Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
Bi’Navlun yaklaşık 2018 yılından beri üzerinde çalıştığı , Lojsitik sektöründe teknoloji kullarak müşterilerine hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Son yılların en çok konuşulan ve geleceğe en çok etki edecek konu başlıklarından biri olan dijital dönüşüm, büyük veya küçük fark etmeksizin, her yapıda şirketin ciddiye alması gereken bir husus olmuştur. Bu bağlamda, artan müşteri beklentilerini ve ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak yeni teknolojilerin satışa sunulma ve benimsenme hızı her geçen gün artmaktadır. Müşteriler, tedarik şirketlerin kaliteli hizmet anlayışını ,artan ihtiyaçlaryla birlikte hassasiyetle ve uzmanlıkla özellikle şu kalemlerde ele almalarını bekler. Lojistik noktasında dijitalleşme süreci bizlere neler kazandırır? Depo ve nakliye süreçleri genelinde işgücü maliyetlerinde düşüş sağlayan verimlilik iyileştirmeleri Müşteri memnuniyetini artırıcı uzun vadeli müşteri ilişkilerine yatırım ve yüksek kalitede hizmet sunma Dijitalleşme süreci, artarak müşterilerimiz ve nihayi tüketiciler için yeni fırsatlar, ve çalışanlarımız için yeni çalışma şekilleri sunmaktadır. Covid sonrası artan ürün talepleri ulaştırmakta bnüyük rol oynayan lojstik çözümlerinden yapay zeka ve Aklını kulanacak. Üretimden teslime olan süreci profesyonelce takip etmek, dış ticaret şartları uluslar arası prosedürleri etkileşimle üreticilere firmalara kolaylıklar sağlıyor. Günümüzde ürün üretmekten daha çok, teslimi daha titizlikle üzerinden çalışması ve müşteri memnuniyeti marka olma yolunda en büyük adımdır. Üretim, Ambalajlama, Zamanında güvenli lojistik, satışlarda devamlılık için en temel kuraldır . Üretimden sonra ürünlerin doğru uygulamabilri şekilde paketlenmesi , elleçlemenin titizle yapılması , teslimat koodinatların belirlenmesi bununla ilgili oluşan zamansal kayıplar, ürünler ile ilgili hasaları en minize etmek , yükün hızlı güvenli şekilde teslimi sağlanmaktadır. Sistemde ve personelde inavasyon ve çalışmada sürekli iyileşim presibiyle 3 yıl yaptığı araştırma değerlendirme sonrası, çalışmaya Eylül 2020 yılında çalışmaya başlayan Binavlun , gerek fiyat avantajı gerekse stratejik planları ile ihracatçıya lojsitiğin kolay yüzünü gösteriyor. Ürün satmak kadar, Teslimi ne kolay olduğu göstermektedir. Çözüm ortağı yurtiçi ve yrutdışı pazaryeri ile kazan kazan prensibiyle müşteri porföylerine ürünlerini satmakta ücretsiz destek olmaktadır. Kendine özel akademi ile Uluslararası Pazarlama , E-İhracat, Lojsitik yönetimi ile eğitimi görev edinmiştir. Hayatın her anı gerek yük sahibi gerekse teslim adresdeki teslimdeki muhatap kişilere anında en hızlı şekilde yükleri haklarında anlık bilgi vermektedir. Bilgi güvenliği kapsamında yük bilgileri ve koordinat bilgileri kesinlikle paylaşılmaktadır. Bu hassasiyetle personeller bilgilendirilmektir. Bununla ilgili yasal ve ahlaki kurallara uymaya özen göstermektedir. Lojistik sektörü ile ilgili gerek eğitim kurumları gerekse, duayenlerle webniarlar planlayıp, sektörün hizmet kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar planlanmaktadır. Binavlun, Üretimden Teslima kadar tüm süreçleri profesyonel şekilde sizlere hizmete sunmaktadır. Yurtiçi ve Yurtdışı (Deniz, Hava, Kara ) taşımacılık, Ambalajlama ,Tedarik Yönetim Zinciri, Koli, Parsiyel Taşımacılığı , E-İhracat Gönderileri, Kontrat Lojistiği, Depolama, Proje Taşımacılığı alanında Lojsitik 4.0 standartın gerektiği tüm araçları uygulaması ile farkındalık oluşturmaktadır.. Web Adresi : WWW.BİNAVLUN.COM Teklif Hattı : 0 532 466 60 68
Büyük onur ; Omsan Logistics’e iki ödül birden aldı.
Omsan Logistics, bu yıl 13’üncüsü düzenlenen ve lojistik sektörününen prestijli ödülleri arasında yer alan Atlas Lojistik Ödülleri’nde intermodal hizmetleri ve kurduğu yeşil lojistik hatları ile etkinliğin en önemli ödülü olan Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Omsan Logistics Uluslararası Deniz Taşıması Firmaları kategorisinde de ödül alan firmalar arasında yer aldı. Türkiye’de lojistik sektörü medyası ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle 13 yıldır verilen Atlas Lojistik Ödülleri bu yılki sahiplerini buldu. OYAK Grubu Şirketlerinden Omsan Logistics, geçtiğimiz eylül ayında, Avrupa’nın güçlü taşımacılık firmalarından Metrans ile Türkiye ve Slovakya arasında kurduğu ortak ithalat – ihracat hattı projesiyle etkinliğin en önemli ödülü olan Jüri Özel Ödülü’ne layık görülürken, Uluslararası Deniz Taşıması Firmaları Ödülü’nün de sahibi oldu. Omsan Logistics entegre, çevreci ve müşteri odaklı lojistik hizmetler sunmayı sürdürürken, yurt içi ve yurt dışında karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu taşımacılığı, serbest ve gümrüklü depo yönetimi, mikro dağıtım, proje taşımacılığı, ev ve ofis lojistiği, gümrükleme ve sigorta hizmetleri gibi birçok hizmeti müşterileriyle buluşturuyor. Omsan Logistics Hakkında OYAK Grubu Şirketleri bünyesinde yer alan Omsan Logistics, 45 yıla yakın tecrübesiyle entegre, çevreci ve müşteri odaklı lojistik hizmetler sunuyor, insan odaklı dijitalleşme süreçlerini büyüme stratejisinin merkezine koyuyor. Sektördeki köklü yapısını bu strateji ile birleştirerek global bir şirket olma vizyonu ile emin adımlarla ilerliyor. Karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu taşımacılığı, depolama ve dağıtım hizmetleri ve bu faaliyetlerin kombinasyonu ile multimodal hizmetler sunuyor. Yurt dışında Fransa, Romanya ve Fas’ta bulunan şirketleri, Türkiye’de Marmara, Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Müdürlükleri ve farklı hizmet alanlarına göre yatırım yaptığı uzman insan kaynağıyla geniş bir coğrafyaya yayılarak global bir oyuncu olmak için yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyor. ;
