POŞET DÜZENLEMESİ KULLANILARAK YAPILAN ALGI OYUNLARINI GÖRÜYORUZ
Plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin düzenlemeyi bazı lobi çevrelerinin kendi algı oyunları için kullandığını belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “36,5 milyar dolar cirosu olan ve 30’dan fazla sektörü besleyen bir sanayiye kötü çocuk muamelesi yaptıramayız” dedi. “Plastik Poşet”, Kullan-At Toplum Düzeninin Günah Keçisi Yapıldı Kendi ağırlığından 1.000 kat daha fazla ağırlık taşıyabilen, hafif, hijyenik ve su geçirmez olan plastik poşetlerin kullan-at toplumların sembolü haline getirildiğini ifade eden Selçuk Gülsün, bu nedenle kullanımının azaltılmasına yönelik Avrupa Birliği’nde de düzenlemelerin mevcut olduğunu ancak bizdeki son düzenlemenin AB’deki düzenlemeyle uyuşmadığını belirtti. Şu Çok Net: Plastik Poşetleri Geri Dönüştürebiliriz “Doğaya bırakmak yerine plastik poşetleri geri dönüştürmeliyiz” diyen PAGDER Başkanı: “yönetimler, hijyenik olmayan file ve bez çantadan çok atık yönetim ve geri dönüşüm sistemlerinin iyileştirilmesine hatta süpermarketler de poşetten kar elde edeceğine depozitolu sistemleri uygulamaya başlasalar daha efektif olur kanaatindeyiz. Her süpermarket, AB’de uygulanabildiği gibi depozitolu poşet geri dönüşüm kutuları yerleştirsin” dedi. Biyobozunur’dan Kimsenin Haberi Yok “1980’lerden beri dünyada marketlerde kullanıma giren biyobozunur plastik poşetler var, ancak böyle bir gerçek yokmuş gibi hareket ediliyor” şeklinde sözlerine devam eden Gülsün: “tabii ki arzu edilen plastik poşetlerin geri dönüştürülmesi ancak biyobozunur ürünlerin yasal düzenlemelerde aynı AB’de olduğu gibi ücretlendirilmemesi gerekir” dedi. Tüm Sektörün Kötü Çocukmuş Gibi Muamele Görmesi Kabul Edilemez Selçuk Gülsün ardından şu açıklamalarda bulundu: “plastik işleyicileri 30’dan farklı sektörün verimlilik ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine katkı sağlıyor. Otomotiv, medikal, ileri teknoloji içeren plastikler, yeni nesil inşaat malzemeleri, elektrik-elektronik, inovatif ambalaj gibi 30’dan farklı sektör 21. yüzyılın malzemesinden istifade ediyor. Zira bu yüzyılda verimli, ekolojik ve hijyenik bir malzemeden yararlanmayan veya buna duyarsız kalan bir sektör ayakta kalamaz. Plastik borular olmasa sıhhi altyapınız çöker. Kablolama olmasa elektrik altyapınız ve internetiniz çöker. Plastik medikal malzemeler olmasa hijyeniniz çöker. Bu çöküş örnekleri saymakla bitmez. Bu sektör hammadde üreticisi ile, mamul üreticisi ile makine ve ekipman üreticisi ile 7 milyar dolar ihracat hedefliyor bu yıl. Geçen yıl 6,2 milyar dolar doğrudan ihracat yapıldı. Dolaylı ihracat 12 milyar dolar. 330 bin kişi istihdam ediliyor 7.500 işletmede. İşleme kapasitesi olarak Dünya’da yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla koskoca sektörü algı oyunları ile karalamaya çalışmak yenilir yutulur bir iş değil. Ben bu noktada kamuoyunun bu tür gündeme itibar etmemesini, gerçekleri göz önünde bulundurmasını arzu ediyorum. Kamunun da sağduyu ile imalatçıları dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Belli sektörleri etkileyecek düzenleme yapılırken, o sektörün görüşlerine de kulak verilebilmeli. Örneğin son poşet düzenlemesinde kanun değişikliği yapıldıktan sonra birçok kere tekrar düzenlemeler yapıldı. Neden? Zira öngörülemeyen, cevabı bilinmeyen konular açıkta bırakılmıştı. Bugün de hali hazırda açıklıklar var. Mesela Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken Türkiye’deki mevzuatta bu neden dikkate alınmıyor, anlaşılır gibi değil. Yine AB’deki yasal düzenleme 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarını kapsıyor. Bizim düzenlemede bu husus ta dikkate alınmadı. Yani mahalle esnafından alınacak poşet için de ücret ödenecek. Bu halde mağazada alışveriş yaparken kullandığımız poşetten de devlet gelir elde etmek istiyor o zaman diye düşünüyoruz. Bu kez söz konusu düzenleme çevre hassasiyeti ile mi yoksa gelirlerin arttırılması hassasiyeti ile mi yapıldı soru işaretleri oluşuyor. Diğer taraftan toplanacak fonun nasıl değerlendirileceğine, atık yönetim sisteminde ya da geri dönüşüm sistemimizde hangi projelerin devreye alınacağına dair en küçük bilgi yok. İşsiz kalan insanlar, işlemeyen boş kalan makinalar ne olacak, bu…
İİstanbul Havalimanı’na Taşınma 3 Mart’tan Sonra
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılacak olan kademeli taşınmanın 3 Mart tarihi itibariyle tamamlanacağı ve o tarihten itibaren büyük taşınmanın gerçekleşeceğini açıkladı İstanbul Havalimanı’nda açılışı gerçekleştirilen Duty Free mağazalarının ikinci fazının açılışına katılan DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılması planlanan taşınmayı, kış şartları nedeniyle Mart ayına kadar kademeli geçiş olarak karar verdiklerinin altını çizen Ocak, “29 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı bu güzide eserde önce iki aylık bir test sürecimiz oldu. Bu konuda Türk Hava Yolları’nın çok büyük destekleri oldu. Bu iki aylık test sürecinden sonra tekrar kısa bir süreye ihtiyacımız oldu. Kış sezonunda taşınma olmasın diye Mart ayına kadar kademeli geçişe karar verdik. Bu kademeli geçişi inşallah 3 Mart tarihinde noktalayacağız. Bu tarihte büyük taşınmayı yapacağız. Bundan sonra ticari uçuşlarımız Atatürk Havalimanı yerine inşallah İstanbul Havalimanı’ndan devam edecek” dedi. Atatürk Havalimanı çok büyük ihtiyacı karşılayacak DHA’da yer alan habere göre; 3 Mart tarihinden itibaren Atatürk Havalimanı’nın ticari uçuşlara kapalı olacağını ifade eden Ocak,“Buradan sadece genel havacılık, bakım onarım hangarları, müstakil kargo uçuşlar ve fuarlar Atatürk Havalimanı’nda faaliyetlerine devam edecek. Bu çok büyük bir ihtiyaçtı ve Atatürk Havalimanı işlevini bu yönde devam edecek. Bu arada hava seyrüsefere ilişkin tesislerimiz minimum 2022-2023 yılına kadar faaliyetlerine orada devam edecek.” şeklinde konuştu.Süreç tamamlandı İstanbul Havalimanı’nın uluslararası uçuş izinlerinin de tamamlandığını belirten DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak “Herkes hazır, bizim artık büyük açılışa davetimizi bekliyorlar. 3 Mart’tan birkaç gün önce ORAT sürecini başlatacağız. Arkadaşlar sektör paydaşlarıyla bu toplantılarını yapıyorlar. Bir aksilik olmazsa 3 Mart’a göre planlamalar yapıldı” dedi. KAYNAK yapi.com.tr
“Bekleme Yapma, 134 TL Cebinde Kalsın!”
MÜSİAD 11-18 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek Enerji Tasarrufu Haftası çerçevesinde önemli bir kampanyaya imza atıyor.Enerji tasarrufuna dikkat çekmeyi amaçlayan MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) üyeleri, stand-by konumundaki tüm elektronik ürünlerin fişlerini çekecek.Evlerimizde fişe takılı ve kapalı bekleyen elektronik ürünlerin hem aylık hem de yıllık bazda hatırı sayılır miktarda elektrik tükettiğine dikkat çeken MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, anlık ihmallerin büyük bir israfa yol açtığını belirtti. Kaan, “ TV, uydu kutusu ve fişe takılı kullanmadığımız çamaşır makinesi gibi cihazlar, cebimizden yılda yüzlerce liranın çıkmasına sebep oluyor. Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nın 2016 yılı rakamlarına göre bu tür stand-by durumundaki aletler nedeniyle ayda 11.1 TL yılda ise 134 TL cebimizden boşa gidiyor. Ortalama 100 TL’den 21 milyon hane sayımızla hesap ettiğimizde ise ülke olarak milli servetimiz olan 2.1 milyar TL kaybolup gidiyor” şeklinde konuştu.Herkesi bu kampanyaya katılmaya çağıran MUSİAD Başkanı Kaan, “Başta ev hanımlarımız olmak üzere, işçi, işveren ve memurlarımızla birlikte bu konuda önemli bir kamuoyu oluşturacağımıza inanıyorum. Fişi çekerken harcayacağımız ya da üşendiğimiz en fazla 3 saniye için, hem kendimizin hem de ülkemizin cebinden çıkacak paranın değerini bilelim” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak yapi.com.tr
“Türkiye’de İnşaat Sektörü Çöküşe Geçiyor”
Fransız haber ajansı AFP, Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın inşaat şirketlerini nasıl etkilediğini inceleyen bir haber yayınladı. “Türkiye’nin ekonomik büyümesi yavaşlarken inşaat sektörü çöküşe geçiyor” başlıklı haberde Bolu Mudurnu’da Al Babas adıyla Disney kalelerini andıran yüzlerce lüks ev yapan Sarot Grubu’nun iflası örnek gösterildi. Fransız haber ajansı AFP, Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın inşaat şirketlerini nasıl etkilediğini inceleyen bir haber yayınladı. “Türkiye’nin ekonomik büyümesi yavaşlarken inşaat sektörü çöküşe geçiyor” başlıklı haberde Bolu Mudurnu’da Burj Al Babas adıyla Disney kalelerini andıran yüzlerce lüks ev yapan Sarot Grubu‘nun iflası örnek gösterildi. Sarot Grubu konkordato başvurusu yapmış, mahkeme 20 Kasım’da konkordatonun başarıya ulaşma şansı olmadığını söyleyerek iflas kararı vermişti. Sarot Grubu ise karara itiraz edeceğini açıklamıştı. İnşaatı 2014’te başlayan 732 villa ve bir alışveriş merkezi içeren proje, iflasın ardından belirsizliğe sürüklendi. AFP Sarot’un, alacaklılardan korunmak için konkordato başvurusu yapan yüzlerce şirketten biri olduğunu yazdı. Haber şöyle devam ediyor: “Sarot Grubu Başkan Yardımcısı Mezher Yerdelen, 200 milyon dolarlık proje kapsamında bazı müşterilerin satın aldıkları evlerin parasını ödememeleri nedeniyle konkordato başvurusu yaptığını, bugüne kadar projeye 100 milyon dolar harcandığını söylüyor. “Fiyatları 400 ile 500 bin dolar arasında değişen evlerden 351’i Arap yatırımcılara satılmıştı. “Yerdelen, körfez ülkelerindeki müşterilerinin petrol fiyatlarındaki düşüşten, kendilerininse Türkiye’deki ekonomik dalgalanmaların inşaat maliyetini artırmasından etkilendiğini söylüyor. “İflas kararı hakkındaki tartışmalara rağmen Yerdelen satışlara devam etmeyi ve sitenin açılışını Ekim 2019’da gerçekleştirmeyi umuyor. “Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bitmemiş ve boş inşaat projeleri, ülkedeki inşaat sektörünün ve ekonominin kendini içinde bulduğu soruları gösteriyor. “İnşaat sektörü Erdoğan 2003’te iktidara geldikten sonra Türk ekonomisinin büyüme motoru olmuştu. Fakat sektör 2018’in üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 5,3 küçüldü. “İzmir Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Duman ‘Ülkede konkordato veya iflas başvurusunda bulunan şirketlerin dörtte üçü inşaat şirketi’ diyor. “Duman ‘İster emlak balonu, ister inşaat balonu diyelim, ortada bir balon var’ ifadelerini kullanıyor. “Ticaret Bakanu Ruhsar Pekcan Aralık ortasında 846 şirketin konkordatoya başvurduğunu söyledi fakat muhalif Sözcü gazetesi bu sayının Ekim’de 3 bini aştığını yazmıştı. “İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe de karamsar. Daha fazla şirketin konkordato ve iflas başvurusu yapacağını düşünüyor. “Ona göre Türkiye’de ihtiyacın üzerinde ev inşa edildi. Bunlara sadece Disney kalesi görünümündeki Burj al Babas villaları değil, aynı zamanda sıradan Türkler için basit evler de dahil. “TÜİK’in inşaat güven endeksi Kasım ayında yüzde 2,1 düşerek 55,4’e geriledi. Endekste 100’ün altındaki sonuçlar karamsarlığı ifade ediyor. “Öte yandan Türkiye’nin emlak piyasasını inceleyen Kerim Alain Bertrand son dönemde daha iyimser olduğunu, bunun nedenlerinden birinin de ülkenin artan nüfusu olduğunu söylüyor. Bertrand ‘İnşaat sektörü ülkenin lokomotif sektörü’ diyor. “Sektörde bir konsolidasyon beklese de sonrasında genç nüfus sayesinde sektörün hayata tutunacağını düşünüyor. “TÜİK verilerine göre 2017’de Türkiye’nin medyan yaşı 31,7’ydi. Avrupa Birliği’nde bu yaş 42,8.” Kaynak yapi.com.tr
İstanbul’da 2020’de 14 Yeni Metro Hattı Açılacak
İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. İşte değerlenecek o bölgeler. İstanbul‘u daha hızlı, konforlu ve güvenli toplu ulaşıma kavuşturmak için çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2023 yılında 624,65 kilometrelik raylı sistem ağı kurmayı hedefliyor. İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. Bu kapsamda İBB, Tuzla’dan Silivri’ye kadar İstanbul’un her köşesinde dakikalarla yolculuk hedefine adım adım yaklaşıyor. Raylı sistem ağları, İstanbulluların ulaşımını rahatlatırken gayrimenkul fiyatlarına da doping etkisi yaratıyor. Emlak Kulisi’nin gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlere için derlediği haberde, 2020’de İstanbul’un hangi ilçelerinde metro açıkacağını göreceksiniz. İşte İsanbul’da 2020 yılında açılacak 14 yeni metro hattı; 1- Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı tamamlandığında 0,80 kilometre uzunluğunda olacak. Hattta yolculuk 2,5 dakika sürecek. 2- Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı tamamlandığında 18,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 28 dakika. 3- Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı tamamlandığında 37,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 26 dakika. 4- Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamam(2.Kısım Kabataş – Mecidiyeköy Arası) Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamamlandığında 6,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 8,5 dakika. 5- Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı tamamlandığında 8,90 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 13,5 dakika. 6- Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 7- Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı tamamlandığında 6,20 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 10 dakika. 8- Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı tamamlandığında 9,70 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 15 dakika. 9- Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı tamamlandığında 6,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 10,5 dakika. 10- Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı tamamlandığında 10,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 16,5 dakika. 11- Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı tamamlandığında 7,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 12 dakika. 12- Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı tamamlandığında 5,10 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 6 dakika. 13- Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 14- Altunizade – Çamlıca Metro Hattı Altunizade – Çamlıca Metro Hattı tamamlandığında 3,60 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 5,5 dakika.
