İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Grub Karaca Doo ve Cevdet Akif USTA CQC Eğitim ve Danışmanlık’tan Balkanlar’da Stratejik İş Birliği Belgrad / İstanbul – Grub Karaca Doo ile Cevdet Akif USTA CQC Eğitim ve Danışmanlık arasında, Balkan coğrafyasında sürdürülebilir kalkınmayı ve bölgesel ticareti desteklemeyi hedefleyen stratejik bir iş birliği anlaşması imzalanmıştır. Bu iş birliği kapsamında; Sırbistan, Arnavutluk, Kosova, Bosna-Hersek ve Karadağ sınırları içerisinde yer alan ülkelerde yeni şehir projeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları ve büyük ölçekli altyapı yatırımları başta olmak üzere çok sayıda stratejik proje alanında ortak çalışmalar yürütülecektir. Anlaşma çerçevesinde;Sıfır arsa alımı ve geliştirilmesi,Kat karşılığı konut ve ticari projeler,Devlet destekli konut projeleri,Yarım kalan konut ve altyapı projelerinin tamamlanması,Enerji projeleri ve GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımları,Devlet ve belediyelere ait altyapı yatırımları,İnşaat ve yapı malzemeleri firmalarının satış ve pazarlama faaliyetleri gibi birçok alanda sektörel analiz, fizibilite, proje geliştirme ve yatırım danışmanlığı hizmetleri sunulacaktır. İş birliği aynı zamanda, ilgili ülkelerdeki ticari fırsatların değerlendirilmesi, tedarik zincirinin hızlandırılması, e-ticaret ve e-ihracat altyapılarının geliştirilmesi, yerel üretimin teşvik edilmesi ve yerel markaların oluşturulması hedeflerini de kapsamaktadır. Bu doğrultuda, Türk ve bölgesel firmaların Balkan pazarlarına daha hızlı, etkin ve sürdürülebilir biçimde erişimi sağlanacaktır. Grub Karaca Doo’nun bölgedeki güçlü saha tecrübesi ve yerel ağları ile Cevdet Akif USTA CQC Eğitim ve Danışmanlık’ın proje geliştirme, stratejik planlama ve uluslararası danışmanlık alanındaki uzmanlığı bir araya getirilerek, kamu ve özel sektör için katma değerli, uzun vadeli ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilecektir. Taraflar, bu stratejik ortaklığın Balkanlar’da ekonomik kalkınmaya, istihdam artışına ve bölgesel iş birliklerinin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını vurgulamıştır. iletişim için +90 532 466 60 68 – CEVDET AKIF USTA
ÇİN, BU YIL 15 LOJİSTİK MERKEZİ KURACAK
Çin, ülke çapında bir lojistik aktarma merkezi ağı kurma çabası bağlamında bu yıl 15 kadar ulusal lojistik merkezi oluşturmaya başlayacak. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Ulaştırma Bakanlığı’nın açıkladığı yeni uygulama planına göre, ulusal lojistik merkezler, mevcut lojistik merkezler arasında sağlam alt yapıya sahip olan, güçlü piyasa talebi ve büyüme potansiyeline sahip bölgelere inşa edilecek. Her iki bakanlık ulusal lojistik merkezlerin ilk bölümünün lokasyonlarını, kalkınma taleplerini esas olarak saptayacak. Bunlar örneğin Yangtze Nehri ekonomik kuşağı ve yerel yönetimlerin planları gibi ulusal strateji talepleri olarak belirlenecek. Çin, 2020’ye değin takriben 30 ve 2025’te de 150 yeni lojistik merkez kurmayı amaçlıyor. Bu verilere göre, yılda toplam lojistik giderlerin GSYİH (gayrı safi yurt içi hasıla)ya oranı yüzde 12 dolayına düşmüş olacak. Ülkenin lojistik hacmi 2018’de, bir önceki yıla oranla yüzde 6,4 artarak, 283,1 trilyon yuan (42,14 trilyon ABD doları) tutarına ulaştı. Toplam lojistik giderlerin GSYİH’ye oranı yüzde 14.8 seviyesindeydi. Kaynak: transmedya.com
ÇİN, ABD’Yİ GEÇEREK AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BİR NUMARALI TİCARİ PARTNERİ OLDU
Çin, ABD’yi geçerek Avrupa Birliği’nin bir numaralı ticari partneri oldu banner157 Çin, Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) sollayarak, 2020’de Avrupa Birliği’nin (AB) birinci ticari partneri oldu. Bu konumu Çin, ekonomisinin Covid-19 salgınından Batılı partnerlerine kıyasla daha hızlı kurtulup onlardan daha önce canlanmasına borçlu. Avrupa İstatistik Enstitüsü’nün (Eurostat) açıkladığı verilere göre, geçtiğimiz yılın bütünü itibarıyla Çin’in Avrupa Birliği ile ticareti, ihracatın ve ithalatın toplamı olarak 586 milyar dolara ulaştı. AB’nin ABD ile ticaret hacmi 555 milyar dolarda kaldı. Dolayısıyla Eurostat, bildirisinde Çin’in 2020 yılında AB’nin baş partneri olduğunu vurguladı. Eurostat’ın verilerine göre bu sonuç, AB’nin Çin’den yaptığı ithalatın 2020’de, bir yıl öncesine kıyasla yüzde 5,6; Çin’e yaptığı ihracatın da yine aynı dönemler kıyaslandığında yüzde 2,2 artmış olmasından kaynaklanıyor. Yine 2019 ile 2020 arasında AB’nin ABD’den ithalatı yüzde 13,2; ihracatı yüzde 8,2 oranlarında düştü. Geçen yılın ilk çeyreğinde Covid-19 pandemisi nedeniyle gerilemiş olan Çin ekonomisi, daha sonra hızla toparlanmakla kalmadı, yıl sonunda bir yıl öncesinin düzeyini bile aştı. Bu suretle Çin, Avrupa’dan özellikle otomobil ve lüks ürün sektöründe alımları artırdı. Çin’in Avrupa’ya ihracatı ise tıbbi ekipman ve elektronik ürünlerde odaklanan yoğun bir taleple karşılaştı. Dolayısıyla AB’nin Çin’e karşı dış ticaret açığı 2019’daki 164,7 milyar Euro’luk değeri 2020’de 181 milyara çıktı. Aynı sürede AB’nin ABD’ye karşı dış ticaret fazlası yaklaşık 151 milyar Euro düzeyinde sabitleşti. AB’nin üçüncü büyük dış ticaret partneri ise Çin ve ABD’den sonra birlikten ayrılan Birleşi Krallık oldu. Ancak AB’nin bu ülkeye ihracatı geçen yıl yüzde 13,2; ithalatı ise yüzde 13,9 oranında azaldı. Kaynak: transmedya.com
TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDA E-TİCARET MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI
Ticaret Bakanı Pekcan ve Azerbaycan Ekonomi Bakanı Cabbarov, Türkiye ile Azerbaycan arasında e-Ticaret Mutabakat Zaptı’na imza attı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov’la Türk ve Azerbaycanlı iş dünyasındaki STK başkanlarıyla yuvarlak masa toplantısına katıldı. Pekcan, toplantıda yaptığı konuşmada, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’da elde ettiği başarıdan gurur duyduklarını, bugün iş dünyası ve hükümet temsilcileri olarak sahadaki başarıları ekonomik başarılarla taçlandırabilmek için bir araya geldiklerini söyledi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması’nın 1 Mart 2021’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Pekcan, “İkili ticaretimizin derinleşip çeşitlenmesi önemli. Bu anlaşmanın kapsamını genişletmek için çalışmalara başladık. Fakat tek millet vizyonu ile yola çıkarak tek pazar olarak yola devam edip Serbest Ticaret Anlaşması ile tamamlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda ekonomik ilişkilerde en kapsamlı iş birliğini sağlamalı, fırsatları birlikte en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleşmesi bölge ekonomisi için de çok şey ifade edecektir. Ayrıca, Türkiye ile Azerbaycan arasında artan ekonomik iş birliği, Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetler ile olan etkileşimimizi de birlikte güçlendirecektir. Bu şekilde, hem ikili hem de bölgesel bir anlayışla, ekonomik iş birliğimizi stratejik bir biçimde ilerletmek için çalışmalarımızı müştereken sürdürmeliyiz.” dedi. Pekcan, Türkiye’nin AB ile mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının önemli olduğu kadar Azerbaycan’ın da üçüncü ülkelerle olan mevcut tercihli ticaret düzenlemelerini son derece önemli gördüklerini, özellikle Ukrayna, Gürcistan ve Bağımsız Devletler Topluluğu coğrafyası gibi pazarlara giriş ve bu pazarlarla etkileşim açısından Azerbaycan’ın yatırımcılara sağladığı avantajın farkında olduklarını ifade etti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki karşılıklı yatırım ilişkilerinin oldukça memnun edici bir seviyede olduğunu söyleyen Pekcan, yatırımların daha da artması için hükümetler olarak her türlü desteği vermeye devam edeceklerini, bunun için “road show”lar düzenleyeceklerini bildirdi. Pekcan, Azerbaycan’ın Karabağ’da kazandığı zaferin Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinde her anlamda yeni bir açılım imkanı doğurduğunu, ikili ticaret, yatırımlar ve lojistikte yeni fırsatlar ortaya çıkardığını belirtti. 