ödülleri törenle takdim edildi. Canlı Yayınla Tüm Dünyadan Takip Edildi World Media Group’un çeyrek asırlık yayıncılık vizyonuyla gerçekleştirilen organizasyon, fiziksel katılımın yanı sıra www.ekonomiknokta.tv üzerinden yapılan canlı yayınla binlerce izleyiciye ulaştı. Sabah kayıt ve kahvaltı ile start alan etkinlik, World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Zirvesi Genel Koordinatörü İlker Kaplan’ın; “Dijital Dönüşümde Neredeyiz? Nerede Olmalıyız?” konuşmasıyla başladı. Endüstri 4.0 Video Gösterimi ardından zirve; World Media Group adına İlker Kaplan’ın başkanlığını yürüttüğü Uluslararası Endüstri Ekonomi ve Teknoloji Yayıncıları Birliği Adına Hollanda Temsilcisi Metal Magazin (MTL) Genel Yayın Yönetmeni Tom Van Der Mayer’in konuşması ile devam etti. Endüstri 4.0’ın Yıldızları Ödül Töreni Zirvenin en dikkat çekici anlarından biri, “Endüstrinin Yıldızları” ödül töreni oldu. Üniversiteler, STK’lar ve sektör temsilcilerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda; Endüstrinin Yıldızları ödülleri: Ion Akademi Kurucusu Ali Rıza Ersoy, Tezmaksan CEO’su Hakan Aydoğdu ve TÜSİAD Başkanı Orhan Turan tarafından alındı. Hakan Aydoğdu yurtdışında olduğu için Ödülü Tezmaksan Robot Teknolojileri Genel Müdürü Serhat Volkan Yılmaz aldı. Sunumlar Dikkatle Takip Edildi AGS Güç Aktarım Sistemleri Ürün Müdürü Selim Acar: “Elektrik Motorları Sektörü ve Dijital Dönüşüm” sunumu ardından, İ.T.Ü Robot Kulübü Başkanı Hilal Çolakoğlu konuştu. Ayrıca AR-GE’nin Yıldızları ödülü de İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından alındı. Dijital Sunumlar Öğleden Önce Ege Üniversitesi PLM Bölümü adına – Prof . Dr . Semih Ötleş: “Ürün Yaşam Döngüsü (PLM); CİRCO – Sürdürülebilirlik Direktörü Şeyda Dağdeviren:“Endüstri 4.0 ve Sürdürülebilirlik”; Celal Bayar Üniversitesi Mekatronik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Seda Vatancan – Promeda Endüstri A.Ş Genel Müdürü Kemal Karaatlı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Levent Malgaca: “Dijital İkiz Teknolojileri : Küresel Trendlerden Endüstriyel Uygulamalara” adlı dijital sunumlarını gerçekleştirdi. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi altmış basın yayın organında haberlerle yer buldu ve Uluslararası Endüstri Ekonomi Teknoloji Yayıncıları Birliği bu yayınlara teşekkür sertifikası verdi. Öğle Arası Taksim Square Otel’in Teras katında boğaz manzaralı öğle yemeğinde tüm davetliler sohbet ederek kaynaştı. Öğle Sonrası Program Daha Yoğundu Öğle Sonrasında Koç Grubu…
İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Grub Karaca Doo ve Cevdet Akif USTA CQC Eğitim ve Danışmanlık’tan Balkanlar’da Stratejik İş Birliği Belgrad / İstanbul – Grub Karaca Doo ile Cevdet Akif USTA CQC Eğitim ve Danışmanlık arasında, Balkan coğrafyasında sürdürülebilir kalkınmayı ve bölgesel ticareti desteklemeyi hedefleyen stratejik bir iş birliği anlaşması imzalanmıştır. Bu iş birliği kapsamında; Sırbistan, Arnavutluk, Kosova, Bosna-Hersek ve Karadağ sınırları içerisinde yer alan ülkelerde yeni şehir projeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları ve büyük ölçekli altyapı yatırımları başta olmak üzere çok sayıda stratejik proje alanında ortak çalışmalar yürütülecektir. Anlaşma çerçevesinde;Sıfır arsa alımı ve geliştirilmesi,Kat karşılığı konut ve ticari projeler,Devlet destekli konut projeleri,Yarım kalan konut ve altyapı projelerinin tamamlanması,Enerji projeleri ve GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımları,Devlet ve belediyelere ait altyapı yatırımları,İnşaat ve yapı malzemeleri firmalarının satış