AB’nin yeni savunma fonu SAFE’ye 18 ülkeden başvuru: Toplam talep 127 milyar euro!
EKOTÜRK’ün haberine göre Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Birliğin savunmasını güçlendirmek amacıyla kurulan ve 150 milyar euroluk finansman sağlayan yeni mali araç Avrupa Güvenlik Eylemi’ne (SAFE) 18 üye ülkenin başvuruda bulunduğunu açıkladı. Bu yoğun ilgi, AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor.AB Komisyonundan yapılan açıklamada, yeni finansman aracı SAFE’ye şu 18 üye ülkenin başvurduğu bildirildi:BelçikaBulgaristanÇekyaEstonyaYunanistanİspanyaFransaHırvatistanİtalyaGüney Kıbrıs Rum YönetimiLetonyaLitvanyaMacaristanPolonyaPortekizRomanyaSlovakyaFinlandiyaBu 18 üye ülkenin toplamda 127 milyar euroluk finansman talebinde bulunduğu belirtildi. SAFE’ye son başvuru tarihi ise 30 Kasım olarak açıklandı.AB Komisyonu’ndan DeğerlendirmeAB Komisyonunun savunma ve uzaydan sorumlu üyesi Andrius Kubilius, SAFE’ye yönelik “yoğun ilginin” Birliğin güvenlik ve savunma alanlarındaki kararlılığını gösterdiğini belirtti.Kubilius, AB ülkelerinin Avrupa’nın güvenliğini artırma çabalarını desteklemekte kararlı olduklarını vurgulayarak, “SAFE, daha güvenli ve birleşik bir gelecek için savunma hazırlığımızı güçlendirme konusundaki ortak kararlılığımızın bir sembolüdür” ifadelerini kullandı.Geniş Kapsamlı Savunma ProgramlarıEKOTÜRK’ün haberine göre SAFE, AB savunmasını güçlendirmek için 150 milyar euroluk finansman içeriyor. Bu, Komisyon’un mart ayında duyurduğu “ReARM Europe” programının bir parçası. 800 milyar euroluk savunma harcamalarını artırarak bölgenin yeniden silahlandırılmasını amaçlayan ReARM Europe, üye ülkelere yapacakları savunma harcamalarına mali kurallarda esneklik tanınması ve fonlar sağlanmasını öngörüyor. Bu eposta ‘Ekotürk Yayıncılık’ adına sektorturkdergi@gmail.com adresine gönderilmiştir.
KOÇ HOLDİNG 2025 YILININ İLK YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAMAYI SÜRDÜRDÜ
Koç Holding, 2025 yılının ilk yarısında konsolide bazda 29,6 milyar ABD doları (USD) gelir elde ederken, yaklaşık 1,8 milyar USD tutarında kombine yatırım gerçekleştirdi. Böylece Topluluk, son beş yılda kombine bazda toplam 15,2 milyar USD yatırım seviyesine ulaştı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, finansal sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “1926 yılında temelleri atılan Topluluğumuzun önümüzdeki yıl karşılayacağımız ikinci yüzyılına, uzun vadeli stratejik bakış açımız doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz güçlü yatırımlarla hazırlanıyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bu zorlu dönemde sağlam likiditemiz, dengeli portföy yapımız ve geniş tedarik zincirimiz sayesinde finansal dayanıklılığımızı koruduk. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında görev yapan 130 bine yakın çalışma arkadaşımızın özverili gayretleriyle başarı çıtamızı daha da yükseltmeye devam ediyoruz” dedi. Koç Topluluğu’ndan Türkiye’nin üretim ve ihracatına güçlü destek Koç Topluluğu’nun Türkiye’nin üretim ve ihracatındaki öncü rolüne dikkat çeken Çakıroğlu, “Topluluğumuz, milli gelirin yüzde 7’sini aşan kombine gelirleri ve Türkiye ihracatındaki yüzde 7’nin üzerindeki payıyla ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlıyor. 155’ten fazla ülkeye yaptığımız ihracatın bir yansıması olarak; Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ‘Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı’ araştırmasında bu yıl da zirvede yer almaktan gurur duyuyoruz. Araştırmanın mal ihracatları kategorisinde Ford Otosan ‘İhracat Şampiyonu’ olurken, Tüpraş 3. sırada ve Arçelik 9. sırada yer aldı. Ayrıca Ford Otosan, Tüpraş ve TürkTraktör kendi sektörlerinde ‘İhracat Lideri’ seçildi. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasında da Tüpraş birinciliğini korurken, Ford Otosan ikinci, Arçelik yedinci sırada yer aldı” ifadelerini kullandı. Koç Topluluğu’nda 2025 yılının ikinci çeyreğinde öne çıkan gelişmeleri değerlendiren Çakıroğlu, “Enerji grubu şirketlerimizden Tüpraş; 7 uluslararası bankanın katıldığı, yılın en önemli finansman işlemlerinden biriyle, 5 yıl vadeli 500 milyon USD tutarında sendikasyon kredisi temin etti. Sürdürülebilirlik bağlantılı bu kredi, Tüpraş’ın Stratejik Dönüşüm Planı çerçevesindeki hedeflerinde ilerlemesine katkı sağlayacak” dedi. Söz konusu planın önemli odak alanlarından biri olan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) için Tüpraş’ın Türk Hava Yolları ile önemli bir iş birliğine imza attığını hatırlatan Çakıroğlu, şöyle devam etti: “Tüpraş, bölgenin en önemli havalimanlarından İstanbul Havalimanı’nın ana tedarikçisi konumunda bulunuyor. Yeni iş birliği çerçevesinde Tüpraş tarafından Türkiye’nin ilk Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı üretilerek gelecek yıldan itibaren Türk Hava Yolları’na tedarik edilecek.” Levent Çakıroğlu: “Ülkemizin otomotivdeki rekabet gücünün artmasına katkı sağlıyoruz.” Tofaş’ın, Stellantis Türkiye paylarını devralmasını takiben entegrasyon sürecinin başarılı bir şekilde devam ettiğini ifade eden Çakıroğlu, “Koç Topluluğu’nun ve ortağımız Stellantis’in Türkiye’ye duyduğu güveni teyit eden atılımlarla ülkemizin otomotivdeki rekabet gücünün artmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. Tek-Art’ın Göcek’teki yeni marina yatırımına da dikkat çeken Çakıroğlu, “Bağlı ortaklığımız Tek-Art Kalamış ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri A.Ş. ile Yıldız Holding ve Sağlam İnşaat arasında; Göcek Village Port Marina, Göcek Exclusive Port Marina ve bu alanlarda bulunan otel varlıklarının devralınmasına yönelik pay alım satım sözleşmesi imzalandı. Sözleşme uyarınca ödenecek toplam bedel, kapanış düzeltmesine tâbi olmak kaydıyla 160 milyon USD oldu. Rekabet Kurulu ve ilgili Bakanlıklardan alınacak izinleri takiben tamamlanacak işlemle, turizm alanındaki yatırımlarımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Levent Çakıroğlu: “Sürdürülebilirlik hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerliyoruz.” Çakıroğlu, 2050 yılında karbon nötr olma hedeflerine doğru kararlılıkla ilerlediklerini belirterek, bu alandaki başarılarının uluslararası düzeyde takdir gördüğünü hatırlattı. Bu başarılarını, sürdürülebilirlik alanındaki azim ve sorumluluklarının göstergesi olarak değerlendirdiklerini kaydeden Çakıroğlu, “Dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan CDP’nin (Carbon Disclosure Project) Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde ‘Global A’ listesinde yer almaktan gurur duyuyoruz. CDP’nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında da Koç Holding olarak liderlik kategorisinde derecelendirildik. Diğer yandan dünyanın en büyük kredi derecelendirme kuruluşlarından S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde endüstriyel holding kategorisinde en…
Hareket Sektördeki Uzmanlığını Umman Pazarına da Taşıdı
Teknolojisi, uzman kadrosu ve üstün hizmet standartlarıyla sektörün lider şirketi Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği, yer aldığı önemli projelere Umman Sultanlığı’nda inşası devam eden Duqm Rafinerisi’ni de kattı. Rafinerinin ağır kaldırma yüklenicisi olan Hareket, bu projeyi yönetmek ve uzmanlığını bölgeye taşımak için Umman’da bir ofis de açtı. 60 yılı aşkın bir süredir ağır kaldırma ve taşımacılık hizmetleri sunan, sektörün uzman şirketi Hareket, Umman Sultanlığı’nın en önemli projelerinden biri olan ve Umman-Kuveyt ortaklığıyla hayata geçirilen Duqm Rafinerisi’nin inşasında iki ayrı kaldırma ve kurulum paketi için Petrofac International Ltd./Samsung Engineering Co. Ltd. ortaklığı tarafından ağır kaldırma yüklenicisi olarak seçildi. Hareket, stratejik bir yatırım olan Duqm Rafinerisi’nde uzmanlık ve tecrübe gerektiren kritik kaldırma operasyonlarını 1.250 ve 1.600 ton kaldırma kapasiteli vinçleriyle gerçekleştirecek. Bu önemli projeyi yönetmek, aynı zamanda ağır kaldırma, ağır taşıma ve vinç kiralama hizmetlerindeki üstün hizmet standartlarını ve teknolojisini bölgeye taşımak isteyen Hareket, bu amaçla Umman’da yeni bir ofis de açtı. Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği Ortadoğu Bölge Satış Müdürü Olivier Schrueders, “Umman’ın Duqm bölgesinin yakında bir ham petrol ihracat merkezi olması planlanıyor. Bölge rafineri, depolama, satış sektörleri için de serbest bölge olacak. Bu önemli projede yer alarak Duqm’un gelişmekte olan endüstrisine değer katmayı dört gözle bekliyoruz. Hareket olarak Umman Sultanlığı’na hizmet etmekten mutluluk ve gurur duyuyoruz” diye konuştu.
