Güneş Enerjisi Sektörü Hızla Büyüyor: İş Fikirleri
Türkiye için çok önemli bir potansiyel içeren Güneş Enerjisi sektörü son yıllarda hızla büyümeye devam ediyor. Son birkaç yıldır olgunlaşma dönemine giren Güneş Enerjisi Sektörü’nde geçtiğimiz yılda da önemli atılımlar yaşandı. Birçok yerli firma yeni yatırımlar ile adından söz ettirmeyi başarırken, sektör 2019 yılında da çok önemli atılımlar için şimdiden planlamalar yapmaya başladı. Türkiye’de güneş enerjisi sektörünü yakından izleyen Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) 2019’da Türkiye’de güneş enerjisi konusunda bir rekor yılı olmasını bekliyor. Dernek, 2019’da ülke genelinde lisanslı ve lisanssız santral olarak toplam 950 megavat civarı kurulum, 800 milyon dolar yatırım bekliyor. Güneş enerjisi santrali kurmanın, birçok diğer elektrik santraline göre daha kolay olduğunu söylemek mümkün. Örneğin bir termik ya da hidroelektrik santral kurmak ortalama 3 yıllık bir süreç alırken, bir güneş enerjisi santrali kurmak için 3-4 aylık bir süreç yeterli. MALİYETLER DÜŞÜYOR Yenilebilir enerjiler arasında Türkiye için en yüksek potansiyeli barındıran güneş enerjisi santrallerinin kurulumda maliyetlerde de azalış var. Uzak doğu kökenli olarak üretilen hücre fiyatlarında yaşanan düşüş son dönemde etkisini göstermeye başladı. Özellikle monoperc hücre fiyatlarında yaşanan düşüş ile birlikte maliyetlerin azalması devam ediyor. Son dönemde birçok yeni şirket daha da üretim konusunda harekete geçti ve bu durum da rekabeti beraberinde getirerek, yatırımcılar için maliyetleri azaltmaya başladı. 2019 yılında da güneş enerjisi sektörünü hareketli bir yıl bekliyor olacak. Peki hangi iş fikirlerine yoğunlaşmak mümkün? GÜNEŞ ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE İŞ FİKİRLERİ Bir güneş enerjisi denetçisi olarak, işiniz, enerji maliyetlerini azaltmak ve kullanımıyla enerji verimliliğini artırabilecekleri yollar önermektir. Bunun için güneş enerjisine geçmek isteyen kişilerin evlerini veya iş yerlerini ziyaret edersiniz. Genellikle bir şirket için çalışırsınız veya kendi şirketinizi kurabilirsiniz. 2. Güneş Paneli Kurulumu Ev, ofis ve iş yerleri için güneş paneli kurulumu işi başlatabilirsiniz. Elbette bunun için deneyimli personellere ihtiyaç duyacaksınız. 3. Danışman Kapsamlı bir sektör olması nedeniyle, güneş santrali kurmak gibi işletmeler için danışmanlık hizmeti verebilir. Tabii ki bunun eğitimini almış olmanız değer kazandıracaktır. 4. Güneş Sistemi Tamircisi Bir arıza olduğunda, insanların güneş panellerini koruma ve bakımını yapmalarına yardımcı olacak bir güneş sistemi tamircisi olabilirsiniz. 5. Güneş Enerjisi Projeleri Geliştiricisi Güneş enerjisi sektöründe yapabileceğiniz birçok icat var. Bu konuda bireysel olarak çalışmalar yürütebileceğiniz gibi direkt olarak bir şirket de kurarak harika işlere imza atabilirsiniz. 6. Güneş Enerjisi Ürünü Pazarlamak Güneş enerjisi için binlerce ürün bulunuyor. Bu ürünler için pazarlama hizmeti verebilirsiniz. Elbette bir şeyi satabilmek için o ürünü tanımanız gerekir. Bu nedenle sektör hakkında bilgi sahibi olmadan bu işe kalkışmanızı pek önermioruz. 7. Güneş Paneli Temizleyici Güneş panelleri düzenli temizlik ve bakıma ihtiyaç duyar ve bu sık sık hasarlara neden olması nedeniyle çoğunlukla profesyoneller tarafından yapılır. Bu konuda hizmet sağlayabilirsiniz. 8. Güneş Enerjisi Ürünleri Distribütörü Güneş enerjisi ürünleri toptancılığı yapabilirsiniz. Ancak hedef noktasında konu ile ilgilenen şirketlerin bulunup, bulunmadığına dikkat edin. 9. Güneş Eğitimi Hizmetleri Güneş enerjisi harika bir sektördür ve Türkiye için eşsiz fırsatlar barındırmaktadır. Bu kapsamda, bu sektöre yönelmek isteyenler için eğitim hizmetleri için bir kurs programı başlatabilirsiniz. Güzel bir reklam ile ciddi bir girişim olabilir. 10. Tarım Çiftçilere danışmanlık yapabilir ve onlara bitkilerin büyümesini arttırmak için güneş enerjisini nasıl kullanacaklarını öğretebilirsiniz. kaynak : karliisfikirleri.com
POŞET DÜZENLEMESİ KULLANILARAK YAPILAN ALGI OYUNLARINI GÖRÜYORUZ
Plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin düzenlemeyi bazı lobi çevrelerinin kendi algı oyunları için kullandığını belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “36,5 milyar dolar cirosu olan ve 30’dan fazla sektörü besleyen bir sanayiye kötü çocuk muamelesi yaptıramayız” dedi. “Plastik Poşet”, Kullan-At Toplum Düzeninin Günah Keçisi Yapıldı Kendi ağırlığından 1.000 kat daha fazla ağırlık taşıyabilen, hafif, hijyenik ve su geçirmez olan plastik poşetlerin kullan-at toplumların sembolü haline getirildiğini ifade eden Selçuk Gülsün, bu nedenle kullanımının azaltılmasına yönelik Avrupa Birliği’nde de düzenlemelerin mevcut olduğunu ancak bizdeki son düzenlemenin AB’deki düzenlemeyle uyuşmadığını belirtti. Şu Çok Net: Plastik Poşetleri Geri Dönüştürebiliriz “Doğaya bırakmak yerine plastik poşetleri geri dönüştürmeliyiz” diyen PAGDER Başkanı: “yönetimler, hijyenik olmayan file ve bez çantadan çok atık yönetim ve geri dönüşüm sistemlerinin iyileştirilmesine hatta süpermarketler de poşetten kar elde edeceğine depozitolu sistemleri uygulamaya başlasalar daha efektif olur kanaatindeyiz. Her süpermarket, AB’de uygulanabildiği gibi depozitolu poşet geri dönüşüm kutuları yerleştirsin” dedi. Biyobozunur’dan Kimsenin Haberi Yok “1980’lerden beri dünyada marketlerde kullanıma giren biyobozunur plastik poşetler var, ancak böyle bir gerçek yokmuş gibi hareket ediliyor” şeklinde sözlerine devam eden Gülsün: “tabii ki arzu edilen plastik poşetlerin geri dönüştürülmesi ancak biyobozunur ürünlerin yasal düzenlemelerde aynı AB’de olduğu gibi ücretlendirilmemesi gerekir” dedi. Tüm Sektörün Kötü Çocukmuş Gibi Muamele Görmesi Kabul Edilemez Selçuk Gülsün ardından şu açıklamalarda bulundu: “plastik işleyicileri 30’dan farklı sektörün verimlilik ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine katkı sağlıyor. Otomotiv, medikal, ileri teknoloji içeren plastikler, yeni nesil inşaat malzemeleri, elektrik-elektronik, inovatif ambalaj gibi 30’dan farklı sektör 21. yüzyılın malzemesinden istifade ediyor. Zira bu yüzyılda verimli, ekolojik ve hijyenik bir malzemeden yararlanmayan veya buna duyarsız kalan bir sektör ayakta kalamaz. Plastik borular olmasa sıhhi altyapınız çöker. Kablolama olmasa elektrik altyapınız ve internetiniz çöker. Plastik medikal malzemeler olmasa hijyeniniz çöker. Bu çöküş örnekleri saymakla bitmez. Bu sektör hammadde üreticisi ile, mamul üreticisi ile makine ve ekipman üreticisi ile 7 milyar dolar ihracat hedefliyor bu yıl. Geçen yıl 6,2 milyar dolar doğrudan ihracat yapıldı. Dolaylı ihracat 12 milyar dolar. 330 bin kişi istihdam ediliyor 7.500 işletmede. İşleme kapasitesi olarak Dünya’da yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla koskoca sektörü algı oyunları ile karalamaya çalışmak yenilir yutulur bir iş değil. Ben bu noktada kamuoyunun bu tür gündeme itibar etmemesini, gerçekleri göz önünde bulundurmasını arzu ediyorum. Kamunun da sağduyu ile imalatçıları dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Belli sektörleri etkileyecek düzenleme yapılırken, o sektörün görüşlerine de kulak verilebilmeli. Örneğin son poşet düzenlemesinde kanun değişikliği yapıldıktan sonra birçok kere tekrar düzenlemeler yapıldı. Neden? Zira öngörülemeyen, cevabı bilinmeyen konular açıkta bırakılmıştı. Bugün de hali hazırda açıklıklar var. Mesela Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken Türkiye’deki mevzuatta bu neden dikkate alınmıyor, anlaşılır gibi değil. Yine AB’deki yasal düzenleme 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarını kapsıyor. Bizim düzenlemede bu husus ta dikkate alınmadı. Yani mahalle esnafından alınacak poşet için de ücret ödenecek. Bu halde mağazada alışveriş yaparken kullandığımız poşetten de devlet gelir elde etmek istiyor o zaman diye düşünüyoruz. Bu kez söz konusu düzenleme çevre hassasiyeti ile mi yoksa gelirlerin arttırılması hassasiyeti ile mi yapıldı soru işaretleri oluşuyor. Diğer taraftan toplanacak fonun nasıl değerlendirileceğine, atık yönetim sisteminde ya da geri dönüşüm sistemimizde hangi projelerin devreye alınacağına dair en küçük bilgi yok. İşsiz kalan insanlar, işlemeyen boş kalan makinalar ne olacak, bu…
İİstanbul Havalimanı’na Taşınma 3 Mart’tan Sonra
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılacak olan kademeli taşınmanın 3 Mart tarihi itibariyle tamamlanacağı ve o tarihten itibaren büyük taşınmanın gerçekleşeceğini açıkladı İstanbul Havalimanı’nda açılışı gerçekleştirilen Duty Free mağazalarının ikinci fazının açılışına katılan DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılması planlanan taşınmayı, kış şartları nedeniyle Mart ayına kadar kademeli geçiş olarak karar verdiklerinin altını çizen Ocak, “29 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı bu güzide eserde önce iki aylık bir test sürecimiz oldu. Bu konuda Türk Hava Yolları’nın çok büyük destekleri oldu. Bu iki aylık test sürecinden sonra tekrar kısa bir süreye ihtiyacımız oldu. Kış sezonunda taşınma olmasın diye Mart ayına kadar kademeli geçişe karar verdik. Bu kademeli geçişi inşallah 3 Mart tarihinde noktalayacağız. Bu tarihte büyük taşınmayı yapacağız. Bundan sonra ticari uçuşlarımız Atatürk Havalimanı yerine inşallah İstanbul Havalimanı’ndan devam edecek” dedi. Atatürk Havalimanı çok büyük ihtiyacı karşılayacak DHA’da yer alan habere göre; 3 Mart tarihinden itibaren Atatürk Havalimanı’nın ticari uçuşlara kapalı olacağını ifade eden Ocak,“Buradan sadece genel havacılık, bakım onarım hangarları, müstakil kargo uçuşlar ve fuarlar Atatürk Havalimanı’nda faaliyetlerine devam edecek. Bu çok büyük bir ihtiyaçtı ve Atatürk Havalimanı işlevini bu yönde devam edecek. Bu arada hava seyrüsefere ilişkin tesislerimiz minimum 2022-2023 yılına kadar faaliyetlerine orada devam edecek.” şeklinde konuştu.Süreç tamamlandı İstanbul Havalimanı’nın uluslararası uçuş izinlerinin de tamamlandığını belirten DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak “Herkes hazır, bizim artık büyük açılışa davetimizi bekliyorlar. 3 Mart’tan birkaç gün önce ORAT sürecini başlatacağız. Arkadaşlar sektör paydaşlarıyla bu toplantılarını yapıyorlar. Bir aksilik olmazsa 3 Mart’a göre planlamalar yapıldı” dedi. KAYNAK yapi.com.tr
NAYLON FATURA NEDİR? SAHTE FATURADAN KORUNMAK İÇİN NE YAPILMALI?
Vergi Usul Kanunun 359. maddesinde, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge; gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belge olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan, gerçek durumu olduğu gibi yansıtmayan belgelerin sahte fatura olarak değerlendirileceğini anlamak gerekmektedir. Sahte fatura, mükellefler arasında “naylon fatura” olarak ta adlandırılmaktadır. Bilmeden sahte belge kullanma nedeniyle mükellefler yüksek tutarlı cezalarla karşılaşmaktadırlar. Danıştayın son zamanlardaki içtihatlarıyla, sahte belge kullandığı iddia edilen mükellefler için şu önemli kriterler getirilmiştir. 1- Davacıya fatura düzenlendiği dönemde gerçek ticari faaliyetlerinin olmadığı yönünde tespit yapılmalıdır. 2- Sahte fatura düzenlediğine dair somut bir tespit yapılmalıdır. 3- Fatura bedellerinin banka kanalıyla ödendiği tespit var ise vergi inceleme elemanınca bu husus hakkında araştırma yapılmalıdır. Danıştay 9. Dairesi Tarih : 22.03.2017 Esas No : 2014/9301 Karar No : 2017/3099 KDVK Md. 29 VUK Md. 3 FATURALARIN GERÇEĞİ YANSITMADIĞININ VERGİ İNCELEME RAPORUNDA ORTAYA KONULMASI GEREKTİĞİ Alınan faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen KDV ve kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak, fatura alınan mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacıya faturadüzenleyen şirketler hakkında davacıya fatura düzenlendiği dönemde gerçek ticari faaliyetlerinin olmadığı ve sahte fatura düzenlediğine dair somut herhangi bir tespit yapılmadığı ve davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna ek tutanakta fatura bedellerinin banka kanalıyla ödendiği tespitine yer verilmesine karşın, vergi inceleme elemanınca bu husus hakkında herhangi bir eleştiri ve araştırma yapılmadığı görüldüğünden, davayı reddeden vergi mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Sahte fatura kullanma mahkeme kararları İstemin Özeti: Davacı adına, (A) Ltd. Şti.’den ve Tasfiye halinde (B) Ltd. Şti.’den aldığı faturaların sahteolduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2008/Ocak, Mart, Nisan, Temmuz, Eylül, Ekim dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir. Karar: Uyuşmazlıkta; davacı adına, bir kısım alış faturalarının sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2008/Ocak, Mart, Nisan, Temmuz, Eylül ve Ekim dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; davacının faturalarında yer alan katma değer vergilerini indirim konusu yaptığı (A) Ltd. Şti. ve tasfiye halinde (B) Ltd. Şti.’nden aldığı faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 29. maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı açıklanmıştır. Bu kuralın gereği olarak yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun yukarıda sözü edilen 29. madde hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır. Bu madde hükümlerine göre mal alışları nedeniyle yüklenilen katma değer vergilerinin indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektedir. Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da vergi indirimi söz konusu olamayacağından, vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ortaya konulması…
VERGİNİN TEBLİĞİ VE TEBLİĞ USULÜNDE SON DURUM
VERGİLENDİRMEYE İLİŞİKİN TEBLİĞ YÖNTEMLERİNDE NE DEĞİŞTİ? GİRİŞ Tebliğ kelime olarak bildirme, haber verme, bildirim anlamına gelmektedir. İdari işlemler genellikle tebliğ ile birlikte hukuk aleminde sonuç doğurur. Tebliğ ile birlikte işlemin tarafı haberdar olur ve bu işleme karşı yasal yollara başvurabilir. Vergilendirme işlemi de bir idari işlemdir. Bu nedenle, vergilendirmeye ilişkin yapılacak tebligat mükellef açısından önemli hukuki sonuçlar meydana getirmektedir. Vergi kanunları uyarınca yapılacak tebligat posta yoluyla, ilanen, memur vasıtasıyla veya elektronik ortamda yapılmaktadır. Vergi Usul Kanunun 21 maddesinde tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmıştır. Vergi işlemlerinde süreler, vergi kanunları ile belirlenir, sürenin belli olmadığı hallerde ilgililere 15 günden az olmamak üzere süre verilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 8. maddede ise, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır. TEBLİGATTAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Vergilendirme ile ilgili tebliğ işlemlerinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu konularda Tebligat Kanunu hükümleri uygulanmaz. Örneğin Vergi Mahkemesince verilen bir kararda, “Ayrıca, yine davalı vekili tarafından Tebligat Kanunu’nun 21, 28 ve 32.maddeleri açıklanarak tebliğin usule uygun olduğu savunulmuş ise de; vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden vesikaların tebliğinde Tebligat Kanunu değil 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun tebliğe ilişkin hükümlerince belirlenen usullere göre tebliğin yapılması gerektiği nedeniyle bu iddiaya da itibar edilmemiştir.” gerekçesiyle yapılan cezalı tarhıyat iptal edilmiştir Vergi daireleri tarafından yapılan birçok vergilendirme işleminin tebligattan kaynaklanan usulsüzlükler nedeniyle iptal edildiği malumdur. Yine Vergi Mahkemesince verilen bir kararda “Yukarıda anılan yasa hükümlerinin dava konusu olay bakımından değerlendirilmesi sonucunda; davacı adına yapılan cezalı tarhiyatların bildirimi amacıyla düzenlenen ihbarnamelerin bilinen adresine ilmühaberli taahhütlü olarak kapalı zarf içinde posta yoluyla ya da memur eliyle tebliğe çıkarılması ancak muhatabın adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması durumunda memurunun durumu zarf üzerine yazarak idareye teslim etmesi,geçici olarak başka bir yere gittiğinin adreste bulunan kişilerden birinin imzası alınarak zarf üzerine yazılması ve idareye teslim edilmesi,idarece münasip başka bir tarihte tekrar tebliğe çıkarılması ikinci kez de tebliğ edilememesi halinde ilanen tebliğ yoluna başvurulması gerektiği ve anılan işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği halde davalı idarece ihbarnamelerin davacının ikametgah adresine tebliğe çıkarıldığı ancak ne sebeple tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ mazbatasında herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca 101.maddede belirtildiği üzere işi bırakmada bildirilen adresler de bilinen adreslerdendir çünkü işi bırakma adresinde terk edildiği anlamına gelmeyecektir. Dolayısıyla kanun koyucu işi bırakmada bildirilen adresleri de bilinen adreslerden saydığından idare tarafından ihbarnamelerin tebliğin de bu adreslere de gidilmesi gerekir. Ancak davalı idarece, ihbarnamelerin davacının işi bırakma bildiriminde belirttiği işyeri adresine tebliğe çıkarılmadığı ve ikametgah adresinde yapılan tebliğinde usulüne uygun olmadığı hususları değerlendirildiğinde usulüne uygun olmayan tebligat esas alınarak amme alacağının kesinleştiği ve vadesinde ödenmediğinden bahsedilemeyeceğinden düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.” denilmiş ve ihbarname aşamasının usulsüz olarak tebliği nedeniyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Tebligata ilişkin usulsüzlüklerin en başında posta görevlileri tarafından yeterli hukuki bilgiye dayanmadan yapılan tebligatlar gelmektedir. Bu nedenle, Gelir İdaresi tebligat usulünün basitleştirilmesi, elektronik…
“Bekleme Yapma, 134 TL Cebinde Kalsın!”
MÜSİAD 11-18 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek Enerji Tasarrufu Haftası çerçevesinde önemli bir kampanyaya imza atıyor.Enerji tasarrufuna dikkat çekmeyi amaçlayan MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) üyeleri, stand-by konumundaki tüm elektronik ürünlerin fişlerini çekecek.Evlerimizde fişe takılı ve kapalı bekleyen elektronik ürünlerin hem aylık hem de yıllık bazda hatırı sayılır miktarda elektrik tükettiğine dikkat çeken MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, anlık ihmallerin büyük bir israfa yol açtığını belirtti. Kaan, “ TV, uydu kutusu ve fişe takılı kullanmadığımız çamaşır makinesi gibi cihazlar, cebimizden yılda yüzlerce liranın çıkmasına sebep oluyor. Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nın 2016 yılı rakamlarına göre bu tür stand-by durumundaki aletler nedeniyle ayda 11.1 TL yılda ise 134 TL cebimizden boşa gidiyor. Ortalama 100 TL’den 21 milyon hane sayımızla hesap ettiğimizde ise ülke olarak milli servetimiz olan 2.1 milyar TL kaybolup gidiyor” şeklinde konuştu.Herkesi bu kampanyaya katılmaya çağıran MUSİAD Başkanı Kaan, “Başta ev hanımlarımız olmak üzere, işçi, işveren ve memurlarımızla birlikte bu konuda önemli bir kamuoyu oluşturacağımıza inanıyorum. Fişi çekerken harcayacağımız ya da üşendiğimiz en fazla 3 saniye için, hem kendimizin hem de ülkemizin cebinden çıkacak paranın değerini bilelim” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak yapi.com.tr
“Türkiye’de İnşaat Sektörü Çöküşe Geçiyor”
Fransız haber ajansı AFP, Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın inşaat şirketlerini nasıl etkilediğini inceleyen bir haber yayınladı. “Türkiye’nin ekonomik büyümesi yavaşlarken inşaat sektörü çöküşe geçiyor” başlıklı haberde Bolu Mudurnu’da Al Babas adıyla Disney kalelerini andıran yüzlerce lüks ev yapan Sarot Grubu’nun iflası örnek gösterildi. Fransız haber ajansı AFP, Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın inşaat şirketlerini nasıl etkilediğini inceleyen bir haber yayınladı. “Türkiye’nin ekonomik büyümesi yavaşlarken inşaat sektörü çöküşe geçiyor” başlıklı haberde Bolu Mudurnu’da Burj Al Babas adıyla Disney kalelerini andıran yüzlerce lüks ev yapan Sarot Grubu‘nun iflası örnek gösterildi. Sarot Grubu konkordato başvurusu yapmış, mahkeme 20 Kasım’da konkordatonun başarıya ulaşma şansı olmadığını söyleyerek iflas kararı vermişti. Sarot Grubu ise karara itiraz edeceğini açıklamıştı. İnşaatı 2014’te başlayan 732 villa ve bir alışveriş merkezi içeren proje, iflasın ardından belirsizliğe sürüklendi. AFP Sarot’un, alacaklılardan korunmak için konkordato başvurusu yapan yüzlerce şirketten biri olduğunu yazdı. Haber şöyle devam ediyor: “Sarot Grubu Başkan Yardımcısı Mezher Yerdelen, 200 milyon dolarlık proje kapsamında bazı müşterilerin satın aldıkları evlerin parasını ödememeleri nedeniyle konkordato başvurusu yaptığını, bugüne kadar projeye 100 milyon dolar harcandığını söylüyor. “Fiyatları 400 ile 500 bin dolar arasında değişen evlerden 351’i Arap yatırımcılara satılmıştı. “Yerdelen, körfez ülkelerindeki müşterilerinin petrol fiyatlarındaki düşüşten, kendilerininse Türkiye’deki ekonomik dalgalanmaların inşaat maliyetini artırmasından etkilendiğini söylüyor. “İflas kararı hakkındaki tartışmalara rağmen Yerdelen satışlara devam etmeyi ve sitenin açılışını Ekim 2019’da gerçekleştirmeyi umuyor. “Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bitmemiş ve boş inşaat projeleri, ülkedeki inşaat sektörünün ve ekonominin kendini içinde bulduğu soruları gösteriyor. “İnşaat sektörü Erdoğan 2003’te iktidara geldikten sonra Türk ekonomisinin büyüme motoru olmuştu. Fakat sektör 2018’in üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 5,3 küçüldü. “İzmir Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Duman ‘Ülkede konkordato veya iflas başvurusunda bulunan şirketlerin dörtte üçü inşaat şirketi’ diyor. “Duman ‘İster emlak balonu, ister inşaat balonu diyelim, ortada bir balon var’ ifadelerini kullanıyor. “Ticaret Bakanu Ruhsar Pekcan Aralık ortasında 846 şirketin konkordatoya başvurduğunu söyledi fakat muhalif Sözcü gazetesi bu sayının Ekim’de 3 bini aştığını yazmıştı. “İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe de karamsar. Daha fazla şirketin konkordato ve iflas başvurusu yapacağını düşünüyor. “Ona göre Türkiye’de ihtiyacın üzerinde ev inşa edildi. Bunlara sadece Disney kalesi görünümündeki Burj al Babas villaları değil, aynı zamanda sıradan Türkler için basit evler de dahil. “TÜİK’in inşaat güven endeksi Kasım ayında yüzde 2,1 düşerek 55,4’e geriledi. Endekste 100’ün altındaki sonuçlar karamsarlığı ifade ediyor. “Öte yandan Türkiye’nin emlak piyasasını inceleyen Kerim Alain Bertrand son dönemde daha iyimser olduğunu, bunun nedenlerinden birinin de ülkenin artan nüfusu olduğunu söylüyor. Bertrand ‘İnşaat sektörü ülkenin lokomotif sektörü’ diyor. “Sektörde bir konsolidasyon beklese de sonrasında genç nüfus sayesinde sektörün hayata tutunacağını düşünüyor. “TÜİK verilerine göre 2017’de Türkiye’nin medyan yaşı 31,7’ydi. Avrupa Birliği’nde bu yaş 42,8.” Kaynak yapi.com.tr
İstanbul’da 2020’de 14 Yeni Metro Hattı Açılacak
İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. İşte değerlenecek o bölgeler. İstanbul‘u daha hızlı, konforlu ve güvenli toplu ulaşıma kavuşturmak için çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2023 yılında 624,65 kilometrelik raylı sistem ağı kurmayı hedefliyor. İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. Bu kapsamda İBB, Tuzla’dan Silivri’ye kadar İstanbul’un her köşesinde dakikalarla yolculuk hedefine adım adım yaklaşıyor. Raylı sistem ağları, İstanbulluların ulaşımını rahatlatırken gayrimenkul fiyatlarına da doping etkisi yaratıyor. Emlak Kulisi’nin gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlere için derlediği haberde, 2020’de İstanbul’un hangi ilçelerinde metro açıkacağını göreceksiniz. İşte İsanbul’da 2020 yılında açılacak 14 yeni metro hattı; 1- Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı tamamlandığında 0,80 kilometre uzunluğunda olacak. Hattta yolculuk 2,5 dakika sürecek. 2- Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı tamamlandığında 18,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 28 dakika. 3- Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı tamamlandığında 37,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 26 dakika. 4- Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamam(2.Kısım Kabataş – Mecidiyeköy Arası) Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamamlandığında 6,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 8,5 dakika. 5- Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı tamamlandığında 8,90 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 13,5 dakika. 6- Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 7- Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı tamamlandığında 6,20 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 10 dakika. 8- Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı tamamlandığında 9,70 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 15 dakika. 9- Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı tamamlandığında 6,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 10,5 dakika. 10- Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı tamamlandığında 10,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 16,5 dakika. 11- Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı tamamlandığında 7,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 12 dakika. 12- Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı tamamlandığında 5,10 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 6 dakika. 13- Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 14- Altunizade – Çamlıca Metro Hattı Altunizade – Çamlıca Metro Hattı tamamlandığında 3,60 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 5,5 dakika.
ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI NELERE UYGULANIR? YASAL DAYANAĞI NEDİR?
Özel usulsüzlük cezaları, vergiye ilişkin bazı ödevlerin yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi halinde sorumlular ve mükellefler hakkında VUK’da belirlenen miktar ve oranlarda uygulanan cezalardır. VUK’nun 353 ve mükerrer 355’inci maddelerin de yer alan özel usulsüz cezaları miktarları VUK’nun 414’üncü maddesi ile verilen yetkiye dayanarak Maliye Bakanlığı’nca yeniden değerleme oranında artırılarak Resmi Gazete’de yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan edilmektedir.
KİMLER VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇMAYA YETKİLİDİR? KİMLER VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇAMAZ?
Kimlerin vergi mahkemelerinde dava açmaya yetkili olduğunun belirlenmesi için İYUK ve VUK hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Vergi mahkemesinde dava açma yetkisi ile ilgili olarak yargı içtihatlarıyla da bazı tespitler yapılmıştır. Vergi mahkemesinde dava açma yetkisi ile ilgili olarak öncelikle İYUK hükümlerine bakılması gerekmektedir. İYUK’nun 2. maddesinde idari davalar, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.www.davavergi.com Bu hükme göre idari dava açma ehliyetine sahip olanlar, menfaatleri ihlâl edilenler, kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar olarak sayılabilir. Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar konusunda 213 sayıl yasada da hüküm bulunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 377. maddesinde, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceği, vergi dairesinin, tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceği, Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapanların kullanacağı hükme bağlanmıştır.www.davavergi.com Vergi Usul Kanununa göre vergi mahkemesinde dava açabilecekler; mükellefler, kendine vergi cezası kesilenler, vergi daireleri ve belediyeler olarak sayılmıştır. İYUK ile VUK hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, vergi mahkemelerinde dava açmaya yetkili olanlar yani dava ehliyetine sahip olanlar, menfaatleri ihlâl edilenler, kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar, mükellefler, kendine vergi cezası kesilenler, vergi daireleri ve belediyeler olarak sayabiliriz. Vergi mahkemelerinde ve vergi yargısında gerçek şahıslar bizzat kendileri dava açabilecekleri gibi vekilleri vasıtasıyla da vergi davası açabilmektedirler. Ancak, dava ehliyetine sahip kişinin vekili sıfatıyla açılacak vergi davasında kişinin avukat gerekmektedir. Küçüklerin, kısıtlıların ve tüzel kişilerin vergi davalarını kanuni temsilcileri veya bunların avukatları tarafından açılabilir. Katma değer vergisinin kanuni mükellefi olmamakla birlikte bu vergiyi fiilen ödeyen ve vergiye nihai olarak katlanan davacıların dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Yani nihai yüklenici olan tüketiciler katma değer vergisi bakımından vergi mahkemelerinde vergi davası açma hakkına sahiptirler. NOT: YASAL HAKLAR SAKLIDIR. YAZILAR İZİN ALINMAKSIZIN VE ATIF YAPILMAKSIZIN KULLANILAMAZ. www.davavergi.com
VERGİ İHTİLAFLARININ VERGİ YARGISI YOLU İLE ÇÖZÜMÜNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ HUSUSLAR NELERDİR?
Vergi ihtilafları şayet idari aşamada sonuçlandırılamazsa Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri veya Danıştay yoluyla çözülmeye çalışılır. Türk Vergi Sistemi esas itibarıyla beyan sistemine dayanmaktadır. Beyan sisteminin geçerli olduğu durumlarda, vergiye tabi işlemleri yapan mükellefler beyanname esasına göre tarh ve tahakkuk eden vergileri öderler. Vergi idaresi, vergi incelemeleri veya diğer yollarla edindiği bilgilerle beyan edilen tutarların gerçekten farklı olduğuna dair delil elde etmesi durumunda tarhıyat yoluna gider. www.davavergi.com Vergi ihtilaflarının yargı yolu ile çözümünde birçok konu başlıkları bulunmaktadır. Vergi yargılamasında bilinmesi gereken temel hususları şu şekilde sayabiliriz: • Vergi ihtilafları neden kaynaklanır? İhtilaflar vergi yargısına nasıl taşınır? • Kimler vergi mahkemesinde dava açmaya yetkilidir? Kimler vergi mahkemesinde dava açamaz? • Vergi, harç ve benzeri mali ihtilaflardan kaynaklanan davalarda görevli mahkeme hangisidir? • Vergi mahkemelerinde görülebilecek vergi davaları nelerdir? • Vergi dava dilekçelerinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar nelerdir? • Vergi davaları açılırken gözden kaçırılmaması gereken durumlar nelerdir? • Vergi davalarında dava açma sürelerine ilişkin bilinmesi gerekenler nelerdir? • Vergi davalarında ispat nasıl olur? İspat sorumluluğu kimdedir? • Vergi mükellefleri beyan üzerine tarh ve tahakkuk ettirilen vergilere karşı vergi davası açabilirler mi? • Vergi davaları tahsilatı durdurur mu? Vergi davalarında yürütmenin durdurulması ne demektir? • Vergi mahkemesi kararlarının uygulanması • Vergi mahkemesi kararlarına karşı başvuru yolları nelerdir? • Vergi davalarında getirilen istinaf sistemi ne anlama gelmektedir? www.davavergi.com Vergi ihtilaflarının vergi yargısı yolu ile çözüm aşamasında; vergi ihtilafının ortaya çıkışı, ihtilafın vergi mahkemesine taşınması, vergi dava dilekçesinin düzenlenmesi, yürütmenin durması, vergi mahkemesi kararlarının uygulanması, vergi mahkemesi kararlarının istinaf ve temyiz yolu ile incelenmesi gibi temel hususlarda İYUK ve VUK hükümlerinin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Daha sonraki yazılarımızda, vergi ihtilaflarının vergi yargısı yolu ile çözüm aşamasına ilişkin olarak yukarıda yer verilen konu başlıkları ayrıntılı olarak incelenmeye çalışılacaktır. NOT: YASAL HAKLAR SAKLIDIR. YAZILAR İZİN ALINMAKSIZIN VE ATIF YAPILMAKSIZIN KULLANILAMAZ. www.davavergi.com
Mobilya İhracatı 3,1 Milyar Doları Aştı
stanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, 2019 ihracat hedeflerinin, mobilyada yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolar, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde ise 6 milyar dolar olduğunu belirtti. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, mobilya ihracatında 2018 hedeflerinin 3 milyar dolar olduğunu anımsatarak, ihracatlarını önceki yıla göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini belirtti. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Yönetim Kurulu Başkanı da olan Güleç, geçen yıl ihracatlarını 2017’ye göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini vurgulayarak, “Cari fazla veren sektörümüz, ciddi bir yerlilik oranıyla ihracatını artırmayı sürdürüyor. 177 ülkeye mobilya ihraç ederek ülkemize önemli bir döviz girdisi sağlıyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin genel ihracatının yıl genelinde yüzde 7,1 arttığını dile getiren Güleç, mobilyada söz konusu oranın yüzde 14 olduğunu, ortalamanın iki katı yüksek performans gerçekleştirdiklerini ifade etti. Güleç, mobilya ihracatında başı çeken ülkelerin, Irak, Suudi Arabistan, Libya, İsrail, Almanya, Katar, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, ve Birleşik Devletler olarak sıralandığı bilgisini verdi. Bu yıl KDV indiriminin sürmesiyle iç pazardaki canlılık sayesinde ihracatta daha aktif olacaklarını dile getiren Güleç, “2019’da mobilyada ihracat hedefimiz yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolara ulaşmak. Ayrıca 5 milyar doları aşan mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatındaki hedefimiz ise 6 milyar dolar” diye konuştu. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı 5 milyar doları aştı Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde yıl başlarken hedefin 5 milyar dolar olduğunu, 2018’de bu hedefi aşarak 5 milyar 15 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirterek, “Bu rakamlar, önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi içinde görmek için elimizi taşın altına koyduğumuzun kanıtıdır” dedi. Türkiye’nin 2018’de mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında yüzde 12,8 büyüme gerçekleştirdiğini dile getiren Güleç, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin ise yüzde 15,9 büyüme hızını yakalayarak rekor kırdığını bildirdi. Öte yandan ihracatla büyüme hedefi doğrultusunda fuarların ve ticaret heyetlerinin etkin rol oynadığını dile getiren Güleç, bunun için dünyanın farklı noktalarındaki fuarlara Türk heyetlerini götürdüklerini söyledi. Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında ilk 10 sırayı Irak, Birleşik Krallık, İran, İsrail, Suudi Arabistan, Libya, Almanya, Gürcistan, Yunanistan ve Azerbaycan-Nahçivan’ın aldığını sözlerine ekledi.
Ege Üniversitesi Korusu Millet Bahçesi Oluyor
Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesine dönüştürülmesine ilişkin, “Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. EÜ’den yapılan yazılı açıklamaya göre, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesi olarak kullanılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan çalışmalar sürüyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite ile toplum arasındaki duvarları yıktıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle vatandaşlardan bu koruluk alanın kullanıma açılması için yoğun talepler gelmekteydi. Kampüs alanı dışında kalan koruluk alan, milletimizin de kullanımına açılacak. Yaklaşık 290 bin metrekarelik alan, bakım ve düzenlenmesinin ardından vatandaşlarımızın hizmetine sunulacak.” Kampüsün taşınmasının söz konusu olmadığına işaret eden Budak, millet bahçesi projesi ile kampüsün yerinde değişim dönüşümünün farklı konular olduğuna dikkati çekti. DHA’da yer alan habere göre; Bornova Adnan Kahveci Köprülü Kavşağı’ndaki Ege Üniversitesi Lojmanları Konukevi arazisinin bulunduğu bölgede eşsiz bir koruluk olduğunu ifade eden Rektör Budak, “Bu eşsiz koruluk bütünlüğü korunarak millet bahçesine dönüştürülecek. Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor.” ifadelerini kullandı.
Müteahhitlikte Yeni Dönem Başlıyor
Dünya Gazetesi’nden Ferit Parlak’ın haberine göre geçtiğimiz yıl sektörü olumsuz etkileyen hususların başında fiyat farkının geldiğini belirten İNTES Başkanı Celal Koloğlu, bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret etti. Koloğlu “İhalelerde istekliler tekliflerini verirken bir hesaplama yapmaktadır. Ancak ihale üzerinde kalan yüklenici için öngörülemeyecek fiyat artışları nedeniyle yükleniciler zarara uğramaktadır. İhale dokümanlarında fiyat farkı ‘sözleşmelerin olmazsa olmaz bir şartı’ olmalı” diye konuştu. Müteahhitlik mesleğine yönelik, “Herkes müteahhit olabiliyor”, “Müteahhit sayısı, tüm Avrupa’nın on katına ulaştı” şeklindeki eleştiriler tarihe karışıyor. Müteahhitlikte yeni dönem başlıyor. Müteahhitlik mesleğinin kriterleri belirlenecek. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Celal Koloğlu, müteahhitlik mesleğinin kriterlerinin belirlenmesi amacıyla Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile çalışma başlattıklarını söyledi. Koloğlu, “Sektörde yeni bir dönemin başlangıcı olacak protokol ile İNTES ve TSE mesleki tecrübelerinden aldıkları güçle bir araya gelerek müteahhitlik mesleğinin kriterlerini belirleyecek. İNTES olarak konusunda yetkin kişilerce bir çalışma grubu kuracağız. Bu çalışma grubu yapım müteahhitlik işletmelerinin yeterlik kriterlerini belirleyecek. Kriterlerin yayımlanması ile birlikte belgelendirme süreci başlayacak. Bu belgelendirme süreci elbette sıkı denetimlere tabii olacak. Müteahhitlik sektöründe TSE güvencesiyle şeffaf, güvenilir, tarafsız bir sistem hayat bulacak. İNTES ve TSE’nin yürüttüğü bu çalışmanın başta inşaat sektörü paydaşları olmak üzere ülkemize faydalı bir hizmet olacağına yürekten inanıyoruz” dedi. Sektörde işini layıkıyla yapan firmaları, diğerlerinden ayırmanın yolunun meslek kriterlerinin belirlenmesi olduğunu vurgulayan Koloğlu, “Sektöre girişte bir sınırlama olmaması işini gerektirdiği şartlara göre yapmayan müteahhitlerin varlık göstermesine neden oldu. Oysaki müteahhitlik bir mühendislik alanı ve kutsal bir meslek. Müteahhitler, mühendislik ve mimarlık eseri olan yaşam alanlarını inşa eden hayatın önemli aktörleri. İnsan hayatıyla doğrudan bağlantılı olan bu meslek grubunun sektöre girişinin mutlaka kriterlerinin belirlenmesi gerekir” diye konuştu. İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi faaliyete geçti İnşaat sektöründe işçi ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’ni kurulduğuna da dikkat çeken Koloğlu şu bilgileri verdi: “İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’nin amacı yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, hukuki uyuşmazlıkların adli soruna dönüşmeden tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözümüne katkı sağlamak ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve uygulamaya konulması amacıyla bilimsel araştırmalar yapmak, projeler geliştirmek, toplumdaki sosyal anlayışın, eğitim sürecinin ve kültürel yapının buna uygun hale getirilmesine katkı sağlamaktır. Merkezimiz Türkiye’nin her yerinde üyelerimize hizmet verecek, üyelerimizin yurtdışında bulunan iş yerleri ile online yapılacak arabuluculuk görüşmeleri için de alt yapı çalışmalarımız tamamlanıyor.” Kaynak yapi.com.tr
Bir Kapıdan Daha Fazlası TUTKUNLAR
Tutkunlar Endüstriyel Ürünler Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak “1976” dan bu yana çelik kapı üretmekteyiz.Ürünlerimizin tamamı bina giriş kapıları,daire giriş kapıları,villa giriş kapıları,yangın kapıları ve bu kapılara uygulanabilen parmak izi,göz iris taraması,uzaktan kumanda,kamera ve proxy kartlı giriş sistemlerinden oluşmuştur.Bugüne kadar ve bundan sonrada kalite ve güvenceden asla taviz vermeyen Tutkunlar bunun karşılığı olarak Türkiye’de tüketici ödülü alan “ilk çelik kapı firmasıdır”. Bunun yanı sıra sertifikalarımız ISO 9001:2008 Sanayi ve ticaret bakanlığından satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi , GOST Sertifikası (GOST-R) , TSE den imalata yeterlilik Türk standartlarına uygunluk ve yangın kapısı dayanıklılık sertifikası (Chiltren/RF 06 145,İngiltere) Ürünlerimiz yurtdışı pazarında da yerini almaktadır ve ihracata devam etmektedir. Size Özel Kapılar Bu bilinç ile yola çıkan Tutkunlar Çelik Kapı, kaliteli ve estetik görünüme sahip kapı modellerine, çağın gelişen güvenlik teknolojilerini entegre etmiştir. Standart ölçümlerin yanı sıra, tüketicinin arzusuna göre de tasarladığımız kapı modellerimiz ile kullanıcımızı, Türkiye’de çelik ve ahşabı birleştiren “ilk” kuruluş olarak, hem görsel açıdan memnun edip; hem de onlara, hırsızlık oranlarının giderek arttığı ülkemizde güvenliği ve rahatı sunuyoruz. Dünya pazarında ise; Balkan ülkeleri, Türkî Cumhuriyetler ve Arap dünyası ile çalışıyor, Türk malının kalite ve güvencesini tanıtıyoruz.. FOTOSELLİ CAM KAPI SİSTEMLERİ SÜRGÜLÜ BAHÇE KAPILARI KAPI SİSTEMLERİ ÇELİK KAPILAR BARİYER SİSTEMLERİ YANGIN KAPILARI GARAJ KAPILARI ELEKTRONİK GÜVENLİK SİSTEMLERİ TK4 212 TK4 182 CFTK TK4 150 CF TK4 013 TK4 163 TK4 308 ULUS TK4 151CF TK4 430 KOMPAKT LAMİNE TK4 019 CF TK4 430 TK4 300 TK4 198 ULUS MERKEZ (Beylikdüzü – İstanbul ) Mevlana Mah. Sultan Ahmet. Cad. Aker Apt. No:1/3-4 Esenyurt / İSTANBUL Tel : 444 00 67 Fax : 0212 852 80 82 E-Mail: info@tutkunlar.com.tr www.tutkunlar.com.tr
10 yıllık tecrübe Zenon Panel
İtimat Mühendislik Zenon Panel Yapı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.tarafından 2008 yılından itibaren üretilmekte olan Zenon Panel Türkiye’nin bir çok bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Genel olarak tek katlı yapılar ile yüksek katlı binalarda çatı ve dış cephe duvarı olarak kullanılan Zenon Panel her geçen gün daha fazla tercih edilen bir ürün haline gelmiştir. Özellikle 2012 yılında Ulusal Teknik Onay belgesi ve TSE gibi sertifikalarının tamamlanması tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve gelişen bayi ağı ile tüm ülkede yaygınlığını artırmaktadır. Mesleğinde tecrübeli personel ve mühendisler ile hizmet vermekte olan Zenon Panel yurt genelinde yaygın bayi ağı ile üretimden montaja kalite prensibiyle çalışmaktadır. Zenon Panel gelişmiş teknolojisi ile yapı sektörü için bir çok yenilik sunmakta ve klasik uygulamalara farklı çözümler getirmektedir. Firmamız İstanbul Ticaret Odası ve TUMSIAD üyesidir. Bu güne kadar binlerce farklı projede 2.000.000 m2 den fazla kullanımı gerçekleşen Zenon Panel geleceğin alternatif yapı malzemeleri arasında şimdiden yerini almıştır. Zenon Panel Türkiye’nin her bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Zenon Panel‘in yurt dışında kullanımı her geçen gün artmaktadır. Makedonya, Gürcistan, İran, Irak ve Libya’da bayiliklerimiz bulunmaktadır. Zenon Panel‘in her iki yüzeyinde bulunan çelik hasırın birbirine sürekli çapraz tel donatı ile 10 cm aralıklı olarak panel boyunca sürekli bağlanması, Zenon Panel‘i dünyadaki farklı hafif panel ürünlerden farklı ve güçlü kılmaktadır. Avm ve endüstriyel binalarda Zenon Panel Tünel uygulamalarında Zenon Panel Hızlı konut sistemlerinde Zenon Panel8.000 m2 sanayi arazisi üzerine kurulu fabrikamızda, yıllık 1.000.000 m2 üretim kapasitesine sahip tam otomasyonlu üretim hattında sizlere hizmet vermekteyiz. Zenon Panel‘in seri üretiminde el işçiliği yoktur. Üretimin tüm aşamaları iç kalite kontrol süreçleri çerçevesinde denetim altındadır. İtimat Mühendislik Zenon Panel® Yapı Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. Fevzipaşa Mah. Söğüt Cad. No:41 Değirmenköy Silivri/ISTANBUL – TURKIYE T: +90 212 884 34 92 F: +90 212 884 34 93 E: info@zenonpanel.com www.zenonpanel.com.tr
Avrupa’nın En Büyüğü Başakşehir’e Kuruluyor!
İstanbul Rami’de bulunan Kuru Gıda Toptancıları Hali için Başakşehir’de modern bir çarşı inşa ediliyor Yenişafak Gazetesi’nin haberine göre Şahintepe Mahallesi’nde yapılması düşünülen Kanal İstanbul yakasında yapılacak olan çarşı, 322 bin metrekarelik alan üzerinde yükselecek. Yeni halin içinde 1070 adet dükkan, 990 toptancı dükkanı, banka, restorant, kafeterya gibi ihtiyaçlar için 120 ticari dükkan ile 65 tırın aynı anda park edebileceği toplam 1300 araç kapasiteli kapalı ve açık otopark inşa edilecek. Avrupa’nın en büyüğü olacak Toplam 1070 dükkanın yer alacağı halde esnafın dükkan açacağı alanlar belli oldu. Avrupa’nın en büyük kapalı çarşısı Projenin kapsamı ile ilgili de açıklamalar yapan İstanbul Gıda Toptancı Tüccarlar Derneği Mustafa Karlı, “Proje kapsamında 580 dönümlük bir alan var. Bunun 322 dönümü kullanım alanı, 114 dönüm inşaat alanı ve 94 dönüm dükkan inşaat alanı. Bu anlamda Avrupa’nın en modern ve en büyük Kapalı Çarşı’sını yapıyoruz. Bunun gibi bir projenin Türkiye’de bir örneği yok. Gerçekten Türkiye’mize ve İstanbul’umuza yakışır bir tesis inşa ediyoruz. Ayrıca burada faaliyet gösterecek olan bütün üyelerimiz özel mülkiyet sahibi olacaklar” dedi. TOKİ tarafından başlatılan projenin 2019 Nisan ayında tamamlanması planlanıyor. Kaynak yapi.com.tr
2018 YILI İHRACAT RAKAMLARI AÇIKLANDI
2018 yılı ihracatı yüzde 7.1 artışla 168.1 milyar dolar oldu. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti.Türkiye, geçen yıl 168 milyar 88 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatına imza atarken, otomotiv endüstrisi 31,6 milyar dolarlık dış satımla en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından, 2018’de gerçekleştirilen ihracat rakamları açıklandı. Buna göre, ihracat Aralık 2018’de 2017’nin aynı ayına kıyasla yüzde 0,4 artışla 13,9 milyar dolara yükseldi. Böylece 2018’de toplamda 168 milyar 88 milyon dolarlık ihracata ulaşıldı. Bu rakam 2017’ye kıyasla yüzde 7,1’lik artışa işaret ederken, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti. Sektör bazında bakıldığında otomotiv endüstrisi 2018’de 31 milyar 568 milyon 469 bin dolarlık ihracata imza attı. Otomotiv endüstrisi, bu sonuçla 2018’de en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu. Otomotiv endüstrisini 17 milyar 642 milyon 157 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 15 milyar 554 milyon 861 bin dolarla çelik takip etti. – En fazla ihracat artışı çelikte Geçen yıl en fazla ihracat artışını yakalayan sektör yüzde 36,1’le çelik sektörü oldu. Bu dönemde dış satımında en fazla düşüşü ise yüzde 26 ile gemi ve yat sektörü yaşadı. Türkiye’nin toplam ihracatının 2018’de yüzde 83,4’üne sanayi grubu imza attı. Söz konusu grupta 2017’ye göre yüzde 12,4’lük artışla 136 milyar 325 milyon 297 bin dolarlık ihracat yapıldı. Toplam ihracatın yüzde 13,8’ini oluşturan tarım grubunda yüzde 6,7’lik yükselişle 22 milyar 645 milyon 609 bin dolarlık, toplam ihracattan yüzde 2,7 pay alan madencilik grubunda da yüzde 2,7’lik azalışla 4 milyar 561 milyon 662 bin dolarlık ihracat gerçekleşti. – En fazla ihracat Almanya’ya gerçekleşti Geçen yıl Türkiye’den en fazla ihracat yapan ülke 15,8 milyar dolarla Almanya oldu. Almanya’yı 11 milyar 47 milyon dolarla Birleşik Krallık, 9 milyar 468 milyon dolarla İtalya ve 8 milyar 253 milyon dolarla ABD izledi. TİM verilerine göre, sektörel bazda 2017 ve 2018 yılı ihracat rakamları, yüzdesel değişimler ve toplam içindeki paylar şöyle (bin dolar): Kaynak Plastikciyiz.biz
2018 YILI ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI
TÜİK, 2018 yılı aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre aralık ayında enflasyon yüzde 0,40 azaldı. 2018 enflasyonu yüzde 20,30 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aralıkta aylık bazda yüzde 0,40, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,22 azalış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 20,30, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 33,64 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 16,33, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,01 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 0,40, Yİ-ÜFE 2,22 geriledi. TÜFE, aralıkta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,30, Yİ-ÜFE ise yüzde 33,64 arttı. AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER GRUBUNDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,78, sağlıkta %0,62, lokanta ve otellerde %0,31 ve alkollü içecekler ve tütünde %0,16 artış gerçekleşti. AYLIK EN FAZLA DÜŞÜŞ GİYİM VE AYAKKABIDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada %2,56, eğlence ve kültürde %0,25, haberleşmede %0,11 ve konutta %0,06 düşüş gerçekleşti. TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre çeşitli mal ve hizmetler %28,80, gıda ve alkolsüz içecekler %25,11, konut %23,73 ve eğlence ve kültür %20,86 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %23,53 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %18,26 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde gerçekleşti. Aralık 2018’de endekste kapsanan 407 maddeden; 44 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 202 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 161 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
MÜKELLEFLER KENDİ BEYANLARINA KARŞI VERGİ DAVASI AÇABİLİR Mİ?