1 Nisan’da iki ülke arasında kimlikle geçiş sürecinin başladığını hatırlatan Pekcan, “Biz devlet olarak size her türlü kolaylığı sağlayacağız ama sizin de rol almanız gerekiyor. Bu yeni dönemi ve getirdiği fırsatları değerlendirme noktasında iş dünyamıza çok önemli rol düşmektedir. İşgal altından kurtarılan bölgelerdeki alt ve üstyapı projeleri, bu bölgelerde yapılacak yeni yatırımlar ve fabrikalar ile birlikte ticari faaliyetlerin artırılması, ortaya çıkan lojistik fırsatlar, ‘Orta-Koridor’ olarak nitelendirilen rotanın daha aktif kullanımı ve Azerbaycan’ın lojistikteki öneminin güçlendirilmesi gibi konular yeni dönemde, proaktif bir yaklaşımla üzerinde durmamız ve sonuç almamız gereken alanlardır. Hep birlikte, yakın iş birliği ve eşgüdüm halinde bu işi başarmalıyız, başaracağız.” şeklinde konuştu. Pekcan, hem Türkiye hem Azerbaycan devlet yetkililerinin ilişkileri geliştirme konusunda aynı görüşte olduğunu belirterek “Ticaretin kolaylaştırılması, gümrük ve lojistik alanlarındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların karşılıklı artırılması gibi önemli gündem konuları çerçevesinde pek çok teknik hususu ele alıyoruz, çözüme kavuşturmak konusunda hemfikiriz.” diye konuştu. Bugün imzalanan e-Ticaret Mutabakat Zaptı’nın önemine de değinen Pekcan, “e-Ticaret gibi yenilikçi alanlar üzerinde çalışarak ilişkilerimizin geleceğine de yatırım yapıyoruz. Bizim amacımız (mutabakat zaptını) dijital ekonomik ortaklık anlaşması haline getirmek. Bu yönde de çalışmalarımıza hemen başlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu. – “Ekonomik ilişkileri yepyeni bir boyuta taşıyabiliriz” Pekcan, iş dünyasından gelecek her türlü talep ve öneriye açık olduklarına işaret ederek şunları kaydetti: “Ülkelerimiz arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde yeni bir döneme girdik. Tercihli Ticaret Anlaşmamızın yürürlüğe girmesi, kapsamının genişlemesi, Karabağ zaferinin getirdiği yeni imkanlar, Karabağ’da yapılacak yeni yatırımları, pandemi sürecinin küresel ekonomide yarattığı dönüşüm…
TÜRK – ÖZBEK TİCARETİNDE 5 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Pekcan, Özbekistan’daki temasları kapsamında Başbakan Yardımcısı, Yatırımlar ve Dış Ticaret Bakanı Sardor Umurzakov ile görüştü. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Özbekistan ile ticaret hacmini, iki tarafın da kazanacağı dengeli bir ticaret ile 5 milyar dolar seviyesine çıkarmak istediklerini belirtti. Görüşme sırasında Pekcan, Özbekistan’da bulunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını kaydederek, devlet başkanları düzeyindeki ilişkiler dahil iki ülke arasında kültürel, tarihi ve kardeşlik ilişkilerine dayanan bir stratejik iş birliğinin olduğunu vurguladı. Temmuz 2020’de iki ülke arasındaki ticari ilişkileri görüşme fırsatı bulduğunu hatırlatan Pekcan, bu ziyaret vesilesiyle de ilişkileri daha da geliştirme fırsatı bulacaklarının altını çizdi. Özbekistan’a üst düzey bir heyetle geldiğini aktaran Pekcan, “Amacımız, karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi ülkelerimiz arasındaki kardeşlik ve dostluğa yakışan bir seviyeye getirmek. İki ülke arasında 2 milyar dolar seviyesinde dengeli bir ticaret hacmimiz var. Amacımız, bunu Cumhurbaşkanlarımızın da öngördüğü 5 milyar dolar seviyesine çıkarmak ve iki tarafın da kazanacağı dengeli bir ticaret hacmidir.” dedi. Umurzakov da Türk heyetini Özbekistan’da görmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Bu görüşmeler sonucunda iki ülkenin ekonomik ilişkilerini ele alarak, mevcut sorunlara çözüm bulacağımıza ve ilişkilerimizi yeni düzeye çıkaracağımıza inanıyorum.” yorumunu yaptı. Pekcan, ülkedeki temasları kapsamında Özbekistan-Türkiye Yuvarlak Masa Toplantısına katılacak, ayrıca Özbekistan Devlet Gümrük Komitesi Başkanı Murodjon Azimov ile görüşecek.Kaynak: www.ticaret.gov.tr
GELECEĞİN TAŞIMA TÜRÜ: HYPERLOOP
Önümüzdeki yıllarda hızlı teslimat pazarının güçlü bir şekilde büyümesi beklenmektedir. Ancak bu büyüme, hızlı taşıma kapasitesindeki yetersizliklerle sınırlanmakta ve artan talep, giderek yoğunlaşan bir şekilde yoğunluk sorunlarına neden olmaktadır. Söz konusu talep artışına bağlı olarak, taşımacılık sektörü sadece iş açısından değil, çevresel açıdan da birçok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Mevcut taşımacılık sistemlerinin sürdürülemez doğası ve sınırlı kapasite, yeni bir ulaşım türü olan Hyperloop’a olan ilgiyi artırmıştır. Hyperloop, yolcu ve/veya yük için yüksek hızda ve sürücüsüz operasyonlar sağlayan bir kara taşımacılığı türüdür. Hyperloop’un diğer temel özellikleri arasında yüksek düzeyde sürdürülebilirlik, güneş enerjisi kullanımıyla çevre dostu ve güvenli bir sistem olması sıralanabilir.Cargoloop, Hyperloop teknolojilerinin yük taşımacılığında kullanılan düşük maliyetli bir uygulamasıdır. Bu fikrin temel kavramı, yükün saatte yaklaşık 1000 kilometrelik yüksek hızlara ulaşılabilen, düşük basınçlı bir tüp içindeki araçlardan oluşan otonom bir yer tabanlı sistem aracılığıyla taşınmasıdır. Borudaki hava direncini azaltarak, basınçlı araçları harekete geçirmek için çok az enerji gerekmektedir ve bu da enerji açısından verimli bir taşıma yöntemi sağlamaktadır. Sürekli yük akışı, merkezi güvenlik prosedürleri, artan verimlilik, yileştirilmiş stok yönetimi, yüksek teslimat sıklıkları, hasarsız nakliye, teslimat süreleri üzerinde kontrol ve azaltılmış çevresel etkiler, Cargoloop sisteminin geleneksel taşımacılık türlerine kıyasla sunduğu çok sayıda avantajdan bazılarıdır. Dahası, Cargoloop’un Hyperloop aracılığıyla yolcu taşımaya yönelik bir basamak görevi görebileceği varsayılmaktadır. 2023 yılına kadar Cargoloop teknolojisinin kendisini kanıtlamasından sonra küresel bir kargo taşımacılığı ağının oluşturulması öngörülmektedir. Bunu başarmak için potansiyel Cargoloop rotalarının ticari uygulanabilirliğinin belirlenerek tanımlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Cargoloop’un bu hedefe ulaşabilmesi için Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle Brezilya, Italya, Polonya, Hollanda ve Norveç/Isveç ile birlikte pilot güzergah lokasyonlarından biri olarak hayati bir rol oynamaktadır. Bu vizyonla Hardt Global, Cargoloop’un Türkiye›ye entegrasyonu için ön çalışma olarak bir proje başlatmıştır. Proje, Istanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dilay Çelebi ve Görkem Kerem tarafından yürütülmektedir. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de Hyperloop teknolojisinin kullanılabilme olasılığı oldukça heyecan verici bir haberdir. Lojistikte yenilikçi teknolojiler kullanımında öncü bir vizyona sahip olan UTİKAD, geleceğin lojistiğinin bu çığır açan alanında çalışmaları takip etmek, yönetmek ve yürütmek için çeşitli çalışma grupları, endüstri üyeleri ve akademisyenlerin temsilcilerinden oluşan bir Hyperloop Odak Grubu oluşturmuştur. Hyperloop Odak Grubu; sektörün, akademisyenlerin ve hükümet yetkililerinin daha geniş katılımıyla 28 Nisan 2021’de kapsamlı bir çevrimiçi çalıştay planlanmıştır.UTİKAD ve Hardt Global tarafından desteklenen, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dilay Çelebi ile Görkem Kerem tarafından yürütülen “Türkiye’de Potansiyel Cargoloop Rotalarının Belirlenmesi” isimli projenin ilk aşamasında elde edilen çıktıları paylaşmak için 28 Nisan 2021 tarihinde 10.00 – 13.00 saatleri arasında Zoom platformu üzerinden çevrimiçi bir çalıştay düzenlenecektir. Çevrimiçi çalıştayda Cargoloop’un Türkiye’ye etkin entegrasyonu için fikirler üretilecek, çalışma sonuçları değerlendirelecek ve bu yeni ulaştırma türü kamu idaresi, akademi ve sanayi bakış açısından ele alınacaktır. Söz konusu proje kapsamında gerçekleştirilecek çalıştayın dili İngilizce olup LCV için Prof. Dr. Dilay Çelebi ile celebid@itu.edu.tr adresinden irtibata geçilmesi gerekmektedir. Çalıştay Bağlantı Bilgileri: Meeting ID: 910 9473 1647Şifre: 276717 Türkiye’de lojistik sektörünün gelişimi açısından değerli sonuçlar elde edileceğini umduğumuz çalıştayda siz değerli üyelerimizi de aramızda görmekten onur duyarız.
