Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor

Boğaz’ın eşsiz manzarası ve tarihi atmosferiyle İstanbul’un yaz akşamlarına farklı bir boyut kazandıran Feriye Açık Hava Sinemaları, yaz boyunca süren unutulmaz gösterimlerin ardından ağustos ayı etkinliklerini tamamladı. Her seansın ortalama 300 izleyiciyle buluştuğu sinema geceleri, eylül ayında da yeni filmlerle izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. Sezon, 5 Ekim’de gösterilecek “La La Land” filmiyle sona erecek.

Bir c•paces Group işletmesi ve İstanbul Boğazı kıyısında yer alan tarihi Feriye, yaz boyunca sinemaseverleri yıldızların altında benzersiz bir açık hava sinema deneyimiyle buluşturdu. Temmuz ve ağustos aylarında gerçekleşen gösterimlerde sinemaseverler, klasiklerden günümüze uzanan kült filmleri izleme fırsatı buldu. Her gösterimde ortalama 300 kişi ile buluşan etkinlik hem sinema tutkunlarına nostaljik ve keyifli bir akşam sunarken hem de Boğaz manzarası eşliğinde İstanbul’un yaz ruhunu yaşattı.

Feriye Açık Hava Sinemaları, kült filmleriyle izleyicileri karşılamaya devam ediyor. Eylül ayının son filmi 29 Eylül’de gösterilecek Deadpool & Wolverine olurken, sezon 5 Ekim’de La La Land filmi ile sona erecek. Her bir sinema gecesi, tarihi dokusu ve Boğaz manzarası ile Feriye’nin eşsiz atmosferinde izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak.

Eylül ayında da özel tatlar ve deneyimler Feriye’de sinemaseverlerle buluşuyor

Etkinliğin ana sponsoru GetirFinans, interaktif alanları ve yenilikçi bankacılık deneyimi ile ziyaretçilerle buluşuyor. Ürün sponsorları arasında özellikle öne çıkan Godiva, etkinlikte premium çikolataları, şık standı ve lezzetli sampling deneyimi ile sinemaseverlere özel bir ayrıcalık sunuyor. VIP paketlerde ve etkinlik boyunca Godiva keyfi etkinliğin öne çıkan detaylarından biri oluyor. Fropie, genel kategoride fırınlanmış nohut cipsleri ve VIP paketlerde ise yenilikçi protein ve probiyotik barları ile sinema deneyimini daha sağlıklı ve keyifli hale getirirken, Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren Oddly de etkinliğe katılarak genel kategorideki bilet sahiplerine “saçma iyi” içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin fonksiyonel lezzetlerini hem de Nilky ve Oddly’nin özel içeceklerini deneyimleyerek çok yönlü bir lezzet yolculuğu yaşıyor. Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren etkinliğe katılan Oddly ise, genel kategorideki bilet sahiplerine taze ve lezzetli içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin sağlıklı atıştırmalıklarını hem de Nilky ve Oddly’nin özel içecekleri ile çok yönlü bir lezzet deneyimi yaşıyor.

Biletler biletinial.com’da

Biletler, biletinial.com üzerinden satışa sunuluyor. Feriye Açık Hava Sinemaları’nda Genel, VIP1, VIP2 ve Dinner & Movie olmak üzere dört farklı bilet kategorisi sunuluyor. Genel bilet sahipleri patlamış mısır ve soft içecek ile gösterimleri izlerken, VIP1 bilet sahipleri ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları eşliğinde iki kadeh şarap veya iki bira deneyimi yaşıyor. İki kişilik VIP2 bilet sahipleri ise ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları ve bir şişe şarap ile sinema keyfini paylaşıyor. Dinner & Movie seçeneğinde ise misafirler, Lokanta Feriye’de soft içecek dahil akşam yemeği ardından iki kadeh şarap ve peynir tabağı ile film gösterimine geçiliyor.

