UİB’İN NİSAN İHRACATI YÜZDE 291 ARTIŞLA 2,6 MİLYAR DOLAR
BARAN ÇELİK: “BU RAKAMLAR, İHRACAT POTANSİYELİMİZİN GÖSTERGESİ” BURSA – Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB), nisan ayında yüzde 291 gibi yüksek bir oranda ihracat artışı gösterdi. UİB’in nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 291 oranında artarak 2 milyar 599 milyon dolar oldu. UİB’in, geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracat tutarı ise 29 milyar 502 milyon 841 bin 929 dolar olarak gerçekleşti. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, ihracatta artış trendinin devam ettiğini, Türkiye’nin ve Bursa’nın nisan ayında sergilediği yüksek oranlı artışların gelecek dönemler için motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. “Nisan ayındaki yüksek artışta her ne kadar baz etkisi olsa da, pandeminin getirdiği tüm olumsuzluklara ve zorluklara rağmen ihracatı artırmak için var gücüyle çalışan tüm firmalarımızı gösterdikleri üstün performanstan dolayı kutluyorum” diyen Başkan Çelik, UİB bünyesinde yer alan beş birliğin de ihracat rakamlarında artışlar olduğunu belirtti. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “Covid-19 salgını tüm dünyayı başta sağlık ve ekonomi olmak üzere pek çok açıdan derinden sarstı. Böyle bir süreçte, yüksek bir ihracat artışına imza atmak güçlü ekonomik yapımızın, ihracat potansiyelimizin ve ihracatçılarımızın kararlı tutumlarının net bir göstergesi oldu. Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz. Kararlılıkla ve tüm gücüyle üreten, ihracatla büyüyen, sürdürülebilir modelle kalkınan ve istihdam yaratan daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. OİB’in ihracatı Nisan ayında 2,1 milyar dolar Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 379 gibi bir artışla 2 milyar 128 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB), geriye dönük 12 aylık performansı ise 24 milyar 815 milyon dolar olarak açıklandı. Tekstil ihracatı Nisan’da 121,6 milyon dolar oldu Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği de (UTİB), Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 251 artışla 121,6 milyon dolar ihracata imza attı. UTİB’in geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracatı ise 1 milyar 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. UHKİB’den Nisan’da 83,7 milyon dolar ihracat Nisan ayında geçen yılın nisan ayına göre yüzde 200 artışla 83,7 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), geriye dönük 12 aylık ihracatı ise 839,2 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşti. UMSMİB’in ihracatı Nisan ayında 18,4 milyon dolar Nisan ayında bir önceki yılın nisan ayına göre yüzde 38 artışla 18,5 milyon dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise 201,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş oldu. UYMSİB’den Nisan’da 7,9 milyon dolarlık ihracat Nisan ayında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 21 artışla 7,9 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise 152,8 milyon dolar seviyelerinde dış satışa imza attı. Öte yandan, UİB üzerinden ihracat kaydı yapılan ve ‘diğer’ başlığı altında listelenen sektörlerin Nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 73 artışla 239,1 milyon dolar olarak açıklandı. kAYNAK : ULUDAĞ İHRACATCILAR BİRLİĞİ
BURSA SİYAHI İNCİRİ DÜNYA PAZARINI HEDEFLİYOR
