OTOMOTİV İHRACATINDA YENİ HEDEF; AMERİKA KITAS

OİB’in düzenlediği 3 boyutlu otomotiv fuarı Auto Expo Türkiye- Kuzey ve Güney Amerika başladı.

 Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ilk ve tek üç boyutlu dijital fuarı olan Auto Expo Türkiye’de Kuzey ve Güney Amerika başta olmak üzere dünyadan çok  sayıda ziyaretçi ağırlanacak.

 Auto Expo Türkiye-Kuzey ve Güney Amerika Dijital Fuarı’nın açılışında konuşan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Kuzey ve Güney Amerika Ülkelerine yönelik otomotiv ihracatımız 1,5 milyar dolar civarında. Bölgede ABD, Meksika, Brezilya, Şili ve Arjantin en önemli pazarlarımız arasında ancak sadece Şili ve Venezuela ile STA’mız bulunuyor. Bu büyük pazardan daha fazla pay almak için bölge ülkeleri ile STA yapılması avantaj sağlayacak” dedi.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), pandemi döneminde de yeni ihracat pazarlarının kapısını açmak ve mevcut ihracatı artırmak amacıyla düzenlediği dijital etkinliklerini ara vermeden sürdürüyor. OİB, bu kapsamda Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ilk üç boyutlu dijital fuarı olan Auto Expo Türkiye’nin ikincisini düzenliyor. OİB’in T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin koordinasyonu ve Automechanika İstanbul’un desteğiyle düzenlediği Auto Expo Türkiye – Kuzey ve Güney Amerika Dijital Fuarı, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik’in ev sahipliğinde TİM Başkanı İsmail Gülle’nin de katıldığı online törenle açıldı.

Türkiye’den toplam 58 firmanın katıldığı ve 26-29 Nisan tarihleri arasında açık kalacak olan fuarda, Amerika kıtası başta olmak üzere dünyadan çok  sayıda ziyaretçi ağırlanacak. Fuarda, otomotiv ana ve tedarik sanayi firmaları, üç boyutlu stantlarında tanıtım videolarından, broşür-kataloglarına ve iki boyutludan üç boyutlu ürün fotoğraflarına kadar çok kapsamlı tanıtım faaliyetleri yürütecek. Firmalar, fuar ziyaretçileri ile görüntülü görüşme ve mesaj platformları üzerinden de iletişim kurulabilecekler.

Auto Expo Türkiye-Kuzey ve Güney Amerika Dijital Fuarı’nın açılışında konuşan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Alternatif pazarların otomotiv ihracatımızdaki önemi de her geçen gün artıyor. Bugün Kuzey ve Güney Amerika Ülkeleri en önemli alternatif pazarlarımız arasında yer alıyorlar.  Bölge ülkelerine yönelik otomotiv ihracatımız son yıllarda 1,5 milyar dolar civarında seyrediyor. Bölgenin toplam otomotiv ihracatımızdan aldığı pay ise yüzde 5 civarında. ABD, Meksika, Brezilya, Şili ve Arjantin en önemli pazarlarımız olarak öne çıkıyor” dedi.

“2021’de tekrar 30 milyar dolarlık ihracat rakamını hedefliyoruz”

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Türkiye’de otomotiv endüstrisinin son 15 yılın sektörel ihracat şampiyonu konumunda yer aldığını, ülkemizin pandemi öncesindeki üç yıllık otomotiv ihracat ortalamasının da 30 milyar dolar olduğunu belirterek şöyle devam etti: “2020 yılı ihracatımız 25,5 milyar dolara gerilese de, 2021 yılında hedefimiz tekrar 30 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak olacak. 2 milyon adetlik üretim kapasitemiz ve 1,3 milyon adetlik araç üretimimiz ile dünyada 14. AB Ülkeleri arasında 4. büyük motorlu araç üreticisi konumunda bulunuyoruz. Ayrıca Avrupa’nın 2. büyük ticari araç üreticisi konumunda da yer alıyoruz.”

“Bölge ülkeleri ile STA yapılmalı”

Alternatif pazarların otomotiv endüstrisindeki öneminin her geçen gün arttığına işaret eden Çelik, “Bugün Kuzey ve Güney Amerika ülkeleri en önemli alternatif pazarlarımız arasında yer alıyorlar. Kuzey ve Güney Amerika’ya yönelik ihracatımızda tedarik endüstrisi ve binek otomobiller öne çıkarken, bölgeye yönelik tedarik endüstrisi ihracatımız yıllık ortalama 750 milyon dolar olarak gerçekleşiyor. Dünya motorlu araç üretiminde Bölge ülkelerinden ABD 2. Meksika 7. Brezilya 9. sırada yer alıyor. Yine motorlu araçlar pazarı olarak bakıldığında Kuzey ve Güney Amerika ülkelerindeki toplam motorlu araçlar pazarının pandemi öncesinde yıllık 25 milyon adet olduğunu görüyoruz. Ayrıca bölge ülkelerinin toplamda yıllık 500 milyar dolarlık otomotiv ithalatı ve 150 milyar dolarlık tedarik endüstrisi ithalatı gerçekleştirdiğini de hatırlatırım. Bölgede Şili ve Venezuela dışında Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığımız ülke bulunmuyor. Meksika, Peru, Kolombiya, MERCOSUR ülkeleri ile STA müzakereleri devam ediyor. Bu büyük pazardan daha fazla pay alınabilmesi için gümrük vergisiz ihracat yapabilmenin önemli olduğunu, bölge ülkeleri ile STA yapılmasının ihracatçılarımıza avantaj sağlayacağını söyleyebiliyoruz” diye konuştu.

Başkan Çelik, Auto Expo Dijital Otomotiv Fuarlarının üçüncüsünü ise haziran ayında Avrupa kıtasına yönelik gerçekleştirmeyi planladıklarını da sözlerine ekledi.

“Şili, Arjantin ve Japonya’ya dikkat çekici artış”

TİM Başkanı İsmail Gülle ise iş dünyasının pandemi şartlarına çabuk adapte olduğunu, düzenlenen sanal ticaret heyetleri ve sanal fuarların orta ve uzun vadede ihracatımıza olumlu yansımalarının olacağını ifade etti. İhracat rakamlarına da değinen Gülle, “Otomotiv sektörünün 2021 ilk çeyrek rakamlarını incelediğimizde, yüzde 10,2 artışla 7,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. En çok ihracatı ise Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’a gerçekleştirdik. İlk çeyrekteki yüzde 169’luk artışla Şili, yüzde 148 artışla Arjantin ve Japonya en dikkat çekici artışın yaşandığı ülkeler arasında yer aldı. Yılın ilk çeyreğinde sektörümüzün toplam ihracat içerisindeki payı da yüzde 17 oldu” diye konuştu.

Amerika kıtasının ihracat rakamlarıyla ilgili de bilgi veren Gülle, “2021’in ilk çeyreğinde otomotiv sektörü Kuzey Amerika’ya ihracatını yüzde 14, Güney Amerika’ya ise yüzde 41 artırmıştır. Amerika kıtasının tamamının sektör ihracatındaki payı da yüzde 5,6 olmuştur. Bu rakamlar başarının net bir göstergesidir. Ancak daha çok yapacak işimiz var. Dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefimizde otomotiv sektörüne önemli bir rol düşüyor” ifadelerini kullandı.

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    Z Kuşağının dinleme alışkanlıkları dijital ses platformlarının geleceğini şekillendiriyor

