Türkiyede perakende satış yapan marka firmalar nelerdir .

Türkiye’de perakende satış yapan birçok marka bulunmaktadır. Bu markalar giyim, teknoloji, ev eşyası, gıda, kozmetik, mobilya ve daha birçok farklı sektörde faaliyet göstermektedir. İşte bazı popüler perakende markaları: Giyim ve Ayakkabı Gıda ve Süpermarket Teknoloji ve Elektronik Ev ve Mobilya Kozmetik ve Kişisel Bakım Ayakkabı ve Spor Malzemeleri Zincir Mağazalar Bu markaların birçoğu hem fiziksel mağazalarda hem de çevrimiçi platformlarda satış yapmaktadır. İhtiyaç duyduğunuz ürün ya da kategoriye göre farklı markaları tercih edebilirsiniz. Kaynak : ChatGPT

VODAFONE FLEX’TEN SEVGİLİLER GÜNÜ KAMPANYASI

Vodafone FLEX, müşterilerinin Sevgililer Günü alışverişlerine özel düzenlediği kampanya kapsamında online ve fiziksel Vodafone mağazalarında Huawei, Samsung ve Vivo gibi tanınmış markalara ait seçili teknolojik cihazlarda çeşitli indirim fırsatları sunuyor. 12 Şubat 2024 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine dijital dünyada yenilikçi fırsatlar sunmaya devam ediyor. Vodafone’un Sevgililer Günü’ne özel olarak düzenlediği kampanyada, Vodafone Online Mağaza’da ve Vodafone mağazalarında yer alan pek çok cihaz indirimli sunuluyor. Buna göre, Huawei Watch GT 4 46mm akıllı saat serisine özel alımlarda GT4 41mm Beyaz modelinde 1.500 TL indirim yapılırken, Huawei Watch GT 4 41mm ve Huawei Watch GT 4 46mm akıllı saat modellerini içeren 4 seçili ürün ayda 706 TL’den başlayan fiyatlarla ve kredi kartsız 12 ayda ödeme imkânıyla sunuluyor. Diğer yandan, Huawei Freebuds SE 2 Bluetooth kulak içi kulaklık alanlar ikincisine %30 indirimle sahip olabiliyor.  Kampanya kapsamında ayrıca, Samsung Watch 6 Classic 47mm akıllı saat alanlara Watch 6 40mm %35 indirimli sunulurken, Samsung Buds FE Bluetooth kulak içi kulaklık alanlar için ikincisinde %40 indirim uygulanıyor. Ek olarak, Şubat ayı boyunca kişisel dijital asistan TOBi’ye “Sevgililer Günü” yazan Vodafone’lular arasından seçilen 10 kişi Vivo kulaklık ya da Vivo Y27 akıllı telefon kazanma şansı yakalıyor.  Kampanyayı değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:  “Vodafone olarak, müşterilerimizin teknoloji alışverişlerine özel sunduğumuz avantajlarla her zaman yanlarında olmaya devam ediyoruz. Gerek mağazalarımızdan gerekse online kanallarımızdan müşterilerimizin her tür teknoloji ihtiyacına yönelik kampanyalar düzenliyoruz. Sevgililer Günü’ne özel kampanyamızda da akıllı saatten kablosuz kulaklığa pek çok ürünü indirimli fiyatlarla sunuyoruz. Bu anlamlı günde sevdiklerini teknolojik bir ürünle sevindirmek isteyen herkesi Vodafone’a bekliyoruz.” Vodafone’un Sevgililer Günü kampanyası hakkında ayrıntılı bilgi için vodafone.com.tr adresi ziyaret edilebilir. Vodafone hakkında Vodafone, Avrupa ve Afrika’nın en büyük telekom şirketidir. Daha iyi bir gelecek hedefiyle, bireylerin yaşam kalitesini artıran, kritik sektörlerde dijitalleşmeyi sağlayan, kapsayıcı ve sürdürülebilir dijital toplumları mümkün kılan teknolojileri sunuyoruz. 17 ülkede 300 milyonu aşkın müşteriye mobil ve sabit iletişim hizmetleri sunuyor, 46 ülkede daha mobil ağlarda iş ortaklıkları yürütüyoruz. Aynı zamanda, Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında dünya lideri bir şirket olarak, 175 milyonu aşkın cihaz ve platformu birbirine bağlıyoruz. Afrika’nın en büyük finansal teknoloji platformu Vodacom Finansal Hizmetler ve M-Pesa ile 7 ülkede 73 milyonu aşkın kişiye hizmet veriyoruz. 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak ve çevresel etkimizi azaltmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aynı şekilde, müşterilerimize de 2030 yılına kadar 350 milyon ton karbon emisyonunu azaltmada yardımcı oluyoruz. Ayrıca, 2025 yılına kadar şebeke atıklarımızın yüzde 100’ünü yeniden kullanma, yeniden satma ya da geri dönüştürme hedefimiz doğrultusunda, cihaz atıklarının azaltılmasına yönelik aksiyonlarımıza devam ediyoruz. Daha fazla bilgi için www.vodafone.com adresini ziyaret edebilir, @VodafoneGroup Twitter hesabımızı takip edebilir ve www.linkedin.com/company/vodafone adresinden LinkedIn bağlantısı kurabilirsiniz.

 Tarihi Sıra Dükkanlar’da Özer\Ürger Mimarlık İmzası

İstanbul’un kültürel mirasının en önemli yapılarından biri olan ve iBB Miras tarafından “İBB İstanbul Tasarım Müzesi” işleviyle yeniden kullanıma açılan Süleymaniye Camii Külliyesi’ndeki Sıra Dükkânlar’ın restorasyon projesi Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu imzasını taşıyor.    Geçtiğimiz günlerde açılışı yapılarak İBB İstanbul Tasarım Müzesi işleviyle yeniden kullanıma kazandırılan Süleymaniye Camii Külliyesi’ndeki Sıra Dükkânlar’ın restorasyon projesi Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu tarafından tasarlandı.  Süleymaniye Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçası olan toplam 53 dükkân asırlar boyunca üretimleriyle İstanbul’a hizmet vermiş, 1950 yılındaki onarımlar sonucu özgün iç mekân kurgusunu kaybetmiş, son yıllarda ise kendi haline terk edilmişti. Sıra Dükkânlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirakiyle 2023 yılında Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu tarafından yürütülen restorasyon projesi ile yenilendi. İBB Miras tarafından İBB İstanbul Tasarım Müzesi olarak yeniden işlevlendirilen Sıra Dükkanlar, 31 Ocak Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlıyla gerçekleşen törenle kapılarını açtı.  İBB İstanbul Tasarım Müzesi, zanaat, tasarım ve kültür sanat alanında bir araya gelen farklı bileşenlerin dinamizmiyle bölgeyi yeniden canlandırmayı hedefliyor. Müzede tarihî alanda konumlanan atölyelerde kaybolmaya yüz tutmuş zanaatların yanı sıra aydınlatmadan mobilyaya, tasarımdan kültür-sanata geniş bir yelpazede saygın marka ve kurumlar İstanbullularla buluşacak. Müze; sosyal mekânları, zanaatkâr, tasarımcı ve sanatçıları bir araya getiren dükkânları; İstanbulluları buradaki üretimin bir parçası yapacak atölye ve etkinlikleriyle bölge için bir çekim merkezi olmayı hedefliyor. UNESCO tarafından 1985 yılında Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilen dört bölgeden biri olan Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle dönemin baş mimarı Sinan tarafından 1550-57 yılları arasında inşa edildi. Merkezinde cami bulunan külliye; medreseler, sıbyan mektebi, imaret, dârüşşifâ, hamam, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Hürrem Sultan Türbesi ile Mimar Sinan Türbesi gibi yapıları barındırıyor. Süleymaniye Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçası olan Sıra Dükkânlar, Süleymaniye Camii’nin doğu tarafındaki avlu duvarı ile Dârülhadis Medresesi’nin altında, Mimar Sinan Caddesi üzerinde bir sıra halinde yer alıyor. İşlevlerine ve üretimi yapılan ürünlere göre adlandırılan bu dükkânlar; dökmeci esnafının bölgedeki yoğunluğundan ötürü “Dökmeciler Çarşısı” olarak da biliniyor. Rabi ve Salis Medreseleri’ne bakan kısmında 35, Dârülhadis Medresesi altında ise 18 dükkân olmak üzere tarihi çarşıda toplam 53 dükkân bulunuyor. Künye: Restorasyon Projeleri: Özer\Ürger Mimarlık, Emrah Köşgeroğlu Statik Projeler: Serdar Ankun Mekanik Projeler: MC Mühendislik Elektrik Projeler: Esen Mühendislik Peyzaj Projeleri: Özer\Ürger Mimarlık Müşavir Firma: Bimtaş Özer\Ürger Mimarlık Hakkında: 2002 yılında Ankara’da Ali Özer ve Ahmet Mucip Ürger tarafından kurulan Özer\Ürger Mimarlık eğitim, konaklama, ulaşım, spor, sağlık, konut, karma kullanım, peyzaj ve kentsel planlama alanlarında bugüne dek özel ve kamu işverenleri için yüzden fazla projeye imza attı ve ulusal yarışmalarda pek çok ödül kazandı. 2010 yılında İstanbul’daki şubesini de açan Özer\Ürger Mimarlık ofisi; yapılı çevre ve insan arasındaki ilişkinin tasarlanması yoluyla bireyin kent yaşamına dahil edilmesi ve bu yaşamdan keyif almasını hedefliyor. 

FANUC, otomasyona olan tutkusunu Akademi eğitimleriyle aktarıyor

Dünya piyasalarında nümerik kontrol sistemlerinin önde gelen lideri FANUC, eğitim platformu FANUC Akademi ile sunduğu yüksek nitelikli eğitimlerle müşterilerine ürünlerini tüm ayrıntılarıyla tanımasına olanak sunuyor. Dünya genelinde her yıl 10 binden fazla kişiye robot ve CNC başlıklarında eğitimler sunan FANUC Akademi, fabrika ve otomasyon süreçlerindeki aksamaların önüne geçiyor. Türkiye’deki faaliyetine 2012 yılında başlayan Akademi, 2023 yılında 500’den fazla personele eğitim verirken üniversitelerle yapılan iş birlikleri doğrultusunda öğrenciler de fiziki olarak endüstriyel robot ile tanışırken birinci elden robot programlama deneyimi kazanıyor. Otomasyon endüstrisinde CNC kontrolör, robot ve makinelerin geliştirilmesine öncülük eden FANUC, Türkiye’de fabrika otomasyon sistemlerine yönelik verdiği önemi programlama hataları veya yanlış kullanım riskini önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olan Akademi eğitimleriyle destekliyor. Standart formatın dışında müşterilerinin talebine uygun özel içerikleriyle sahadaki kalifiye iş gücünü geliştirmeye yönelik eğitimler sunan FANUC Akademi, robotik sistemlerin çalışma kabiliyetini daha anlaşılır kılıyor. FANUC Akademi, 2023 yılında 500’den fazla kişiye eğitim verdi Makine ve robot sistemlerinin doğru kullanımı adına fabrikadaki çalışanların bu alanda nitelik sahibi olmaları gerektiğini vurgulayan FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, Akademi çalışmaları hakkında şunları söyledi: “Farklı alanlarda faaliyet gösteren müşterilerimizin her birinin talepleri değişiklik gösterebiliyor. Bunun yanında her geçen gün gelişen fabrika üretim süreçlerinde doğru robot ve otomasyon sistemlerinin de uyarlanması, iş süreçlerinin aksamaması adına büyük öneme sahip. Avrupa genelindeki FANUC akademilerimizde yılda 10 binden fazla kişiye makine ve robot kullanımı ile programlaması üzerine eğitimler verirken Türkiye’de ise 10 yılı aşkın süredir firmaların ihtiyaç duyduğu teknik bilgiyi sunuyoruz. Bu kapsamda FANUC Türkiye olarak 2023 yılında 500’den fazla kişiye eğitim verdik. Alanında son derece yetkin teknik mühendislerimizin küçük gruplara verdiği eğitim sayesinde kişiselleştirilmiş, hızlı ve etkili öğrenmeyi teşvik ediyoruz. Bunun yanında eğitimlerimizin herkes için ulaşılabilir olmasına özen gösteriyoruz. Tüm düzeyleri kapsayan eğitimlerimiz arasında yeni başlayanlar için giriş kurslarından, daha deneyimli kişilerin özel uygulamalarını ve gereksinimlerini karşılamak için kişiye özel kurslara kadar geniş bir yelpazede eğitimlerimiz yer alıyor. Böylelikle programlama hataları veya yanlış kullanım riskini önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olarak otomasyondaki verimliliği artırıyoruz.” Tüm FANUC ürünleri için saha eğitimleri FANUC Akademi’de verilen eğitimlerin farklı kategorilere ayrıldığını söyleyen Yiğit, sözlerine şöyle devam etti: “Programlama ve arıza ile ilgili problemlerin tespiti konularında firmadaki ilgili personeli belli bir seviyeye taşıyan eğitimlerimiz arasında Robot ve CNC ürünlerini verimli kullanma da yer alıyor. Robot eğitiminde endüstriyel robotlarımızın kullanımı, programlanması ve bakımı için eğitim kursları yer alırken CNC eğitiminde de CNC kontrol ünitelerinin kullanımı, programlanması ve bakımı için eğitim kursları mevcut. Ayrıca ROBODRILL, ROBOCUT ve ROBOSHOT’larımızın çalıştırılması ve bakımına yönelik Robomachine eğitimlerimizi sahada gerçekleştiriliyoruz. Mevcut eğitimlerimizden müşterilerimizin yanı sıra iş birliği içinde bulunduğumuz üniversitelerde öğrenim gören genç arkadaşlarımız da faydalanıyor. Bu doğrultuda Bahçeşehir Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliği çerçevesinde verilen CO-OP markalı eğitim programıyla, öğrenciler geçtiğimiz dönemlerde ‘FANUC Robot and Automation Technologies’ dersini aldı. Ders kapsamında öğrencilere FANUC teknolojilerinden bahsedilerek, FANUC marka robotların kullanımı, mekanik yapısı, programlanması öğretildi. Öğrenciler de ders kapsamında teorik eğitimin yanında eğitim hücreleri ile birlikte uygulama yapma imkanı da buldu. Bundan sonra da FANUC Akademi olarak fabrika otomasyonuna yönelik yaptığımız yatırımları eğitimle desteklemeye devam edeceğiz. FANUC Hakkında: FANUC, CNC kontrol sistemleri, robotlar, Robodrill (İşleme Merkezi), Robocut (Tel Erozyon), Roboshot (Plastik Enjeksiyon) gibi üretim makineleri için fabrika otomasyonunda dünya liderliğini üstleniyor. 1956’dan beri Japonya’nın Yamanaka Gölü yakınındaki Fuji Dağı eteğinde 1,7 milyon metrekarelik fabrikasında, otomasyon endüstrisi için;…