İNGİLİZ LOJİSTİK DEVİNDEN TÜRKİYE’YE 3 YENİ HAT
Dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden İngiliz devi P&O Ferrymasters, Türkiye’ye yönelik 3 hat açtı. Hatlar Pendik, Ambarlı ve Mersin limanlarından İtalya’nın Trieste Limanı’na ulaşarak Avrupa’ya bağlanacak intermodal ağına dahil olacak. U.N. Ro-Ro’yu satın alarak Türkiye pazarına giren Danimarkalı DFDS’nin ardından bu kez İngiliz devi P&O Ferrymasters, Türkiye’ye yönelik 3 hat açtı. Hatlar Pendik, Ambarlı ve Mersin limanlarından İtalya’nın Trieste Limanı’na ulaşarak Avrupa’ya bağlanacak intermodal ağına dahil olacak. P&O Ferrymasters’ın Intermodal Müdürü Wim Blomme, “Hizmetlerimizin erişimini birçok müşterinin üretim merkezlerini taşıdığı Doğu Avrupa ve Asya’ya genişletmeye devam ediyoruz. Türkiye ile Avrupa ağımız arasındaki bu yeni bağlantı, transit zamanlarında onlara kesinlik verecek ve yürüttüğümüz ortaklıklar nedeniyle nakliye maliyetlerini düşürecek” dedi. İngiliz P&O Ferrymasters, Avrupa’daki 12 ülkede 20 yerel lokasyona hizmet veriyor. Geçen yıl ofis açmıştı Hatırlanacağı üzere şirketin Türkiye’de ilk ofisini gazetemiz editörlerinden Aysel Yücel duyurmuştu. 4 bin treyler ve konteyner filosu ile entegre kara, liman ve deniz bağlantılarını işleten, 2006 yılında Dubai Emiri Al Maktoum’un yönettiği Dubai World tarafından satın alınan P&O Ferrymasters ayrıca 8.4 milyon yolcu ve 2.3 milyon adet kargo satan 20’den fazla gemi işletiyor. Geçen yıl Danimarkalı DFDS, İskandinavya ile Türkiye’yi birbirine bağlayan 5 farklı hat kurduğunu açıklamıştı. Kerim ÜLKER – DÜNYA Kaynak: lojiport.com
JAPONYA, TAŞIMACILIKTA “KRİPTO PARA” KABUL EDECEK
Günlük milyonlarca Japon tarafından kullanılan Japonya’nın en büyük demiryolu ve metro operatörü olan Japan Railways Group, ödeme seçeneği olarak Bitcoin gibi kripto varlıklarının entegrasyonunu planlıyor. JR Group’un kripto para ödemelerini sistemine entegre etmek için büyük bir bankayla ortaklaşa bir kripto para birimi şirketi kurma planı yaptığı bildiriliyor. Kripto Paraların ve Bitcoin’in Benimsenmes iJR Group’un kripto paraları metro işlemleri de dahil olmak üzere çeşitli ödemeler için kullanılan ulusal toplu taşıma kartına entegre etme planı gerçeğe dönüşürse bu kripto paraların benimsenmesinde teşvik edici dev bir hamle olabilir. JR Group’un yeni bir kripto para birimi girişimi oluşturma planlarına dayanarak, şirketin Rakuten’e benzer ödemeleri işleme koymak için kendi borsa veya altyapısını oluşturmak isteyebileceği düşünülüyor. Geçtiğimiz yıl Japonya’nın Amazon’u olarak bilinen en büyük e-ticaret şirketi olan Rakuten, Everybody’s Bitcoin borsasını 2 milyon dolara satın almış ve borsayı Rakuten Payments iştiraki altına geçirmişti. JR Group, kendi şirketini kurarak işlediği kripto para ödemelerinden işlem ücreti alarak yeni bir gelir kaynağı oluşturabilme potansiyeline sahip. JR Group’un banka tarafından yaratılan bir kripto para entegrasyonunu kullanma olasılığı da bulunuyor. Japonya’nın önde gelen bir finans kurumu olan Mizuho’nun şu anda kendi kripto parasını geliştiriyor. Japonya, kripto para farkındalığının yüksek olmasından dolayı bir taşımacılık şirketi için ödeme seçeneği olarak kripto para birimlerinin kabulü son derece mantıklı duruyor. Kaynak: lojiport.com
ÇİN, BU YIL 15 LOJİSTİK MERKEZİ KURACAK
Çin, ülke çapında bir lojistik aktarma merkezi ağı kurma çabası bağlamında bu yıl 15 kadar ulusal lojistik merkezi oluşturmaya başlayacak. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Ulaştırma Bakanlığı’nın açıkladığı yeni uygulama planına göre, ulusal lojistik merkezler, mevcut lojistik merkezler arasında sağlam alt yapıya sahip olan, güçlü piyasa talebi ve büyüme potansiyeline sahip bölgelere inşa edilecek. Her iki bakanlık ulusal lojistik merkezlerin ilk bölümünün lokasyonlarını, kalkınma taleplerini esas olarak saptayacak. Bunlar örneğin Yangtze Nehri ekonomik kuşağı ve yerel yönetimlerin planları gibi ulusal strateji talepleri olarak belirlenecek. Çin, 2020’ye değin takriben 30 ve 2025’te de 150 yeni lojistik merkez kurmayı amaçlıyor. Bu verilere göre, yılda toplam lojistik giderlerin GSYİH (gayrı safi yurt içi hasıla)ya oranı yüzde 12 dolayına düşmüş olacak. Ülkenin lojistik hacmi 2018’de, bir önceki yıla oranla yüzde 6,4 artarak, 283,1 trilyon yuan (42,14 trilyon ABD doları) tutarına ulaştı. Toplam lojistik giderlerin GSYİH’ye oranı yüzde 14.8 seviyesindeydi. Kaynak: transmedya.com
İHRACATÇI, KONTEYNERİ REZERVASYONLA ALACAK
