2025 ARALIK AYI İNŞAAT MALİYET ENDEKSİ
İnşaat maliyetleri 2025’in son ayında da yukarı yönlü seyrini sürdürdü. TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi, Aralık 2025’te aylık bazda %1,17, yıllık bazda ise %24,50 artış gösterdi. İlk bakışta bu oranlar, 2023–2024 dönemindeki sert maliyet şoklarına kıyasla daha “ılımlı” bir tabloyu çağrıştırıyor olabilir. Ancak detaylara inildiğinde, sektör açısından rahatlatıcı bir normalleşmeden söz etmek hâlâ zor.
Özellikle işçilik maliyetlerindeki kalıcı yükseliş, inşaat sektöründe maliyet baskısının yapısal bir niteliğe büründüğünü gösteriyor. Malzeme fiyatlarındaki artış hızının görece yavaşlamasına karşın, emek maliyetleri neredeyse tüm alt kalemlerde ana belirleyici unsur haline gelmiş durumda.
AYLIK ARTIŞ SINIRLI AMA YÖN YUKARI
Aralık ayında inşaat maliyetlerindeki %1,17’lik aylık artış, son aylardaki eğilimle uyumlu. Bu artışın bileşenlerine bakıldığında;
- Malzeme endeksi aylık bazda %1,22,
- İşçilik endeksi ise %1,06 arttı.
Bu tablo, kısa vadede malzeme ve işçilik maliyetlerinin birlikte yukarı yönlü hareket ettiğini, ancak asıl ayrışmanın yıllık bazda ortaya çıktığını gösteriyor.
Yıllık karşılaştırmada ise fark daha net:
- Malzeme endeksi yıllık %21,47,
- İşçilik endeksi yıllık %30,67 arttı.
Başka bir ifadeyle, inşaat maliyetlerindeki artış artık ağırlıklı olarak fiyatlanan emekten kaynaklanıyor. Asgari ücret artışları, nitelikli işgücü açığı ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında artan sosyal maliyetler, işçilik kalemini yukarı çeken temel unsurlar arasında yer alıyor.
BİNA İNŞAATINDA ARTIŞ DAHA BELİRGİN
Bina inşaatı maliyet endeksi, Aralık 2025’te aylık bazda %1,52, yıllık bazda %24,55 artarak genel endeksin hafif üzerinde seyretti. Özellikle konut üretimini doğrudan ilgilendiren bu kalemde, maliyet baskısının hâlâ güçlü olduğu görülüyor.
Aylık bazda:
- Malzeme endeksi %1,79,
- İşçilik endeksi %1,01 arttı.
Yıllık bazda ise tablo yine tanıdık:
- Malzeme %21,70,
- İşçilik %30,16 artış gösterdi.
Bu veriler, konut fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının neden kalıcı hale geldiğini açıklıyor. Talep daralsa bile, maliyetlerin aşağı gelmemesi fiyatların esnekliğini ciddi biçimde sınırlıyor. Bu nedenle konut piyasasında “fiyatların sert düşmesi” beklentileri, maliyet cephesi dikkate alındığında gerçekçi görünmüyor.
BİNA DIŞI YAPILARDA MALZEME GERİLEDİ, İŞÇİLİK ÖNE ÇIKTI
Aralık ayının en dikkat çekici ayrışması bina dışı yapılar kaleminde yaşandı. Bu grupta aylık artış yalnızca %0,03 ile neredeyse yatay kaldı. Ancak bu durağanlık yanıltıcı.
Çünkü detaylara bakıldığında:
- Malzeme endeksi aylık bazda %0,53 azaldı,
- İşçilik endeksi ise %1,20 arttı.
Yani altyapı, yol, baraj ve enerji projelerinde malzeme maliyetleri geçici olarak gevşerken, işçilik maliyetleri artmaya devam etti. Yıllık bazda ise bina dışı yapılarda da tablo değişmiyor:
- Malzeme %20,75,
- İşçilik %32,51 arttı.
Bu durum, kamu yatırımları ve büyük ölçekli projelerde bütçe revizyonlarının neden sıklaştığını da açıklıyor. Özellikle uzun süreli altyapı projelerinde, başlangıçta öngörülen maliyetlerin hızla aşılması artık istisna değil, kural haline gelmiş durumda.
MALİYET ARTIŞI YAVAŞLADI AMA KALICI
2025’in sonuna gelinirken inşaat maliyetlerindeki artış hızının, önceki yıllara kıyasla belirgin biçimde yavaşladığı açık. Ancak bu yavaşlama, maliyetlerin yüksek seviyede kalıcılaştığı gerçeğini değiştirmiyor.
Sektör açısından asıl sorun, maliyet artışlarının artık konjonktürel değil yapısal bir karakter kazanması. İşgücü piyasasındaki daralma, usta ve kalfa bulma zorluğu, ücretlerin sadece enflasyonla değil arz eksikliğiyle de yukarı itilmesi, maliyetleri aşağı çekmeyi zorlaştırıyor.
Öte yandan malzeme fiyatlarında küresel emtia piyasalarına bağlı dalgalanmalar sürse de kur seviyesi ve finansman maliyetleri nedeniyle kalıcı bir gerileme beklentisi de sınırlı.
KONUT FİYATLARI VE KAMU PROJELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİ
İnşaat maliyet endeksindeki bu görünüm hem konut piyasası hem de kamu yatırımları açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Konut tarafında arzın sınırlı kalması, maliyetlerin yüksek seyretmesiyle birleştiğinde fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskı devam ediyor.
Kamu tarafında ise özellikle bina dışı yapılarda işçilik maliyetlerinin hızla artması, yatırım programlarının revize edilmesini ve ek ödenek ihtiyacını gündeme getiriyor.
SONUÇ: ENFLASYONLA MÜCADELEDE SESSİZ AMA ETKİLİ BİR CEPHE
İnşaat maliyetleri, manşet enflasyon kadar görünür olmasa da hem barınma fiyatları hem de kamu harcamaları üzerinden ekonominin geneline yayılan bir etki yaratıyor. Aralık 2025 verileri, bu cephenin hâlâ kontrol altına alınmadığını, sadece daha yavaş ilerlediğini gösteriyor.
Özetle; maliyet artışı hız kesse de yük ağır, özellikle de işçilik cephesinde. İnşaat sektörü için 2026’ya girerken temel soru artık şu: Talep mi maliyetlere uyum sağlayacak, yoksa maliyetler mi ekonominin genel dengelerine daha fazla baskı yapacak?
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar









