5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, planlanan 5G frekans ihalesi ve tam kapsama sürecinin 2030’a kadar Türkiye ekonomisine 100 milyar dolar katkı ve 1,5 milyon yeni istihdam sağlamasını hedeflediklerini açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, 5G frekans ihalesi ve ardından başlayacak tam kapsama sürecinin, 2030’a kadar Türkiye ekonomisine 100 milyar dolar katkı ve 1,5 milyon istihdam sağlamasının hedeflendiğini açıkladı. Sayan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, TBMM’nin yeni yasama yılına 5G teknolojisiyle adım atmasının dijital dönüşüm yolculuğundaki kararlılığın somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Meclis çatısı altında başlayan söz konusu pilot uygulamayı, “ülkenin tamamında hedeflenen yüksek hızlı bağlantı vizyonunun öncüsü” olarak nitelendiren Sayan, bu adımın yalnızca teknolojik ilerleme değil, Milli Teknoloji Hamlesi ve Türkiye Yüzyılı’nın en önemli destekçilerinden olduğuna dikkati çekti. Sayan, asıl hedeflerinin Türk milletinin her ferdinin yüksek hızlı bağlantının getireceği ekonomik refah, artan güvenlik, kaliteli sağlık ve eğitim imkanlarından faydalanması olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Planlanan 5G frekans ihalesi ve ardından başlayacak tam kapsama sürecinin, Türkiye ekonomisine 2030’a kadar 100 milyar dolar katkı ve 1,5 milyon yeni istihdam potansiyelini beraberinde getirmesini hedefliyoruz. Elbette, bu büyük dönüşümün beraberinde getireceği siber güvenlik ve veri güvenliği gibi hassas alanlarda daha çok çalışmamız ve tavizsiz bir duruş ile etkin denetimi daha sıkı hale getirmemiz gerektiğinin de farkındayız. Vatandaşlarımızın dijital güvenliğini sağlamak, kamu otoriteleri olarak en büyük sorumluluğumuz. Türkiye’nin dijital geleceğini, belirlenen ulusal standartlar ve sarsılmaz bir kararlılıkla, güvenli ve şeffaf bir şekilde inşa etmeye devam edeceğiz.” kaynak : İstanbul Ticaret Gazetesi
BLOKZİNCİR Nedir ?
BLOKZİNCİR Son yıllarda finans dünyasından lojistiğe, sağlıktan kamu yönetimine kadar geniş bir alanda “blok zincir” adı sıkça duyulmaya başladı. Kimi uzmanlar onu internetten sonraki en büyük devrim olarak tanımlıyor. Peki blok zincir (Blockchain) nedir? Neden bu kadar önem kazandı? Ve gelecekte hangi alanlarda hayatımızı köklü şekilde değiştirebilir? Blok zincir, en basit ifadeyle, verilerin şifrelenmiş bloklar hâlinde tutulduğu ve bu blokların birbirine zincir gibi bağlandığı, merkezi olmayan bir kayıt sistemidir. Bu sistem, verileri tek bir otorite yerine dağıtılmış bilgisayar ağlarında saklar. Böylece kayıtlar değiştirilemez, manipüle edilemez ve şeffaf bir biçimde doğrulanabilir. Blok zincir, adını aldığı “blok” yapısı ile çalışır. Her blok; belirli sayıda işlemin kaydını, zaman damgasını ve bir önceki bloğun şifrelenmiş özetini (hash) içerir. Bu yapı, zincirin bütünlüğünü korur. Bir bloğun verisi değiştirilmeye çalışıldığında, bu değişiklik tüm zinciri bozar. Sistem ise bu uyumsuzluğu hemen fark eder. Bu nedenle blok zincir, sahteciliğe ve veri manipülasyonuna karşı son derece dayanıklıdır. Teknik olarak, blok zincirin en önemli özellikleri şunlardır: Merkeziyet sizlik: Tek bir sunucuya bağlı değildir; ağın her katılımcısı verinin bir kopyasına sahiptir. Şifreleme: Güvenlik, gelişmiş kriptografi yöntemleri ile sağlanır. Değiştirilemezlik: Bir kez kayıt edilen veri geriye dönük olarak silinemez veya değiştirilemez. Şeffaflık: Tüm işlemler, ağdaki herkes tarafından doğrulanabilir. Bitcoin’den Ötesi: Kullanım Alanlarının Çeşitlenmesi Blok zincir, kamuoyunun ilgisini ilk olarak 2009’da Bitcoin ile çekti. Satoshi Nakamoto isimli anonim bir kişi veya grup tarafından geliştirilen Bitcoin, blok zincir teknolojisinin ilk büyük uygulaması oldu. Ancak teknoloji sadece kripto paralarla sınırlı değil. Bugün blok zincir, aşağıdaki alanlarda devrim yaratma potansiyeline sahip: Finans ve Bankacılık: Uluslararası para transferleri, saniyeler içinde ve düşük maliyetle yapılabilir. Lojistik ve Tedarik Zinciri: Ürünlerin üretimden müşteriye kadar tüm süreci izlenebilir. Sağlık Sektörü: Hasta kayıtları güvenle saklanabilir ve yetkilendirilmiş kişilerce erişilebilir. Kamu Yönetimi: Tapu kayıtları, seçim sistemleri ve vergi işlemleri şeffaf hale getirilebilir. Sanat ve Telif Hakları: NFT’ler ile dijital varlıkların mülkiyeti güvenle korunabilir. Avantajlar: Güven, Hız ve Maliyet Tasarrufu Blok zincirin en büyük avantajı, güveni “teknoloji” üzerinden sağlamasıdır. Geleneksel sistemlerde güven, genellikle aracı kurumlar (banka, noter, devlet kurumu vb.) üzerinden inşa edilir. Blok zincirde ise bu güven, matematiksel algoritmalar ve ağın kendi doğrulama mekanizmaları ile sağlanır. Bunun yanı sıra aracıların ortadan kalkması, işlem sürelerini kısaltır ve maliyetleri düşürür. Örneğin, uluslararası para transferlerinde günler süren süreçler, blok zincir ile dakikalar içinde tamamlanabilir. Zorluklar ve Eleştiriler Her yenilik gibi blok zincir de bazı sorunlarla karşı karşıya. Öncelikle, yüksek enerji tüketimi özellikle “iş kanıtı” (Proof of Work) mekanizmasını kullanan sistemlerde çevre açısından eleştirilere yol açıyor. Ayrıca, yasal düzenlemelerin eksikliği ve teknolojinin karmaşıklığı, geniş çaplı benimsenmenin önünde engel oluşturuyor. Bir başka endişe, blok zincir üzerinde yapılan anonim işlemlerin yasa dışı faaliyetler için kullanılabilmesi. Bu nedenle pek çok ülke, blok zincir tabanlı projelere hem teşvik hem de denetim getirecek yasal çerçeveler üzerinde çalışıyor. Geleceğe Bakış: Dönüşümün Eşiğinde Uzmanlar, önümüzdeki 10 yıl içinde blok zincirin internet kadar yaygın bir altyapı haline geleceğini öngörüyor. Özellikle merkeziyet siz finans (DeFi), akıllı sözleşmeler (Smart Contracts) ve metaverse projeleri, bu teknolojinin geleceğini şekillendirecek ana unsurlar olarak görülüyor. Türkiye’de de blok zincir çalışmaları hız kazanıyor. Bankacılık sektörü, ödeme sistemleri ve e-devlet uygulamalarında pilot projeler yürütülüyor. Yerli girişimler hem yazılım hem de donanım tarafında çözümler geliştiriyor. Sonuç Blok zincir, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; iş yapma biçimlerimizi, güven tanımlarımızı ve veri yönetim anlayışımızı kökten değiştirecek…
BULUT TEKNOLOJİSİ
BULUT TEKNOLOJİSİVerinin Gökyüzündeki YolculuğuTeknoloji dünyasında son on yılın en büyük dönüşümlerinden biri, hiç şüphesiz bulut teknolojisi (Cloud computing) oldu. Klasik bilgisayar depolama ve yazılım kullanım yöntemlerinden çok daha esnek, erişilebilir ve ekonomik bir çözüm sunan bu sistem hem bireylerin hem de kurumların iş yapma biçimlerini kökten değiştirdi. Artık bir dosyaya, dünyanın öbür ucundan saniyeler içinde ulaşmak, devasa veri merkezlerini kendi ofisinizde tutmaya gerek kalmadan yüksek işlem gücüne erişmek mümkün.Bulut teknolojisi, adını “internet” in sembolü olarak kullanılan bulut ikonundan alıyor. Bu teknoloji, verilerin ve uygulamaların yerel bilgisayar veya sunucularda değil, internet üzerinden erişilebilen uzak veri merkezlerinde barındırılmasına dayanıyor. Temel mantık, donanım ve yazılım kaynaklarını internet aracılığıyla hizmet olarak sunmak.Bulut Teknolojisinin TürleriBulut teknolojisi kullanım amacına, erişim düzeyine ve sunulan hizmet türüne göre farklı kategorilere ayrılıyor: Kamu Bulutu (Public Cloud)Herkese açık, ölçeklenebilir ve genellikle abonelik modeliyle çalışan sistemlerdir. Google Drive, Dropbox veya Microsoft OneDrive bu kategoriye örnektir.Özel Bulut (Private Cloud)Yalnızca tek bir kurum veya şirketin kullanımına sunulur. Daha yüksek güvenlik, kişiselleştirilmiş altyapı ve özel yönetim seçenekleri sunar.Hibrit Bulut (Hybrid Cloud)Kamu ve özel bulutun avantajlarını birleştirir. Kuruluşlar hassas verilerini özel bulutta saklarken, genel işlemler için kamu bulutunu kullanabilir.Topluluk Bulutu (Community Cloud)Ortak çıkarları olan kuruluşların paylaştığı altyapıdır. Genellikle sektör bazlı (sağlık, eğitim, finans gibi) kurumlar tarafından tercih edilir.Bulut Teknolojisinin İş Dünyasına EtkileriBulut bilişim, iş dünyasında bir dizi stratejik avantaj sağlıyor:Maliyet Tasarrufu:Donanım ve yazılım yatırımlarını azaltarak şirketlerin sermaye giderlerini düşürüyor. Kullanıcılar yalnızca kullandıkları kaynak kadar ödeme yapıyor.Esneklik ve Ölçeklenebilirlik:Şirketler ihtiyaç duydukça depolama alanını veya işlem gücünü artırabiliyor. Özellikle mevsimsel yoğunluk yaşayan sektörlerde bu büyük avantaj sağlıyor.Uzaktan Çalışma İmkânı:Pandemi sonrası dönemde, çalışanların dünyanın herhangi bir yerinden veriye ve uygulamalara erişebilmesi iş sürekliliği açısından kritik hale geldi. Bulut teknolojisi bu süreci hızlandırdı.Güncel Yazılım ve Güvenlik:Bulut sağlayıcıları yazılımları sürekli güncel tutarak güvenlik açıklarını kapatıyor. Bu da kullanıcıların kendi sistemlerini sürekli yenileme maliyetinden kurtulmasını sağlıyor.Veri Güvenliği ve EndişelerBulut teknolojisi pek çok avantaj sunsa da beraberinde bazı soru işaretleri de getiriyor.En önemli konu veri güvenliği. Veriler fiziksel olarak kullanıcıların elinde değil, uzak veri merkezlerinde tutulduğundan, yetkisiz erişim veya siber saldırı riskleri gündeme geliyor. Ayrıca, farklı ülkelerdeki veri merkezlerinde saklanan bilgiler, o ülkelerin hukuk sistemine tabi olduğundan veri egemenliği tartışmaları ortaya çıkıyor.Bu nedenle şirketler, bulut hizmet sağlayıcısı seçerken şifreleme yöntemleri, güvenlik sertifikaları, yedekleme politikaları gibi kriterleri dikkatle inceliyor.Günlük Hayatta BulutBulut teknolojisi yalnızca şirketlerin değil, bireylerin de günlük yaşamında önemli bir yer edindi.Akıllı telefonlardaki fotoğraf ve videoların otomatik olarak Google Fotoğraflar’a veya Cloud’a yedeklenmesi,Spotify ve Netflix gibi platformlardan içeriklerin internet üzerinden anında yayınlanması,Online oyunların bulut tabanlı çalışarak yüksek donanım gerektirmeden oynanabilmesi,hep bulut teknolojisinin sunduğu kolaylıklara örnek.Türkiye’de Bulut Teknolojisinin YükselişiTürkiye’de bulut bilişim pazarı her yıl çift haneli büyüyor. E-ticaret, bankacılık, lojistik ve sağlık gibi sektörler, dijital dönüşüm stratejilerinde bulut teknolojisini merkezine alıyor.Özellikle KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) ile uyumlu, Türkiye içinde veri barındıran yerel bulut sağlayıcıların önemi artıyor. Kamu kurumları da dijital arşiv, e-devlet hizmetleri ve eğitim platformlarında bulutu yoğun şekilde kullanıyor.Geleceğe BakışUzmanlar, önümüzdeki 10 yıl içinde bulut teknolojisinin yapay zekâ, büyük veri analitiği ve nesnelerin interneti (IoT) ile daha da entegre olacağını öngörüyor. Bu entegrasyon sayesinde;Şirketler, gerçek zamanlı veri analizleriyle daha hızlı karar verecek,Akıllı şehirler bulut tabanlı sistemlerle yönetilecek,Bireyler cihaz bağımsız olarak her an tüm verilerine ulaşabilecek.Ancak bu gelişmelerin sürdürülebilir ve güvenli olabilmesi için, siber güvenlik yatırımlarının da aynı hızla artması gerekecek.SonuçBulut teknolojisi, modern…
Samsung Galaxy Watch8 Serisi uykudan egzersize ultra konfor sunuyor
Yeni Samsung Galaxy Watch8 ve Galaxy Watch8 Classic, kullanıcıların sağlık yolculuğunu motive etmek için ikonik tasarım ile kişiselleştirilmiş yeni sağlıklı yaşam içgörülerini bir araya getiriyor. Samsung Electronics, Galaxy Watch serisinin tamamına yeni bir ikonik tasarım kimliği kazandıran Galaxy Watch8 ve Galaxy Watch8 Classic ürünlerini tanıttı. Galaxy Watch Ultra’nın dairesel tasarımını sürdüren seri, 7/24 kesintisiz sağlık yolculuğunun takibi için şimdiye kadarki en ince ve en rahat Galaxy Watch ürünlerini sunuyor. Farklı yaşam tarzlarına uyum gösteren Galaxy Watch8 serisi, gelişmiş özellikleriyle stilde ve kişiselleştirilmiş sağlık deneyimlerinde yeni standartlar belirliyor. Samsung Electronics CEO’su ve Cihaz Deneyimi (DX) Bölümü Başkan Yardımcısı TM Roh, “Yenilikçi teknolojilerimizle milyarlarca insanın daha sağlıklı bir yaşam sürmesini destekliyoruz. Hedef odaklı tasarım ile gelişmiş sensör teknolojilerini yapay zekâ destekli sezgisel deneyimlerle birleştiren Galaxy Watch8 serisi, daha sağlıklı ve daha bağlantılı bir yaşamı başlatmaya ilham veriyor ve kullanıcıların günlük sağlığı konusunda anlamlı adımlar atmayı her zamankinden daha kolay hale getiriyor” dedi Üstün bir zindelik için içi ve dışı yeniden tasarlandı Hem şekli hem de işlevleri yeniden tasarlanan Galaxy Watch8 Serisi, sektör lideri performans sunmanın yanı sıra benzersiz bir konfor yaşatarak günlük zindelik konusunda kullanıcıların en iyi yol arkadaşı haline geliyor. İlk kez Galaxy Watch Ultra’da