PROF. DR. SENİH YAZGAN: “ÜRÜNÜN TANITIM VE PAZARLAMASI GELİŞTİRİLMELİ” Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), Ticaret Bakanlığı desteğiyle Bursa Siyahı İnciri Ur-Ge Projesi kapsamında yaptığı eğitimlerin dördüncüsünü gerçekleştirdi. UYMSİB, İngiliz Kraliyet Ailesinin mutfağına kadar giren, uzun raf ömrü, iri dış görüntüsü, tadı ve muhteşem lezzetiyle dünyanın en kaliteli inciri kabul edilen Bursa Siyahı İnciri’nin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. İlki Şubat 2020’de, henüz ilk vakanın ülkemizde görülmediği dönemde fiziki olarak yapılan eğitimlerin son 3’ü pandemi şartlarından dolayı online ortamda gerçekleşti. Deneyimli danışman Nilüfer Arıak tarafından Ur-Ge kümesinde yer alan firmaların katılımcılarına verilen eğitime, UYMSİB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Senih Yazgan da katıldı. Gün boyunca online olarak düzenlenen ve 10 firmanın temsilcilerinin katıldığı toplantıda, ‘Dış Ticarette Teslim ve Ödeme Şekilleri’, ‘İhracat Finansmanı’ gibi ana başlıklar üzerinde duruldu. Eğitimde ayrıca akreditif ve akreditifte karşılaşılan sorunlar; açılmış, belgede yapılan hata nedeniyle rezerv konulmuş, bedeli tahsil edilememiş örnekler incelenirken, ihracatın finansmanı uluslararası finansman imkânları üzerinden de bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. “Doğru pazarlanması ülke tarımına büyük katkı sağlar” Prof. Dr. Senih Yazgan, şehirle özdeşleşen Bursa Siyahı İnciri’nin dünya pazarında rakibi ve ihracatında limiti olmayan özel ve önemli bir ürün olduğunu belirterek, rakipsiz olan bu ürünün uluslararası piyasalarda tanınması ve uygun maliyetlerle pazarlanmasının ülke tarımına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Bu kapsamda Birlik olarak Bursa Siyahı İnciri’nin tanıtımı ve pazarlaması süreçlerinin daha da geliştirilmesi adına faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yazgan, bu ürünün üretimi, tanıtımı ve pazarlamasının daha da geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. KAYNAK :https://www.immib.org.tr/
OTOMOTİV İHRACATI NİSANDA 2,5 MİLYAR DOLAR OLDU
Son 15 yılın ihracat şampiyonunun nisan ihracatı baz etkisiyle üç haneli arttı Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır sektörel bazda ihracat şampiyonu olan otomotiv endüstrisi, nisan ayı ihracatında baz etkisiyle üç haneli artış gösterdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisi nisanda yüzde 313 artışla 2,5 milyar dolar ihracata imza attı. Nisanda bu yılki ihracat ortalamasında bir rakam sergileyen endüstride ilk 10 ülkenin tamanına yüzde 3. 438’e varan oranlarda yüksek artışlar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Geçen yıl pandeminin başlamasının ardından nisan ayını çok düşük bir rakamla kapattığımızdan geçen ayki yüksek artışta baz etkisi söz konusu. Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz.” Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır sektörel bazda ihracat şampiyonu olan ve doğrudan 300 bin kişiye istihdam sağlayan otomotiv endüstrisi, nisan ayı ihracatında baz etkisiyle üç haneli artış gösterdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisi nisanda yüzde 313 artışla 2,5 milyar dolar ihracata imza attı. Sektör, nisanda bu yılki aylık ihracat ortalamasında bir rakam sergiledi. Türkiye ihracatında ilk sırada yer alan otomotivin aldığı pay da yüzde 13 oldu. Yılın ilk dört ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 34 artışla 10,2 milyar dolar olurken, ilk dört aydaki ortalama aylık ihracat 2,54 milyar dolar olarak gerçekleşti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, geçen yıl pandeminin başlamasının ardından nisan ayını çok düşük bir rakamla kapattıklarına dikkat çekerek “Buna paralel geçen ayki yüksek artışta baz etkisi söz konusu. Nisanda en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin tamamına çok yüksek oranlı artışlar oldu. Bununla birlikte pandeminin getirdiği tüm zorluklara rağmen ihracatı artırmak için var gücüyle çalışan tüm firmalarımızı üstün performanslarından dolayı kutlarım” dedi Nisanda aynı şekilde tedarik endüstrisi, binek otomobiller ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatının üç haneli arttığını vurgulayan Baran Çelik “Tam kapanma sürecine paralel aşılama oranımızın yükselmesiyle pandeminin etkisinin giderek azalacağına ve piyasaların ikinci çeyrekle birlikte bir toparlanmaya gideceğine inanıyoruz” diye konuştu. Tedarik endüstrisi en büyük ürün grubu Nisanda Tedarik Endüstrisi yüzde 208 artışla 1 milyar 54 milyon USD ihracatla otomotivde en büyük ürün grubunu oluştururken, Binek Otomobil ihracatı yüzde 582 artışla 899 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 652 artarak 300 milyon USD ve Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı da yüzde 54 artarak 82 milyon USD olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracatta yüzde 229 oranında artış görülürken, yine önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 422, Fransa’ya yüzde 454, ABD’ye yüzde 225, Rusya’ya yüzde 231, Birleşik Krallık’a yüzde 298, İspanya’ya yüzde 774 ihracat artışı oldu. Binek otomobillerde önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 730, İtalya’ya yüzde 337, İspanya’ya yüzde 2.251, Almanya’ya yüzde 421, Polonya’ya yüzde 6.020, Birleşik Krallık’a yüzde 705 ihracat artışı yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 23.460, Fransa’ya yüzde 2.161, İtalya’ya yüzde 609, Belçika’ya yüzde 1.452, Slovenya’ya yüzde 100 ve ABD’ye yüzde 56 ihracat artışı yaşandı. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda ise en fazla ihracat yapılan ülkeler olan Macaristan’a yüzde 408, Almanya’ya yüzde 56, Fransa’ya yüzde 24 artış görüldü. Diğer ürün grupları arasında yer alan Çekiciler ihracatı ise nisanda yüzde 721 artarak 102 milyon dolar oldu. Almanya’ya yüzde 278 artış oldu Endüstrinin en büyük pazarı olan Almanya’ya yüzde 278 artışla 419 milyon dolar ihracat yapılırken, Fransa’ya…
Plastik sektörü Mükemmeliyet Merkezi ile liderliğe oynayacak
PAGEV, 10 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa’nın en büyük ikinci dünyanın en büyük altıncı plastik üreticisi konumunda bulunan Türkiye plastik sektörünü liderliğe taşıyacak PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temelini attı. Sektörün katma değerli üretimini artırırken ithalatını azaltacak 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip dev projenin temel atma töreni PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ev sahipliğinde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) öncülüğünde T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde hayata geçirilecek olan PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temel atma törenine Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve çok sayıda plastik sektörü temsilcisi katıldı. Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesinde konumlanan merkez, toplamda 30 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, üç etapta yapılacak. İlk etap 2021 yılı içinde tamamlanarak plastik sanayinde faaliyet gösteren firmalara hizmet vermeye başlayacak. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, özelde plastik sektörünün, genelde Türkiye ekonomisinin gücüne güç katacak. Plastik sektörünün yanı sıra ürün, hammadde ve makine ekipman sektörlerine de hizmet vermesi planlanan merkez; araştırma, sertifikasyon, test ve laboratuvar hizmetleri verecek, en yeni teknolojiye sahip ürünlerin üretimi için sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma kurumları, mesleki birlikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapacak. Ayrıca mesleki ve teknik eğitim ile danışmanlık hizmetleri sağlayacak. Makine sektörüne de hizmet verecek olan merkez, teknolojik gelişmelerin yapılabilmesi için gerekli olan plastik makine, kalıp ve ekipman üretiminin hem miktar hem kalite