Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı

Geleneksel Türk mutfağının özgün tatlarını yenilikçi üretim teknolojileriyle buluşturan Aktaşlar Lezzet Grubu, geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen dünyanın en büyük uluslararası gıda fuarlarından Anuga 2025’te yerini aldı. Aktaşlar Lezzet Grubu, zengin ürün çeşitliliğiyle birlikte özellikle 250 gramlık yeni pide seçeneği ve ilk kez uluslararası arenada tanıtılan mini pizzalarıyla dikkat çekti. İki yılda bir gerçekleşen fuar, global gıda endüstrisinin öncü markalarını buluştururken, Aktaşlar Lezzet Grubu, dünya markası olma yolunda güçlü bir adım daha attı.

Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi yaklaşımı, kaliteli ürünleri ve güçlü markalarıyla Türk gıda sektörünü dünya arenasında temsil etmeyi sürdürüyor. 50’ye yakın ülkeye yaptığı ihracatla Türkiye’nin gıda sektöründeki önemli temsilcilerinden biri olan Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te uluslararası pazardaki varlığını daha da pekiştirdi. Uluslararası gıda endüstrisi için ticaret fuarında globaldeki varlığını daha da pekiştiren Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi ürünleri ve güçlü markalarıyla hem profesyonel ziyaretçilerden hem de uluslararası iş ortaklarından beğeni aldı.

İnovatif ürün portföyüyle öne çıktı

Almanya’nın Köln kentindeki Koelnmesse Fuar Alanı’nda düzenlenen Anuga 2025’te; kaliteli yiyecek, içecekler, soğutulmuş ve taze yiyecek, et, dondurulmuş yiyecek, süt ürünleri, ekmek ve fırın, sıcak içecekler, organik ve alternatif ürünler gibi geniş ürün segmentleri sergilenirken, Donuk pidede rakipsiz olan Aktaşlar Lezzet Grubu, geniş ürün portföyüyle öne çıkarak profesyonel ziyaretçilerin ilgisini çekti. Aktaşlar Lezzet Grubu; 40 gram, 125 gram, 150 gram ve 170 gram (tam pişmiş) pidelerinin yanı sıra 250 gram pidelerini de ilk kez yurt dışında bir fuarda beğeniye sundu. Pidelerin yanı sıra Calzone, PizzaCup, Focaccia ve lezzet ödüllü Vegan Lahmacun da fuar standında yerini aldı. Pizzalarda ise hem ince kenarlı (thin crust) hem de Napoliten çeşitlerinin yanı sıra özel ürünü PizzaRoll ve mini pizzalar PizzaPicco fuar ziyaretçileriyle buluştu. Mini pizzalarını ilk kez sergileyen şirket, Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarında yer alan inovatif ürünleriyle Anuga 2025’te sahne aldı.

“Türk mutfağının eşsiz tatlarını ve üretim gücümüzü dünya sahnesine taşıdık”

Aktaşlar Lezzet Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, Anuga 2025’e Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarıyla katılarak Türk mutfağının en sevilen lezzetlerini uluslararası katılımcılarla buluşturduklarını söyledi. Özellikle farklı içerik ve gramaj seçenekleriyle hazırlanan pidelerin yanı sıra bu yıl ayrıca 250 gramlık pide ile mini pizzaların ilk kez uluslararası ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu ve büyük ilgi gördüğünü ifade eden Aktaş şöyle konuştu: “Anuga 2025, gıda ve içecek endüstrisinin lider üreticilerinden perakendecilere, ithalatçılardan gastronomi profesyonellerine kadar geniş bir hedef kitleyi ağırladı. Gıda ticareti, catering, otelcilik ve restoran sektörlerinden karar vericilerle buluşmamıza olanak sağlayan fuarda, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirirken, yeni iş birliklerinin temellerini de attık. Bu kapsamda, Anuga

2025 Türk mutfağının eşsiz tatlarını ve üretim gücümüzü dünya sahnesine taşıdığımız benzersiz bir platform oldu. 50’ye yakın ülkeye ihracat yapan bir marka olarak, global pazarda daha güçlü bir yer edinme vizyonumuz doğrultusunda bu tür uluslararası organizasyonlarda yer almaya devam edeceğiz.”

AKTAŞLAR Hakkında:

Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, marka yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da 40 kişiye hizmet veren mütevazı bir restoranla başladı. İkinci neslin liderliğinde, aile işletmesi bir başarı hikayesine dönüştü ve Aktaşlar, Pidemiss, Nelipide ve Pideor gibi sevilen markaları ve franchise modelleri ile dünya çapında beğeni kazandı. Yerli ve yabancı zincir marketler dahip 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren, vegan Lahmacun ve margarita pide gibi inovatif ürünleriyle dondurulmuş gıda ve fast-food sektöründe güçlenen Aktaşlar, Lufthansa, Delta Airlines, Singapur ve Suudi Havayolları ile kurduğu iş birlikleri ile global pazarlardaki gücünü artırmakta, genişleyen ihracat ağıyla lider bir marka olmayı amaçlamaktadır.

Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;

Ahmet Doğan
Medya Direktörü

Adres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/Beyoğlu
Tel: 0212 255 00 12

Gsm:0536 892 88 21

http://www.brandworks.com.tr

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…