Nelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyor

Nelipide Gurme’nin Ordu’dan İstanbul’a uzanan lezzet yolculuğu, Coğrafi İşaretli Ordu Pidesi’ni İstanbul’da yaşatan Nelipide Gurme, 40 yılı aşkın ustalık birikimi, coğrafi işaretli Ordu Pidesi ve taş fırın kültürüyle şehirde özgün bir gastronomi deneyimi sunuyor. Ordu’da yetişen ustalar, İstanbul Bağdat Caddesi’nde pide yapımıyla geleneksel lezzeti ziyaretçilerle buluşturuyor.

Karadeniz’in köklü pide geleneğini İstanbul’un dinamik gastronomi kültürüyle buluşturan Nelipide Gurme, Ordu’da yetişen ustalarıyla 40 yılı aşkın süredir süregelen taş fırın geleneğini bugünün lezzet anlayışıyla yeniden yorumluyor. Geleneksel üretim tekniklerini titizlikle koruyan Nelipide Gurme, her pidesinde Karadeniz’in emeğini, sadeliğini ve ustalığını misafirleriyle buluşturuyor.

Nelipide Gurme’nin mutfak anlayışı ham maddeden üretim sürecine kadar uzanan bütüncül bir kalite yaklaşımına dayanıyor. Ordu’dan özel olarak temin edilen tereyağı, markaya özgü un karışımı ve kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel reçetelerle hazırlanan pideler; ISO 9001, ISO 22000 ve Helal sertifikalarına sahip ürünler kullanılarak, gıda mühendislerinin denetiminde üretiliyor. Nelipide Gurme’nin menüsünün merkezinde ise, Coğrafi İşaretli Ordu Pidesi yer alıyor.

Ustalar Ordu’da öğrendiklerini İstanbul’da yaşatıyor

Ordu’da eğitim alan deneyimli ustalar, Nelipide Gurme’nin İstanbul Bağdat Caddesi’nde bulunan restoranında konuklarına özel bir pide deneyimi sunuyor. Geleneksel tekniklerle, misafirlerin görebileceği şekilde hazırlanan hamurlar taş fırında pişirilerek Karadeniz mutfağının karakterini yansıtan lezzetlere dönüşüyor. Misafirlerin üretim sürecine doğrudan tanıklık ettiği bu süreç, özgün bir gastronomi deneyimi sunuyor.

“Nelipide Gurme Ordu’dan gelen ustalık geleneğini şehir hayatına uyarlıyor”

Aktaşlar Lezzet Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, Nelipide Gurme’nin çıkış noktasının, kültürel bir sorumluluk taşıdığını söylüyor. Nelipide Gurme’nin hikâyesinin Ordu’da, taş fırında başladığını ifade eden Aktaş, “Yıllar içinde edindiğimiz tecrübe bize gösterdi ki, gerçek lezzet tecrübeden yani ustalıktan doğuyor. Bu anlayışı İstanbul’a taşırken, Karadeniz mutfağının özünü korumayı ve aynı kaliteyi sürdürülebilir kılmayı hedefledik. Bu doğrultuda da Bağdat Caddesi’nde bulunan şubemizle geniş bir misafir kitlesine ulaştık. Nelipide Gurme olarak, Ordu’dan gelen ustalık geleneğini şehir hayatına uyarlayan güçlü bir gastronomi markası olma yolunda emin adımlarla devam ediyoruz. Aile dostu atmosferimiz, sıcak servis anlayışımız ve istikrarlı lezzetlerimizde, Karadeniz mutfağını güçlü bir şekilde temsil etmeye devam edeceğiz” dedi.

“Pide yapımı ciddi bir emek ve dikkat istiyor”

Pide yapımının ciddi bir emek ve dikkat istediğine dikkat çeken Nelipide Gurme Şefi Kazım Kıran ise, “Hamurun yoğrulma süresi, dinlenme aşaması, kullanılan unun kalitesi ve fırının dengesinin birbiriyle uyumlu olması gerekiyor. Ordu’da öğrendiğimiz bu disiplini İstanbul’daki mutfağımızda da titizlikle devam ettiriyoruz. Nelipide Gurme’ye gelen tüm misafirlerimizin tabağında bulunan pidelerin ilk günkü ustalık anlayışını yansıtmasını hedefliyoruz. Karadeniz’in lezzet mirasını İstanbul’da keşfetmek isteyen tüm misafirlerimizi, geleneksel pide ustalığını modern şehir yaşamıyla uyumlu bir deneyime dönüştüren Nelipide Gurme’ye davet ediyoruz” diye konuştu.

Nelipide Gurme Hakkında:

Karadeniz’in eşsiz lezzetlerini modern ve sıcak bir yorumla sofralara taşıyan gurme restoran zinciri Neli Pide, Ordu’da Çarşı ve Durugöl olmak üzere iki şubesiyle, İstanbul’da ise Bağdat Caddesi’ndeki gurme restoranıyla hizmet veriyor. Taş fırından çıkan sıcacık pideleri, taptaze malzemeleri ve bol içerikli tabaklarıyla her öğünde keyifli bir deneyim sunan Neli Pide, Karadeniz’in özgün lezzetlerini metropol ruhuyla buluşturuyor. Menüsünde kahvaltı çeşitleri, Ordu’nun geleneksel tatları, zengin ana yemekler, aperatifler, tatlılar ve çocuk menüleri yer alıyor. Mantıdan kuymağa, menemenden klasik peynirli veya kavurmalı pidelere kadar her üründe tazelik, ustalık ve lezzeti bir araya getiren Neli Pide, lezzeti, sıcak atmosferi ve misafirperverliğiyle her anı özel kılıyor.

Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;

Ahmet Doğan
Medya Direktörü


Adres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/Beyoğlu
Tel: 0212 255 00 12

Gsm:0536 892 88 21

http://www.brandworks.com.tr

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    290 milyar Euro değerindeki güzellik sektörünün dev buluşması BeautyEurasia’nın 21’inci yılı için hazırlıklar sürüyor  

    Avrasya coğrafyasının en kapsamlı uluslararası güzellik, kozmetik ve saç bakımı etkinliklerinden biri olan “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, 2–4 Eylül 2026 tarihleri arasında 21’inci kez kapılarını açacak. ICA Events organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, yerli ve yabancı sektör temsilcilerine yeni ticari iş birliği imkanları sunarken endüstrinin en güncel akımlarını tek bir çatı altında toplayacak. Geçtiğimiz yıl 114 farklı ülkeden 13 bin 314 profesyoneli ağırlayan fuar, bu dönemde de geniş kapsamı sayesinde yeni ortaklıkların kurulmasına aracılık edecek. Dünya genelinde ekonominin pek çok dalını kapsayan 50’den fazla organizasyona imza atan ICA Events, Avrasya’nın güzellik alanındaki en büyük zirvelerinden biri olan 21. BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı’nı 2–4 Eylül tarihleri arasında düzenleyecek. Mevcut büyüklüğünün yanı sıra katılımcılarına nitelikli ticari ağlar, hedef odaklı B2B görüşmeler ve yüksek ticari verimlilik de sağlayan fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde yarattığı küresel çeşitlilikle bu yıl da somut ticari çıktılar sağlayacak. Güzellik sektörünün Türkiye’deki hacmi 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaştı Güzellik endüstrisinin, kişiye özel teknolojik imkanlar ve artan sağlıklı yaşam bilinciyle beraber sürekli bir gelişim içerisinde olduğunu ifade eden BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı Direktörü Filiz Mehmedova, “Markalardan üreticilere ve tüketicilere kadar bir bütün teşkil eden güzellik sektörü hem yerel hem de küresel ölçekte gelişimini sürdürüyor. Bugün dünya çapında yaklaşık 290 milyar Euro’luk bir büyüklüğe erişen güzellik sektörü, 4,2 milyar civarında potansiyel kullanıcıya ulaşıyor. Diğer taraftan Türkiye piyasası da son dönemde endüstrinin en hızlı ivme kazanan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki güzellik pazarının hacmi 217 milyar TL seviyesine çıkarken, dijital platformların etkisi sektörün genişlemesinde giderek daha kritik bir rol oynamaya başlıyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan BeautyEurasia ise yalnızca fiziksel ölçeğiyle değil, sunduğu kaliteli iş bağlantıları, stratejik B2B buluşmaları ve ticari verimliliğiyle ön plana çıkıyor. Organizasyonumuzun küresel erişimi yerel pazar bilgisiyle harmanlayan yapısı, sektördeki etkili ortaklıkların tesis edilmesine olanak tanıyor.” açıklamasında bulundu. Standart kalıpların ötesinde bir fuar Fuarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen buluşmasında küresel etkisini bir kez daha kanıtladığını belirten Mehmedova, şu verileri paylaştı: “Dünya genelindeki ekonomik dalgalanmalara rağmen fuarımız geçtiğimiz yıl da başarılı bir grafik sergilemeyi başardı. Toplamda 114 ülkeden 13 bin 314 profesyonel isim fuarımızı ziyaret ederken, bu kitlenin 3 bin 406’sını yabancı konuklar oluşturdu. Bununla birlikte 180’i yurt dışından gelen toplam 302 katılımcının yer aldığı organizasyonda iş hacmi 305 milyon Euro’ya ulaşırken, katılımcı başına ortalama 1 milyon Euro’luk bir ticaret hacmi oluşturduk. Ayrıca BeautyEurasia, basit bir ürün sergileme alanının çok ötesinde, ölçülebilir ticari başarılar üreten bir platform olma niteliği taşıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bin 486 sipariş ve ön protokole imza atılırken, katılımcı kurumlar ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari köprüler kuruldu. Ek olarak fuar süresince 5 binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi. Bu sayede uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına çok değerli bir katkı sunulmuş oldu. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektörün öncü isimlerini bir araya getirirken kalite odaklı vizyonumuzu koruyarak; Türkiye, Avrasya, Orta Doğu, Balkanlar ve BDT pazarlarına giriş yapmak isteyen profesyoneller için stratejik bir merkez olmaya devam edeceğiz.” ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen fuarlarını düzenleyen ICA Türkiye gücünü, fuarcılık sektöründeki güçlü küresel ağını içinde yer aldığı…