Mobilya İhracatı 3,1 Milyar Doları Aştı
stanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, 2019 ihracat hedeflerinin, mobilyada yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolar, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde ise 6 milyar dolar olduğunu belirtti. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, mobilya ihracatında 2018 hedeflerinin 3 milyar dolar olduğunu anımsatarak, ihracatlarını önceki yıla göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini belirtti. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Yönetim Kurulu Başkanı da olan Güleç, geçen yıl ihracatlarını 2017’ye göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini vurgulayarak, “Cari fazla veren sektörümüz, ciddi bir yerlilik oranıyla ihracatını artırmayı sürdürüyor. 177 ülkeye mobilya ihraç ederek ülkemize önemli bir döviz girdisi sağlıyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin genel ihracatının yıl genelinde yüzde 7,1 arttığını dile getiren Güleç, mobilyada söz konusu oranın yüzde 14 olduğunu, ortalamanın iki katı yüksek performans gerçekleştirdiklerini ifade etti. Güleç, mobilya ihracatında başı çeken ülkelerin, Irak, Suudi Arabistan, Libya, İsrail, Almanya, Katar, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, ve Birleşik Devletler olarak sıralandığı bilgisini verdi. Bu yıl KDV indiriminin sürmesiyle iç pazardaki canlılık sayesinde ihracatta daha aktif olacaklarını dile getiren Güleç, “2019’da mobilyada ihracat hedefimiz yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolara ulaşmak. Ayrıca 5 milyar doları aşan mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatındaki hedefimiz ise 6 milyar dolar” diye konuştu. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı 5 milyar doları aştı Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde yıl başlarken hedefin 5 milyar dolar olduğunu, 2018’de bu hedefi aşarak 5 milyar 15 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirterek, “Bu rakamlar, önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi içinde görmek için elimizi taşın altına koyduğumuzun kanıtıdır” dedi. Türkiye’nin 2018’de mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında yüzde 12,8 büyüme gerçekleştirdiğini dile getiren Güleç, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin ise yüzde 15,9 büyüme hızını yakalayarak rekor kırdığını bildirdi. Öte yandan ihracatla büyüme hedefi doğrultusunda fuarların ve ticaret heyetlerinin etkin rol oynadığını dile getiren Güleç, bunun için dünyanın farklı noktalarındaki fuarlara Türk heyetlerini götürdüklerini söyledi. Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında ilk 10 sırayı Irak, Birleşik Krallık, İran, İsrail, Suudi Arabistan, Libya, Almanya, Gürcistan, Yunanistan ve Azerbaycan-Nahçivan’ın aldığını sözlerine ekledi.
Ege Üniversitesi Korusu Millet Bahçesi Oluyor
Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesine dönüştürülmesine ilişkin, “Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. EÜ’den yapılan yazılı açıklamaya göre, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesi olarak kullanılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan çalışmalar sürüyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite ile toplum arasındaki duvarları yıktıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle vatandaşlardan bu koruluk alanın kullanıma açılması için yoğun talepler gelmekteydi. Kampüs alanı dışında kalan koruluk alan, milletimizin de kullanımına açılacak. Yaklaşık 290 bin metrekarelik alan, bakım ve düzenlenmesinin ardından vatandaşlarımızın hizmetine sunulacak.” Kampüsün taşınmasının söz konusu olmadığına işaret eden Budak, millet bahçesi projesi ile kampüsün yerinde değişim dönüşümünün farklı konular olduğuna dikkati çekti. DHA’da yer alan habere göre; Bornova Adnan Kahveci Köprülü Kavşağı’ndaki Ege Üniversitesi Lojmanları Konukevi arazisinin bulunduğu bölgede eşsiz bir koruluk olduğunu ifade eden Rektör Budak, “Bu eşsiz koruluk bütünlüğü korunarak millet bahçesine dönüştürülecek. Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor.” ifadelerini kullandı.
Müteahhitlikte Yeni Dönem Başlıyor
Dünya Gazetesi’nden Ferit Parlak’ın haberine göre geçtiğimiz yıl sektörü olumsuz etkileyen hususların başında fiyat farkının geldiğini belirten İNTES Başkanı Celal Koloğlu, bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret etti. Koloğlu “İhalelerde istekliler tekliflerini verirken bir hesaplama yapmaktadır. Ancak ihale üzerinde kalan yüklenici için öngörülemeyecek fiyat artışları nedeniyle yükleniciler zarara uğramaktadır. İhale dokümanlarında fiyat farkı ‘sözleşmelerin olmazsa olmaz bir şartı’ olmalı” diye konuştu. Müteahhitlik mesleğine yönelik, “Herkes müteahhit olabiliyor”, “Müteahhit sayısı, tüm Avrupa’nın on katına ulaştı” şeklindeki eleştiriler tarihe karışıyor. Müteahhitlikte yeni dönem başlıyor. Müteahhitlik mesleğinin kriterleri belirlenecek. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Celal Koloğlu, müteahhitlik mesleğinin kriterlerinin belirlenmesi amacıyla Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile çalışma başlattıklarını söyledi. Koloğlu, “Sektörde yeni bir dönemin başlangıcı olacak protokol ile İNTES ve TSE mesleki tecrübelerinden aldıkları güçle bir araya gelerek müteahhitlik mesleğinin kriterlerini belirleyecek. İNTES olarak konusunda yetkin kişilerce bir çalışma grubu kuracağız. Bu çalışma grubu yapım müteahhitlik işletmelerinin yeterlik kriterlerini belirleyecek. Kriterlerin yayımlanması ile birlikte belgelendirme süreci başlayacak. Bu belgelendirme süreci elbette sıkı denetimlere tabii olacak. Müteahhitlik sektöründe TSE güvencesiyle şeffaf, güvenilir, tarafsız bir sistem hayat bulacak. İNTES ve TSE’nin yürüttüğü bu çalışmanın başta inşaat sektörü paydaşları olmak üzere ülkemize faydalı bir hizmet olacağına yürekten inanıyoruz” dedi. Sektörde işini layıkıyla yapan firmaları, diğerlerinden ayırmanın yolunun meslek kriterlerinin belirlenmesi olduğunu vurgulayan Koloğlu, “Sektöre girişte bir sınırlama olmaması işini gerektirdiği şartlara göre yapmayan müteahhitlerin varlık göstermesine neden oldu. Oysaki müteahhitlik bir mühendislik alanı ve kutsal bir meslek. Müteahhitler, mühendislik ve mimarlık eseri olan yaşam alanlarını inşa eden hayatın önemli aktörleri. İnsan hayatıyla doğrudan bağlantılı olan bu meslek grubunun sektöre girişinin mutlaka kriterlerinin belirlenmesi gerekir” diye konuştu. İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi faaliyete geçti İnşaat sektöründe işçi ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’ni kurulduğuna da dikkat çeken Koloğlu şu bilgileri verdi: “İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’nin amacı yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, hukuki uyuşmazlıkların adli soruna dönüşmeden tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözümüne katkı sağlamak ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve uygulamaya konulması amacıyla bilimsel araştırmalar yapmak, projeler geliştirmek, toplumdaki sosyal anlayışın, eğitim sürecinin ve kültürel yapının buna uygun hale getirilmesine katkı sağlamaktır. Merkezimiz Türkiye’nin her yerinde üyelerimize hizmet verecek, üyelerimizin yurtdışında bulunan iş yerleri ile online yapılacak arabuluculuk görüşmeleri için de alt yapı çalışmalarımız tamamlanıyor.” Kaynak yapi.com.tr
Bir Kapıdan Daha Fazlası TUTKUNLAR
Tutkunlar Endüstriyel Ürünler Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak “1976” dan bu yana çelik kapı üretmekteyiz.Ürünlerimizin tamamı bina giriş kapıları,daire giriş kapıları,villa giriş kapıları,yangın kapıları ve bu kapılara uygulanabilen parmak izi,göz iris taraması,uzaktan kumanda,kamera ve proxy kartlı giriş sistemlerinden oluşmuştur.Bugüne kadar ve bundan sonrada kalite ve güvenceden asla taviz vermeyen Tutkunlar bunun karşılığı olarak Türkiye’de tüketici ödülü alan “ilk çelik kapı firmasıdır”. Bunun yanı sıra sertifikalarımız ISO 9001:2008 Sanayi ve ticaret bakanlığından satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi , GOST Sertifikası (GOST-R) , TSE den imalata yeterlilik Türk standartlarına uygunluk ve yangın kapısı dayanıklılık sertifikası (Chiltren/RF 06 145,İngiltere) Ürünlerimiz yurtdışı pazarında da yerini almaktadır ve ihracata devam etmektedir. Size Özel Kapılar Bu bilinç ile yola çıkan Tutkunlar Çelik Kapı, kaliteli ve estetik görünüme sahip kapı modellerine, çağın gelişen güvenlik teknolojilerini entegre etmiştir. Standart ölçümlerin yanı sıra, tüketicinin arzusuna göre de tasarladığımız kapı modellerimiz ile kullanıcımızı, Türkiye’de çelik ve ahşabı birleştiren “ilk” kuruluş olarak, hem görsel açıdan memnun edip; hem de onlara, hırsızlık oranlarının giderek arttığı ülkemizde güvenliği ve rahatı sunuyoruz. Dünya pazarında ise; Balkan ülkeleri, Türkî Cumhuriyetler ve Arap dünyası ile çalışıyor, Türk malının kalite ve güvencesini tanıtıyoruz.. FOTOSELLİ CAM KAPI SİSTEMLERİ SÜRGÜLÜ BAHÇE KAPILARI KAPI SİSTEMLERİ ÇELİK KAPILAR BARİYER SİSTEMLERİ YANGIN KAPILARI GARAJ KAPILARI ELEKTRONİK GÜVENLİK SİSTEMLERİ TK4 212 TK4 182 CFTK TK4 150 CF TK4 013 TK4 163 TK4 308 ULUS TK4 151CF TK4 430 KOMPAKT LAMİNE TK4 019 CF TK4 430 TK4 300 TK4 198 ULUS MERKEZ (Beylikdüzü – İstanbul ) Mevlana Mah. Sultan Ahmet. Cad. Aker Apt. No:1/3-4 Esenyurt / İSTANBUL Tel : 444 00 67 Fax : 0212 852 80 82 E-Mail: info@tutkunlar.com.tr www.tutkunlar.com.tr
10 yıllık tecrübe Zenon Panel
İtimat Mühendislik Zenon Panel Yapı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.tarafından 2008 yılından itibaren üretilmekte olan Zenon Panel Türkiye’nin bir çok bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Genel olarak tek katlı yapılar ile yüksek katlı binalarda çatı ve dış cephe duvarı olarak kullanılan Zenon Panel her geçen gün daha fazla tercih edilen bir ürün haline gelmiştir. Özellikle 2012 yılında Ulusal Teknik Onay belgesi ve TSE gibi sertifikalarının tamamlanması tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve gelişen bayi ağı ile tüm ülkede yaygınlığını artırmaktadır. Mesleğinde tecrübeli personel ve mühendisler ile hizmet vermekte olan Zenon Panel yurt genelinde yaygın bayi ağı ile üretimden montaja kalite prensibiyle çalışmaktadır. Zenon Panel gelişmiş teknolojisi ile yapı sektörü için bir çok yenilik sunmakta ve klasik uygulamalara farklı çözümler getirmektedir. Firmamız İstanbul Ticaret Odası ve TUMSIAD üyesidir. Bu güne kadar binlerce farklı projede 2.000.000 m2 den fazla kullanımı gerçekleşen Zenon Panel geleceğin alternatif yapı malzemeleri arasında şimdiden yerini almıştır. Zenon Panel Türkiye’nin her bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Zenon Panel‘in yurt dışında kullanımı her geçen gün artmaktadır. Makedonya, Gürcistan, İran, Irak ve Libya’da bayiliklerimiz bulunmaktadır. Zenon Panel‘in her iki yüzeyinde bulunan çelik hasırın birbirine sürekli çapraz tel donatı ile 10 cm aralıklı olarak panel boyunca sürekli bağlanması, Zenon Panel‘i dünyadaki farklı hafif panel ürünlerden farklı ve güçlü kılmaktadır. Avm ve endüstriyel binalarda Zenon Panel Tünel uygulamalarında Zenon Panel Hızlı konut sistemlerinde Zenon Panel8.000 m2 sanayi arazisi üzerine kurulu fabrikamızda, yıllık 1.000.000 m2 üretim kapasitesine sahip tam otomasyonlu üretim hattında sizlere hizmet vermekteyiz. Zenon Panel‘in seri üretiminde el işçiliği yoktur. Üretimin tüm aşamaları iç kalite kontrol süreçleri çerçevesinde denetim altındadır. İtimat Mühendislik Zenon Panel® Yapı Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. Fevzipaşa Mah. Söğüt Cad. No:41 Değirmenköy Silivri/ISTANBUL – TURKIYE T: +90 212 884 34 92 F: +90 212 884 34 93 E: info@zenonpanel.com www.zenonpanel.com.tr
Avrupa’nın En Büyüğü Başakşehir’e Kuruluyor!
İstanbul Rami’de bulunan Kuru Gıda Toptancıları Hali için Başakşehir’de modern bir çarşı inşa ediliyor Yenişafak Gazetesi’nin haberine göre Şahintepe Mahallesi’nde yapılması düşünülen Kanal İstanbul yakasında yapılacak olan çarşı, 322 bin metrekarelik alan üzerinde yükselecek. Yeni halin içinde 1070 adet dükkan, 990 toptancı dükkanı, banka, restorant, kafeterya gibi ihtiyaçlar için 120 ticari dükkan ile 65 tırın aynı anda park edebileceği toplam 1300 araç kapasiteli kapalı ve açık otopark inşa edilecek. Avrupa’nın en büyüğü olacak Toplam 1070 dükkanın yer alacağı halde esnafın dükkan açacağı alanlar belli oldu. Avrupa’nın en büyük kapalı çarşısı Projenin kapsamı ile ilgili de açıklamalar yapan İstanbul Gıda Toptancı Tüccarlar Derneği Mustafa Karlı, “Proje kapsamında 580 dönümlük bir alan var. Bunun 322 dönümü kullanım alanı, 114 dönüm inşaat alanı ve 94 dönüm dükkan inşaat alanı. Bu anlamda Avrupa’nın en modern ve en büyük Kapalı Çarşı’sını yapıyoruz. Bunun gibi bir projenin Türkiye’de bir örneği yok. Gerçekten Türkiye’mize ve İstanbul’umuza yakışır bir tesis inşa ediyoruz. Ayrıca burada faaliyet gösterecek olan bütün üyelerimiz özel mülkiyet sahibi olacaklar” dedi. TOKİ tarafından başlatılan projenin 2019 Nisan ayında tamamlanması planlanıyor. Kaynak yapi.com.tr
2018 YILI İHRACAT RAKAMLARI AÇIKLANDI
2018 yılı ihracatı yüzde 7.1 artışla 168.1 milyar dolar oldu. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti.Türkiye, geçen yıl 168 milyar 88 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatına imza atarken, otomotiv endüstrisi 31,6 milyar dolarlık dış satımla en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından, 2018’de gerçekleştirilen ihracat rakamları açıklandı. Buna göre, ihracat Aralık 2018’de 2017’nin aynı ayına kıyasla yüzde 0,4 artışla 13,9 milyar dolara yükseldi. Böylece 2018’de toplamda 168 milyar 88 milyon dolarlık ihracata ulaşıldı. Bu rakam 2017’ye kıyasla yüzde 7,1’lik artışa işaret ederken, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti. Sektör bazında bakıldığında otomotiv endüstrisi 2018’de 31 milyar 568 milyon 469 bin dolarlık ihracata imza attı. Otomotiv endüstrisi, bu sonuçla 2018’de en fazla ihracat gerçekleştirilen sektör oldu. Otomotiv endüstrisini 17 milyar 642 milyon 157 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 15 milyar 554 milyon 861 bin dolarla çelik takip etti. – En fazla ihracat artışı çelikte Geçen yıl en fazla ihracat artışını yakalayan sektör yüzde 36,1’le çelik sektörü oldu. Bu dönemde dış satımında en fazla düşüşü ise yüzde 26 ile gemi ve yat sektörü yaşadı. Türkiye’nin toplam ihracatının 2018’de yüzde 83,4’üne sanayi grubu imza attı. Söz konusu grupta 2017’ye göre yüzde 12,4’lük artışla 136 milyar 325 milyon 297 bin dolarlık ihracat yapıldı. Toplam ihracatın yüzde 13,8’ini oluşturan tarım grubunda yüzde 6,7’lik yükselişle 22 milyar 645 milyon 609 bin dolarlık, toplam ihracattan yüzde 2,7 pay alan madencilik grubunda da yüzde 2,7’lik azalışla 4 milyar 561 milyon 662 bin dolarlık ihracat gerçekleşti. – En fazla ihracat Almanya’ya gerçekleşti Geçen yıl Türkiye’den en fazla ihracat yapan ülke 15,8 milyar dolarla Almanya oldu. Almanya’yı 11 milyar 47 milyon dolarla Birleşik Krallık, 9 milyar 468 milyon dolarla İtalya ve 8 milyar 253 milyon dolarla ABD izledi. TİM verilerine göre, sektörel bazda 2017 ve 2018 yılı ihracat rakamları, yüzdesel değişimler ve toplam içindeki paylar şöyle (bin dolar): Kaynak Plastikciyiz.biz
2018 YILI ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI
TÜİK, 2018 yılı aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre aralık ayında enflasyon yüzde 0,40 azaldı. 2018 enflasyonu yüzde 20,30 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aralıkta aylık bazda yüzde 0,40, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,22 azalış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 20,30, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 33,64 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 16,33, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,01 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 0,40, Yİ-ÜFE 2,22 geriledi. TÜFE, aralıkta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,30, Yİ-ÜFE ise yüzde 33,64 arttı. AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER GRUBUNDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,78, sağlıkta %0,62, lokanta ve otellerde %0,31 ve alkollü içecekler ve tütünde %0,16 artış gerçekleşti. AYLIK EN FAZLA DÜŞÜŞ GİYİM VE AYAKKABIDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada %2,56, eğlence ve kültürde %0,25, haberleşmede %0,11 ve konutta %0,06 düşüş gerçekleşti. TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre çeşitli mal ve hizmetler %28,80, gıda ve alkolsüz içecekler %25,11, konut %23,73 ve eğlence ve kültür %20,86 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %23,53 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %18,26 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde gerçekleşti. Aralık 2018’de endekste kapsanan 407 maddeden; 44 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 202 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 161 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
Kış Hastalıklarına Yakalanmamak İçin…
Ateş, burun akıntısı, öksürük, halsizlik… Eğer bu tablo dikkatinizi çektiyse bu önerilere bakmanızda yarar var. Nezle, grip, soğuk algınlığı, faranjit, zatürre gibi solunum yolu hastalıkları bu dönemlerde sıkça görülüyor. Dolayısıyla da öksürük, ateş, bulantı, kulak ağrısı gibi belirtiler ile hastanelere başvurular artıyor. Fakat unutulmamalıdır ki; özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler ve kronik sağlık sorunları olanlar daha fazla risk altında. Bu gruba giren hastaların kış ayları öncesinde aşılanması olası hastalık risklerini azaltmak için alınabilecek önlemlerden en etkilisidir. Kış aylarında kapımızı sıkça çalan kış hastalıklarına değinen Avcılar Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Suzan Alp, hangi hastalıkların hangi belirtilerle kendini gösterdiğini ve bu hastalıklardan korunmak için neler yapılması gerektiğini anlattı. YORGUNLUK, UYKUSUZLUK VE YETERSİZ BESLENME HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR Aşırı yorgunluk, uykusuz kalmak, aşırı sigara ve alkol tüketmek, yetersiz beslenmek de hastalanmayı kolaylaştıran nedenler arasında yer alır. Kış mevsimini sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini güçlendirmek, bunun için de yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Antioksidan özelliği olan C, A ve E vitaminlerinin alımı son derece önem taşır. Hatta doğru beslenen bireyler için dışarıdan ek takviye gerekmez. Ancak oral alımın yeterli olmaması veya bazı özel durumlarda (kemoterapi ve radyoterapi tedavisi gören hastalar gibi) hekim önerisiyle dışarıdan takviye almak gerekebilir. Peki, nezle, grip, faranjit, zatürre gibi hastalıkları nasıl birbirinden ayıracağız? NEZLE TEDAVİSİNDE ANTİBİYOTİK KULLANILABİLİR Mİ? Nezle, burun akıntısı ve tıkanıklığı ile başlayan hapşırık, boğaz ağrısı, öksürük, hafif ateş ile devam eden belirtileri olan viral bir solunum sistemi hastalığıdır. 200’den fazla virüs ile bu tablo oluşabilir. Virüs vücuda girdikten iki-üç gün sonra belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve çoğunlukla bir haftada iyileşme sağlanabilir. Nezlenin tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur; istirahat, bol sıvı alınması ve oluşan semptomları gidermeye yönelik ilaçların kullanımıyla günler içinde düzelen bir hastalıktır. İŞTE NEZLEDEN KORUNMANIN YOLLARI Nezle, komplikasyon olarak kulak iltihabı ve sinüzite yol açabilir. Şiddetli sinüs ağrısı, öksürük, balgam çıkarma, yüksek ateş, nezlenin üzerine eklenen bir bakteri enfeksiyonunu gösterir. Antibiyotik kullanı- mı nezlenin üzerine eklenen ikincil bakteriyel bir hastalık olduğu zaman gereklidir. Korunmak için mümkün olduğunca havasız ve kapalı ortamlardan kaçınmak, sık sık elleri yıkamak gerekir. KAPI KOLLARI, TELEFONLAR VE KLAVYELERE DOKUNMADAN ÖNCE BİR DAHA DÜŞÜNÜN! Grip, genellikle hastayı yatıracak kadar vücut direncini düşüren bir seyir izleyebilir. Hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi, hapşırması ile havaya yayılan partiküllerle ya da doğrudan temasla (kapı kolları, telefonlar, bilgisayar klavyeleri vb.) grip toplum içinde son derece hızla yayılabiliyor. Yaşlılar, diyabet, kalp ve solunum sistemi hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanlarda daha ağır seyredebilir ve zatürre gibi ikincil gelişen hastalıklara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Ekim-Kasım aylarında özellikle risk grupları başta olmak üzere tüm bireylere koruyuculuk düzeyi yüksek olan “grip aşısının” yaptırılması son derece önem taşıyor. BU BELİRTİLERE DİKKAT! Akut sinüzit, kafatasında bulunan sinüs adı verilen kemik boşluklarının iltihabıdır. Burun tıkanıklığı, baş ağrısı, ateş, geniz akıntısı gibi belirtiler verir. Süregelen hale gelme (kronikleşme) olasılığı vardır. Otitis media, orta kulak iltihabıdır. Çoğunlukla şiddetli boğaz iltihaplarından sonra gelişir. Kulak ağrısı, ateş ve genel durum bozukluğu ile seyredebilir. KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? 65 yaş ve üstündeki kişiler, Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker hastalığı ve benzeri hastalığı olanlar, Bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler: Kanser hastaları, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, hasta bakıcılar, kreş ve huzurevi çalışanları, Yüksek risk grubundaki kişilerle yakın temasta olan kişiler, İlk…
Türkiye’nin ‘Işık Kirliliği’ Ölçümü Yapıldı
6 gecede toplam 171 farklı noktada yapılan ölçümün sonuçları dikkat çekti Dünyada giderek artan ışık kirliliği, Bursa´da düzenlenen panelde ele alındı. Nilüfer Belediyesi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Bursa Amatör Astronomi Kulübü, Karaman Dernekler Yerleşkesi´nde ‘Işık Kirliliği’ konulu panelde doğal hayatı korumak, enerji tasarrufu sağlamak ve şehirlerde daha çok yıldız görebilmek konuları tartışıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Remzi Çınar ile Bursa Amatör Astronomi Kulübü Başkanı İlhan Vardar, Işık Kirliliği Araştırma Projesi kapsamında ortaya çıkan raporu kamuoyuyla paylaştı. Bilimsel verilerle ışık kirliliğinin çevresel etkilerini de aktaran Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şu konulara değindi: “2016´da güncellenen bilimsel bir çalışmada, dünya nüfusunun yüzde 83´ünün ışık kirliliği altında yaşadığı belirlenmiştir. Bu oran, Avrupa ve Amerika nüfusu ele alındığında yüzde 99 olarak gerçekleşmektedir. Aynı çalışmanın sonuçlarına göre, Türkiye nüfusun yüzde 97.8´i ışık kirliliği altında yaşamakta ve nüfusun yarısı (yüzde 49.9) Samanyolu´nu hiç görmemektedir. Bu projede, Nilüfer´de gece gökyüzü parlaklığı ölçümleri yapılarak bölgenin ışık kirliliği haritası çıkarıldı ve yanlış aydınlatmadan kaynaklanan enerji kaybı hesaplandı. Işık kirliliği ve kent merkezlerinde gökyüzü parlaklığı ölçümleri konusunda bilgilendirme ve eğitim toplantıları yapıldı.”Çalışma sonuçları dikkat çekti Proje hakkında bilgi veren Bozbey, ışık kirliliği sorununun ekonomik boyutuna da dikkat çekerken şu ifadeleri kullandı: “Proje ortağı kurum ve kuruluşlarda görevli kişilerden 4 grup oluşturuldu, ardışık 6 gecede toplam 171 faklı noktada başucu doğrultusunda ölçümler yapıldı. Tüm veriler, bir Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) programına aktarılarak eş parlaklık eğrileri oluşturuldu. Buradan elde edilen alanlar kullanılarak Nilüfer´deki yanlış aydınlatmadan kaynaklı kaybolan toplam ışık miktarı ve buna karşılık gelen enerji değerleri yani kaybı hesaplandı. Bu çalışma çerçevesinde Nilüfer´de kaybolan toplam ışık miktarının yıllık 101 milyon lümen, ekonomik karşılığının ise 1 milyon 750 bin lira olduğu saptandı. Nilüfer ölçeğinden dünyaya baktığımızda bu durum, elektrik üretirken tükettiğimiz sınırlı petrol, doğalgaz ve kömür kaynaklarımızın önemli bir kısmının boşa harcandığı anlamına geliyor. Üstelik bu yolla atmosfer de sürekli olarak kirletiliyor.”Amaç; Işığın doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını sağlamak TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Remzi Çınar ise, enerjinin topluma yeterli, sürekli, kaliteli, çevreye zarar vermeyen ve ekonomik gücünü de zorlamayan fiyatlarla temin edilmesi gerektiğini savunduklarını söyledi. Çınar, şöyle devam etti: “Bu çalışmamızı ışığın doğru yerde ve ihtiyaç duyulan miktarda doğru yönde ve doğru zamanda kullanılması için gerçekleştirdik. Bir rapor ortaya çıktı ve Elektrik Mühendisleri Odası olarak kamunun elektrik ihtiyacının karşılanması noktasında yerel kaynakları ön planda kullanmasını arzu ediyoruz. Bunun için iki tane önemli nokta var. Enerjide verimlilik noktası, bacasız sanayi olarak ifade ettiğimiz bir süreç. Meskenlerde, sanayi kuruluşlarında ve ulaşım araçlarında olmak üzere üç ana çerçevede değerlendiriyoruz. Toplamda yüzde 40´lar seviyesinde verimlilik söz konusu. Enerjide yüzde 70 dışa bağımlı olan bir ülkenin yüzde 40 gibi bacasız sanayisi enerji verimliliğini ve tasarrufu noktasını kullanması gerekiyor.” Kaynak yapi.com.tr
RJ Models Türkiye’yi Avrupa’nın Maket Üssü Yapacak
Hazırladığı mimari maketlerle dünya çapında ses getiren RJ Models, Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürüyor. 2012 yılından bu yana Türkiye’den Avrupa ve Türki Cumhuriyetlere hizmet veren RJ Models’in hedefinde Türkiye’yi mimari maket üssü yapmak var. 1995 yılında Hong Kong’da kurulan RJ Models, bugün ürettiği 10 binden fazla maketle dünyanın lider mimari maket tasarım şirketleri arasında yer alıyor. İddialı çalışmalarıyla dikkat çeken RJ Models; Zaha Hadid, SOM, KPF gibi birçok önemli mimarlık şirketi için maketler hazırlıyor. Sektöründe dünyanın en büyük üretim tesisine sahip olan firma, 2010 yılında girdiği Türkiye pazarında da “The Stevie Awards” kazanan Yaşayan İstanbul maketi, İstanbul Havalimanı, Çamlıca Camisi, Başakşehir Stadyumu, Beyoğlu Kentsel Dönüşüm maketi, Fatih Belediyesi için üretilen 96 metrekarelik Tarihi Yarımada maketi, Tarlabaşı 360 Kentsel Dönüşüm Projesi maketi gibi çok sayıda çalışmaya imza attı. Konut projelerinden rekreasyon ve spor tesislerine, otellerden havalimanlarına, tema parklardan camilere birçok alanda mimari maket üreten RJ Models, Türkiye, Avrupa ve Türki Cumhuriyetler’de hizmet veriyor.“2019’da iş hacmimizi iki katına çıkaracağız” Pazardaki istikrarlı büyümelerini sürdürdüklerini söyleyen RJ Models Bölgesel Ortağı Uğur Maslamani, “Türkiye’yi mimari maket alanında Avrupa ve Türki Cumhuriyetler’e hizmet veren bir üs konumuna getirmek istiyoruz. Bu hedefimize adım adım ilerliyoruz. Özellikle yabancı mimarlarla çalışan Türk yatırımcılar bizi tercih ediyor. Türki Cumhuriyetler ve Rusya’da çok önemli projelerde yer alıyoruz. 2019’da iş hacmimizin 2018 yılına göre iki kat artacağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.“Projenin tüm özelliklerini makete yansıtabiliyoruz” RJ Models’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden birinin hız olduğunu hatırlatan RJ Models Bölgesel Ortağı Hakan Özkan, ise, “Çok büyük ve detaylı maketleri bile kısa sürede teslim edebiliyoruz. Tüm maketlerimiz Shenzhen’de bulunan 15 bin metrekarelik üretim tesisimizde hazırlanıyor. Burada 765 çalışan maketleri en kısa sürede ve en iyi şekilde üretebilmek için çalışıyor. Bir projenin tüm özelliklerini ve detaylarını incelikle düşünerek makete yansıtabiliyoruz. Maketlerimizde bir koltuktaki farklı desenlerdeki yastıklar, duvardaki tablo detayı, o alandaki giysiler bile bizim için çok önemli. Kaydıraktan kayan ve köpeğiyle oynayan çocuklar, bebek arabasıyla bebeğini gezdiren anneler gibi detaylar büyük ilgi çekiyor. Özellikle peyzaj mimarisini makete yansıtmakta kendimize çok güveniyoruz. Ağaç ve çimenlerin geçişli renkleri makete doğal bir hava katıyor. Maketi yaptığımız ülkenin iklimine göre yetişen özel ağaçları üretebiliyoruz. Maketlere iPad üzerinden kontrol edilen özel ışık efektleri, denizde yüzdürülen gemiler, hareket eden arabalar ve teleferikler gibi teknolojik özellikler de ekleyebiliyoruz” dedi. RJ Models hakkında: Hong Kong merkezli uluslararası bir mimari maket şirketi olan RJ Models, başta ABD, Hindistan, Avustralya, Fransa, İngiltere, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 90’dan fazla ülkede faaliyet göstermektedir. RJ Models, konut projeleri, devlet daireleri, üniversite kampüsleri, oteller, havaalanları, rekreasyon ve spor tesisleri, kamu ve özel kuruluşlar, sağlık tesisleri gibi alanlarda mimari maket hazırlamaktadır. Tüm maketlerini, Shenzhen’de bulunan 15.000 metrekarelik fabrikasında hazırlayan RJ Models, her yıl 700’den fazla mimari maket üretmektedir. Türkiye pazarına 2010 yılında giren şirket, 2012 yılından bu yana RJ Models Türkiye olarak Avrupa geneline ve Türki Cumhuriyetler’e hizmet vermektedir. RJ Models Türkiye’nin hazırladığı mimari maketler arasında İstanbul Ticaret Odası için hazırlanan “Yaşayan İstanbul” maketinin yanı sıra İstanbul Havalimanı, Fatih Belediyesi için üretilen 96 m2’lik tarihi yarımada maketi, Tarlabaşı 360 Kentsel Dönüşüm Projesi, Balıkesir Yat Limanı, Rekreasyon Alanı ve Köprü Maketleri, İzmir İstinyepark Alışveriş Merkezi, Başakşehir Stadyumu ve tüm spor kompleksi, Çamlıca Camisi, Benesta Acıbadem, Sea Pearl, Büyükyalı, Ankara Altınoran projesi, Emlak Konut Ataşehir master plan maketi, Artaş…
İnşaat Sektöründe Neler Oluyor?