ve pazarlama faaliyetleri gibi birçok alanda sektörel analiz, fizibilite, proje geliştirme ve yatırım danışmanlığı hizmetleri sunulacaktır. İş birliği aynı zamanda, ilgili ülkelerdeki ticari fırsatların değerlendirilmesi, tedarik zincirinin hızlandırılması, e-ticaret ve e-ihracat altyapılarının geliştirilmesi, yerel üretimin teşvik edilmesi ve yerel markaların oluşturulması hedeflerini de kapsamaktadır. Bu doğrultuda, Türk ve bölgesel firmaların Balkan pazarlarına daha hızlı, etkin ve sürdürülebilir biçimde erişimi sağlanacaktır. Grub Karaca Doo’nun bölgedeki güçlü saha tecrübesi ve yerel ağları ile Cevdet Akif USTA CQC Eğitim ve Danışmanlık’ın proje geliştirme, stratejik planlama ve uluslararası danışmanlık alanındaki uzmanlığı bir araya getirilerek, kamu ve özel sektör için katma değerli, uzun vadeli ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilecektir. Taraflar, bu stratejik ortaklığın Balkanlar’da ekonomik kalkınmaya, istihdam artışına ve bölgesel iş birliklerinin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını vurgulamıştır. iletişim için +90 532 466 60 68 – CEVDET AKIF USTA
Entegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla Kutladı
İSTANBUL – 13 Aralık 2025 – Entegre Tesis Yönetim Derneği (ETYD), kuruluşunun 5. yılını sektör temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen özel bir toplantı ile kutladı. Toplantının açılış konuşmasını, Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Özcan Aksu yaptı. Etkinlikte, tesis ve site yönetimi alanında yaşanan güncel sorunlar ele alınırken, sürdürülebilir ve profesyonel yönetim anlayışına yönelik çözüm önerileri sektör paydaşlarıyla paylaşıldı. Konuşmasında tesis ve site yönetiminin Türkiye’de hızla büyüyen ancak yapısal sorunlar barındıran bir alan olduğuna dikkat çeken Başkan Özcan Aksu, özellikle profesyonellik eksikliği, mevzuat bilgisi yetersizliği, şeffaf olmayan mali süreçler ve kat malikleri ile yönetimler arasındaki iletişim sorunlarının sektörün temel problemleri arasında yer aldığını vurguladı. Entegre Tesis Yönetimi Çözüm Sunuyor Toplantıda, entegre tesis yönetimi yaklaşımının bu sorunların çözümünde kritik bir rol oynadığı ifade edildi. Temizlik, güvenlik, teknik bakım ve idari süreçlerin tek bir sistem altında ve koordineli şekilde yönetilmesinin hem hizmet kalitesini artırdığı hem de maliyetleri kontrol altına aldığı belirtildi. Paylaşılan saha örnekleri, entegre yönetim modelini benimseyen tesislerde operasyonel risklerin azaldığını ve site sakinlerinin memnuniyet oranlarının yükseldiğini ortaya koydu. Sektör İçin Yol Haritası ETYD tarafından toplantı kapsamında kamuoyu ile paylaşılan çözüm önerileri arasında; başlıkları öne çıktı. “Yaşam Kalitesini Doğrudan Etkileyen Bir Alan” Başkan Özcan Aksu, tesis ve site yönetiminin yalnızca teknik bir hizmet alanı değil, doğrudan yaşam kalitesini etkileyen stratejik bir unsur olduğunun altını çizdi. ETYD’nin önümüzdeki dönemde eğitim faaliyetleri, sektörel raporlar ve farkındalık çalışmalarıyla entegre tesis yönetimi bilincini yaygınlaştırmaya devam edeceğini ifade etti. Kuruluşunun 5. yılında Entegre Tesis Yönetim Derneği’nin düzenlediği bu toplantı, sektör paydaşlarını ortak akıl etrafında buluşturarak, tesis ve site yönetiminde daha profesyonel ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik güçlü bir mesaj verdi. Entegre Tesis Yönetim Derneği, tesis ve site yönetimi alanında profesyonel standartların geliştirilmesi, sektör paydaşlarının bilinçlendirilmesi ve sürdürülebilir yönetim modellerinin yaygınlaştırılması amacıyla faaliyet göstermektedir.