kullanılan ayırt edici dairesel tasarım, artık tüm Galaxy Watch8 serisinde yer alıyor. Şimdiye kadarki en ince tasarımı elde etmek için, Galaxy Watch8 serisinin tüm iç yapısı yeniden tasarlandı. Montajlı bileşen kapasitesi %30 oranında geliştirilerek tüm tasarım %11 oranında inceldi. Kullanılan Dynamic Lug sistemi sayesinde bu yeni tasarım, bilekle birlikte doğal bir şekilde hareket ediyor; daha iyi uyum sağlamak ve gelişmiş sağlık takibini daha doğru yapmak için daha fazla konfor ve daha gelişmiş stabilite sağlıyor. Galaxy Watch8’in şık görünümü, sıradışı performansla tamamlanıyor. Önceki nesle göre %50 daha parlak olan ekran, dışarıda güneş ışığı altında bile kolay görünürlük sunmak için 3.000 nit’e varan bir tepe parlaklığı sunuyor ve geliştirilmiş pil ömrü, saatin aktif yaşam tarzlarına ayak uydurabilmesini sağlıyor. Ayrıca, çift GPS, yine önceki nesle göre daha ayrıntılı ve hassas konum sonuçları sunarken, Samsung’un en güçlü 3nm işlemcisi, daha hızlı performans ve daha fazla güç verimliliği sağlıyor. Daha detaylı ve daha tutarlı sağlık içgörüleri konusunda çığır açan BioActive Sensör ile Galaxy Watch8 Serisi, bütünsel bir sağlık görünümü sunmaya yardımcı oluyor. Sağlıkla ilgili değişimlerin kalıcı olması için motivasyon Sağlıklı bir yaşama açılan yol uykudan geçer. Dinlendirici bir uykuyla geçen her gece, vücudun ve zihnin sonra daha iyi bir güne hazır olmasını sağlıyor. Bu nedenle uyku deneyimini sürekli olarak geliştiren Samsung, kişiye özel uyku koçluğu sunuyor, optimum uyku ortamını oluşturmaya yardımcı oluyor. Bunların da ötesine geçen Galaxy Watch8 serisi, Samsung Health uygulamasında uykudan beslenme ve egzersize kadar anlık ve motive edici içgörüler sunarak daha sağlıklı alışkanlıklar oluşturmayı destekleyen yeni ve benzersiz özellikleriyle geliyor. Uyku Koçluğu kullanıcıların sirkadiyen ritmini ölçerek yatmak için en uygun zamanı önerebiliyor, böylece ertesi sabah tazelenmiş olarak uyanmayı destekliyor. Uyku, stres ve aktiviteler gibi çeşitli yaşam tarzı faktörleri hakkında içgörüler sağlayarak sağlık yönetiminde daha kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesini destekliyor. Yeni başlayan ya da deneyimli koşucular için, Galaxy Watch8 serisi en çok ihtiyaç duyulan anda kullanıcıyı motive eden kişiselleştirilmiş fitness bilgileri sunuyor. Koşu Koçu kullanıcının fitness seviyesini 1’den 10’a kadar hesaplıyor, gerçek zamanlı sunduğu rehberlik ve motive edici içgörülerle kullanıcıya özel bir antrenman planı geliştiriyor. Artık, koşmayı da kapsayarak güncellenen Together özelliğiyle, arkadaşlara ve aile üyelerine meydan okuyarak fitness aktiviteleri daha çekişmeli hale geliyor. Yüksek stres…
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor Samsung Electronics Galaxy ailesinin yeni üyesi Z Fold7’yi kullanıcılarıyla buluşturuyor. Şimdiye kadarki en ince, en hafif ve en gelişmiş Galaxy Z Serisi, üstün mühendislik ile güçlü ve akıllı özellikleri bir araya getirerek günlük etkileşimleri üst seviyeye taşıyor. Samsung Electronics bugün Galaxy Z Fold7’yi duyurdu. Galaxy’ye özgü tasarımın, kamera yeteneklerinin ve yapay zekâ inovasyonlarının en üstün hali, şimdiye kadarki en ince ve en hafif Galaxy Z Fold Serisinde bir araya geliyor. Ultra akıllı telefonlardaki üstün performansı ve deneyimi kullanıcılarıyla buluşturan Galaxy Z Fold7, açıldığında ortaya çıkan daha büyük ve daha sürükleyici ekranıyla yeni bir verimlilik ve üretkenlik seviyesi sunuyor. Yeni One UI 8 ile geliştirilen seri, katlanabilir forma göre optimize edilmiş akıllı ve çok boyutlu yapay zekâ araçlarıyla kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan Yardımcısı TM Roh, “Galaxy AI ile güçlü donanımı bir araya getiren Galaxy Z Fold7, şimdiye kadarki en gelişmiş akıllı telefon deneyimini sunuyor. Katlanabilir cihazların yeni dönemi, tasarım ile mühendisliği, katlanabilir forma göre geliştirilmiş yapay zekâ yetenekleriyle bir araya getiriyor. Galaxy Z Fold7, kullanıcıların talep ettiği ultra deneyimlerin tümünü, üstün gücü, sürükleyiciliği, akıllı özellikleri ve taşınabilirliği bir arada sunuyor” dedi. Ultra zarif ultra güçlü En ince ve en hafif Galaxy Z Fold Geleneksel bir akıllı telefonun günlük taşınabilirliğini ve sezgisel kullanımını, daha büyük ve katlanabilir bir ekranın gelişmiş gücüyle ve esnekliğiyle bir araya getiren Galaxy Z Fold7, tüm bu özellikleri tek cihazda isteyenler için geliştirildi. Ultra ince ve hafif tasarımıyla ve daha geniş kapak ekranıyla Galaxy Z Fold7, katlandığında yazmayı ve gezinmeyi zahmetsiz hale getiren kusursuz bir mobil deneyim sunuyor. Galaxy akıllı telefonlardaki en geniş ekran Açıldığında ortaya çıkan geniş ekranıyla bir akıllı telefondan çok daha fazlasını sunan Galaxy Z Fold7, tamamen başka bir cihaza dönüşüyor; Galaxy AI’dan fazla faydalanmaya imkan tanıyan ve düzenleme, çoklu görevler ve sürükleyici görüntüler için daha geniş bir çalışma alanı sağlıyor. Bir önceki nesle göre %11 daha büyük olan Galaxy Z Fold7’nin ana ekranı, içerik düzenleme ve birden fazla uygulamada çoklu görevler için daha fazla alana sahip. Şık Görünüm, sağlam gövde İnce ve hafif Galaxy Z Fold7, kullanıcısının her zaman yanında olmak için tasarlandı. Yeni geliştirilen menteşesi ve katlanabilir ekranıyla, defalarca katlanmaktan çantaya atılmaya kadar her durumda günlük dayanıklılık sunmak ve daha uzun kullanılmak için üretildi. Galaxy için Özelleştirilen En Güçlü İşlemci Galaxy Z Fold7, Galaxy cihazlarında kullanılan sınıfının en iyisi işlemcisiyle donatıldı. Benzersiz şekilde özelleştirilen bu işlemci, gerçek zamanlı dil çevirisi ve Generative Edits gibi cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ işlemlerini daha hızlı ve sorunsuz hale getiriyor. Ultra 200 MP Kamera Ultra detaylı ultra net fotoğraflar Galaxy Z Fold7, Galaxy’nin profesyonel seviye kamera deneyiminin en üstün halini katlanabilir cihazda bir araya getiriyor ve her zaman çarpıcı sonuçlar vermek için gelişmiş donanım ile akıllı görüntü işlemeyi birleştiriyor. Yüksek çözünürlüklü kamera, inanılmaz detayları, canlı renkleri ve zengin dokuları yakalayarak kullanıcıyı her anın içine çekiyor. Yapay zekâyla geliştirilen görüntüleme ışıklandırmayı, detayları ve görüntünün gerçekçiliğini otomatik olarak optimize ediyor. Böylece, önemli akşam yemekleri ya da geç saatlerde çekilen kapalı alan fotoğrafları gibi, düşük ışıklı ortamlarda bile fotoğraflar ve videolar net ve canlı çıkıyor. Büyük ekranda yaratıcı düzenlemeler Galaxy Z Fold7 ile büyük ekran için optimize edilmiş yapay zekâ destekli araçlarla profesyonel düzeyde bir…
BULUTİSTAN, YAPAY ZEKÂ ALANINDA TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL LİDER YAPMAYA HAZIRLANIYOR
TURCON listesinde yer alan ve aldığı yatırımlar ile Unicorn olma yolunda hızla ilerleyen Bulutistan,‘Yapay Zekâ Vizyonu’ toplantısını 3 Aralık tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıda Bulutistanyöneticileri hedeflerini ‘Olağanüstü yetenekleri öncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerekküresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamak’ olarak açıkladı. Bulutistan’ın GPU makine parkınıTürkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olarak yapay zekâ alanında büyük bir adım attıklarını belirtenBulutistan yöneticileri, firma olarak kendi küçük dil modelini (SLM) geliştirdiklerini, 2025’te yatırımbütçesinin yüzde 40’ının yapay zekâ donanımına ayrılacağını açıkladı. Bölgenin en büyük DecacornYapay Zekâ Bulut Servis Sağlayıcısı olma amacı ile hareket ettiklerini aktaran yöneticiler,Bulutistan’ın 2025 yılı itibarıyla artık sadece Bulut Hizmet Sağlayıcısı değil; uçtan uca Yapay ZekâBulutu Sağlayıcısı olarak konumlanacağını, servisin yanı sıra danışmanlık hizmeti de sunacaklarınıaçıkladılar.Türkiye’nin en büyük yerli bulut hizmet sağlayıcılarından Bulutistan, 3 Aralık’ta ‘Bulutistan Yapay ZekâVizyonu” konulu bir basın buluşması gerçekleştirdi. Toplantıda Dünya ve Türkiye Yapay Zekâ verileri,Yapay Zekâ ve Bulut Altyapıları -GPU, LLM, Sanallaştırma, As a Service çözümler ve hedeflenenekosistem gibi birçok konu ele alındı. Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, BulutistanUluslararası Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Altuğ Eker, Bulutistan İcra Kurulu Üyesi BulutPlatform Mühendisliği Ekrem Sekman ve Bulutistan Yapay Zekâ Sektör Danışmanı Mete Gönç,sektöre ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.Toplantıda Bulutistan’ın yeni vizyonunu açıklayan Bulutistan yöneticileri, “Olağanüstü yetenekleriöncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerek küresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamayıhedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Açıklamada, “Çalışanlarımız, iş ortağı ekosistemimiz ve faaliyetgösterdiğimiz pazardaki yetenekli ve yetkin insan kaynağını, yeni yapay zekâ yetkinlik setleri ilegüçlendirmek en önemli gündem maddelerimizden biri” ifadesi kullanılırken, yapay zekâteknolojilerine hem altyapı hem de servis katmanında yatırım yaparak, bu konuda sadece Türkiye’dedeğil, küresel çapta söz sahibi bir noktaya gelmek için çalışıldığının altı çizildi. Açıklamada ayrıca, güçlüiş birlikleri, yeni altyapı tasarımları, donanımları geliştirildiği belirtilerek, Türkiye’de yapay zekadakurumların ilk tercihi olacak “Yapay Zekâ Topluluk Bulutu”nu yakın dönem eylem planları olduğubelirtildi.Gökhan Gençtürk: Bulutistan, Türkiye’de GPU makine parkını ilk kuran bulut sağlayıcısıBulutistan’ın Cloud Aİ (Bulut tabanlı yapay zekâ) konusunda Türkiye’de ve bölgede öncü bir rol almayıhedeflediğini ifade eden Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, bu vizyon doğrultusundaBulutistan’ın GPU makine parkını Türkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olduğunu söyledi. Bulutistan’ınyapay zekâyı etkin kullandığını belirten Gençtürk, “Müşterilerin veri kritikliğine göre hemsanallaştırılırmış ortamda hem de ‘özel’ bulut hizmeti verilebiliyoruz. Tüm kurumlar, yaratıcı yapayzekâ çözümleri kullanırken KVKK konusunda bir sorunları kalmıyor. Sağladığımız avantajlarımızbununla da sınırlı değil. Bulutistan iş ortakları ile hazır yaratıcı yapay zekâ çözümleri ya damüşterilerin kendi isteklerine göre şekillendirebilecekleri platformlar da sunuyoruz. Büyük bir talepalıyoruz” dedi. Bulutistan’ın yapay zekâ alanında gerçekleştirdiği iş birlikleri hakkında Gençtürk,“Yapay zekâ konusunda sektörde bu alana ilk giren, çok ciddi bir bilgi birikimi veürünlere sahip Zack.Aİ ile iş birliği yapıyoruz. Müşterilerimize bir yol haritası çizmek için de danışmanlık hizmetlerini yakın zamanda başlatacağız. Burada amacımız; uzun süreçlere dayalı, büyük projelerden çok müşterinin durumunu analiz ettiktensonra büyük yatırım gerektirmeyen hızlı kazanımlar ve orta vadeli planlar olmalı diye düşündük ve buşekilde hareket ettik. Sağladığımız katma değerin müşterilerimiz tarafından görülmesi gerektiğiniöngördüğümüzden bu konuyla alakalı işinin ehli çözüm ortaklarını hızlı şekilde sisteme dahil etmeyiplanladık” ifadesini kullandı.Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ, şirketlere yüzde 30’lara varan ciro artışı geliştirmiş durumdaGökhan Gençtürk, “Günümüzde yapay zekâ pazarı globalde 200 milyon doların üzerine çıkmışdurumda. 2030 yılında hızlı gelişen yapay zekâ pazarının globalde 2 trilyon dolar olması bekleniyor. Şuanki yapay zekânın dünya ekonomisine 2.6 trilyon dolar katkı sağladığını görüyoruz. Yapay zekâ hergeçen gün iş süreçlerine daha fazla katkı sunuyor. Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ şirketlere yüzde30’lara varan…
Galata Business Angels’ın yeni başkanı Varol Civil oldu
Galata Business Angels’ın yeni başkanı Varol Civil olduTürkiye’nin ilk melek yatırım ağı Galata Business Angels’a (“GBA”) liderlik edecek yeni isim belli oldu. Girişim ve yatırım ekosisteminin önemli oyuncuları arasında yer alan Galata Business Angels’ın yeni başkanı Varol Civil oldu.Potansiyeli yüksek girişimcilerle en deneyimli yatırımcıları buluşturarak başarılı dijital girişimcilik hikayelerinin çıkmasını sağlayan Türkiye’nin ilk melek yatırım ağı Galata Business Angels, kâr amacı gütmeyen bir dernek olarak faaliyet gösteriyor. Kurulduğu günden beri başkanlık görevini yürüten Emre Kurttepeli’den bayrağı devralan Varol Civil, GBA’nın yeni başkanı olarak görev yapacak.Bugüne kadar, Insider, Garaj sepeti, Fazla Gıda, Usersdot, Userguiding, Denebunu, Pubinno, Kiralarsın, Getmobil ve Juphy gibi başarılı girişimlere grup olarak toplam 13 milyon dolarlık yatırım yapmış GBA’nın kurucu başkanı Emre Kurttepeli, geride bıraktıkları