Avrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandı

  • Tarihinin en büyük fuarı: Ek salonla genişleyen alan
  • %14 artışla 66 ülkeden 16 bini aşkın ziyaretçi
  • 22 ülkeden 230’un üzerinde katılımcı firma
  • ATLAS Lojistik Ödülleri: Toplam 26 ödül sahipleriyle buluştu
    logitrans tarihinin en yüksek katılımlı organizasyonu: Güçlü uluslararası yapı ve etkili iş bağlantıları
    logitrans 2025, yoğun iş görüşmeleri, yüksek uluslararası katılım ve güçlü yatırım–iş birliği gündemi ile geçen üç günün ardından İstanbul’da kapanışını gerçekleştirdi. Genişletilen fuar alanı ve 22 ülkeden 230’u aşkın katılımcı ile logitrans, Avrasya bölgesinin en önemli lojistik buluşma platformu konumunu bir kez daha teyit etti.
    Katılımcı profilinin dikkat çekici çeşitliliği, fuarın küresel ölçekteki önemini ortaya koydu
    Açılış konuşmasında EKO MMI Fuarcılık İdari Direktörü İlker Altun, bu yılki başarının önemine dikkat çekti: “Bu, logitrans tarihinin en büyük buluşması oldu. Sergi alanındaki genişleme ve uluslararası katılımın gücü, fikirlerin, iş birliklerinin ve stratejik yatırımların büyümesini sağlayan platformların ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.” Altun ayrıca İstanbul’un benzersiz jeopolitik konumuyla küresel lojistik topluluğunun ideal buluşma noktası olduğunu vurguladı.
    Yüksek nitelikli görüşmeler ve verimli iş bağlantıları
    Fuara uzun yıllardır katılım sağlayan Talay Logistics CEO’su Onur Talay, “logitrans, uluslararası lojistik ağları için en kritik merkezlerden biri olmaya devam ediyor. Bölgedeki global oyuncularla, hızla büyüyen ve pazara yeni giriş yapan şirketlerin bir araya geldiği bu kadar güçlü bir buluşma noktası başka bir yerde yok.” diyerek fuarın stratejik değerini vurguladı. Bu görüş, etkinlik boyunca hayata geçirilen çok sayıdaki görüşmeye ve uluslararası iş bağlantısına da yansıdı.
  • Katılımcılar, karar vericilerin net iş planlarıyla fuara gelmesinin, görüşmeleri son derece verimli kıldığını belirtti. Alp Özler şirketinden Kurumsal İletişim ve Marka Müdürü Zarife Atik, “Bu üç gün boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmeler olağanüstü verimliydi. logitrans’a gelen ziyaretçiler somut projeler ve gerçek satın alma / karar yetkisiyle geliyor.” sözleriyle ortamı özetledi.
  • International Freight Forwarding – IFF LOJİSTİK CEO’su Elif Balcı ise logitrans’ın Türkiye’nin en önemli lojistik fuarlarından biri olarak şirketlere hizmetlerini tanıtma, sektörde görünürlük kazanma ve tedarik sağlayıcılarla yeni iş birlikleri kurma fırsatı sunduğunu belirterek; “Türkiye’deki lojistik tedarikçilerinin yenilikçi ve güçlü yapısı, fuarın uluslararası ticaret yapan ülkeler için stratejik önemini daha da artırıyor. Global odaklı çalışan bir şirket olarak tedarik zincirimizde Türk tedarikçilerin ağırlığı, logitrans’ta yer almayı bizim için daha değerli kılıyor. Bu nedenle bu yıl fuara kendi standımızla katılarak sektör paydaşlarıyla doğrudan buluşmaktan memnuniyet duyduk” dedi.