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
2006 yılından bu yana şıklığı, doğallığı ve rafine yaşam anlayışını evlere taşıyan Chakra, en büyük mağazasını Denizli’de hizmete açtı. Sezon ve seri sonu ürünlerinin satıldığı Denizli mağazasıyla Chakra, hem en geniş ürün gamını sunuyor hem de benzersiz bir alışveriş deneyimi vadediyor. Türkiye genelinde banyo, yatak odası ve özel yaşam alanlarının atmosferini değiştiren ürünleriyle geniş bir kitleye ulaşan Chakra, bambu odaklı doğal koleksiyonları sayesinde dokunmanın büyüsüne inananları pozitif yaşam enerjisiyle buluşturmaya devam ediyor. Ege Bölgesi’nde güçlü bir konumlanmaya sahip olan Chakra; İzmir, Çeşme, Bodrum, Kuşadası’ndan sonra Denizli’ye açılan yeni mağazasıyla bölge tüketicisinin doğal, rafine tasarıma olan ilgisine yanıt veriyor. Chakra’nın bölgedeki en iddialı girişimi olarak açılan Denizli mağazası, açılışa özel fiyatlar, seçili ürünler ve seri sonu seçenekleriyle tüketicilerin ilgisini çekiyor. “Köklerimize duyduğumuz bağı somut bir hale getirdik” Denizli’deki yeni mağaza üzerine değerlendirmede bulunan Chakra Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Kocaer; “2006 yılında Denizli’de başlayan hikâyemiz, bugün daha anlamlı hale geldi. Bu nedenle de bugüne kadarki en büyük mağazayı Denizli’de açarak köklerimize duyduğumuz bağlılığı somut bir hale getirdik. Sade tasarımlara ilgi duyan ve doğal dokulara hassasiyet gösteren tüketicilerimizi markamızın felsefesiyle buluşturmuş olduk. Chakra olarakDenizli mağazamızı açmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Kurdela Kesimi Foto altı (SOLDAN SAĞA): Selim Kasapoğlu – DSO Başkanı / Derya Baltalı – Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı / Prof. Dr. Mahmud Güngör – PAÜ Rektörü / Bület Nuri Çavuşoğlu – Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı / Pakize Kocaer – Ali Rıza Kocaer – Chakra Yönetim Kurulu Başkanı / Ömer Faruk Coşkun – Denizli Valisi / Şeniz Doğan – Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı / Şeref Arpacı – CHP Denizli Milletvekili Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü
Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
Bi’Navlun yaklaşık 2018 yılından beri üzerinde çalıştığı , Lojsitik sektöründe teknoloji kullarak müşterilerine hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Son yılların en çok konuşulan ve geleceğe en çok etki edecek konu başlıklarından biri olan dijital dönüşüm, büyük veya küçük fark etmeksizin, her yapıda şirketin ciddiye alması gereken bir husus olmuştur. Bu bağlamda, artan müşteri beklentilerini ve ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak yeni teknolojilerin satışa sunulma ve benimsenme hızı her geçen gün artmaktadır. Müşteriler, tedarik şirketlerin kaliteli hizmet anlayışını ,artan ihtiyaçlaryla birlikte hassasiyetle ve uzmanlıkla özellikle şu kalemlerde ele almalarını bekler. Lojistik noktasında dijitalleşme süreci bizlere neler kazandırır? Depo ve nakliye süreçleri genelinde işgücü maliyetlerinde düşüş