Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkan Büyüksimitci, “Hükümetimiz Ayakları Yere Basan Bir Ekonomi Programı Açıkladı”

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) eylül ayı olağan meclis ve müşterek meslek komitesi yapıldı. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy ve Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış’ın katılımı ile Odamız meclis salonunda yapılan toplantıya, KAYSO meclis üyeleri, meslek komitesi ve disiplin kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Türk parasını koruma kanunu çerçevesinde çıkartılan 32 nolu yasa ile ihracatçıların çok ciddi mağduriyetleri olduğunu belirterek, “İhracattan gelen paraların en düşük kurdan alınarak, ihracatçıya en yüksek kurdan dönmesi bizlere ciddi manada zararlar vermektedir. Zaten ihracatçının üzerinde ciddi manada yükler vardır. Bu karar ihracatçılarla çok konuşulmadan, acelece alınmış bir karar gibi duruyor. Gelen paraların daha önce olduğu gibi beyan usulü ile hesaplara yatırılması elzemdir. Bu konunun bir an önce düzeltilmesi ihracatçılarımız açısından son derece önemlidir” dedi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, konuşmasının başında 2018-2019 yılının hayırlı uğurlu olmasının dileyerek, kazasız belasız bir eğitim yılı diledi.

Meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür eden Başkan Büyüksimitci, bu toplantının Kayseri’de gerçek birlik beraberlik olduğunun bir göstergesi olduğunu belirtti.

Odaların kanunla kurulmuş yarı kamu kurumu niteliğinde birer meslek örgütleri olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Odaların derneklerle ciddi bir farklılığı var. Bana göre odalar, Türkiye’deki en demokratik seçim yapılan kurumlardır. Birileri oda başkanlarımızla ilgili, sanayicilerle ilgili bir takım cümleler kuruyor. Bunları kabullenmek mümkün değildir. Sanayisi olmayan, ticareti zayıf olana ülkelerin haline bir bakın. Sanayici ve ticaret erbabımız bu ülke için bir nimettir. Bunun nimet olduğunu anladığımız gün zaten bugünkü durumlara düşmeyeceğimiz gün olacaktır. Sanayici gece gündüz çalışır, borçlanır, cebine koyacak nakit para bulamaz ama yine de üretim ve istihdam yapmak için çabalar. 2002-2013 yılları arasında Türkiye bir başarı hikayesi yazdı. Bunu kimse inkar edemez. Bu başarı hükümetiyle, sanayicisi ve ticaret erbabı ile tüm Türk halkının elde ettiği bir başarıdır. Yanlış yapıldığı zaman tabi ki itiraz ve ikaz hakkımızı kullanacağız ama iyi işler yapan insanları da takdir etmek zorundayız. Bu ülkede bu alışkanlığı kazanmalıyız” dedi.

İşadamları ve sanayiciler olarak kimseye yalakalık yapacak durumda yada siyasi kariyer peşinde olmadıklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci, tek amaçlarının üretime ve istihdama katkı sağlamak, ülkenin daha fazla gelişip kalınmasına yardımcı olmak olduğunu söyledi.

Ekonomide çalkantılı günler yaşanırken Merkez Bankası’nın 625 baz puan faiz artırımına gittiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, bu kararın para politikaları ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığı açısından son derece önemli olduğunu belirterek, faiz artırımının hemen arkasından hükümet tarafından ayakları yere basan ve gerçek rakamlara dayanan Yeni Ekonomik Program açıklandığını söyledi.

Sunumlar eşliğinde Yeni Ekonomik Program hakkında meclis üyelerine bilgi veren Başkan Büyüksimitci, dengelenme, disiplin ve değişim üzerine kurulmuş yeni programda değinilmesi gereken bütün noktalara değinildiğini, tüm ilgili paydaşların görüş ve önerileri alınarak, doğru tespitler yapıldığını, bununda kendileri açısından bir yol haritası niteliğinde olduğunu belirtti.