  • İmsan Group Genel Müdürü Mustafa İmrak da fuarın profesyonel yönetimi ve katılımcı profili açısından her zamankinden daha güçlü bir konuma ulaştığının altını çizdi. İmrak: “Fuar alanındaki düzen, etkinliklerin koordinasyonu, ziyaretçi akışının yönetimi ve genel organizasyon kalitesi, biz katılımcılara yüksek verimli bir iş atmosferi sunuyor. Sektöre değer katan üretici ve ihracatçı firmaların yoğun ilgisi, fuarın iş hacmine ve ticari ilişkilere sağladığı katkının ne kadar arttığını açık şekilde ortaya koydu. Networking alanlarında sağlanan etkileşim ortamı hem mevcut ilişkilerin güçlenmesine hem de yeni iş birliklerinin doğmasına vesile oldu.” sözleriyle görüşlerini dile getirdi.
  • Fuarda çok sayıda potansiyel acente, müşteri ve iş ortağıyla bir araya geldiklerini belirten JSV Logistic CEO’su Sonia Herzog ise “logitrans 2025’te katılımcı olmak, konteynerlerimizi sahada sergilemek ve Türkiye’den İspanya’ya sadece 4 günde ulaşan süper ekspres hizmetimizi tanıtmak için mükemmel bir fırsat oldu. logitrans her yıl ivmesini artırarak büyümeye devam ediyor. Burada bulunmak bizim için büyük bir mutluluktu. İstanbul’da kendi şirketi ve ofisi bulunan bir lojistik operatörü olarak, logitrans bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası.” dedi.
  • Yeni taşımacılık koridorları, iklim dayanıklılığı, sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri yönetiminin geleceği gibi kritik başlıklara odaklanan kapsamlı konferans programı, sektörel bilgi paylaşımını daha da derinleştirdi.
  • Dönüşüm ve öğrenme: Türk lojistiğinin geleceğe hazırlığı
  • Messe München Global Endüstri Lideri Dr. Robert Schönberger, Türkiye lojistik sektörünün stratejik dönüşümüne dikkat çekti: “Türk taşımacılık şirketleri için yalnızca karayolu nakliyeciliği ile sınırlı kalmayıp entegre lojistik hizmet sağlayıcılarına dönüşmek kritik bir gereklilik. Sahada bunun güçlü örneklerini zaten görüyoruz. logitrans, şirketlerin birbirinden öğrenmesi, en iyi uygulamaları paylaşması ve uluslararası büyüme için kendini konumlandırması açısından eşsiz bir platform.”
  • Bu vizyoner dönüşüm; multimodal taşımacılık, depolama, dijitalleşme ve çevreci lojistik çözümleriyle fuar genelinde net biçimde gözlemlendi.
  • ATLAS Lojistik Ödülleri: Türk lojistiğinde mükemmelliğe saygı duruşu
  • Bu yılın en önemli etkinliklerinden biri, 20 Kasım Perşembe günü gerçekleştirilen ATLAS Lojistik Ödülleri oldu. “Türk lojistiğinin Oscar’ları” olarak kabul edilen ödüller; mükemmeliyet, yenilik ve sektörel gelişime katkıyı onurlandırdı.
  • Sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı törende; çok sayıda firma, sektör yöneticisi ve kurum çeşitli kategorilerde ödüllendirildi. 108 aday, kurum ve projenin yarıştığı organizasyonda en iyi taşıma operasyonlarından sürdürülebilirliğe, proje lojistiğinden yılın en beğenilen lojistik yöneticilerine kadar geniş bir kategori yapısı, sektördeki çeşitlilik ve vizyonu ortaya koydu. Ayrıca lojistik sektörüne sağladıkları iş potansiyeli nedeniyle üretim ve ihracatlarıyla öne çıkan 5 firma da lojistiğe katkı ödülüne layık bulundu. Organizasyonda toplam 26 ödül sahipleriyle buluştu.
  • Bir sonraki logitrans, 11–13 Kasım 2026 tarihlerinde yeniden İstanbul’da! logitrans hakkında
  • EKO MMI Fuarcılık tarafından düzenlenen logitrans, Avrupa ile Asya arasında bir köprü görevi gören uluslararası taşımacılık ve lojistik sektörünün en önemli buluşma noktasıdır. Avrasya lojistik ekosisteminde iş geliştirme ve network oluşturma açısından benzersiz bir konuma sahiptir.
  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…