Küresel ticarette devam eden konteyner arzı sıkıntısı navlun bedellerini yüzde 300’e yakın artırırken, lojistik şirketlerinin de yeni yollar aramasına yol açtı. Bu kapsamda Alibaba’nın lojistik kolu, konteyner rezervasyon sistemi başlattı. Lojistik şirketleri, konteyner krizini aşmak için yeni yöntemler geliştiriyor. Çinli teknoloji devi Alibaba’nın lojistik kolu Cainiao, küresel konteyner kıtlığı nedeniyle konteyner rezervasyon sistemi uygulamaya başladığını duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, söz konusu hizmetin 50 ülkede yaklaşık 200 limana yayılacağı ve limandan limana navlun bedellerinin piyasa fiyatlarının yüzde 30-40 daha ucuz olacağı belirtildi. Hizmetin ilk etapta uygulanacağı Çin liman kentleri arasında Pekin, Şanghay, Guangzhou, Shenzhen, Tientsin ve Hangzhou yer alıyor. Konteyner krizine ve artan navluna karşı çözümler üretmeye kararlı olduklarını belirten Cainiao Küresel Tedarik Zinciri Başkanı James Zhao, “Havayolları ve kargo şirketleriyle sıkı işbirliği içinde çalışarak tüm sınır ötesi hat taşıma ağını korumayı, deniz ve hava taşımacılığına istikrar aşılamayı amaçlıyoruz” dedi. Çin’den dünyaya akan ticarette yaşanan konteyner sıkıntısı, şirketlerin yeni çözüm yolları üretmesine sebep oldu. Yaşanan konteyner arzı sıkıntısı navlun bedellerinde sıçramalara yol açarken, Çinli teknoloji devi Alibaba’nın lojistik kolu Cainiao küresel konteyner kıtlığı sebebiyle geçen hafta konteyner rezervasyon sistemi uygulamaya başladığını duyurdu. 50 ülkede 200 limana genişletmeyi planlıyor Şirketten yapılan açıklamada söz konusu hizmetin 50 ülkede yaklaşık 200 limana yayılacağı ve limandan limana navlun bedellerinin yüzde 30 ila 40 arasında olacağı belirtildi. Hizmetin uygulanacağı Çin liman kentleri arasında Pekin, Şanghay, Guangzhou, Shenzhen, Tientsin ve Hangzhou yer alıyor. Cainiao Küresel Tedarik Zinciri Başkanı James Zhao, “Havayolları ve kargo şirketleriyle sıkı işbirliği içinde çalışarak tüm sınır ötesi hat taşıma ağını korumayı ve deniz ve hava taşımacılığına istikrar aşılamayı amaçlıyoruz” dedi. İki günde onay, gecikmeye telafi ödemesi Cainiao’nun hizmeti kapsamında, konteyner rezervasyonları sipariş verildikten sonra bir haftadan bir aya kadar olan sektör ortalamasına karşılık, iki iş günü içinde onaylanıyor ve rezervasyon onayı geciktiği takdirde sipariş başına 15 dolara kadar müşteriye telafi ödemesi yapılıyor. Bir müşterinin kargosu Cainiao veya ortağından kaynaklı bir sorun sebebiyle rezervasyon yapıldıktan sonra kalkış saatini kaçırırsa, müşteri deniz yolu taşımacılığı ücretinin yüzde 20’si tutarında telafi ödemesi alma hakkına sahip oluyor. Deniz KILINÇ – DÜNYAKaynak: lojiport.com
FİLYOS LİMANI, BÖLGEYİ DENİZ TİCARETİNİN MERKEZİ YAPACAK
Filyos Limanı yapım çalışmalarını yerinde inceleyen Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı’nın bölgeyi kalkındıracağını; ekonomiye, istihdama büyük bir katkı vereceğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Tamamlandığında Karadeniz hinterlandının en önemli deniz kapısı olacak olan Filyos Limanı, bu noktada Zonguldak’ı hak ettiği yere taşıyacak ve bölgesel deniz ticaretinin merkezi yapacak. Sadece Zonguldak’ın değil, başta Karabük ve Bartın olmak üzere tüm Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun ana ihracat merkezi haline dönüşecek” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bir dizi ziyaret ve incelemede bulunmak için Zonguldak’a geldi. Filyos Limanı yapım çalışmalarını yerinde inceleyen Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı’nın hizmete girdiği ilk günden itibaren bölgeyi kalkındıracağını; ekonomiye, istihdama büyük bir katkı vereceğini belirterek; basına önemli açıklamalarda bulundu. – “Filyos Limanı hem bölgeyi hem de ülkeyi lojistik alanında daha da ileriye taşıyacak” Mavi Vatanda güçlenen hakimiyetin bir nişanesi olan Filyos Limanı’nın Türkiye’nin gurur projelerinden biri olduğunu belirten Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı’nın sadece bir liman olmasının ötesinde hem bölgeyi hem de Türkiye’yi lojistik alanında daha ileriye taşıyacak “dev bir lojistik merkez” projesi olduğunu dile getirdi. Karaismailoğlu, “Tamamlandığında Karadeniz hinterlandının en önemli deniz kapısı olacak olan Filyos Limanı, bu noktada Zonguldak’ı hak ettiği yere taşıyacak ve bölgesel deniz ticaretinin merkezi yapacak. Filyos Limanı hizmete girdiğinde, yıllık 25 milyon ton konteyner elleçleme kapasitesi ile büyük tonajlı gemilerin yeni adresi olacak. Sadece Zonguldak’ın değil, başta Karabük ve Bartın olmak üzere tüm Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun ana ihracat merkezi haline dönüşecek” diye konuştu. – “Marmara Limanları ve Boğazların yükünü hafifletecek” Bakan Karaismailoğlu; Rusya, Balkanlar ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olarak Filyos Limanı’nın tüm bölgenin yükünü Karadeniz’den; Rusya’ya, Balkanlara hatta İskandinav ülkelerine taşıyacağını bildirdi. Karaismailoğlu, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Marmara Limanları ve Boğazların yükünü hafifletecek. Hatta artan gemi trafiği nedeniyle Boğazların karşı karşıya kaldığı tehdidi azaltacak. Şu an itibariyle proje genelinde altyapı gerçekleşme oranı yüzde 99.5’e ulaşan limanımız; 14 metre derinliğindeki rıhtım ile 70 bin detveyt tonluk Genel Kargo gemileri ile 8 bin TEU’luk Konteyner gemilerine, 19 metre derinliğindeki rıhtım ile 180 bin detveyt tonluk Kuru Yük gemileri ile 14 bin TEU’luk Konteyner gemilerine hizmet verecektir. Aynı anda, farklı boyutlarda 13 geminin elleçlenmesi yapılabilecektir.” – “Doğalgaz çalışmaları için gereken lojistik destek Filyos limanımızdan sağlanacak” Filyos Limanı’nın önemli bir misyonu daha üstleneceğini belirten Bakan