Geberit, EcoVadis Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda Altın Madalya’nın sahibi oldu

Doğal kaynakların verimli kullanımı ve korunması konusundaki sürdürülebilirlik stratejisini 30 yılı aşkın süredir kararlılıkla yürüten Geberit, bu çabasının somut karşılığı olarak EcoVadis platformu tarafından Altın Madalya ile ödüllendirildi. EcoVadis tarafından listelenen Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda tüm şirketler arasında böylelikle yüzde 5’lik dilimde yer alan Geberit, doğaya karşı sorumluluğu ve bu yönde yaptığı çalışmaları bir kez daha kanıtladı.

Doğal kaynakların ve çevrenin geleceğine verdiği önemi suya yön veren teknolojilerle ileri taşıyan İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit; “çevre”, “adil çalışma ve insan hakları”, “etik” ve sürdürülebilir tedarik” ana temalarındaki değerlendirmeler ile şirketlerin sürdürülebilirlik performansını ölçen EcoVadis’te yüzde 5’lik dilimin içinde yer alarak Altın Madalya’nın sahibi oldu. Yıllık EcoVadis değerlendirmesinin bir parçası olarak verilen en yüksek ikinci ödülün sahibi olan Geberit, ayrıca listelenen tüm şirketler arasında yüzde 5’lik dilimde yer almayı başardı. Bu ödül, Geberit’in kapsamlı, sistematik ve uzun vadeli bir sürdürülebilirlik yönetim sistemine sahip olduğunu yeniden vurguladı.

Sürdürülebilirlik, Geberit’in 30 yılı aşkın süredir yol göstericisi

Sıhhi tesisat sektöründe yüksek sürdürülebilir standartlara ulaşmak ve kararlılıkla yönetmek adına EcoVadis Sürdürülebilirlik Sıralaması’nda üst dilimlerde yer almanın yeni hedefler belirlemeye de yardımcı olduğunu belirten Geberit Türkiye Genel Müdürü Ufuk Algıer, “Sürdürülebilirlik politikamızı yalnızca bugün için değil yarının dünyasını düşünerek gerçekleştiriyoruz. Bunu da 30 yılı aşkın süredir planlayıp ürünlerimizin Ar-Ge sürecinde ekolojik tasarım ilkelerine uygun hareket ediyoruz. Bu sayede bir öncekinden daha iyi duruma getirecek üretim stratejilerimizi kurguluyoruz. 1990 yılında ilk çevre stratejisini hazırlayıp uygulamaya koyduğumuzda sektöre öncülük etmek de istiyorduk. Yıllar geçtikçe bu stratejimizin kurumsal yapımızın bir parçası haline dönüşmesiyle takdir edilen bir konuma eriştik. Bu sayede Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne önemli bir katkı sağlıyoruz. İnovatif teknolojilerimiz bundan sonra da sürdürülebilir bir dünya için suya yön vermeye devam edecek” dedi.

Editöre Not

EcoVadis nedir?

EcoVadis platformu, kurulduğu 2007 yılından bu yana şirketler için dünyanın en büyük sürdürülebilirlik derecelendirme sağlayıcılarından biri haline geldi ve 150 binden fazla derecelendirilmiş şirketten oluşan küresel bir ağ oluşturdu.

EcoVadis, 250 sektör ve 185’ten fazla ülkede risk ve performans değerlendirmeleri yapmaktadır. Analiz sistemi dört tematik alana bölünmüş 21 kriterden oluşmaktadır: Çevre, Adil Çalışma ve İnsan Hakları, Etik ve Sürdürülebilir Tedarik.

Bütünsel ve doğrulanabilir sürdürülebilirlik stratejileri şirketler için giderek daha önemli hale gelmektedir. EcoVadis gibi platformlar şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarının şeffaflığına önemli ölçüde katkıda bulunmakta ve böylece müşteriler için bir karşılaştırma zemini sağlamaktadır.

Geberit Hakkında: Dünya çapında faaliyet gösteren Geberit Grubu, sıhhi tesisat ürünleri alanında Avrupa’nın lider şirketlerinden biridir ve 2024 yılında 150. yılını kutlamıştır. Geberit, Avrupa’nın çoğu ülkesinde güçlü bir yerel varlığa sahip olup sıhhi tesisat teknolojisi ve banyo vitrifiyeleri alanlarında benzersiz bir katma değer sunmaktadır. Şirketin 26 üretim tesisi bulunmaktadır ve bunlardan 4’ü Avrupa dışındaki ülkelerde yer almaktadır. Grubun merkezi İsviçre, Rapperswil-Jona’dadır. 50’den fazla ülkede yaklaşık 11.000 çalışanı bulunan Geberit, 2024 yılında 3,1 milyar İsviçre frangı net satış elde etmiştir. Geberit hisseleri, SIX İsviçre Borsası’nda işlem görmekte olup, 2012 yılından beri İsviçre Piyasa Endeksi (SMI) içerisinde yer almaktadır.

Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;

Ahmet Doğan

Medya Direktörü

Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.
Tel: 0212 243 08 07
GSM: 0536 892 88 21

http://www.brandworks.com.tr

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…