olarak artırılmasını sağlayacak. Standart dışı plastik ürün ithalinin önüne geçecek… PAGEV Mükemmeliyet Merkezi, ihraç edilen ürünlere ilişkin bir kontrol mekanizması oluşturarak Türkiye’de üretilen plastik ürünlerin uluslararası pazarlardaki güvenirliğinin ve itibarının korunmasına da katkı sağlayacak. Merkezin çok önemli bir artısı ise ithal edilen plastik ürünlerin, kesin ithalatı yapılmadan laboratuvarlarda teknik uygunluğunun belirlenmesi ile ülkemize kalitesiz ve standart dışı ürün girişini engellemesi olacak. Sadece sanayicilere değil öğretmenlere ve öğrencilere de önemli fırsatlar sunuyor PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne komşu olacak Plastik Mükemmeliyet Merkezi, bu okuldaki öğretmenlere ve öğrencilere ileri teknoloji ile tanışma fırsatı sunacak. Bazı uygulama derslerini PAGEV Mükemmeliyet Merkezi’nde yapma şansını yakalarken merkezin eğitim ve konferans salonları da hizmetlerinde olacak. Sanayici ve akademisyenlerle yakın bağ kurulması noktasında da gerekli sinerjiyi yaratacak merkezde lise öğrencilerini staj fırsatı da bekliyor. Öğrenciler aynı zamanda başta PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin protokol imzaladığı İstanbul Üniversitesi olmak üzere farklı üniversite akademisyenlerinden mentorluk alma şansına da sahip olacak. Mükemmeliyet Merkezi, plastik sektörünün katma değerli üretimini artıracak Temel atma töreninde konuşan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Türkiye plastik sektörü mevcut hacmi ve potansiyeli ile liderliğe çok yakın bir konumda bulunuyor. 37 milyar dolarlık cirosu ile ülke ekonomisine ciddi bir değer yaratan sektörümüz 10 milyon tonluk üretim gücü ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı üreticisi konumunda bulunuyor. Sektörümüzün mevcut konumunu şu örnekle daha iyi açıklayabiliriz: Ülkemizin 2023 hedefi dünyadaki en büyük ilk 10 ekonomiden biri olmak. Plastik sektörümüz ise daha bugünden dünyanın 6.’ncı büyük üreticisi. Sektörümüzde 11 bin civarında üretici firma 250 bin kişiyi istihdam ediyor. Bu firmalarımız 150’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Görünen tablo bu kadar pozitifken Türkiye plastik sektörü neden lider konumda değil? Lider olamamamızın önündeki en büyük engel katma değeri düşük üretim. Katma değeri yüksek plastik mamulleri ithal ediyor ancak katma değeri düşük mamuller ihraç ediyoruz.…
Zorunlu Mesleki Yeterlilik Belgesi Yıl Sonuna Kadar Teşvikli!
Plastik sektörümüzün de içinde yer aldığı birçok sektörde çalışanları ve işletmeleri yakından ilgilendiren, çalışanlara Mesleki Yeterlilik Belgesi alınması uygulaması zorunlu bir uygulama olarak sürmektedir. Çalışma hayatında, yetkinlik belirleyici bir standardizasyonu sağlayan bu belge zorunluluğu, iş yaşamının da güvenli biçimde sürdürülebilirliğini amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan tebliği ile; yüzbinlerce çalışanı yakından ilgilendiren, tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıflarındaki mesleklerde Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) zorunlu kılınmış olup, söz konusu belgeyi almayanlar mesleklerinde çalışamayacak olup, aynı zamanda MYK Belgesi olmayan personel çalıştıran işverenlere de cezai yaptırım uygulanmaktadır. PAGEV, plastik sektörümüzü yakından ilgilendiren süreçle ilgili olarak; Plastik, Kimya, Petrol ve Lastik sektörlerinde ulusal meslek standartları olan; 12UY0069-3 Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı, 12UY0069-4 Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı, 13UY0142-3 Plastik Profil Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) ve 13UY0143-3 Plastik Şişirme Film Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) meslek standartlarını kendi