2019 yılında harcama tasarrufu ve gelir artışı vasıtası ile 76 milyar TL’lik kamu kaynağı oluşturulacak olmasının son derece önemli ve memnuniyet verici bir durum olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, kıdem tazminatı başta olmak üzere, bu dönemde sanayiciye ağır yükler getirecek hiçbir tedbir alınmaması gerektiğinin altını çizdi.

Odalar olarak sanayici ve işadamlarının sıkıntılarını çözmek için TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun önderliğinde gece gündüz çalıştıklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci, Kayseri Sanayi Odası olarak hükümet nezdinde takip ettikleri konular hakkında meclis üyelerine bilgiler verdi. Hammadde fiyatlarındaki artıştan dolayı müteahhitlik sektörünün ciddi bir tehdit altında olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci, bu konu ile ilgi bakanlıklar nezdinde çalışmalar yapıldığını ve kendilerinin de takipçisi olduklarını, kredi borçlarının yeniden yapılandırılması mekanizmasının olumlu ancak yetersiz olduğunu, KOBİ kredilerine yönelik tedbir alınması gerektiğini ve reel sektörün devlette birikmiş KDV alacakları gibi konuları takip ettiklerini söyledi.

Başkan Büyüksimitci, bu dönemde işten çıkarılmamanın önüne geçmek için istihdam konusunun işsizlik fonundan desteklenmesi, duran varlıkların yeniden değerlendirilmesi, KOGGEB desteklerine kur ayarlaması yapılması, 2018-32/48 Nolu Tebliğin komple kaldırılması, 85 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen dövizle alım satım ile ilgi konunun yeniden düzenlenmesi, zorunlu istihdam konusunda sanayicinin üzerindeki yüklerin alınması ve Son Kaynak Tedarik Tarifesindeki elektrik fiyatlarının tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini açıklayarak, KAYSO olarak tüm bu konuların takipçisi olduklarını söyledi.

Kayseri’ye kurulması planlanan Model Fabrika ve KOBİ finansman sorunlarının giderilmesine katkı sağlamak üzere yeniden başlatılan KOBİ Destek Kredisi hakkında da bilgiler veren Başkan Büyüksimitci, ihracat rakamlarını da açıklayarak konuşmasını tamamladı.

Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy ise, Odalar olarak seçildikleri günden beri Kayseri’de hayat standartlarını daha yukarılara çıkarmak ve Türkiye ekonomisine daha fazla katkıda bulunmak için birlik beraberlik içerisinde hareket ettiklerini, gerekli yerlere gerekli sorunları ilettikleri, birçok ortak proje yürüttüklerini belirterek, sorunları aşmak için azimle çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış ise, il oda başkanlarının yanı sıra ilçe oda başkanları ile de her zaman istişare içerisinde olduklarını belirterek, Kayseri Ticaret Borsası olarak Kırsal Kalkınma Programından (IPARD) faydalanmak amacıyla, gerekli çalışmaları tamamladıklarını açıkladı.

