CDP Su Güvenliği modülünde Global A listesindeki yerini korudu

2020 yılından bu yana, dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan Carbon Disclosure Project (CDP) kapsamında raporlama yapan CarrefourSA, Orman Programı’nda Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak 1 yıl içinde palm, kereste ve soya faaliyetlerindeki skorunu B seviyesinden A- seviyesine yükseltirken büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini ve İklim Değişikliği skorunda A- seviyesini korudu. Su Güvenliği skorunda ise üst üste iki yıl Global A List içerisinde yer alarak bu konudaki başarısını devam ettirdi. Dünyanın en büyük çevresel raporlama girişimlerinden biri olan Carbon Disclosure Project (CDP), şirketlerin çevresel risk yönetimini teşvik etmek ve bu alanda liderlik etmelerini sağlamak amacıyla yaptığı İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman Programı 2023 raporlama sonuçlarını açıkladı. Dünyadaki en geniş iklim veri tabanına sahip olan CDP bünyesinde 23 bine yakın şirketin çevresel alanındaki çalışmaları değerlendirildi. Toplumsal ve çevresel duyarlılıkla, doğayı merkezine alan bir yaklaşım geliştiren, Türkiye’nin öncü organize gıda perakendecisi olan CarrefourSA, Su Güvenliği skorunda dünyadan sadece 101 şirketin yer aldığı Global A List içerisinde yerini A liderlik seviyesi ile bu sene de korurken; 2021 yılında ilk kez raporlama yaptığı Orman Programı’na  Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak notunu 1 yıl içinde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- (liderlik) seviyesine yükseltmekle birlikte büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorunu da A-(liderlik) seviyesini korumaya devam etmiştir.  Dünya genelinde liderlik seviyesine ulaşan şirketlerin arasında CarrefourSA, Su Güvenliği skoru ile %21’in, İklim Değişikliği skoru ile %23’ün, Orman Programları modülünde soya ile %8’in, palm ile %6’nın, kereste ile %7’nin, büyükbaş hayvancılık faaliyetleri ile Yönetim seviyesinde %29’un içesinde yer aldı. Uluslararası standartlarda şeffaf raporlama Dünyanın en büyük çevre raporlama platformlarından CDP raporlamasının şirketlerin risk ve şeffaflığı kapsamında büyük önem taşıdığını belirten CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, şunları söyledi: “2023 yılı raporlarında Su Güvenliği modülünde A liderlik seviyemizi korumayı başardık. CarrefourSA olarak tüm iş süreçlerimizde, attığımız her adımda doğayı merkeze alan bir yapıyla çalışıyoruz ve çevresel etkileri en aza indirgemeye özen gösteriyoruz. Bunun bir parçası olarak da ‘Doğrusu CarrefourSA’da’ söylemimiz çatısı altında ‘Yaşam İçin Doğrusu’ adına yaptığımız çalışmaları ve çevresel etkimizi uluslararası standartlarda şeffaf bir şekilde raporluyoruz. 2020’den bu yana CDP bünyesinde gerçekleştirdiğimiz raporlamalar ile bu kapsamda farkındalığımızı ortaya koyduğumuza inanıyorum. Elde ettiğimiz başarılarımızı her sene daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. ‘Global A-List’e giren dünyadaki sayılı firmalardan biri olmak bizim için gurur verici. Sektörümüzden bu listeye giren ve Orman Programı modülünde raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak bu modülde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- seviyesine ulaşmamız ve büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorumuzu A- seviyesinde korumamız da bizim için oldukça önemli bir başarı. Bundan sonraki yıllarda da çalışmalarımızı tüm şeffaflığıyla raporlayarak bu başarımızı devam ettirmeyi çok önemsiyoruz.”

Türkiye Komünist Partisi Kadıköy’ün ilk seçim bürosunu Hasanpaşa’da açtı

Türkiye Komünist Partisi Kadıköy Hasanpaşa Mahallesi’nde yeni bir semt evinin açılışını yaptı. Kadıköy Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Maçoğlu ve TKP Merkez Komite üyesi Senem Doruk İnam’ın da katıldığı açılış halkın yoğun ilgisiyle karşılandı. Hasanpaşa Semt Evi seçim döneminde aynı zamanda Seçim İrtibat Bürosu olarak da kullanılacak. Açılışa katılanlara Hasanpaşa Semt Evi adına hoş geldiniz diyen Dicle Ferice Gündüz, “Yerel seçimlere giderken Kadıköy’de paranın, koltuk sevdasının değil, emeğin, emekçinin Kadıköyünü kurmak öncelikli amacımız. Ranta değil halka hizmet etmek için bu yolu örgütlüyoruz. Hasanpaşa’da açtığımız bu semt evini dayanışmanın, aydınlanmanın merkezi haline getireceğiz.” dedi ve açılış sürecinde kendilerine eşya bağışı ve destekleriyle yanlarında olan semt evinin komşularına teşekkür etti.  Kadıköy ranta değil halka açılacak TKP Kadıköy Belediye Başkan Adayı Maçoğlu konuşmasında ağırlıklı olarak önümüzdeki yerel seçimlere vurgu yaptı. “Önümüzdeki beş yıl hayatımızdan bir şeyleri çalmaya çalışan, kentin bütün sorunlarıyla halkı baş başa bırakan sisteme karşı, daha iyi bir programla, gelecekte bu anlayışın tüm kentlere yayılacağı bir programı örgütlemek istiyoruz.” diyen Maçoğlu şöyle devam etti: “Kadıköy 81 ilden insanın bir araya geldiği, kültürüyle, yaşamıyla insanların birlikte yaşadığı bir ilçe. Kaygımız yok, iyi işler yapacağımızdan emin olabilirsiniz, bunun için varız, bunun için varsınız. Bu kentin büyük sorunları var, bu kentte 20 binin üzerinde üniversite öğrencisinin yurdu yok. Bu kentte deprem konusunda toplumun büyük kaygısı var, insanlar güvencesiz konutlarda oturuyor, bu sebeple depremle ilgilenen bilim insanları, akademisyen ve mühendislerle birlikte çalışıyoruz. Ayrıca yapı kooperatifleri, sosyal konutlar birlikte karar alarak çalışmamız gerekiyor. Bütün emekçilerle, kadın ve LGBT+ arkadaşlarımızın toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla, yaşamın her alanında yok sayılmaya çalışanlara karşı omuz omuza vereceğiz. Birlikte bu yaşamı kurmamız gerekiyor.” “Bu heyecan bizlere umut oluyor” TKP Merkez Komite üyesi Senem Doruk İnam açılışa katılanları TKP adına selamlayarak başladığı konuşmasına “Ülkemiz bu kadar zor, bu kadar karanlık koşullardan geçerken gözleri ışıl ışıl bakan, heyecanlı ve iradeli bir topluluk var bugün burada. Bu heyecan ve irade bizlere de umut oluyor. Hepimizin yüzünü güldürüyor.” dedi. Etkinlikte Maçoğlu için seçim çalışması yapmak isteyen gönüllüler semt evinde kurulan iletişim masalarına başvuruda bulundular. Etkinliğin sonunda şarkılar söylendi, coşkulu kalabalık hep bir ağızdan şarkılara eşlik etti. 