Karaismailoğlu, şu bilgileri aktardı: “Bizleri milletçe sevince boğan doğalgaz keşfinden sonra, TPAO’nun Filyos Limanı ve geri sahasından yararlanması için limanımıza tahsis edilen alan da genişlemiştir. Doğalgaz çalışmaları için gereken lojistik destek limanımızdan sağlanacak. Filyos Limanı hizmete girdiği ilk günden itibaren bölgemizi kalkındıracak, ekonomiye, istihdama büyük bir katkı verecektir. Bu limanın bağlantı yollarını da en iyi şekilde tesis etmeniz gerekiyor. Filyos Limanı ve Filyos Endüstri Sanayi Bölgesi İltisak Hattı Bağlantısı projesi ile 12 km demiryolu ve 4,5 km karayolu inşa edeceğiz.” Bakan Karaismailoğlu, ayrıca Anadolu Ajansı Zonguldak muhabiri Ferdi Akıllı’nın hayatını kaybetmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek; Merhuma Allah’tan rahmet, tüm yakınlarına ve Anadolu Ajansı’na başsağlığı diledi. Zonguldak programı kapsamında ziyaretlerine devam eden Bakan Karaismailoğlu, Zonguldak Valiliği’ni, Mithatpaşa Tünelleri Şantiyesi’ni, Zonguldak Belediye Başkanlığı’nı, AK Parti Zonguldak İl Başkanlığını ziyaret edip, Kozlu Köprülü Kavşağı’nda ve Bülent Ecevit Köprülü Kavşağı’nda incelemelerde bulundu.Kaynak: www.uab.gov.tr
10 SORUDA KONTEYNER KRİZİ
Global konteyner krizi ve ani artan ürün ticareti talebi sebebiyle navlunların hiç olmadığı kadar arttığını belirten UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Denizyolu Çalışma Grubu Başkanı Cihan Özkal, ekipman ve yer sıkışıklığı sorunun Eylül ayına kadar devam etmesinin beklendiğini söyledi. Özkal, bu tür krizlere karşı yatırım miktarı yaklaşık 4 milyar Amerikan doları olması beklenen çoğunluk hissesinin özel sektörde olduğu, belirli oranda kamu hissesi de olan ve halka açık, dünya çapında bir konteyner hattının (armatör şirketinin) kurulmasını önerdi. UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Denizyolu Çalışma Grubu Başkanı Cihan Özkal, denizyolu taşımacılığının mevcut durumunu, konteyner krizinin dünya ve Türkiye’de yarattığı sorunları ve Türkiye’nin denizyolu taşımacılığında neler yapması gerektiğini 10 soruda cevapladı. 1- Denizyolu taşımacılığı neden önemli? Ticaretin küreselleşmesinde öncü ve önemli rol oynayan denizyolu taşımacılığı genellikle büyük hacme sahip, birim fiyatı ve zaman duyarlılığı düşük yüklerin taşınması açısından son derece önemli bir taşıma modu ve dünya ticaretini en çok etkileyen taşımacılık türü. Son yarım yüzyılda denizyolu ile yapılan taşımaların hacminin 20 kat artış göstermesi, 2019 yılında tüm dünyada taşınan yüklerin hacmen %84 oranında denizyolu ile taşınması, küresel denizyolu taşımacılığının önemini ortaya koymaktadır.Diğer yandan denizyolu yük taşımacılığında koronavirüs pandemisinden önce de durgunluk vardı. 2019 yılında küresel denizyolu ticareti sadece %0,5 oranında büyüdü ve 2018 yılındaki %2,8 oranındaki büyümenin altında kaldı. 2019 yılı büyüme oranı 2008-2009 küresel finans krizinin denizyolu ticaretine etkilerinden bu yana en düşük oran oldu. 2- Denizyolu taşımacılığının Türkiye’deki son durumu nedir? Coğrafi bakımdan bir yarımada olan Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika’nın kavşak noktasında konumlanmaktadır. Ancak Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip denizyolu taşımacılığının önünde özellikle transit taşımacılık faaliyetleri açısından gelişim alanları bulunmaktadır.Türkiye’de 2010 ve 2020 yılının üçüncü çeyreğine kadar olan dönemde denizyolu ile taşınan ithalat yükleri 2019 yılına kadar %60’larda seyretti. 2014 ve 2015 yıllarında payı %69’a kadar yükseldi. Ancak 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda 10 yıllık dönem içerisinde, ilk kez payı %60’ın altına indi ve %58,10 oldu. Değer bazında ihracat taşımalarında ise denizyolu taşımacılığı incelenen dönemde payını 2015-2018 yılları arasında sürekli artırdı. 2018 yılında ihracat taşımalarında değer bazında payı incelenen dönemin en yüksek oranı olan %63,31’e kadar yükseldi. İthalatta olduğu gibi ihracatta da denizyolu taşımacılığının değer bazındaki payı 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda %60’ın altında kaldı ve %59,86 olarak gerçekleşti. 3- Denizyolu konteyner taşımacılığının dünya ticaretine etkisi nasıl oldu? Özellikle 80’li yıllar itibarıyla, süratle konteyner ile denizyolu taşımacılığının dünyada yaygınlaşması ve bu taşımacılık türüne göre yeni nesil konteyner gemilerinin ve yeni nesil limanların kurulmaya başlanmasıyla küresel çapta denizyolu taşımacılığı büyümeye ve değişmeye başladı. Üretilen birçok ürünün konteynerize olabilecek şekilde ölçülendirilmesi, üretim, depolama süreçlerinin buna göre yapılması, yükleme ve boşaltmada yeni yöntem ve kuralların oluşturulması dünya konteyner deniz yolu taşımacılığının yaygınlaşmasına vesile oldu. 4- Denizyolu konteyner taşımacılığında neler oluyor? Pandemi sebebiyle Şubat ve Mart 2020 itibariyle ülkelerde kapanmalar, global çapta talepte ve arzda, anormallikler yaşanmaya başladı. Pandeminin başladığı yer Çin, bundan ilk kurtulan ve normal çalışma temposuna dönüş yaparken, birikmiş siparişler ve üretimin de hız kazanmasıyla yüksek miktarlarda ekipman ihtiyacı yarattı. Ortalama her yıl %4 artan konteyner üretimi pandemi sürecinde olumsuz etkilendi ve üretim düştü. Pandeminin başında Çin’in durmasıyla armatörlerin ilk reaksiyonları, “blank sailing” dediğimiz sefer iptalleri oldu. Ayrıca pandemi kaynaklı ithalat yüklerinin boşaltılmasındaki yavaşlama sonucu, boş ekipman temininde de sorunlar yaşanmaya başladı.Tüm büyük armatörler (hatlar; Maersk, MSC, Hapag Lloyd,…