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) “Aralık 2018 Sektör Raporu”nu yayımladı. Raporda inşaat sektöründe yaşanan sıkıntıların devam ettiğini ve mali sıkıntıların inşaat malzemeleri sanayisine bulaşma riski taşıdığını belirtildi. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD)’nin, sektörün çatı kuruluşu olarak hazırladığı ‘Aralık 2018 Sektör Raporu’nda şu tespitler yer aldı: İnşaat sektöründe büyüme 2018 yılının üçüncü çeyrek döneminde tersine döndü ve sektör yüzde 5,3 küçüldü. Yılın ilk ve ikinci çeyreğinde büyümeler yüzde 6,7 ve 1,0 olarak revize edildi. Böylece yılın ilk 9 ayında inşaat sektörü yüzde 0,8 büyüdü. 2017 yılı ilk 9 ayında ise inşaat sektörü yüzde 9,7 büyümüştü. Yılın son çeyreğinde de küçülmenin devam ettiği ve inşaat sektörünün 2018 yılını küçülme ile kapattığı tahmin ediliyor. İnşaat sektörü genel büyüme performansından negatif ayrıştı Yılın üçüncü çeyreğinde inşaat sektörünün büyüme performansı ekonominin genel büyüme performansından negatif ayrıştı. Ekonomide sınırlı bir büyüme yaşanmış olmasına karşın diğer sektörlerden farklı olarak inşaat sektöründe önemli bir küçülme yaşandı. Bu ayrışma inşaat sektöründe yaşanan iç sorunlardan kaynaklandı. Türkiye ekonomisi 2018 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 1,6 büyüdü. Gayrimenkul sektöründe büyüme 2018 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 2,3 oldu. Ekonomi ve gayrimenkul sektöründeki büyümelere karşın inşaat sektörü üçüncü çeyrekte yüzde 5,3 küçüldü. Söz konusu ayrışmanın dördüncü çeyrekte de sürdüğü tahmin ediliyor. Mevcut inşaat işleri 50,8 puan seviyesine geriledi İnşaat sektöründe mevcut işler seviyesi Aralık ayında 50,8 puana inerek, TÜİK İnşaat Sanayi Güven Endeksi’nin başlangıcı olarak kabul edilen 2010 yılı seviyesine göre yarı yarıya geriledi. Aralık ayında mevcut işlerin tamamlanmadığı ve yeni işlere başlanmadığı için mevcut işler seviyesinin giderek daraldığı görüldü. Mevcut inşaat işleri seviyesini ölçen endeks Aralık ayında 4,8 puan daha düşerek 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine indi. İnşaat işlerinin gerilemesinde iki önemli neden bulunuyor. İlki talep tarafındaki küçülme iken, diğer önemli neden ise finansman maliyetlerinin geldiği seviyeler ile finansman olanaklarının kesilmesi oldu. Mevcut inşaat işlerinde toparlanma için bu iki koşulda iyileşme sağlanması bekleniyor. İnşaat faaliyetlerini sınırlayan finansman sıkıntıları sürüyor İnşaat sektörü birkaç yönden mali sıkışıklık yaşıyor. Öncelikle talepteki ve satışlardaki gerileme ile birlikte nakit akışlarında önemli bir daralma bulunuyor. İkinci olarak mevcut banka kredi borçlarının geri ödenmesinde artan döviz kurları ve faizler nedeniyle sıkışıklıklar yaşanıyor. Üçüncü olarak yeni banka kredilerinin kullanım olanağının hemen hemen kalmadığı görülüyor. Son olarak da artan inşaat maliyetleri nedeniyle işletme sermayesi ihtiyacı yükseliyor. Bu mali sıkışıklıklar çözülmeden inşaat sektöründe kalıcı bir iyileşme yaşanması da gecikiyor. TÜİK İnşaat Sektörü Güven Endeksi’nde müteahhitlerin finansman sorunları Aralık ayında da artışını sürdürdü. Finansman alanında yaşanan mali sıkıntılar, inşaat sektöründe genele yayılma ve inşaat malzemeleri sanayisine bulaşma riski de taşıyor. Satışların ve işlerin en durgun olduğu kış aylarında inşaat sektörü ve inşaat malzemesi sanayisini zorlu bir dönem bekliyor. İnşaat malzemesi sanayi üretimi Ekim ayında yüzde 13,5 geriledi 2018 yılı Ekim ayında inşaat malzemesi ortalama sanayi üretimi 2017 yılı Ekim ayına göre yüzde 13,5 azaldı. Ağustos ve Eylül ayından sonra Ekim ayında da üretimde düşüş yaşandı. Üretimdeki bu gerilemede iç talepteki daralma etkili oldu. Yaz ayları sonrası geleneksel olarak yüksek üretim yapılan Ekim ayında yaşanan gerileme endişe verici olarak değerlendirildi. Ekim ayında iç talebin hızla küçülmesi ve alınan siparişlerdeki düşüş, önümüzdeki aylarda da üretimin zayıf kalacağı endişesi yaratıyor. İç talepteki küçülmeye karşın ihracat, üretim artışını desteklemeye devam ediyor. 2018 yılı Ekim ayında 23 alt sektörden 5’inde üretim geçen yılın Ekim ayına…
Kışın Kalbinizi Koruyun!
Mini Kalp Sağlığı Check-Up Paneli Kalp sağlığınız ile ilgili endişe yaşamadan kışı sağlıklı geçirmeniz için hazırladığımız check-up paneli hakkında bilgi almak için 444 2 999 no.lu çağrı merkezimizi arayabilirsiniz. Mini Kalp Sağlığı Check-Up Paneli: Kardiyoloji Muayenesi Ekokardiyografisi EKG *Kampanya bitiş tarihi 31.03.2019
Asrın İşadamları Derneği Yönetiminden İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’a Ziyaret
Asrın İşadamları Derneği (ASRIAD) Yönetimi, Genel Başkan Adnan Danışman başkanlığında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ı ziyaret etti. Odakule’deki buluşmada Genel Başkan Yardımcısı İsmail Keleş ve Sıtkı Abdullahoğlu, aynı zamanda İSO MESKOM üyesi de olan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Uysal ile Oktay Ekenyılmaz, Fatih Demir ve Tayyar Günbeyi de yer aldı. Dernek hakkında bilgi veren ASRİAD Başkanı Danışman, bir yıl gibi kısa bir sürede dernek olarak tüm Türkiye genelinde 81 ilde örgütlendiklerini ve 40’a yakın şube açtıklarını söyleyerek amaçlarının Türkiye ekonomisini nitelik olarak en üst basamaklara taşımak olduğunu vurguladı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, bir yıl önce kurulan derneğin büyüme ve Türkiye geneline yayılma başarısını takdirle karşıladığını söyleyerek STK’lar olarak inandıkları konuları çok güçlü şekilde savunmalarının önemini vurguladı. Bahçıvan, ASRİAD yönetimine dağınık bir faaliyet içinde olmak yerine odaklanmayı ve birkaç temel konunun reçetesini gündemlerine almaları ve mutlaka çözüm bulmaları gerektiğini anlattı. Bahçıvan, yeni kurulmuş ve enerjisi yüksek bir dernek olarak böyle hareket etmenin etkili olacağını ifade etti. ASRİAD Genel Başkanı Adnan Danışman, ASRİAD’ın bir yılını henüz doldurmamış bir dernek olduğunu söyledi. 81 ilde kurucuları olduğunu ve mevcut konjonktürü bilerek yola çıktıklarını kaydeden Danışman, mevcut STK’ların yapmadığını yaparak Türkiye’nin klasik üretim kalıplarını aşması ve yüksek teknolojiye geçmesi için çalışacaklarını dile getirdi. Sloganlarının “Önce nitelik” olduğuna değinen Danışman, bir yıl içinde oldukça iyi bir yol aldıklarını belirtti. Çağımızın ürettiği sorunların farklılaştığını ve Türkiye’nin buna ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Danışman, İSO gibi güçlü STK’lar ile işbirliği yapmak istediklerini anlattı. Danışman önümüzdeki dönemde yapacakları bir ekonomi zirvesi için İSO’dan da destek ve katılım istedi.
İnşaat Sektörüne Kredi Dopingi
Türkiye genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam derken, inşaat sektörüne destek olacak bir karar geldi. Cumhurbaşkanlığı’nca yayımlanan karara göre tüm kamu bankalarının kentsel dönüşüm kredisi faiz desteği vermesinin önü açıldı. 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla dün Resmi Gazete’de yayımlandı. 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Kararda düzenleme yapıldı. Karar 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girecek. Milliyet Gazetesi’nde yer alan habere göre düzenleme ile faiz desteği Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası dışındaki kamu sermayeli bankaları da kapsayacak. Yeni yapılan düzenleme ile birlikte faiz destekli krediler, Bakanlar Kurulu veya Cumhurbaşkanı kararına tabi tutulacak. Karara göre faiz desteği için tahliye tarihinden itibaren bir yıl içinde bankaya başvurulmuş olması gerekecek, onaylanan faiz destekli kredilerin kullanılma süresi, uygunluk yazısı tarihinden itibaren bir yıl olacak şekilde planlandı. Konut edinimi amacı taşıyan faiz destekli yapım ve edinme kredilerinin, bankalarca konut finansman kredisi olarak kullandırılmasına olanak sağlayan kararla kredilerdeki “azami ödemesiz dönem” “azami anapara ödemesiz dönem” olarak değiştirildi





























