BETONART MİMARLIK YAZ OKULU’NUN 21’İNCİSİ GAZİANTEP’TE GERÇEKLEŞTİ

TÜRKÇİMENTOnun 2002 yılından bu yana mimarlık öğrencilerine yönelik olarak düzenlediği ve artık gelenekselleşen Betonart Mimarlık Yaz Okulunun 21incisi, bu yıl Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 30 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen yaz okuluna Türkiyenin dört bir yanından gelen mimarlık öğrencileri katıldı.

Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, sadece sektörel anlamda gerçekleştirdiği projelerle ülke kalkınmasına katkı sağlamıyor. TÜRKÇİMENTO aynı zamanda hayata geçirdiği eğitim projeleri ile de sosyal sorumluk çalışmalarına imza atıyor. 

TÜRKÇİMENTO bu alanda 21 yıldır mimarlık fakültelerinde eğitim gören öğrencilerle birlikte Betonart Mimarlık Yaz Okulu projesini gerçekleştiriyor. 

Bu yıl düzenlenen Betonart Mimarlık Yaz Okulu’25 Çimko Çimento’nun Ana Sponsorluğu ve Polisan Yapıkim’in malzeme sponsorluğunda Gaziantep’te yapıldı.

Program kapsamında 16 öğrenci, beton malzemeyi hem teorik hem de uygulamalı olarak tanıma fırsatı buldu. Atölye çalışmaları, saha uygulamaları ve sergi ile tamamlanan yaz okulu, öğrencilerin hem bilgi hem de beceri kazanmasını sağladı.

Bu yılki yaz okulunun küratörlüğünü Yüksek Mimar Erhan Vural üstlenirken, akademik danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Esra Gürbüz Yıldırım yürüttü. “Network/Ağ” temasıyla düzenlenen programda ayrıca Yüksek Mimar Hande Ciğerli, Yüksek Mimar Eser Ergün ve Mimar/İç Mimar Gizem Temiz moderatör olarak yer aldı. Koordinasyon ise Dr. Mimar Ferhan Yalçın, Yüksek Mimar Ali Fatih Cebeci ve Mimar Mehmet Ali Yiğit tarafından yürütüldü.

Etkinlikte, katılımcılar betonun bileşenlerinden üretim süreçlerine, lojistikten dijital altyapıya uzanan görünmez ama güçlü bağlantılar sistemini farklı açılardan ele aldılar. Malzemenin zaman içindeki dönüşümü, sürdürülebilirlik ve yapı içerisindeki rolü gibi başlıklar “network/ağ” kavramı çerçevesinde değerlendirildi.

Program sonunda öğrencilerin çalışmalarının sergilendiği ve tüm katılımcılara sertifikalarının takdim edildiği etkinlikte konuşan SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKÇİMENTO Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu  yaz okulunun Gaziantep’te düzenlenmiş olmasına ilişkin görüşlerini şu sözlerle ifade etti:

“Burada sizinle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Kendini geliştirmek, üretmek, ülkemize değer katmak ve fayda sağlamak isteyen gençleri görmek bana umut veriyor, geleceğe daha güvenle bakıyorum. SANKO olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde üretmekle yetinmiyor, insan hayatına dokunan, iz bırakan işler yapmak için çalışıyoruz. 

Çimko ile Betonart Mimarlık Yaz Okulu’na verdiğimiz destek bizim için çok kıymetli. Çünkü biz, gençlerin yolunu açan her çalışmayı geleceğimiz için ekilmiş bir tohum olarak görüyoruz. Gençlerimize başarılar diliyor, bu değerli organizasyona emek verip katkı sunan herkese teşekkür ediyorum”.

