Samsung One UI 8 Beta programının ilk sürümünü yeni Galaxy katlanabilir cihazlara dağıtacak

Beta programıyla erken erişime açılacak olan One UI 8, farklı Samsung Galaxy cihaz tasarımlarına özel olarak geliştirilen gerçek çok modlu yapay zekâ kullanımlarına imkân tanıyacak ve Samsung’da yeni bir yazılım zekâsı çağını başlatacak.

Samsung’un entegre yazılım platformu One UI, Galaxy cihazların günlük rutinleri kolaylaştırmasına, üretkenliği ve kullanım rahatlığını artırmasına yardımcı olmak için geliştiriliyor. Samsung ile Google iş birliği sayesinde, One UI 8 bu yaz Samsung’un yeni katlanabilir cihazlarında kullanıma sunulacak. Kademeli olarak daha fazla Galaxy cihazına da yayılacak olan sürüm, kullanıcılara Android’in en yeni sürümüyle zenginleştirilmiş ve daha kişiselleştirilmiş mobil deneyimler yaşatacak. Açık iletişim anlayışıyla süren iş birliği sayesinde Samsung ve Google, kendi tasarım sistemlerini ve gerçek zamanlı geri bildirimlerini birbirleriyle aktif olarak paylaştı. Bu da One UI 8’in Android 16’yı kullanan ilk UI platformlarından biri haline getiren yazılım geliştirme sürecini hızlandı. One UI 8’in ilk yükseltmeleri yeni katlanabilir cihazlara sunulurken, önemli kullanıcı arayüzü ve yapay zekâ güncellemeleriyle Samsung’un yazılım evriminde yeni bir dönem başlayacak. 

Etkileyici ve doğal etkileşimler için kişiselleştirilmiş yapay zekâ

One UI 8’in resmi lansmanıyla, Samsung’da ilk kez Galaxy S25 serisinde yer alan yapay zekâ özellikleri daha da geliştirilerek günlük yaşamı daha akıllı ve daha kolay hale getirecek olan yapay zekâ deneyimleri sunulacak. Bunları hayata geçirecek üç ana faktör arasında, çok modlu yetenekler, farklı cihaz tasarımlarına göre uyarlanmış kullanıcı deneyimleri ile kişiselleştirilmiş ve proaktif öneriler yer alıyor. Akıllı çok modlu özelliği, o anda neye baktığınızı veya ne izlediğinizi anlayabilen yapay zekâ sayesinde doğal ve kesintisiz iletişim kurmanızı sağlayacak. Günlük üretkenliğini ve verimliliği artırmak üzere güncellenen kullanıcı deneyimi, Galaxy ürün portföyündeki cihazların etkileyici tasarımına göre optimize edildi. Now Bar ve Now Brief gibi özellikler ise özenle seçilmiş yapay zekâ bilgileriyle görevlerin takip edilmesi ve günlük rutinlerin desteklenmesi için daha da kişiselleştirilmiş bilgiler ve öneriler sunacak.

Yeni akıllı ve kişiselleştirilmiş yapay zekâ deneyimleri uzun çalışmalar sonucunda verileri koruyan güçlü güvenlik yetenekleri sayesinde geliştirildi. Samsung Knox Vault, hassas verileri diğer kullanıcı verilerinden izole etmek için atanmış bir güvenlik işlemcisi ile güvenli belleği birleştiriyor. Bu sayede, hiç kimse kişisel bilgilere fiziksel olarak veya uzaktan erişemiyor. Galaxy AI deneyimlerinin çoğu, yapay zekâyı hem cihazda hem de bulutta çalıştırıyor. Bu nedenle One UI 8, verileri yalnızca cihazda tutamak için seçebileceğiniz ayarlar da sunuyor. Şeffaf çalışan ve kullanıcı tercihlerini ön planda tutan One UI 8, gizliliği tehlikeye atmadan kişiselleştirilmiş yapay zeka deneyimleri yaşatmaya hazırlanıyor.

Geliştirilmiş Günlük Kullanım 

One UI 8, yalnızca yapay zekâ deneyimleri sunmakla kalmayıp aynı zamanda mobil cihazlarla günlük yaşamı daha sorunsuz hale getirmek için tasarlanan kullanışlı ve sezgisel araçlar da içerecek. Bluetooth LE Audio tabanlı ses yayın teknolojisi Auracast, QR kodu tarama ve paylaşma yoluyla kolay ses bağlantıları kurmayı destekleyecek. Bu özellik, Galaxy Buds3 serisi kulaklıklar ve işitme cihazları gibi birden fazla Auracast cihazının, karmaşık kurulumlar gerektirmeden, paylaşılan bir ses akışına katılmasını sağlayacak. Ayrıca, Samsung Account ile doğrudan erişilebilen QR ve NFC desteği sayesinde, onarım merkezlerindeki müşteri desteği de hızlanacak ve daha da kolaylaşacak. Artık, kayıt formları doldurmaya gerek kalmadan QR veya NFC ile kaydolmak mümkün olacak; bekleme süreleri azalırken servis talepleri kolaylaşacak.

Reminder uygulaması, daha kullanışlı ve sezgisel özellikleriyle kullanıcıların seyahatlerini destekleyecek. Örneğin, New York seyahati planlanırken, uygulamayı açar açmaz tüm hatırlatıcıları tek bir yerden yönetebilmek mümkün olacak. İlk kez kullananlar için bile kolay anlaşılır bir kullanıcı arayüzüne sahip olan uygulamada tek bir dokunuşla seyahatle ilgili yapılacaklar listesi paylaşılabilecek. Hatta kullanıcının elleri alışveriş poşetleriyle doluysa, sesli komut özelliği sayesinde, hareket halindeyken sesli hatırlatıcılar da ekleyebilecek.