Taşımadan Önce Tartıyoruz
Ağır yükleri taşımak ve kaldırmak riskli bir iş olduğu için detaylı hazırlıklar gerektirir. Envanterimize kattığımız yeni yük hücreleriyle hassas ölçümler yaparak hesaplamalarımızı kontrol ediyor ve riskleri minimum seviyeye indiriyoruz. Her biri 600 ton kaldırma kapasitesine sahip 14 yük hücresiyle 8400 tona kadar yekpare yüklerin ağırlık ölçümünü hassasiyetle yapabiliyoruz.
Senegal-Türkiye İş Forumu
Türkiye ile Senegal arasında ikili iş ilişkilerinin artırılması hedefiyle kurulan Senegal-Türkiye İş Forumu; Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonunda, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Senegal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Macky Sall, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Senegal Cumhuriyeti Ticaret ve KOBİ’ler Bakanı Sn. Assome Aminata Diatta, Türk ve Senegalli firma temsilcilerinin katılımlarıyla 21 Şubat 2022 tarihinde Senegal’in başkenti Dakar’da Hareket’in ana sponsorluğunda gerçekleştirildi.
Hareket, Breakbulk Europe Fuarı’nda Sektör Profesyonelleriyle Buluşacak
Hareket, Rotterdam’da düzenlenecek Breakbulk Europe Exhibition & Conference’da yerini alıyor. Pandemi sırasında küresel tedarik zincirinde birçok zorlukla karşılaştık. Bu etkinlik, eğitimler ve atölye çalışmalarıyla bilgi alışverişinde bulunmak ve endüstrinin durumu hakkında daha fazla bilgi edinmek için harika bir fırsat olacak. Avrupa’da ve diğer coğrafyalarda sunduğumuz hizmetler hakkında kapsamlı bilgileri, sizleri standımızda ağırlayacak olan Hareket personelinden etkinlik boyunca bilgi alabilirsiniz. 17-19 Mayıs arası Rotterdam, Ahoy Fuar Merkezinde düzenlecek fuar süresince standımızda gerçekleştireceğimiz özel etkinliklerden ve fuar programından haberdar olmak için bizi takip etmeye devam edin. Sizleri standımızda karşılamak için sabırsızlanıyoruz!
2.150 Ton Ağırlığındaki 3 STS Vinç Haydarpaşa Limanı’ndan Mardaş Limanı’na Taşındı.
Hareket, Haydarpaşa Limanı’nda montajını gerçekleştirdiği her biri 2.150 ton ağırlığındaki 3 adet STS Vinci (Liman Vinci) Haydarpaşa Limanı’ndan İstanbul Boğaz’ını kullanarak Mardaş Limanı’na taşıdı. 2.150 ton ağırlığında, 90 metre yüksekliğinde 25 metre genişliğinde ve 2 bom arasındaki genişliği 150 metre olan 3 ayrı liman vincinin mühendislik, montaj, ağır yük taşıma, deniz taşıması işlemlerinin tamamı Hareket tarafından gerçekleştirildi. İrlanda’dan gemi ile Haydarpaşa limanına gelen vincin parçaları Hareket tarafından oluşturulan yerleşim planına göre indirildikten sonra en ağır parçası 250 ton olacak şekilde iki adet yüksek kapasiteli paletli vinç yardımı ile montajı gerçekleştirildi. Yükün ağırlığının ve genişliğinin fazla, uzunluğunun yüksek olması, indirme limanının darlığı, iki limanın rıhtım yüksekliklerinin farklı olması sebebiyle mühendis ekibimiz projenin ve operasyonun her aşamasını planlayarak çalışmalarını yürüttü. Mühendislerimiz yaptığı çalışmalar sonucunda Dünyada az sayıda gerçekleştirilmiş bir load in ve load out operasyonunu tamamladı. Haydarpaşa Limanı’nda, liman yüksekliğinin 2.20 metre, Mardaş Limanı’nda ise liman yüksekliğinin 3.60 metre olması nedeniyle mühendislerimiz, load out ve load in operasyonlarının yandan iniş-biniş yapılacak şekilde olmasının daha güvenli olacağını tespit etti. Tüm çalışmalar doğrultusunda STS Vinçlerin iskele sancak tarafından sorunsuz yüklenmesi, taşınması ve Mardaş Limanı’na indirilmesini operasyonu başarıyla gerçekleştirildi. Her aşaması titizlikle planlanan proje ve buna göre gerçekleştirilen başarılı operasyonlar sonucunda dünyada sayılı, Türkiye’deki ilk ve tek çift bomlu 3 adet STS Vinci Mardaş Limanı’na sıfır hata ile teslim edildi. Projede deniz taşıması esnasında Liman Başkanlığı ve Kıyı Emniyeti’nin destekleriyle toplamda 3 STS Vincin taşınması için boğaz geçişleri her seferinde 5 saat trafiğe kapatıldı. Müşterimize anahtar teslim hizmet verdiğimiz projede, alanında uzman 12 kişilik mühendis ekibi, 10 kişilik vinç ekibi, 45 kişilik montaj ekibi, 30 kişilik ağır nakliye, balast ve lashing ekibi olmak üzere toplamda 97 personel görev aldı.
HAREKET TÜRKİYE’NİN AĞIR YÜK TAŞIMA REKORUNU KIRDI
Türkiye’de üretilmiş 11.350 ton ağırlığındaki yüzer havuz öncesinde 30 günlük mühendislik çalışması ve 2 günlük taşıma operasyonuyla Tuzla’da denize indirildi. Bu operasyonla Hareket, Türkiye’nin ağır yük taşıma rekorunu kırdı. Türkiye’de bugüne kadar taşınmış en büyük yük olan 48 metre genişliğindeki yüzer havuz, 50 metre genişliğindeki kendisinden sadece 2 metre geniş olan başka bir yüzer havuza yüklendi. Operasyon sırasında yük, saatte bir metre hızla ilerledi. 11.350 ton ağırlığında, 220 metre uzunluğunda ve 48 metre genişliğindeki yüzer havuzun taşıması için Scheuerle SPMT’ler, Goldhofer PST’ler ve hidrolik modüler treylerlerin 384 aks hattı senkronize olarak kullanıldı. Operasyonun detayları için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.
