POŞET DÜZENLEMESİ KULLANILARAK YAPILAN ALGI OYUNLARINI GÖRÜYORUZ

Plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin düzenlemeyi bazı lobi çevrelerinin kendi algı oyunları için kullandığını belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “36,5 milyar dolar cirosu olan ve 30’dan fazla sektörü besleyen bir sanayiye kötü çocuk muamelesi yaptıramayız” dedi.

“Plastik Poşet”, Kullan-At Toplum Düzeninin Günah Keçisi Yapıldı

Kendi ağırlığından 1.000 kat daha fazla ağırlık taşıyabilen, hafif, hijyenik ve su geçirmez olan plastik poşetlerin kullan-at toplumların sembolü haline getirildiğini ifade eden Selçuk Gülsün, bu nedenle kullanımının azaltılmasına yönelik Avrupa Birliği’nde de düzenlemelerin mevcut olduğunu ancak bizdeki son düzenlemenin AB’deki düzenlemeyle uyuşmadığını belirtti.

Şu Çok Net: Plastik Poşetleri Geri Dönüştürebiliriz

“Doğaya bırakmak yerine plastik poşetleri geri dönüştürmeliyiz” diyen PAGDER Başkanı: “yönetimler, hijyenik olmayan file ve bez çantadan çok atık yönetim ve geri dönüşüm sistemlerinin iyileştirilmesine hatta süpermarketler de poşetten kar elde edeceğine depozitolu sistemleri uygulamaya başlasalar daha efektif olur kanaatindeyiz. Her süpermarket, AB’de uygulanabildiği gibi depozitolu poşet geri dönüşüm kutuları yerleştirsin” dedi.

Biyobozunur’dan Kimsenin Haberi Yok

“1980’lerden beri dünyada marketlerde kullanıma giren biyobozunur plastik poşetler var, ancak böyle bir gerçek yokmuş gibi hareket ediliyor” şeklinde sözlerine devam eden Gülsün: “tabii ki arzu edilen plastik poşetlerin geri dönüştürülmesi ancak biyobozunur ürünlerin yasal düzenlemelerde aynı AB’de olduğu gibi ücretlendirilmemesi gerekir” dedi.

Tüm Sektörün Kötü Çocukmuş Gibi Muamele Görmesi Kabul Edilemez

Selçuk Gülsün ardından şu açıklamalarda bulundu: “plastik işleyicileri 30’dan farklı sektörün verimlilik ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine katkı sağlıyor. Otomotiv, medikal, ileri teknoloji içeren plastikler, yeni nesil inşaat malzemeleri, elektrik-elektronik, inovatif ambalaj gibi 30’dan farklı sektör 21. yüzyılın malzemesinden istifade ediyor. Zira bu yüzyılda verimli, ekolojik ve hijyenik bir malzemeden yararlanmayan veya buna duyarsız kalan bir sektör ayakta kalamaz.

Plastik borular olmasa sıhhi altyapınız çöker. Kablolama olmasa elektrik altyapınız ve internetiniz çöker. Plastik medikal malzemeler olmasa hijyeniniz çöker. Bu çöküş örnekleri saymakla bitmez.

Bu sektör hammadde üreticisi ile, mamul üreticisi ile makine ve ekipman üreticisi ile 7 milyar dolar ihracat hedefliyor bu yıl. Geçen yıl 6,2 milyar dolar doğrudan ihracat yapıldı. Dolaylı ihracat 12 milyar dolar. 330 bin kişi istihdam ediliyor 7.500 işletmede. İşleme kapasitesi olarak Dünya’da yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla koskoca sektörü algı oyunları ile karalamaya çalışmak yenilir yutulur bir iş değil.

Ben bu noktada kamuoyunun bu tür gündeme itibar etmemesini, gerçekleri göz önünde bulundurmasını arzu ediyorum. Kamunun da sağduyu ile imalatçıları dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Belli sektörleri etkileyecek düzenleme yapılırken, o sektörün görüşlerine de kulak verilebilmeli.

Örneğin son poşet düzenlemesinde kanun değişikliği yapıldıktan sonra birçok kere tekrar düzenlemeler yapıldı. Neden? Zira öngörülemeyen, cevabı bilinmeyen konular açıkta bırakılmıştı. Bugün de hali hazırda açıklıklar var. Mesela Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken Türkiye’deki mevzuatta bu neden dikkate alınmıyor, anlaşılır gibi değil. Yine AB’deki yasal düzenleme 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarını kapsıyor. Bizim düzenlemede bu husus ta dikkate alınmadı. Yani mahalle esnafından alınacak poşet için de ücret ödenecek.

Bu halde mağazada alışveriş yaparken kullandığımız poşetten de devlet gelir elde etmek istiyor o zaman diye düşünüyoruz. Bu kez söz konusu düzenleme çevre hassasiyeti ile mi yoksa gelirlerin arttırılması hassasiyeti ile mi yapıldı soru işaretleri oluşuyor.

Diğer taraftan toplanacak fonun nasıl değerlendirileceğine, atık yönetim sisteminde ya da geri dönüşüm sistemimizde hangi projelerin devreye alınacağına dair en küçük bilgi yok. İşsiz kalan insanlar, işlemeyen boş kalan makinalar ne olacak, bu projelerden söz eden olmadı. Bu sektörde imalat yapan işletmelere nasıl bir geçiş projesi planlandı bu konuda da bilgi yok. Dolayısıyla, sağduyulu hareket etmekte fayda görüyoruz. Bir düzenleme yapılırken, kervan yolda dizilir anlayışı ile hareket etmek ülkeye fayda değil zarar getiriyor.”

Kaynak   yapi.com.tr

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…