ALİAĞA LİMANLARI TÜM ZAMANLARIN ELLEÇLEME REKORUNU KIRDI

Türkiye ekonomisinde sanayi ve ticaret denilince akla ilk gelen merkezler arasında yer alan Aliağa, son yıllarda yapılan dev yatırımlarla gerek sanayi gerekse de limanlarıyla adeta bir cazibe merkezi haline geldi. Aliağa limanları ve sanayisi pandeminin ekonomiye olan olumsuz etkisine rağmen 2020 yılında rekorlar kırmaya devam etti. 2020 yılında Aliağa limanlarında toplam elleçleme, gelen gemi sayısı ve konteyner elleçlemesinde tüm zamanların rekoru kırıldı. 2020’de Aliağa limanlarında toplam yük elleçlemesi 68 milyon 946 bin ton oldu. Limanlara gelen gemi sayısı ise 5 bin 356 adet olurken konteyner elleçlemesi ise 1 milyon 275 bin TEU olarak gerçekleşti. EN YOĞUN LİMAN Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre, 2019 yılında Aliağa limanlarında 65 milyon 799 bin ton olan toplam yük elleçlemesi, 2020 yılında yüzde 4,78 artışla 68 milyon 946 bin ton rakamına ulaşarak tarihinin en yüksek rakamına ulaştı. 2019 yılında 1 milyon 132 bin TEU olan konteyner elleçlemesi ise 2020 yılında yüzde 12,63 oranında artarak 1 milyon 275 bin TEU’ya ulaştı. 2019 yılında toplam 5 bin 132 adet gemi hareketi olurken 2020 yılında bu sayı 5 bin 356’ya çıkarak Aliağa limanları İzmit’ten sonra Türkiye’nin en yoğun ikinci limanı oldu. DIŞ TİCARET FAZLASI Aliağa limanlarının ve sanayisinin 2020 yılı verilerini değerlendiren Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, korona virüs salgını neticesinde dünya ölçeğinde daralan ticaret hacminden dolayı yük bulmakta zorlanan limanların aksine Aliağa limanlarının stratejik konumu, yük miktarları ve lojistik kapasiteleri ile Avrupa ve dünya ticaretine; ayrıca küresel tedarik zincirlerine 2020 yılında önemli katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi. Başkan Ertürk, Aliağa’nın 2020 yılında da dış ticaret fazlası vermeye devam ettiğini ifade ederek, bölgede ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 152,4 olduğunu dile getirdi. Ortaya çıkan rakam ve rekorların bölge sanayisinin üretimde ve istihdamda olumlu ilerlemeleri gösterdiğini belirten Ertürk, “Limanlarımızın gösterdiği başarı, müteşebbislerin bölgeye olan yatırım iştahını da arttırıyor. Bu noktada 2021 yılında limanlarımızda yatırım programlarının devreye alındığını görüyoruz. Anılan veriler ışığında baktığımızda Aliağa’nın geleceğe bakışının hangi çerçevede olması gerektiğine işaret ediyor. Bölge sanayicisinin ve lojistik firmalarının sorunlarının çözümü, bölgemizde iş yapmayı tercih eden yatırımcıların ve ilçe halkının refahına olumlu etki edecek ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayacak yatırımların bölgemize çekilmesi açısından da çok önemli olduğu aşikar” dedi. EKONOMİYE BÜYÜK KATKI Aliağa’nın mevcut ekonomik ve jeostratejik potansiyeli ile Türkiye’de istihdamın, üretimin ve ticaretin merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade eden Başkan Ertürk, “Bölgemizdeki petrol ve petro kimya endüstrisi, enerji üretimi, demir çelik sektöründeki öncülüğü, organize sanayi bölgesi, ülkemizin doğalgazdaki sigortası olan LNG tesisleri, gemi söküm, liman ve lojistik yatırımları ile Aliağa, ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan merkezlerin başında yer alıyor” dedi. ‘SORUNLAR BİRLİKTELİKLE ÇÖZÜLMELİ’ Aliağa’nın ekonomide yeni normale geçişle birlikte büyüme ivmesinin çok daha yüksek olacağının altını çizen Ertürk, “Aliağa yatırımlarla hızla gelişiyor ve bu gelişimi sürdürülebilir hale getirebilmek için gelişime giden yoldaki sorunların kurumlar arası birliktelik içerisinde iyi irdelenmesi ve bu sorunlara çözümler üretilmesi gerekiyor. Birlikte hareket etmenin, sorunlarımızın çözümünde ve sürdürülebilir büyemeye katkılarını görmemezlikten gelmememiz, bölgemize ve ülkemize büyük katkılar sunacaktır” dedi. Kaynak: lojiport.com