bünyesinde hazırlayarak Mesleki Yeterlilik Kurumu ve TÜRKAK tarafından ulusal meslek standartları olarak kabul edilmesini de sağlamıştır. Plastik sektörümüzün ulusal meslek standartlarının yazılması ve onaylanmasının yanı sıra PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezi, sektörde istihdam edilen çalışanlara yönelik ülke çapında sınav ve personel belgelendirme hizmetlerini de sürdürmektedir. PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezimizde; TS EN ISO / IEC 17024 standardına uygun olarak Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı (Seviye 3), Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı (Seviye 4), Plastik Profil Ekstrüzyon Üretim Operatörü (Seviye 3) ve Plastik Şişirme Film Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) (Seviye 3) ulusal yeterliliklerinin sınav ve belgelendirmeleri yapılmaktadır. Söz konusu alanlarda faaliyet gösteren işletmelerimizin çalışanları için zorunlu tutulan bu uygulama, çalışanların bir nevi ehliyet sahibi olmalarına da imkan tanımaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan belgelendirme işlemlerinin yapılmaması durumunda olası denetimlerde cezai müeyyidelerle karşılaşılmaması için 31 Aralık 2021 tarihine kadar uygulanan teşvikli belgelendirme hizmetinden yararlanılması işletmelerimizin menfaatine olacaktır. Sınavlarında başarılı olan adayların sınav ve belgelendirme masrafları İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmaktadır. 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen Geçici 10. Madde kapsamında belirtilen şartları taşıyan ve MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi kişilerin sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır. Süreçle ilgili detaylı bilgi için, PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezi Kalite Yönetim Temsilcisi Aykut EREN (0212 425 13 13 – aykut.eren@pagev.org.tr) ile iletişime geçebilirsiniz. PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Boykot ettiler, fiyatlar düştü
Petrokimya kartellerinin arzı kısması sonucu hammadde fiyatları fırladı. Bunun üzerine Türkiye ile Çin’deki plastik üreticileri dev şirketlere karşı boykot kararı aldı ve fiyatlar yüzde 15 geriledi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) benzeri kartel yapıya sahip petrokimya şirketlerinin arzı çeşitli bahanelerle kısmasının ardından ham madde fiyatları dolar bazında yüzde 150’den fazla arttı. Bunun üzerine plastik ham maddede dünyadaki en büyük ithalatçılar olan Çin ve Türkiye’deki üreticiler, kartel zamlarına karşı ortak akılla hareket edip boykot kararı aldı. Söz konusu hamle işe yaradı ve fiyatlar düşüşe geçti. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, ham madde fiyatlarına yüzde 150’nin üzerinde zam yapan petrokimya şirketlerine karşı ‘alımı durduralım’ çağrısı yaptıklarını söyledi. Eroğlu, “Boykota başladığımız martın ikinci yarısı sonrası ham madde fiyatları kısa sürede geriledi. Türkiye’nin aylık plastik ham madde kullanımının ortalama 600 bin ton olduğunu göz önüne aldığımızda ortaya çıkan yüzde 15’lik fiyat düşüşünün aylık karşılığı 180 milyon dolar” dedi. BİRÇOK ÜRÜNE ZAM Eroğlu, boykota, firmaların geniş katılım gösterdiğini kaydetti. Eroğlu, gıda ambalajından plastik ipliklerle dokunan kıyafetlere, temizlik malzemeleri ambalajından ayakkabıya, içecek şişelerinden mutfak eşyasına, inşaattan medikal sektörüne ve beyaz eşyaya birçok alanda tüketicilerin hayatına direkt etki eden plastik ürünlerin, ham maddedeki fiyat artışlarına bağlı olarak zamlandığını belirtti. DÜNYADA SES GETİRDİ Dünyadaki pek çok ülkenin medyası da hammadde zamlarına verilen tepkiye yer verdiler. Analiz ve haberler; Türkiye’deki süreci, ‘çözüm noktasındaki umut ışığı’ olarak yorumladılar. HAZİRANA KADAR DEVAM Elzem olmadıkça ham madde almayarak boykota hazirana kadar devam edeceklerini bildiren Eroğlu, “Yüzde 15’lik düşüş önemli ancak yüzde 150 artan fiyatlara göre henüz işin başındayız” dedi. Kaynak : Akşam Gazetesi*
TEKSTİLDE HAMMADDE SIKINTISI SEKTÖRÜN BELİNİ BÜKÜYOR
Türkiye’de tekstil sektöründe yaşanan hammadde ve ara malı fiyatlarındaki artıştan Asrın İşadamları Derneği (ASRİAD) bünyesinde sektörde hizmet veren iş insanları da fazlasıyla nasibini aldı. ASRİAD Tekstil Sektör Komisyonu tarafından yapılan açıklamada; pamuk ipliğinde fiyatların son 5 ayda yüzde 50’ye varan oranlarda arttığı, kilosu 20 lira olan ipliğin 30 TL’ye kadar yükseldiği belirtilirken, Eylül’de 9 buçuk lira olan pamuk fiyatının bugünlerde 17 TL’ye kadar çıktığı dile getirildi. Açıklamada, salgın ile birlikte örme giyime ilginin artmasıyla pamuk ipliğinin de global anlamda kıymete bindiği, bazı ülkelerin pamuk ipliği ihracatına sınır koyup, iç pazara odaklandığı, Avrupa’nın ise yükselen navlun fiyatları nedeniyle iplik almak için Türkiye’ye yöneldiği ifade edildi. Pamuk elyafı ve ipliği başta olmak üzere hazır giyim sektörünün kullandığı hammadde ve ara malların fiyatlarında dünyadaki artışın yüzde 20-25 düzeyindeyken, Türkiye’de doların da yükselmesi nedeniyle yüzde 50’lere kadar çıktığının altı çizildi. Bu durumun tekstil sektörünün rekabet gücünü bir hayli zayıflattığı, buna engel olmak adına bazı önlemler alınmasının elzem gözüktüğü belirtildi. Önlem olarak ise, içeride katma değerli ürüne dönüştürebileceğimiz elyaf ve ipliğinin yurtdışına ihracatına yönelik gözetim getirilmesi dışında, iplik ithalatında uygulanan ilave gümrük vergilerinin de en azından piyasalarda rahatlama olana kadar kaldırılması gerektiği vurgulandı. Lojistik sıkıntısı sektörü olumsuz etkiliyor Pandemi sürecinin başlamasıyla, dünyadaki lojistik zincirinde kopmalar ve yığılmalar olduğunun altı çizilirken, boş konteyner bulma sorununun ortaya çıktığı belirtildi. Yapılan açıklamada şu hususlara yer verildi: “Uzun süre çok düşük karlarla çalışan armatörler, pandemiden dolayı oluşan hızlı talep artışını fırsata çevirerek, konteyner nakliye fiyatlarında fahiş artışlar yapmaya başladı. Bunu fırsat bilen gemi sahipleri de gemi kiralama fiyatlarını ve kontrat sürelerini arttırdı. Bunların sonucu olarak, 2 bin dolar düzeyinde olan konteyner nakliye ücretleri 12-13 bin dolarlara çıktı. Libya’ya 800-900 dolara giden konteynerler 4500-5000 dolarlara çıktı. Bunun yanı sıra armatörlerin, sürekli çalıştıkları müşterilerine öncelik verdiği için, spot çalışan müşterilerine uzun terminler veya yüksek fiyatlar teklif ettiği ifade edildi. Nakliye fiyatlarının artması, maske lastik imalatındaki aşırı artış, evlerde rahat kıyafetlere yönelimden dolayı artan taleple ve Avrupa’da dünyanın en büyük likra hammadde üreticisinin pandemi dolayısıyla kapasitesini %30 civarında düşürmesiyle, likra fiyatları katlanarak arttı. 5 dolar olan likra 20-25 dolarlara kadar çıktı. Bu artışta aracıların ve bayilerin de kar marjlarını arttırmalarının etkisi oldu. Likra olarak adlandırılan elastanın Türkiye’ de tek üreticisi var ve kapasitesi Türkiye’ ye yetmiyor. Mevcut üretici, ürünlerinin bir kısmını yurtdışına ihraç ettiği ve daha önce yurtdışından takviye olarak getirdiği likraları yeteri kadar getiremediği için, ülkemizde likra fiyatları fahiş oranda artmış ve “20 denye likra” gibi kalemleri bulmak çok zor bir hale gelmiştir. Yıllık yaklaşık 100-120 bin ton ihtiyaç olan likranın bulunamaması ve fiyatlarının aşırı artmasından dolayı, birçok hazır giyim ve kumaş üreticisi, üretimi durdurmak veya kapasitesini düşürmek zorunda kalmış ve fiyat tutturmakta zorlanmıştır. TİM’in hazırladığı ihracat raporlarından elde