L’Oréal Grup ve Miu Miu dünya çapında anlaşma imzaladı

L’Oréal Grup ve Miu Miu lüks güzellik ürünlerinin yaratılması, geliştirilmesi ve dağıtımına yönelik dünya çapında uzun vadeli bir lisans anlaşması imzaladı. Prada markasıyla başarılı iş birliğinin ardından Miu Miu da güzellik ürünleriyle L’Oréal Luxe’e katılıyor. L’Oréal bünyesindeki ilk parfümün 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu ortaklık ile Prada’ya bağlı Miu Miu markasının güzellik kategorisinde yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. L’Oréal Luxe Başkanı Cyril Chapuy “Prada ile başarılı ve güçlü bir ortaklık kurduk, Miu Miu’yu aramızda görmekten ve onun güzellik sektöründeki potansiyelini ortaya çıkarmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Miu Miu’nun sınırsız yaratıcılık ve deneyimle desteklenen konumlandırması L’Oréal Luxe’ün ikonik marka portföyünü mükemmel bir şekilde tamamlayacak ve koku alanında dünya çapındaki liderliğimizi güçlendirecek” dedi. Miu Miu CEO’su Benedetta Petruzzo ise “L’Oréal gibi bir lider güzellik şirketiyle olan bu ortaklığı duyurmaktan heyecan duyuyoruz. Bu iş birliğimizle büyümemizi sürdürürken, Miu Miu’nun güzellik kategorisindeki potansiyelini açığa çıkartacağız” ifadelerini kullandı. Miu Miu, 1993 yılında Miuccia Prada’nın bağımsız ve sıra dışı ruhundan doğdu. Modada deneysel yaratıcılığın bir yansıması olan marka, hafif ama her zaman sofistike bir dokunuşla modaya öncülük ederken risk alma cesaretini, çağdaş moda ve kültürdeki değişimlere yanıt verme konusunda keskin bir iç güdüyü temsil ediyor. Miu Miu, güzellik için sonsuz bir ilham kaynağı olarak özgürleşmiş, sofistike ve bilinçli bir kitlede yankı uyandırıyor. L’Oréal Grup Hakkında Dünyanın önde gelen güzellik şirketi L’Oréal Grup, 115 yılı aşkın süredir kendisini tek bir amaca adamıştır: dünya çapındaki tüketicilerinin güzellikle ilgili ihtiyaçlarını yerine getirmek. Varoluş amacı olan dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratmak; L’Oréal Grup’un güzelliğe yaklaşımını kapsayıcı, etik, cömert, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğe bağlı olarak tanımlar. L’Oréal Grup, 37 uluslararası markadan oluşan geniş portföyü ve ‘Gelecek için L’Oréal’ programındaki iddialı sürdürülebilirlik taahhütleriyle herkese kalite, etkinlik, güvenlik, samimiyet ve sorumluluk açısından en iyisini sunmak için çalışır. 4.000’den fazla bilim insanı ve 6.400 teknoloji uzmanından oluşan özel bir araştırma ve inovasyon ekibiyle hareket eden L’Oréal Grup, Tekno-Güzellik güç merkezi olmaya odaklanırken, güzelliğin geleceğini yaratmaktadır.

ULUSLARARASI TEKNOLOJİ EĞİTİM ŞİRKETİ GoIT TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTERMEYE BAŞLADI

Alanında profesyonel eğitmenler ile şu ana kadar 6 ülkede 17 bin öğrenciye hizmet veren ve yeni başlayanlar için uluslararası bir teknoloji eğitim şirketi olan GoIT artık Türkiye’de. BT alanında başarılı bir kariyer inşa etmek ve bu sektöre girmek isteyen herkese erişilebilir eğitim fırsatları sunan GoIT, mezunlarının %80’ine, kursu bitirdikten sonraki ilk ay içerisinde iş bulma konusunda yardımcı oluyor. 6-10 ay süren online ve canlı kurs içeriklerinden oluşan eğitimler, sıfırdan yazılımcı veya veri analisti olmak isteyenler için tasarlanıyor. Şu ana kadar online eğitimler ile 6 ülkede yaklaşık 17 bin kişiye hizmet veren uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, Türkiye’de faaliyet göstermeye başladı. 6-10 aylık online ve canlı kurslarıyla sıfırdan web geliştirici olmak isteyenlere kapılarını aralayan GoIT, öğrencilere güncel pazarda aranan becerileri kazandırmak ve iş bulma konusunda avantaj sağlamak üzere özel ders içerikleri sunuyor. Online kursların %10’u teori, %70’i pratik ve %20’si geri bildirimden oluşuyor. Her öğrenme aşamasında kişisel görevler ve takım projeleri bulunuyor ve bu projeler mentorler tarafından yönlendiriliyor. GoIT; öğrenci, muhasebeci, hostes veya doğum iznindeki bir anne için dahi uygun kariyer fırsatları sağlarken başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için eğitim programlarını özel olarak tasarlıyor. Türkiye’de BT Sektörü Büyüklüğü 25 Milyar Dolar Civarında  İş gücü piyasasındaki dengesizlikler, alım gücünün maaş karşısında düşmesi, küçülmeye gitmeler ve işten çıkarmalar, çalışan başına düşen iş yükünün artması gibi zorlayıcı faktörler, bireyleri kariyer tercihlerini gözden geçirmeye ve daha sürdürülebilir çalışma koşullarını aramaya yöneltiyor. BT sektörü, Türkiye ve dünya genelinde hızla gelişmeye ve büyümeye devam eden az sayıdaki endüstriden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de yaklaşık 285 bin kişinin yer aldığı bu sektörde, çalışanların %44’ünün teknik eğitim almadığı görülüyor. 25 milyar dolar civarında olan sektör büyüklüğünün ise 2028 yılına kadar yıllık olarak ortalama %10 oranında büyümeye devam edeceği tahmin ediliyor. Değişen ekonomik etkenler ve trendlere rağmen tatmin edici bir maaş, rahat koşullar ve iş – özel hayat dengesini sağlamak gibi beklentiler içinde olan çalışanlar, BT sektörüne giriş yapmanın yollarını arıyor. Deneyimli Eğitmen Kadrosuyla Mentor Desteği Sunuluyor Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için ideal çözümler sunuyor. Güncel pazarda junior pozisyonlar için talebin yüksek olduğu bir dönemde GoIT, öğrencilere sadece temel beceriler değil, aynı zamanda sektörün dinamiklerini anlama ve sürekli öğrenme pratiği kazandırıyor. GoIT’nin eğitim programları, deneyimli web developer eğitmenleri tarafından yönlendiriliyor. Öğrencilere, iş mülakatları için hazırlık konusunda destek verilirken, boş pozisyonlara başvurmak için etkili ipuçları, özgeçmiş hazırlamanın incelikleri gibi konularda da detaylı bilgiler sunuluyor. GoIT, kapsamlı içerik ve hizmetleriyle bireylere hem teknik bilgi hem de iş dünyası becerilerini kazandırarak, BT sektöründe sürdürülebilir bir kariyere ulaşma şansı tanıyor. GoIT’nin öğrenme modeli, günde 2-3 saat ve hafta sonları alınabilen yarı zamanlı kurslarla katılımcıların programına göre uyarlanabiliyor. “Türkiye’deki Teknoloji Sektörüne Katkı Sağlamaktan Heyecan Duyuyoruz” Türkiye pazarına adım atmanın heyecanını yaşadıklarını ifade eden GoIT’nin Büyümeden Sorumlu Başkanı Khrystyna Gankevych, “Türkiyedeki öğrencilere, her seviyeden bireye ve profesyonele, teknoloji dünyasında başarılı bir kariyere giden kapıları aralamak için benzersiz eğitim fırsatları sunmaktan gurur duyuyoruz. Yılların deneyimi ve uzman eğitmen kadromuzla, Türkiye’deki öğrencilerin ve profesyonellerin sürdürülebilir teknoloji kariyerine sağlam bir başlangıç yapmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. GoIT’nin yenilikçi eğitim modeliyle, Türkiye’deki teknoloji sektörüne katkı sağlamaktan ve bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına destek olmaktan heyecan duyuyoruz. Türkiye pazarındaki lansman bizim için başarılı oldu.…

MAN Türkiye A.Ş., Astronergy güvencesiyle
fabrikasında kullandığı elektriğin %45’ini güneşten alacak