UTİB’İN ÖNCELİKLİ GÜNDEMİ EKOLOJİK TEKSTİL

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), T.C. Ticaret Bakanlığı destekleri ile gerçekleştirilen Ekolojik Tekstiller Ur-Ge Projesi ile ilgili değerlendirme toplantısı düzenledi. Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim ve dış ticaretin daha çevre dostu bir form kazanmasını amaçladıklarını söyledi. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ev sahipliğinde online olarak düzenlenen Ekolojik Tekstiller Ur-Ge Projesi Toplantısı, projede yer alan firmaların katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda projeyle ilgili gelinen aşama ve sonrası için nasıl bir yol haritası izleneceği hakkında fikir alışverişi yapıldı. ‘GÜZEL İŞLERE İMZA ATMAYA DEVAM’ Açılış konuşmasını gerçekleştiren UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Birliğimizde güzel işlere imza atmaya devam etmek istiyoruz. En önemsediğimiz projelerimizden biri de Sürdürülebilirlik Ur-Ge’miz. Dünya teknolojik, ekolojik ve sosyal bir değişim içinde. Bunlarla birlikte yaşamımızda da belirli değişimler meydana geliyor. Projemizde amacımız, Bursa başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nin kalkınmasında büyük önem arz eden ev tekstili ve giyimlik kumaş üretimine yönelmesini sağlamak. Bu vesileyle ülkemizin üretim ve dış ticaretinin daha çevre dostu bir form kazanarak, küresel normlara uygunluğunun artırılmasını hedefliyoruz. Tam kapanmayla birlikte hepimiz nasıl bir yol haritası çizmeliyiz diye düşünüyoruz. Bu toplantıyla birlikte projemizde daha büyük ve daha sağlam adımlar atılmasını hedefliyoruz” dedi. ‘YOL HARİTASI ÇOK ÖNEMLİ’ UTİB Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Türkün Karaçor da Sürdürülebilirlik Ur-Ge Projesi’nin daha verimli hale gelebilmesi için toplantıda fikirlerini paylaştı. Karaçor, “Her şeyin pandemiye takıldığı bu dönemde Sürdürülebilirlik Ur-Ge’sinde istediğimiz hızda olmasa da yolumuza devam ediyoruz. Ur-Ge’de ihtiyaç analizinin belli olmasının ardından belirli konularda eğitim ve danışmanlık sürecine girildikten sonra bu işin en önemsenen ayağı, yurtdışı pazarlama ayağı. Şu anda yurtdışı ayağında aksiyon almamız için zor bir dönemde olmamıza rağmen danışmanlık paketlerini önceden belirleyip firmalarla ortak bir yol haritası çizeceğiz” diye konuştu. Kaynak : Uludağ İhracatcılar Birliği

UİB’İN NİSAN İHRACATI YÜZDE 291 ARTIŞLA 2,6 MİLYAR DOLAR

BARAN ÇELİK: “BU RAKAMLAR, İHRACAT POTANSİYELİMİZİN GÖSTERGESİ” BURSA – Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB), nisan ayında yüzde 291 gibi yüksek bir oranda ihracat artışı gösterdi. UİB’in nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 291 oranında artarak 2 milyar 599 milyon dolar oldu. UİB’in, geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracat tutarı ise 29 milyar 502 milyon 841 bin 929 dolar olarak gerçekleşti. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, ihracatta artış trendinin devam ettiğini, Türkiye’nin ve Bursa’nın nisan ayında sergilediği yüksek oranlı artışların gelecek dönemler için motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. “Nisan ayındaki yüksek artışta her ne kadar baz etkisi olsa da, pandeminin getirdiği tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen ihracatı artırmak için var gücüyle çalışan tüm firmalarımızı gösterdikleri üstün performanstan dolayı kutluyorum” diyen Başkan Çelik, UİB bünyesinde yer alan beş birliğin de ihracat rakamlarında artışlar olduğunu belirtti. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “Covid-19 salgını tüm dünyayı başta sağlık ve ekonomi olmak üzere pek çok açıdan derinden sarstı. Böyle bir süreçte, yüksek bir ihracat artışına imza atmak güçlü ekonomik yapımızın, ihracat potansiyelimizin ve ihracatçılarımızın kararlı tutumlarının net bir göstergesi oldu. Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz. Kararlılıkla ve tüm gücüyle üreten, ihracatla büyüyen, sürdürülebilir modelle kalkınan ve istihdam yaratan daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. OİB’in ihracatı Nisan ayında 2,1 milyar dolar Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 379 gibi bir artışla 2 milyar 128 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB), geriye dönük 12 aylık performansı ise 24 milyar 815 milyon dolar olarak açıklandı. Tekstil ihracatı Nisan’da 121,6 milyon dolar oldu Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği de (UTİB), Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 251 artışla 121,6 milyon dolar ihracata imza attı. UTİB’in geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracatı ise 1 milyar 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. UHKİB’den Nisan’da 83,7 milyon dolar ihracat Nisan ayında geçen yılın nisan ayına göre yüzde 200 artışla 83,7 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), geriye dönük 12 aylık ihracatı ise 839,2 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşti. UMSMİB’in ihracatı Nisan ayında 18,4 milyon dolar Nisan ayında bir önceki yılın nisan ayına göre yüzde 38 artışla 18,5 milyon dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise 201,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş oldu. UYMSİB’den Nisan’da 7,9 milyon dolarlık ihracat Nisan ayında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 21 artışla 7,9 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise 152,8 milyon dolar seviyelerinde dış satışa imza attı. Öte yandan, UİB üzerinden ihracat kaydı yapılan ve ‘diğer’ başlığı altında listelenen sektörlerin Nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 73 artışla 239,1 milyon dolar olarak açıklandı. kAYNAK : ULUDAĞ İHRACATCILAR BİRLİĞİ