TİCARET BAKANI MUŞ, NİSAN AYI DIŞ TİCARET RAKAMLARINI AÇIKLADI
03.05.2021Ticaret Bakanı Mehmet Muş, nisanda ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 109 artışla 18,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Bu değerle tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamını ve ayrıca tüm yılların ikinci en yüksek aylık ihracatını gerçekleştirmiş bulunuyoruz.” dedi. Bakan Muş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin de katılımıyla yapılan basın toplantısında nisan ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı. Muş, 21 Nisan’da devraldığı Ticaret Bakanlığı görevinde, vatana ve millete faydalı işler yapmanın en büyük amaçları olacağını söyledi. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla küresel ekonomi ve küresel ticaretin şimdiye kadar görülmemiş şekilde kritik dönemlerden geçtiğini ifade eden Muş, ekonomik bozulmanın ve daralmanın ötesinde ekonomik kapanmanın tartışıldığı bir dönem yaşandığını bildirdi. Muş, “pandemi” gerçekliğiyle 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 3,3 daraldığına dikkati çekerek, “Şu ana kadar açıklanan çeyreklik büyüme verilerine ve öncü göstergelere baktığımızda, baz etkisini de göz önünde tutarsak 2021 yılının küresel ekonominin toparlanma yılı olacağı görülmektedir.” diye konuştu. Mutasyonlu koronavirüsün yayılımının artması ve aşı tedarikinde arzu edilen hızın henüz yakalanamamış olmasının da etkisiyle küresel tedarik sisteminde çeşitli aksaklıklar yaşandığına işaret eden Muş, buna bağlı olarak, lojistik ve girdi maliyetlerinde belirgin artışlar görüldüğünü dile getirdi. Muş, sahadaki gözlemlerinin, son dönemde konteyner fiyatlarının tarihi seviyelere yükseldiğini, ham madde ve emtia fiyatlarında ise önemli artışlar yaşandığını doğruladığını ifade ederek, bu durumun hem küresel ticaret hem de ulusal ticaret için risk oluşturduğunu kaydetti. – “İhracat pandemi öncesi seviyelerin de üzerinde tutundu” İhracatın 2020 yılının son çeyreği itibarıyla güçlü toparlanma yaşadığını vurgulayan Muş, “İhracatımız, 2021 yılının ilk çeyreğinde daha da ivmelenerek milli gelir büyümesinin en güçlü bileşeni haline gelmiştir. Ayrıca 2021 yılına ilişkin açıklanan göstergeler de Türkiye ekonomisindeki güçlü gidişata işaret etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu. Muş, bu yılın ilk çeyreğinde ihracatın bir önceki yıla göre yüzde 17,2 artarak 50 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 9,6 artışla 61 milyar dolar olduğunu belirterek, nisan ayı rakamlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Nisan ayında da ihracattaki güçlü performansımız devam etmiş, ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 109 artışla 18,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu değerle tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamını ve ayrıca tüm yılların ikinci en yüksek aylık ihracatını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Pandemi öncesi 2019 yılıyla karşılaştırıldığında ise ihracatımızın, nisan ayında yüzde 22,3 oranında arttığı görülecektedir. Bugün itibarıyla ihracatımızın pandemi öncesi seviyelerin de üzerinde tutunduğunu söyleyebiliriz. İthalatımız ise nisanda, geçen senenin aynı ayına göre yüzde 61,4 artışla 21,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aylık ithalatımız pandemi öncesi dönemle karşılaştırıldığında, 2019 yılı nisan ayına göre ithalatımızın yüzde 21,1 oranında artış gösterdiği görülecektir. Böylece, nisan ayı dış ticaret açığımız, Nisan 2020’ye göre yüzde 31,9 azalarak 4,6 milyar dolardan 3,1 milyar dolara gerilemiştir. Bir diğer ifadeyle 2021 yılı Nisan ayında dış ticaret açığımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık 1,5 milyar dolar azalmıştır.” – “Ocak-nisan döneminde ihracat yüzde 33,1 arttı” Bakan Muş, ihracatın ithalatı karşılama oranının nisanda geçen yılın aynı ayına göre 19,5 puan artışla yüzde 66,2’den yüzde 85,7’ye yükseldiğini bildirdi. Enerji ithalatı hariç tutulduğunda ise ihracatın ithalatı karşılama oranının 25,8 puan artışla yüzde 97,7 olarak gerçekleştiğine dikkati çeken Muş, şunları kaydetti: “Ocak-nisan döneminde ihracatımız yüzde 33,1 artışla 68,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalat ise ocak-nisan döneminde, yüzde 19,8 artışla 82,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiş bulunmaktadır. Ocak-nisan dönemi dış ticaret açığımız, yüzde 19,5 azalarak 17,6 milyar dolardan 14,2…
SCHENGEN VİZE BAŞVURULARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Bilindiği üzere Derneğimiz, Schengen vizelerinin temin süreçlerinin kolaylaştırılması, hızlandırılması ve ülke bazlı yaşanan tüm sorunların çözümü için gerek Dışişleri Bakanlığımız, Ticaret ve Ulaştırma Bakanlığımız gerek ise ülkemizdeki AB misyonları, AB Delegasyonu ve AB Komisyonu Vize Politikaları Dairesi nezdinde çalışmalar yürütmekte temaslarını sürdürmektedir. Sektörümüzde faaliyet gösteren firmalarımızda çalışan/çalıştırılan sürücülerimiz için yapılan Schengen Vize başvurularına “RET” yanıtı alınmasının önlenebilmesi amacıyla; başvurular için hazırlanan evrak listesine azami özen gösterilmesi gerektiği tespit edilen bazı hususların hatırlatılmasında fayda olacağı değerlendirilmiş olup bu amaçla aşağıdaki bilgilendirme yapılmıştır. Bilgi ve dikkatinize sunarız. Schengen Vize Başvurularında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1-Schengen Misyonları Tarafından Davetiye Talep ediliyorsa; Davetiyenin çalışılan firma ve/veya sürücüsü adına temin edilmesine, Firma ve/veya sürücü adına düzenlenen bir davetiyenin başka bir firma ve/veya sürücü adına kullandırılmamasına, Davetiye üzerinde herhangi bir oynama/düzenleme yapılmamasına, Davetiyenin, teslim edilecek (taşınacak) yükün CMR si ile uyumlu olmasına, (Örneğin davetiye Tekstil firmasından geliyor, ancak gidecek yükün CMR si İnşaat malzemesi) özen gösterilmelidir. 2- Alınan Vizenin verildiği süreye bağlı olarak (6 ay süreli vize ile 90 gün, 1 yıl süreli vize ile 180 gün) oturum sürelerinin aşılmamasına özen gösterilmelidir. 3- Sürücü ehliyetlerinin geçerlilik süreleri kontrol edilmelidir. Bilindiği üzere, sürücü ehliyetleri için 5 yıl sonunda yenileme zorunluluğu bulunmaktadır. Vize başvurusu yapılan bazı örneklerde, süresi geçen ehliyet ile başvuru yapıldığı ve “RET” yanıtı alındığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, sürücülerimizin her 5 yılda bir ehliyetlerini yenileme işlemlerini tamamlamaları/takip etmeleri gerekmektedir. 4- Talep Ediliyorsa; Geçerli SRC 3 Belgelerinin Başvuruda Sunulmasına özen gösterilmelidir. AB ülke misyonlarına sunulan bazı vize başvuru evrakları arasında; SRC3 belgesi olmayan ya da başvuruya ilgili sürücüye ait olmayan başka bir (farklı birine ait) SRC3 belgesinin eklendiğinin tespit edildiği vakalar olduğu bilgisi Derneğimize ulaşmıştır. Bu vakalar, sürücülerin vize taleplerine “RET” verilmesine sebep olduğu gibi, mevcut vizenin iptal edilmesi veya AB topraklarına giriş engeli gibi sonuçları da beraberinde getirmektedir. SRC 3 belgesinin başvuru yapılan kişiye ait olduğundan emin olunmalıdır. 5- CMR ve T1 gibi taşıma belgelerinin birbirleri ile uyumlu olmasına özen gösterilmelidir. 6- Yurda Giriş çıkış kayıtlarının eksik ve yanlış yazılmamasına özen gösterilmelidir. 7- Başvuru formunda ve giriş-çıkış formundaki sürücü imzasının pasaporttaki imza ile uyuşması gerekmektedir. 8- Firma tarafından hazırlanan dilekçe ve imza sirkülerinde ki imzaların uyuşmasına gerekmektedir. 9- Vize başvurusu yapılırken; yükün teslim edileceği ana varış ülkesi neresiyle o ülkeden vize başvurusu yapılmalıdır. (Örneğin; Polonya’ya taşıma yapacak bir kişi için Fransa’ya başvuru yapılmamalıdır.) 10- Derneğimize ulaşan ve “sahte evrak düzenlemek suretiyle vize işlemlerini yürüten / yürütmeye çalışan firma/firmalar hakkındaki şikayetler” ile ilgili olarak web sayfamızdaki haberde yer alan hususlara özen gösterilmelidir. (https://www.und.org.tr/medya-detay/duyurular/suruculerin-vize-basvuru-islemlerini-yuruten-firmalarla-ilgili-dernegimize-ulasan-sikayetler-hakkinda-bilgilendirme )
OTOMOTİV İHRACATINDA YENİ HEDEF; AMERİKA KITAS
OİB’in düzenlediği 3 boyutlu otomotiv fuarı Auto Expo Türkiye- Kuzey ve Güney Amerika başladı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ilk ve tek üç boyutlu dijital fuarı olan Auto Expo Türkiye’de Kuzey ve Güney Amerika başta olmak üzere dünyadan çok sayıda ziyaretçi ağırlanacak. Auto Expo Türkiye-Kuzey ve Güney Amerika Dijital Fuarı’nın açılışında konuşan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Kuzey ve Güney Amerika Ülkelerine yönelik otomotiv ihracatımız 1,5 milyar dolar civarında. Bölgede ABD, Meksika, Brezilya, Şili ve Arjantin en önemli pazarlarımız arasında ancak sadece Şili ve Venezuela ile STA’mız bulunuyor. Bu büyük pazardan daha fazla pay almak için bölge ülkeleri ile STA yapılması avantaj sağlayacak” dedi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), pandemi döneminde de yeni ihracat pazarlarının kapısını açmak ve mevcut ihracatı artırmak amacıyla düzenlediği dijital etkinliklerini ara vermeden sürdürüyor. OİB, bu kapsamda Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ilk üç boyutlu dijital fuarı olan Auto Expo Türkiye’nin ikincisini düzenliyor. OİB’in T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin koordinasyonu ve Automechanika İstanbul’un desteğiyle düzenlediği Auto Expo Türkiye – Kuzey ve Güney Amerika Dijital Fuarı, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik’in ev sahipliğinde TİM Başkanı İsmail Gülle’nin de katıldığı online törenle açıldı. Türkiye’den toplam 58 firmanın katıldığı ve 26-29 Nisan tarihleri arasında açık kalacak olan fuarda, Amerika kıtası başta olmak üzere dünyadan çok sayıda ziyaretçi ağırlanacak. Fuarda, otomotiv ana ve tedarik sanayi firmaları, üç boyutlu stantlarında tanıtım videolarından, broşür-kataloglarına ve iki boyutludan üç boyutlu ürün fotoğraflarına kadar çok kapsamlı tanıtım faaliyetleri yürütecek. Firmalar, fuar ziyaretçileri ile görüntülü görüşme ve mesaj platformları üzerinden de iletişim kurulabilecekler. Auto Expo Türkiye-Kuzey ve Güney Amerika Dijital Fuarı’nın açılışında konuşan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Alternatif pazarların otomotiv ihracatımızdaki önemi de her geçen gün artıyor. Bugün Kuzey ve Güney Amerika Ülkeleri en önemli alternatif pazarlarımız arasında yer alıyorlar. Bölge ülkelerine yönelik otomotiv ihracatımız son yıllarda 1,5 milyar dolar civarında seyrediyor. Bölgenin toplam otomotiv ihracatımızdan aldığı pay ise yüzde 5 civarında. ABD, Meksika, Brezilya, Şili ve Arjantin en önemli pazarlarımız olarak öne çıkıyor” dedi. “2021’de tekrar 30 milyar dolarlık ihracat rakamını hedefliyoruz” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Türkiye’de otomotiv endüstrisinin son 15 yılın sektörel ihracat şampiyonu konumunda yer aldığını, ülkemizin pandemi öncesindeki üç yıllık otomotiv ihracat ortalamasının da 30 milyar dolar olduğunu belirterek şöyle devam etti: “2020 yılı ihracatımız 25,5 milyar dolara gerilese de, 2021 yılında hedefimiz tekrar 30 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak olacak. 2 milyon adetlik üretim kapasitemiz ve 1,3 milyon adetlik araç üretimimiz ile dünyada 14. AB Ülkeleri arasında 4. büyük motorlu araç üreticisi konumunda bulunuyoruz. Ayrıca Avrupa’nın 2. büyük ticari araç üreticisi konumunda da yer alıyoruz.” “Bölge ülkeleri ile STA yapılmalı” Alternatif pazarların otomotiv endüstrisindeki öneminin her geçen gün arttığına işaret eden Çelik, “Bugün Kuzey ve Güney Amerika ülkeleri en önemli alternatif pazarlarımız arasında yer alıyorlar. Kuzey ve Güney Amerika’ya yönelik ihracatımızda tedarik endüstrisi ve binek otomobiller öne çıkarken, bölgeye yönelik tedarik endüstrisi ihracatımız yıllık ortalama 750 milyon dolar olarak gerçekleşiyor. Dünya motorlu araç üretiminde Bölge ülkelerinden ABD 2. Meksika 7. Brezilya 9. sırada yer alıyor. Yine motorlu araçlar pazarı olarak bakıldığında Kuzey ve Güney Amerika ülkelerindeki toplam motorlu araçlar pazarının pandemi öncesinde yıllık 25 milyon adet olduğunu görüyoruz. Ayrıca bölge ülkelerinin toplamda yıllık 500…
UİB’İN NİSAN İHRACATI YÜZDE 291 ARTIŞLA 2,6 MİLYAR DOLAR
BARAN ÇELİK: “BU RAKAMLAR, İHRACAT POTANSİYELİMİZİN GÖSTERGESİ” BURSA – Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB), nisan ayında yüzde 291 gibi yüksek bir oranda ihracat artışı gösterdi. UİB’in nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 291 oranında artarak 2 milyar 599 milyon dolar oldu. UİB’in, geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracat tutarı ise 29 milyar 502 milyon 841 bin 929 dolar olarak gerçekleşti. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, ihracatta artış trendinin devam ettiğini, Türkiye’nin ve Bursa’nın nisan ayında sergilediği yüksek oranlı artışların gelecek dönemler için motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. “Nisan ayındaki yüksek artışta her ne kadar baz etkisi olsa da, pandeminin getirdiği tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen ihracatı artırmak için var gücüyle çalışan tüm firmalarımızı gösterdikleri üstün performanstan dolayı kutluyorum” diyen Başkan Çelik, UİB bünyesinde yer alan beş birliğin de ihracat rakamlarında artışlar olduğunu belirtti. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “Covid-19 salgını tüm dünyayı başta sağlık ve ekonomi olmak üzere pek çok açıdan derinden sarstı. Böyle bir süreçte, yüksek bir ihracat artışına imza atmak güçlü ekonomik yapımızın, ihracat potansiyelimizin ve ihracatçılarımızın kararlı tutumlarının net bir göstergesi oldu. Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz. Kararlılıkla ve tüm gücüyle üreten, ihracatla büyüyen, sürdürülebilir modelle kalkınan ve istihdam yaratan daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. OİB’in ihracatı Nisan ayında 2,1 milyar dolar Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 379 gibi bir artışla 2 milyar 128 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB), geriye dönük 12 aylık performansı ise 24 milyar 815 milyon dolar olarak açıklandı. Tekstil ihracatı Nisan’da 121,6 milyon dolar oldu Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği de (UTİB), Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 251 artışla 121,6 milyon dolar ihracata imza attı. UTİB’in geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracatı ise 1 milyar 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. UHKİB’den Nisan’da 83,7 milyon dolar ihracat Nisan ayında geçen yılın nisan ayına göre yüzde 200 artışla 83,7 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), geriye dönük 12 aylık ihracatı ise 839,2 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşti. UMSMİB’in ihracatı Nisan ayında 18,4 milyon dolar Nisan ayında bir önceki yılın nisan ayına göre yüzde 38 artışla 18,5 milyon dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise 201,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş oldu. UYMSİB’den Nisan’da 7,9 milyon dolarlık ihracat Nisan ayında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 21 artışla 7,9 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise 152,8 milyon dolar seviyelerinde dış satışa imza attı. Öte yandan, UİB üzerinden ihracat kaydı yapılan ve ‘diğer’ başlığı altında listelenen sektörlerin Nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 73 artışla 239,1 milyon dolar olarak açıklandı. kAYNAK : ULUDAĞ İHRACATCILAR BİRLİĞİ
OTOMOTİV İHRACATI NİSANDA 2,5 MİLYAR DOLAR OLDU
Son 15 yılın ihracat şampiyonunun nisan ihracatı baz etkisiyle üç haneli arttı Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır sektörel bazda ihracat şampiyonu olan otomotiv endüstrisi, nisan ayı ihracatında baz etkisiyle üç haneli artış gösterdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisi nisanda yüzde 313 artışla 2,5 milyar dolar ihracata imza attı. Nisanda bu yılki ihracat ortalamasında bir rakam sergileyen endüstride ilk 10 ülkenin tamanına yüzde 3. 438’e varan oranlarda yüksek artışlar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Geçen yıl pandeminin başlamasının ardından nisan ayını çok düşük bir rakamla kapattığımızdan geçen ayki yüksek artışta baz etkisi söz konusu. Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz.” Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır sektörel bazda ihracat şampiyonu olan ve doğrudan 300 bin kişiye istihdam sağlayan otomotiv endüstrisi, nisan ayı ihracatında baz etkisiyle üç haneli artış gösterdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisi nisanda yüzde 313 artışla 2,5 milyar dolar ihracata imza attı. Sektör, nisanda bu yılki aylık ihracat ortalamasında bir rakam sergiledi. Türkiye ihracatında ilk sırada yer alan otomotivin aldığı pay da yüzde 13 oldu. Yılın ilk dört ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 34 artışla 10,2 milyar dolar olurken, ilk dört aydaki ortalama aylık ihracat 2,54 milyar dolar olarak gerçekleşti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, geçen yıl pandeminin başlamasının ardından nisan ayını çok düşük bir rakamla kapattıklarına dikkat çekerek “Buna paralel geçen ayki yüksek artışta baz etkisi söz konusu. Nisanda en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin tamamına çok yüksek oranlı artışlar oldu. Bununla birlikte pandeminin getirdiği tüm zorluklara rağmen ihracatı artırmak için var gücüyle çalışan tüm firmalarımızı üstün performanslarından dolayı kutlarım” dedi Nisanda aynı şekilde tedarik endüstrisi, binek otomobiller ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatının üç haneli arttığını vurgulayan Baran Çelik “Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz” diye konuştu. Tedarik endüstrisi en büyük ürün grubu Nisanda Tedarik Endüstrisi yüzde 208 artışla 1 milyar 54 milyon USD ihracatla otomotivde en büyük ürün grubunu oluştururken, Binek Otomobil ihracatı yüzde 582 artışla 899 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 652 artarak 300 milyon USD ve Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı da yüzde 54 artarak 82 milyon USD olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracatta yüzde 229 oranında artış görülürken, yine önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 422, Fransa’ya yüzde 454, ABD’ye yüzde 225, Rusya’ya yüzde 231, Birleşik Krallık’a yüzde 298, İspanya’ya yüzde 774 ihracat artışı oldu. Binek otomobillerde önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 730, İtalya’ya yüzde 337, İspanya’ya yüzde 2.251, Almanya’ya yüzde 421, Polonya’ya yüzde 6.020, Birleşik Krallık’a yüzde 705 ihracat artışı yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 23.460, Fransa’ya yüzde 2.161, İtalya’ya yüzde 609, Belçika’ya yüzde 1.452, Slovenya’ya yüzde 100 ve ABD’ye yüzde 56 ihracat artışı yaşandı. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda ise en fazla ihracat yapılan ülkeler olan Macaristan’a yüzde 408, Almanya’ya yüzde 56, Fransa’ya yüzde 24 artış görüldü. Diğer ürün grupları arasında yer alan Çekiciler ihracatı ise nisanda yüzde 721 artarak 102 milyon dolar oldu. Almanya’ya yüzde 278 artış oldu Endüstrinin en büyük pazarı olan Almanya’ya yüzde 278 artışla 419 milyon dolar ihracat yapılırken, Fransa’ya…
NİSAN AYINDA İHRACATTA TARİHİ REKOR
Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre ihracatta, geçen yılın nisan ayına göre yüzde 109 artış yaşandı. 18,8 milyar dolar olarak kayıtlara geçen rakam tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. Türk ihracatçısı milli menfaatler dahilinde çalışmalarını büyük bir başarıyla sürdürürken Ticaret Bakanlığı da pandemi döneminde almış olduğu önlemler, yaptığı çalışmalar ve ihracatçılarımıza verdiği destek ile büyük takdir topluyor. Türkiye’nin nisan ayında ihracatı 18.8 milyar dolara çıktı. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. İthalat, nisan ayında 21.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayı dış ticaret açığımız, 2020 nisan ayına göre % 31.9 azalarak 4.6 milyar dolardan 3.1 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 85.7 olarak gerçekleşti. Pandemi öncesi 2019 yılıyla karşılaştırıldığında ise ihracatımızın bu yılın nisan ayında % 22.3 oranında arttığı görülüyor. Bugün itibariyle ihracatımız, pandemi öncesi seviyelerin de üzerine çıkmış gözüküyor. İthalatımız ise nisanda % 21.1 artış gösterdi. -2021’in ilk çeyreğinde ihracatta yüzde 33,1 artış 2021 yılı ocak-nisan döneminde ihracatımız %33.1 artışla 68.