MAN Türkiye A.Ş., sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Şirket, temiz enerji yatırımları kapsamında Ankara fabrikasının çatısına Astronergy güvencesiyle 6,9 MWp kurulu gücünde Güneş Enerjisi Santrali (GES) kuruyor. Proje ile MAN Türkiye A.Ş’nin fabrikasının yıllık elektrik tüketiminin yüzde 45’i yenilenebilir enerjiden karşılanacak.MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olarak, 1966’da Türkiye’de faaliyete başlayan MAN Türkiye A.Ş., temiz enerji alanında yeni bir yatırımın ilk adımını atıyor. Halihazırda günde 16 araç üretim kapasitesi ile MAN’ın önemli otobüs üretim merkezleri arasında yer alan fabrika, yeni yatırımla kullandığı elektriğin yarısına yakınını güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyor. MAN’ın “Sürdürülebilir Enerjiye Dayalı Temiz Ulaşım Çözümleri” mottosunun yanı sıra Volkswagen Grubu’nun küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil, ekonomik ve öngörülebilir enerji arzını sağlamak adına gerçekleştirilen proje, Türkiye’de faaliyet gösteren global bir enerji firması olan Astronergy iş birliğinde hayata geçiriliyor. 6 MWp’lik kısmı devreye giren projede, 0,9 MWp’lik kısım için ise çalışmalar devam ediyor. 4.970 ton karbon salımı engellenerek çevreye katkı sağlanacak Şirketin temiz enerjiye yönelik hayata geçirdiği proje kapsamında, MAN Türkiye A.Ş.’nin Ankara’daki fabrikasının çatısında 12.803 adet güneş paneli kullanılarak güneş enerjisinden elektrik üretilecek. Temiz enerjiye dönük atılan bu adım ile 4.970 tonluk karbon salımı engellenerek, çevreye önemli bir katkı sağlanacak. Proje ile ayrıca kurumsal olarak da “Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşması” konseptinin Türk mevzuatına uyumlu hale getirilmesi, özgün, uçtan uca enerji verimliliği uygulaması sayesinde şirketin, enerji maliyetlerinin bir kısmı 10 yıl boyunca sabitlenmiş olacak.MAN sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim ile sektöre öncülük ediyorDünya genelinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, sürdürülebilirliğin önemini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliği, sürdürülebilir geleceğe dönük yatırımları çok daha önemli ve acil hale getirmiş durumda. Bu nedenle de şirketler ve ülkeler, üretimde temiz enerji kullanımının artırılması ve karbon salımını azaltmaya dönük hedeflerle kendilerini bu yeni normale hazırlamaya çalışıyorlar.Ağır ticari araç sektörünün küresel ve köklü markası olan MAN ise, dünyanın yöneldiği yeni hedefe öncülük etmek adına çalışmalarını artırarak devam ettiriyor. Küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda elektrikli araçların geliştirilmesine ve üretimine yoğunlaşan MAN, geliştirdiği elektrikli araçlarla da, iklim-nötr taşımacılıkta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bunun yanında, aynı zamanda sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim için de tesislerinde daha fazla temiz enerji kullanımına dönük yatırımlara da öncelik veren MAN, iş ortakları ile birlikte bu alana yönelik projeler geliştiriyor. Ek Dosyalar

DOĞTAŞ  “SİZİN EVİNİZDE, SİZİNLE BİRLİKTE’’

Doğtaş, mobilya sektöründe en sevilen koleksiyonlarıyla ‘’Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz’’ mesajı ile yeni reklam filmini yayınlıyor.  Doğtaş, mobilya sektörünün lider ismi olarak yeni imaj filmi ile “Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz” mesajını izleyiciler ile buluşturuyor. 2023 yılının en itibarlı mobilya markası seçilen Doğtaş, yeni ürünleriyle birlikteliğin önemini vurguluyor. Doğtaş’ın yeni reklam filminde, yaşam alanlarımızdaki mobilyaların bizimle bir bütün olduğunu ve bu birlikteliğin getirdiği huzur ve keyfi sevgi dolu bir dille anlatıyor. Mobilyalarımız, adeta aile bireyleri gibi, sessiz bir şekilde yıllarca yaşamımıza eşlik ediyor ve bu bağ yeni reklam filmi ile vurgulanıyor. Doğtaş, her geçen gün müşterilerine en özel koleksiyonlarını sunarak sektördeki liderliğini sürdürüyor. Doğtaş; 2024 koleksiyonları ile birlikte, “Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz” mottosuyla müşterilerine kaliteli ve özel bir birliktelik sunmaya devam ediyor. Doğtaş Mobilya’nın yeni reklam filmini bu adresten izleyebilirsiniz:  Doğtaş-Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz Künye Reklamveren: Doğtaş Reklamveren Temsilcileri: Çağrı Öztürk, Salih Karbeyaz, Gülşah Sadık Erdem Reklam Ajansı: Jüpiter Kreatif Direktör: Mert Demirhan, Ali Can Savaş Yaratıcı Ekip Lideri: Ufuk Özgül, Oğuzhan Şen Yaratıcı Ekip: Nazımcan Yenal, Yasir Kalın, İmren Yılmaz, Sergen Topçu Strateji Ekibi: Kerem Sabuncu, Aytuğ Ateş, Elçin Kasap Marka Ekibi: Setenay Ergin, Buse Uzun, Ceren İşvarlar Prodüksiyon Ekibi: Onur Mis, Burak Çelikkaya Yapım Şirketi: Kala Film Yönetmen: Deniz Tarsus Müzik: Onur Cumaoğlu  

Sapro’dan eğitimde fırsat eşitliğine tam destek

Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Silivri Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde geliştirilen ‘Güzel Yüreklerden Özel Yüreklere Projesi’ hayata geçirildi. Private label ıslak mendil üretimi alanında Avrupa’nın en büyük üreticilerinden biri olan Sapro, ‘Temiz Yarınlar Sınıfı’ ile projeye destek oldu.  09.02.2024, İstanbul Özel eğitim sınıflarının teknoloji ve eğitim materyalleri açısından daha da geliştirilmesini hedefleyen ‘Güzel Yüreklerden Özel Yüreklere Projesi’ hayata geçirildi.  Sapro, özel gereksinimi olan öğrencilerin daha iyi bir eğitim almasını hedefleyerek onlara eğitimde fırsat eşitliği sağlanmasını amaçlayan projeye, Silivri Beyciler Mukaddes Sönmez Ortaokulu’ndaki özel eğitim sınıfı materyallerini temin ederek destek oldu. Sapro’nun desteklerinden dolayı okulda açılan sınıfa ‘Sapro A.Ş. Temiz Yarınlar Sınıfı’ adı verildi.  27 ilkokul ve 20 ortaokuldan oluşan toplam 47 okulda yürütülen ve bugüne kadar binlerce öğrenciye ulaşan projenin destekçilerine Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen törende teşekkür plaketleri takdim edildi. Sapro adına teşekkür plaketini Sapro İK Müdürü Mehmet Yıldırım teslim aldı. Sapro Genel Müdürü Murat Gönül ise yaptığı açıklamada, “Özel eğitim sınıflarının daha donanımlı hale gelmesini amaçlayan bu proje eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekerek oldukça önemli bir misyonu üstleniyor. Eğitime yatırım yapmanın geleceğe yatırım yapmak olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, okulumuzu desteklemekten ve öğrencilerimize daha iyi bir eğitim ortamı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.  Sapro hakkında: Son 7 yıldır ISO 500 listesinde yer alan Sapro A.Ş, 1997 yılında, ıslak mendil üretimi gerçekleştirmek üzere Türkiye’de kuruldu. Private label üretim alanında Avrupa’nın en büyük 4 üreticisinden biri olan Sapro, kendi markaları Newipe, Hops, Mr. Valet ve Planet Wipes’ın yanı sıra Türkiye’nin dev perakende şirketleri için ürettiği private label ürünleriyle Türkiye pazarının yüzde 40’ını domine etmektedir. Islak mendil ihracatında birinci sırada bulunan Sapro, Silivri’deki son teknolojik altyapıyla donatılmış tesislerinde, 73 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyetini sürdürüyor. Sapro, tesislerinde; bebek ve kişisel bakım, ev temizliği, araç bakım, hasta bakım, evcil hayvan bakımı, endüstriyel kullanım ürünlerinin yanı sıra el yüzey dezenfektan mendilleri ve antibakteriyel mendiller dahil birçok alanda ıslak mendil üretiyor. Türkiye’nin kendi alanında en fazla Ar-Ge yatırımı yapan firmalarından biri olan şirketin son teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış laboratuvarlarında, 100’den fazla parametre, ISO 17025 standardına uygun şekilde analiz ediliyor. Sapro’nun çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgiye www.sapro.com.tr adresinden erişilebilir.

COLIN’S 10 MİLYONUNCU MÜŞTERİSİNİ KUTLUYOR!