on yılda ekosistemin gelişmesi için çok önemli aksiyonlar aldıklarını ve kararlılıkla yatırıma devam ettiklerinin altını çizerken, GBA’nın yeni yönetim kurulu ve başkanının GBA’yı ikinci on yılında hızlandırarak daha da ileriye getireceğine inandığını belirtti. Emre Kurttepeli, GBA üyelerinin arasında yapılan oylama sonucunda GBA’nın onursal başkanlığına layık görüldü.Bayrağı Emre Kurttepeli’den devralan Varol Civil GBA’nın Türkiye’nin girişim ekosistemindeki en değerli yapılarından biri olduğunun altını çizerken, Birol Yücel, Görkem Güven, Uğur Şeker ve Umur Özal’dan oluşan yeni yönetim kurulu ile başta GBA ve tüm ekosistemdeki melek yatırımcılık faaliyetlerini yeniden canlandıracaklarının altını çizdi. Mevcut GBA portföyünün başarılarının devam edeceğini öngören Civil, Türk girişimlerine güvenlerinin tam olduğunu ilettikten sonra, yeni yatırımlarla da üyelerine kazanç sağlarken, ekosisteme de önemli faydalar sağlayacaklarının altını çizdi.Varol Civil HakkındaVarol Civil 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Finans ve Bankacılık alanında yaptı. 1992 ve 1993 yıllarında Marmara Üniversitesi Çağdaş İşletme Yönetimi “Contemporary Business Management” programına katıldı.Varol Civil, çalışma hayatına 1983-1984 yılları arasında Türk Ekonomi Bankası’nda Kredi ve Sigorta departmanında uzman olarak başlamış, ardından 1985-1992 yılları arasında T.C. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıplar Kurulu’nda Yeminli Murakıp olarak görev aldı. 1992-1995 yılları arasında Arap-Türk Bankası’nda Genel Müdür Yardımcılığı yapan Civil, 1995-1997 yıllarında da Kapital Bankası’nda Genel Müdürlük yaptı. Bu süre içerisinde de Marmara Üniversitesi Banka Hukuku alanında doktorasını tamamladı.Varol Civil, 1998 yılında Türk Ekonomi Bankası’nda Genel Müdür Vekili ve Görevli Yönetim Kurulu Üyesi görevlerini üstlendi. Civil, 2003 yılından itibaren 10 yıldır TEB Genel Müdürü ve banka iştiraklerinde Yönetim Kurulu Başkanı görevlerini sürdürmekte olup, 2006’dan itibaren 7 yıl süreyle Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini devam ettiriyor.Varol Civil, 2013 Eylül ayı itibariye TEB grubundaki ve TEB NV’deki görevine TEB Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam ediyor. “BKS Lisanslı” bir melek yatırımcı olan Civil, ayrıca Türkiye Endeavor Girişimci Destekleme Programı’nın Yönetim Kurulunda yer alıyor.
Getir ile Just Eat Takeaway.com Avrupa’da iş birliği yaptı
Getir, dünyanın önde gelen yemek teslimatı şirketi Just Eat Takeaway.com ile Avrupa’da iş birliğine gitti. Bu iş birliği ile Getir ürün portföyünün tamamı Just Eat Takeaway.com çatısı altındaki uygulamalara entegre olacak. Gelecek hafta Almanya’da başlayacak uygulama, önümüzdeki haftalarda İngiltere, İspanya, İtalya ve Fransa operasyonlarını da kapsayacak. Dünyada bir ilki Türkiye’de başlatarak, dakikalar içerisinde market ürünlerini kullanıcılarla buluşturan Getir, dünyanın önde gelen yemek teslimatı girişimlerinden Just Eat Takeaway.com ile Avrupa çapında bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda, Getir’in ürün portföyünün tamamı Just Eat Takeaway.com kapsamındaki uygulamalara entegre edilecek ve Getir ürünlerini sipariş eden tüketicilerin teslimatı Getir kuryeleri tarafından yapılacak. Gelecek hafta Almanya’da başlayacak iş birliği ile, Getir’in yaklaşık 2.000 ürünü, Just Eat Takeaway.com’un Almanya’daki cep telefonu uygulamasında ve internet sitesinde satışa sunulacak. Önümüzdeki haftalarda ise İngiltere’de, İspanya’da, İtalya’da ve Fransa’da da hayata geçecek. “Dakikalar içinde market ürünleri teslimatının öncüsü olarak, Avrupa’da önemli bir pazar konumuna sahip Just Eat Takeaway.com gibi güçlü bir iş ortağı ile çalışacağımız için mutluyuz,” açıklamasını yapan Getir Avrupa Bölge Genel Müdürü Turancan Salur, “İki güçlü uluslararası markanın iş birliği her iki taraf için de birçok fırsat sunuyor: Just Eat Takeaway.com müşterileri çok daha geniş bir ürün yelpazesinden seçim yapma imkanına kavuşacak. Getir de daha büyük bir tüketici tabanına erişerek, Avrupa çapındaki büyümesini sürdürecek” dedi. Avrupa’nın market sektöründeki ilk decacorn’u Getir, bugün itibarıyla üç kıtada, 9 ülkede kullanıcılarına hizmet veriyor. Geçen yıl ocak ayında İngiltere ile başladığı yurt dışı faaliyetlerine kısa sürede Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Portekiz’i de ekledi. Geçtiğimiz yıl kasım ayında ABD pazarına giriş yapan Getir, şu anda Türkiye’nin 81 iline ek olarak yurt dışında 48 şehirde faaliyetlerini sürdürüyor. Aytunç Akın | İletişim Uzman Yardımcısı Taksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50 Beyoğlu / İstanbul M:0538 089 08 85 E: aytunc.akin@iziletisim.com
