ÇİNLİ VE RUS İNTERNET DEVLERİ GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR
Çinli e-ticaret devi Alibaba ile Rusya’nın önde gelen teknoloji şirketleri, ortak e-ticaret şirketi kuracak. Çinli Alibaba Grubu ile Rus şirketleri Megafon, Mail.ru ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF), Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nda (BDT) faaliyet gösterecek en büyük e-ticaret şirketini kuracak. Rusya’nın Vladivostok kentinde düzenlenen Doğu Ekonomi Forumu’nda Alibaba, Megafon, Mail.ru ve RDIF yetkilileri tarafından ortaklık anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında başlangıç değeri 2 milyar dolar olması beklenen ortaklıkla, Rusya ve BDT’te faaliyet gösterecek en büyük e-ticaret şirketinin kurulması hedeflenirken, AliExpress şirketinin de Rusya’daki mevcut işleri söz konusu ortak girişime dahil edilecek. Anlaşma ile Rusya’nın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden Megafon, yine ülkenin en büyük internet şirketlerinden Mail.ru’daki yüzde 10’luk hissesini, AliExpress Rusya’daki yüzde 24’lük hisse karşılığında Alibaba Grubu’na devredecek. Rusya’nın e-ticaret sektöründe yapılan “en büyük” anlaşmanın, 2019’un ilk çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanıyor. AliExpress Rusya’daki hisse dağılımında Megafon’un yüzde 24, Mail.ru’nun yüzde 15 ve RDIF’in yüzde 13’lük payları olacak. Kaynak: ulasimonline.com
LOJİSTİKTE DİJİTALLEŞME VE E-TİCARET
2020 yılına damgasını vuran koronavirüs pandemisinin olumsuz etkilerinin hissedildiği sektörlerin başında küresel lojistik sektörü gelmektedir. Çin’deki üretim faaliyetlerinin durdurulması ve yavaşlatılması Çin odaklı küresel arz-talep dengesi üzerinde daha önce benzeri görülmemiş bir baskı yarattı. Hammadde tedariki konusunda dünya ekonomilerinin daha önce nispeten sorunsuz işleyen küresel tedarik zinciri sayesinde ithal girdi ihtiyaçları ile hedef pazarlarının talepleri öngörülebilir ve planlanabilir iken, koronavirüs pandemisinin getirmiş olduğu belirsizlik tedarik zincirinin üreticiler, dağıtıcılar, alıcılar, lojistik hizmet sağlayıcılar, depocular vb. gibi unsurlarını geciken sevkiyatlar, artış gösteren lojistik maliyetler ve finansal mutabakatlardaki gecikmeler sebebiyle öngörülmesi ve planlanması zor bir süreç ile karşı karşıya bıraktı. Koronavirüs pandemisine yönelik alınan karantina ve sokağa çıkma yasakları gibi önlemler ile birlikte virüsten korunma amacıyla kalabalık ve kapalı alanlardan kaçınan tüketiciler pandemi öncesi alışveriş merkezleri, marketler ve perakende mağazalarına fiziki olarak giderek karşıladıkları ihtiyaçlarını e-ticaret altyapısı kullanarak gidermeyi tercih ettiler. OECD verileri Birleşik Krallık ve ABD’de perakende satışlarda e-ticaret payının özellikle koronavirüs pandemisinin etkilerinin küreselleştiği 2020 yılı başında yükselişe geçtiğini göstermektedir. 2019 yılının son çeyreğinde perakende satış içerisinde e-ticaretin payı ABD için yaklaşık yüzde 12, Birleşik Krallık için ise yaklaşık yüzde 21 iken 2020 yılının ikinci çeyreğinde bu oran ABD için yaklaşık yüzde 16, Birleşik Krallık için ise yaklaşık yüzde 32’ye yükseldi. Koronavirüs salgınının ekonomik olumsuzluklarını azaltmak için ticareti kolaylaştırmanın önemli bir zorunluluk olduğu tüm dünyada kabul edilmektedir. İçinde bulunduğumuz bu süreçte dünyanın önde gelen kurum ve kuruluşlarının gündemlerine aldıkları