“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu

Geçtiğimiz hafta sonu Taksim Square Otel’de düzenlenen V. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi, Türkiye’nin dev sanayi kuruluşlarını, akademi dünyasını ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. “Toplum 5.0” ana temasıyla gerçekleşen zirvede, dijital dönüşümün geleceği ve sürdürülebilirlik stratejileri tartışıldı.

World Media Group tarafından düzenlenen ve artık gelenekselleşen zirvenin beşincisi, bu yıl rekor bir katılımla tamamlandı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan, katılım düzeyinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: ”Türkiye’nin teknolojik lokomotifi olan onlarca büyük firmayı ve yüzlerce katılımcıyı bir araya getirdiğimiz bu zirve, ülkemizin dijital geleceğine olan inancı bir kez daha kanıtladı. Bugün burada sadece teknolojiyi değil, toplumsal dönüşümü de konuştuk.”

Odak Noktası: Toplum 5.0  

Zirve boyunca düzenlenen oturumlarda, teknolojinin sadece üretim verimliliği için değil, insan refahı ve çevre için nasıl kullanılacağı tartışıldı. Öne çıkan kritik başlıklar şunlar oldu:

*Akıllı Teknolojiler: IoT, 5G ve Yapay Zeka (AI) uygulamalarının sanayiye entegrasyonu.

*Geleceğin Gerçekliği: Sanayi üretiminde Genişletilmiş Gerçeklik (XR) çözümlerinin sağladığı maliyet avantajları.

*Sürdürülebilirlik: Fosil yakıtlardan hidrojen enerjisine geçiş süreci ve karbon yönetimi stratejileri.

Görkemli Ödül Töreni

Zirvenin en dikkat çekici anlarından biri, “Endüstrinin Yıldızları” ödül töreni oldu. Üniversiteler, STK’lar ve sektör temsilcilerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda;

*Endüstrinin Yıldızları,

*KOBİ’nin Yıldızları,

Ar-Ge’nin Yıldızları kategorilerinde üstün başarı gösteren firma, isim ve üniversitelere ödülleri törenle takdim edildi.

Canlı Yayınla Tüm Dünyadan Takip Edildi

World Media Group’un çeyrek asırlık yayıncılık vizyonuyla gerçekleştirilen organizasyon, fiziksel katılımın yanı sıra www.ekonomiknokta.tv üzerinden yapılan canlı yayınla binlerce izleyiciye ulaştı.

Sabah kayıt ve kahvaltı  ile start alan etkinlik,  World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Zirvesi Genel Koordinatörü İlker Kaplan’ın;  “Dijital Dönüşümde Neredeyiz? Nerede Olmalıyız?”   konuşmasıyla başladı. Endüstri  4.0 Video Gösterimi ardından zirve; World Media Group adına İlker Kaplan’ın başkanlığını yürüttüğü Uluslararası Endüstri Ekonomi ve Teknoloji Yayıncıları Birliği Adına Hollanda Temsilcisi Metal Magazin (MTL) Genel Yayın Yönetmeni Tom Van Der Mayer’in konuşması ile devam etti.

Endüstri 4.0’ın Yıldızları Ödül Töreni

Zirvenin en dikkat çekici anlarından biri, “Endüstrinin Yıldızları” ödül töreni oldu. Üniversiteler, STK’lar ve sektör temsilcilerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda; Endüstrinin Yıldızları ödülleri: Ion Akademi Kurucusu Ali Rıza Ersoy, Tezmaksan CEO’su Hakan Aydoğdu ve TÜSİAD Başkanı Orhan Turan tarafından alındı. Hakan Aydoğdu yurtdışında olduğu için Ödülü Tezmaksan Robot Teknolojileri Genel Müdürü Serhat Volkan  Yılmaz aldı.

 Sunumlar Dikkatle Takip Edildi

AGS Güç Aktarım Sistemleri Ürün  Müdürü Selim Acar:  “Elektrik Motorları Sektörü ve Dijital Dönüşüm” sunumu ardından,  İ.T.Ü    Robot Kulübü Başkanı Hilal Çolakoğlu konuştu. Ayrıca AR-GE’nin Yıldızları ödülü de İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından alındı.

Dijital Sunumlar  Öğleden Önce

Ege Üniversitesi PLM Bölümü adına – Prof . Dr . Semih Ötleş: “Ürün Yaşam Döngüsü (PLM); CİRCO – Sürdürülebilirlik Direktörü Şeyda Dağdeviren:“Endüstri 4.0 ve Sürdürülebilirlik”; Celal Bayar Üniversitesi Mekatronik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Seda Vatancan – Promeda Endüstri A.Ş Genel Müdürü Kemal Karaatlı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Levent Malgaca: “Dijital İkiz Teknolojileri : Küresel Trendlerden Endüstriyel Uygulamalara” adlı dijital sunumlarını gerçekleştirdi.

 World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi altmış basın yayın organında haberlerle yer buldu ve Uluslararası Endüstri Ekonomi Teknoloji Yayıncıları Birliği bu yayınlara teşekkür sertifikası verdi.

Öğle Arası Taksim Square Otel’in Teras katında boğaz manzaralı öğle yemeğinde tüm davetliler sohbet ederek kaynaştı.

Öğle Sonrası Program Daha Yoğundu

Öğle Sonrasında Koç Grubu ve Diğer “Ağır Toplar da” Sahne Aldı

Tezmaksan IT Direktörü   Zeki  Volkan  İşcen:  “Kapasitematik – Endüstriyel Üretimde ıOT  ” sunumunu gerçekleştirdi.

Beko Corporate Head Of Advanced Robotic System Direktörü Raşit Yücel Gür:  “Arçelik / Beko’da  Robotik Uygulamaları ” ; Beko Corporate Head Of Advanced Manufacturing System Direktörü Vügar Kerimoğlu : “Arçelik / Beko’da Endüstri 4.0, ML ve AI uygulamaları ”Ford Otosan Akıllı Üretim Ve Planlama Sistemleri Ürün Müdürü Can Cildan  “Ford Otosan’da Endüstri 4.0 Uygulamaları ”  üzerine sunumlarını gerçekleştirdi.

Keynote Speaker ve Danışman Mert Sadıkzade “Entropi Çağında Yapay Zeka : Kararı Kim Veriyor ” sunumuyla “Toplum 5.0” alt başlığını tamamlamış oldu. Eyopan Kurucu Ortakları Uğur Doğan ve Barış Demir:  “Enerji Sektöründe Endüstri 4.0 Uygulamaları” üzerine konuştular. 

KOBİ’nin  Yıldızları Sertifika Töreninde; Orsa Dış Ticaret, ARC ve Eyopan Sertifikalarını aldı.

 Zirvenin son bölümünde Coffe Break ve B2B görüşmeleri yapıldı. Dijital dönüşümün nabzını tutan zirve, Türkiye’nin sanayi hamlesine ışık tutarak sona erdi.

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    Z Kuşağının dinleme alışkanlıkları dijital ses platformlarının geleceğini şekillendiriyor

    Dijital dünyanın içinde doğup büyüyen Z ve Alfa kuşaklarının medya alışkanlıkları, geleneksel yayıncılık anlayışında köklü değişimleri beraberinde getiriyor. Ekran yorgunluğundan (screen fatigue) uzaklaşmak isteyen gençler nesil için ses, sesli içerikleri günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarını ve beklentilerini inceleyen Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval, geleceğin ses deneyimini şekillendiren trendleri yakından takip ediyor. Genç kuşak ders çalışırken, oyun oynarken, spor yaparken veya toplu taşımadayken sesli içerikleri günlük yaşamın doğal bir parçası olarak konumlandırıyor. Birden fazla aktiviteyi eş zamanlı yürüten gençler, odağını kaybetmeden yoğunluğundan uzaklaşma ihtiyacını ses aracılığıyla karşılıyor. Pasif bir dinleyici olmayı tercih etmeyen gençler, içeriğin zamanını, tarzını ve akışını kendi tercihlerine göre şekillendirmek istiyor. Bu değişim, doğrusal yayıncılıktan talep odaklı dinleme deneyimlerine geçişi hızlandırırken; podcast’ler de dijital dünyada aidiyet arayan gençler için ortak ilgi alanları etrafında buluşabilecekleri samimi topluluklar yaratıyor. Genç kuşağın değişen beklentilerini yakından takip eden Karnaval, teknoloji ve içerik gücünü bir araya getirerek kullanıcılarına kişiselleştirilmiş, esnek ve değer yaratan bir ses deneyimi sunuyor. “Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” “Genç kuşak artık ‘Radyo mu, dijital mi?’ şeklinde düşünmüyor. Onlar için ses deneyimi tek bir ekosistem ve içerik ihtiyacına göre platform değiştiriyor” vurgusunu yapan Karnaval COO’su Ali Şahinbaş, “Gençler sanılanın aksine her zamankinden daha fazla ses tüketiyor. Ancak artık tek bir platforma bağlı kalmak yerine, ihtiyaçlarına göre farklı ses ekosistemleri arasında geçiş yapıyor. Edison Research’ün ‘2025 Gen Z Audio’ raporuna göre Z kuşağı, günlük ses tüketiminin yüzde 42’sini müzik streaming servislerinde, yüzde 20’sini YouTube’da, yüzde 16’sını da AM/FM radyo ve radyo streamlerinde gerçekleştiriyor. Bu tablo bize, geleneksel radyonun gençler için hâlâ önemli bir mecra olduğunu ancak artık dijital deneyimlerle birlikte var olduğunu gösteriyor. Genç dinleyiciler bugün yalnızca müzik değil; kişiselleştirilmiş içerik, canlı yayın heyecanı, podcast erişimi, topluluk hissi, etkileşim ve mobil deneyimi bir arada sunan hibrit platformlar talep ediyor. Kısacası gençler radyoyu terk etmiyor ancak radyodan beklentileri değişiyor. Bu doğrultuda geleceğin ses platformları geleneksel radyonun canlılık ve güven unsurunu, dijital dünyanın kişiselleştirme, erişilebilirlik ve etkileşim gücüyle birleştirebilen platformlar olacak. Karnaval olarak, bu dönüşümün Türkiye’deki öncü temsilcileri arasında yer alıyoruz. Bu doğrultuda, genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” dedi. “Gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor” Genç kuşağın sahip olduğu gelişmiş reklam engelleyici (ad-blocker) reflekslerinin yayını kesen, agresif ve jenerik 30 saniyelik kuşak reklamlarının etkisini yitirmesine neden olduğuna değinen Şahinbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Reklamlarda samimiyet arayan yeni jenerasyonu yakalamanın anahtarı hikâye anlatımında (Storytelling) saklı. Çünkü bugün gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor. Bu da radyoları tek yönlü bir ses yayını olmaktan çıkarıp dijital medya platformuna dönüştürüyor. Dolayısıyla reklam verenler için de kurallar yeniden yazılıyor. Programatik ses ve doğal entegrasyon sayesinde dinleyicinin demografisine ve o an dinlediği türe göre özelleşen ses reklamları ile program içi doğal (native) içerik entegrasyonları marka körlüğünü aşıyor. Diğer yandan etkileşimli ve aksiyon odaklı kurgular ön plana çıkıyor. Karnaval App içerisinde uygulanan interaktif modeller sayesinde, reklamı duyan kullanıcıya anında bir quiz sunulabiliyor. Kullanıcı doğrudan markanın dünyasına temas ederek ödüllendiriliyor ve reklamla hem fiziken hem de duygusal bağ kuruyor.” Karnaval gençleri dinleme deneyiminin ötesine taşıyor Karnaval’ın mevcut stratejisi sayesinde genç kuşağın sadece kulaklarına değil, yaşam tarzlarına, sosyalleşme…