Etkinlikte konuşan TÜRKÇİMENTO CEOsu Volkan Bozay da şunları söyledi:

“Bu yıl programımız, Ağ temasıyla betonun tasarım sürecinden ve çeşitliliğinden kullanılan parçaların ilişkisine kadar farklı boyutları gördüğümüz bir süreç oldu. Bu yaz okulumuzda başta ev sahipliği ve iş birliği için Gaziantep Üniversitesine, üniversitemiz rektörüne ve bizlere bu süreçte desteklerini esirgemeyen ana sponsorumuz Çimko Çimento’ya, malzeme sponsorumuz Polisan Yapı Kimyasallarına katkıları ve destekleri için TÜRKÇİMENTO adına içten teşekkürlerimi sunarım”. 

Çimko Çimento CEO’su Dr. Önder Kırca ise, yaz okulunun ana sponsoru olarak etkinliği şu sözlerle değerlendirdi:

“Betonart Mimarlık Yaz Okulu’nun ana sponsoru olmak bizim için geleceğe yapılan kıymetli bir yatırım. Çimko olarak, betonu yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, mimarlıkla yeniden tanımlanabilecek bir ifade biçimi olarak görüyoruz. Betonun sadece sağlamlığı konuşuluyor ancak tasarımı ve doğru kullanımı da çok önemli. Bir malzemenin gerçek anlamda hayat bulması, o malzemenin bir vizyonla yorumlanmasına bağlıdır. Gençlerin malzemeyi tanımasını, ona dokunmasını, sınırları zorlamasını istiyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki; gençlerin yaratıcı bakışıyla birleştiğinde betonun sınırı kalmayacak.”

Gaziantep Üniversitesi Rektö Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu yapılan çalışmadan en kazançlı çıkan Gaziantep Üniversitesi oldu. Bizim kampüsümüz zaten bir sanat eseridir. Bu projede öğrencilerimiz yaratıcılıklarını ortaya koydular. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

Ayrıca etkinlikte Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet İshak Yüce‘de organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

ETKİNLİĞİN TEMASI NETWORK/AĞ” OLDU

Küratör Yüksek Mimar Erhan Vural, kapanışta yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz sene moderatör olarak katıldığım bu süreçte bu sene küratör olmaktan onur ve mutluluk duyuyorum. Mimarlık okuması ve yapması zor mesleklerden biri. Okul döneminde özellikle böyle programlara katılmak, ufuk açıcı bir deneyim oluyor. Mimarlık bir ilişki ağı. Betonu tabii ki tanıyorduk ama sadece bir yapı malzemesi olmadığını bu programda daha net anladık. Bir betonun yapıda tasarlandığı gibi yer alabilmesi için arka planda müthiş bir network gerekiyor. Bu yüzden bu yıl betonun üretiminden geri dönüşümüne kadar gördüğümüz bağlantıları, fiziksel bir çıktıya dönüştürdük.”

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR!