ÜÇ KITANIN ORTASINDAKİ TÜRKİYE LOJİSTİK AÇIDAN ÖNE ÇIKIYOR
Asya, Avrupa ve Afrika’nın ortasında bulunması ve üç tarafının denizlerle çevrili olması sayesinde Türkiye, lojistik açıdan yabancı yatırımcılara önemli imkanlar sunuyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son yıllarda kara, hava ve deniz ulaşımına önemli yatırımlar yapılırken, bu durum yük ve kargo taşımacılığı, dolayısıyla dış ticaret rakamlarına yansıdı. Geride kalan 18 yılda 930 milyar lira civarında lojistik yatırımı gerçekleştirilirken, bunun yüzde 62’sini kara yolu yatırımları oluşturdu. Bu dönemde kara yolu yatırımlarının yaklaşık tutarı 566 milyar lira olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde bölünmüş yol uzunluğu 6 bin 100 kilometreden 28 bin 195 kilometreye, otoyol uzunluğu da 1714 kilometreden 3 bin 523 kilometreye yükseldi. Sivil havalimanlarının yıllık toplam 317,85 milyon yolcu kapasitesi var Doğu-Batı ekseninde kıtaları birbirine bağlayan Türkiye, hava ulaşımına da önemli yatırım yaptı. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere, bu alanda ciddi projelere imza atan Türkiye’nin geçen yıl itibarıyla sivil hava trafiğine açık havalimanı sayısı 56 olurken, bu havalimanları yıllık toplam 317,85 milyon yolcu kapasitesine sahip bulunuyor. Yolcu trafiği, 2019 sonu itibarıyla 208,9 milyon olarak gerçekleşirken, bu sayı geçen yıl, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının olumsuz etkilerine rağmen, kesinleşmemiş verilere göre 81,7 milyon oldu. Demiryolu yatırımları Demir yolu yatırımları da Türkiye’nin son yıllardaki lojistik kapasitesini artıran faaliyetler arasında yer aldı. Avrupa yönüne Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Avusturya, Slovakya, Çekya ve Almanya’ya, Bakü-Tiflis-Kars Hattı üzerinden Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’a ve yine bu hat üzerinden Rusya ve Çin’e blok yük trenleri işletiliyor. Van/Kapıköy sınır garı üzerinden İran ve ötesi ülkelere de blok yük trenleri işletilirken, Pakistan ve Afganistan’a tren işletilmesi yönünde çalışmalar sürdürülüyor. Limanlarda geçen yıl 139 milyon ihracat yükü elleçlendi Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye limanlar üzerinden gerçekleştirilen ticaret açısından da önemli bir ülke konumunda bulunuyor. İstanbul ve Çanakkale boğazları Karadeniz’e kıyısı olan ülkelere daha güneydeki bölgelere inme imkanı verirken, dünyanın geri kalanıyla da bu ülkelerin deniz yoluyla temasını sağlıyor. Yurt genelinde Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu (ISPS) sertifikasına sahip ve ticari yük taşımacılığı hizmeti veren 182 kıyı tesisi bulunuyor. Bu tesislerde geçen yıl 486 milyon 702 bin 168 ton yük elleçlendi ve bunun 138 milyon 902 bin 823 tonunu ihracat yükleri oluşturdu. Aynı yıl 226,5 milyon tonu ithalat, 138,9 milyon tonu ihracat olmak üzere 365,4 milyon ton dış ticaret taşıması gerçekleştirildi. “Türkiye, dünyanın üretim ve tedarik merkezi olma yolunda güçlü bir aday” Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, konuyla ilgili değerlendirmesinde, Kovid-19 salgınının dünyanın ticaret dengesini değiştirirken Türkiye için fırsatları da beraberinde getirdiğini söyledi. Baran, salgınla mücadele sürecinde sağlık ve ekonomi alanında başarılı mücadele yürüten Türkiye’nin, bir taraftan dünyadaki görünürlüğünü artırdığını, diğer taraftan üretim için alternatif arayışına giren yatırımcıların dikkatini çektiğini dile getirdi. Türkiye’nin, coğrafi konum, işgücü kaynağı ve potansiyel bakımından değerlendirildiğinde de dünyanın üretim ve tedarik merkezi olma yolunda güçlü bir aday olarak öne çıktığını belirten Baran, şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ülkemizde gerçekleştirilecek ekonomi ve hukuk reformlarının yatırımcıların güvenini daha da artıracağına inanıyorum. Riski az, güveni yüksek, kazancı tatminkar, coğrafi olarak avantajlı bir ülke durumundaki Türkiye’de yatırımcılar birçok sektöre yatırım yapma olanağına sahip.” Türkiye’nin, gelişmiş ulaşım olanakları, yeni inşa edilmiş köprüleri, havaalanları, ticareti, gelişmiş turizmi, kongre turizmi ve eğlence hayatı ile yabancı yatırımcılar için çekici bir ülke olduğunu belirten Baran, Türkiye’den Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki müşterilere kolay erişim…
LOJİSTİKTE DİJİTALLEŞME VE E-TİCARET
2020 yılına damgasını vuran koronavirüs pandemisinin olumsuz etkilerinin hissedildiği sektörlerin başında küresel lojistik sektörü gelmektedir. Çin’deki üretim faaliyetlerinin durdurulması ve yavaşlatılması Çin odaklı küresel arz-talep dengesi üzerinde daha önce benzeri görülmemiş bir baskı yarattı. Hammadde tedariki konusunda dünya ekonomilerinin daha önce nispeten sorunsuz işleyen küresel tedarik zinciri sayesinde ithal girdi ihtiyaçları ile hedef pazarlarının talepleri öngörülebilir ve planlanabilir iken, koronavirüs pandemisinin getirmiş olduğu belirsizlik tedarik zincirinin üreticiler, dağıtıcılar, alıcılar, lojistik hizmet sağlayıcılar, depocular vb. gibi unsurlarını geciken sevkiyatlar, artış gösteren lojistik maliyetler ve finansal mutabakatlardaki gecikmeler sebebiyle öngörülmesi ve planlanması zor bir süreç ile karşı karşıya bıraktı. Koronavirüs pandemisine yönelik alınan karantina ve sokağa çıkma yasakları gibi önlemler ile birlikte virüsten korunma amacıyla kalabalık ve kapalı alanlardan kaçınan tüketiciler pandemi öncesi alışveriş merkezleri, marketler ve perakende mağazalarına fiziki olarak giderek karşıladıkları ihtiyaçlarını e-ticaret altyapısı kullanarak gidermeyi tercih ettiler. OECD verileri Birleşik Krallık ve ABD’de perakende satışlarda e-ticaret payının özellikle koronavirüs pandemisinin etkilerinin küreselleştiği 2020 yılı başında yükselişe geçtiğini göstermektedir. 2019 yılının son çeyreğinde perakende satış içerisinde e-ticaretin payı ABD için yaklaşık yüzde 12, Birleşik Krallık için ise yaklaşık yüzde 21 iken 2020 yılının ikinci çeyreğinde bu oran ABD için yaklaşık yüzde 16, Birleşik Krallık için ise yaklaşık yüzde 32’ye yükseldi. Koronavirüs salgınının ekonomik olumsuzluklarını azaltmak için ticareti kolaylaştırmanın önemli bir zorunluluk olduğu tüm dünyada kabul edilmektedir. İçinde bulunduğumuz bu süreçte dünyanın önde gelen kurum ve kuruluşlarının gündemlerine aldıkları ticareti kolaylaştırma konusunda ülkemizde ticari faaliyetlerin kolaylaştırılması, bu amaca hizmet eden kurumlara destek verilmesi, bu yönde bir farkındalık oluşturulması geniş kapsamlı bir yaklaşım ile mümkün olabilecektir. Bu çerçevede ülkemizde de T.C. Ticaret Bakanlığı himayesinde Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi 2017 yılında kurulmuştur. UTİKAD olarak komitenin kurulduğu günden bu yana aktif rol üstleniyor, ticaretin uluslararası standartlarda yapılması için ülkemizin ve sektörlerin yararına atılması gereken kolaylaştırıcı adımlara yönelik önerilerimizi sunmaya devam ediyoruz. Pandemiyle birlikte hem ülke ekonomilerini koruyacak hem de ticaret ve lojistik akışları kolaylaştıracak bu çalışmaların pandeminin olumsuz etkilerini hafifletmede büyük rol oynayacağı düşüncesindeyiz. Bu konuyla ilgili olarak 2019 yılında UTİKAD E-Ticaret Odak Grubu’nun çalışmaları neticesinde hazırlanan ”Türkiye’de E-Ticaret ve E-İhracat Gelişim Potansiyeli ve Lojistik Süreçler Raporu”nu kamuoyu ile paylaşmıştık. UTİKAD internet sitesi üzerinden dijital olarak yayınlanan rapor; özellikle KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracata girişinin kolaylaştırılması ve e-ihracatın önündeki engellerin aşılmasına yönelik çözüm önerileri oluşturmayı hedefliyordu. Bugün geldiğimiz noktada ise; pandemi sonrası gelişen dinamikler nedeniyle UTİKAD E-Ticaret Odak Grubu tarafından güncellenme çalışmalarının sürdüğünden bahsetmek gerekiyor. Aynı zamanda UTİKAD olarak TOBB’un e-ticaret meclisinde e-ticaret lojistiği faaliyetleri yürüten üyelerini temsilen görev almakta ve çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Son olarak; Türkiye’nin konumunun stratejik öneminin ve küresel bir hub olabilmesi için yapılması gerekenlerin altını çizmeye devam edeceğimizi belirtmek isterim. Sektörümüzün hızla dijitalleşmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve tabii ki gümrüklerimizde küresel entegrasyonun tamamlanması için fikirlerimizi ve projelerimizi kamuya iletmeyi sürdüreceğiz.Emre EldenerUTİKAD Yönetim Kurulu BaşkanıEkovitrin Dergisi Mart 2021
TİM, LOJİSTİK SORUNLARI ‘PORTAL’ İLE AŞACAK
TİM Başkanı İsmail Gülle, “Portal, lojistik firmalarıyla ihracatçılarımız arasında bir köprü vazifesi görecek. Ürünlerimiz, dünyanın dört bir köşesine artık daha hızlı, daha ucuz ve daha güvenli bir şekilde ulaşacak” dedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İhracat 2021 Raporu’nu gerçekleştirdiği basın toplantısıyla tanıttı. Raporda; küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisinin 2020 yılı performansı ve 2021 beklentileri yer alıyor. Küresel ticarette orta ve uzun vadeli trendler, Türkiye için fırsatlar ve riskler, küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm süreci ve TİM’in 2021 ajandası rapordaki önemli başlıklar arasında dikkat çekiyor. 100 bin ihracatçının gerekli potansiyel ve enerjiye sahip olduğunu belirten TİM Başkanı İsmail Gülle, “Bu yıl artık geleneksel bir yapıya kavuşan raporumuzun 3’üncüsünü yayımlıyoruz. 2021’de tekrar yükselen talep ve ekonomilerdeki normalleşmeyle, ihracatta yıllık rekorumuzu tazelemek ve 2021 yılı ihracat hedefimiz olan 184 milyar doları aşmak adına durmadan çalışacağız.” dedi. Lojistik sorunları çözebilmek adına oluşturdukları lojistik komitesi ile Türkiye Lojistik Portalı’nı kuracaklarını belirten Gülle, şu bilgileri verdi: “TİM olarak, lojistikte küresel olarak yaşanan sorunları dikkatle takip ediyoruz. Bu küresel soruna, ulusal bir çözüm getirmek adına hazırlıklarımızı tamamladık. Çok yakında, Türkiye Lojistik Portalımızı faaliyete geçirerek, bu portalı İhracatçılarımızın dünyaya açılan kapısı haline getireceğiz. Türkiye Lojistik Portalı ile ihracat hacmimiz artarken, lojistik noktasında önemli avantajlar elde edeceğiz. Portal, lojistik firmalarıyla ihracatçılarımız arasında bir köprü vazifesi görecek. Ürünlerimiz, dünyanın dört bir köşesine artık daha hızlı, daha ucuz ve daha güvenli bir şekilde ulaşacak. Önümüzdeki günlerde, portalımızın detaylarını paylaşacağız.”İmam GÜNEŞ – DÜNYA Kaynak: lojiport.com
“İHRACATTA UÇTUK, İTHALATTA YÜZDÜK”
TÜİK verilerine göre 2021 Ocak-Şubat aylarında önceki yılın aynı dönemine kıyasla ihracat %5,9 artarken havayolu ile taşınan ihracat yükleri %4 artış gösterdi. Aynı dönemde ithalat artışı %1,4 olurken deniz yolu ile taşınan ithalat yükleri %9 arttı. Lojistik sektöründe yılın ilk iki ayında ihracatta hava yolu, ithalatta ise deniz yolu taşımacılığına ilgi arttı. TÜİK verilerine göre 2021 Ocak-Şubat aylarında önceki yılın aynı dönemine kıyasla ihracat yüzde 5,9 artarken hava yolu ile taşınan ihracat yükleri yüzde 4 artış gösterdi. Aynı dönemde ithalat artışı yüzde 1,4 olurken deniz yolu ile taşınan ithalat yükleri yüzde 9 arttı. Yekaş Fides Global Lojistik Hava ve Deniz Taşımaları Koordinatörü Aykut Yeşileker, “Konteyner tedarik sorununa rağmen Ocak-Şubat aylarında ithalat taşımacılığında deniz yolunun payı yüzde 50,9’dan yüzde 55,4’e çıktı. Kara ve demir yolunun payı da artarken hava yolunun payı azaldı.” dedi. İhracat havalandı, hava yolunun payı yüzde 8,1’e yükseldi Geçen yılın ilk iki ayında ihracat taşımalarının yüzde 7,8’inin hava yoluyla yapıldığını belirten Yeşileker, bu yılın ilk iki ayında bu rakamın yüzde 8,1’e çıktığına dikkati çekti. Yeşileker, hava yolu ile ihracat taşımacılığındaki artışta Turkish Cargo’nun ihracatçılara sağladığı kolaylıkların da etkili olduğunu dile getirdi. “Hava ve deniz yolunda dünyanın her noktasına hizmet veriyoruz” Yeşileker, Yekaş Fides Global Lojistik’in WCA ve FIATA üyesi olarak uluslararası deniz ve hava taşımacılığı operasyonlarında en kaliteli hizmeti en uygun maliyetle, tüm dünyayı kapsayan geniş bir acente ağı ile gerçekleştirdiklerini belirtti. Deniz yolu operasyonlarında limandan limana, limandan kapıya, kapıdan kapıya olarak tam konteyner ve parsiyel konteyner taşımacılığı yaptıklarını anlatan Yeşileker, hava yolunda ise tüm uluslararası havalimanlarından operasyonlar gerçekleştirebildiklerini sözlerine ekledi.Kaynak: lojiport.com
İHRAÇ EDİLEBİLİR YERLİ VE MİLLİ ULAŞTIRMA SİSTEMLERİ GELİŞTİRECEĞİZ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Boğaziçi Üniversitesi arasında Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda iş birliği protokolü imzalandı. Karaismailoğlu, “İş birliğimizin ilk çalışması olarak; dünyada gelişmekte olan otonom araç teknolojilerinin ülkemizde de yerli ve milli olarak üretilmesini desteklemek ve ulaştırma altyapılarımızı gelişen teknolojilere uyumlu hale getirmek istiyoruz. Gerekli altyapıyı oluşturacağız. Otonom/bağlantılı ve elektrikli araç test çalışmalarımızın başarılı şekilde tamamlanması sonrasında, bu araçları yolcu taşımacılığında kullanmaya başlayacağız” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Boğaziçi Üniversitesi ile İşbirliği Protokolü İmza Törenine katıldı. Ülkemizin Akıllı Ulaşım Sistemlerinde yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekleyerek, çok önemli bir çalışma başlatacaklarını belirten Karaismailoğlu, Bakanlık ile ülkenin köklü eğitim kurumlarından Boğaziçi Üniversitesi arasında, dünyada ilk denilebilecek ‘Otonom Araçlarla Sürüş Mimarisi ve Trafik Yönetimi’ konusunda iş birliği protokolüne imza attı. – “Yatırımlarımız ile yıllık ortalama 1 milyon 20 bin kişinin dolaylı ve doğrudan istihdamına katkı yapıldı” Kara, hava, deniz ve demiryollarının yanı sıra uzayda da uydularımızla çok büyük başarılara imza attığımızı belirten Bakan Karaismailoğlu, büyüyen ve gelişen dünyanın, hareketlenen ticari koridorları üzerinde hâkimiyet kurduğumuza dikkat çekti. Karaismailoğlu, “Başarılarımız bütün dünya tarafından takip ediliyor. Ülkemizde büyük projeleri tamamlamış yüklenicilerimiz bu sayede dünyanın pek çok ülkesinde büyük projelere imza atıyorlar. Bu projelerde ağırlıklı olarak da Türk mühendis ve işçilerini çalıştırmaktalar. Ulaşım ve haberleşmede kazandığımız bu iddianın çok önemli ekonomik sonuçları olmuştur. Bugüne dek toplam 1 triyon 86 milyar lira olarak gerçekleşen yatırımlarımızın 2003-2020 yılları arasında Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya toplam 395 milyar dolar ve üretime 838 milyar dolarlık etkisi oldu. Ayrıca Yıllık ortalama 1 milyon 20 bin kişilik dolaylı ve doğrudan istihdam gerçekleşmesine de katkı yapıldı.” – “Üniversitelerle dirsek temasında olmanız çok önemli ve zaruridir” 2021 yılı bütçesi içinde yüzde 31’lik orana sahip olan Ulaştırma ve Altyapı yatırımlarının, yapılan ve devam eden projelerle birlikte toplam 1 trilyon 555 milyar TL’ye ulaşacağını belirten Bakan Karaismailoğlu; hem özel sektör hem akademik camia ile birlikte çalışılarak, ülkenin geleceği için kalıcı eserlerin inşa edildiğini kaydetti. Karaismailoğlu, “Ulaştırma ve haberleşme gibi bir alanda ‘gündelik siyasi reflekslerle’ veya ‘popülizm’ ile hareket edemezsiniz. İşte bu yüzden devlet aklı ile hareket etmeniz, bunu yaparken bilimsellikten ödün vermemeniz ve üniversitelerle dirsek temasında olmanız çok önemli ve zaruridir. Bu nedenle siz kıymetli akademisyenlerimiz ve üniversitelerimizle birlikte çalışabilme fırsatlarını çok önemsiyor ve her aşamada birlikte ilerlemeye çalışıyoruz. Ülkemizin Akıllı Ulaşım Sistemlerinde yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekleyerek, çok önemli bir çalışma başlatıyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile ülkemizin köklü eğitim kurumlarından Boğaziçi Üniversitesi arasında, dünyada ilk diyebileceğimiz ‘Otonom Araçlarla Sürüş Mimarisi ve Trafik Yönetimi’ konusunda iş birliği protokolümüzün