edilen bilgilere göre, 2021 Ocak-Mart döneminde ihracat yapılan tekstil hammaddenin ortalama kg değeri 3,7$ iken, aynı dönemde hazır giyimde yapılan ihracatın ortalama kg değeri 13,2$ olarak gerçekleşmiştir. (tablo1). Yani hazır giyim ihracatının katma değeri, hammadde ihracatına göre yaklaşık 4 kat fazladır. Pamuk ipliğinde de, ham pamuk fiyatlarının dolar bazında uluslararası piyasalarda artması ve Çin, Rusya, Pakistan gibi ülkelerin Türkmenistan ve Özbekistan gibi ülkelerden yüksek miktarda satın aldıkları ipliklerden dolayı, Türkiye’ye gelen iplik miktarı azalmış ve fiyatlar artmıştır. Pandemi döneminde gümrük ithalat vergilerinin artmasını fırsat bilen bazı yerli iplik üreticileri, döviz kurunun da artmasıyla hem ihracata…
NİSAN AYINDA İHRACATTA TARİHİ REKOR
Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre ihracatta, geçen yılın nisan ayına göre yüzde 109 artış yaşandı. 18,8 milyar dolar olarak kayıtlara geçen rakam tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. Türk ihracatçısı milli menfaatler dahilinde çalışmalarını büyük bir başarıyla sürdürürken Ticaret Bakanlığı da pandemi döneminde almış olduğu önlemler, yaptığı çalışmalar ve ihracatçılarımıza verdiği destek ile büyük takdir topluyor. Türkiye’nin nisan ayında ihracatı 18.8 milyar dolara çıktı. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. İthalat, nisan ayında 21.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayı dış ticaret açığımız, 2020 nisan ayına göre % 31.9 azalarak 4.6 milyar dolardan 3.1 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 85.7 olarak gerçekleşti. Pandemi öncesi 2019 yılıyla karşılaştırıldığında ise ihracatımızın bu yılın nisan ayında % 22.3 oranında arttığı görülüyor. Bugün itibariyle ihracatımız, pandemi öncesi seviyelerin de üzerine çıkmış gözüküyor. İthalatımız ise nisanda % 21.1 artış gösterdi. -2021’in ilk çeyreğinde ihracatta yüzde 33,1 artış 2021 yılı ocak-nisan döneminde ihracatımız %33.1 artışla 68.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise ocak-nisan döneminde % 19.8 artışla 82.9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Yine ocak-nisan dönemi dış ticaret açığımız % 19.5 azalarak 17.6 milyar dolardan 14.2 milyar dolara geriledi. Bir başka ifadeyle, 2021 yılı ocak-nisan döneminde dış ticaret açığımız, önceki yılın aynı dönemine göre 3.4 milyar dolar daha az gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ocak-nisan döneminde 8.3 puan artışla % 82.9 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız fasıl “motorlu kara taşıtları”nda yaşanırken rakam, 2 milyar 109 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat yapılan diğer fasıllar ise sırasıyla “kazanlar ve makinalar” (1 milyar 875 milyon dolar) ile “demir ve çelik” (1 milyar 289 milyon dolar ) olarak kayıtlara geçti. -İhracatta Almanya başı çekiyor Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya (1 milyar 654 milyon dolar), ABD (1 milyar 182 milyon dolar) ve İngiltere (1 milyar 33 milyon dolar) oldu. İthalatta ise ilk üç sırayı Çin (2 milyar 412 milyon dolar), Rusya (2 milyar 174 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 131 milyon dolar) aldı. Yine olumlu bir gelişme de ihracat yapan firma sayılarımızda yaşandı. 2020 yılı nisan ayında 30 bin 112 olan ihracat yapan firma sayısı, 2021 yılının nisan ayında % 49.4 artışla 44 bin 988’e ulaştı. 2021 yılı ocak-nisan döneminde, ihracat yapan firma sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 12.07 artış göstererek 60 bin 329’dan 67 bin 611’e yükseldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Nisan ayı raporu Engin DoğanASRİAD EXPORT Komisyon BaşkanıKuzey Gümrük Müşavirliği
Türkiye ve Ukrayna arasında e-ticaret yolu neden inşa edilmesin?
