2026 ŞUBAT AYI DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Şubat 2026 Dış Ticaret Endeksleri, dış ticaret dengesinde dikkat çekici bir yapısal ayrışmaya işaret ediyor. Veriler, ihracatta birim fiyatların yükseldiğini ancak miktar bazında belirgin bir gerileme yaşandığını; ithalatta ise daha sınırlı fiyat artışına karşılık düşük oranlı bir miktar artışı görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, Türkiye’nin dış ticaretinde “fiyat kaynaklı gelir artışı – miktar kaynaklı daralma” ikilemini yeniden gündeme taşıyor.
Genel çerçevede ihracat birim değer endeksi %12,7 artarken, ihracat miktar endeksi %9,9 oranında geriledi. İthalat tarafında ise birim değer endeksi %5,0 artış gösterirken, miktar endeksi yalnızca %0,4 gibi sınırlı bir yükseliş kaydetti. Bu fark, dış ticaret hadlerinin belirgin şekilde iyileştiğini ortaya koyuyor.
İHRACATTA FİYATLAR YÜKSELİYOR, HACİM KÜÇÜLÜYOR
Şubat 2026 verilerinin en kritik başlığı ihracat performansındaki ayrışma oldu. İhracat birim değer endeksindeki %12,7’lik artış, Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerde fiyatların yükseldiğini gösteriyor. Bu artış özellikle imalat sanayinde daha belirgin: imalat sanayi (gıda, içecek ve tütün hariç) birim değer endeksi %13,3 yükseldi.
Ancak aynı dönemde ihracat miktar endeksinin %9,9 düşmesi, bu fiyat artışlarının hacim kaybıyla dengelendiğini ortaya koyuyor. Yani Türkiye daha pahalı ihraç ediyor ancak daha az satıyor.
Alt kırılımlar bu tabloyu daha da netleştiriyor:
- Gıda, içecek ve tütün ihracatı miktar olarak %13,8 azaldı
- Ham maddelerde (yakıt hariç) %8,4 düşüş yaşandı
- Yakıt ihracatında ise sert bir gerileme dikkat çekti: %35,6
- İmalat sanayinde %6,7’lik bir miktar kaybı var
Bu veriler, küresel talep zayıflaması ve bölgesel ticaret daralmalarının Türkiye’nin ihracat hacmini baskıladığını gösteriyor. Özellikle enerji ve yakıt kalemindeki sert düşüş, dış talep koşullarının yanı sıra fiyat oynaklığının da etkili olduğunu düşündürüyor.
İTHALATTA DENGELİ AMA ZAYIF HAREKET
İthalat tarafı ihracata kıyasla daha durağan bir görünüm sergiliyor. İthalat birim değer endeksi %5 artarken, ithalat miktar endeksi sadece %0,4 yükseldi. Bu durum, Türkiye’nin ithalatının fiyatlardan etkilenmeye devam ettiğini ancak talep tarafında güçlü bir genişleme olmadığını gösteriyor.
Alt kalemlerde ise farklı eğilimler öne çıkıyor:
- İmalat sanayi ithalatı %7,8 artışla dikkat çekiyor
- Ham maddelerde (yakıt hariç) miktar %3,6 artmış durumda
- Gıda, içecek ve tütünde %2,5’lik düşüş var
- Yakıt ithalatı %5,6 gerilemiş durumda
Özellikle yakıt ithalatındaki düşüş, hem enerji fiyatlarının küresel ölçekteki değişimi hem de iç talepteki yavaşlamaya işaret ediyor olabilir. Buna karşılık imalat sanayi ithalatındaki artış, üretim süreçlerinin devam ettiğini ve ara malı talebinin sürdüğünü gösteriyor.
DIŞ TİCARET HADLERİNDE BELİRGİN İYİLEŞME
Şubat 2026’nın en olumlu göstergesi dış ticaret hadlerindeki yükseliş oldu. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine oranı ile hesaplanan dış ticaret hadleri, 2025 Şubat’ta 86,4 iken 2026 Şubat’ta 92,7’ye yükseldi.
Bu 6,3 puanlık artış, Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerin fiyat avantajının ithalata kıyasla güçlendiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle Türkiye, aynı miktarda ithalatı finanse etmek için daha az ihracat yapma durumuna doğru ilerliyor.
Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Bu iyileşme sürdürülebilir mi, yoksa geçici fiyat hareketlerinin bir sonucu mu?
SEKTÖREL GÖRÜNÜM: İMALAT ÖNE ÇIKIYOR, YAKIT GERİLİYOR
Sektörel dağılım, dış ticaretin yapısal dönüşümünü net biçimde ortaya koyuyor. İmalat sanayi hem ihracat hem ithalat tarafında en dinamik alan olmaya devam ediyor. İhracatta %13,3’lük birim değer artışı, Türkiye’nin sanayi ürünlerinde fiyatlama gücünü koruduğunu gösteriyor.
Buna karşılık yakıt kalemi hem ihracatta hem ithalatta zayıf bir performans sergiliyor. İhracatta miktar bazlı %35,6’lık sert düşüş, bu alandaki kırılganlığı artırıyor.
Gıda ve hammaddelerde ise daha dengeli ama negatif ağırlıklı bir tablo söz konusu. Özellikle ihracat miktarındaki düşüş, üretim ve dış talep koşullarının birlikte baskı yarattığını düşündürüyor.
MEVSİMSEL VERİLER: SINIRLI HAREKETLİLİK
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere bakıldığında, dış ticaretin kısa vadede yatay bir seyir izlediği görülüyor. İhracat miktar endeksi şubat ayında 138,9’dan 138,8’e gerileyerek %0,1’lik sınırlı bir düşüş kaydetti. İthalat miktar endeksi ise %0,9 artarak 127,9’a yükseldi.
Bu tablo, kısa vadede dış ticaret hacminde belirgin bir ivmelenme olmadığını, piyasanın daha çok fiyat hareketleri üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor.
GENEL DEĞERLENDİRME: FİYAT KAZANCI, HACİM KAYBI
Şubat 2026 dış ticaret verileri birlikte değerlendirildiğinde üç temel sonuç öne çıkıyor:
Birincisi, ihracatta fiyat artışı güçlü ancak miktar kaybı belirgin. Bu durum, küresel talep koşullarının Türkiye’nin ihracat hacmini baskıladığını gösteriyor.
İkincisi, ithalat tarafında daha dengeli bir yapı var. Ne güçlü bir talep artışı ne de sert bir daralma görülüyor. Bu da iç ekonomik aktivitenin kontrollü bir seyir izlediğine işaret ediyor.
Üçüncüsü ve en kritik nokta, dış ticaret hadlerindeki iyileşme. Bu iyileşme kısa vadede cari denge açısından olumlu bir sinyal olsa da ihracat miktarındaki düşüş sürdüğü takdirde orta vadede büyüme üzerinde baskı oluşturabilir.
SONUÇ: KIRILGAN DENGE SÜRÜYOR
Şubat 2026 dış ticaret endeksleri, Türkiye ekonomisinin dış ticarette “fiyat avantajı kazanırken hacim kaybettiği” bir döneme girdiğini gösteriyor. Bu yapı kısa vadede dış ticaret hadlerini iyileştirerek olumlu bir tablo sunsa da sürdürülebilir büyüme açısından ihracat miktarındaki gerileme kritik bir risk alanı olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki aylarda belirleyici olacak unsur, küresel talebin seyri ve sanayi üretimindeki toparlanma kapasitesi olacak. Eğer ihracat miktarındaki daralma durdurulamazsa, fiyat artışlarının sağladığı avantaj sınırlı kalabilir.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar







