NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti

Etkinliğe yoğun katılım sağlandı. Katılımcılar arasında kamu, özel sektör, sivil toplum ve medya dünyasından birçok önemli isim yer aldı. *Etkinliğe katılan isimler arasında;* Türkiye Milli Değerler ve Medeniyetler Vakfı (TÜRDEM) Ankara İl Başkanı Recep Yurtsever, Mamak Belediye Başkan Danışmanı İsmail Gençkurt, Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Nusret Tuzak, Kırım Vatan Kültür Derneği Başkanı Doğru İnsanlar Derneği Başkanı Safiye Karaosman, Çorumlular Derneği Başkanı Duran Bey, Hanım Çanağı Kooperatif Başkanı Nimet Güneş, Aktar Kozmetik’ten Ali Asiltürk, yeniankara.com.tr adına Aysun Karakaya, Mali Müşavir Billur Yeniyer, Mobikap sahibi Cumhur Turgay Köseoğlu, TÜBİTAK Birim Şefi Figen Kaya, medya sektöründen Hidayet Özpolat, Kenan Alt ve İlayda Karaseki, Kozmik Kozmetik’ten Ömer Özçelik, Moden Ticaret’ten Sedat Güzel, Gayrimenkul Danışmanı Şaban Ateş, Dış Ticaret Uzmanı Yahya Ulutopçu, Yönetim Grup’tan Yusuf Kansu, Mustafa İpek, aydınlatma sektöründen Melek Çetinkaya, kozmetik sektöründen Kamil Tekel, danışman olarak Necati Bal ve Mustafa Yüceayvaz, emlak danışmanı Ayşe Keleş, öğretmen Gizem Çetinkaya, akademisyen Oğuzson Aydemir, gayrimenkul danışmanı Mustafa Gültekin, Tekha Basın’dan Saime Halaç, gayrimenkul danışmanı Nuran Aydın ve Avrupa Kültür Birliği İş Lobisi Vakfı Genel Başkanı Metin Genç gibi birçok değerli isim yer aldı. “TÜRKİYE ORTAK GÜÇ BİRLİĞİ PROJESİ” hakkında bilgi verildi Yakut, konuşmasında bir yıl önce temelleri atılan bu platformun artık hayata geçtiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: Bu platform aracılığıyla onların ihtiyaç duyduğu noktalara, çözüm ortaklığı yöntemiyle ulaşmayı hedefliyoruz.

Hem dijital mecralarda hem de yüz yüze sahada düzenleyeceğimiz toplantılarla platformumuzu tanıtacak, faaliyetlerimizi paylaşacağız.” “BU YALNIZCA BİR İŞ AĞI DEĞİL, BİR VİZYON HAREKETİDİR” Yakut, konuşmasının devamında projeyi yalnızca bir iş ağı olarak değil, bir dönüşüm hareketi olarak gördüklerini vurguladı: “Küresel dengelerin yeniden şekillendiği, ekonomik ilişkilerin hızla dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Türkiye’nin üretim gücü ve girişimcilik enerjisi artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir. Küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin, bilgiye ve olanaklara erişimde geri kaldığını görüyoruz.

Biz bu firmaları tek bir çatı altında toplayarak, ihtiyaç duydukları bilgiye ve kaynaklara ulaşmalarını sağlamayı hedefliyoruz.” HEDEF: DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE EKONOMİSİ NTB hedeflerine kararlı adımlarla ilerleyeceğine inandıklarını belirtti ve tüm paydaşları bu dönüşüm yolculuğunun bir parçası olmaya davet etti. Program sonunda katılımcılara plaket takdim edildi ve toplu fotoğraflar çekilerek etkinlik ölümsüzleştirildi.

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…