sağlayan verimlilik iyileştirmeleri Müşteri memnuniyetini artırıcı uzun vadeli müşteri ilişkilerine yatırım ve yüksek kalitede hizmet sunma Dijitalleşme süreci, artarak müşterilerimiz ve nihayi tüketiciler için yeni fırsatlar, ve çalışanlarımız için yeni çalışma şekilleri sunmaktadır. Covid sonrası artan ürün talepleri ulaştırmakta bnüyük rol oynayan lojstik çözümlerinden yapay zeka ve Aklını kulanacak. Üretimden teslime olan süreci profesyonelce takip etmek, dış ticaret şartları uluslar arası prosedürleri etkileşimle üreticilere firmalara kolaylıklar sağlıyor. Günümüzde ürün üretmekten daha çok, teslimi daha titizlikle üzerinden çalışması ve müşteri memnuniyeti marka olma yolunda en büyük adımdır. Üretim, Ambalajlama, Zamanında güvenli lojistik, satışlarda devamlılık için en temel kuraldır . Üretimden sonra ürünlerin doğru uygulamabilri şekilde paketlenmesi , elleçlemenin titizle yapılması , teslimat koodinatların belirlenmesi bununla ilgili oluşan zamansal kayıplar, ürünler ile ilgili hasaları en minize etmek , yükün hızlı güvenli şekilde teslimi sağlanmaktadır. Sistemde ve personelde inavasyon ve çalışmada sürekli iyileşim presibiyle 3 yıl yaptığı araştırma değerlendirme sonrası, çalışmaya Eylül 2020 yılında çalışmaya başlayan Binavlun , gerek fiyat avantajı gerekse stratejik planları ile ihracatçıya lojsitiğin kolay yüzünü gösteriyor. Ürün satmak kadar, Teslimi ne kolay olduğu göstermektedir. Çözüm ortağı yurtiçi ve yrutdışı pazaryeri ile kazan kazan prensibiyle müşteri porföylerine ürünlerini satmakta ücretsiz destek olmaktadır. Kendine özel akademi ile Uluslararası Pazarlama , E-İhracat, Lojsitik yönetimi ile eğitimi görev edinmiştir. Hayatın her anı gerek yük sahibi gerekse teslim adresdeki teslimdeki muhatap kişilere anında en hızlı şekilde yükleri haklarında anlık bilgi vermektedir. Bilgi güvenliği kapsamında yük bilgileri ve koordinat bilgileri kesinlikle paylaşılmaktadır. Bu hassasiyetle personeller bilgilendirilmektir. Bununla ilgili yasal ve ahlaki kurallara uymaya özen göstermektedir. Lojistik sektörü ile ilgili gerek eğitim kurumları gerekse, duayenlerle webniarlar planlayıp, sektörün hizmet kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar planlanmaktadır. Binavlun, Üretimden Teslima kadar tüm süreçleri profesyonel şekilde sizlere hizmete sunmaktadır. Yurtiçi ve Yurtdışı (Deniz, Hava, Kara ) taşımacılık, Ambalajlama ,Tedarik Yönetim Zinciri, Koli, Parsiyel Taşımacılığı , E-İhracat Gönderileri, Kontrat Lojistiği, Depolama, Proje Taşımacılığı alanında Lojsitik 4.0 standartın gerektiği tüm araçları uygulaması ile farkındalık oluşturmaktadır.. Web Adresi : WWW.BİNAVLUN.COM Teklif Hattı : 0 532 466 60 68
Şekib Avdagiç’ten turizm çağrısı: Bir haftada, 3 ayı kazanabiliriz