Cumhuriyetimizin 100.Yılı Kutlu Olsun
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Kahramanlarımızın değerli mirası olan Cumhuriyetimizin 100. Yılı’nı gururla kutluyoruz. Milli Mücadele Yılları’nda Kastamonu’daki cephanelerin Ankara’ya götürülmesinde verdiği mücadele sonucunda ağır kış şartları nedeniyle hayatını kaybeden Şerife Bacı’nın hikayesini konu alarak oluşturduğumuz 100. Yıl videomuz ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Kahramanlarımızı şükranla anıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. Yılında umutla, gururla, minnetle ilelebet geleceğe Hareket ediyoruz. Nice yüzyıllara !
Borsa İstanbul’a Hareket Geldi
Borsa İstanbul’da Gong, 67 yıllık köklü tecrübenin gücüyle; yüksek mühendislik çözümleri sayesinde standart dışı yük kaldırma, proje taşımacılığı, makine ve ekipman kiralama, montaj ve depolama hizmetleri sunup üç kıtada faaliyet gösteren global Türk firması Hareket için çaldı. 15- 16- 17 Mayıs 2024 tarihleri arasında gerçekleşen talep toplama sürecini yoğun bir katılımla tamamlayan şirket, 23 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da, “HRKET” koduyla işlem görmeye başladı. Yatırımcılara ayrılan paylara 4,25 kat fazla talep gelen ve 1 milyar 680 milyon TL halka arz büyüklüğüne ulaşan Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş için gong çaldı. Yüksek mühendislik çözümleri sayesinde standart dışı yük kaldırma, proje taşımacılığı, makine ve ekipman kiralama, rüzgâr santralleri montajı ve depolama hizmetleri sunup üç kıtada faaliyet gösteren global Türk firması Hareket Proje, Borsa İstanbul’da düzenlenen Gong töreniyle işlem görmeye başladı.
Hareket, ESTA Mükemmellik Ödüllerinde 3 Ayrı Kategoride Finalde
Avrupa Karayolu Taşımacılığı ve Mobil Vinç İşletmecileri Birliği’nin 10 Nisan’da Almanya’nın Münih kentinde gerçekleşecek olan ESTA Mükemmellik Ödüllerinde 3 kategoride finalist olarak yer alıyoruz. Sektörünün Oscar’ı olarak kabul edilen ESTA Mükemmellik Ödülü’nü daha önce iki kez kazanarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Bu yıl ise “Kombine Teknikler”, “120 Ton üzeri Teleskopik Vinçler Kaldırma Kapasitesi” ve “SPMT|SPT” kategorilerinde finale kalarak bu prestijli ödülü üçüncü kez Türkiye’ye getirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın en büyük ağır nakliye şirketlerinin yer aldığı Uluslararası Vinçler ve Özel Taşımacılık listesine (ICT50 2024) göre Avrupa’nın en büyük 4 firması arasında yer alırken, bu önemli uluslararası platformda Türkiye’yi başarıyla temsil ederek Türk mühendisliğinin ağır yük kaldırma ve proje taşımacılığı sektöründeki yetkinliğinin altını çiziyoruz. Finale Kaldığımız Projeler: “Kombine Teknikler” kategorisinde Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesiyle finale kalan Hareket, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin birinci güç ünitesine ait 12 metre boyunda ve 462 ton ağırlığındaki Turbo Jenaratör Statoru geçici depo sahasından reaktör binasına başarıyla taşıdı. Özelleştirilmiş çözümler gerektiren proje için kullanılan kiriş ve kolonlar Hareket mühendisleri tarafından tasarlandı ve üretildi. “120 Ton üzeri Teleskopik Vinçler Kaldırma Kapasitesi” kategorisinde SOCAR Star Rafinerisi projesiyle aday olan Hareket, atmosfer kolonu hattındaki üçlü kaldırma operasyonunu başarıyla tamamladı. Son derece dar bir alanda gerçekleştirilen, 56 metre uzunluğunda ve 25 ton ağırlığındaki hattın yenilenmesi için ileri düzey simülasyonlar ve üst düzey güvenlik önlemleri alınırken, işlem minimum duruş süresiyle tamamlandı. “SPMT|SPT” kategorisinde finale kalan 850 MW’lık Kırklareli Enerji Santrali projesinde ise ağır nakliye ve kritik kaldırma operasyonlarıyla birlikte montaj işlemleri de Hareket tarafından gerçekleştirdi.
EYOPAN, endüstriyel otomasyonda dijital dönüşümün güçlü ortağı olmaya devam ediyor!
10 yılı aşkın deneyimiyle EYOPAN, endüstriyel otomasyon sistemlerinde sunduğu yenilikçi çözümlerle sanayinin dijitalleşme sürecine yön veriyor. PLC, SCADA, HMI sistemlerinden pano imalatına kadar uzanan geniş hizmet yelpazesiyle sektörlere özel akıllı çözümler geliştiriyor. Endüstriyel otomasyon, günümüz sanayisinin temel dinamiklerinden biri haline gelirken, EYOPAN bu alandaki güçlü mühendislik birikimiyle öne çıkıyor. Otomasyon sistemlerini çağın teknolojileriyle harmanlayan EYOPAN, müşterilerine sadece bugünün değil, geleceğin üretim süreçlerine uyumlu çözümler sunuyor. Sanayide Dijital Dönüşümün Temel Taşı: EYOPAN PLC, SCADA ve HMI yazılımlarıyla üretim süreçlerini dijital ortama taşıyan firma; sürücü sistemleri, şalt malzemeleri ve pano imalatı gibi altyapı çözümleriyle de işletmelere bütünsel bir dijitalleşme sağlıyor. Sektöre Özel Akıllı Otomasyon Çözümleri EYOPAN, kimya proseslerinden gıda üretimine, konveyör sistemlerinden vinç otomasyonuna, robotlu üretimden arıtma ve buhar kazanı sistemlerine kadar birçok sektöre özel mühendislik çözümleri sunuyor. Firmanın kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir, “EYOPAN olarak her sektörün kendine özgü ihtiyaçlarını detaylı şekilde analiz ediyor. Hız, güvenlik, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi kritik parametreleri projelerimizin merkezine alıyoruz. Elektrik pano imalatından PLC ve HMI yazılımlarına, saha montajından devreye almaya kadar uçtan uca hizmet veriyoruz. Geri dönüşüm sistemleri, extruder makineleri, vinç otomasyonu, buhar kazanları ve arıtma tesisleri gibi alanlarda sunduğumuz entegre çözümlerle, iş ortaklarımızın verimliliğini artırıyor ve operasyonel sürdürülebilirliklerine katkı sağlıyoruz.” dedi. Endüstri 4.0 Uyumlu, Geleceğe Hazır Sistemler Sanayi 4.0 ile birlikte üretim süreçlerinde akıllı veri analizi, uzaktan erişim ve gerçek zamanlı izleme gibi yeni gereklilikler ortaya çıkarken, EYOPAN bu dönüşüme öncülük ediyor. Geliştirdiği sistemler sayesinde işletmeler, üretim hatlarından gelen verileri anlık olarak izleyebiliyor; böylece karar alma süreçlerini hızlandırırken üretim kayıplarını da minimize ediyor. Enerji tasarrufu sağlayan çözümler ve bakım süreçlerini kolaylaştıran sistem entegrasyonları sayesinde firmalara çevre dostu ve maliyet avantajı sağlayan teknolojiler sunuyor. Müşteri Memnuniyeti ve Satış Sonrası Destek ile Fark Yaratıyor EYOPAN’ın en güçlü yönlerinden biri, sadece teknik değil aynı zamanda insani bir iş anlayışıyla hareket etmesi. Her projeye bir iş ortaklığı gözüyle bakan firma, müşterilerinin beklentilerini ve vizyonunu analiz ederek onlara özel çözümler geliştiriyor. Proje öncesinden devreye alma aşamasına kadar olan süreçlerde aktif destek sağlayan EYOPAN, sonrasında da güçlü bir teknik servis altyapısıyla yanlarında olmaya devam ediyor. Ayrıca işletme personeline yönelik düzenlenen eğitimlerle sistemin sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor; böylece sadece makineleri değil, insan kaynağını da güçlendiren bir yaklaşım sunuyor. EYOPAN’la Geleceğin Üretimine Bugünden Adım Atın EYOPAN, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, onu yönlendiren bir firma olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Yenilikçi vizyonu, deneyimli kadrosu ve sektörel uzmanlığıyla sanayinin dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor. Geleceği şekillendiren üretim sistemleri için EYOPAN, bugünden hazır. “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir”
Mplus Türkiye’den, iş ortaklarına yönelik‘Liderlik Gelişim Programı’ ile yapay zekâ çağında, geleceğin liderlerine yatırım!