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise ocak-nisan döneminde % 19.8 artışla 82.9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Yine ocak-nisan dönemi dış ticaret açığımız % 19.5 azalarak 17.6 milyar dolardan 14.2 milyar dolara geriledi. Bir başka ifadeyle, 2021 yılı ocak-nisan döneminde dış ticaret açığımız, önceki yılın aynı dönemine göre 3.4 milyar dolar daha az gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ocak-nisan döneminde 8.3 puan artışla % 82.9 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız fasıl “motorlu kara taşıtları”nda yaşanırken rakam, 2 milyar 109 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat yapılan diğer fasıllar ise sırasıyla “kazanlar ve makinalar” (1 milyar 875 milyon dolar) ile “demir ve çelik” (1 milyar 289 milyon dolar ) olarak kayıtlara geçti. -İhracatta Almanya başı çekiyor Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya (1 milyar 654 milyon dolar), ABD (1 milyar 182 milyon dolar) ve İngiltere (1 milyar 33 milyon dolar) oldu. İthalatta ise ilk üç sırayı Çin (2 milyar 412 milyon dolar), Rusya (2 milyar 174 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 131 milyon dolar) aldı. Yine olumlu bir gelişme de ihracat yapan firma sayılarımızda yaşandı. 2020 yılı nisan ayında 30 bin 112 olan ihracat yapan firma sayısı, 2021 yılının nisan ayında % 49.4 artışla 44 bin 988’e ulaştı. 2021 yılı ocak-nisan döneminde, ihracat yapan firma sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 12.07 artış göstererek 60 bin 329’dan 67 bin 611’e yükseldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Nisan ayı raporu Engin DoğanASRİAD EXPORT Komisyon BaşkanıKuzey Gümrük Müşavirliği
TUİD Başkanı Pehlivan: Kriz tecrübesi bulunan Türkiye ve Ukrayna’nın potansiyeli yüksek
Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD) Başkanı Burak Pehlivan, AA muhabirine pandemi sonrasında Türkiye ve Ukrayna arasında oluşacak iş fırsatları hakkında bilgi verdi. Koronavirüs pandemisi nedeniyle dünya ekonomisinde kartların yeniden dağıtıldığı, büyük değişim ve dönüşümlerin gerçekleşeceği bir dönemin yaşanacağını anlatan Pehlivan, bu dönemin aynı zamanda bilinmezliklerle dolu olduğunu söyledi. “Yeni şartlara hızla uyum sağlayanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar avantajlı çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz.” diyen Pehlivan, şunları kaydetti: “Kriz deneyimi olmayan, bu kadar çetin kriz şartlarıyla yaşayan hiçbir neslinin karşılaşmadığı batıya, gelişmiş ülkelere göre kriz deneyimi yüksek Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerin karşılaştırmalı üstünlükleri olabilecekleri bir ekosistem ile karşı karşıyayız. İmkan ve kabiliyetlerimizi doğru tanımlayabilir, yeni şartlara bekleyerek değil, stratejilerimizi doğru bir biçimde oluşturarak, çalışarak, her daim enerjimizi ve azmimizi koruyarak girebilirsek, kriz sonrası dönemde bambaşka bir dünyaya uyanabiliriz. Türkiye ve Ukrayna ekonomik ve ticari ilişkilerinin yeni bir evreye taşınması için önümüzde, bugüne kadar hiç olmadığı kadar büyük bir potansiyel var. Ve bu potansiyeli realize etmeye geçmişten çok daha hazır bir iş dünyasına ve elverişli ekosisteme sahibiz.” “Ukrayna’da ekonominin geri gelişi yine hızlı olacak” Koronavirüs krizinin tüm dünyayı derinden etkilediği gibi Ukrayna ekonomisi de etkilediğini belirten Pehlivan, hükümetin tahminine göre ekonominin 2020’de yüzde 3,6 küçüleceğini söyledi. İlk olarak 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla müthiş bir şok yaşayan, birkaç yılda ekonomisi yarıdan fazla küçülen Ukrayna’nın, 2009 yılında yüzde 16 küçüldüğünü hatırlatan Pehlivan, “Yaşadığı tüm krizler Ukrayna’nın serbest piyasa ekonomisine adaptasyonunu hızlandırmış, yapısal reformlar için katalizör etkisi yapmış, dış ticarette liberalleşmeye gidilmesini sağlamış, batı ile bütünleşme kadar aralarında Türkiye’nin de yer aldığı eski ve yeni ticaret ortaklarıyla ilişkileri güçlendirmişti. Krizlere alışkın, daha kötüsünü defalarca görmüş Ukrayna’da ekonominin geri gelişi de yine hızlı olacak, hatta ileriye dönük daha sağlıklı büyüme oranları yakalanabileceği, ülke için refah artışının ivmeleneceği bir ekosisteme girmemiz şaşırtıcı olmayacaktır.” diye konuştu. Tarım potansiyeli Ukrayna’nın en büyük avantajı Pehlivan, Ukrayna’nın, dünyanın en değerli toprağı olan kara toprağın (çernozyom), Dünya rezervlerinin üçte birini ve yine Avrupa’nın ekilebilir, dikilebilir topraklarının yüzde 30’unu sınırları içerisinde bulundurduğunu söyledi. Ülkenin 42 milyon hektarlık tarım arazisine sahip bir tarım devi olduğunu aktaran Pehlivan, “Ukrayna, Avrupa Birliği’ne geçtiğimiz yıl yaptığı 7,26 milyar dolarlık tarım ihracatı ile birliğin, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya’dan sonra en büyük 3. gıda tedarikçisi haline gelirken, AB’nin 2019 yılındaki tarım ve gıda ürünleri ithalatındaki artışın yarıdan fazlası Ukrayna’dan kaynaklandı. Geçtiğimiz yıl yüzde 18,8 artışla 22,4 milyar dolara ulaşan tarım ürünleri ihracatının Ukrayna’nın toplam ihracatındaki payı ise yüzde 39’dan, yüzde 44’e çıktı.” bilgilerini verdi. Tarım makine sanayisine Ukrayna çağrısı Ukrayna’da bu ay çıkan yasayla 2001 yılında kabul edilen ve tarım arazilerinin alım satımını yasaklayan moratoryumun iptal edildiğini aktaran Pehlivan, şöyle konuştu: “Ukrayna’da tarım arazilerinin alım satımının önü açıldı. İlk etapta 100 hektara kadar araziler alınıp satılabilecek. 2024’ten sonra ise bu sınır 10 bin hektara çıkarılacak. Bu yasa iki açıdan önemli. Birincisi 20 yıl sonra Ukrayna’da tarım arazisi piyasası oluşturuyor. İkincisiyse 100 hektarlık sınırlandırma mevcut tarım tekelleri dışında alternatif tarımın da önünü açacak. Mevcut durumda, araziler alınıp satılamadığı için çiftçi bankaya arazisini teminat olarak gösteremiyor ve finansmana ulaşamıyordu. Türk firmalarımız açısından böylece yeni konjonktürde iki fırsat ortaya çıkıyor. Seracılık, bağ, bostan tarımı konusunda müthiş bir altyapısı olan, know-howa, ticaret deneyimine ve sermayesine sahip Türk tarım firmalarımız Ukrayna’da müthiş potansiyeline rağmen emekleme noktasında olan bu alanda geniş iş birliği…
Avrupa Komisyonu AB’nin Büyüme Tahminini Düşürdü
Avrupa Komisyonu, Avro Bölgesi ve AB’nin büyüme tahmininde aşağı yönlü revize gerçekleştirdi. Buna göre, bir önceki tahminine kıyasla AB ve Avro Bölgesi’nin ortalama büyümesi 2018 için %2,3’den %2,1’e indirilirken 2019 için ise %2 seviyesinde sabit tutuldu. Açıklamada, İngiltere, İtalya, Belçika, İspanya, Hollanda’nın da aralarında bulunduğu 19 AB üyesi ülkenin büyüme tahminleri azaltıldı. AB üyesi ülkeler arasında 2018’de en hızlı büyümenin %5,6 ile İrlanda’da yaşanacağı, onu en yakın %5,4’le Malta ve %4,6’yla Polonya’nın takip edeceği kaydedildi. AB için önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak belirsizlikler arasında küresel düzeydeki ticari gerilimlerin ve çatışmaların artması ile BREXIT süreci gösterildi. Kaynak: Reuters web sitesinden tercüme edilmiştir.