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç yazılı açıklama yaptı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Aylık 7.5 milyar dolar gelir elde ettiğimiz ve feda edemeyeceğimiz turizm sezonuna 20 gün kaldı. Turist rezervasyonlarının hızlanması için 5 bin vaka hedefine ulaşmamız şart” ifadesini kullandı. Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, Kovid-19 tedbirleri kapsamında 29 Nisan’da başlayan ve bir haftalık süresi kalan tam kapanma sürecini değerlendirdi. Kalan 1 haftada 3 ayı kazanabiliriz “Tam kapanma sonrası açılmanın kıymetini bilmek zorundayız” ifadesini kullanan Avdagiç, “17 Mayıs’ta büyük fedakarlıklarla açılacağımızı unutmamalıyız. O yüzden de her birimiz salgına karşı tedbirlerimizi artırıp, 5 bin vaka hedefinin altına inmeliyiz. Kalan bir haftada, 3 ayı kazanabiliriz” değerlendirmesinde bulundu. 17 Mayıs’tan sonra tedbirlere uymazsak 50 bin vakayla baş başa kalabiliriz Avdagiç, 30 milyon turist hedefi için hep birlikte çalışılmasının önemine değinerek, şunları söyledi: “Şimdi ve 17 Mayıs’tan sonra eğer tedbirlere uymazsak, 40 bin, 50 bin vaka ile birlikte baş başa kalabiliriz. Bugün yaşadığımız zorlukların çok ötesinde sıkıntılarla karşılaşabiliriz. Dolayısıyla empati yapmamız ve bu sürecin en etkin şekilde aşılması için gayret göstermemiz gerekiyor.” Türkiye’ye kısıtlama koyanların eline koz vermeyelim Türkiye’nin salgını Avrupa ile eş zamanlı, hatta daha önde çözmesi gerektiğine dikkati çeken Avdagiç, “Türkiye’ye kısıtlama koyanların eline kozlar vermeyelim. Böylece hem ülkemize seyahat kısıtlaması olmaz, hem de işimiz için Avrupa’ya giderken 10 gün otelde kapalı kalmayız” açıklamasını yaptı. Türkiye’nin aşı hızının artmasıyla yaz aylarına rahat bir nefes alarak gireceğine inandığını aktaran Avdagiç, şunları kaydetti: “İstiyoruz ki 17 Mayıs’tan sonraki süreç, yazı hepimize kazandıracak bir süreç olsun. Çünkü hizmet sektörlerimiz için gözden çıkarılamayacak bir sezonun başındayız. Bu sebeple kısıtlamaları delmeyi ısrarla sürdürenleri, bu gayretlerinden vazgeçmeye bir kez daha çağırıyorum. Kimse ısrarla kısıtlamaları delmeye çalışmasın.”
Binavlun, Lojistik süreçlerini yeniden yapılandırıyor .
Lojistik, mal ve hizmetlerin tedarik zinciri boyunca verimli bir şekilde taşınması, depolanması ve dağıtılması süreçlerini kapsayan bir alandır. Lojistik süreçleri, bir ürünü üreticiden nihai tüketiciye kadar taşımak, depolamak ve yönetmek için izlenen adımların tamamını içerir. Bu süreçler, verimlilik, hız ve maliyet kontrolü açısından önemlidir. Lojistik süreçleri genellikle şu başlıklar altında toplanabilir: 1. Tedarik Zinciri Yönetimi (Supply Chain Management – SCM) 2. Envanter Yönetimi (Inventory Management) 3. Taşıma (Transportation) 4. Depolama ve Dağıtım (Warehousing and Distribution) 5. Sipariş İşleme (Order Processing) 6. Geri Dönüşüm ve İade İşlemleri (Reverse Logistics) 7. Bilgi Yönetimi (Information Management) 8. Risk Yönetimi 9. Müşteri Hizmetleri ve İletişim Sonuç olarak, lojistik süreçleri, tedarik zincirinin başlangıcından ürünlerin nihai tüketiciye ulaşmasına kadar olan her aşamayı kapsar. Bu süreçlerin verimli bir şekilde yönetilmesi, şirketlerin maliyetlerini azaltmasına, teslimat sürelerini kısaltmasına ve müşteri memnuniyetini artırmasına yardımcı olur.
