2025 ARALIK AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ

2025 ARALIK AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ

2025 yılı, Türkiye konut piyasası açısından rakamsal olarak güçlü ama yapısal olarak tartışmalı bir tablo ortaya koydu. Yıl genelinde konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 adede ulaştı. İlk bakışta bu artış, konut piyasasında belirgin bir toparlanmaya işaret ediyor gibi görünse de verilerin alt kırılımları incelendiğinde bu hareketliliğin daha çok zorunlu talep, enflasyondan kaçış refleksi ve kredi koşullarındaki görece gevşeme beklentisi ile şekillendiği anlaşılıyor.

Büyükşehirler Ağırlığını Koruyor

2025 yılında da konut satışlarının ağırlığı büyükşehirlerde yoğunlaştı. İstanbul 280 bin 262 satışla ilk sırada yer alırken, Ankara (152 bin 534) ve İzmir (96 bin 998) onu izledi. Bu tablo, Türkiye’de konut talebinin hâlâ ekonomik faaliyetlerin, istihdamın ve nüfus hareketlerinin yoğun olduğu merkezlerde toplandığını gösteriyor. Buna karşılık Ardahan, Bayburt ve Hakkâri gibi illerde satış sayılarının binli seviyelerde kalması, bölgesel gelir farklarının ve göç dinamiklerinin konut piyasasına doğrudan yansıdığını ortaya koyuyor.

Aralık Ayı Satışları: Yıl Sonu Hızlanması

Aralık 2025’te 254 bin 777 konut satışı gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,8’lik güçlü bir artışa işaret ediyor. Aralık ayındaki bu sıçrama, yıl sonuna yaklaşırken alıcıların “daha fazla gecikmeden alım yapma” eğilimini güçlendirdiğini gösteriyor. Özellikle fiyatların ve maliyetlerin önümüzdeki dönemde daha da artacağı beklentisi, bekleyen talebin öne çekilmesine neden olmuş görünüyor.

İpotekli Satışlarda Dikkat Çekici Artış

2025 verilerinin en çarpıcı unsurlarından biri, ipotekli konut satışlarındaki güçlü yükseliş oldu. Yıl genelinde ipotekli satışlar yüzde 49,3 artarak 236 bin 668 adede ulaştı. Aralık ayında ise ipotekli satışlar 29 bin 149 olarak gerçekleşti. Buna rağmen, ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yıl genelinde yalnızca %14 seviyesinde kaldı.

Bu durum, kredi kullanımında artış olduğunu ancak hâlâ konut alımlarının büyük ölçüde nakit, senet veya alternatif finansman yöntemleriyle gerçekleştiğini gösteriyor. Yüksek faiz oranlarının alıcıyı sınırlamaya devam ettiği, krediye erişimin ise daha çok belirli gelir gruplarıyla sınırlı kaldığı anlaşılıyor.

İlk El – İkinci El Ayrımı: İkinci El Ağırlığı Sürüyor

2025 yılında 540 bin 786 adet ilk el konut satışı gerçekleşirken, 1 milyon 148 bin 124 adet konut ikinci el olarak el değiştirdi. İlk el satışlar yıllık bazda yüzde 11,6 artarken, ikinci el satışlardaki artış yüzde 15,6 ile daha yüksek gerçekleşti.

Bu tablo, yeni konut üretiminin talebi karşılamakta zorlandığını ve mevcut konut stokunun piyasadaki ana hareket alanını oluşturduğunu gösteriyor. Artan inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve finansman sorunları, yeni konut arzını sınırlarken; hane halkları daha ulaşılabilir olan ikinci el konutlara yöneliyor.

İlk El Satışların Payındaki Gerileme

Aralık ayında ilk el konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı %38 olurken, yıl genelinde bu oran %32’de kaldı. Bu oran, konut piyasasında arz yönlü yapısal sorunların giderek daha görünür hale geldiğini düşündürüyor. Yeni konut üretimi artmadıkça, fiyat baskısının ve barınma sorunlarının kalıcı hale gelme riski güçleniyor.

Yabancılara Satış: Gerileme Sürüyor

2025 yılında yabancılara yapılan konut satışları 21 bin 534 adetle bir önceki yıla göre yüzde 9,4 azaldı. Toplam satışlar içindeki payın yalnızca %1,3 olması, yabancı talebin artık piyasayı sürükleyici bir unsur olmaktan çıktığını net biçimde gösteriyor.

İstanbul, Antalya ve Mersin yabancılara satışta yine ilk sıralarda yer alsa da gerek vatandaşlık düzenlemeleri gerekse küresel ekonomik belirsizlikler yabancı talebin sınırlı kalmasına neden oluyor. Özellikle Rusya, İran ve Ukrayna vatandaşlarının talebi öne çıksa da bu talep geçmiş yıllarla kıyaslandığında daha temkinli bir görünüm sergiliyor.

Konut Satışlarındaki Artış Ne Anlama Geliyor?

2025’te konut satışlarının artması, tek başına sağlıklı bir konut piyasasına işaret etmiyor. Aksine bu artışın önemli bir bölümü, yüksek enflasyon ortamında tasarrufların korunma çabası, kiralardaki hızlı yükseliş ve ileride daha pahalı olacak endişesiyle yapılan alımlar sonucu ortaya çıkıyor.

Konut, giderek daha fazla barınma ihtiyacından ziyade bir değer saklama aracı olarak görülüyor. Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli hane halkları için konuta erişimi zorlaştırırken, sosyal ve mekânsal eşitsizlikleri derinleştiriyor.

Genel Değerlendirme

2025 konut satış verileri, nicel olarak güçlü ama nitel olarak sorunlu bir tabloya işaret ediyor. Satışlar artıyor, ancak bu artış erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve sosyal denge açısından olumlu sinyaller vermiyor. Yeni konut arzının artırılmadığı, finansman koşullarının iyileştirilmediği ve kiralık konut piyasasına yönelik kalıcı politikalar geliştirilmediği sürece, konut piyasasındaki bu hareketlilik kalıcı bir rahatlama sağlamaktan uzak kalacaktır.

Kaynak: TÜİK

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

Zaferozcivan59@gmail.com

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…