ÜRETİM SÜREÇLERİNDE VERİYE DAYALI HİZMETLERİ KULLANMAK İÇİN 5 NEDEN: Atlas Copco Endüstriyel Teknik, verinin önemine dikkat çekiyor
Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi ve artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor ve üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor. Değerlendirmenize sunar, iyi bir hafta dilerim Saygılarımla VERİYE DAYALI HİZMETLERİ KULLANMAK İÇİN 5 NEDEN Endüstriye yüksek kaliteli endüstriyel elektrikli aletler, kalite güvence ürünleri, montaj çözümlerinin yanı sıra yazılım ve hizmet sunan Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor. Atlas Copco endüstriye, üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor. Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi, artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor. Verinin etkin kullanımı verimliliğin ve kalite iyileştirmelerinin yolunu açıyor Günümüzde tüm cihazlar mümkün olduğunca fazla veri toplamayı hedeflese de verilerin yalnızca çok küçük bir kısmı ek değer oluşturmak için kullanılıyor. Üretim verileri; verimlilik kazanımları ve kalite iyileştirmeleri sağlama konusunda büyük bir potansiyel taşırken bu verilerin değer yaratacak şekilde kullanılabilmesi işletme maliyetlerini olumlu yönde etkiliyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, üretim proseslerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamak adına endüstriye, veriye dayalı hizmetleri kullanmaları için 5 temel neden sunuyor. Veriye dayalı hizmetlerin kullanılması için 5 neden Şirketlerin veriye dayalı sisteme geçmesi için ilk sebep, bu sistemlerin gerçekçi hedefler belirlemeye yardımcı olmasıdır. Elde edilen bilgiler, hedefleri tanımlamaya ve onlara ulaşmak için stratejiler geliştirmeye olanak sağlar. Verilere güvenerek ulaşılabilir hedefler belirlenebilir ve doğru bilgiler sayesinde bunları uzun vadede uyarlayıp optimize edecek bilgiye sahip olunabilir. Buna “veriye dayalı kararlar” denir. Veriye dayalı bilgiler, karar alma süreçlerinin temelidir. Verilerden sağlanan analizleri uzman bilgisiyle birleştirmek, doğru karar alma süreçlerini güçlendirerek işletmelerin iş hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur. Veriye dayalı servisler, ilk günden itibaren işletmelerin üretim kalitesinin takip edilmesine yardımcı olur. Veriye dayalı servislerden yararlanıldığında hat mühendisleri, kalite mühendisleri ve ekip liderleri sorunlar ortaya çıktıkça sürekli bilgilendirilir. Bu bilgi hızı, ekibinizin daha iyi seçimler yapmasına ve sorunları çalışma süresinde kayıp yaşamadan çözüm üretilmesini sağlar. Kullanılacak servisler, üretimde kayıplar yaşanmadan çözümler üretilmesine, ekibinizin daha iyi kararlar alarak hızlı aksiyon almasına olanak sağlar. Veriye dayalı servis çözümleri, operatör eğitimi veya proses optimizasyonu gibi üretimi iyileştirecek gerçek zamanlı bilgiler ve öneriler sağlar. Şirketteki herkes, verilerin sağladığı gerçek zamanlı bilgiler sayesinde yeni fikirler üretme olanağına sahiptir. Veriye dayalı hizmetler, işletmeye işle ilgili stresi azaltma konusunda yardımcı olur. Bu stres, genellikle gerçekçi olmayan hedeflere ulaşmaya çalışmaktan, beklenmeyen kalite sorunlarını düzeltmekten ve performansı nasıl artıracağınızı bilmemenin yarattığı hayal kırıklığından kaynaklanan baskıdan oluşur. Zaman içinde sistemde sunulan veri eğilimlerini takip eden yöneticiler; bireysel performansı izleyip değerlendirebilir, üretimdeki riskli alanları tespit edebilir ve sorunları çözmek için girişimler başlatabilir. Çağla Şenyürek Medya Direktörü +90 0535 332 25 04 +90 216 381 10 67 Burgazada Mah. Çınarlık Sok. No:6 Burgazadası / Adalar / İstanbul


















