2026 MART AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ
Mart 2026 konut ve iş yeri satış istatistikleri, Türkiye’de gayrimenkul piyasasının hem talep hem de finansman kanalları açısından ayrışan bir yapıya doğru ilerlediğini gösteriyor. Özellikle ipotekli satışlardaki güçlü artış dikkat çekerken, ikinci el konut ve iş yeri satışlarındaki gerileme piyasanın daha seçici ve finansmana bağımlı hale geldiğine işaret ediyor. Genel tablo, toplam satışlarda sınırlı bir daralma ile birlikte segment bazlı farklı yönlü hareketlerin belirginleştiği bir döneme girildiğini ortaya koyuyor.
KONUT SATIŞLARINDA SINIRLI GERİLEME, YAPISAL DEĞİŞİM
Türkiye genelinde mart ayında toplam konut satışları 113 bin 367 adet olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre %2,1 oranında düşüşe işaret ediyor. Yılın ilk çeyreği birlikte değerlendirildiğinde ise satışların 349 bin 396 seviyesinde olduğu ve yıllık bazda neredeyse yatay bir görünüm sergilediği görülüyor.
Piyasanın iç dinamiklerine bakıldığında ise belirgin bir ayrışma dikkat çekiyor. İlk el konut satışları mart ayında 35 bin 725 adet ile yıllık bazda %1,3 artış gösterdi. Buna karşılık ikinci el konut satışları 77 bin 642 adet ile %3,6 oranında geriledi. Toplam konut satışlarının yaklaşık üçte biri ilk el, üçte ikiden fazlası ise ikinci el satışlardan oluşuyor. Bu yapı, Türkiye konut piyasasında hâlen ikinci el stokun baskın rolünü koruduğunu ortaya koyuyor.
İlk el satışlardaki sınırlı artış, yeni konut üretiminin hâlâ talep tarafından tamamen karşılanamadığını veya üretim tarafının kontrollü ilerlediğini düşündürüyor. Buna karşın ikinci el piyasadaki gerileme, fiyat beklentileri ile alım gücü arasındaki uyumsuzluğun devam ettiğine işaret ediyor.
İPOTEKLİ SATIŞLARDA SERT SIÇRAMA: FİNANSMAN ETKİSİ
Mart verilerinin en dikkat çekici başlığı ipotekli satışlar oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları 25 bin 978 adede yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre %35,9 gibi oldukça güçlü bir artış gösterdi. Toplam satışlar içinde ipotekli işlemlerin payı %22,9 seviyesine çıktı.
Bu artış, finansman koşullarındaki göreli iyileşme ya da krediye erişimdeki artış eğiliminin piyasaya doğrudan yansıdığını gösteriyor. Özellikle konut kredisi kanalının yeniden aktif hale gelmesi, talebin önemli bir kısmının yeniden finansmana dayalı olarak şekillendiğini ortaya koyuyor.
Buna karşılık “diğer satışlar” kategorisi 87 bin 389 adet ile %9,6 oranında geriledi. Bu durum, nakit alım gücüne dayalı işlemlerin zayıfladığını, piyasadaki hareketliliğin giderek daha fazla kredi mekanizmasına bağlı hale geldiğini gösteriyor.
MEVSİMSEL VERİLERDE YAVAŞLAMA SİNYALİ
Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış veriler, piyasanın kısa vadeli momentumunda da zayıflama olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre ilk el konut satışları aylık bazda %9,6, ikinci el satışlar ise %5,5 oranında geriledi. Yıllık bazda da her iki segmentte düşüş görülmesi, konut piyasasında kısa vadeli ivme kaybının sürdüğünü gösteriyor.
Bu tablo, özellikle fiyat seviyeleri ve kredi maliyetleri arasındaki dengenin hâlâ tam olarak sağlanamadığını düşündürüyor. Alıcı tarafında bekle-gör eğilimi devam ederken, satıcı tarafında fiyat esnekliği sınırlı kalıyor.
YABANCI ALICILARDA GERİLEME SÜRÜYOR
Mart ayında yabancılara yapılan konut satışları 1.353 adet ile yıllık bazda %20 oranında düşüş gösterdi. Toplam satışlar içindeki pay %1,2 seviyesinde kaldı. Ocak-Mart döneminde ise yabancıya satışlar %14,9 oranında azalarak 4 bin 165 adet oldu.
Ülke bazında bakıldığında Rusya Federasyonu vatandaşları 229 satış ile ilk sırada yer alırken, İran (130) ve Almanya (84) onları takip etti. Yabancı talebindeki bu zayıflama, küresel ekonomik koşullar, döviz hareketleri ve Türkiye’deki fiyat seviyelerinin yabancı yatırımcı açısından daha temkinli bir algı oluşturduğunu düşündürüyor.
İŞ YERİ PİYASASINDA DAHA SERT DARALMA
Konut piyasasına kıyasla iş yeri satışlarında daha belirgin bir gerileme dikkat çekiyor. Türkiye genelinde mart ayında toplam iş yeri satışları 13 bin 499 adet olarak gerçekleşti ve yıllık bazda %10,5 oranında düşüş kaydedildi. Yılın ilk üç ayında ise toplam iş yeri satışları %8,3 geriledi.
Segment bazında bakıldığında ilk el iş yeri satışları 3 bin 787 adet ile %5,4, ikinci el iş yeri satışları ise 9 bin 712 adet ile %12,3 oranında azaldı. Bu tablo, ticari gayrimenkul tarafında talep daralmasının konuta göre daha derin olduğunu ortaya koyuyor.
İş yeri piyasasında ekonomik büyüme beklentileri, işletme maliyetleri ve yatırım iştahı doğrudan belirleyici olduğu için bu segment genellikle daha hızlı reaksiyon verir. Mart verileri, ticari alanda temkinli bir yatırım davranışının öne çıktığını gösteriyor.
İŞ YERİ KREDİLİ SATIŞLARDA TERS YÖNLÜ HAREKET
İlginç bir şekilde iş yeri tarafında ipotekli satışlar %60,1 gibi yüksek bir artış göstererek 698 adede yükseldi. Buna karşılık diğer satışlar %12,6 oranında geriledi. Bu durum, konut piyasasında olduğu gibi ticari gayrimenkulde de finansmana dayalı işlemlerin arttığını ancak toplam hacmin daraldığını gösteriyor.
Yani piyasada kredi kullanımı artarken, genel talep tabanı daralmış durumda. Bu da daha seçici ve proje bazlı bir yatırım eğilimine işaret ediyor.
GENEL DEĞERLENDİRME: SEÇİCİ PİYASA DÖNEMİ
Mart 2026 verileri, Türkiye gayrimenkul piyasasında üç temel eğilimi öne çıkarıyor. Birincisi, toplam satışlarda yatay-sınırlı gerileme ile birlikte piyasanın doygunluk ve fiyat uyum arayışına girmesi. İkincisi, ipotekli satışlardaki güçlü artış ile finansmanın yeniden belirleyici faktör haline gelmesi. Üçüncüsü ise ikinci el konut ve iş yeri piyasasında daha belirgin bir zayıflama yaşanması.
Bu görünüm, piyasanın artık tek yönlü bir genişleme döneminde olmadığını; bunun yerine finansman koşulları, fiyat seviyeleri ve beklentiler arasında hassas bir denge arayışına girdiğini gösteriyor. Özellikle önümüzdeki aylarda kredi koşulları ve faiz patikası, konut ve ticari gayrimenkul piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Genel çerçevede Mart 2026 verileri, “büyüyen ama yavaşlayan ve daha seçici hale gelen bir gayrimenkul piyasası” tablosu çiziyor.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar