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 377. maddesinde, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceği, vergi dairesinin, tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceği, Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapanların kullanacağı hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanununa göre vergi mahkemesinde dava açabilecekler; mükellefler, kendine vergi cezası kesilenler, vergi daireleri ve belediyeler olarak sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacaklarına ilişkin hükmün Anayasaya aykırı olmadığına karar verdi. Anayasa Mahkemesi, 14.6.2017 gün ve Esas Sayısı : 2017/24 Karar Sayısı: 2017/112 sayılı kararıyla, 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 23.6.1982 tarihli ve 2686 sayılı Kanun’un 51. maddesiyle değiştirilen 378. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olmadığına oy çokluğuyla karar verdi. İtiraz konusu olay, ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden kurumlar vergisi ile kurumlar vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali talebiyle açılan davada İstanbul 9. Vergi Mahkemesi tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine verilmiştir. Anayasa Mahkemesi itiraz konusu hükmün anayasaya aykırı olmadığına karar verirken, düzeltme beyannamesi ve ihtirazi kayıt müessesesine dair önemli tespitlerde yapmıştır. Yüksek Mahkeme, itiraz başvuru gerekçesinden hareketle, ihtirazi kaydın uygulamada ortaya çıkan ve düzeltme beyannamesi olarak adlandırılan beyannamelere konulup konulamayacağı; konulabilse dahi dava açma hakkını tanıyıp tanımayacağı esasında itiraz konusu kuralın değil, kuralın istisnasının kanuni dayanağı olan 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasının yorumundan kaynaklandığını, 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasında beyannameler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, kanuni süresinden sonra verilen beyannamelere ihtirazi kayıt konulup konulamaması hususunun içtihat farklılığına neden olduğu gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de herhangi bir düzenlemenin mahkemeler arasında içtihat uyuşmazlıklarına neden olması yargılama hukukunun doğası gereği her zaman mümkün olup bu durumun anayasal bir sorun oluşturmasının söz konusu olmadığı, kaldı ki hukuk sistemi içerisinde mahkemeler arasındaki içtihat uyuşmazlıklarını çözecek hukuki yollara yer verildiği belirtilmiştir. NOT: YASAL HAKLAR SAKLIDIR. YAZILAR İZİN ALINMAKSIZIN VE ATIF YAPILMAKSIZIN KULLANILAMAZ. www.davavergi.com

TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR!
Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor
Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !
SITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİ
Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor
Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Nelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyor
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu
İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Entegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla Kutladı
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
Mplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyor
AHLAKİ ASİMETRE
RİSKLERİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ
İNGİLTERE’DE YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİ
TÜRKİYE’DE ENGELLİ HAKLARI
İNSAN EKONOMİ ÜRETİM
SERMAYENİN KALICILIĞI
İÇ TASARRUF ORANI
Avrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandı
İNSAN AKLININ YENİLİKÇİ GÜCÜ
GELİR TUZAĞI
ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU
DİJİTAL SERMAYE
ULUSAL YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ
ELEKTRİKTE DESTEK UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM
AB’DE KÜÇÜK KOLİ DÖNEMİ SONA ERİYOR
ÜCRET-FİYAT SARMALI
AVRUPA İSTATİSTİK SİSTEMİ
VERİYE DAYALI ANALİZ
YERLİ ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTIRLMASI
Geri Sayım Başladı: logitrans 2025, 19 Kasım’da Yenikapı’da Kapılarını Açıyor!
ETYD, Tesis Yönetiminde Kurumsal Standartları Yükseltiyor
DİJİTAL ALTYAPI YATIRIMLARI
Ekonominin Sesi : BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ .
FİNANSAL REGÜLASYONLAR
BASEL KOMİTESİ
Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı
UTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik Adım
TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor
AVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI.
BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ
ABD-Afrika ticaret anlaşması bitiyor: Türkiye için yeni fırsat
Bakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!
TOKİ SON DAKİKA: 81 ile sosyal konut! İşte İstanbul dahil il il rakamlar
Yapay Zekâ Enerjiye Akıl Katıyor!
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ(FAO)
Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyor
CLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYOR
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı
ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI
YENİLENEBİLİR ENERJİNİN YÜKSELİŞİ
Gayrimenkul Sektöründe Yeni Ufuklar: CCIM İstanbul’dan “Blue Friday” Etkinliği
EKONOMİDE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK
Gaziantep’te ‘Dijitalleşmede Yeni Fırsatlar’ Paneli: TÜYAFED ve Sektör Liderlerinden Önemli Mesajlar
TÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEK
ÇALIŞANLARDA İŞ TATMİNİ
%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.
Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.
Ustalar e-katalogu hazırlandı.
Fuar standın ziyaretçi etkisi ;
5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak
TDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaret
Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli
İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?
100 milyar dolarlık yol haritası
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİ
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
Türk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyor
NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti
Dubai’de gayrimenkul projeleri şimdi daha da cazip ; 250.000 $ dan başlıyor.
Kazakistan Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı İş Dünyasını Bir Araya Getirecek
AĞUSTOS 2025 TÜFE ORANLARI
BÜTÇE AÇIĞININ AZALTILMASI
Sırbistan-Azerbaycan Ticaret Misyonu: Yeni Ufuklar, Yeni Fırsatlar
TÜRKİYE’NİN EĞİTİM İHRACATI
Temmuz 2025 Kredi Kartı Kullanımı
EKONOMİDE TOPLUMSAL MUTABAKAT
AĞUSTOS 2025 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI
PRIVEXPO’ nun Seçkin, Uluslararası Özel Markalı Ürünler ve Fason Üretim Endüstrisi İş Ağına Katılın!
LİBYA BİNGAZİ HÜKÜMETİ, HAFTER VE AKDENİZ BÖLGELERİ
EKONOMİDE TOPLUMSAL REFAH
KURAK YAZIN TARIM ÜRÜNLERİNE ETKİLERİ
Yapay Zekâ Destekli İnşaat Yönetimi: Projelerde Verimlilik, Karlılık ve Marka Gücü
Üretimde arkanızdaki güçlü destek ; Makineci TV sizlere kolaylık sağlıyor.
Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Planlı üretimin yıldızı Sözleşmeli Tarım hakkında herşey ;
EKONOMİDE DOT-COM BALONU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASININ EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİ
BORSADA ALIM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
BLOKZİNCİR Nedir ?
AKILLI TELEFONLARLA PAZAR FİYATLARININ YENİ YÜZÜ
ZENGEZUR KORİDORU
Simülasyon Tanımı ve İş Dünyasındaki Stratejik Önemi
SİBER GÜVENLİK
BULUT TEKNOLOJİSİ
Azerbaycan – Sırbistan İthalat-İhracat Ticaret Misyonu Başlıyor.
Piyasa ve Türleri
ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ ÖNEMİ VE ÜLKEMİZE VERDİĞİ NOTLAR
2025 Haziran Konut Satış İstatistikleri
TRUMP-PUTİN GÖRÜŞMESİ VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİ
TÜRKİYE’DE YATIRIM ARAÇLARI
TÜRKİYE’DE İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİSİ
































