NTB İş Platformu kurucusu ve Başkanı : Numan YAKUT
BAŞKAN MESAJIGünümüzde, küresel ekonomiye ayak uydurmak ve başarıya ulaşmak için ulusal ve uluslararası işbirlikleri her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Kısa adı NTB olan platformumuzu, 2025 yılı marka değerimizin arttığı, işbirliklerimizin güçlendirilerek kamuoyunda daha güçlü bir ses olabilmek, ulusal ve uluslararası platformlarda çalışma ve projelerimizin hazırlıklarının tamamlanarak hayata geçirilme aşamasına getirildiği, ülkemiz de üretici-ihracatçı firmalara destek sağlanarak üretim-istihdam ve ihracat hedeflerimize çok daha hızlı şekilde ulaşacağımıza, bünyemize gerçekleştireceğimiz konsorsiyumlarla üretim yapacak altyapıyı oluşturabilecek bir süreç olacaktır. Ülkemize ve insanlığa fayda ekseninde hizmet eden tüm yapılarla birlikte çalışmak ve değer üretmek amacıyla kurmuş bulunuyoruz. “Türkiye’nin Ortak Güç Birliği İş Ağı Platformu” sloganıyla çıkmış olduğumuz bu yolculuğa; Zaman, sen yap ben bir bakayım değil, uzaktan alkışlamak değil, çalışmalarda görev alarak katılarak, faal halde bulunma zamanıdır. Hayalleri, idealleri ve hedefleri olan, Hayallerimize, ideallerimize ve hedeflerimize gönül vermiş olan arkadaşlarımız ve firmalarımızla, katılımcılarımızla birlikte yürümek üzere başlangıç yapıyoruz. Bizler, medeniyetimizin ışığında, yüzyılın yöntem ve gelişmelerini takiple, yenilikçilik ve katma değer eksenli yaklaşımı benimsemekteyiz. Katılımcılarına hem yerel hem de uluslararası alanda fayda temelli, gelecek kuşaklara da aktaracak Vizyonu içeren ticaret ve ticari anlayışı geliştirmek platformumuzun ana amaçlarındandır. Düsturumuz Ticaret, sosyal ve kültürel alanda kaybedilmeye yüz tutmuş değerlerimizden olan Güven, Sabır, Doğruluk, Sadakat, Cömertlik, Şükür, Merhamet, Şefkat, Sır Tutmak, Değerleri üzerine oluşmuştur, Bunu, *Sürdürülebilir ve takip edilmesi gereken bir anlayışolarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.. *Sanal ticari evrenlerin de oluşmaya başlandığı günümüzde, büyük fikirler doğrultusunda ortak hayalleri olanlarla, dünyayı anlayıp yorumlamak; *Paydaşlarını, üyelerini vdestek veren katılımcılarını büyüterek geleceğe taşıyabilmek… Global markalar üretmelerine destek olmak… Üretilenleri yeni pazarlarla buluşturmak… Sosyprojelerle tanınırlıklarını arttırmak… Yeni buluşlara öncülük etmek… Ülkemizin ticari hacmine olabilecek en yüksek katkıyı vermek… AR-GE çalışmalarına, çağı önceleyen teknik eğitim ve yeni iş geliştirme modelleriyle, üreten büyüyen Türkiye’nin yapıtaşlarına katkıda bulunmak…Temsilcilikler ve iş ağı çözüm ortakları ile üreticiler, ticaret firmaları şeffaf, samimi, sosyalekonomik kazanç odaklı bir işbirliği ortamını oluşturma İmalat, hizmet ve tedarik sektörlerindeki kişi ve firmaların bir araya gelerek oluşturduğu bir iş ağı ile paydaşlar arasında güven, adalet, anlayış, cömertlik, sadakat, sır tutma, doğruluk ve sabır gibi değerleri pekiştirmek. Tanımadığınız kişilerle ve firmalarla tanışarak güven ilişkileri kurmanızı ve ortak iş yapmanızı teşvik etmek. Yeni iş fırsatlarını değerlendirmenizi ve iş yaptığınız kişilerin bağlantıları aracılığıyla daha geniş bir iş çevresine ulaşmanızı sağlamak. Birlik ve dayanışmanın gücünü kullanarak katılımcıların ortak hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak Genişlemiş İş Ağı, Artan Fırsatlar, Güvenilir İş Ortakları, Bilgi Paylaşımı, Destek ve Danışmanlık, Maliyet Tasarrufu, Rekabet Avantajı, için gelin Birlikte Başarıya Ulaşalım!NTB Güç birliğinin, yol haritası budur. Bu doğrultuda, kadim medeniyetimizin ortaya koyduğu kardeşliğin birlik gücünü iyi değerlendirerek NTB çatısı altında sizleri dünyanın her noktasına taşımak ana hedefimizdir. Medeniyet yaklaşımımız, fayda temelli anlayışımız, hedeflerimiz ve yol haritamız doğrultusunda, bizimle aynı fikirleri paylaşan; işini büyütmek, geliştirmek isteyen tüm iş insanlarımızla fayda ekseninde ve bunun yanında kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi de korumak ve hatırlatma adına NTB çatısı altında, buluşmayı arzuluyoruz. BİZ BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ. BİZİMLE YÜRÜYECEKCESARETİ, HAYALLERİ, HEDEFİ VE AMACI OLAN FİRMALARIMIZI, GİRİŞİMCİ VE İŞ İNSANLARINI, AKADEMİSYENLERİ, İŞ AĞIPLATFORMU GÜÇ BİRLİĞİMİZE BEKLİYORUZİrtibat +905464541135
AVRUPA’DAN AMERİKA’YA TEMİZLİK KÂĞIDI ENDÜSTRİSİNİN KALBİ İSTANBUL’DA ATACAK!
Dünyanın en büyük 15 sanayi kolu arasında yer alan temizlik kâğıdı ve teknolojileri sektörü, 26–28 Mayıs 2025 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Paper & Tissue Expo İstanbul 2025’te bir araya geliyor. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Amerika’ya kadar uzanan geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapacak bu dev buluşma, sektörün geleceğini şekillendirecek yeniliklere sahne olacak. Fuarımızın açılış töreni, 26 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleşecektir. Fuarımızı yerinde ziyaret ederek sektördeki en yeni teknolojileri keşfetmenizi ve Fuar Direktörümüz Sayın Sinem Akgöl ile gerçekleştireceğiniz keyifli bir sohbetle Türkiye’nin temizlik kâğıdı ve teknolojileri alanındaki potansiyelini ilk ağızdan dinlemenizi dileriz. Görüşmek dileğiyle!
ESSAOUİRA DÜNYAYA TANITILIYOR
Fas’ın tarihi ve doğal güzellikleriyle Atlas Okyanusu üzerindeki, Unesco Dünya Mirası şehirleri korumasında olan Essaouira ile ilgili bir belgesel film hazırlanıyor. Uluslararası belgesel filmleriyle ünlü yapımcı-yönetmen Fehmi Gerçeker Essaıuira üzerine bütün dünyaya dağıtılacak olan İngilizce bir belgesel film çalışmasına başlamıştır. İngilizce den sonra Arapça, Fransızca, İspanyolca ve Türkçe kopyaları hazırlanacak olan bu filmin ilk gösterim galası Essaouira da yapılacaktır. Daha sonra Rabat, Marakesh, Kazablanka, İstanbul. Paris,Berlin, New York’ta özel gösterimleri yapıldıktan sonra film, dünya TV lerine dağıtılacaktır. Belgesel filmin çekim öncesi çalışmaları devam etmektedir. Uluslararası üne sahip konu uzmanlarının yer aldığı özel çekimlerle detaylı olarak seyirciye tanıtılacak olan Essaouira için ön çekimler temmuz ayı içinde planlanmaktadır. Filmin çekimleri eylül ayında Fas Krallığı ve Fransa’da yapılacaktır. Essaourira belgesel filmi yapımı çalışmaları; Fas ve Afrikalı Sanayici İşadamları Derneği (FASTİAD) ile birlikte gerçekleştirilecektir. Bu proje ile detaylı bilgiler www.essaouirafilm.com linkinden elde edilebilir. GSM:+90 539 724 31 17




