    YAPAY ZEKÂ,HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİNDEBÜYÜMENİN KURALLARINI YENİDEN YAZIYOR… TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR! YAPAY ZEKÂ SATIN ALMA KARARINI ETKİLİYOR! NIQ ve Kearney analizine göre, yapay zekânın inovasyonu ve ürün keşfini yeniden şekillendirmesiyle birlikte, bu alana yatırım yapan markalar pay kazanıyor. Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ, “Büyümenin Yeni Sınırları” başlıklı araştırmasını yayınladı. Kearney iş birliğiyle hazırlanan çalışma, yapay zekânın hızlı tüketim ürünleri sektöründe markaların inovasyon ve faaliyet stratejilerini köklü şekilde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu dönüşüm; inovasyon, ürün keşfi ve tüketicinin satın alma yolculuğu üzerinde derin etkiler yaratıyor. NIQ İletişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi ve Global Pazarlama Lideri Marta Cyhan-Bowles, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Hızlı tüketim ürünleri sektöründe daha fazla veri, daha yüksek doğruluk, daha hızlı etkinin gündemde olduğu bir dönemdeyiz. Büyük markaların bugüne kadar büyüme için kullandıkları ve kaldıraç etkisi yaratan birleşme ve satın almaların artık eskisi kadar etkili olmadığını görmekteyiz. Bu stratejiler, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için tek başına yeterli değil. Stratejik değer yaratımı artık geçmiş ölçek avantajlarından ziyade, yapay zekâ ile güçlenen tüketici odaklı inovasyon kabiliyeti ve markaların akıllı platformlarda görünürlüklerini yönetme becerisine dayanıyor. Yapay zekâ destekli hız ile derin tüketici anlayışını, akıllı sistem yetkinliğini ve sürekli ölçümlemeyi bir araya getiren kuruluşlar başarıya ulaşmakta avantaj sağlayacaktır.” Yapay Zekâ Sektörde Tüm Firmalara Farklı Fırsatlar Sunuyor… Yapay zekâ; konsept testinden formül optimizasyonuna, yaratıcı içerik üretiminden senaryo modellemeye kadar geçmişte yüksek yatırım gerektiren yetkinlikleri erişilebilir hale getiriyor. Yükselişteki markalar, bu araçları kullanarak hızlı hareket etme, dijital liderlik ve güncel tüketici trendlerine odaklanma gibi güçlü yönlerini daha da pekiştiriyor. NielsenIQ verileri; özellikle evcil hayvan bakımı, kişisel bakım, sağlık ve iyi yaşam gibi, yapay zekâ destekli inovasyon ve keşfin hız kazandığı kategorilerde yeni markaların öne çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda tüketici davranışlarında da hızlı bir değişim yaşanıyor. NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan NielsenIQ’nun araştırmasına göre aşağıda öne çıkan bulguları paylaştı: Yapay zekâ araçlarının araştırma ve satın alma kararlarında artan rolüyle birlikte, keşfedilebilirlik en az dağıtım kadar kritik hale geliyor. Agentic Commerce, Ürün Keşfini Yeniden Şekillendiriyor… Yapılan çalışmalar, “agentic commerce” olarak tanımlanan yeni bir döneme de dikkat çekiyor. Bu modelde; perakende platformları ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı ortamlar, seçenekleri filtreleyen, öneriler sunan ve satın alma kararlarını etkileyen yapay zekâ sistemleriyle çalışıyor. Yapay zekâ asistanları; perakendeci web siteleri, arama motorları ve alışveriş platformlarına giderek daha fazla entegre olurken, ürünlerin sıralamasını ve öne çıkarılmasını da etkiliyor. Bu yeni düzende, görünürlüğü belirleyen temel unsurlar arasında yapılandırılmış ürün verileri, bağlamsal uyum, kullanıcı yorumları ve güven sinyalleri yer alıyor. Kearney Ortağı Katherine Black’a göre yapay zekâ sistemlerinin önceliği “netlik” ve “içeriklerin alakalı olmasına” yöneliktir. Black, “Yapılandırılmış veriler, net ihtiyaç tanımları ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekâya ‘okunabilir’ hale getiren markalar, bu yeni ekosistemde daha görünür hale geliyor.” diye ifade etti. Yapay Zekâ Hızlı Tüketim Ürünleri Ekosisteminde Çıtayı Yükseltiyor Yapay zekâ destekli inovasyon ile yapay zekâ etkileşimli keşfin kesişimi, hızlı tüketim ürünleri ekosisteminde çıtayı yükseltiyor. Büyük ve köklü markalar, ivmelerini korumak için inovasyon süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Gelişmekte olan markalar, deneme ve öğrenme süreçlerini hızlandırmak için yapay zekâdan faydalanıyor. Perakendeciler, yapay zekâ entegrasyonları sonucunda gerçekleşen trafik, ürün çeşitliliği ve gelir modelleri değişimlerine uyum sağlamalılar. Didem Şekerel Erdoğan, yapılan çalışmalara göre, yapay zekâ çağında sürdürülebilir…