Globalde kayıtlı 10 milyonuncu müşterisini genel merkezinde ağırlayan Colin’s Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu “Dünya çapında saygın bir marka olmamızı müşteri deneyiminde gösterdiğimiz başarıya ve CRM’e yaptığımız yatırımlara borçluyuz” dedi.  Türkiye’nin jean odaklı öncü global moda markası COLIN’S, Globalde tamamen dijital süreçler ile kayıtlı 10 milyonuncu müşterisine ulaşarak hazır giyim sektöründe önemli bir Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) başarısına imza attı. Dünyanın 39 ülkesinde yaklaşık 600 mağazasıyla geçen yıl 130 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan ve 5 milyonu denim olmak üzere toplam 24 milyon ürünün satışını gerçekleştiren Colin’s, kayıtlı müşterilerinin sayısını Eylül ayında 10 milyona çıkardı. 10 milyonuncu müşteri olan 18 yaşındaki Azra Korur’u genel merkezinde ağırlayan Colin’s çalışanları, bu güzel sürprizin anısına kendisine IPhone13 cep telefonu armağan etti.  Colin’s Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Colin’s ürünlerinin yurt dışında markalaşması ve dünya pazarında aranır olması için müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini doğru belirleyip, müşteri memnuniyetini sürekli kılmak gerektiğini belirterek “Sürekli olarak müşteri verilerini toplayıp, bu verileri analiz ederek, iş ve ürün sonuçlarımızı iyileştiriyoruz. Dünya çapında saygın bir marka olmamızın en önemli nedenleri arasında CRM’e yaptığımız yatırım ve müşteri deneyimini sürekli iyileştirme çabalarımız yer almaktadır” dedi. Hazır giyim ve  moda perakendesinde artan rekabet koşullarından dolayı, müşteri odaklı çalışmanın büyük önemli kazandığının altını çizen Eroğlu, günümüzde müşteri beklentilerinin yükseldiğini, bilinçli müşterinin kendi tercihlerinin dikkate alınmasını istediğini söyleyerek şöyle konuştu: “Colin’s olarak Rusya’da en bilinen üç jean markasından biriyiz, Belarus’un en sevilen ve gençler tarafından tercih edilen jean markasıyız, Ukrayna’da 4 sene üst üste en iyi giyim markası seçildik. Bütün bunları sağlamak için müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmamız gerekiyor. Jean odaklı moda ürünleriyle gençlerin ve kendini genç hisseden herkesin hayattan daha fazla keyif almalarını sağlamayı hedefliyoruz. Hedef kitlemizle ilgili verilerin toplanması, depolanması, saklanması ve değerlendirilmesi modern pazarlama anlayışımızın da temelini oluşturuyor. Gençlere yönelik bir marka olarak teknolojiyi pazarlama alanında da tam anlamıyla kullanmayı önemli görüyor ve teknolojinin sunduğu imkanlardan sonuna kadar yararlanıyoruz.” COLIN’S Hakkında Eroğlu Grubu tarafından kurulan COLIN’S, müşterilerine sadece hazır giyim ürünleri değil; kendilerini daha iyi hissettirecek bir deneyim sunmak için çalışmakta; yenilik, moda ve kaliteyi müşterileriyle buluşturmaktadır. Jean odaklı moda ürünleriyle herkesin tarzını yansıtabileceği ve gençliğin enerjisini her an hissedebileceği koleksiyonlar sunan marka; kalite anlayışı doğrultusunda koleksiyonunda rengi, kumaşı, dikişi, dayanıklılığı ve duruşuyla sürdürülebilir ürünlere yer vermektedir. COLIN’S dünyanın 39 ülkesinde yaklaşık 600 mağazasıyla günün 24 saati hizmet vermekte ve modadaki hızlı değişimleri yakından takip ederek, tüketicinin her dönem “BİZE UYAR” diyebileceği ürünler sunmaktadır.  İletişim için: Grup7 İletişim Evrim Ermaniş E-mail: eermanis@grup7.com.tr

bp istasyonlarından Castrol ürünlerini alanlara toplam 160 bin TL değerinde akaryakıt

Enerjinin öncü şirketlerinden bp ve dünyanın önde gelen motor yağı üreticilerinden Castrol’ün birlikte gerçekleştirdiği kampanya ile bp istasyonlarından Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX alan 111 kişi toplam 160 bin TL akaryakıt değerinde bp Club Card puanı kazanma şansına sahip olacak. bp, yenilenen hedefleri doğrultusunda tüm operasyonlarını entegre bir yapı üzerine kurma çalışmaları sonucunda dünya çapındaki ürün ve servislerini, yerel dokunuşlarla müşterilerine ulaştırıyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen madeni yağ markalarından Castrol ile gerçekleştirdiği kampanya, araçlarının performanslarını uzun süreler boyunca ilk günkü gibi sürdürmek için Castrol madeni yağlarına güvenen sürücülere toplamda 160 bin TL’lik akaryakıt desteği sağlıyor. 31 Aralık 2022’de sona erecek kampanya boyunca bp istasyonlarından Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX ürünlerinden alan 111 katılımcı, toplam 160 bin TL akaryakıt değerinde bp Club Card puanı kazanma şansına sahip oluyor. Kampanya Türkiye genelindeki tüm bp akaryakıt istasyonlarında geçerli olacak. Katılımcılar, bp istasyonlarından satın aldıkları Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX ürünlerinin kapaklarının içinde yer alan özgün katılım şifresini ad, soyadı, adres ve cep telefon bilgileri ile www.expressfirsati.com internet sayfasında yer alan kampanya katılım formuna girecek. Sonrasında cep telefonlarına gönderilen aktivasyon kodunu internet sayfasında belirlenen alana yazarak her şifre için hak ettikleri oranda çekiliş hakkına sahip olacak. Yapılacak çekiliş sonrasında 1 kişiye 10 bin TL, 10 kişiye 5 bin TL, 100 kişiye de bin TL, toplamda 160 bin TL değerinde, bp istasyonlarında geçerli ve sadece akaryakıt alımında kullanılabilecek bp Club Card akaryakıt puan ikramiyesi verilecek. bp Club Card akaryakıt puan ikramiyesi, talihlilerin sistemde kayıtlı bp Club Cardlarına yüklenecek ve bp istasyonlarında akaryakıt (benzin, dizel ve otogaz) alımlarında talihlilerin kartları üzerinden kullandırılacak. Saygılarımla, Hakan Akar | Medya İlişkileri UzmanıTaksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50Beyoğlu / İstanbulM: 05346035638  E: hakan.akar@iziletisim.com  

Akkök Holding’in yeni İcra Kurulu Başkanı seçiyor.

Kimya, enerji ve gayrimenkul başta olmak üzere pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren Akkök Holding’in İcra Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü, bayrağı 33 yıldır grup bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan İhsan Gökşin Durusoy’a devrediyor. Durusoy hali hazırda Akkök Holding’de İcra Kurulu Üyeliği ve Akiş GYO’da Genel Müdürlük görevlerini yürütüyor. 1 Ocak 2023 itibariyle geçerli olacak bu değişim sonrası Ahmet Cemal Dördüncü Holding yönetiminde danışman olarak çalışmaya devam edecek. Kariyerine Arçelik’te Üretim Mühendisi olarak başlayan İhsan Gökşin Durusoy, 1988-1989 yıllarında İzmir Demir Çelik A.Ş.’de Mali İşler ve Bilgi İşlem Sorumlusu olarak görev aldı. 1989 yılında Akkök Grubu’na bağlı Ak-Al Tekstil Sanayii A.Ş.’de Bütçe Planlama Şefi olarak çalışmaya başlayan Durusoy, aynı şirkette sırasıyla Bütçe Planlama Müdürü ve Stratejik Planlama Direktörü olarak farklı görevlerde bulundu. Akiş GYO’da 2007 yılında Genel Müdür Yardımcısı olan Durusoy, 2009 yılından itibaren de Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür olarak görevine devam ederken, farklı Akkök Grubu Şirketleri’nde de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Durusoy, 1985 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra 1987 yılında aynı bölümden yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. İhsan Gökşin Durusoy evli ve 1 çocuk babasıdır. Saygılarımla, Hakan Akar | Medya İlişkileri UzmanıTaksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50Beyoğlu / İstanbulM: 05346035638  E: hakan.akar@iziletisim.com   

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN TEKNOLOJİ” ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI AÇIKLANDI

 Aralıksız 22 yıldır düzenlenen, bu yıl 24 Kasım 2022’de gerçekleştirilecek Bilişim Zirvesi’nin bu yılki “Dünya’yı Teknoloji Kurtaracak” teması; teknoloji uğruna kirlettiğimiz doğanın ancak teknoloji ile temizlenebileceği, doğru ve akıllı kullanımla pek çok sorunu yine teknolojinin çözeceğinin altını çiziyor. Etkinlik öncesinde M2S Araştırma Şirketi tarafından yapılan “Sürdürülebilirlik İçin Teknoloji Araştırması”, şirketlerin karar vericileri ve teknoloji liderlerinin konuya dair görüşlerini ortaya koydu. Dikkat çeken yanıtların alındığı araştırmada; katılımcılar yüzde 78,96 oranında “Dünyanın gündeminde olan sürdürülebilirlikte başarıyı yakalamada en büyük etkenin bilişim teknolojileri olacağı” konusunda hem fikir oldu. Günümüzde kamunun ve şirketlerin ana gündem maddelerinin başında “Sürdürülebilirlik” kavramı yer alıyor. Dünyanın, doğanın ve tüm canlıların geleceği için önlem almak büyük önem taşırken, çözüm yolları teknolojiyi adresliyor. Teknoloji kendi verdiği zararı azaltmak için hızla dönüşürken, doğru amaçlar için kullanılan teknolojinin insanlığa ve doğaya en faydalı araç olduğu öne sürülüyor. Toplam 309 karar verici ve teknoloji liderlerinin online ortamda görüşünün alındığı “Sürdürülebilirlik için Teknoloji Araştırması”, bugünü yansıtırken gelecek öngörüsünü de ortaya koyuyor. “Sürdürülebilirlikte en büyük etken teknoloji olacak” “Dünyanın gündeminde olan sürdürülebilirlikte başarıyı yakalamada en büyük etken bilişim teknolojileri olacak” tanımına dair görüşlerin sorulduğu araştırmada, katılımcıların yüzde 78,96’sı ‘Katılıyorum’, yüzde 14,24’ü ‘Karasızım’ derken ‘Katılmıyorum’ diyenlerin oranı yüzde 6,80’ oldu. “Günümüzde teknoloji, doğayı-dünyayı nasıl etkiliyor?” sorusu ile bugünün de sorgulandığı araştırmada; alınan yanıtlar şuan ulaşılan seviyeden çok da memnun olunmadığını ortaya koyuyor. İlgili soruya yüzde 51,46 oranında ‘Yeteri kadar faydanılmıyor’ yanıtı verilirken, yüzde 30,42 oranında ‘Zarar veriyor’, yüzde 16,83 oranında ‘Fayda sağlıyor’ cevabı alındı. ‘Etkisi yok’ diyenlerin oranı ise yüzde 1,29. “Teknolojinin doğru kullanımı, en hızlı ekolojik dengeye ve karbon emisyonuna etki edecek” Sürdürülebilirlik çatısında listelenen iyileştirme alanlarına teknolojinin hızlı etkisinin ele alındığı araştırmada; “Teknolojinin doğru kullanımı sizce en hızlı hangi alanı iyileştirecek?” sorusuna en yüksek oranda belirtilen iki yanıt ‘Ekolojik denge ve Karbon emisyonu’ oldu. Yüzde 26,21 oranında belirtilen ‘Ekolojik denge’ ve yüzde 21,68 oranında belirtilen ‘Karbon emisyonu’ yanıtını, ‘Birey güvenliği (%18,77)’, ‘Çevresel atıklar ve kirlilik (%16,83)’ takip etti. İki kişiden biri “Henüz yolun başındayız” dedi “Günümüzde tüm dünyada geliştirilen teknolojinin ‘sürdürülebilirlik’ özelinde olumlu katkısını” değerlendiren katılımcılar, süreci yüzde 50,49 oranında ‘henüz yolun başındayız’ olarak tanımladı. ‘İlerleme aşamasında’ diyenlerin oranı yüzde 43,04 iken ‘Gelişmeler oldukça iyi durumda’ diyenlerin oranı yüzde 6,47 oldu. “Yapay Zekâ” açık ara önde “Dünyayı kurtaracak teknolojinin merkezinde sizce hangi alan/alanlar yer alacak?” sorusuna yüzde 69,58 ile en yüksek oranda verilen yanıt ‘Yapay Zeka’ oldu. Ardından ‘Iot (%47,25)’, ‘Büyük veri (%44,98)’, ‘Robotik süreç otomasyonu (%44,01)’, ‘Analitik teknolojiler (% 41,42)’ ve ‘Diğer (%10,3)’ yanıtları alındı. Türkiye’nin yol haritası ne olmalı? Teknolojinin merkezinde ‘Yapay Zeka’ yer alacak görüşünün alındığı araştırmada, “Ülkemizde sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak bilişim teknolojilerinin hızlanmasında Türkiye’nin yol haritası, öncelikli eylemleri neler olmalı?” sorusuna bir önceki soruyu destekleyen nitelikte yüzde 76,05 oranında ‘Yapay zeka yatırımının artması’ cevabı alındı. Yüzde 67,31 ile ‘Milli ve yerli teknolojilere ağırlık vermek’ gerektiği belirtilirken, ‘5/6G’ye hızlı geçiş’ diyenlerin oranı yüzde 37,86 oldu. “Teknoloji üretiminde sürdürülebilirlik yeteri kadar ön planda değil” “Dünyayı kurtaracak teknolojinin üretiminde sürdürülebilirlik yeteri kadar ön planda değil” tanımına katılımcıların katılma oranları da alındı. Katılımcıların yüzde 60,19’u ‘Katılıyorum’ derken, yüzde 29,45’i ‘Kararsızım’, yüzde 10,36’sı ‘Katılmıyorum’ dedi. “Dünyaya duyarlı teknolojiler, tüketiciler tarafından artık daha çok tercih ediliyor” tanımına ise katılımcılar yüzde 43,04 oranında ‘Katılıyorum’, yüzde 34,63 ‘Kararsızım’ ve yüzde 22,33 oranında ‘katılmıyorum’ cevabını verdi. Bilişim teknolojileri alanında gelecek…

Getir ile Just Eat Takeaway.com Avrupa’da iş birliği yaptı

Getir, dünyanın önde gelen yemek teslimatı şirketi Just Eat Takeaway.com ile Avrupa’da iş birliğine gitti. Bu iş birliği ile Getir ürün portföyünün tamamı Just Eat Takeaway.com çatısı altındaki uygulamalara entegre olacak. Gelecek hafta Almanya’da başlayacak uygulama, önümüzdeki haftalarda İngiltere, İspanya, İtalya ve Fransa operasyonlarını da kapsayacak. Dünyada bir ilki Türkiye’de başlatarak, dakikalar içerisinde market ürünlerini kullanıcılarla buluşturan Getir, dünyanın önde gelen yemek teslimatı girişimlerinden Just Eat Takeaway.com ile Avrupa çapında bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda, Getir’in ürün portföyünün tamamı Just Eat Takeaway.com kapsamındaki uygulamalara entegre edilecek ve Getir ürünlerini sipariş eden tüketicilerin teslimatı Getir kuryeleri tarafından yapılacak. Gelecek hafta Almanya’da başlayacak iş birliği ile, Getir’in yaklaşık 2.000 ürünü, Just Eat Takeaway.com’un  Almanya’daki cep telefonu uygulamasında ve internet sitesinde satışa sunulacak. Önümüzdeki haftalarda ise İngiltere’de, İspanya’da, İtalya’da ve Fransa’da da hayata geçecek. “Dakikalar içinde market ürünleri teslimatının öncüsü olarak, Avrupa’da önemli bir pazar konumuna sahip Just Eat Takeaway.com gibi güçlü bir iş ortağı ile çalışacağımız için mutluyuz,” açıklamasını yapan Getir Avrupa Bölge Genel Müdürü Turancan Salur, “İki güçlü uluslararası markanın iş birliği her iki taraf için de birçok fırsat sunuyor: Just Eat Takeaway.com müşterileri çok daha geniş bir ürün yelpazesinden seçim yapma imkanına kavuşacak. Getir de daha büyük bir tüketici tabanına erişerek, Avrupa çapındaki büyümesini sürdürecek” dedi. Avrupa’nın market sektöründeki ilk decacorn’u Getir, bugün itibarıyla üç kıtada, 9 ülkede kullanıcılarına hizmet veriyor. Geçen yıl ocak ayında İngiltere ile başladığı yurt dışı faaliyetlerine kısa sürede Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Portekiz’i de ekledi. Geçtiğimiz yıl kasım ayında ABD pazarına giriş yapan Getir, şu anda Türkiye’nin 81 iline ek olarak yurt dışında 48 şehirde faaliyetlerini sürdürüyor. Aytunç Akın | İletişim Uzman Yardımcısı Taksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50 Beyoğlu / İstanbul M:0538 089 08 85  E: aytunc.akin@iziletisim.com

