İstanbul’da 2020’de 14 Yeni Metro Hattı Açılacak

İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. İşte değerlenecek o bölgeler.

İstanbul‘u daha hızlı, konforlu ve güvenli toplu ulaşıma kavuşturmak için çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2023 yılında 624,65 kilometrelik raylı sistem ağı kurmayı hedefliyor.

İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. Bu kapsamda İBB, Tuzla’dan Silivri’ye kadar İstanbul’un her köşesinde dakikalarla yolculuk hedefine adım adım yaklaşıyor.

Raylı sistem ağları, İstanbulluların ulaşımını rahatlatırken gayrimenkul fiyatlarına da doping etkisi yaratıyor. Emlak Kulisi’nin gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlere için derlediği haberde, 2020’de İstanbul’un hangi ilçelerinde metro açıkacağını göreceksiniz. İşte İsanbul’da 2020 yılında açılacak 14 yeni metro hattı;

1- Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı
Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı tamamlandığında 0,80 kilometre uzunluğunda olacak. Hattta yolculuk 2,5 dakika sürecek.

2- Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı
Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı tamamlandığında 18,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 28 dakika.

3- Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı
Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı tamamlandığında 37,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 26 dakika.

4- Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamam(2.Kısım Kabataş – Mecidiyeköy Arası)
Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamamlandığında 6,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 8,5 dakika.

5- Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı
Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı tamamlandığında 8,90 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 13,5 dakika.

6- Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı
Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika.

7- Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı
Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı tamamlandığında 6,20 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 10 dakika.

8- Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı
Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı tamamlandığında 9,70 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 15 dakika.

9- Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı
Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı tamamlandığında 6,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 10,5 dakika.

10- Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı
Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı tamamlandığında 10,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 16,5 dakika.

11- Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı
Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı tamamlandığında 7,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 12 dakika.

12- Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı
Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı tamamlandığında 5,10 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 6 dakika.

13- Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı
Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika.

14- Altunizade – Çamlıca Metro Hattı
Altunizade – Çamlıca Metro Hattı tamamlandığında 3,60 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 5,5 dakika.

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…