Feriye Açık Hava Sinemaları, tarihi dokusu, Boğaz manzarası ve özenle seçilmiş film programı ile İstanbul’un yaz akşamlarını ayrıcalıklı ve unutulmaz bir deneyime dönüştürmeye devam ediyor.

Bu ayrıcalıklı atmosferin bir parçası olmak, etkinliklerden haberdar olmak ve güncel gelişmeleri takip etmek için @feriyeistanbul’u takip edin. #Feriyedeyiz

Feriye Hakkında:

İstanbul Boğazı’nın eşsiz kıyısında, tarihle modernizmi buluşturan bir yaşam ve deneyim alanı: Feriye. 19’uncu yüzyıldan günümüze uzanan köklü geçmişiyle, şehrin kültürel dokusuna entegre olmuş Feriye Lokantası; yeme-içme, sanat, etkinlik ve sosyalleşme deneyimlerini bir araya getiriyor. Bir c•paces Group işletmesi olan Feriye, Boğaz manzaralı restoranı, yaratıcı mutfağı ve özenle seçilmiş içerikleriyle konuklarına benzersiz bir gastronomi deneyimi sunarken; kültür-sanat etkinlikleri, atölyeler ve özel davetlerle İstanbul’un ruhuna katkıda bulunuyor. Michelin 2023, 2024, 2025 ile Gault&Millau 2024 ve 2025 rehberleri yer alarak uluslararası gastronomi sahnesindeki yerini pekiştiren Feriye, tarihi dokusu, modern tasarımı ve yüksek hizmet kalitesiyle İstanbul’un kalbinde, anıların ve lezzetlerin buluşma noktası olmaya devam ediyor.

c•paces Hakkında:

Yeme-içme deneyimini sadece lezzetle sınırlamayan, yaşam ve sosyalleşme alanlarıyla sektörde fark yaratan c•paces, 25 yılı aşkın deneyimiyle yeme-içme dünyasındaki trendleri yakından takip etmekte ve şehrin en ikonik noktalarını sosyal merkezlere dönüştürmektedir. Feriye, dekk, Madera, Cream&Sugar, Restoran Modern, Cafe Modern ve eggstation gibi güçlü markalarıyla sektöre yön veren c•paces; deneyim odaklı yaklaşımıyla yalnızca bir restoran zinciri olmanın ötesinde yeme, içme ve eğlenceyi merkeze alan sosyal etkileşim alanları tasarlar. Sektörün öncü iş ortakları ve güçlü paydaşlarıyla birlikte çalışan c-paces,, konuklarına unutulmaz deneyimler sunmayı hedeflemektedir.

Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin;

Ahmet Doğan
Medya Direktörü
metin, yazı tipi, grafik, beyaz içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.
Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.

E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr

http://www.brandworks.com.tr

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    Z Kuşağının dinleme alışkanlıkları dijital ses platformlarının geleceğini şekillendiriyor

    Dijital dünyanın içinde doğup büyüyen Z ve Alfa kuşaklarının medya alışkanlıkları, geleneksel yayıncılık anlayışında köklü değişimleri beraberinde getiriyor. Ekran yorgunluğundan (screen fatigue) uzaklaşmak isteyen gençler nesil için ses, sesli içerikleri günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarını ve beklentilerini inceleyen Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval, geleceğin ses deneyimini şekillendiren trendleri yakından takip ediyor. Genç kuşak ders çalışırken, oyun oynarken, spor yaparken veya toplu taşımadayken sesli içerikleri günlük yaşamın doğal bir parçası olarak konumlandırıyor. Birden fazla aktiviteyi eş zamanlı yürüten gençler, odağını kaybetmeden yoğunluğundan uzaklaşma ihtiyacını ses aracılığıyla karşılıyor. Pasif bir dinleyici olmayı tercih etmeyen gençler, içeriğin zamanını, tarzını ve akışını kendi tercihlerine göre şekillendirmek istiyor. Bu değişim, doğrusal yayıncılıktan talep odaklı dinleme deneyimlerine geçişi hızlandırırken; podcast’ler de dijital dünyada aidiyet arayan gençler için ortak ilgi alanları etrafında buluşabilecekleri samimi topluluklar yaratıyor. Genç kuşağın değişen beklentilerini yakından takip eden Karnaval, teknoloji ve içerik gücünü bir araya getirerek kullanıcılarına kişiselleştirilmiş, esnek ve değer yaratan bir ses deneyimi sunuyor. “Genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” “Genç kuşak artık ‘Radyo mu, dijital mi?’ şeklinde düşünmüyor. Onlar için ses deneyimi tek bir ekosistem ve içerik ihtiyacına göre platform değiştiriyor” vurgusunu yapan Karnaval COO’su Ali Şahinbaş, “Gençler sanılanın aksine her zamankinden daha fazla ses tüketiyor. Ancak artık tek bir platforma bağlı kalmak yerine, ihtiyaçlarına göre farklı ses ekosistemleri arasında geçiş yapıyor. Edison Research’ün ‘2025 Gen Z Audio’ raporuna göre Z kuşağı, günlük ses tüketiminin yüzde 42’sini müzik streaming servislerinde, yüzde 20’sini YouTube’da, yüzde 16’sını da AM/FM radyo ve radyo streamlerinde gerçekleştiriyor. Bu tablo bize, geleneksel radyonun gençler için hâlâ önemli bir mecra olduğunu ancak artık dijital deneyimlerle birlikte var olduğunu gösteriyor. Genç dinleyiciler bugün yalnızca müzik değil; kişiselleştirilmiş içerik, canlı yayın heyecanı, podcast erişimi, topluluk hissi, etkileşim ve mobil deneyimi bir arada sunan hibrit platformlar talep ediyor. Kısacası gençler radyoyu terk etmiyor ancak radyodan beklentileri değişiyor. Bu doğrultuda geleceğin ses platformları geleneksel radyonun canlılık ve güven unsurunu, dijital dünyanın kişiselleştirme, erişilebilirlik ve etkileşim gücüyle birleştirebilen platformlar olacak. Karnaval olarak, bu dönüşümün Türkiye’deki öncü temsilcileri arasında yer alıyoruz. Bu doğrultuda, genç kuşağın değişen dinleme alışkanlıklarına cevap veren bütünleşik bir ses deneyimi sunuyoruz” dedi. “Gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor” Genç kuşağın sahip olduğu gelişmiş reklam engelleyici (ad-blocker) reflekslerinin yayını kesen, agresif ve jenerik 30 saniyelik kuşak reklamlarının etkisini yitirmesine neden olduğuna değinen Şahinbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Reklamlarda samimiyet arayan yeni jenerasyonu yakalamanın anahtarı hikâye anlatımında (Storytelling) saklı. Çünkü bugün gençler bir markanın ne sattığıyla değil, ‘neden var olduğuyla’ daha çok ilgileniyor. Bu da radyoları tek yönlü bir ses yayını olmaktan çıkarıp dijital medya platformuna dönüştürüyor. Dolayısıyla reklam verenler için de kurallar yeniden yazılıyor. Programatik ses ve doğal entegrasyon sayesinde dinleyicinin demografisine ve o an dinlediği türe göre özelleşen ses reklamları ile program içi doğal (native) içerik entegrasyonları marka körlüğünü aşıyor. Diğer yandan etkileşimli ve aksiyon odaklı kurgular ön plana çıkıyor. Karnaval App içerisinde uygulanan interaktif modeller sayesinde, reklamı duyan kullanıcıya anında bir quiz sunulabiliyor. Kullanıcı doğrudan markanın dünyasına temas ederek ödüllendiriliyor ve reklamla hem fiziken hem de duygusal bağ kuruyor.” Karnaval gençleri dinleme deneyiminin ötesine taşıyor Karnaval’ın mevcut stratejisi sayesinde genç kuşağın sadece kulaklarına değil, yaşam tarzlarına, sosyalleşme…