2025 KASIM AYI CARİ AÇIK BİLGİLERİ

2025 KASIM AYI CARİ AÇIK BİLGİLERİ

Türkiye ekonomisinin dış dengelerini gösteren en kritik göstergelerden biri olan cari işlemler hesabı, Kasım 2025’te yeniden açık verdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı ödemeler dengesi istatistiklerine göre, Kasım ayında cari denge 3 milyar 996 milyon dolar açık kaydetti. Bu, son dört ayda art arda pozitif seyreden cari işlemler dengesinin tersine döndüğünü ve beklenenden daha büyük bir açık verildiğini gösteriyor.

Beklentileri Aşan Açık

Piyasada uzmanların beklentisi Kasım ayında cari açığın yaklaşık 3,1 milyar dolar civarında olması yönündeydi. Oysa gerçekleşen rakam bu tahminin çok üzerine çıkarak 4 milyar dolara yakın bir açığa işaret etti. Böylece hem ekonomik aktörlerin beklentisi aşılmış oldu hem de kısa vadeli dış denge görünümünde önemli bir bozulma sinyali verildi.

Kasım ayı verisine göre cari açığın yıllıklandırılmış hali yaklaşık 23,2 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu rakam, dış denge üzerinde yıl boyunca biriken baskının göründüğü seviyeyi ortaya koyuyor.

Dengenin Alt Kırılımlarına Bakış

Altın ve Enerji Hariç Denge

Enerji ve altın kalemleri dışarıda bırakıldığında, Türkiye’nin cari işlemler hesabı 2,1 milyar dolar fazla verdi. Bu “çekirdek” cari dengede pozitif seyir halen korunuyor; ancak ana dengede görülen açık, özellikle altın ve enerji ithalatının hacmi ile doğrudan ilişkili.

Bu durum, cari açığın temel olarak enerji ithalatı ve değerli metal taleplerinden kaynaklandığını gösteriyor; zira enerji dışı cari denge pozitif birikim göstermeye devam ediyor.

Mal ve Hizmet Dengesi

Kasım ayı ticaret verilerine göre mal ticaret açığı 6,38 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık, hizmetler sektöründe 3,9 milyar dolar civarında bir fazla kaydedildi. Hizmet gelirleri içerisinde özellikle turizm ve taşımacılık kalemleri güçlü kalmaya devam etti. Turizm gelirleri Kasım’da önemli net girişlerin sağlandığı kalemler arasında yer aldı.

Bu kırılım, mal ticaretinin açık oluşturmaya devam ederken hizmet gelirleri ile bir kısmının telafi edildiğini gösteriyor.

Finans Hesabı ve Net Yatırımlar

Kasım ayında cari açığın finansmanında net doğrudan yatırımlar 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşirken, kredi akımlarından sağlanan kaynaklar toplamda yaklaşık 30,1 milyar dolar tutarında katkı verdi. Öte yandan net portföy yatırımları 3 milyar dolar dışarıya çıktı, ticari kredilerde 1,4 milyar dolar net çıkış oldu ve net efektif ve mevduat kalemleri yaklaşık 6,5 milyar dolar negatif etki gösterdi. TCMB’nin döviz rezervleri de yaklaşık 19,4 milyar dolar azaldı.

Bu finansman tarafı detayları, cari açıkla birlikte döviz piyasalarının ve rezervlerin nasıl etkilendiğine dair önemli ipuçları veriyor. Özellikle portföy yatırım çıkışları ve rezerv erimesi dikkat çekici unsurlar arasında yer alıyor.

Ekonomik Arka Plan ve Nedenler

Enerji İthalatı ve Dış Talep

Türkiye’nin dış ticaret açığını doğrudan etkileyen unsur enerji ithalatıdır. Enerji fiyatlarındaki artış veya enerji talebindeki yükseliş cari açığı belirgin şekilde etkiliyor. Kasım verilerindeki açığın önemli bir kısmı da bu kalemden kaynaklandı. Ek olarak altın ithalatı da dış ticaret dengesini olumsuz etkileyen bir başka faktör olmaya devam ediyor.

Mevsimsellik ve Turizm Gelirleri

Turizm gelirlerinin mevsimsel hareketliliği, cari denge üzerinde belirgin etkiler yaratıyor. Yaz sezonunun sona ermesiyle birlikte turizm gelirlerindeki düşüş, Kasım ayı gelir dengesini negatif etkileyen unsurlar arasında sayılabilir. Bu tür mevsimsel dalgalanmalar, hizmetler gelirlerinin cari dengeyi ne kadar telafi edebildiğini de etkiliyor.

Global Ekonomik Koşullar

Küresel talepteki dalgalanmalar, büyüme yavaşlamaları ve ticaret hacmindeki değişimler Türkiye’nin dış ticaret ve cari denge hesaplarını doğrudan etkiliyor. Dünya genelinde ekonomik belirsizlikler, uluslararası ticaret hacmini daraltırken, Türkiye gibi dış ticaret açığı veren ülkelerde bunu daha belirgin şekilde hissettiriyor. (Genel global ekonomik kontekst)

Genel Değerlendirme ve Beklentiler

Kasım 2025 verisi, Türkiye’nin cari dengesinin dört aylık aranın ardından yeniden açık verdiğini ve bu açığın beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ortaya koydu. Pozitif altın ve enerji hariç denge, temel ekonomik yapının dayanma gücünü gösterse de dış ticaret açığının büyümesi ve finansman tarafındaki zorluklar, orta vadede risk oluşturuyor.

Yılın ilk 11 ayında cari işlemler açığı yaklaşık 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamın artan mal ticaret açığı ve finansman koşullarıyla birlikte dış denge riskini artırdığı değerlendiriliyor. Hizmet gelirlerindeki güçlü seyir cari açığın etkisini hafifletmede rol oynasa da mal ticaretindeki açığın büyümesi dengede belirgin bir düşüş etkisi yaratıyor.

Sonuç

Türkiye’de cari dengenin Kasım 2025’te yaklaşık 4 milyar dolar açık vermesi, kısa vadeli pozitif trendin kırıldığını işaret ediyor. Enerji ve altın kalemleri hariç tutulduğunda pozitif görüntü devam etse de dış ticaret açığının genişlemesi enerji ithalatına ve küresel talep koşullarına bağlı olarak cari dengenin kırılganlığını ortaya koyuyor.

Bu veriler, para politikası, dış ticaret stratejileri ve makroekonomik denge politikalarının önemini yeniden gündeme getiriyor. Özellikle enerji verimliliği, ihracatın artırılması ve dış finansman çeşitliliği, cari dengenin sürdürülebilirliği açısından önümüzdeki dönemde daha fazla odaklanılması gereken alanlar olarak öne çıkıyor.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    290 milyar Euro değerindeki güzellik sektörünün dev buluşması BeautyEurasia’nın 21’inci yılı için hazırlıklar sürüyor  

    Avrasya coğrafyasının en kapsamlı uluslararası güzellik, kozmetik ve saç bakımı etkinliklerinden biri olan “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, 2–4 Eylül 2026 tarihleri arasında 21’inci kez kapılarını açacak. ICA Events organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, yerli ve yabancı sektör temsilcilerine yeni ticari iş birliği imkanları sunarken endüstrinin en güncel akımlarını tek bir çatı altında toplayacak. Geçtiğimiz yıl 114 farklı ülkeden 13 bin 314 profesyoneli ağırlayan fuar, bu dönemde de geniş kapsamı sayesinde yeni ortaklıkların kurulmasına aracılık edecek. Dünya genelinde ekonominin pek çok dalını kapsayan 50’den fazla organizasyona imza atan ICA Events, Avrasya’nın güzellik alanındaki en büyük zirvelerinden biri olan 21. BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı’nı 2–4 Eylül tarihleri arasında düzenleyecek. Mevcut büyüklüğünün yanı sıra katılımcılarına nitelikli ticari ağlar, hedef odaklı B2B görüşmeler ve yüksek ticari verimlilik de sağlayan fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde yarattığı küresel çeşitlilikle bu yıl da somut ticari çıktılar sağlayacak. Güzellik sektörünün Türkiye’deki hacmi 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaştı Güzellik endüstrisinin, kişiye özel teknolojik imkanlar ve artan sağlıklı yaşam bilinciyle beraber sürekli bir gelişim içerisinde olduğunu ifade eden BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı Direktörü Filiz Mehmedova, “Markalardan üreticilere ve tüketicilere kadar bir bütün teşkil eden güzellik sektörü hem yerel hem de küresel ölçekte gelişimini sürdürüyor. Bugün dünya çapında yaklaşık 290 milyar Euro’luk bir büyüklüğe erişen güzellik sektörü, 4,2 milyar civarında potansiyel kullanıcıya ulaşıyor. Diğer taraftan Türkiye piyasası da son dönemde endüstrinin en hızlı ivme kazanan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki güzellik pazarının hacmi 217 milyar TL seviyesine çıkarken, dijital platformların etkisi sektörün genişlemesinde giderek daha kritik bir rol oynamaya başlıyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan BeautyEurasia ise yalnızca fiziksel ölçeğiyle değil, sunduğu kaliteli iş bağlantıları, stratejik B2B buluşmaları ve ticari verimliliğiyle ön plana çıkıyor. Organizasyonumuzun küresel erişimi yerel pazar bilgisiyle harmanlayan yapısı, sektördeki etkili ortaklıkların tesis edilmesine olanak tanıyor.” açıklamasında bulundu. Standart kalıpların ötesinde bir fuar Fuarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen buluşmasında küresel etkisini bir kez daha kanıtladığını belirten Mehmedova, şu verileri paylaştı: “Dünya genelindeki ekonomik dalgalanmalara rağmen fuarımız geçtiğimiz yıl da başarılı bir grafik sergilemeyi başardı. Toplamda 114 ülkeden 13 bin 314 profesyonel isim fuarımızı ziyaret ederken, bu kitlenin 3 bin 406’sını yabancı konuklar oluşturdu. Bununla birlikte 180’i yurt dışından gelen toplam 302 katılımcının yer aldığı organizasyonda iş hacmi 305 milyon Euro’ya ulaşırken, katılımcı başına ortalama 1 milyon Euro’luk bir ticaret hacmi oluşturduk. Ayrıca BeautyEurasia, basit bir ürün sergileme alanının çok ötesinde, ölçülebilir ticari başarılar üreten bir platform olma niteliği taşıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bin 486 sipariş ve ön protokole imza atılırken, katılımcı kurumlar ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari köprüler kuruldu. Ek olarak fuar süresince 5 binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi. Bu sayede uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına çok değerli bir katkı sunulmuş oldu. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektörün öncü isimlerini bir araya getirirken kalite odaklı vizyonumuzu koruyarak; Türkiye, Avrasya, Orta Doğu, Balkanlar ve BDT pazarlarına giriş yapmak isteyen profesyoneller için stratejik bir merkez olmaya devam edeceğiz.” ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen fuarlarını düzenleyen ICA Türkiye gücünü, fuarcılık sektöründeki güçlü küresel ağını içinde yer aldığı…