TİCARET BAKANI MUŞ, NİSAN AYI DIŞ TİCARET RAKAMLARINI AÇIKLADI

03.05.2021Ticaret Bakanı Mehmet Muş, nisanda ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 109 artışla 18,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Bu değerle tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamını ve ayrıca tüm yılların ikinci en yüksek aylık ihracatını gerçekleştirmiş bulunuyoruz.” dedi.

Bakan Muş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin de katılımıyla yapılan basın toplantısında nisan ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.

Muş, 21 Nisan’da devraldığı Ticaret Bakanlığı görevinde, vatana ve millete faydalı işler yapmanın en büyük amaçları olacağını söyledi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla küresel ekonomi ve küresel ticaretin şimdiye kadar görülmemiş şekilde kritik dönemlerden geçtiğini ifade eden Muş, ekonomik bozulmanın ve daralmanın ötesinde ekonomik kapanmanın tartışıldığı bir dönem yaşandığını bildirdi.

Muş, “pandemi” gerçekliğiyle 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 3,3 daraldığına dikkati çekerek, “Şu ana kadar açıklanan çeyreklik büyüme verilerine ve öncü göstergelere baktığımızda, baz etkisini de göz önünde tutarsak 2021 yılının küresel ekonominin toparlanma yılı olacağı görülmektedir.” diye konuştu.

Mutasyonlu koronavirüsün yayılımının artması ve aşı tedarikinde arzu edilen hızın henüz yakalanamamış olmasının da etkisiyle küresel tedarik sisteminde çeşitli aksaklıklar yaşandığına işaret eden Muş, buna bağlı olarak, lojistik ve girdi maliyetlerinde belirgin artışlar görüldüğünü dile getirdi.

Muş, sahadaki gözlemlerinin, son dönemde konteyner fiyatlarının tarihi seviyelere yükseldiğini, ham madde ve emtia fiyatlarında ise önemli artışlar yaşandığını doğruladığını ifade ederek, bu durumun hem küresel ticaret hem de ulusal ticaret için risk oluşturduğunu kaydetti.

– “İhracat pandemi öncesi seviyelerin de üzerinde tutundu”

İhracatın 2020 yılının son çeyreği itibarıyla güçlü toparlanma yaşadığını vurgulayan Muş, “İhracatımız, 2021 yılının ilk çeyreğinde daha da ivmelenerek milli gelir büyümesinin en güçlü bileşeni haline gelmiştir. Ayrıca 2021 yılına ilişkin açıklanan göstergeler de Türkiye ekonomisindeki güçlü gidişata işaret etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Muş, bu yılın ilk çeyreğinde ihracatın bir önceki yıla göre yüzde 17,2 artarak 50 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 9,6 artışla 61 milyar dolar olduğunu belirterek, nisan ayı rakamlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Nisan ayında da ihracattaki güçlü performansımız devam etmiş, ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 109 artışla 18,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu değerle tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamını ve ayrıca tüm yılların ikinci en yüksek aylık ihracatını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Pandemi öncesi 2019 yılıyla karşılaştırıldığında ise ihracatımızın, nisan ayında yüzde 22,3 oranında arttığı görülecektedir. Bugün itibarıyla ihracatımızın pandemi öncesi seviyelerin de üzerinde tutunduğunu söyleyebiliriz. İthalatımız ise nisanda, geçen senenin aynı ayına göre yüzde 61,4 artışla 21,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aylık ithalatımız pandemi öncesi dönemle karşılaştırıldığında, 2019 yılı nisan ayına göre ithalatımızın yüzde 21,1 oranında artış gösterdiği görülecektir. Böylece, nisan ayı dış ticaret açığımız, Nisan 2020’ye göre yüzde 31,9 azalarak 4,6 milyar dolardan 3,1 milyar dolara gerilemiştir. Bir diğer ifadeyle 2021 yılı Nisan ayında dış ticaret açığımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık 1,5 milyar dolar azalmıştır.”

– “Ocak-nisan döneminde ihracat yüzde 33,1 arttı”

Bakan Muş, ihracatın ithalatı karşılama oranının nisanda geçen yılın aynı ayına göre 19,5 puan artışla yüzde 66,2’den yüzde 85,7’ye yükseldiğini bildirdi.

Enerji ithalatı hariç tutulduğunda ise ihracatın ithalatı karşılama oranının 25,8 puan artışla yüzde 97,7 olarak gerçekleştiğine dikkati çeken Muş, şunları kaydetti:

“Ocak-nisan döneminde ihracatımız yüzde 33,1 artışla 68,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalat ise ocak-nisan döneminde, yüzde 19,8 artışla 82,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiş bulunmaktadır. Ocak-nisan dönemi dış ticaret açığımız, yüzde 19,5 azalarak 17,6 milyar dolardan 14,2 milyar dolara gerilemiştir. Bir başka ifadeyle 2021 yılı Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığımız, önceki yılın aynı dönemine göre 3,4 milyar dolar daha az gerçekleşmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı ocak-nisan döneminde 8,3 puan artışla yüzde 82,9 olmuştur. Enerji ithalatı hariç tutulduğunda ise ihracatın ithalatı karşılama oranının 7,7 puan artışla yüzde 93,8 olduğu görülecektir.”

Hedef ve öncelikler doğrultusunda kapsamlı bir ajandayla yola çıktıklarını ifade eden Muş, “Dış ticaretimizde Avrupa, Asya ve Orta Doğu pazarlarına yakınlığımızı daha etkin kullanmak ve ülkemizin üretim ve tedarik konusundaki üstünlüğünü pekiştirmek istiyoruz. Ayrıca, önümüzdeki dönemde Mısır ile gelişen diplomatik ilişkilere paralel olarak ticari ve ekonomik ilişkilerimizi güçlendirmek arzusundayız.” diye konuştu.