İHRACATTAKİ SOLUKSUZ ARTIŞ 20’NCİ AYINA GİRDİ
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 12 milyar 602 milyon dolara yükseldi. Böylelikle, yılın ilk yarısında ihracat yüzde 7,4 artışla 81,9 milyar dolara çıkarken, son 12 aylık ihracat ise yüzde 9,7 artışla 161,5 milyar dolara ulaştı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İhracatımıza hizmet için çıktığımız bu yolda, son rakam açıklamamızda da artış yaşamak, şahsım ve yönetimimiz için çok özel bir mutluluk. Yeni Başkanımız liderliğinde, nice artışları, rekorları hep birlikte göreceğiz” dedi. 24 Haziran gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 27. dönem Milletvekili seçimini de değerlendiren Büyükekşi, “Seçimler belirsizlikleri ortadan kaldırdı. Türkiye tercihini istikrardan yana kullandı. Böylelikle, ülkemizin yeniden ana gündemi ekonomi, yatırımlar ve ihracat olacak. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda coşkulu bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin ihracatı Haziran ayında da tam gaz devam etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Haziran ayı ihracat rakamlarını bir basın bülteni ile kamuoyuna duyurdu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, görevi devretmeden önceki son rakam açıklamasında “Haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artışla 12,6 milyar dolara yükseldi. Böylelikle, yılın ilk yarısında ihracat yüzde 7,4 artışla 81,9 milyar dolara çıkarken, son 12 aylık ihracat yüzde 9,7 artışla 161,5 milyar dolara ulaştı. Miktar bazında ihracat ise yüzde 4,2 artarak 10 milyon ton oldu. İhracatımıza hizmet için çıktığımız bu yolda, son rakam açıklamamızda da artış yaşamak, şahsım ve yönetimimiz için çok özel bir mutluluk. Yeni Başkanımız liderliğinde, nice artışları, rekorları hep birlikte göreceğiz” dedi. 2008 yılından bu yana TİM Başkanlığı görevini yürüten ve görevini İsmail Gülle’ye devredecek olan Mehmet Büyükekşi “10 yıllık görev sürem boyunca ihracatımızı kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde artırabilmek için çaba gösterdim. Bu çabalarımız neticesinde, küresel ekonomide ve çevremizde yaşanan bütün sıkıntılara rağmen ihracatımız 2018 yılında rekor seviyeye yükseldi. Görevimi devretmiş olduğum Haziran ayı itibariyle yıllık bazda ihracatımız 161,5 milyar dolara yükselerek Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. İnanıyorum ki, yeni TİM Başkanımız İsmail Gülle de bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacak ve 2023 hedeflerimize ulaşmamız yönünde ihracatımıza önemli katkılar sunacak” dedi. Büyükekşi şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde, Nisan ayında ihracatçı birliklerinin seçimleri yapıldı. Hafta sonu da 25. Genel Kurulumuzda seçim sürecini geride bıraktık, yeni Başkanımızı seçtik. Artık geleceğe odaklanmaya hazırız. Halihazırda, her ay ihracatımız artıyor, yıllıklandırılmış bazda rekorlar kırılıyor. Eriştiğimiz 19 aylık artış temposuna Haziran ayında bir yenisi daha eklendi, TİM verilerine göre 20 aydır ihracatımız soluksuz artıyor. Bu tempoyu daha ileri taşımak en önemi hedef olmalı” şeklinde konuştu. İhracat artışımız yılın ikinci yarısında daha güçlü olacak Yılın ilk yarısında yakalanan yüzde 7.4’lük ihracat artışının, yılın geri kalanında daha da yukarıya taşınacağını vurgulayan Mehmet Büyükekşi değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Her ne kadar Euro/Dolar paritesindeki gerileme ihracat artışımızı düşürecek olsa da seçim süreci kaynaklı belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla birlikte ekonomimizde yeniden bir canlanma yaşanacak ve ihracatımızda çift haneli artışlar görmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde ülkemizde enflasyonun ve faizin gerilemesiyle birlikte yatırımların sıçrama yapmasını ve ihracatımıza da olumlu katkı sunmasını bekliyoruz.” Otomotiv sektörü liderliğini korudu Haziran ayında sektörel bazda en fazla ihracatı her zaman olduğu gibi 2,5 milyar dolarla otomotiv sektörü gerçekleştirdi. Otomotivde artış bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9 oldu. Bu sektörü 1,42 milyar dolarla kimyevi maddeler ve 1,36 milyar dolar ile hazırgiyim ve konfeksiyon sektörleri takip etti. Haziran ayında en fazla ihracat…
Dış Ticaret İstatistikleri verileri yayınlandı.
İhracat %7,8, ithalat %15,6 arttı Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2018 yılı Nisan ayında, 2017 yılının aynı ayına göre %7,8 artarak 13 milyar 869 milyon dolar, ithalat %15,6 artarak 20 milyar 554 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı %35,6 arttı Nisan ayında dış ticaret açığı %35,6 artarak 6 milyar 685 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2017 Nisan ayında %72,3 iken, 2018 Nisan ayında %67,5’e geriledi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %4,4 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2018 Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat %4,4 azaldı, ithalat %1 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2018 yılı Nisan ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %7,1, ithalat %15,4 arttı. Avrupa Birliği’ne ihracat %22 arttı Avrupa Birliği’ne (AB-28) yapılan ihracat, 2017 yılının aynı ayına göre %22 artarak 7 milyar 28 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB’nin ihracattaki payı 2017 Nisan ayında %44,8 iken, 2018 Nisan ayında %50,7 oldu. En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Almanya’ya yapılan ihracat 2018 Nisan ayında 1 milyar 366 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 852 milyon dolar ile İngiltere, 784 milyon dolar ile İtalya ve 690 milyon dolar ile Fransa takip etti. İthalatta ilk sırayı Almanya aldı Almanya’dan yapılan ithalat, 2018 yılı Nisan ayında 1 milyar 978 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 891 milyon dolar ile Rusya, 1 milyar 779 milyon dolar ile Çin ve 1 milyar 85 milyon dolar ile ABD izledi. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,4 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.3 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.3’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %38,4’tür. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı %12,2 oldu İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,2’dir. Nisan ayında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,2, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %42,6’dır. Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi 29 Haziran 2018’dir.