ticareti kolaylaştırma konusunda ülkemizde ticari faaliyetlerin kolaylaştırılması, bu amaca hizmet eden kurumlara destek verilmesi, bu yönde bir farkındalık oluşturulması geniş kapsamlı bir yaklaşım ile mümkün olabilecektir. Bu çerçevede ülkemizde de T.C. Ticaret Bakanlığı himayesinde Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi 2017 yılında kurulmuştur. UTİKAD olarak komitenin kurulduğu günden bu yana aktif rol üstleniyor, ticaretin uluslararası standartlarda yapılması için ülkemizin ve sektörlerin yararına atılması gereken kolaylaştırıcı adımlara yönelik önerilerimizi sunmaya devam ediyoruz. Pandemiyle birlikte hem ülke ekonomilerini koruyacak hem de ticaret ve lojistik akışları kolaylaştıracak bu çalışmaların pandeminin olumsuz etkilerini hafifletmede büyük rol oynayacağı düşüncesindeyiz. Bu konuyla ilgili olarak 2019 yılında UTİKAD E-Ticaret Odak Grubu’nun çalışmaları neticesinde hazırlanan ”Türkiye’de E-Ticaret ve E-İhracat Gelişim Potansiyeli ve Lojistik Süreçler Raporu”nu kamuoyu ile paylaşmıştık. UTİKAD internet sitesi üzerinden dijital olarak yayınlanan rapor; özellikle KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracata girişinin kolaylaştırılması ve e-ihracatın önündeki engellerin aşılmasına yönelik çözüm önerileri oluşturmayı hedefliyordu. Bugün geldiğimiz noktada ise; pandemi sonrası gelişen dinamikler nedeniyle UTİKAD E-Ticaret Odak Grubu tarafından güncellenme çalışmalarının sürdüğünden bahsetmek gerekiyor. Aynı zamanda UTİKAD olarak TOBB’un e-ticaret meclisinde e-ticaret lojistiği faaliyetleri yürüten üyelerini temsilen görev almakta ve çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Son olarak; Türkiye’nin konumunun stratejik öneminin ve küresel bir hub olabilmesi için yapılması gerekenlerin altını çizmeye devam edeceğimizi belirtmek isterim. Sektörümüzün hızla dijitalleşmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve tabii ki gümrüklerimizde küresel entegrasyonun tamamlanması için fikirlerimizi ve projelerimizi kamuya iletmeyi sürdüreceğiz.Emre EldenerUTİKAD Yönetim Kurulu BaşkanıEkovitrin Dergisi Mart 2021
TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDA E-TİCARET MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI
Ticaret Bakanı Pekcan ve Azerbaycan Ekonomi Bakanı Cabbarov, Türkiye ile Azerbaycan arasında e-Ticaret Mutabakat Zaptı’na imza attı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov’la Türk ve Azerbaycanlı iş dünyasındaki STK başkanlarıyla yuvarlak masa toplantısına katıldı. Pekcan, toplantıda yaptığı konuşmada, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’da elde ettiği başarıdan gurur duyduklarını, bugün iş dünyası ve hükümet temsilcileri olarak sahadaki başarıları ekonomik başarılarla taçlandırabilmek için bir araya geldiklerini söyledi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması’nın 1 Mart 2021’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Pekcan, “İkili ticaretimizin derinleşip çeşitlenmesi önemli. Bu anlaşmanın kapsamını genişletmek için çalışmalara başladık. Fakat tek millet vizyonu ile yola çıkarak tek pazar olarak yola devam edip Serbest Ticaret Anlaşması ile tamamlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda ekonomik ilişkilerde en kapsamlı iş birliğini sağlamalı, fırsatları birlikte en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleşmesi bölge ekonomisi için de çok şey ifade