Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor

Hastane binalarındaki mimari ile yapısal ve tıbbi teknolojik gelişmeler, tedavi süreçlerini kısaltmaya önemli ölçüde etki ediyor. Mimar Mustafa Onur Eraydın, literatüre ‘’iyileştiren hastane’’ olarak geçen yapılara ilişkin “Hastalığın ve hastaların niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesi, yapısal çerçeveyi direkt olarak etkiliyor. Sağlık Bakanlığının yapmakta olduğu akreditasyon çalışmalarının da etkisi ile yapılacak olan hastanelerin ‘İyileştiren hastane’ kapsamında olması kaçınılmaz sonuç olarak günden güne ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu...

Modern hastane binalarının mimarisi ve iç mekân tasarımları, tedavi süreçlerini hızlandıran kritik bir faktör haline geldi. Gelişen tasarım anlayışları, yapısal ve tıbbi teknolojik ilerlemelerle birleşerek, hastaların iyileşme hızına doğrudan etki ediyor. Sektör temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın akreditasyon çalışmalarıyla birlikte, literatüre “İyileştiren Hastane” olarak giren bu yapıların artık bir standart olacağını belirtiyor..

Mimar Mustafa Onur Eraydın, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Eraydın, hastalığın ve hastaların değişen niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesinin, hastane binalarının yapısal çerçevesini doğrudan etkilediğini vurguladı..

Enfeksiyon ve iyileşme süresi kısalıyor

“Yoğun bakım ünitesi sendromlara yol açtığını biliyoruz. Ses düzeyinin, narkotik ve sedatif ilaç kullanımını ve dozlarını belirgin biçimde etkilediğini; ses düzeyindeki artışın, kalp atış̧ hızı, stres ve gerginliğin artmasında etkili olduğunu da biliyoruz. Ayrıca güneş̧ alan ve almayan hasta odalarıyla, hastanede kalış̧ süreleri ve ölüm oranları arasında belirgin bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Yani odadaki aydınlık düzeyinin, kalp atış̧ hızı, aktivite düzeyleri ve solunum sayısını etkilediğini biliyoruz” diyen Eraydın, yeni nesil hastane binalarının sadece estetikten ibaret olmadığını, aynı zamanda tedavi sonuçlarını doğrudan iyileştirdiğini belirterek “Sağlık tesislerinde mühendislik hesaplamalar sonucu geliştirilen mekanik ve elektrik sistemler ile, antibakteriyel inşaat malzemeleri kullanılarak, en üst seviyede sterilizasyon sağlanıyor. Bu sayede hastanede enfeksiyona bağlı hastalıklar minimum seviyelere çekilerek antibiyotik tedavi dozları azaltılıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiren tıbbi çalışmalarla iyileşme süresi kısaltılıyor” diye konuştu.

“Hastanın güven duygusunu artırıyor”

Eraydın sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üstelik estetik kalite de hastayı rahatlatarak iyileşme hızını etkilediği gibi, hasta yakını ve ziyaretçi psikolojisini de olumlu etkileyerek hastanın güven duygusunu artırıyor. Geleceğin hastane binaları sadece tedavi değil, aynı zamanda hastanın kendi kendine yardımı ve hastalıklardan korunması yönünde eğilim gösterecek. Bu yapılar spor salonları, sosyal hizmet büroları ve toplum için buluşma noktası olabilecek başka işlevleri de içerebilecektir.”

Bakanlık harekete geçti

Türkiye’de sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için atılan adımlara da değinen Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mustafa Onur Eraydın, şunları kaydetti:

“Ülkemizde sağlık kuruluşlarının bakım ve yönetim kalitesini iyileştirmek için geliştirilmiş olan standartlar serisini karşılayıp karşılamadıklarını belirlemek amacıyla, yetkili kuruluşlar tarafından değerlendirmeye tabi tutulan bir süreç olarak akreditasyon çalışmaları sürüyor. Sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için Sağlık Bakanlığının bilimsel araştırmalara verdiği önem, üniversitelerle iş birliği içinde bulunması ve ulusal bir akreditasyon programının uygulanmaya başlaması bu gelişmeleri oldukça hızlandırmış durumda.”

Benzer Haberler

RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…