BURSA SİYAHI İNCİRİ DÜNYA PAZARINI HEDEFLİYOR

PROF. DR. SENİH YAZGAN: “ÜRÜNÜN TANITIM VE PAZARLAMASI GELİŞTİRİLMELİ” Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), Ticaret Bakanlığı desteğiyle Bursa Siyahı İnciri Ur-Ge Projesi kapsamında yaptığı eğitimlerin dördüncüsünü gerçekleştirdi. UYMSİB, İngiliz Kraliyet Ailesinin mutfağına kadar giren, uzun raf ömrü, iri dış görüntüsü, tadı ve muhteşem lezzetiyle dünyanın en kaliteli inciri kabul edilen Bursa Siyahı İnciri’nin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. İlki Şubat 2020’de, henüz ilk vakanın ülkemizde görülmediği dönemde fiziki olarak yapılan eğitimlerin son 3’ü pandemi şartlarından dolayı online ortamda gerçekleşti. Deneyimli danışman Nilüfer Arıak tarafından Ur-Ge kümesinde yer alan firmaların katılımcılarına verilen eğitime, UYMSİB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Senih Yazgan da katıldı. Gün boyunca online olarak düzenlenen ve 10 firmanın temsilcilerinin katıldığı toplantıda, ‘Dış Ticarette Teslim ve Ödeme Şekilleri’, ‘İhracat Finansmanı’ gibi ana başlıklar üzerinde duruldu. Eğitimde ayrıca akreditif ve akreditifte karşılaşılan sorunlar; açılmış, belgede yapılan hata nedeniyle rezerv konulmuş, bedeli tahsil edilememiş örnekler incelenirken, ihracatın finansmanı uluslararası finansman imkânları üzerinden de bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. “Doğru pazarlanması ülke tarımına büyük katkı sağlar” Prof. Dr. Senih Yazgan, şehirle özdeşleşen Bursa Siyahı İnciri’nin dünya pazarında rakibi ve ihracatında limiti olmayan özel ve önemli bir ürün olduğunu belirterek, rakipsiz olan bu ürünün uluslararası piyasalarda tanınması ve uygun maliyetlerle pazarlanmasının ülke tarımına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Bu kapsamda Birlik olarak Bursa Siyahı İnciri’nin tanıtımı ve pazarlaması süreçlerinin daha da geliştirilmesi adına faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yazgan, bu ürünün üretimi, tanıtımı ve pazarlamasının daha da geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. KAYNAK :https://www.immib.org.tr/

Plastik sektörü Mükemmeliyet Merkezi ile liderliğe oynayacak

PAGEV, 10 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa’nın en büyük ikinci dünyanın en büyük altıncı plastik üreticisi konumunda bulunan Türkiye plastik sektörünü liderliğe taşıyacak PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temelini attı. Sektörün katma değerli üretimini artırırken ithalatını azaltacak 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip dev projenin temel atma töreni PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ev sahipliğinde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) öncülüğünde T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde hayata geçirilecek olan PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temel atma törenine Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve çok sayıda plastik sektörü temsilcisi katıldı. Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesinde konumlanan merkez, toplamda 30 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, üç etapta yapılacak. İlk etap 2021 yılı içinde tamamlanarak plastik sanayinde faaliyet gösteren firmalara hizmet vermeye başlayacak. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, özelde plastik sektörünün, genelde Türkiye ekonomisinin gücüne güç katacak. Plastik sektörünün yanı sıra ürün, hammadde ve makine ekipman sektörlerine de hizmet vermesi planlanan merkez; araştırma, sertifikasyon, test ve laboratuvar hizmetleri verecek, en yeni teknolojiye sahip ürünlerin üretimi için sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma kurumları, mesleki birlikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapacak. Ayrıca mesleki ve teknik eğitim ile danışmanlık hizmetleri sağlayacak. Makine sektörüne de hizmet verecek olan merkez, teknolojik gelişmelerin yapılabilmesi için gerekli olan plastik makine, kalıp ve ekipman üretiminin hem miktar hem kalite olarak artırılmasını sağlayacak. Standart dışı plastik ürün ithalinin önüne geçecek… PAGEV Mükemmeliyet Merkezi, ihraç edilen ürünlere ilişkin bir kontrol mekanizması oluşturarak Türkiye’de üretilen plastik ürünlerin uluslararası pazarlardaki güvenirliğinin ve itibarının korunmasına da katkı sağlayacak. Merkezin çok önemli bir artısı ise ithal edilen plastik ürünlerin, kesin ithalatı yapılmadan laboratuvarlarda teknik uygunluğunun belirlenmesi ile ülkemize kalitesiz ve standart dışı ürün girişini engellemesi olacak. Sadece sanayicilere değil öğretmenlere ve öğrencilere de önemli fırsatlar sunuyor PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne komşu olacak Plastik Mükemmeliyet Merkezi, bu okuldaki öğretmenlere ve öğrencilere ileri teknoloji ile tanışma fırsatı sunacak. Bazı uygulama derslerini PAGEV Mükemmeliyet Merkezi’nde yapma şansını yakalarken merkezin eğitim ve konferans salonları da hizmetlerinde olacak. Sanayici ve akademisyenlerle yakın bağ kurulması noktasında da gerekli sinerjiyi yaratacak merkezde lise öğrencilerini staj fırsatı da bekliyor. Öğrenciler aynı zamanda başta PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin protokol imzaladığı İstanbul Üniversitesi olmak üzere farklı üniversite akademisyenlerinden mentorluk alma şansına da sahip olacak. Mükemmeliyet Merkezi, plastik sektörünün katma değerli üretimini artıracak Temel atma töreninde konuşan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Türkiye plastik sektörü mevcut hacmi ve potansiyeli ile liderliğe çok yakın bir konumda bulunuyor. 37 milyar dolarlık cirosu ile ülke ekonomisine ciddi bir değer yaratan sektörümüz 10 milyon tonluk üretim gücü ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı üreticisi konumunda bulunuyor. Sektörümüzün mevcut konumunu şu örnekle daha iyi açıklayabiliriz: Ülkemizin 2023 hedefi dünyadaki en büyük ilk 10 ekonomiden biri olmak. Plastik sektörümüz ise daha bugünden dünyanın 6.’ncı büyük üreticisi. Sektörümüzde 11 bin civarında üretici firma 250 bin kişiyi istihdam ediyor. Bu firmalarımız 150’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Görünen tablo bu kadar pozitifken Türkiye plastik sektörü neden lider konumda değil? Lider olamamamızın önündeki en büyük engel katma değeri düşük üretim. Katma değeri yüksek plastik mamulleri ithal ediyor ancak katma değeri düşük mamuller ihraç ediyoruz.…

Nehir Promasyon hizmette kaliteyi önemsiyor.