Mplus Türkiye, Yapay Zekâ Çağında Liderleri Geleceğe Hazırlıyor Mplus Türkiye, Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO ve danışmanlık grubu Mplus’ın bir üyesi olarak yalnızca hizmet değil, gelişim ortağı olmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda Mplus Group’un “BPO’dan BPTO’ya” (Business Process to Technology Orchestration) dönüşüm yolculuğunu, insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla daha da güçlendiriyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Liderlik Gelişim Programı” hem bugünün hem de yarının liderlerine yatırım niteliğinde. Mplus Türkiye, bu programla başta kendi çalışanları olmak üzere, iş ortaklarının da stratejik yetkinliklerini geliştirerek, dijital çağın liderlik tanımını yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Koç Üniversitesi Yönetici Geliştirme Programları iş birliğiyle başlatılan bu özel program, eğitim kalitesi kapsamı ile sektörde bir ilk olma özelliğini taşıyor. Mplus Türkiye ve Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Liderlik Gelişim Programı’; liderlik, stratejik düşünme, yaratıcı problem çözme, veri temelli karar alma ve yapay zekâ farkındalığı gibi konulara odaklanan dört ana modülden oluşuyor. Büyük düşünme ve farklı bakış açıları geliştirme gibi Mplus değerleriyle örtüşen bu içerikler, yöneticilerin teknik becerilerinin yanı sıra , yenilikçi iş birlikleri kurma, müşteri deneyimini dönüştürme ve ekiplerine ilham veren liderler olma yetkinliklerini de güçlendiriyor. Program, yöneticiler tarafından 4.97 puan aldı Koç Üniversitesi’nin kurumlara özel olarak geliştirdiği yüksek standartlı metodolojiyle yürütülen eğitimler, aynı zamanda üniversitenin 2025 Financial Times Executive Education Custom sıralamasında Türkiye birinciliği ve dünya 38’inciliği gibi güçlü referanslarla destekleniyor. Katılımcılara program sonunda Koç Üniversitesi onaylı sertifika sunulması, uygulamanın kurumsal gelişim açısından taşıdığı stratejik önemi pekiştiriyor. Açılış modülünün ardından yapılan değerlendirmelerde, yöneticiler programı 5 üzerinden 4.97 puanla değerlendirdi. Katılımcılar, eğitmenin bilgi ve deneyimiyle tüm grubu aktif tuttuğunu, stratejik düşünme becerilerini geliştirdiğini ve farklı sektörlerden katılımcılarla gerçekleşen bilgi paylaşımının oldukça değerli olduğunu belirtti. Programın genel yapısı, içeriği ve planlaması ise yüksek memnuniyetle karşılandı. “Sektörde bir ilk olan bu adım, uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı” Mplus Türkiye Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Saran, programın açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sadece hizmet sunan değil, süreçleri birlikte geliştiren; sadece çözüm üreten değil, sektörün geleceğine yön veren bir yapının parçasıyız. Bu program da bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Her bir iş ortağımız bizim için yalnızca bir müşteri değil; ortak akılla sektöre yön verdiğimiz, birlikte büyüdüğümüz güçlü bir yol arkadaşı. Bu sektörde bir ilk olan bu adımın, uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olduğuna inanıyoruz.” Programın açılış konuşmacılarından Mplus Türkiye İnsan Kaynakları, Hizmet Kalitesi & Eğitim, İdari İşler ve Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Barış Şanlıoğlu ise, “Kendi organizasyonlarımızın gelişimini desteklerken, hizmet verdiğimiz güçlü iş ortaklarımızı da bu sürece dâhil etmek istedik. Kaliteli eğitimin, ortak başarının en önemli yapıtaşlarından biri olduğuna inanıyoruz” dedi Katılımcılara, değişken piyasa koşullarına uygun strateji oluşturma becerileri kazandırıldı İlk modül, 24 Haziran’da Tayfun Uğur’un eğitmenliğinde gerçekleşti. “Stratejik Düşünme, Strateji Geliştirme ve Uygulama” başlıklı eğitimde, yöneticilerin stratejik düşünme yetkinliklerini geliştirerek iş hedeflerine daha bütünsel ve analitik yaklaşımla ulaşmaları hedeflendi. Eğitimin ilk bölümünde stratejik düşünmenin temel ilkeleri, liderlik perspektifiyle stratejik bakış açısı geliştirme, çevresel ve iç değerlendirme konuları işlendi. Ardından, stratejik planlamanın yapısı, organizasyon genelinde planlamaya katılımın önemi, uygulama sorumlulukları ve performans takibi gibi pratik adımlara geçildi. Katılımcılar, stratejik bakış açısıyla hareket etme, ekiplerini hedef odaklı yönlendirme ve değişken piyasa koşullarına uygun strateji oluşturma becerilerini uygulamalı olarak geliştirme fırsatı buldu. Yöneticiler, yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini deneyimleyecek Bir sonraki modül, Prof. Dr. Mehmet Gönen tarafından verilecek “Yapay Zekâ…
TEMMUZ FAİZ KARARI NE OLDU? FAZİLER YÜZDE KAÇ DÜŞTÜ
Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 46’dan yüzde 43’e indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 49’dan yüzde 46’ya, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 44,5’ten yüzde 41,5’e indirdi. PPK AÇIKLAMASI Para Politikası Kurulu tarafından kararla ilgili şu açıklama yapıldı: Enflasyonun ana eğilimi haziran ayında yatay seyretmiştir. Öncü veriler temmuz ayında aylık enflasyonun aya özgü unsurlarla geçici olarak artacağına işaret etmektedir. Yakın döneme ilişkin veriler, talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin arttığını göstermektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticarette artan korumacılığın dezenflasyon sürecine olası etkileri yakından takip edilmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu, talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Maliye politikasının eşgüdümü bu sürece katkı sağlayacaktır. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak öngörülen dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda tüm para politikası araçları etkili şekilde kullanılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır. PPK 2025 TOPLANTI TAKVİMİ 23 Ocak 2025 6 Mart 2025 20 Mart 2025* 17 Nisan 2025 19 Haziran 2025 24 Temmuz 2025 11 Eylül 2025 23 Ekim 2025 11 Aralık 2025 Kaynak : bigapara
İSTANBUL ANADOLU YAKASI’NIN KALBİNDE YEPYENİ BİR OTEL: ALTUNİZADE SUITES İSTANBUL CURIO COLLECTION BY HİLTON KAPILARINI AÇTI
Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton, ev konforundaki mutfaklı suitleri, özgün sanat vizyonu, eşsiz gastronomi deneyimleri, İstanbul’un en büyüklerinden biri olan spa’sı, özel toplantı ve etkinlik alanları ile Hilton’un dünyaca ünlü hizmet kalitesini bir arada sunuyor. Hilton’un benzersiz deneyimler sunan, özenle seçilmiş yaklaşık 180 otelden oluşan küresel portföyü Curio Collection by Hilton’un en yeni üyesi olan Altunizade Suites Istanbul Curio Collection by Hilton; kendine özgü hikâyesiyle misafirlerini ağırlamaya başladı. Tam donanımlı mutfaklara sahip 240 suiti, geleneksel ve yerel mutfaktan ilham alan yenilikçi gastronomi konsepti ve 2.200 metrekarelik spa alanıyla otel, konforla tarzı harmanlayarak benzersiz bir konaklama sunuyor. CCN Holding tarafından hayata geçirilen binanın zarif iç mekân tasarımı, ünlü tasarımcı ve iç mimar Zeynep Fadıllıoğlu imzası taşıyor. Otelin açılışı Hilton’un üst düzey yöneticileri Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly, Avrupa Kıtası Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Joachim Hartl, Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton Genel Müdürü Ahmet Arslan, CCN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çeçen, CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol ve CCN Holding Mimar Elif Çeçen’in katıldığı bir kurdele kesme töreniyle gerçekleşti. Hilton Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “İstanbul, eşi benzeri olmayan bir destinasyon ve dünyanın dört bir yanından gelen gezginler için önemli bir turizm merkezi. Bu benzersiz oteli, şehrin canlı semtlerinden Altunizade’de açarak Türkiye’deki portföyümüze değerli bir halka eklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. Avrupa genelinde lifestyle markalarımıza olan talebin hızla arttığını görmeye devam ederken, Hilton’un büyüyen Curio Collection by Hilton markası altında İstanbul’daki ikinci otelimizi açmaktan son derece memnuniyet duyuyoruz.” dedi. CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol: “Stratejik önceliklerimiz arasında yer alan turizm alanında, İstanbul’un kalbinde yepyeni bir vizyonu hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton bir otel olmanın ötesinde tasarımın, sanatın ve özgün mutfak kültürünün bir araya geldiği bir deneyim merkezi olarak konumlanıyor. Otelin avlusunda yer alan The Cube ile benzersiz dijital sanat deneyimleri sunarken, yeni markamız FAMİ’nin sanat, tasarım, mimarlık ve gastronomiye ilgi duyan insanları bir araya getiren bir buluşma noktası olmasını hedefliyoruz. Otelde ayrıca, geleneksel Türk mutfağını modern dokunuşlarla sunan Lokanta Yoğurt adlı esnaf lokantamız da yer alıyor. “Geleceği Şekillendir” vizyonumuzla çıktığımız bu yolda, turizm yatırımlarımıza sanatı, gastronomiyi ve teknolojiyi entegre ederek sürdürülebilir ve katma değer yaratan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. Altunizade Suites İstanbul, Curio Collection by Hilton Genel Müdürü Ahmet Arslan: “Hilton’un dünyaca ünlü hizmet kalitesi, konforu ve misafirperverlik anlayışı ile Anadolu Yakası’nın kültürel zenginliğini zarafetle buluşturduğumuz otelimizin, İstanbul’da konforlu ve seçkin konaklamaların yeni adresi olacağına inanıyoruz. Ev konforunu aratmayan mutfaklı suit odalarımız hem kısa hem uzun süreli konaklamalara uygun bir ortam sağlıyor. Misafirlerimizin kendini evinde hissetmeleri için her ayrıntıyı titizlikle düşündüğümüz Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton’un çok yakında sanat, konfor ve gastronominin Anadolu Yakası’ndaki merkezi olacağına inanıyoruz.” dedi. Otelde yer alan tüm yeme-içme alanları, yerel ve geleneksel Türk mutfağını modern sunumlarla bir araya getirerek zengin bir gastronomik deneyim sunuyor. Lokanta Yoğurt, özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan yerel ve özgün esnaf lokantası lezzetlerini hem otel müşterileri hem de İstanbullularla buluşturuyor. Sanat ve tasarım dünyasının yeni buluşma noktası olmaya aday olan FAMI ise misafirlerine, sanat eserlerinin yer aldığı eşsiz atmosferinde artizan lezzetlerle zenginleşen bir deneyim sunacak. Otel, sanatsal dokunuşlarını sadece iç mekanla sınırlamayarak bir dijital sanat platformu olan The Cube’e de ev sahipliği…
Mapress CuNiFe Temin Sistemi Boruları ile keyifli ve güvenli bir deniz yolculuğu
Sıhhi tesisat ve vitrifiye ürünleriyle yaşam alanlarına değer katan Geberit, edindiği tecrübe ile 1986 yılından bu yana denizcilik projelerinin kendine has ihtiyaçlarını anlayıp, ihtiyaçlara özel çözümler de geliştiriyor. Geberit’in bu doğrultuda güvenli yat yolculukları için kullanıcılarına sunduğu Mapress CuNiFe Sistem Boruları; tuzlu suda yüksek direnç, uzun ömürlülük ve kolay bakım vadediyor. Korozyon ve diğer dış etkenlere karşı yüksek dayanıklılığa sahip yapısıyla üstün verimlilik sağlayan Mapress CuNiFe, bakır-nikel-demir alaşımıyla kendini özellikle deniz suyu ileten hatlarda ve gemi inşaatında kanıtlıyor. İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, Ar-Ge ve yüksek mühendislik temelli çözümleriyle yaşam alanlarında olduğu kadar endüstri ve gemi inşaatına yönelik çözümleriyle de deniz yolculuğuna üst düzey konfor sunuyor. Markanın yat sahiplerinin yolculuğunu sorunsuz sürdürmesi için beklentilerini üst-segment özellikleriyle karşılayan Mapress CuNiFe Sistem Boruları, bakır-nikel-demir alaşımı sayesinde üstün performansını uzun yıllar sürdürüyor. Türkiye’de International Maritime Organization – Uluslararası Denizcilik Organizasyonu (IMO) tarafından belirlenen kriterlere göre üretilen yatlara tam uyumlu olan Mapress CuNiFe, keyifli deniz yolculuklarında güvence sunuyor. Sızdırmazlık, dayanıklılık, kolay montaj = CuNiFe “Özellikle temin boru sistemleri, tesisat çözümleri ve banyo ürün gruplarımızla yatlar, yolcu gemileri, askeri gemiler ve offshore platformlar gibi çok çeşitli denizcilik projelerinde aktif rol alıyoruz” ifadesini kullanan Geberit Türkiye Ürün Müdürü Irmak Kip, “Bu alandaki en temel hedefimiz; dayanıklılığı, güvenliği ve montaj kolaylığını bir arada sunan sistemlerimizle, denizcilik sektöründe tercih edilen ve güvenilen bir çözüm ortağı olmaya devam etmek. Denizcilik bizim için sadece bir sektör değil; sürekli gelişen, teknik olarak zorlayıcı ama bir o kadar da ilham verici bir alan. Bu kapsamda yatlarda yer alan deniz suyu iletilen tesisatlarda kullanılması için geliştirdiğimiz Mapress CuNiFe; uzun ömürlülüğü, sızdırmaz montajı ve kolay bakımıyla ön plana çıkıyor. Özellikle denizcilik sektörünün zorlu koşullarında, CuNiFe malzemenin sunduğu doğal korozyon direnci sayesinde bu sistemler uzun ömürlü ve güvenilir bir çözüm oluyor. CuNiFe borular, yüksek tuzluluk oranına sahip deniz suyuna karşı mükemmel dayanım gösterdiği için soğutma suyu, balast ve sintine sistemleri, yangın söndürme hatları ve deniz suyu temin sistemleri gibi uygulamalarda sıkça tercih ediliyor. Bu sistemlerin sağladığı en büyük avantajlardan biri ise denizcilik projelerinde çok önem verilen sızdırmazlık, dayanıklılık ve kolay montaj beklentilerine eksiksiz yanıt vermesi.” dedi. Geberit boru sistemleri, minimum 50 yıl hizmet verecek şekilde üretiliyor CuNiFe boruların pres bağlantı teknolojisi ile birleştirilerek kaynak veya lehim gerektirmeden hızlı ve güvenli bir şekilde monte edilebildiğini vurgulayan Kip, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sayede hem montaj süresini kısaltıyor hem de yangın riski olmadan çalışmayı mümkün kılıyoruz. CuNiFe alaşımı, yüksek sıcaklıklarda da formunu ve dayanıklılığını koruyabildiği için yangın anında sistemin bütünlüğünü sürdürmesine olanak tanıyor. Deniz suyuna karşı doğal yapısından kaynaklanan yüksek korozyon direnci sayesinde ise bakım gereksinimi minimuma inerken, sistem uzun yıllar güvenli bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra Geberit olarak boru sistemlerimizi minimum 50 yıl hizmet verecek şekilde üretiyoruz. Bu uzun ömür, bakım ihtiyacını en aza indirirken, modüler yapısı sayesinde olası parça değişimlerinde sistemin tamamını sökmeye gerek kalmıyor. Özellikle yat gibi erişimin zor olduğu alanlarda bu durum büyük bir avantaj yaratıyor. Garanti konusunda ise ürünlerimiz için 10 yıl garanti sunuyoruz. Bu, kullanıcılarımıza sadece kaliteli bir ürün değil, aynı zamanda uzun vadeli bir güvence sağladığımız anlamına geliyor. Ayrıca üretimi durdurulan ürünler için dahi 50 yıla kadar yedek parça temini sunmamız, sistem sürekliliği açısından büyük bir artı. Kısacası CuNiFe; yat sektöründe dayanıklılık, uzun ömür ve güvence beklentilerini…
Dış Ticaret Evrak Takibi ve Komisyonculuk Değildir
Dış Ticaret Evrak Takibi ve Komisyonculuk Değildir Dış ticaret, sadece belgelerin hazırlanması ya da bir malın bir ülkeden diğerine gönderilmesinden ibaret değildir. Bu alan, çok daha geniş bir vizyon, strateji ve profesyonellik gerektirir. Ne yazık ki Türkiye’de dış ticaret denince hâlâ birçok kişinin aklına “gümrük evrakı hazırlamak”, “nakliyeyi ayarlamak” ya da “komisyon almak” geliyor. Oysa bu, buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Stratejik Zeka Gerektiren Bir Alandır. Dış ticaret; bir ülkenin ekonomik kalkınmasının en kritik taşıyıcı kolonlarından biridir. Hedef pazar analizi yapmadan, doğru fiyatlandırma stratejisi oluşturmadan, kültürel ve hukuki farklılıkları dikkate almadan başarılı bir ihracat ya da ithalat mümkün değildir. Bu alan, aynı zamanda döviz girdisi sağlayarak ülkenin makroekonomik dengesine doğrudan katkıda bulunur. Pazarlama Bilgisi, Finansal Yeterlilik ve Diplomasi Şart Bir ihracatçı, yalnızca ürününü satmakla kalmaz. Aynı zamanda ülkesini temsil eder. Yabancı alıcıyla kurduğu ilişki, sunduğu hizmet kalitesi ve kriz anındaki yaklaşımı, sadece kendi markasını değil, tüm Türk ürünlerinin algısını etkiler. Üstelik dış ticaretin içinde döviz kuru yönetimi, uluslararası sözleşmeler, ödeme sistemleri (akreditif, vesaik mukabili, peşin vs.) ve ticari istihbarat gibi teknik alanlar da yer alır. Bunlar, sadece “evrak takibi” ile yönetilebilecek unsurlar değildir. Komisyonculuktan Fazlası Elbette komisyonla çalışan dış ticaret aracılık firmaları vardır. Ancak bu yapılar, çoğu zaman sadece kısa vadeli kazanç peşindedir ve markalaşma, pazar geliştirme, sürdürülebilir müşteri ilişkileri gibi temel taşları göz ardı eder. Oysa dış ticarette kalıcı başarı, derinlemesine araştırma, uzun vadeli müşteri ilişkileri ve yerel pazarlara uyumla mümkün olur. Komisyonculuk modeli, çoğunlukla satılabilir olanı değil, kolay satılabilir olanı hedefler. Bu ise ülke markasına ve ihracat kalitesine zarar verebilir. Gerçek Profesyonelleri Fark Edelim Bugün Türkiye’de yüzlerce genç, dış ticaret eğitimi alıyor, lisans ve yüksek lisans düzeyinde bu alana hazırlanıyor. Ancak sahada hâlâ “belgeci” ve “komisyoncu” anlayışı baskın. Bu anlayışı kırmak, dış ticaretin gerçekten değer yaratan bir meslek olduğunun altını çizmek hepimizin görevi. Kısacası; dış ticaret evrak düzenlemek ya da aracılık yapmak değildir. Dış ticaret, dünyayı okuyabilmek, kültürleri anlayabilmek, stratejik kararlar verebilmek ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunabilmektir. Bu da vizyon, donanım ve küresel düşünce ister.
TÜRKİYE’DE YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN MİLAT NOKTASI
Türkiye, çevre ve iklim politikaları açısından önemli bir adım atarak tarihinin ilk İklim Kanunu’nuyürürlüğe koydu. Muhalefetin ve kamuoyunun eleştirileri üzerine düzenlemelere tabi tutulan teklif,Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan oylama sonucunda kabul edildi. Bu yasa artıksadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda Türkiye’nin kalkınma anlayışını da yenidenşekillendirecek güçlü bir çerçeve sunuyor. ARTIK HAVA DEĞİL, KANUN DEĞİŞİYORYıllardır çevre konusunda yapılan çağrılar, uluslararası anlaşmalara verilen sözler ve halktan gelenbaskılar, sonunda karşılık buldu. Türkiye bu yasayla, iklim değişikliğiyle mücadelede hem kurumsalaltyapısını kuruyor hem de planlama ve uygulama süreçlerini bağlayıcı hale getiriyor. Bu da demekoluyor ki; artık iklimle ilgili konular “gönüllü çabalar” olmaktan çıkıp, yasal zorunluluklar halinegeliyor. KANUN NEYİ AMAÇLIYOR?Kanunun temel amacı, ülkemizin sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğine uyumlu birkalkınma modeli oluşturmak. Bu kapsamda, sadece çevreyi değil, aynı zamanda ekonomiyi, tarımı,şehirleşmeyi, enerjiyi ve su kaynaklarını da içine alan çok geniş bir çerçevede dönüşüm hedefleniyor.Net sıfır emisyon hedefi, artık resmen Türkiye’nin kalkınma stratejisinin bir parçası.Adil geçiş ilkesiyle, dönüşümden etkilenecek sektörlerin ve emekçilerin hakları da korunacak.İklim adaleti, sadece çevreyi değil sosyal eşitsizlikleri de gözeten bir yaklaşım sunacak.KİM SORUMLU?Bu kanun yalnızca devletin değil, herkesin sorumluluğunu ortaya koyuyor:Kamu kurumları plan yapacak, uygulayacak ve denetleyecek.Özel sektör, üretim süreçlerini karbon ayak izine göre yeniden kurgulayacak.Yerel yönetimler kendi bölgelerine özel iklim eylem planlarını hazırlayacak.Vatandaş ise çevreye duyarlı tüketim alışkanlıklarıyla bu sürecin bir parçası olacak.İklim Değişikliği Başkanlığı tüm bu süreci koordine edecek ve yıllık ilerleme raporlarıyla hesapverecek.ETS SİSTEMİ: KİRLETEN ÖDEYECEK, TEMİZ ÜRETEN KAZANACAKYeni yasayla birlikte Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulacak. Yani yüksek emisyon yapanişletmeler belirlenen sınırlar içinde salım yapabilecek ve bu hakları piyasada alıp satabilecek. Busistem sayesinde: Kirleten daha fazla ödeyecek,Temiz üretim yapan şirketler ekonomik avantaj elde edecek,Türkiye, Avrupa Birliği’nin sınırda karbon vergisi gibi uygulamalarına uyum sağlamış olacak.TARIMDAN SANAYİYE, ENERJİDEN SUYA HERKES DAHİLKanun sadece fabrikalara ya da enerji santrallerine yönelik değil. Aynı zamanda: Tarımda iklim dirençli ürün desenleri geliştirilecek,Su yönetiminde kuraklık ve taşkın gibi risklere karşı yeni stratejiler uygulanacak,Ormanlar ve doğal yutak alanlar korunarak karbon emilimi artırılacak,Sıfır atık sistemleri yaygınlaştırılacak,Yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji yatırımları desteklenecek.YEŞİL EKONOMİ İÇİN MALİ DESTEK GELİYORİklim Kanunu sadece yasaklar ve yükümlülükler getirmiyor, aynı zamanda dönüşüm için ciddi destekmekanizmaları da içeriyor:Yeşil finansman ve teşvikler,Karbon kredisi sistemleri,Yeşil yatırım kriterleri,İklim dostu projelere öncelikli kamu desteği.Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede eğitimden müfredata, üniversite-sanayi iş birliğinden halkınbilinçlendirilmesine kadar birçok alanda düzenleme yapılacak.YEREL EYLEM PLANLARI ZORUNLU HALE GELİYORHer il, artık kendi iklim risklerine göre bir plan hazırlamak zorunda. Valilikler öncülüğünde kurulacak İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları, bu planların hazırlanmasından ve uygulanmasından sorumluolacak. Böylece iklimle mücadele sadece Ankara’dan yönetilmeyecek, yerel ihtiyaçlara göreşekillenecek.KARBON PİYASASI KURULUYORKanunla birlikte Karbon Piyasası Kurulu da oluşturuluyor. Bu kurulda çevre, enerji, finans, sanayi vetarım gibi farklı bakanlıklar temsil edilecek. Ayrıca özel sektör ve meslek kuruluşlarının da danışmakurullarıyla sürece katkı vermesi sağlanacak.SONUÇ: KâĞITTA DEĞİL, SAHADA DEVRİM ŞARTİklim Kanunu, Türkiye’nin bugüne kadar attığı en büyük çevresel adımlardan biri. Ancak bu yasanıngerçek anlamda başarıya ulaşması için üç temel unsur şart:Siyasi kararlılık ve kurumsal koordinasyon,Yerel düzeyde uygulama becerisi,Toplumun bu süreci sahiplenmesi ve bilinçlenmesi.Kısacası, artık iklim değişikliğiyle mücadele lafla değil, kanunla yapılacak. Türkiye hem ekonomik hemde çevresel olarak dönüşecekse, bu kanun milat olacak. Ama unutmayalım: Yasayı çıkarmak ilk adım,asıl iş şimdi başlıyor. “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen…
Türkiye’nin Yabancı Müzikteki İlk Tercihi Metro FM, 33 Yıldır Zirvede!
“Limitsiz Hit Müzik” sloganıyla global müziğin nabzını tutan Metro FM, 33. yaşını büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor! 14 Temmuz 1992’de Queen’in “Radio Ga Ga” şarkısıyla yayın hayatına başlayan Metro FM, Türkiye’nin ilk özel radyolarından biri olmasının yanı sıra, ilk yabancı müzik radyosu olma özelliğini de taşıyor. Türkiye’nin yabancı müzikteki ilk ve en uzun soluklu tercihi Metro FM, sunduğu yenilikçi ve dinamik yayın akışıyla sektörün trend belirleyicisi olmaya devam ediyor. Sadece bir radyo istasyonu değil, milyonların hayatına dokunan bir ‘müzik ailesi’ olarak 33 yıldır zirvedeki yerini koruyan Metro FM, istatistiklerle taçlanan bir başarı hikâyesinin de sahibi. Pop’tan elektronik müziğe, hip-hop’tan R&B’ye uzanan yayın akışıyla sınırsız ve kesintisiz bir müzik deneyimi sunan Metro FM, 33. yaşını düzenleyeceği etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda müzikseverlerle buluşmak için yola çıkan Metro FM aracı, 19-20 Temmuz tarihlerinde Beşiktaş’ta dinleyicilerle buluşacak. Cumartesi günü DJ Cengiz Ünsal’ın enerjik performansı, Pazar günü ise DJ Yağız Kahraman unutulmaz setiyle dinleyicilere keyif dolu anlar yaşatacak. “Yabancı müziğin değişmeyen zirvesi, yeni keşiflerin adresi” Müziğin evrensel dilini her nesle sevdiren Metro FM’in öncü kimliği ve kaliteyi merkezine koyan yayın politikasıyla dinleyicilerinin kalbinde özel bir yer edindiğini dile getiren Karnaval Medya Grubu COO’su Ali Şahinbaş, 33. yaş coşkusuna dair görüşlerini şu sözlerle paylaştı: “Bir radyonun 1992 yılından beri en çok dinlenen yabancı müzik radyosu konumunu koruması tesadüf değil; tutku, yenilikçilik ve samimiyetin eseridir. Bu süre zarfında sadece yayıncılıkla yetinmedik, aynı zamanda dinleyicilerimizin ruh haline, enerjisine ve beklentilerine de ortak olduk. Bu özel bağ, bizim en büyük gücümüz. ‘Limitsiz Hit Müzik’ felsefesiyle, dinleyicilerine her gün yeni bir dünya sunan radyomuz hem radyo frekanslarında hem de dijital platformlarda sınırları kaldırmaya, sürprizlere ve keşiflere imza atmaya devam edecek. İstanbul’un çeşitli noktalarında dinleyicilerimizle bir araya gelecek Metro FM DJ’leri ile bu heyecanı paylaşmayı, müzik tutkunlarıyla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Karnaval Medya Grubu Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval Medya Grubu, Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
Barilla, geleceğini topluma, onarıcı tarıma ve yenilenebilir enerjiye odaklanarak şekillendirecek
Küresel gıda lideri Barilla, 2024 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. 148 yıllık şirket, geleceğini topluma yönelik çalışmalar, onarıcı tarım, çevre dostu üretim ve yenilenebilir enerjiye odaklanarak şekillendirecek. İlk adım olarak yenilenebilir enerjiye 300 milyon euro yatırım planlayan gıda devi, geçen yıl 2 milyon tondan fazla ürün üretirken 4,9 milyar euro ciro elde etti. Türkiye’deki Bolu fabrikası dahil olmak üzere dünya çapında toplam 30 tesiste ürettiği ürünlerle her gün 100’den fazla ülkede milyonlarca sofraya ulaşan Barilla; 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Rapor, çevre dostu üretimden sağlıklı tariflere, kapsayıcı iş gücü uygulamalarından toplumsal destek projelerine kadar pek çok alanda 17 yılı aşkın çalışmanın sonuçlarını ve şirketin geleceğe yönelik güçlü taahhütlerini içeriyor. Grubun yeni raporunda; daha sağlıklı ve dengeli ürünler geliştirilmesi, çiftçilere yönelik sürdürülebilir tarım programları, yenilenebilir enerji yatırımları, su tasarrufu projeleri ve kapsayıcı iş gücü uygulamaları gibi başlıklar yer alıyor. Barilla’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı sadece çevreyi değil, insan sağlığını, toplumları ve çalışanları da odağına alıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN İŞ STRATEJİSİNE DÖNÜŞÜM Sürdürülebilirliğin iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Barilla Grubu CEO’su Gianluca Di Tondo, “Sürdürülebilirlik artık sadece bir hedef değil, iş yapış şeklimizin bir parçası. Bu yaklaşım, 2030’a kadar bize rehberlik ederek vizyonumuzu günlük somut adımlara ve net taahhütlere dönüştürecek” dedi. Şirket yayımladığı yeni raporda, sağlıklı tarifleri tüketiciyle buluştururken lezzetten ödün vermediğini ve sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamaları güçlendirdiğini vurguluyor. 