BULUTİSTAN, YAPAY ZEKÂ ALANINDA TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL LİDER YAPMAYA HAZIRLANIYOR

TURCON listesinde yer alan ve aldığı yatırımlar ile Unicorn olma yolunda hızla ilerleyen Bulutistan,
‘Yapay Zekâ Vizyonu’ toplantısını 3 Aralık tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıda Bulutistan
yöneticileri hedeflerini ‘Olağanüstü yetenekleri öncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerek
küresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamak’ olarak açıkladı. Bulutistan’ın GPU makine parkını
Türkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olarak yapay zekâ alanında büyük bir adım attıklarını belirten
Bulutistan yöneticileri, firma olarak kendi küçük dil modelini (SLM) geliştirdiklerini, 2025’te yatırım
bütçesinin yüzde 40’ının yapay zekâ donanımına ayrılacağını açıkladı. Bölgenin en büyük Decacorn
Yapay Zekâ Bulut Servis Sağlayıcısı olma amacı ile hareket ettiklerini aktaran yöneticiler,
Bulutistan’ın 2025 yılı itibarıyla artık sadece Bulut Hizmet Sağlayıcısı değil; uçtan uca Yapay Zekâ
Bulutu Sağlayıcısı olarak konumlanacağını, servisin yanı sıra danışmanlık hizmeti de sunacaklarını
açıkladılar.
Türkiye’nin en büyük yerli bulut hizmet sağlayıcılarından Bulutistan, 3 Aralık’ta ‘Bulutistan Yapay Zekâ
Vizyonu” konulu bir basın buluşması gerçekleştirdi. Toplantıda Dünya ve Türkiye Yapay Zekâ verileri,
Yapay Zekâ ve Bulut Altyapıları -GPU, LLM, Sanallaştırma, As a Service çözümler ve hedeflenen
ekosistem gibi birçok konu ele alındı. Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, Bulutistan
Uluslararası Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Altuğ Eker, Bulutistan İcra Kurulu Üyesi Bulut
Platform Mühendisliği Ekrem Sekman ve Bulutistan Yapay Zekâ Sektör Danışmanı Mete Gönç,
sektöre ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Toplantıda Bulutistan’ın yeni vizyonunu açıklayan Bulutistan yöneticileri, “Olağanüstü yetenekleri
öncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerek küresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamayı
hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Açıklamada, “Çalışanlarımız, iş ortağı ekosistemimiz ve faaliyet
gösterdiğimiz pazardaki yetenekli ve yetkin insan kaynağını, yeni yapay zekâ yetkinlik setleri ile
güçlendirmek en önemli gündem maddelerimizden biri” ifadesi kullanılırken, yapay zekâ
teknolojilerine hem altyapı hem de servis katmanında yatırım yaparak, bu konuda sadece Türkiye’de
değil, küresel çapta söz sahibi bir noktaya gelmek için çalışıldığının altı çizildi. Açıklamada ayrıca, güçlü
iş birlikleri, yeni altyapı tasarımları, donanımları geliştirildiği belirtilerek, Türkiye’de yapay zekada
kurumların ilk tercihi olacak “Yapay Zekâ Topluluk Bulutu”nu yakın dönem eylem planları olduğu
belirtildi.
Gökhan Gençtürk: Bulutistan, Türkiye’de GPU makine parkını ilk kuran bulut sağlayıcısı
Bulutistan’ın Cloud Aİ (Bulut tabanlı yapay zekâ) konusunda Türkiye’de ve bölgede öncü bir rol almayı
hedeflediğini ifade eden Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, bu vizyon doğrultusunda
Bulutistan’ın GPU makine parkını Türkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olduğunu söyledi. Bulutistan’ın
yapay zekâyı etkin kullandığını belirten Gençtürk, “Müşterilerin veri kritikliğine göre hem
sanallaştırılırmış ortamda hem de ‘özel’ bulut hizmeti verilebiliyoruz. Tüm kurumlar, yaratıcı yapay
zekâ çözümleri kullanırken KVKK konusunda bir sorunları kalmıyor. Sağladığımız avantajlarımız
bununla da sınırlı değil. Bulutistan iş ortakları ile hazır yaratıcı yapay zekâ çözümleri ya da
müşterilerin kendi isteklerine göre şekillendirebilecekleri platformlar da sunuyoruz. Büyük bir talep
alıyoruz” dedi.