Muş, etkin ve dinamik operasyonel gücü, dijitalleşen gümrük süreçleri ve gelişmiş lojistik altyapıyla harmanlayacaklarına işaret ederek, tüm paydaşlarla iletişim ve iş birliği içinde yürüyeceklerini söyledi.

Dünyada sürdürülebilir, daha yeşil ve dijital bir üretim ekonomisine geçişin arifesinde bulunulduğunu vurgulayan Muş, Türkiye’nin de bu dönüşümün dışında kalmadığını dile getirdi.

– “Hizmet sektörlerimizin ihracatını artırmayı hedefliyoruz”

Hizmet sektörlerinin son 10 yılda küresel mal ticaretinden daha hızlı bir seyirde büyüdüğüne dikkati çeken Muş, şöyle devam etti:

“Biz de yalnız turizmi değil, diğer hizmet sektörlerini de bacasız sanayimiz olarak tasavvur ediyoruz. 2019’da bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 8,5 artarak 63,6 milyar dolar olarak gerçekleşen ülkemiz hizmet ihracatı, 2020’de pandeminin etkisiyle bir önceki yıla kıyasla yüzde 45,5 azalarak 34,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu rakamı yukarıya çekmek ve dünya hizmet ihracatından aldığımız payı artırmak için Bakanlığımızca mal ihracatında olduğu gibi hizmet ihracatında da önemli destekler sunulduğunun ve bu desteklerden önemli sonuçlar alındığının altını çizmek isterim.”

Muş, destek programlarının başladığı 2012’den bu yana Türkiye’yi ziyaret eden uluslararası hastaların sayısının 3 kat artarak geçen yıl 725 bin civarında gerçekleştiğini bildirdi.

Aynı dönemde çeşitli düzeylerde eğitim almak üzere Türkiye’ye gelen uluslararası öğrencilerin sayısının yaklaşık 7 kat artışla 220 bine ulaştığını söyleyen Muş, şu bilgileri verdi:

“Bilişim ihracatımızın önemli bileşenlerinden olan dijital oyun sektöründeki ihracatımızın son 6 yılda 5 kata yakın artış göstererek 2020 itibarıyla 1,9 milyar dolara yükselmesi beklenmektedir. Bugün Türk dizileri 146 ülkede 700 milyon kişi tarafından izlenmektedir. En değerli kaynağımız ve üretim girdimiz olan insan unsurunun başat rol oynadığı, kalitesi dünya çapında kanıtlanmış, sağlık, turizm, eğitim, bilişim gibi hizmet sektörlerimizin ihracatını artırmayı hedefliyoruz.”

– “Mal ve hizmet ihracatında sıfır açık” hedefi

Muş, “mal ve hizmet ihracatında sıfır açık” hedefiyle yola çıktıklarını belirterek, “kendi kendine yeten, mal ve hizmet ticaretinde fazla veren ve katma değerli üretim ve ihracat yapan” bir ülke olmak için çalışacaklarını vurguladı.

Türkiye’nin büyümesinin, gelişmesinin, kalkınmasının ve zenginleşmesinin anahtarının ihracat olduğunu ifade eden Muş, dış ticaret açığındaki azalmanın makroekonomik istikrarın kuvvetlendirilmesi açısından da önemli olduğunu dile getirdi.

Muş, ikili ticarette yüksek dış ticaret açığı verilen ülkeleri analiz edeceklerini belirterek, “Bu ülkelerle ikili ticaretin daha adil ve dengeli şekilde gerçekleşmesini öncelikli gündem maddemiz, hatta milli meselemiz olarak görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Çözüm üreteceğiz, yol bulacağız, yol açacağız”

Sektör temsilcileri, ihracatçılar, esnaf ve girişimcilere seslenen Muş, şunları kaydetti:

“Yeni dönemde memleketimizin her köşesini ziyaret edecek, sizlerin sorunlarıyla ilgili istişare süreçlerini daha da yoğunlaştıracağız. Üreticilerimizin tesislerini tek tek gezerek, aksayan noktaları yerinde tespit edeceğiz. Hiçbir vatandaşımızın derdine kayıtsız kalmayacağız. Çözüm üreteceğiz, yol bulacağız, yol açacağız. Bürokrasiyi, iş insanımızın, esnafımızın, girişimcimizin işini kolaylaştıracak, önünü daha da açacak bir araç olarak görüyoruz. Yatırımcımızın, ihracatçımızın, esnafımızın işini kolaylaştırmak her şeyden önce Ticaret Bakanı olarak benim asli görevimdir. Ortaya koyduğumuz hedefleri birlikte başaracağız. Vatandaşlarımızın, esnafımızın, sanatkarlarımızın, kooperatiflerimizin, üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın sorunlarını çözmek için üzerimize düşen ne varsa yapacağız.”

Muş, 2021 yıl sonuna ilişkin Orta Vadeli Program hedefi olan 184 milyar dolar ihracat düzeyini aşmaya bir adım daha yaklaştıklarını belirterek, “Halihazırda yıllıklandırılmış ihracatımızla bu hedefi zaten aşmış bulunuyoruz. Artık yıllık ihracatımızı 200 milyar dolar seviyesinin üzerine taşımayı konuşma zamanı gelmiştir. Milletimizin üzerimize yüklediği sorumluluğun her daim bilincinde olacak, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyüyen daha müreffeh bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Bakan Muş’un ardından TİM Başkanı Gülle, nisan ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin konuşma yaptı. Daha sonra, Gülle, Bakan Muş’a günün anısına hediye takdim etti.

Kaynak: www.ticaret.gov.tr

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…