2024 yılı sonuçlarına göre satılan ürünlerin yüzde 88’i porsiyon başına en fazla 5 gram şeker ve 0,5 gram tuz içeriyor. Ayrıca ürünlerin yüzde 90’ı lif kaynağı olurken, porsiyonluk unlu mamullerin yüzde 65’i 150 kaloriyi aşmıyor. HEDEF: 250 BİN TON HAMMADDENİN ONARICI TARIMDAN TEDARİK EDİLMESİ Barilla, sürdürülebilir tedarik zinciri oluşturmak için 17 yıldır önemli çalışmalar gerçekleştiriyor. Dünya genelinde 7.000’den fazla çiftçi ile birlikte çalışan şirket, sürdürülebilir tarım zincirini her yıl genişleterek geliştiriyor. Uygulanan program kapsamında 815 bin ton hammadde tedarik edilirken, geliştirilen tarım modeli dijital araçlar ve çevre dostu yetiştirme kurallarıyla öne çıkıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde yıllık 250 bin ton hammaddenin onarıcı tarımdan temin edilmesini hedefleyen şirket, “Fesleğen Akademisi” gibi eğitim projeleriyle çiftçilere teknik destek sağlıyor. Hayvan refahına önem veren şirket, satın aldığı yumurtaların tamamını serbest gezen tavuklardan temin ediyor ve hiçbir şekilde hayvan deneyleri yürütmüyor. ELEKTRİĞİN YÜZDE 48’İ YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN İtalya’daki Rubbiano tesisinde iki yeni güneş enerjisi santralini devreye alan Barilla, tükettiği elektriğin yüzde 48’ini yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını paylaştı. Yaz aylarında bu santrallerin haftada bir günlük üretimin tüm enerjisini karşıladığını açıklayan şirket, 2030 yılına kadar 24 megawatt (MW) yenilenebilir enerji kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Su yönetimi konusunda da önemli adımlar atan Barilla, özellikle su sıkıntısı yaşanan bölgelerde geri kazanılan ve yeniden kullanılan su miktarını son iki yılda yüzde 164 artırdı. Rubbiano tesisinde geri dönüştürülen su miktarı, 24 olimpik havuz hacmine ulaştı. Barilla, 2030 yılına kadar su geri kazanımını yüzde 250 artırmayı planlıyor. YÖNETİCİ POZİSYONUNDAKİ KADIN ORANINI YÜZDE 40’A ÇIKARMAYI HEDEFLİYOR Barilla, sürdürülebilirlik yaklaşımını farklı alanlarda da kararlılıkla uyguluyor. Kapsayıcı insan kaynakları politikalarıyla dikkat çeken şirket, yaptığı düzenlemelerle 2020 yılında cinsiyetler arası ücret eşitliğini sağladı. Ayrıca 2023 yılında tüm ebeveynler için en az 12 hafta tamamen ücretli izin uygulamasını hayata geçirdi. Barilla’nın yeni hedefi, halen yüzde 35 seviyesinde olan orta ve üst yönetici pozisyonlarındaki kadın oranını 2030 yılına kadar yüzde 40’a çıkarmak. Toplumlara da destek sunan şirket, 2024 yılında yerel kuruluşlara 2 milyon euro ve 3.700 ton gıda bağışladı.…

TÜKETİCİLERİN %74’Ü ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDA YAPAY ZEKÂDAN YARARLANIYOR!
Deneyim mimarlığı, verimliliği ve müşteri sadakatini artıyor
Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !
SITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİ
Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor
Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Nelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyor
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu
İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Entegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla Kutladı
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
Mplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyor
AHLAKİ ASİMETRE
RİSKLERİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ
İNGİLTERE’DE YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİ
TÜRKİYE’DE ENGELLİ HAKLARI
İNSAN EKONOMİ ÜRETİM
SERMAYENİN KALICILIĞI
İÇ TASARRUF ORANI
Avrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandı
İNSAN AKLININ YENİLİKÇİ GÜCÜ
GELİR TUZAĞI
ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU
DİJİTAL SERMAYE
ULUSAL YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ
ELEKTRİKTE DESTEK UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM
AB’DE KÜÇÜK KOLİ DÖNEMİ SONA ERİYOR
ÜCRET-FİYAT SARMALI
AVRUPA İSTATİSTİK SİSTEMİ
VERİYE DAYALI ANALİZ
YERLİ ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTIRLMASI
Geri Sayım Başladı: logitrans 2025, 19 Kasım’da Yenikapı’da Kapılarını Açıyor!
ETYD, Tesis Yönetiminde Kurumsal Standartları Yükseltiyor
DİJİTAL ALTYAPI YATIRIMLARI
Ekonominin Sesi : BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ .
FİNANSAL REGÜLASYONLAR
BASEL KOMİTESİ
Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı
UTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik Adım
TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor
AVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI.
BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ
ABD-Afrika ticaret anlaşması bitiyor: Türkiye için yeni fırsat
Bakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!
TOKİ SON DAKİKA: 81 ile sosyal konut! İşte İstanbul dahil il il rakamlar
Yapay Zekâ Enerjiye Akıl Katıyor!
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ(FAO)
Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyor
CLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYOR
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı
ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI
YENİLENEBİLİR ENERJİNİN YÜKSELİŞİ
Gayrimenkul Sektöründe Yeni Ufuklar: CCIM İstanbul’dan “Blue Friday” Etkinliği
EKONOMİDE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK
Gaziantep’te ‘Dijitalleşmede Yeni Fırsatlar’ Paneli: TÜYAFED ve Sektör Liderlerinden Önemli Mesajlar
TÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEK
ÇALIŞANLARDA İŞ TATMİNİ
%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.
Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.
Ustalar e-katalogu hazırlandı.
Fuar standın ziyaretçi etkisi ;
5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak
TDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaret
Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli
İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?
100 milyar dolarlık yol haritası
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİ
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
Türk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyor
NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti
Dubai’de gayrimenkul projeleri şimdi daha da cazip ; 250.000 $ dan başlıyor.
Kazakistan Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı İş Dünyasını Bir Araya Getirecek
AĞUSTOS 2025 TÜFE ORANLARI
BÜTÇE AÇIĞININ AZALTILMASI
Sırbistan-Azerbaycan Ticaret Misyonu: Yeni Ufuklar, Yeni Fırsatlar
TÜRKİYE’NİN EĞİTİM İHRACATI
Temmuz 2025 Kredi Kartı Kullanımı
EKONOMİDE TOPLUMSAL MUTABAKAT
AĞUSTOS 2025 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI
PRIVEXPO’ nun Seçkin, Uluslararası Özel Markalı Ürünler ve Fason Üretim Endüstrisi İş Ağına Katılın!
LİBYA BİNGAZİ HÜKÜMETİ, HAFTER VE AKDENİZ BÖLGELERİ
EKONOMİDE TOPLUMSAL REFAH
KURAK YAZIN TARIM ÜRÜNLERİNE ETKİLERİ
Yapay Zekâ Destekli İnşaat Yönetimi: Projelerde Verimlilik, Karlılık ve Marka Gücü
Üretimde arkanızdaki güçlü destek ; Makineci TV sizlere kolaylık sağlıyor.
Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Planlı üretimin yıldızı Sözleşmeli Tarım hakkında herşey ;
EKONOMİDE DOT-COM BALONU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASININ EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİ
BORSADA ALIM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
BLOKZİNCİR Nedir ?
AKILLI TELEFONLARLA PAZAR FİYATLARININ YENİ YÜZÜ
ZENGEZUR KORİDORU
Simülasyon Tanımı ve İş Dünyasındaki Stratejik Önemi
SİBER GÜVENLİK
BULUT TEKNOLOJİSİ
Azerbaycan – Sırbistan İthalat-İhracat Ticaret Misyonu Başlıyor.
Piyasa ve Türleri
ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ ÖNEMİ VE ÜLKEMİZE VERDİĞİ NOTLAR





















