Aytemiz Genel Müdürü Ahmet Eke oldu

Akaryakıt sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan ve Aytemiz’in kuruluş aşamasından 2020 yılına kadar Genel Müdür olarak, ardından yönetim kurulu üyesi olarak şirkette görev yapan Ahmet Eke, Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Akaryakıt sektörünün önde gelen markalarından Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’de yeni Genel Müdür Ahmet Eke oldu. Akaryakıt sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Ahmet Eke, 2001 yılında Aytemiz’de Mali Koordinatör olarak göreve başladı. Ardından Genel Müdür Yardımcısı olan Eke, 1,5 yıl Lukoil’de çalıştıktan sonra 2010 yılında Aytemiz Genel Müdürü oldu. 2020 yılından itibaren Yönetim Kurulu üyesi olarak şirkette görevini sürdüren Ahmet Eke, Aytemiz-Doğan ortaklığının oluşturulması süreci de dahil olmak üzere şirketin ve markanın büyümesi yolundaki tüm aşamalarda değerli katkılarda bulundu. Ahmet Eke, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ekonomi bölümü mezunudur.  Aytemiz Hakkında: 1963 yılında kurulduğundan bu yana faaliyetlerini aralıksız sürdüren ve 2009 yılında adını Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş. değiştiren Aytemiz, 570’ten fazla istasyonu ile Türkiye çapında faaliyet göstermektedir. Aytemiz, Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin belirlendiği Fortune 500 2021 listesinde 56’ncı sırada, Brand Finance’in 2022 yılı “Türkiye’nin En Değerli Markaları” araştırmasında ise sektörün en değerli 3’üncü markası olarak yer almaktadır.

Büyük onur ; Omsan Logistics’e iki ödül birden aldı.

Omsan Logistics, bu yıl 13’üncüsü düzenlenen ve lojistik sektörününen prestijli ödülleri arasında yer alan Atlas Lojistik Ödülleri’nde intermodal hizmetleri ve kurduğu yeşil lojistik hatları ile etkinliğin en önemli ödülü olan Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Omsan Logistics Uluslararası Deniz Taşıması Firmaları kategorisinde de ödül alan firmalar arasında yer aldı. Türkiye’de lojistik sektörü medyası ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle 13 yıldır verilen Atlas Lojistik Ödülleri bu yılki sahiplerini buldu. OYAK Grubu Şirketlerinden Omsan Logistics, geçtiğimiz eylül ayında, Avrupa’nın güçlü taşımacılık firmalarından Metrans ile Türkiye ve Slovakya arasında kurduğu ortak ithalat – ihracat hattı projesiyle etkinliğin en önemli ödülü olan Jüri Özel Ödülü’ne layık görülürken, Uluslararası Deniz Taşıması Firmaları Ödülü’nün de sahibi oldu. Omsan Logistics entegre, çevreci ve müşteri odaklı lojistik hizmetler sunmayı sürdürürken, yurt içi ve yurt dışında karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu taşımacılığı, serbest ve gümrüklü depo yönetimi, mikro dağıtım, proje taşımacılığı, ev ve ofis lojistiği, gümrükleme ve sigorta hizmetleri gibi birçok hizmeti müşterileriyle buluşturuyor. Omsan Logistics Hakkında OYAK Grubu Şirketleri bünyesinde yer alan Omsan Logistics, 45 yıla yakın tecrübesiyle entegre, çevreci ve müşteri odaklı lojistik hizmetler sunuyor, insan odaklı dijitalleşme süreçlerini büyüme stratejisinin merkezine koyuyor. Sektördeki köklü yapısını bu strateji ile birleştirerek global bir şirket olma vizyonu ile emin adımlarla ilerliyor. Karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu taşımacılığı, depolama ve dağıtım hizmetleri ve bu faaliyetlerin kombinasyonu ile multimodal hizmetler sunuyor. Yurt dışında Fransa, Romanya ve Fas’ta bulunan şirketleri, Türkiye’de Marmara, Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Müdürlükleri ve farklı hizmet alanlarına göre yatırım yaptığı uzman insan kaynağıyla geniş bir coğrafyaya yayılarak global bir oyuncu olmak için yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyor. ;

İSTOÇ, ‘40. Olağan Genel Kurul’u ile yeni yönetimini belirledi.

“İSTOÇ’u dünya markası yapmayı hedefliyoruz” 1979 yılında 52 kurucu üye tarafından kurulan ve bugün züccaciyeden hırdavata, kırtasiyeden 2.el otomobile kadar 35 meslek grubunu barındıran Türkiye’nin en büyük toptancılar merkezi İSTOÇ, 40. Olağan Genel Kurulu’nu 20 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl vefat eden İSTOÇ Başkanı Nahit Kemalbay’ın yerine, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na oy birliğiyle Öner Yüksel getirildi. Öner Yüksel, İSTOÇ Saray Projesi’nde otel projesini iş merkezi projesine dönüştürüp AVM projesiyle beraber bağımsız bölüm halinde satmayı hedeflediklerini, tapuların alınmasının akabinde ise İSTOÇ’un yapı kooperatifinden işletme kooperatifi statüsüne geçmesi için adım atacaklarını kaydetti. Yüksel, “İSTOÇ’u dünya markası yapmak istiyoruz. Reklam ve tanıtım çalışmalarını bu yönde artıracağız” dedi. 1979 yılında 52 kurucu üye tarafından kurulan ve bugün züccaciyeden hırdavata, kırtasiyeden 2.el otomobile kadar 35 meslek grubunu barındıran Türkiye’nin en büyük toptancılar merkezi İSTOÇ, 40. Olağan Genel Kurulu’nu 20 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl vefat eden İSTOÇ Başkanı Nahit Kemalbay’ın yerine, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na oy birliğiyle Öner Yüksel getirildi.Genel Kurul’da Yönetim Kurulu’na seçilen diğer isimler, Aydın Deli, Ahmet Koç, Mehmet Duyulmuş, M. Mustafa Gönül, Muğdat Kargun, Tuncay Aslan, Kısmet Şener, İsmail Yanmaz, Mesut Öksüz, Kazım Zer olurken Denetim Kurulu’nda ise Fuat Çiftçi, Hasan Karakuş ve Necati Yaşar yer aldı. Faaliyet ve denetim kurulu raporlarının ele alınarak oy çokluğuyla onaylandığı Genel Kurul kapsamında İSTOÇ S.S. İstanbul Toptan Ticaret Depolama ve Küçük Sanayi Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi 2019 ve 2020 yıllarına ait bilançolar ve 2021’in tahmini bütçesi de paylaşıldı. Oylanan bütçe oy çokluğu ile Genel Kurul’da kabul edildi. Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, İSTOÇ’a uzun yıllar başkanlık eden ve yakın geçmişte hayatını kaybeden Nahit Kemalbay başta olmak üzere kuruma emek veren üyeleri anan İSTOÇ Yönetim Kurulu Başkanı Öner Yüksel, yeni yönetimin önümüzdeki dönemdeki hedeflerini aktardı. “Tapular alınınca işletme kooperatifine geçiş yapacağız” Öner Yüksel, yeni dönemde İSTOÇ’u dünya markası yapmayı amaçladıklarını kaydederek, bu yönde reklam ve tanıtım çalışmalarını artıracaklarını ve satış kanallarını geliştireceklerini açıkladı. Öner Yüksel, “Tüm dünyada rekabet dengelerinin değiştiği 21. yüzyıl tablosunda İSTOÇ, 1979 yılında bir hayalin peşinden atılan adımın gerçeğe dönüşerek bugüne değin varlığını sürdürdüğü, başarılı bir ticaret merkezi olma özelliğini koruyor. Biz de bu yıl 42. yılına giren İSTOÇ’un barındırdığı 35 ayrı sektörün zenginliğini dünya ticaretine taşıması ve marka olması vizyonuyla çalışacağız” değerlendirmesini yaptı. Yeni dönemde 1 milyar TL değerindeki İSTOÇ Saray Projesi’nde otel projesini iş merkezi projesine dönüştürüp AVM projesiyle beraber bağımsız bölüm halinde satmayı hedeflediklerini kaydeden ÖnerYüksel, “Projenin sonlandırılıp kooperatifi tasfiye ederek üye tapu sahiplerimizin hisselerini düşen geliri dağıtarak verdiğimiz sözü yerine getirmenin gururunu yaşamak istiyoruz” dedi. İSTOÇ’un yapı kooperatifi statüsünden işletme kooperatifine geçmesinin de hedeflendiğini açıklayan ÖnerYüksel, “Bu konuda gerekli hazırlıklarımızı tamamladık. Yaklaşık 300 işyerimizin tapusunu almayışı bu sürecin önünü tıkadı. Ancak tapuların alınmasının akabinde gereken adımları atacağız” diye konuştu. Trafik ve güvenlikle ilgili çalışmalar en üst düzeyde İSTOÇ’un en önemli sorunlarının başında trafiğin geldiğini hatırlatan Öner Yüksel, trafik sorununa karşı gerekli çalışmaların yapıldığını belirterek “İşlek bir ticaret merkezi olması dolayısıyla İSTOÇ’ta trafik sıfırlanamayacaktır ancak ticaret merkezinden transit geçiş yapan araçların giriş ve çıkışlarını azaltmamızın trafiğe etkisi çok olumlu oldu” dedi. 2019-2020 döneminde güvenlik önlemlerinin artırıldığına değinen Öner Yüksel, şöyle devam etti: “Güvenlik ekibine kalifiye personel alımı yapıldı. Ekibin ihtiyaç duyduğu araç, ekipman ve donanımın satın alınmasıyla güvenlik sorunları en aza indirildi. İSKİ ile yapılan çalışma sayesinde ise artık su saatleri…