Bizim iş yerimiz her geçen gün büyümekte ve mağazalar zinciri oluşturmakta ve bu pandemi döneminde İnsanlara iş istihdamı sağlamaktayız. Hediyelik eşya ve promosyon ürünlerimiz sektörde yenilikçi ve yaratıcı bir bakış açısıyla fark yaratmak, Şirketimizi sektörde önemli bir boşluğu doldurmakta olduğumuz günümüz koşullarına taşıdığını görmek Bizleri heveslendirmekte ve kurumsal ilkelerimizi daha da geliştirmekte yolunda ufkumuzu genişletmektedir. Neden bizimle çalışsınlar meselesine değinecek olursak 1 çözüm odaklı olma ve güler yüzlü personel 2 yenilikçi ve modern ürünler 3 hizmet kalitesini hep ön planda tutmak 4 hediyelik eşya ve promosyon olarak yaratıcılık 5 hizmet ve malları zamana riayet ilkesini benimsemek Nehir Promosyon ve Hediyelik Ürünler, faaliyet gösterdiği alanlarda ürün ve hizmet standartlarını yükseltmeyi hedef bilmektedir. Sektörde yenilikçi ve yaratıcı bir bakış açısıyla fark yaratmak, ürün ve hizmet kalitesini hep en yukarıda tutmak, aynı zamanda satış ve hizmet sonrası müşteri destek mekanizmasını sürekli işler halde tutmak, Şirketimizin ana amaçlarını oluşturmaktadır. Çözüm odaklı olmamızın, hem kendimize hem de müşterilerimize katma değer yaratacak ürün ve uygulamalar üreterek vizyonumuzu sürekli geliştirmemizin, müşterilerimize verdiğimiz her sözü hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan yerine getirebilmemizin, Şirketimizi sektörde önemli bir boşluğu doldurmakta olduğumuz günümüz koşullarına taşıdığını görmek, bizleri heveslendirmekte ve kurumsal ilkelerimizi daha da geliştirme yolunda ufkumuzu genişletmektedir. Nehir Promosyon ve Hediyelik Ürünler‘in her müşterisi, tek müşterisiymiş gibi değerli ve özene layıktır. Şirketimiz, kişi ve kurumlar tarafından düzenlenen ve en küçüğünden en büyüğüne değişik amaçlar barındıran davet, toplantı ve organizasyonların etkinliğini artıran, hafızalarda güçlü izler bıraktıran, hedeflere ulaşmada verimli alternatifler yaratan ürün ve hizmetleri bütün halde sunabilmekte, gerek kişi ve kurumlara özel, gerekse geleneksel çerçevede geniş ürün yelpazesi ile ihtiyaç duyulan tüm unsurları, müşterilerimizi yormadan tasarlamakta, yakıştırmakta, üretmekte ve teslim etmektedir. Satış ve teslimat sonrasında da tüm destek hizmet ve servislerimizle müşterilerimizin yanında olmayı sürdürüyor, müşterilerimiz tarafından hedeflenen sonuçlara ulaşmada en küçük katkı sağlayabileceğimiz bir nokta dahi varsa, bunu sunmadan rahat edemiyoruz… İrtibat Bilgileri  Aşağıdaki irtibat numaralarını kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.  Menekşe 2 Sokak No: 30 / 19 Kızılay ANKARA  info@nehirpromosyon.com TEL : +90 (312) 434 13 00 – 418 15 24  TEL :+90 (312) 434 13 01 [Fax] GSM : +90 532 159 15 23 [GSM]

Büyümede yıllık hedefi yakalarız

Bloomberg HT’deki İş Dünyası programına konuk olan Avdagiç, yılsonunda Türkiye’nin ihracatının 172-173 milyar dolar bandında gerçekleşebileceğini belirtti. HABER: SÜMEYRA YARIŞ TOPAL İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Bloomberg HT’deki İş Dünyası programında Hande Berktan’a konuk oldu. Avdagiç, ekonomik gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.  Bu yıl hedeflenen ihracat rakamlarının geçilebileceğini ifade eden Avdagiç, “2018 için 172-173 milyar dolar bandında bir ihracat rakamı bekliyoruz” dedi. Son dönemlerde ihracatta kademeli bir artış ve ithalatta kademeli bir düşüş olduğunu belirten Avdagiç, “Bu dövizle ilgili, dış kaynakla ilgili çok faydalı bir süreç. Bunun yanında turizm gelirlerimizdeki artış, yine dış hizmet gelirlerinin de geçen seneye göre göreceli olarak artması, cari dengede olumlu bir resim ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde piyasaların açılmasına bağlı olarak ithalatta bir miktar artış bekliyoruz. Ancak ihracatımızı artıracak tedbirleri masada tutmayı sürdürebilirsek, bu olumlu resmin uzun süre devam edeceğini ümit edebiliriz” diye konuştu. İTO Başkanı Avdagiç’in açıklamalarından satır başları şu şekilde: PLAN HEDEFİ TUTAR Türkiye’nin üçüncü ve dördüncü dönemdeki büyümesinin yüzde 1.5-2 bandında olmasını öngörüyoruz. Türkiye’nin ilk 6 aydaki büyümesini yüzde 6.2 kabul edersek, ikinci altı ayda da yüzde 1.5-2 bandını yakalarsa Yeni Ekonomik Plan’daki yüzde 3.8’lik büyüme oranını rahatlıkla tutturabileceğini öngörüyorum. Hızlı kur dalgalanmasının olduğu dönemlerde fiyatlar biraz roket hızıyla çıkar ama paraşüt hızıyla düşer. O hızın artışına bağlı olarak fiyatlar çok hızlı bir şekilde yukarıya çıktı, kurun dengelenmesine bağlı olarak yavaş yavaş aşağı düşüyor. Önümüzdeki aylarda özellikle ÜFE’nin TÜFE üzerindeki baskısını hissedebiliriz ama Ekim 2019 için konulan hedeflerin yakalanması konusunda doğru bir sürecin içinde olduğumuzu düşünüyorum. YERLİ YAZILIM Yerli yazılımlar konusunda toplumsal bilinci artırmak lazım. Tabii ki bu ortaya çıkan yazılımların da beklenen fonksiyonları icra edebilecek düzeyde olması gerekiyor. Bu anlamda Türkiye önemli yol aldı fakat dünyada bu konudaki süreç çok hızlı gelişiyor. Dolayısıyla biz ne kadar yol alırsak alalım, önümüzde daha yapılması gereken kabarık bir liste var. Kamunun özellikle bir irade koyup, yerli yazılımları önceleyen bir yaklaşım sergilemesi beklentisi içindeyiz. ATIL KAPASİTE Bazı sektörlere aşırı teşvik verildi ve orada Türkiye’nin kaldıramayacağı bir kapasite oluştu. Bu sektörlere daha fazla teşvik verilmesinin ve daha fazla yatırım yapılmasının önüne geçilmeli. Diğer taraftan da kurulu bir takım kapasitelerimiz var; bunları tam kullanamıyoruz. Burada yine ikili bir yapı yürütmemiz gerekiyor. Bir taraftan atıl kapasitelerimizi devreye koymalı, diğer taraftan da sıfır yatırım konularını gündeme almalıyız. Yurt içinde yatırım yapacak insanların da en az yurt dışından gelen yatırımcılar kadar  beklentileri karşılanmalı. ŞİRKETLER TEKNOPARKLAR İÇİN SIRADA BEKLİYOR Son birkaç yıldır Ar-Ge merkezlerinin sayısının ve teknoparklara sağlanan imkanların artırılması noktasında Türkiye çok önemli adımlar attı. Teknopark İstanbul şu anda Türkiye’nin en önemli teknoparklarından biri. Bunun iki önemli kurucu ortağından biri de İstanbul Ticaret Odası. Şu anda yüzde yüz dolulukta çalışıyor. Teknopark İstanbul’da yer almak için sırada bekleyen pek çok şirket var. En önemli hedeflerimizden biri de teknoparkların kapısında bekleyen hiçbir şirketin olmaması. Fiziki mekanların artırılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. ABD İLE TİCARET DÜŞMEDİ Türkiye ile ABD arasında 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. İlk dokuz ayda 15 milyar dolarını gerçekleştirdik. Demir çelik ürünlerimize konulan ek vergilere rağmen Türkiye’nin ABD’ye ihracatında kayda değer bir düşüş olmadı. Tabii dış ticaret dengesizliğimiz var. Hem ABD ile son zamanlarda olan yumuşama hem de Avrupa Birliği ile ilişkilerimizdeki gelişmeye bağlı olarak önümüzdeki dönemde dış ticaret yatırımları konusunda daha olumlu bir döneme girdiğimizi görüyorum. İHRACATÇIMIZ KAPIKULE’DE…

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “GAZİANTEP’İN KALKINMASINDA İHRACAT VAR”

Gaziantep’ten, Ekim ayında 655 milyon 42 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ocak-Ekim döneminde gerçekleşen 5 milyar 679 milyon 266 bin dolarlık ihracatla Gaziantep, en çok ihracat yapan 6. Kent olarak bölgenin lokomotifi olmayı sürdürdü. Gaziantep’in ihracat rakamlarını ve başarısını değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in kalkınmasının temelinde ihracatın olduğunu söyledi.   Gaziantep, en fazla ihracat yapan 6. İl olmaya devam ediyor.  Ekim ayında ihracatını yüzde 10,4 oranında artıran Gaziantep’ten Ekim ayında 655 milyon 42 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.   Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, ihracattaki artıştan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Gaziantep iş dünyasını ve ihracatçıları özverili çalışmalarından dolayı kutladı. ” Gaziantep’in en büyük değeri ihracatçılardır” Gaziantep’in bu yılın 10 ayında ihracatını yüzde 5,4 oranında arttırarak, toplam 5 milyar 679 milyon 266 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “İhracatçılarımızı azimli ve inançlı çalışmaları sayesinde edinilen elde edilen başarıdan dolayı tebrik ediyorum. İhracattaki başarıları her geçen gün artan, yeni pazarları iyi değerlendiren ve dış ticaret rakamlarında bölgenin lideri konumunda olan Gaziantep’in sanayi ve ticaretteki gücünü ihracat rakamları da ortaya koymaktadır. Gaziantep ve ülkemizin büyümesi söz konusu ise bunun temelinde ihracat yatıyor. Gaziantep’in en büyük değeri gelişimine önemli katkı sağlayan ihracatçılarımızdır. İhracatta önemli başarıları imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Tüm ihracatçılarımızı kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz” dedi.   GTO Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım, Gaziantep’in üretimdeki çalışkanlığının yadsınamaz bir başarı olduğunu, Gaziantep’in 2018 yılı için belirlenen ihracat hedeflerine adım adım yaklaştığını sözlerine ekledi.  