Bulutistan’ın yapay zekâ alanında gerçekleştirdiği iş birlikleri hakkında Gençtürk,
“Yapay zekâ konusunda sektörde bu alana ilk giren, çok ciddi bir bilgi birikimi ve
ürünlere sahip Zack.Aİ ile iş birliği yapıyoruz. Müşterilerimize bir yol haritası

çizmek için de danışmanlık hizmetlerini yakın zamanda başlatacağız.

Burada amacımız; uzun süreçlere dayalı, büyük projelerden çok müşterinin durumunu analiz ettikten
sonra büyük yatırım gerektirmeyen hızlı kazanımlar ve orta vadeli planlar olmalı diye düşündük ve bu
şekilde hareket ettik. Sağladığımız katma değerin müşterilerimiz tarafından görülmesi gerektiğini
öngördüğümüzden bu konuyla alakalı işinin ehli çözüm ortaklarını hızlı şekilde sisteme dahil etmeyi
planladık” ifadesini kullandı.
Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ, şirketlere yüzde 30’lara varan ciro artışı geliştirmiş durumda
Gökhan Gençtürk, “Günümüzde yapay zekâ pazarı globalde 200 milyon doların üzerine çıkmış
durumda. 2030 yılında hızlı gelişen yapay zekâ pazarının globalde 2 trilyon dolar olması bekleniyor. Şu
anki yapay zekânın dünya ekonomisine 2.6 trilyon dolar katkı sağladığını görüyoruz. Yapay zekâ her
geçen gün iş süreçlerine daha fazla katkı sunuyor. Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ şirketlere yüzde
30’lara varan ciro artışı geliştirmiş durumdadır. Dünya genelinde şirketlerin %60’ı da yapay zekaya
kendilerini adapte etmiş durumda. Ancak işin çok başındayız” dedi.
Bulutistan’dan teknoloji şirketlerine çağrı
Çok hızlı gelişen bir çağın başında olduğumuzu vurgulayan Gençtürk, “Yapay zekâ ülkemize ciddi bir
fırsat sunuyor. Biz, gereken yatırımı yaparsak dünyada rekabet gücümüzü artırabiliriz. Perakendeden
finansa, üretim şirketlerine kadar çok fazla taleple karşı karşıyayız. Bulutistan olarak altyapımızı
hazırlamamız, platformlarımızı hazır tutmamız bizi sevindiriyor. İş ortakları ekosistemimizle önemli
hizmetleri iş ortaklarımızla birlikte sorunsuz sunabiliyoruz. Gelişmek isteyen, yatırım yapan tüm
teknoloji şirketlerine kendi ekosistemlerimiz ile ve kendi platformumuz ile yardımcı olabiliriz. Hepsine
çağrıda bulunuyoruz, çünkü hep birlikte daha güçlü olduğumuza inanıyoruz” dedi.
Kendi küçük dil modelimizi (SLM) geliştirdik
“Bulutistan platform mühendislik ekibimiz ile kendi küçük dil modelimizi (SLM) geliştirmeye başladık.
Bu, bizim için önemli bir öğrenme sürecinin parçası. Ayrıca, Türkiye’deki yapay zekâ geliştiricileri ve
büyük kurumların veri analitiği ya da yazılım ekiplerinin GPU testi taleplerini karşılayacak bir sunucu
altyapısı kurduk. Openstack altyapımıza GPU sunucuları entegre ederek, saatlik, rezervli veya dedike
GPU kart taleplerine yanıt verecek ücretlendirme modelleri geliştiriyoruz” diyen Bulutistan Genel
Müdürü Gökhan Gençtürk, son olarak şu bilgileri verdi:
“Intel ve Nvidia gibi firmalarla küresel düzeyde iletişim kurarak, kendi GPU-as-a-Service (GPUaaS)
mimarimizi oluşturuyor ve bunu donanım üreticileriyle iş birliği yaparak altyapımıza dahil ediyoruz.
Yapay zekâ sistemlerinin eğitilmesi, iyileştirilmesi ve son kullanıcıya sunulması için farklı donanım
katmanları kuruyoruz. GPUaaS yapısının üzerine, yapay zekâ geliştiricileri için bir platform mimarisi
inşa ediyor ve LLM-as-a-Service (LLMaaS) sunabilir hale geliyoruz. Ayrıca, kendi mühendislik
ekiplerimizin ve iş ortaklarımızın geliştirdiği yapay zekâ servislerini bir araya getirerek, bir AI-as-a-
Service (AIaaS) ekosistemi oluşturuyoruz.”
Eker: Üretken yapay zekâ tüm iş yapısını değiştirecek
Doğru tasarlanmış yapıları müşteri kullanımına açmanın ve ürüne odaklanmanın akıllıca olduğunu
söyleyen Bulutistan Uluslararası Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Altuğ Eker ise sektörlerden
bağımsız yapay zekânın iş hayatında her alana dokunduğunu, 2 yıl içerisinde yapay zekânın iş
dünyasının çok ciddi bir parçası olacağını belirtti. Eker, “Yapay zekâdan en çok yararlanan ilk 5
sektörü; E-ticaret, Finans, Üretim, Sağlık, Eğitim ve Telekom olarak sayabiliriz. Yine, Konuşma Bazlı
Arama, İletişim Merkezi Analitiği, Kişiselleştirme, Tasarım ve Yaratıcılık, Sanal Asistanlar, Kod Üretimi,
İçerik Üretimi gibi alanlarda da yapay zekâ kullanılan alalar açısından ön plana çıkmaktadır” dedi.