Geliştirilmiş Quick Share özelliğiyle, aile ve arkadaşlarla anılar paylaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaşacak. Hızlı ayarlar panelindeki Quick Share sekmesine tek bir dokunuşla anında dosya gönderip almak mümkün olacak.

Galaxy AI’nın geleceği şimdi başlıyor. Samsung Members uygulaması üzerinden kaydolup One UI 8’in gücünü ilk deneyimleyenler arasında olabilirsiniz.

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    Z Kuşağının dinleme alışkanlıkları dijital ses platformlarının geleceğini şekillendiriyor

    Dijital dünyanın içinde doğup büyüyen Z ve Alfa kuşaklarının medya alışkanlıkları, geleneksel yayıncılık anlayışında köklü değişimleri beraberinde getiriyor. Ekran yorgunluğundan (screen fatigue) uzaklaşmak isteyen gençler nesil için ses, sesli içerikleri günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarını ve beklentilerini inceleyen Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval, geleceğin ses deneyimini şekillendiren trendleri yakından takip ediyor. Genç kuşak ders çalışırken, oyun oynarken, spor yaparken veya toplu taşımadayken sesli içerikleri günlük yaşamın doğal bir parçası olarak konumlandırıyor. Birden fazla aktiviteyi eş zamanlı yürüten gençler, odağını kaybetmeden yoğunluğundan uzaklaşma ihtiyacını ses aracılığıyla karşılıyor. Pasif bir dinleyici olmayı tercih etmeyen gençler, içeriğin zamanını, tarzını ve akışını kendi tercihlerine göre şekillendirmek istiyor. Bu değişim, doğrusal yayıncılıktan talep odaklı dinleme deneyimlerine geçişi hızlandırırken; podcast’ler de dijital dünyada aidiyet arayan gençler için ortak ilgi alanları etrafında buluşabilecekleri samimi topluluklar yaratıyor. Genç kuşağın değişen beklentilerini yakından takip eden Karnaval, teknoloji ve içerik gücünü bir araya getirerek kullanıcılarına kişiselleştirilmiş, esnek ve değer yaratan bir ses deneyimi sunuyor. “Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” “Genç kuşak artık ‘Radyo mu, dijital mi?’ şeklinde düşünmüyor. Onlar için ses deneyimi tek bir ekosistem ve içerik ihtiyacına göre platform değiştiriyor” vurgusunu yapan Karnaval COO’su Ali Şahinbaş, “Gençler sanılanın aksine her zamankinden daha fazla ses tüketiyor. Ancak artık tek bir platforma bağlı kalmak yerine, ihtiyaçlarına göre farklı ses ekosistemleri arasında geçiş yapıyor. Edison Research’ün ‘2025 Gen Z Audio’ raporuna göre Z kuşağı, günlük ses tüketiminin yüzde 42’sini müzik streaming servislerinde, yüzde 20’sini YouTube’da, yüzde 16’sını da AM/FM radyo ve radyo streamlerinde gerçekleştiriyor. Bu tablo bize, geleneksel radyonun gençler için hâlâ önemli bir mecra olduğunu ancak artık dijital deneyimlerle birlikte var olduğunu gösteriyor. Genç dinleyiciler bugün yalnızca müzik değil; kişiselleştirilmiş içerik, canlı yayın heyecanı, podcast erişimi, topluluk hissi, etkileşim ve mobil deneyimi bir arada sunan hibrit platformlar talep ediyor. Kısacası gençler radyoyu terk etmiyor ancak radyodan beklentileri değişiyor. Bu doğrultuda geleceğin ses platformları geleneksel radyonun canlılık ve güven unsurunu, dijital dünyanın kişiselleştirme, erişilebilirlik ve etkileşim gücüyle birleştirebilen platformlar olacak. Karnaval olarak, bu dönüşümün Türkiye’deki öncü temsilcileri arasında yer alıyoruz. Bu doğrultuda, genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” dedi. “Gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor” Genç kuşağın sahip olduğu gelişmiş reklam engelleyici (ad-blocker) reflekslerinin yayını kesen, agresif ve jenerik 30 saniyelik kuşak reklamlarının etkisini yitirmesine neden olduğuna değinen Şahinbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Reklamlarda samimiyet arayan yeni jenerasyonu yakalamanın anahtarı hikâye anlatımında (Storytelling) saklı. Çünkü bugün gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor. Bu da radyoları tek yönlü bir ses yayını olmaktan çıkarıp dijital medya platformuna dönüştürüyor. Dolayısıyla reklam verenler için de kurallar yeniden yazılıyor. Programatik ses ve doğal entegrasyon sayesinde dinleyicinin demografisine ve o an dinlediği türe göre özelleşen ses reklamları ile program içi doğal (native) içerik entegrasyonları marka körlüğünü aşıyor. Diğer yandan etkileşimli ve aksiyon odaklı kurgular ön plana çıkıyor. Karnaval App içerisinde uygulanan interaktif modeller sayesinde, reklamı duyan kullanıcıya anında bir quiz sunulabiliyor. Kullanıcı doğrudan markanın dünyasına temas ederek ödüllendiriliyor ve reklamla hem fiziken hem de duygusal bağ kuruyor.” Karnaval gençleri dinleme deneyiminin ötesine taşıyor Karnaval’ın mevcut stratejisi sayesinde genç kuşağın sadece kulaklarına değil, yaşam tarzlarına, sosyalleşme…