  • Benzer Haberler

    BEYİN DOLAŞIMI

    BEYİN DOLAŞIMI Küreselleşmenin hız kazandığı, dijitalleşmenin sınırları ortadan kaldırdığı günümüzde ülkeler arasındaki rekabet yalnızca doğal kaynaklar, enerji ya da finansal sermaye üzerinden yürümüyor. Artık asıl mücadele, insan sermayesi üzerinde yoğunlaşıyor. Bu bağlamda “beyin dolaşımı” kavramı, ekonomik kalkınmanın en kritik belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir zamanlar “beyin göçü” olarak daha çok tek yönlü bir kayıp şeklinde değerlendirilen bu süreç, günümüzde çift yönlü, dinamik ve stratejik bir olguya dönüşmüş durumda. Beyin dolaşımı, nitelikli iş gücünün farklı ülkeler arasında hareket ederek bilgi, deneyim ve yenilik üretme kapasitesini küresel ölçekte yaymasını ifade eder. Bu süreç, doğru yönetildiğinde hem göç veren hem de göç alan ülkeler için önemli fırsatlar sunabilir. Ancak kontrolsüz ve dengesiz ilerlediğinde, özellikle gelişmekte olan ekonomiler açısından ciddi riskler barındırır. İnsan Sermayesi: Ekonomik Büyümenin Yeni Yakıtı Modern ekonomilerde büyümenin temel kaynağı artık sadece fiziksel sermaye değildir. Eğitimli, yaratıcı ve yenilikçi insan gücü; üretkenliği artıran, teknolojik dönüşümü hızlandıran ve rekabet avantajı sağlayan en önemli unsur haline gelmiştir. Bu nedenle ülkeler, yüksek nitelikli iş gücünü çekmek ve elde tutmak için yoğun politikalar geliştirmektedir. Gelişmiş ülkeler; güçlü üniversite sistemleri, yüksek yaşam standartları, araştırma destekleri ve cazip maaş politikalarıyla küresel yetenekleri kendilerine çekmektedir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yetişen nitelikli bireylerin yurtdışına yönelmesine neden olmaktadır. Böylece bu ülkeler, yetiştirmek için ciddi kaynak harcadıkları insan sermayesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Beyin Göçünden Beyin Dolaşımına Geçiş Geçmişte beyin göçü daha çok kalıcı bir ayrılışı ifade ederken, günümüzde iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve ulaşım maliyetlerinin düşmesiyle birlikte bu hareketlilik daha esnek hale gelmiştir. Artık birçok nitelikli çalışan, kariyerinin farklı dönemlerinde farklı ülkelerde çalışmakta, bilgi ve deneyimini çeşitli coğrafyalara taşımaktadır. Bu durum “beyin dolaşımı” olarak adlandırılmakta ve doğru politikalarla desteklendiğinde ülkeler için önemli bir avantaja dönüşebilmektedir. Örneğin yurtdışında eğitim alan ya da çalışan bireylerin ülkelerine geri dönmesi veya uzaktan katkı sağlaması, bilgi transferini artırarak ekonomik gelişime katkı sunabilir. Ekonomik Etkiler: Kazananlar ve Kaybedenler Beyin dolaşımının ekonomik etkileri ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Gelişmiş ülkeler açısından bu süreç genellikle pozitif sonuçlar doğurur. Çünkü bu ülkeler, halihazırda güçlü olan ekonomik yapıları sayesinde küresel yetenekleri çekerek inovasyon kapasitelerini artırır. Teknoloji şirketleri, araştırma merkezleri ve start-up ekosistemleri bu sayede güçlenir. Öte yandan gelişmekte olan ülkeler için durum daha karmaşıktır. Nitelikli iş gücünün yurtdışına yönelmesi, kısa vadede üretkenlik kaybına ve ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olabilir. Özellikle sağlık, mühendislik ve akademi gibi kritik alanlarda yaşanan insan kaynağı eksikliği, kamu hizmetlerinin kalitesini doğrudan etkileyebilir. Ancak bu süreç tamamen olumsuz değildir. Yurtdışında çalışan bireylerin ülkelerine gönderdikleri döviz transferleri (remittances), yerel ekonomiye önemli katkılar sağlar. Ayrıca geri dönüş yapan ya da uluslararası ağlarını kullanan bireyler, yeni iş fırsatları ve yatırımların önünü açabilir. Türkiye Perspektifi: Riskler ve Fırsatlar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından beyin dolaşımı çift yönlü bir etkiye sahiptir. Son yıllarda özellikle genç ve eğitimli nüfusun yurtdışına yönelmesi, kamuoyunda “beyin göçü” tartışmalarını yeniden gündeme taşımıştır. Daha iyi yaşam koşulları, kariyer fırsatları ve akademik imkanlar, bu eğilimi tetikleyen başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Bu durum kısa vadede nitelikli iş gücü kaybı anlamına gelse de uzun vadede doğru politikalarla fırsata dönüştürülebilir. Türkiye’nin güçlü diaspora ağı, bu noktada önemli bir avantajdır. Yurtdışında yaşayan Türk profesyonellerin bilgi birikimi ve uluslararası bağlantıları, ülke ekonomisine katkı sağlayabilecek önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Politika Önerileri: Beyin Dolaşımını Yönetmek Beyin dolaşımının ekonomik faydaya dönüşebilmesi için ülkelerin proaktif…

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>