ASKON PAKİSTAN İŞ OLANAKLARI KONFERANSI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)’un da destek verdiği, İslamabad Ticaret Odası tarafından organizasyonu ile düzenlenen, “Pakistan İş Olanakları Konferansı” İstanbul’da gerçekleştirildi. Pakistan İstanbul Başkonsolosu Bilal Paşa ve İslamabad Ticaret Odası Başkanı Şeyh Amir Vahit’in onur konuğu olarak davet ettiği konferansta bir konuşma yapan ASKON Genel Başkanı Hasan Ali CESUR, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerle, karşılıklı ticaret konularını ele aldı. ASKON Başkanı CESUR yaptığı konuşmasında şunları ifade etti; Kardeşlik Anlayışımız En Güçlü Bağlarla Devam Ediyor Türkiye’nin Pakistan’la ilişkileri, Pakistan’ın bağımsız bir devlet olarak kurulduğu 14 Ağustos 1947 tarihinden itibaren yakın dostluk ve kardeşlik anlayışı temelinde şekillenmiştir. Hamdolsun bu kardeşlik anlayışımız bugün en güçlü bağlarla devam etmektedir. Pakistan Halkının Kurtuluş Savaşına Verdiği Desteği Unutmayacağız Biz Türkiye halkı olarak, Alt Kıta Müslümanlarının bilhassa Pakistan halkının Kurtuluş Savaşımıza verdiği desteği hiçbir zaman unutamayız. Bizim nazarımızda bu kardeşlerimizin çok ayrı bir yeri vardır. Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde ve istiklaline giden yolda devlet kurma başarısı da, Pakistan halkı için de hem moral hem de esin kaynağı olmuştur. Pakistan bizim için dost, müttefik ve kardeş ülkemizdir. ASKON Şubelerini Kendi Şubeleri Bilsinler Üye işletmelerin ve ülkemizin rekabet gücünü arttırmak, Haksızlıkların giderilmesi mücadelesini vermek ve İktisadi hayatın ahlaki temelde şekillenmesine katkıda bulunmayı amaç edinmiş olan ASKON, misyonu gereği rehberlik ve öncülük gayesine uygun hareket etmeyi ilke edinmiştir. Bugün bu ilkeden hareketle, 5 bini aşkın gönüllü üye işadamı, yurtiçi ve yurtdışında 80 Şubesi ile ASKON’un, Pakistan ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesi için Pakistanlı İşadamlarımıza her türlü desteğe açık olduğunu belirtmek isterim. Pakistanlı İşadamları kardeşlerimiz, bizi Türkiye’deki kardeşleri bilsinler ve ASKON’un her şubesini de kendi şubeleri olarak görsünler. Biz kendileri için her türlü desteğe açığız. Mevcut Ticaret İki Ülkenin Potansiyelini Yansıtmıyor Türkiye ve Pakistan arasında ekonomik açıdan bir çok protokol ve anlaşmalar bulunmaktadır. Ha keza iki ülke arasında karşılıklı yatırım ilişkileri de mevcuttur. Bütün bunlara rağmen dost ve kardeş ülke Pakistan ile mevcut dış ticaret her iki ülkenin potansiyelini yansıtmaktan çok uzaktadır. Bizlerin iki ülke arasındaki ticareti daha çok arttırmak adına daha sık bir araya gelmesi, bu tarz değerli programlarla ticaretimizi karşılıklı masaya yatırarak, iki ülkenin daha da büyümesi için neler yapılmasını sıklıkla masaya yatırmamız gerekmektedir. Biz inanıyoruz ki Pakistan büyürse Türkiye büyür, Türkiye büyürse Pakistan büyür. Bu iki dost, müttefik ve kardeş ülkenin büyümesi demek, daha adil daha müreffeh ve yaşanılabilir bir Dünya demektir. Türkiye Cazibe Merkezi Olacaktır Değerli Misafirlerimiz, 24 Haziran seçimleri ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtik. Bu sistem ile birlikte Türkiye’de karar verme mekanizmaları daha çabuk işleyecek ve Türkiye hem bizler için, hem kardeş ve hem de yabancı ülke yatırımcıları için bir cazibe merkezi olacaktır. Son dönemlerde istikrarlı ve büyüyen bir ekonomik başarıyı gösteren Türkiye, bu yeni süreçle birlikte atılımlarına devam edecek Dünya’nın sayılı güçlü ekonomisine sahip ülkelerinden biri haline gelecektir. Umarız siz değerli Pakistanlı kardeşlerimiz bu haklı zenginliğin bir parçası olur, ülkemizdeki yatırımlarına yeni yatırımlar eklersiniz. Açılış ve protokol konuşmaları sonrasında İslamabad Ticaret Odası Başkanı Şeyh Amir Vahit tarafından programa katılımlarından dolayı ASKON Genel Başkanımız Hasan Ali CESUR’a plaket takdimi edildi. Programda ayrıca Pakistan’da yatırım yapan Türk firmalarına da plaket takdim edildi. Açılış programı toplu fotoğraf çekimi ile son bulurken, Pakistanlı ve Türk iş firmaları ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.
Ukrayna, yenilenebilir enerjide Avrupa’da en cazip ülkelerden biri, Burak Pehlivan
Ukrayna’da, yenilenebilir enerji en gözde yatırım alanlarından biri. Ülke, güneş, rüzgar gibi kaynaklardan elde edilen enerjiye Avrupa’daki en yüksek tarifeden alım garantisi verirken, önümüzdeki senenin ikinci yarısından itibaren, tarife kademeli olarak azaltılacak. Bu deadline’ın varlığı ise hem Ukraynalı hem de yabancı yatırımcıları pastadan daha fazla pay alabilmek için son dönemde yarışa sokmuş durumda. Bununla birlikte sektörde beklenen yatırım patlaması da henüz gerçekleşmedi. Clifford Chance ve Redliffe Partners tarafından organize edilen, ”Yeşil Enerji Geliyor, Ukrayna’da Enerjiyi Finansmanı” Konferansının açılış panelinde, Ukrayna Enerji Ajansı Başkanı Sergiy Savçuk, Ukrayna Enerji Düzenleme ve Denetleme Kurulu yönetim kurulu üyesi Dimitro Kovalenko, ülkenin devlet ana enerji firması olan Ukrenergo’nun Uluslararası İlişkiler Yöneticisi Michael Bno-Airiyan, Ukrayna Rüzgar Enerjisi Derneği Başkanı Andrey Koneçenkov, Clifford Chance Frankfurt ofisinden Florian Kutzbach ve Redcliffe Partners’dan Svitlana Teuş ile, sektörün eksiklerini ve neler yapılabileceğini tartıştık. Ukrayna yeşil enerjide ne noktada, Avrupa’da nasıl yıldız olur? Forumdaki konuşmamdan. Ukrayna’nın Dünya Bankası Kolay İş Yapma Endeksindeki en büyük sıçramalardan birini gerçekleştirdiği bir sır değil. Ülke, yatırımcıların, bir ülkede yatırım kararı almalarında göz önüne aldıkları önemli bir kriter olan bu endekste, son yıllarda 157. Sıradan 76. sıraya yükseldi. Bu çok takdir edilecek bir başarı ancak Ukrayna’nın önünde hala 75 ülke var. Özellikle Batılı yatırımcılar, hukukun üstünlüğüne ilişkin kaygılar, ülkede yaygın yolsuzluk olduğu algısı ve jeopolitik risklerden dolayı, Ukrayna’ya yatırım yapmada temkinli. Farklı devlet kurumları toplam doğrudan yabancı sermayeyi ölçümlerinde farkı sonuçlara varsalar da, 2017 yılında Ukrayna’nın kabaca 2,2 milyar $ yatırım çektiğini söyleyebiliriz. Ancak Güney Kıbrıs, Virgin Adaları, Malta gibi off-shore cennetlerinden gelen yatırımları ve bankaların sermaye artırımlarını saymazsak doğrudan yatırım oldukça mütevazi rakamlarda. Bu süreçte bazı sektörlerin, ekonominin genelinden pozitif olarak ayrıştığını görüyoruz. Bunlar tarım, IT, AB’ye ihracat yapabilecek hafif sanayi ve tabii ki yenilenebilir enerji. Ukrayna, Avrupa’nın en iyi yeşil enerji tarifesini veriyor, bu tarife dünyada da en üst sıralarda yer alıyor. Yasa, son bir yılda birkaç kez değiştirilerek daha yatırımcı dostu hale getirildi, yatırımcı ve kreditör hakları güçlendirildi. Peki Ukrayna neden tüm bunlara rağmen istediği yatırımı bu alanda alamıyor, sektörde beklenen, özlenen patlama gerçekleşemiyor? Nisan ayında, Ukrayna Başbakan birinci yardımcısı Stepan Kubiv ve beraberindeki heyet, DEİK olarak Ankara’da misafirimizdi. Gerçekleşen ekonomi forumu ve akabindeki yuvarlak masa toplantısında gündeme getirilmesi istediğimiz konulardan biri de Ukrayna’da enerji alanındaki fırsatlardı. Nitekim Ukrayna Enerji Ajansı Başkanı Sergiy Savçuk oldukça kapsamlı bir sunum yaptı. Kendisine iki soru sordum. Birincisi bu kadar güzel teşviklere rağmen yenilenebilir enerji alanında Ukrayna’da yapılan yatırımlarda gerçek yabancı sermaye oranı ne? İki, bu teşviklerin yasada yazıldığı gibi 31 Aralık 2019 yılına kadar devam etmesini garanti edebiliyor musunuz? Sergiy’in de cevapladığı gibi toplamda yatırımlarda yabancı sermaye oranı maalesef %10’un bile altında. Peki neden? Ekonominin genelindeki sorunlar bu alanı da etkilemekle beraber, Ukrayna’nın daha çok yatırım çekmesinin önündeki en büyük etkenlerin başında iletişim eksikliği geliyor. İletişim, sözle olduğu gibi eylemlerle de olabilir. Her iki konuda yapılması gereken çok şey var. Hükümetin halkla, hükümet ajanslarının, yatırımcılarla, ülkenin dış dünya ile iletişimi çok daha geniş, derin ve kapsamlı olmalı. Hatta ülke içerisindeki yatırımcılar ve iş derneklerinin arasındaki iletişimin geliştirilmesi için bile alınması gereken çok mesafe var. Zaten bunun için de geçtiğimiz yıl Amerikalı, Alman, Avusturyalı, Fransız, İngiliz ve Ukraynalı meslektaşlarımızla Ukrayna’da Faaliyette Bulunan İş Odaları ve Dernekleri Uluslararası Konseyini kurduk. Ukrayna, yaptığını, başardığını dünyaya, yatırımcılara daha iyi aktarmalı. Bunun…



