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkan Büyüksimitci, “Hükümetimiz Ayakları Yere Basan Bir Ekonomi Programı Açıkladı”

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) eylül ayı olağan meclis ve müşterek meslek komitesi yapıldı. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy ve Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış’ın katılımı ile Odamız meclis salonunda yapılan toplantıya, KAYSO meclis üyeleri, meslek komitesi ve disiplin kurulu üyeleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Türk parasını koruma kanunu çerçevesinde çıkartılan 32 nolu yasa ile ihracatçıların çok ciddi mağduriyetleri olduğunu belirterek, “İhracattan gelen paraların en düşük kurdan alınarak, ihracatçıya en yüksek kurdan dönmesi bizlere ciddi manada zararlar vermektedir. Zaten ihracatçının üzerinde ciddi manada yükler vardır. Bu karar ihracatçılarla çok konuşulmadan, acelece alınmış bir karar gibi duruyor. Gelen paraların daha önce olduğu gibi beyan usulü ile hesaplara yatırılması elzemdir. Bu konunun bir an önce düzeltilmesi ihracatçılarımız açısından son derece önemlidir” dedi. Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, konuşmasının başında 2018-2019 yılının hayırlı uğurlu olmasının dileyerek, kazasız belasız bir eğitim yılı diledi. Meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür eden Başkan Büyüksimitci, bu toplantının Kayseri’de gerçek birlik beraberlik olduğunun bir göstergesi olduğunu belirtti. Odaların kanunla kurulmuş yarı kamu kurumu niteliğinde birer meslek örgütleri olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Odaların derneklerle ciddi bir farklılığı var. Bana göre odalar, Türkiye’deki en demokratik seçim yapılan kurumlardır. Birileri oda başkanlarımızla ilgili, sanayicilerle ilgili bir takım cümleler kuruyor. Bunları kabullenmek mümkün değildir. Sanayisi olmayan, ticareti zayıf olana ülkelerin haline bir bakın. Sanayici ve ticaret erbabımız bu ülke için bir nimettir. Bunun nimet olduğunu anladığımız gün zaten bugünkü durumlara düşmeyeceğimiz gün olacaktır. Sanayici gece gündüz çalışır, borçlanır, cebine koyacak nakit para bulamaz ama yine de üretim ve istihdam yapmak için çabalar. 2002-2013 yılları arasında Türkiye bir başarı hikayesi yazdı. Bunu kimse inkar edemez. Bu başarı hükümetiyle, sanayicisi ve ticaret erbabı ile tüm Türk halkının elde ettiği bir başarıdır. Yanlış yapıldığı zaman tabi ki itiraz ve ikaz hakkımızı kullanacağız ama iyi işler yapan insanları da takdir etmek zorundayız. Bu ülkede bu alışkanlığı kazanmalıyız” dedi. İşadamları ve sanayiciler olarak kimseye yalakalık yapacak durumda yada siyasi kariyer peşinde olmadıklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci, tek amaçlarının üretime ve istihdama katkı sağlamak, ülkenin daha fazla gelişip kalınmasına yardımcı olmak olduğunu söyledi. Ekonomide çalkantılı günler yaşanırken Merkez Bankası’nın 625 baz puan faiz artırımına gittiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, bu kararın para politikaları ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığı açısından son derece önemli olduğunu belirterek, faiz artırımının hemen arkasından hükümet tarafından ayakları yere basan ve gerçek rakamlara dayanan Yeni Ekonomik Program açıklandığını söyledi. Sunumlar eşliğinde Yeni Ekonomik Program hakkında meclis üyelerine bilgi veren Başkan Büyüksimitci, dengelenme, disiplin ve değişim üzerine kurulmuş yeni programda değinilmesi gereken bütün noktalara değinildiğini, tüm ilgili paydaşların görüş ve önerileri alınarak, doğru tespitler yapıldığını, bununda kendileri açısından bir yol haritası niteliğinde olduğunu belirtti. 2019 yılında harcama tasarrufu ve gelir artışı vasıtası ile 76 milyar TL’lik kamu kaynağı oluşturulacak olmasının son derece önemli ve memnuniyet verici bir durum olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, kıdem tazminatı başta olmak üzere, bu dönemde sanayiciye ağır yükler getirecek hiçbir tedbir alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Odalar olarak sanayici ve işadamlarının sıkıntılarını çözmek için TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun önderliğinde gece gündüz çalıştıklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci, Kayseri Sanayi Odası olarak hükümet nezdinde takip ettikleri konular hakkında meclis üyelerine bilgiler…

EBSO enflasyonla mücadeleye dikkat çekti

Ege Bölgesi Sanayi Odası, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Mücadele Programı kapsamında, İzmir’de sanayicilerin katılımını artırmaya yönelik olarak üyelerini bilgilendiriyor. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, üyelere gönderdiği mektupta, hükümet tarafından enflasyonla mücadele programı çerçevesinde ülke genelinde indirim kampanyası başlatıldığını hatırlatırken, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin de 81 il ve 160 ilçede yer alan 365 Oda/Borsa ile üretim gerçekleştiren ve çeşitli ürünlerin ticaretini yapan üyelerin indirim kampanyasına en geniş şekilde katılımı desteklediğini bildirdi. Yorgancılar, “Bu kapsamda, Tüketici Fiyat Endeksi listesinde yer alan ürün ve hizmetlere yönelik olarak en az 3 ay süreyle yüzde 10 indirim olacak şekilde kampanyaya katılmış veya katılabilecek olan üyelerimizin, şirket, yetkili, irtibat bilgileri, indirim uyguladıkları ürün ve hizmet sayıları ile kampanyaya ilişkin ilgili iletişim kanallarında kullandığınız görsellerle birlikte ilk etapta 22 Ekim 2018 tarihine kadar, devam eden süreçte katılımınız olur ise de her zaman ekonomikiliskiler@ebso.org.tr e-posta adresine bilgi verilebileceği hususunu değerli ilginize sunar, bu vesileyle çalışmalarınızda kolaylıklar ve hayırlı işler dilerim” ifadelerini kullandı.

ÖZDEBİR: EKONOMİ POLİTİKALARI ÜRETİM VE SANAYİ ODAKLI OLMALI

Ankara Sanayi Odası Ekim Ayı olağan meclis toplantısı 31 Ekim 2018 tarihinde yapıldı. Toplantıda konuşan Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ekonomi politikalarının üretim ve sanayi odaklı olması gerektiğini belirterek, “Cari açığı azaltmak için Ar-Ge, inovasyon ve verimlilik üzerinde çalışmalıyız.” dedi. Özdebir,  Cumhuriyetin bekasının devam etmesi için üretmeye devam edeceklerini söyledi. Yeni açılan İstanbul Havalimanı’nın Cumhuriyet tarihinde tek seferde yapılan en yüksek yatırımlı eser olduğunu ifade eden Özdebir,  yapımı gerçekleştiren 5 şirketten dördünün ASO üyesi olduğunu, projede onlarca ASO üyesinin de alt yüklenici olarak önemli işlere imza attığını belirterek emeğe geçenlere teşekkür etti. Özdebir, Dolar kurunun 7,50 seviyelerinden 5,50 seviyesine inmesinin kur açısından başarı olduğunun altını çizerek, “Bunun nedeni, yüksek faiz ortamında küresel piyasalarda ülkemiz lehine dönen olumlu havanın etkisiyle, yabancı yatırımcıların ülkemize ilgisinin artmasından kaynaklanmakta.” değerlendirmesinde bulundu. Ekonomi politikalarının üretim odaklı, sanayi odaklı olması gerektiğine işaret eden Özdebir, “10 yılda bir kriz yaşmamamızın sebebi bizim yumuşak karnımız olan cari açık. Biz cari açığı azaltmak için Ar-Ge, inovasyon ve verimlilik üzerinde çalışmalıyız. Üretim ekonomisine dönülmediği sürece yine Brunson krizleriyle karşı karşıya kalacağız.” diye konuştu. Özdebir, gelecek dönemde yüksek enflasyonunun gelir dağılımında önemli hasarlar bırakabileceğine ifade ederek, ticaret ve kur savaşlarında artık ülkelerin en büyük silahının üretim olduğunu vurguladı. Dünya ile rekabet etmek, ekonomik tehditleri savuşturmak için yüksek teknolojili katma değeri yüksek olan üretim stratejileri oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Özdebir, “Üretim süreçlerinin küresel boyuta yayıldığı süreçte, Ar-Ge’nin önemini artık anlamamız gerekir.” ifadesini kullandı. Özdebir, Ar-Ge’nin kaynak yaratmada önemli fırsatları ortaya koyacağını belirterek, bu fırsatlarla sürdürülebilir ekonomik büyüme olgusunun gerçekleşeceğini bildirdi. Türkiye’nin yüksek teknolojili, verimliliği yüksek mal ve hizmetlerin üretimine yoğunlaşması gerektinin altını çizen Özdebir, “Sanayiciler olarak, katma değeri yüksek ürünleri nasıl yapabiliriz onu düşünüyoruz.” dedi. TÜFE ve ÜFE’deki artışa da değinen Özdebir, üretici fiyatlarındaki artışı sanayicinin üstlendiğini dile getirdi. Kaynak : Ankara Sanayi Odası web sayfası  

Dirinler Makine AR-GE Merkezi oldu

Dirinler Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından AR-GE Merkezi olarak tescillendi. Otomotiv, beyaz eşya, iklimlendirme başta olmak üzere savunma, havacılık, kalıp, metal çelik sanayii, mobilya, inşaat, plastik-kauçuk, elektrik-elektronik sanayine hizmet veren Dirinler, AR-GE merkezi ile daha fazla yeni ürün tasarlama, ürün iyileştirmeleri ve geliştirmeleri yapmak üzere görev ve sorumluluğu da almış oldu. YENİLİKÇİ ÜRÜN AR-GE İLE OLUR Dirinler Makina San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Halil Akgül, 6 ay süren çalışmalarının ardından AR-GE merkezi olarak tescillendiklerini belirterek, “Biz AR-GE merkezi olmadan önce de her yıl birçok yenilikçi ürünü ürün listemize dahil ediyorduk. Yenilikçi ürünleri üretmenin bir tek yolu var o da araştırma ve geliştirmeden geçiyor. Şimdi ise AR-GE merkezi belgesi almamız ile birlikte daha sistemli bir çalışma içine giriyoruz ve bu belge Dirinler Makina için bir dönüm noktası olacak” dedi. TEKNOLOJİNİN ÖNCÜSÜ OLMAK İÇİN Yapılan yeniliklerin ve araştırma sonuçlarının toplumla paylaşılması, üniversiteler ve bilimsel kurumlarla iş birliği içinde çalışılması AR-GE merkezlerinin görev kapsamında yer aldığına dikkat çeken Akgül şöyle devam etti: “Bu merkezin öncelikli amacı üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik yaparak, ürün kalite ve standardını yükseltmek, verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmektir. Ayrıca, oluşan teknolojik bilgi birikimini ürüne yansıtarak, ticarileştirmek de yine hedeflerimiz arasında yer alıyor. Dirinler Ar-GE merkezi, teknolojiyi takip ederken birçok alanda da öncü olacaktır” İSTİHDAM ARTACAK Üniversitelerin ve sanayinin yaptığı AR-Ge çalışmaları arasında fark bulunduğuna dikkat çeken Akgül, “Kendi teknolojimizi kendimiz üretirken, akademik ortamdan alacağımız bilgileri ileri teknolojiye dönüştürme yolunu arayacağız. Ürün için teknoloji geliştirme doğru ve izlenmesi gereken yoldur. AR-GE merkezi olmamızın bize sağlayacağı bir diğer avantaj ürünlerimizi şekillendirirken birkaç yıl sonra ortaya çıkacak ihtiyaçları şimdiden araştıracak bir ekibi bünyemizde istihdam edebileceğiz. Bir ülke ihracat ile zenginleşir. Aynı emek ile daha fazla değer üretebiliyorsak teknolojimizi ilerletiyoruz demektir. Dirinler teknolojisini kendi ürettiği ürünleri ihraç ederek ülkemiz refahına daha fazla katkı yapacak” dedi. RESİMALTI: Dirinler Makina San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Halil Akgül (soldan ikinci),  AR-GE merkezi olarak artık daha fazla yeni ürün tasarlama, ürün iyileştirmeleri ve geliştirmeleri yapmak sorumluluğunu da üstlendiklerini söyledi. ——– İletilen mesajın sonu ——– — Yenigün Gazetesi www.gazeteyenigun.com.tr Etiler Mah. 9 Eylül Meydanı Meydan Han No:13 Kat:5 D:501 Konak – İZMİR Telefon: [232] 441 0888 (pbx) Faks: [232] 445 4511