edecektir. Ayrıca, Türkiye ile Azerbaycan arasında artan ekonomik iş birliği, Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetler ile olan etkileşimimizi de birlikte güçlendirecektir. Bu şekilde, hem ikili hem de bölgesel bir anlayışla, ekonomik iş birliğimizi stratejik bir biçimde ilerletmek için çalışmalarımızı müştereken sürdürmeliyiz.” dedi. Pekcan, Türkiye’nin AB ile mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının önemli olduğu kadar Azerbaycan’ın da üçüncü ülkelerle olan mevcut tercihli ticaret düzenlemelerini son derece önemli gördüklerini, özellikle Ukrayna, Gürcistan ve Bağımsız Devletler Topluluğu coğrafyası gibi pazarlara giriş ve bu pazarlarla etkileşim açısından Azerbaycan’ın yatırımcılara sağladığı avantajın farkında olduklarını ifade etti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki karşılıklı yatırım ilişkilerinin oldukça memnun edici bir seviyede olduğunu söyleyen Pekcan, yatırımların daha da artması için hükümetler olarak her türlü desteği vermeye devam edeceklerini, bunun için “road show”lar düzenleyeceklerini bildirdi. Pekcan, Azerbaycan’ın Karabağ’da kazandığı zaferin Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinde her anlamda yeni bir açılım imkanı doğurduğunu, ikili ticaret, yatırımlar ve lojistikte yeni fırsatlar ortaya çıkardığını belirtti. 1 Nisan’da iki ülke arasında kimlikle geçiş sürecinin başladığını hatırlatan Pekcan, “Biz devlet olarak size her türlü kolaylığı sağlayacağız ama sizin de rol almanız gerekiyor. Bu yeni dönemi ve getirdiği fırsatları değerlendirme noktasında iş dünyamıza çok önemli rol düşmektedir. İşgal altından kurtarılan bölgelerdeki alt ve üstyapı projeleri, bu bölgelerde yapılacak yeni yatırımlar ve fabrikalar ile birlikte ticari faaliyetlerin artırılması, ortaya çıkan lojistik fırsatlar, ‘Orta-Koridor’ olarak nitelendirilen rotanın daha aktif kullanımı ve Azerbaycan’ın lojistikteki öneminin güçlendirilmesi gibi konular yeni dönemde, proaktif bir yaklaşımla üzerinde durmamız ve sonuç almamız gereken alanlardır. Hep birlikte, yakın iş birliği ve eşgüdüm halinde bu işi başarmalıyız, başaracağız.” şeklinde konuştu. Pekcan, hem Türkiye hem Azerbaycan devlet yetkililerinin ilişkileri geliştirme konusunda aynı görüşte olduğunu belirterek “Ticaretin kolaylaştırılması, gümrük ve lojistik alanlarındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların karşılıklı artırılması gibi önemli gündem konuları çerçevesinde pek çok teknik hususu ele alıyoruz, çözüme kavuşturmak konusunda hemfikiriz.” diye konuştu. Bugün imzalanan e-Ticaret Mutabakat Zaptı’nın önemine de değinen Pekcan, “e-Ticaret gibi yenilikçi alanlar üzerinde çalışarak ilişkilerimizin geleceğine de yatırım yapıyoruz. Bizim amacımız (mutabakat zaptını) dijital ekonomik ortaklık anlaşması haline getirmek. Bu yönde de çalışmalarımıza hemen başlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu. – “Ekonomik ilişkileri yepyeni bir boyuta taşıyabiliriz” Pekcan, iş dünyasından gelecek her türlü talep ve öneriye açık olduklarına işaret ederek şunları kaydetti: “Ülkelerimiz arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde yeni bir döneme girdik. Tercihli Ticaret Anlaşmamızın yürürlüğe girmesi, kapsamının genişlemesi, Karabağ zaferinin getirdiği yeni imkanlar, Karabağ’da yapılacak yeni yatırımları, pandemi sürecinin küresel ekonomide yarattığı dönüşüm…