    Dijital dünyanın içinde doğup büyüyen Z ve Alfa kuşaklarının medya alışkanlıkları, geleneksel yayıncılık anlayışında köklü değişimleri beraberinde getiriyor. Ekran yorgunluğundan (screen fatigue) uzaklaşmak isteyen gençler nesil için ses, sesli içerikleri günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarını ve beklentilerini inceleyen Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval, geleceğin ses deneyimini şekillendiren trendleri yakından takip ediyor. Genç kuşak ders çalışırken, oyun oynarken, spor yaparken veya toplu taşımadayken sesli içerikleri günlük yaşamın doğal bir parçası olarak konumlandırıyor. Birden fazla aktiviteyi eş zamanlı yürüten gençler, odağını kaybetmeden yoğunluğundan uzaklaşma ihtiyacını ses aracılığıyla karşılıyor. Pasif bir dinleyici olmayı tercih etmeyen gençler, içeriğin zamanını, tarzını ve akışını kendi tercihlerine göre şekillendirmek istiyor. Bu değişim, doğrusal yayıncılıktan talep odaklı dinleme deneyimlerine geçişi hızlandırırken; podcast’ler de dijital dünyada aidiyet arayan gençler için ortak ilgi alanları etrafında buluşabilecekleri samimi topluluklar yaratıyor. Genç kuşağın değişen beklentilerini yakından takip eden Karnaval, teknoloji ve içerik gücünü bir araya getirerek kullanıcılarına kişiselleştirilmiş, esnek ve değer yaratan bir ses deneyimi sunuyor. “Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” “Genç kuşak artık ‘Radyo mu, dijital mi?’ şeklinde düşünmüyor. Onlar için ses deneyimi tek bir ekosistem ve içerik ihtiyacına göre platform değiştiriyor” vurgusunu yapan Karnaval COO’su Ali Şahinbaş, “Gençler sanılanın aksine her zamankinden daha fazla ses tüketiyor. Ancak artık tek bir platforma bağlı kalmak yerine, ihtiyaçlarına göre farklı ses ekosistemleri arasında geçiş yapıyor. Edison Research’ün ‘2025 Gen Z Audio’ raporuna göre Z kuşağı, günlük ses tüketiminin yüzde 42’sini müzik streaming servislerinde, yüzde 20’sini YouTube’da, yüzde 16’sını da AM/FM radyo ve radyo streamlerinde gerçekleştiriyor. Bu tablo bize, geleneksel radyonun gençler için hâlâ önemli bir mecra olduğunu ancak artık dijital deneyimlerle birlikte var olduğunu gösteriyor. Genç dinleyiciler bugün yalnızca müzik değil; kişiselleştirilmiş içerik, canlı yayın heyecanı, podcast erişimi, topluluk hissi, etkileşim ve mobil deneyimi bir arada sunan hibrit platformlar talep ediyor. Kısacası gençler radyoyu terk etmiyor ancak radyodan beklentileri değişiyor. Bu doğrultuda geleceğin ses platformları geleneksel radyonun canlılık ve güven unsurunu, dijital dünyanın kişiselleştirme, erişilebilirlik ve etkileşim gücüyle birleştirebilen platformlar olacak. Karnaval olarak, bu dönüşümün Türkiye’deki öncü temsilcileri arasında yer alıyoruz. Bu doğrultuda, genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” dedi. “Gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor” Genç kuşağın sahip olduğu gelişmiş reklam engelleyici (ad-blocker) reflekslerinin yayını kesen, agresif ve jenerik 30 saniyelik kuşak reklamlarının etkisini yitirmesine neden olduğuna değinen Şahinbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Reklamlarda samimiyet arayan yeni jenerasyonu yakalamanın anahtarı hikâye anlatımında (Storytelling) saklı. Çünkü bugün gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor. Bu da radyoları tek yönlü bir ses yayını olmaktan çıkarıp dijital medya platformuna dönüştürüyor. Dolayısıyla reklam verenler için de kurallar yeniden yazılıyor. Programatik ses ve doğal entegrasyon sayesinde dinleyicinin demografisine ve o an dinlediği türe göre özelleşen ses reklamları ile program içi doğal (native) içerik entegrasyonları marka körlüğünü aşıyor. Diğer yandan etkileşimli ve aksiyon odaklı kurgular ön plana çıkıyor. Karnaval App içerisinde uygulanan interaktif modeller sayesinde, reklamı duyan kullanıcıya anında bir quiz sunulabiliyor. Kullanıcı doğrudan markanın dünyasına temas ederek ödüllendiriliyor ve reklamla hem fiziken hem de duygusal bağ kuruyor.” Karnaval gençleri dinleme deneyiminin ötesine taşıyor Karnaval’ın mevcut stratejisi sayesinde genç kuşağın sadece kulaklarına değil, yaşam tarzlarına, sosyalleşme…