2025 ARALIK AYI GÜVEN ENDEKSLERİ

2025 ARALIK AYI GÜVEN ENDEKSLERİ

Hizmet ve perakendede temkinli iyimserlik, inşaatta kırılganlık sürüyor

Aralık 2025’e ilişkin açıklanan Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Türkiye ekonomisinin yılın son ayında dengeli fakat eşitsiz bir toparlanma sürecinde olduğunu ortaya koyuyor. Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler, iç talebe daha duyarlı sektörlerde sınırlı bir iyileşmeye işaret ederken, maliyet baskılarına ve finansmana bağımlılığı yüksek olan inşaat sektöründe zayıflığın sürdüğünü gösteriyor.

Güven endekslerinin 100 eşik değeri etrafındaki seyri, ekonomide ne keskin bir iyimserlik ne de belirgin bir kötümserlik olduğunu; daha çok “bekle-gör” yaklaşımının hâkim olduğu bir döneme girildiğini düşündürüyor.

Hizmet Sektörü: Beklentiler Güçleniyor, Mevcut Talep Zayıflıyor

Hizmet sektörü güven endeksi aralık ayında bir önceki aya göre %0,4 artarak 112,3 seviyesine yükseldi. Endeksin 100’ün oldukça üzerinde seyretmesi, sektör genelinde iyimserliğin korunduğunu gösterse de alt kalemlere bakıldığında tablo daha karmaşık.

Mevcut Durumda Yavaşlama

  • Son 3 aylık dönemde iş durumu endeksi 112,0’dan 111,3’e geriledi.
  • Hizmetlere olan talep endeksi ise 110,7’den 108,7’ye düşerek daha belirgin bir zayıflamaya işaret etti.

Bu gerilemeler, yılın son çeyreğinde hane halkı harcamalarının hız kestiğini ve özellikle zorunlu olmayan hizmet kalemlerinde talebin sınırlı kaldığını düşündürüyor. Enflasyonla mücadele sürecinde sıkılaşan finansal koşullar ve gelir artışlarının fiyat artışlarının gerisinde kalması, mevcut talep üzerinde baskı yaratıyor.

Geleceğe Bakış Daha Olumlu

Buna karşılık, gelecek 3 aya ilişkin hizmet talebi beklentisi endeksi %3,7 artarak 117,0 seviyesine yükseldi. Bu güçlü artış, sektörün kısa vadede toparlanma umudunu koruduğunu gösteriyor.

Özellikle:

  • Turizm,
  • Ulaştırma,
  • Eğitim ve sağlıkla ilişkili hizmetler

Gibi alt sektörlerde, yeni yıl ve ilkbahar dönemine yönelik talep beklentilerinin güçlendiği anlaşılıyor. Hizmet sektöründe bugünkü zayıflığın geçici, beklentilerin ise daha dirençli olduğu bir tablo söz konusu.

Perakende Ticaret: Satışlar Güçlü, Beklentiler Temkinli

Perakende ticaret sektörü güven endeksi aralık ayında %1,1 artarak 115,4 seviyesine yükseldi ve üç sektör arasında en yüksek güven düzeyine ulaştı. Bu durum, yıl sonu alışveriş etkisinin ve fiyat artışları karşısında öne çekilen tüketimin perakende sektörünü desteklediğini gösteriyor.

Satışlarda Canlanma

  • Son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar endeksi 129,1’e çıkarak güçlü seyrini sürdürdü.
  • Bu artış, özellikle gıda, zincir marketler ve zorunlu tüketim ürünlerinde satış hacminin arttığını ortaya koyuyor.

Ancak burada dikkat çeken nokta, satışlardaki artışın büyük ölçüde miktar değil fiyat etkisiyle gerçekleşmiş olma ihtimali. Yüksek enflasyon ortamında ciro artışları, reel talep artışıyla birebir örtüşmeyebiliyor.

Stoklar ve Beklentiler

  • Mevcut mal stok seviyesi endeksinin yükselmesi, stokların azaldığına işaret ediyor. Bu durum, firmaların talebi karşılamak için stok eritmeye devam ettiğini gösteriyor.
  • Buna karşın, gelecek 3 aya ilişkin satış beklentisi endeksindeki gerileme (-%2,1), perakendecilerin yeni yıl sonrasında talebin zayıflayabileceğini düşündüğünü ortaya koyuyor.

Perakende sektöründe tablo net: Bugün satış var, yarın konusunda soru işaretleri de var.

İnşaat Sektörü: Güven Düşük, İstihdam Endişesi Artıyor

İnşaat sektörü güven endeksi aralık ayında %0,5 azalarak 84,5 seviyesine geriledi. Endeksin uzun süredir 100’ün altında seyretmesi, sektörün yapısal sorunlarının devam ettiğini gösteriyor.

Siparişlerde Kısmi İyileşme

  • Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksinde artış yaşandı.
    Bu artış, özellikle kamu projeleri ve kentsel dönüşüm odaklı bazı segmentlerde sınırlı bir hareketlenme olduğuna işaret ediyor.

İstihdam Beklentileri Zayıf

Buna karşın, gelecek 3 aya ilişkin toplam çalışan sayısı beklentisi endeksindeki sert düşüş (-%2,5), sektörün istihdam konusunda son derece temkinli olduğunu ortaya koyuyor.

Yüksek:

  • Finansman maliyetleri,
  • Arsa ve girdi fiyatları,
  • Talepteki belirsizlik

İnşaat firmalarını yeni istihdam yaratmaktan alıkoyuyor. Bu durum, inşaat sektörünün yalnızca kendisini değil, ona bağlı onlarca alt sektörü de olumsuz etkiliyor.

Genel Değerlendirme: Ekonomi Dengede Ama Kırılgan

Aralık 2025 güven endeksleri, Türkiye ekonomisinin keskin bir daralma yaşamadığını, ancak güçlü ve kapsayıcı bir toparlanmanın da henüz oluşmadığını gösteriyor.

  • Hizmet ve perakende sektörlerinde iyimserlik beklentiler üzerinden taşınıyor.
  • İnşaat sektöründe ise finansman ve istihdam sorunları güveni baskılıyor.
  • Tüm sektörlerde ortak nokta, geleceğe dair temkinli bir duruş.

Bu tablo, 2026’ya girerken ekonomi politikalarının:

  • İç talebi dengeli biçimde desteklemesi,
  • Finansman koşullarında öngörülebilirliği artırması,
  • Reel sektörün beklentilerini güçlendirecek yapısal adımlara odaklanması

Gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor.

Ekonominin nabzı şu mesajı veriyor: İyimserlik var, ama hâlâ kırılgan; hareket var, ama temkinle.

Kaynak: TÜİK

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    290 milyar Euro değerindeki güzellik sektörünün dev buluşması BeautyEurasia’nın 21’inci yılı için hazırlıklar sürüyor  

    Avrasya coğrafyasının en kapsamlı uluslararası güzellik, kozmetik ve saç bakımı etkinliklerinden biri olan “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, 2–4 Eylül 2026 tarihleri arasında 21’inci kez kapılarını açacak. ICA Events organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, yerli ve yabancı sektör temsilcilerine yeni ticari iş birliği imkanları sunarken endüstrinin en güncel akımlarını tek bir çatı altında toplayacak. Geçtiğimiz yıl 114 farklı ülkeden 13 bin 314 profesyoneli ağırlayan fuar, bu dönemde de geniş kapsamı sayesinde yeni ortaklıkların kurulmasına aracılık edecek. Dünya genelinde ekonominin pek çok dalını kapsayan 50’den fazla organizasyona imza atan ICA Events, Avrasya’nın güzellik alanındaki en büyük zirvelerinden biri olan 21. BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı’nı 2–4 Eylül tarihleri arasında düzenleyecek. Mevcut büyüklüğünün yanı sıra katılımcılarına nitelikli ticari ağlar, hedef odaklı B2B görüşmeler ve yüksek ticari verimlilik de sağlayan fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde yarattığı küresel çeşitlilikle bu yıl da somut ticari çıktılar sağlayacak. Güzellik sektörünün Türkiye’deki hacmi 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaştı Güzellik endüstrisinin, kişiye özel teknolojik imkanlar ve artan sağlıklı yaşam bilinciyle beraber sürekli bir gelişim içerisinde olduğunu ifade eden BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı Direktörü Filiz Mehmedova, “Markalardan üreticilere ve tüketicilere kadar bir bütün teşkil eden güzellik sektörü hem yerel hem de küresel ölçekte gelişimini sürdürüyor. Bugün dünya çapında yaklaşık 290 milyar Euro’luk bir büyüklüğe erişen güzellik sektörü, 4,2 milyar civarında potansiyel kullanıcıya ulaşıyor. Diğer taraftan Türkiye piyasası da son dönemde endüstrinin en hızlı ivme kazanan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki güzellik pazarının hacmi 217 milyar TL seviyesine çıkarken, dijital platformların etkisi sektörün genişlemesinde giderek daha kritik bir rol oynamaya başlıyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan BeautyEurasia ise yalnızca fiziksel ölçeğiyle değil, sunduğu kaliteli iş bağlantıları, stratejik B2B buluşmaları ve ticari verimliliğiyle ön plana çıkıyor. Organizasyonumuzun küresel erişimi yerel pazar bilgisiyle harmanlayan yapısı, sektördeki etkili ortaklıkların tesis edilmesine olanak tanıyor.” açıklamasında bulundu. Standart kalıpların ötesinde bir fuar Fuarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen buluşmasında küresel etkisini bir kez daha kanıtladığını belirten Mehmedova, şu verileri paylaştı: “Dünya genelindeki ekonomik dalgalanmalara rağmen fuarımız geçtiğimiz yıl da başarılı bir grafik sergilemeyi başardı. Toplamda 114 ülkeden 13 bin 314 profesyonel isim fuarımızı ziyaret ederken, bu kitlenin 3 bin 406’sını yabancı konuklar oluşturdu. Bununla birlikte 180’i yurt dışından gelen toplam 302 katılımcının yer aldığı organizasyonda iş hacmi 305 milyon Euro’ya ulaşırken, katılımcı başına ortalama 1 milyon Euro’luk bir ticaret hacmi oluşturduk. Ayrıca BeautyEurasia, basit bir ürün sergileme alanının çok ötesinde, ölçülebilir ticari başarılar üreten bir platform olma niteliği taşıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bin 486 sipariş ve ön protokole imza atılırken, katılımcı kurumlar ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari köprüler kuruldu. Ek olarak fuar süresince 5 binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi. Bu sayede uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına çok değerli bir katkı sunulmuş oldu. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektörün öncü isimlerini bir araya getirirken kalite odaklı vizyonumuzu koruyarak; Türkiye, Avrasya, Orta Doğu, Balkanlar ve BDT pazarlarına giriş yapmak isteyen profesyoneller için stratejik bir merkez olmaya devam edeceğiz.” ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen fuarlarını düzenleyen ICA Türkiye gücünü, fuarcılık sektöründeki güçlü küresel ağını içinde yer aldığı…