ULUSLARARASI TEKNOLOJİ EĞİTİM ŞİRKETİ GoIT TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTERMEYE BAŞLADI

Alanında profesyonel eğitmenler ile şu ana kadar 6 ülkede 17 bin öğrenciye hizmet veren ve yeni başlayanlar için uluslararası bir teknoloji eğitim şirketi olan GoIT artık Türkiye’de. BT alanında başarılı bir kariyer inşa etmek ve bu sektöre girmek isteyen herkese erişilebilir eğitim fırsatları sunan GoIT, mezunlarının %80’ine, kursu bitirdikten sonraki ilk ay içerisinde iş bulma konusunda yardımcı oluyor. 6-10 ay süren online ve canlı kurs içeriklerinden oluşan eğitimler, sıfırdan yazılımcı veya veri analisti olmak isteyenler için tasarlanıyor.

Şu ana kadar online eğitimler ile 6 ülkede yaklaşık 17 bin kişiye hizmet veren uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, Türkiye’de faaliyet göstermeye başladı. 6-10 aylık online ve canlı kurslarıyla sıfırdan web geliştirici olmak isteyenlere kapılarını aralayan GoIT, öğrencilere güncel pazarda aranan becerileri kazandırmak ve iş bulma konusunda avantaj sağlamak üzere özel ders içerikleri sunuyor. Online kursların %10’u teori, %70’i pratik ve %20’si geri bildirimden oluşuyor. Her öğrenme aşamasında kişisel görevler ve takım projeleri bulunuyor ve bu projeler mentorler tarafından yönlendiriliyor. GoIT; öğrenci, muhasebeci, hostes veya doğum iznindeki bir anne için dahi uygun kariyer fırsatları sağlarken başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için eğitim programlarını özel olarak tasarlıyor.

Türkiye’de BT Sektörü Büyüklüğü 25 Milyar Dolar Civarında 

İş gücü piyasasındaki dengesizlikler, alım gücünün maaş karşısında düşmesi, küçülmeye gitmeler ve işten çıkarmalar, çalışan başına düşen iş yükünün artması gibi zorlayıcı faktörler, bireyleri kariyer tercihlerini gözden geçirmeye ve daha sürdürülebilir çalışma koşullarını aramaya yöneltiyor. BT sektörü, Türkiye ve dünya genelinde hızla gelişmeye ve büyümeye devam eden az sayıdaki endüstriden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de yaklaşık 285 bin kişinin yer aldığı bu sektörde, çalışanların %44’ünün teknik eğitim almadığı görülüyor. 25 milyar dolar civarında olan sektör büyüklüğünün ise 2028 yılına kadar yıllık olarak ortalama %10 oranında büyümeye devam edeceği tahmin ediliyor. Değişen ekonomik etkenler ve trendlere rağmen tatmin edici bir maaş, rahat koşullar ve iş – özel hayat dengesini sağlamak gibi beklentiler içinde olan çalışanlar, BT sektörüne giriş yapmanın yollarını arıyor.

Deneyimli Eğitmen Kadrosuyla Mentor Desteği Sunuluyor

Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için ideal çözümler sunuyor. Güncel pazarda junior pozisyonlar için talebin yüksek olduğu bir dönemde GoIT, öğrencilere sadece temel beceriler değil, aynı zamanda sektörün dinamiklerini anlama ve sürekli öğrenme pratiği kazandırıyor. GoIT’nin eğitim programları, deneyimli web developer eğitmenleri tarafından yönlendiriliyor. Öğrencilere, iş mülakatları için hazırlık konusunda destek verilirken, boş pozisyonlara başvurmak için etkili ipuçları, özgeçmiş hazırlamanın incelikleri gibi konularda da detaylı bilgiler sunuluyor. GoIT, kapsamlı içerik ve hizmetleriyle bireylere hem teknik bilgi hem de iş dünyası becerilerini kazandırarak, BT sektöründe sürdürülebilir bir kariyere ulaşma şansı tanıyor. GoIT’nin öğrenme modeli, günde 2-3 saat ve hafta sonları alınabilen yarı zamanlı kurslarla katılımcıların programına göre uyarlanabiliyor.

“Türkiye’deki Teknoloji Sektörüne Katkı Sağlamaktan Heyecan Duyuyoruz”

Türkiye pazarına adım atmanın heyecanını yaşadıklarını ifade eden GoIT’nin Büyümeden Sorumlu Başkanı Khrystyna Gankevych, “Türkiyedeki öğrencilere, her seviyeden bireye ve profesyonele, teknoloji dünyasında başarılı bir kariyere giden kapıları aralamak için benzersiz eğitim fırsatları sunmaktan gurur duyuyoruz. Yılların deneyimi ve uzman eğitmen kadromuzla, Türkiye’deki öğrencilerin ve profesyonellerin sürdürülebilir teknoloji kariyerine sağlam bir başlangıç yapmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. GoIT’nin yenilikçi eğitim modeliyle, Türkiye’deki teknoloji sektörüne katkı sağlamaktan ve bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına destek olmaktan heyecan duyuyoruz. Türkiye pazarındaki lansman bizim için başarılı oldu. Nispeten kısa bir süre içinde süreçlerimizi optimize etmeyi başardık, böylece 1200’den fazla kişinin katıldığı yaklaşık 10 ücretsiz web semineri düzenledik. İlk grup öğrenci eğitimlerini 2024 yılı Mart ayı başında başlatmayı planlıyoruz.” açıklamalarında bulundu.


GoIT Hakkında:

Segmentinde pazar lideri olan GoIT, yeni başlayanlar için uluslararası bir teknoloji eğitim şirketidir. Şu anda yaklaşık 400 çalışanı bulunan kuruluş Romanya, Ukrayna, Polonya, Meksika, Kolombiya ve Filipinler gibi ülkelerde faaliyet göstermekte ve küresel olarak genişlemeyi planlamaktadır. Sekiz yıllık faaliyeti boyunca GoIT kursları, %99’u kariyer değişikliği arayan ve BT alanında sıfırdan başlayan kişilerden oluşan yaklaşık 15.000 mezun tarafından tercih edilmiştir. GoIT, insanları BT dünyasıyla tanıştırmak için 7 günlük ücretsiz kodlama yarışmaları ve iş birliği boyunca şirketin kursları ve mentorluk uygulamalarını kapsayan benzersiz bir iş modeli sunmaktadır.

Benzer Haberler

Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

Z Kuşağının dinleme alışkanlıkları dijital ses platformlarının geleceğini şekillendiriyor

Dijital dünyanın içinde doğup büyüyen Z ve Alfa kuşaklarının medya alışkanlıkları, geleneksel yayıncılık anlayışında köklü değişimleri beraberinde getiriyor. Ekran yorgunluğundan (screen fatigue) uzaklaşmak isteyen gençler nesil için ses, sesli içerikleri günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarını ve beklentilerini inceleyen Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval, geleceğin ses deneyimini şekillendiren trendleri yakından takip ediyor. Genç kuşak ders çalışırken, oyun oynarken, spor yaparken veya toplu taşımadayken sesli içerikleri günlük yaşamın doğal bir parçası olarak konumlandırıyor. Birden fazla aktiviteyi eş zamanlı yürüten gençler, odağını kaybetmeden yoğunluğundan uzaklaşma ihtiyacını ses aracılığıyla karşılıyor. Pasif bir dinleyici olmayı tercih etmeyen gençler, içeriğin zamanını, tarzını ve akışını kendi tercihlerine göre şekillendirmek istiyor. Bu değişim, doğrusal yayıncılıktan talep odaklı dinleme deneyimlerine geçişi hızlandırırken; podcast’ler de dijital dünyada aidiyet arayan gençler için ortak ilgi alanları etrafında buluşabilecekleri samimi topluluklar yaratıyor. Genç kuşağın değişen beklentilerini yakından takip eden Karnaval, teknoloji ve içerik gücünü bir araya getirerek kullanıcılarına kişiselleştirilmiş, esnek ve değer yaratan bir ses deneyimi sunuyor. “Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” “Genç kuşak artık ‘Radyo mu, dijital mi?’ şeklinde düşünmüyor. Onlar için ses deneyimi tek bir ekosistem ve içerik ihtiyacına göre platform değiştiriyor” vurgusunu yapan Karnaval COO’su Ali Şahinbaş, “Gençler sanılanın aksine her zamankinden daha fazla ses tüketiyor. Ancak artık tek bir platforma bağlı kalmak yerine, ihtiyaçlarına göre farklı ses ekosistemleri arasında geçiş yapıyor. Edison Research’ün ‘2025 Gen Z Audio’ raporuna göre Z kuşağı, günlük ses tüketiminin yüzde 42’sini müzik streaming servislerinde, yüzde 20’sini YouTube’da, yüzde 16’sını da AM/FM radyo ve radyo streamlerinde gerçekleştiriyor. Bu tablo bize, geleneksel radyonun gençler için hâlâ önemli bir mecra olduğunu ancak artık dijital deneyimlerle birlikte var olduğunu gösteriyor. Genç dinleyiciler bugün yalnızca müzik değil; kişiselleştirilmiş içerik, canlı yayın heyecanı, podcast erişimi, topluluk hissi, etkileşim ve mobil deneyimi bir arada sunan hibrit platformlar talep ediyor. Kısacası gençler radyoyu terk etmiyor ancak radyodan beklentileri değişiyor. Bu doğrultuda geleceğin ses platformları geleneksel radyonun canlılık ve güven unsurunu, dijital dünyanın kişiselleştirme, erişilebilirlik ve etkileşim gücüyle birleştirebilen platformlar olacak. Karnaval olarak, bu dönüşümün Türkiye’deki öncü temsilcileri arasında yer alıyoruz. Bu doğrultuda, genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” dedi. “Gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor” Genç kuşağın sahip olduğu gelişmiş reklam engelleyici (ad-blocker) reflekslerinin yayını kesen, agresif ve jenerik 30 saniyelik kuşak reklamlarının etkisini yitirmesine neden olduğuna değinen Şahinbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Reklamlarda samimiyet arayan yeni jenerasyonu yakalamanın anahtarı hikâye anlatımında (Storytelling) saklı. Çünkü bugün gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor. Bu da radyoları tek yönlü bir ses yayını olmaktan çıkarıp dijital medya platformuna dönüştürüyor. Dolayısıyla reklam verenler için de kurallar yeniden yazılıyor. Programatik ses ve doğal entegrasyon sayesinde dinleyicinin demografisine ve o an dinlediği türe göre özelleşen ses reklamları ile program içi doğal (native) içerik entegrasyonları marka körlüğünü aşıyor. Diğer yandan etkileşimli ve aksiyon odaklı kurgular ön plana çıkıyor. Karnaval App içerisinde uygulanan interaktif modeller sayesinde, reklamı duyan kullanıcıya anında bir quiz sunulabiliyor. Kullanıcı doğrudan markanın dünyasına temas ederek ödüllendiriliyor ve reklamla hem fiziken hem de duygusal bağ kuruyor.” Karnaval gençleri dinleme deneyiminin ötesine taşıyor Karnaval’ın mevcut stratejisi sayesinde genç kuşağın sadece kulaklarına değil, yaşam tarzlarına, sosyalleşme…