Sepaş Enerji, Türkiye’nin En İyi İşverenleri Arasında

Great Place to Work Enstitüsü’nün “Türkiye’nin En İyi İşverenleri” ödülleri sahiplerini buldu. 4 milyon kişiye elektrik hizmeti sunan Sepaş Enerji, Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yerini alarak ödüle layık bulundu. Great Place to Work (GPTW) Enstitüsü tarafından her yıl düzenlenen “Türkiye’nin En İyi İşverenleri” ödül programı, 29 Nisan Perşembe günü gerçekleşti. Pandemi nedeniyle online düzenlenen ödül töreninde, Türkiye’nin en iyi işverenleri açıklandı. Türkiye’nin önde gelen enerji tedarik şirketlerinden Sepaş Enerji, ödüle layık bulundu. “Çalışmak için harika bir işyeri: Sepaş Enerji” Sepaş Enerji, Great Place to Work Recognition programı kapsamında, çalışanların kurum kültürüne dair algılarının ölçüldüğü Trust Index (güven endeksi) skorunda yüzde 85’lik başarı yakaladı ve şirket uygulamalarının tamamının değerlendirildiği Culture Audit (kurum kültürünün incelenmesi) analizlerini geçerek ödülün sahibi oldu. Programa katılan markalar, çalışanlar tarafından güvenilirlik, saygınlık, hakkaniyet, gurur ve takım ruhu gibi ana başlıklar altında değerlendirmeye alınıyor. Katılımcı yönetim, etik, çalışma ortamı ve adil davranma başta olmak üzere toplamda 24 farklı kriter, değerlendirmelerde önemli bir yer tutuyor. Great Place to Work Enstitüsü, her yıl 7 bine yakın işletme ve 16 milyondan fazla çalışanı dahil ettiği analizleri ile kurum kültürü alanında dünyada gerçekleştirilen en geniş çaplı araştırmaları hayata geçiren kurum olarak biliniyor. Sepaş Enerji ayrıca ocak ayında da enstitüden “Great Place to Work” sertifikası almıştı. GPTW sertifikası, kurum kültürü ve çalışan memnuniyeti alanlarında markaların benimsediği politikaları tarafsızca incelemesi açısından önem taşıyor. “Başarıyı getiren yenilikçi kurum içi uygulamalar oldu” Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Sepaş Enerji Genel Müdürü Çağrı Poyraz, şirkette güçlendirilmekte olan güven kültürünün tescillendiğini dile getirdi. Poyraz, Sepaş Enerji’nin en değerli varlığının “insan” olduğunun altını çizerek, “Türkiye’nin her noktasından 4 milyon kişiye enerji götüren bir şirket olarak odağımızda daima ‘insan’ bulunuyor. Pandemi ve kültürel dönüşümü bir arada yaşadığımız bu dönemde sürekli artan çalışan bağlılığında; kurum içi dayanışmayı artıran insan kaynakları uygulamaları, iç iletişim çalışmaları, kişisel gelişimi destekleyen inovatif projeler ve fırsat eşitliğinden ödün vermeyen yaklaşımımızın büyük payı olduğunu söylemeliyim. Başarılarımızı en iyi işveren ödülüyle taçlandırmak memnuniyet verici. Tüm arkadaşlarımı yürekten kutluyor ve her biriyle gurur duyuyorum” dedi.

Anadolujet İzmir’den yeni yurtdışı rotasına uçacak

Türk Hava Yolları’nın alt markası Anadolujet İzmir’den yeni bir yurtdışı rotasına uçuş düzenleyecek. Türk Hava Yolları’nın alt markası Anadolujet’in İzmir’den İran’ın Tebriz şehrine uçuşlara başlayacağı açıklandı. İran basınında yer alan bilgilere göre, İzmir-Tebriz hattında uçuşların 3 Haziran’da başlayacağı ve haftada bir frekans olarak yapılacağı bildirildi. THY’de 2021 yılında bu yana İstanbul’dan Tebriz şehrine uçuşlara devam ediyor.(Airturkhaber)

228 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasında 12 yıl sonra yargılama kararı

Fransız havayolu şirketinin, 12 yıl önce Atlantik Okyanusu’na düşmesi sonucu 228 yolcu hayatını kaybetti. Kazadan 12 yıl sonra, mahkeme, şirketin ‘kasıtsız adam öldürmekten yargılanması gerektiğine’ karar verdi. Fransız havayolu şirketi Air France’ın Airbus uçağının Atlantik Okyanusu’na düşmesi sonucu uçaktaki 228 kişi hayatını kaybetti. Olaydan12 yıl sonra, Fransa’nın başkenti Paris’teki mahkeme, 2 yıl önce verilen ‘suçlamaların düşmesi’ kararını bozarak Air France ve Airbus’un ‘kasıtsız adam öldürmekten yargılanması gerektiğine’ karar verdi. Hem havayolu şirketinin hem de üreticinin, bu karara itiraz etmesi bekleniyor. NE OLMUŞTU? Air France’ın Rio de Janeiro-Paris AF447 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştiren Airbus uçağı, 1 Haziran 2009’da fırtına nedeniyle Atlantik Okyanusu’na düşerek uçakta bulunan 228 kişinin ölümüne neden olmuştu. İki yılsonunda uçağın enkazı bulunarak inceleme altına alınmıştı. İnceleme sonucunda müfettişler, hava hızı sensörleri donduğunda pilotların kontrolü kaybettiğini buldu. Mahkeme sürecinde, önce havayolu ve üretici ‘kasıtsız adam öldürmekle suçlanmış’, ancak Paris savcısı daha sonra yalnızca Air France’ın yargılanması gerektiğini tavsiye etmişti. Eylül 2019’da her ikisi aleyhindeki suçlamalar, kovuşturma için yeterli gerekçe olmadığı için düşürülmüştü.