imzalarını atacağız.” -“İleri mühendislik teknolojilerinde takip eden değil, takip edilen ülke olacağız” Günümüzde akıllı ulaşım sistemleri alanında yapılacak; akademik, bilimsel, mühendislik ve benzeri perspektifteki her türlü teorik, teknolojik ve yenilikçi çalışmada, tüm dünyanın önünde ilerlediğimize dikkat çeken Bakan Karaismailoğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Ağustos 2020’de kamuoyuna ilan ettiğimiz Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planı çerçevesinde, 31 eylemi gerçekleştirme çalışmalarını başlattık. Bu hedeflerimize ulaşmamız için bugün başlattığımız işbirliğiyle, Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında ve bu alanla doğrudan ilgili olan Otonom Araç Sistemleri, Bağlantılı Araç Teknolojileri, ulaşımda yenilebilir enerji kullanılması, hareketlilik ve birçok konuda dünyadaki gelişmeler doğrultusunda, ileri bilişim teknolojilerini kullanacağız. Yani; ileri mühendislik teknolojilerinin hayata geçirilmesinde takip eden değil, takip edilen ülke olacağız. Ülkemizin kapasitesini en üst seviyede kullanarak, katma değerli, dünya…
GELECEĞİN TAŞIMA TÜRÜ: HYPERLOOP
Önümüzdeki yıllarda hızlı teslimat pazarının güçlü bir şekilde büyümesi beklenmektedir. Ancak bu büyüme, hızlı taşıma kapasitesindeki yetersizliklerle sınırlanmakta ve artan talep, giderek yoğunlaşan bir şekilde yoğunluk sorunlarına neden olmaktadır. Söz konusu talep artışına bağlı olarak, taşımacılık sektörü sadece iş açısından değil, çevresel açıdan da birçok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Mevcut taşımacılık sistemlerinin sürdürülemez doğası ve sınırlı kapasite, yeni bir ulaşım türü olan Hyperloop’a olan ilgiyi artırmıştır. Hyperloop, yolcu ve/veya yük için yüksek hızda ve sürücüsüz operasyonlar sağlayan bir kara taşımacılığı türüdür. Hyperloop’un diğer temel özellikleri arasında yüksek düzeyde sürdürülebilirlik, güneş enerjisi kullanımıyla çevre dostu ve güvenli bir sistem olması sıralanabilir.Cargoloop, Hyperloop teknolojilerinin yük taşımacılığında kullanılan düşük maliyetli bir uygulamasıdır. Bu fikrin temel kavramı, yükün saatte yaklaşık 1000 kilometrelik yüksek hızlara ulaşılabilen, düşük basınçlı bir tüp içindeki araçlardan oluşan otonom bir yer tabanlı sistem aracılığıyla taşınmasıdır. Borudaki hava direncini azaltarak, basınçlı araçları harekete geçirmek için çok az enerji gerekmektedir ve bu da enerji açısından verimli bir taşıma yöntemi sağlamaktadır. Sürekli yük akışı, merkezi güvenlik prosedürleri, artan verimlilik, yileştirilmiş stok yönetimi, yüksek teslimat sıklıkları, hasarsız nakliye, teslimat süreleri üzerinde kontrol ve azaltılmış çevresel etkiler, Cargoloop sisteminin geleneksel taşımacılık türlerine kıyasla sunduğu çok sayıda avantajdan bazılarıdır. Dahası, Cargoloop’un Hyperloop aracılığıyla yolcu taşımaya yönelik bir basamak görevi görebileceği varsayılmaktadır. 2023 yılına kadar Cargoloop teknolojisinin kendisini kanıtlamasından sonra küresel bir kargo taşımacılığı ağının oluşturulması öngörülmektedir. Bunu başarmak için potansiyel Cargoloop rotalarının ticari uygulanabilirliğinin belirlenerek tanımlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Cargoloop’un bu hedefe ulaşabilmesi için Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle Brezilya, Italya, Polonya, Hollanda ve Norveç/Isveç ile birlikte pilot güzergah lokasyonlarından biri olarak hayati bir rol oynamaktadır. Bu vizyonla Hardt Global, Cargoloop’un Türkiye›ye entegrasyonu için ön çalışma olarak bir proje başlatmıştır. Proje, Istanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dilay Çelebi ve Görkem Kerem tarafından yürütülmektedir. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de Hyperloop teknolojisinin kullanılabilme olasılığı oldukça heyecan verici bir haberdir. Lojistikte yenilikçi teknolojiler kullanımında öncü bir vizyona sahip olan UTİKAD, geleceğin lojistiğinin bu çığır açan alanında çalışmaları takip etmek, yönetmek ve yürütmek için çeşitli çalışma grupları, endüstri üyeleri ve akademisyenlerin temsilcilerinden oluşan bir Hyperloop Odak Grubu oluşturmuştur. Hyperloop Odak Grubu; sektörün, akademisyenlerin ve hükümet yetkililerinin daha geniş katılımıyla 28 Nisan 2021’de kapsamlı bir çevrimiçi çalıştay planlanmıştır.UTİKAD ve Hardt Global tarafından desteklenen, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilay Çelebi ile Görkem Kerem tarafından yürütülen “Türkiye’de Potansiyel Cargoloop Rotalarının Belirlenmesi” isimli projenin ilk aşamasında elde edilen çıktıları paylaşmak için 28 Nisan 2021 tarihinde 10.00 – 13.00 saatleri arasında Zoom platformu üzerinden çevrimiçi bir çalıştay düzenlenecektir. Çevrimiçi çalıştayda Cargoloop’un Türkiye’ye etkin entegrasyonu için fikirler üretilecek, çalışma sonuçları değerlendirelecek ve bu yeni ulaştırma türü kamu idaresi, akademi ve sanayi bakış açısından ele alınacaktır. Söz konusu proje kapsamında gerçekleştirilecek çalıştayın dili İngilizce olup LCV için Prof. Dr. Dilay Çelebi ile celebid@itu.edu.tr adresinden irtibata geçilmesi gerekmektedir. Çalıştay Bağlantı Bilgileri: Meeting ID: 910 9473 1647Şifre: 276717 Türkiye’de lojistik sektörünün gelişimi açısından değerli sonuçlar elde edileceğini umduğumuz çalıştayda siz değerli üyelerimizi de aramızda görmekten onur duyarız.























