TÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEK

Türkiye ile Kazakistan arasındaki ekonomik, ticari ve teknolojik ilişkileri güçlendirmek amacıyla düzenlenen “Türkiye–Kazakistan Yatırımcılar Buluşması”, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği öncülüğünde, İvedik Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Teknopark Ankara ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Etkinliğin medya sponsoru ise Sanayi Haber Ajansı olacak.

İki ülke arasındaki yatırım, ticaret, teknoloji ve sanayi iş birliği altyapısını güçlendirmek amacıyla düzenlenen toplantı, 10 Ekim 2025 Cuma günü saat 10.00–12.00 arasında Teknopark Ankara Toplantı Salonu’nda yapılacak. Etkinlik, Türkiye’nin sanayi gücü ile Kazakistan’ın yatırım potansiyelini bir araya getirerek yeni iş fırsatlarının önünü açmayı hedefliyor.

Büyükelçi Sapiyev ve Kazakistan Heyeti Ankara’da İş Dünyasıyla Buluşacak

Toplantıya, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev başkanlık edecek. Büyükelçi Sapiyev’e;

Ayan Kolbay – Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı

Darkhan Beisenbay – Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı

Mansiya Bytymbayeva – Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Başkatibi

Erbol Sadyr – Abay Bölgesi Vali Yardımcısı

Aybek Rakhimbekov – Abay Bölgesi Valiliği Girişimcilik ve Endüstriyel-İnovatif Kalkınma Dairesi Başkanı

Aspandiyar Seisebayev – Jambıl Bölgesi Valiliği Girişimcilik ve Endüstriyel-İnovatif Kalkınma Dairesi Başkanı

Alişer Sıranşı – Jambıl Bölgesi Valiliği Girişimcilik ve Endüstriyel-İnovatif Kalkınma Dairesi Baş Uzmanı

Nurbol Kayranov – Zhambyl Invest Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Nurjigit Myrzahmetov – Türkistan Bölgesi Valiliği Girişimcilik ve Endüstriyel-İnovatif Kalkınma Dairesi Başkanı

Pikir Sansızbayev – Mangıstau Bölgesi Valiliği Girişimcilik ve Endüstriyel-İnovatif Kalkınma Dairesi Başkanı

Marat Abdulov – “Kaspiy” Sosyal Girişimcilik Şirketi Başkan Yardımcısı
eşlik edecek.

Kazakistan heyeti, Türkiye’deki sanayi bölgeleri, teknoparklar ve girişimcilik merkezleriyle kurulabilecek iş birlikleri hakkında bilgi alışverişinde bulunacak. Toplantıda ayrıca, Kazakistan’daki yatırım fırsatları, üretim teşvikleri ve sanayi altyapısı hakkında detaylı sunumlar yapılacak.

İki Ülke Arasında Güçlü Bir Sanayi ve Yatırım Köprüsü

Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkiler son yıllarda diplomatik temasların ötesine geçerek sanayi, enerji, teknoloji ve girişimcilik alanlarında yeni bir ivme kazanıyor. Bu kapsamda düzenlenen Yatırımcılar Buluşması, iki ülkenin üretim kapasitelerini birleştirerek ortak Ar-Ge projeleri, teknoloji transferi ve yatırım iş birlikleri için yeni bir zemin oluşturacak.

Toplantıda, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Kazakistan’ın stratejik konumu ve doğal kaynak zenginliği arasında kurulabilecek ortaklıklar, Orta Asya ile Anadolu arasında uzun vadeli bir ekonomik köprü oluşturulması vizyonu çerçevesinde değerlendirilecek.

İş Dünyasına Açık Davet

Etkinlik, iki ülke arasında yatırım, ticaret ve sanayi alanında yeni iş birlikleri geliştirmek isteyen tüm iş insanları, sanayiciler, girişimciler ve yatırımcılara açık olacak. Katılımcılar, Kazakistan heyetiyle doğrudan görüşme imkânı bularak potansiyel ortaklık ve yatırım fırsatlarını bulabilecek.

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…