Üretken yapay zekânın küresel ekonomiye trilyonlarca dolar değer
katabileceğini söyleyen Eker, “Üretken yapay zekâ kullanım alanlarının
sağlayabileceği değerin yaklaşık yüzde 75’i müşteri operasyonları, pazarlama ve satış, yazılım
mühendisliği ve Ar-Ge gibi 4 alanda yoğunlaşacak.

Üretken yapay zekâ, tüm sektörlerde önemli bir etkiye sahip olacak. Üretken yapay zekâ, bazı bireysel
faaliyetleri otomatikleştirerek bireylerin yeteneklerini artırma potansiyeline sahip ve tüm iş yapısını
değiştirecek. Genel ekonomi çapında iş gücü verimliliğini önemli ölçüde artırabilir. Ancak bu durum,
işçilerin iş faaliyetlerini değiştirmelerini veya yeni işlere geçmelerini desteklemek için yatırımlar
gerektirecektir” değerlendirmesini yaptı.
ABD’deki şirketimizle teknoloji transferi yapıyoruz, yapay zekâ pazarına liderlik edeceğiz!
Üretken yapay zekanın çok farklı uygulamaları beraberinde getirdiğini ifade eden Eker, “Müşteri
portföyümüzdeki şirketlerle görüştüğümüzde şirketlerin yapay zekaya yatırım yapmak istediğini
gördük. Şu an hem Avrupa merkezimi hem de Türkiye merkezimizde CPU’lu sunucular üzerinden
kapasite kullanımı açtık. Bu yıl ABD’de bir şirket kurduk. Orada teknoloji transferi yapıyoruz. Servis
tarafında görüştüğümüz 5 tane yapay zekâ şirketi var. ABD’deki bir yapay zekâ firmasının Türkiye’de
hizmet verebilmesi için buradaki bir bulut veri sağlayıcısı ile çalışması gerekiyor. Biz de burada oradaki
teknolojileri Türkiye’ye getirerek karşılıklı çalışıyoruz. Intel’in SAP programı denilen Cloud Services
Privitedet denilen programına kabul edildik. Bu programa dair süreçlerin sonucunda Intel’le birlikte
cloud programları konusunda önemli bir gelişmeyi Türkiye’ye ve Avrupa’ya getirmiş olacağız. Yapay
zekâ geliştiricilere yönelik önemli uygulamaları yapay zekâ dönüşüm danışmanlığını profesyonel bir
yapı ile destekleyerek sadece bir servis sağlayıcı olmaktan çıkıp bunun danışmanlığını da verebilecek
bir noktaya kendimizi taşıdık” dedi.
“Gelecekte konuşulacak konuların başında bu büyük veri merkezlerinin enerji ihtiyaçları olacak”
“Bulut tarafında 400’ün üzerinde çalıştığımız çok ciddi bir ekosistemimiz var” diyen Eker,
“Platformumuzu hazırladık. Yapay zekâ pazarına da bu anlamda liderlik etmek istiyoruz. Bugün bir
yapay zekâ altyapısını çalıştırabilmek için kabin başına 40 KW gibi bir enerji almak gerekiyor. Veri
merkezi tarafında enerji yatırımları öne çıkmış durumda. Gelecekte konuşulacak konuların başında bu
büyük veri merkezlerinin enerji ihtiyaçları olacak. Markamızın hissedarlarından DxBV’nin belirlediği 3
alan bu nedenle çok önemli. Çünkü veri merkezi, bulut ve yönetilen hizmetler yapay zekayı oluşturan
ana alanlar. DxBV’nin hem veri merkezi yatırımı hem bulut yatırımı hem de yönetilen hizmetler
tarafındaki yatırımı uzun soluklu sürdürülebilir bir değişimi göstermekte. Enerji merkezlerinin yapay
zekâya uygunluğu alanında Türkiye’de ve dünyada Ar-Ge çalışmaları artıyor. Gelişen teknoloji ile daha
az enerji ihtiyaçları ve daha az iklimlendirme sağlanmış olabilecek” ifadesini kullandı.
2025’te yatırım bütçesinin yüzde 40’ı yapay zekâ donanımına ayrılacak
Bulutistan’ın yapay zekâ konusunda yatırımları hakkında bilgi veren Altuğ Eker, “Bulutistan 2025 yılı
itibarıyla artık sadece Bulut Hizmet Sağlayıcısı değil, uçtan uca Yapay Zekâ Bulutu Sağlayıcısı olarak
kendini konumlandırmaya başlayacak. Bu aşamada 2025 yılında yatırım bütçemizin en az yüzde 40’ı
yapay zekâ donanım yatırımlarına odaklanacak ve bu oran yıllar bazında artarak devam edecek.
Yatırımlarımızı Yapay Zekâ odağı ile yaparken, bulut servislerinde 400’den fazla iş ortağı ile
yarattığımız ekosistemin bir benzerini Yapay Zekâ şirketleri ile iş ortaklıkları yaparak büyütmeyi ve
Yapay Zekâ start-up’larının ölçeklenebilmesi için kaynak ayırmayı planlıyoruz” dedi.
Intel ve Nvidia ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz ve sonuçları yakında paylaşacağız
Bulutistan’ın iş birliklerine büyük önem verdiğini ifade eden Eker, “Bulutistan, Zack AI’ın yapay zekâ
çözümlerini müşterilerine sunacak ve diğer yapay zekâ çözümlerinin altyapısını sağlayacak. Intel ve
Nvidia ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz ve sonuçları yakında paylaşacağız. Ayrıca, HPE ve
Lenovo’nun Avrupa ekipleriyle birlikte Bulutistan’ın yapay zekâ donanım mimarisini geliştirdik.

Amerika’daki şirketimiz ise yeni yapay zekâ girişimlerini takip ederek, hizmet
verdiğimiz pazarlara teknoloji transferi yapıyor olacak” diye konuştu.

Üretken yapay zekânın her geçen gün farklı sektörlerde yeni uygulamalarla dikkat çektiğini anlatan
Eker, “Başarılı, yüksek performanslı ve güvenilir bir yapay zekâ geliştirmek ciddi maliyetler
gerektiriyor. Ayrıca, bu çözümlerin ölçeklenmesi de ayrı bir ticari zorluk. Büyük kurumsal firmalar,
kendi üretken yapay zekalarını geliştirmek yerine, ihtiyaçlarına en uygun ürünü entegre etmeyi tercih
ediyor. Bu durum, Bulutistan ve Zack AI gibi yapay zekâ bulutu sağlayıcıları için büyük fırsatlar
yaratıyor. Sektörel deneyim ve teknik derinlik ile üretken yapay zekâ çözümlerini sunarak, kurumların
karşılaştığı engelleri ortadan kaldırıyor ve maksimum fayda sağlamalarını sağlıyoruz” şeklinde
konuştu.
Gönç: Devlet desteği sağlanırsa, bölgeye hâkim yapay zekâ şirketleri Türkiye’den çıkar!
Yapay zekânın 10 sene içinde 1 trilyon doları geçecek bir pazar oluşturacağını öngördüklerini belirten
Bulutistan Yapay Zekâ Sektör Danışmanı Mete Gönç, “Yapay zekâ, tüm dünyada büyümesini
sürdürüyor. Sadece ABD’de dev şirketler, dünyanın birçok yerinde yarım trilyon dolara yakın veri
merkezleri kuracaklarını açıkladılar. Hatta enerji problemini çözmek için nükleer santral alacağını
açıklayan şirket bile oldu. Yine 5 sene içerisinde iş gücünün yüzde 50’sinin tamamen AI (yapay zekâ)
tarafından gerçekleşmesini bekliyoruz. Sadece operasyon tasarrufu 404 milyar dolarlık bir pazarda en
az yüzde 10 olacak. Birçok alanda da rakamlar bu şekilde seyredecek” dedi.
“Türkiye’nin acilen bir AI master planına ihtiyacı var” diyen Gönç; “Bu alanda faaliyet gösteren
şirketlere ciddi anlamda destek sağlanması gerekiyor. Bu alanda çok yetenekli beyinlerimiz var,
önemli olan beyin göçünü durdurmak. Gerekli destek sağlanırsa bölgede oyun kurucu ve bölgesine
hâkim milyar dolarlık yapay zekâ şirketleri Türkiye’den çıkabilir” ifadesini kullandı.
Bulutistan, bölgenin en büyük Decacorn Yapay Zekâ Bulut Servis Sağlayıcısı olacak
Bulutistan’da hedeflerin hep dinamik tutulduğunun altını özenle çizen Gönç, “Bulutistan’ın yakın
hedefi 2025 yılı itibarıyla hizmet verdiği pazarlarda, GPUaaS, LLMaaS ve AIaaS katmanlarında
çözümlerinin sayısını artırmak ve müşterilerine yayılımını sağlamak olacak. Hedeflerimiz arasında;
2030’a kadar istikrarlı büyüyüp yapay zekâ çözümlerini de ekleyerek, Unicorn olmanın da ötesinde
bölgenin en büyük Decacorn Yapay Zekâ Bulut Servis Sağlayıcısı olmak var.
“Verimlilik artışı sağlanacak konularda hızlı kazanımlar yaratmayı hedefliyoruz”
Yapay zekânın inanılmaz hızlı bir şekilde geliştiğini ifade eden Gönç, “Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde
bütün kurumların bu dünyaya uyması gerekiyor. Bulut üzerinden erişebileceğiniz bir yapay zekaya
ihtiyaç var. 7/24 çalışabilen Türkçeye uyumlu, doğruluk oranı yüksek bir modele sahibiz. Bu model,
artık bütün ekosisteme açık hale geldi. 2025 yılı Agentic AI olarak geçecek. Bütün dünya Agentic AI’ı
konuşacak, Türkiye buna adapte olacak. Firmaların yapay zekaya nereden başlayacağı konusunda
tereddütleri var. Sunduğumuz servis hizmetinin yanında danışmanlık hizmeti ile firmaların temel
problemlerini, ileriye gitmek istedikleri konuları ortaya çıkarıyoruz. Daha sonra elimizdeki verilere
bakarak verimlilik artışı sağlayabileceğimiz konulara yöneliyoruz. Verimlilik artışı sağlanacak
konularda hızlı kazanımlar yaratmayı hedefliyoruz. Bu adaptasyona en hızlı şekilde geçilmesi
gerekiyor. Bulutistan’ın buradaki çalışmaları ve uygulamaları çok iyi. Yapay zekâ alanında çok güçlü
beyinler var. Bu beyinleri kullanmak lazım” dedi.
Mete Gönç son olarak şu ifadeleri kullandı: “Yapay Zekâ geliştirmek için gereken kapasite, kurumların
ve geliştiricilerin kendi sistem odalarındaki sunucularla sağlanamaz. Özellikle üretken yapay zekâ
çözümleri, bulut ortamlarında var olmalıdır. Bu nedenle, yapay zekâ ve bulut artık birbirinden

ayrılmaz iki konu haline gelmiştir. Araştırmalar, yapay zekânın 2030’a kadar
dünya ekonomisine 7 trilyon dolar katkı sağlayacağını gösteriyor. Bu
büyüklüğün gerçekleşebilmesi için büyük bulut kapasiteleri ve veri merkezi
yatırımları gerekecek. Türkiye’de de aynı ihtiyaçlar söz konusu. Bu konu özelinde Sabancı Holding,
%75 hissedarımız olarak hem Türkiye hem de dünya için büyük yatırım planlarını harekete
geçirmiştir.”

Benzer Haberler

RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…