Çok değil bundan 7-8 yıl evvel, Ukrayna’da başkent Kiev’de dahi benzin istasyonlarında kredi kartıyla ödeme yapmak istediğinizde kart hesabınızda para var mı diye sorulması alışık olmanız gereken bir durumdu, zira kredi kartı kullanımı yok denecek kadar azdı ve birçok kasiyer kredi kartını, banka kartıyla aynı olarak değerlendiriyordu. O günlerden bugüne köprünün altından çok sular aktı, Ukrayna’da her alanda olduğu gibi finans ve ödeme altyapısında, iletişim teknolojililerinde, tüketici alışkanlıklarında köklü değişiklikler gerçekleşti. Bugün cep telefonuyla ödeme yapmak sıradan bir durum. Ukrayna’da bırakın yeniliklere açık Ukrayna halkı tarafından kredi kartının benimsenmesini, ülke geçtiğimiz yıl mobil ödeme sistemlerinde 35 katlık büyüme ile Avrupa’da en çok büyüme kaydeden ikinci ülke oldu. Teknolojik değişimlerden, inovatif gelişmelerden ticaretin gerçekleştiği yerler ve biçimler de etkileniyor ve özellikle son 5 yılda Ukraynalı tüketiciler alım yaptıkları alanları hızla alışveriş merkezi, mağaza, dükkan gibi klasik kanallardan online platformlara döndürüyorlar. 2019 yılında e-ticaret pazarı ülkede 3 milyar $’lık büyüklüğe ulaşırken, bunun %20’lik kısmı yani 600 milyon $’ı ise sınır ötesi alımlardan, ithalattan oluştu. Ukrayna, Dünya’da en çok yazılım uzmanı olan ilk 5 ülkeden biri Ukrayna’da nüfusun teknolojik gelişmelere adaptasyonunu kolaylaştıran, dijitalleşmeyi teşvik eden, tüketiciyi online platformlara, mobil uygulamalara yönlendiren elverişli bir ekosistem var. Her şeyden önce ortalama eğitim düzeyi olarak dünyanın ilk on ülkesi arasında. Okullaşma oranı %99,7, toplumda neredeyse yüksekokul mezunu ya da bir meslek sahibi olmayan bir insan yok. Ukrayna üniversiteleri Avrupa’da en çok mühendis mezun eden eğitim kurumları arasında yer alırken, Sovyetler Birliği’nde teknolojik gelişmelerin öncüsü, sanayileşme oranında %50 ile Birliğin lider ülkesi olan, ilk bilgisayarın icat edildiği Ukrayna’da araştırma merkezleri, enstitüleri ve nitelikli üniversiteleriyle bugünlere taşınan müthiş bir matematik altyapısı oluşmuş. Bu da özellikle son on yıllarda bilişim ve bilgi teknolojileri sektörlerinin ihtiyaç duyduğu uzmanların yetişmesine olanak sağladı. Bugün Ukrayna yazılım mühendisi sayısında dünyada ilk 5 ülke arasında ki önünde yalnızca Amerika, Çin, Hindistan ve Rusya Federasyonu gibi nüfusu Ukrayna’nın en az üç katı olan ülkeler var. Aynı şekilde ülke, IT outsource’unda ise Avrupa birincisi. Yazılım ve bilişim sektörü, ekonomide kümülatifte %17 küçülme yaşanan 2014 ve 2015 yıllarında bile kan kaybetmedi ve çift haneli büyüdü. Ukrayna’nın bu alandaki geleceği ise bugünkünden de parlak. Zira hem ülkenin değeri zamanla daha çok anlaşılıyor hem de Ukrayna üniversiteleri özellikle mühendis kökenli yazılımcı yetiştirmeye büyük bir hızla devam ediyorlar. Ukrayna’da 180 bin kişilik yazılım ve bilişim ordusuna yılda en az 15 bin kişi daha ekleniyor. 4000 binden fazla bilgiişlem firması faaliyet gösterirken, elektronik ticaret, oyun, iletişim ve yazılım gibi alanlarda yerel ve global 150’den fazla AR-GE merkezinin bulunduğu ülkede, son olarak bu AR-GE merkezleri arasında dünya devi Google da katıldı. 2018 yılında yazılım ve bilişim ihracatından 4.5 milyar dolar gelir edilirken, 2019’da ise ihracat 5 milyar $’ı aştı ve sektör ülkenin başat döviz kazanç kalemlerinden biri haline geldi. İşte bu ekosistem zaten bugün büyüklüğü 3 milyar doları aşan e-ticaret sektörünün sürdürülebilir bir biçimde büyümesinin ve sınır ötesi ticaretin de bu sistemin önemli bir parçası olmasının hızlandırıcısı, kolaylaştırıcısı hatta garantörü. Ukrayna’da sınır ötesi e-ticaretin ve özellikle de Çin’den bu yolla gelen ithalatın patlaması 2016’da devlet posta şirketi Ukrpoşta’nın Çin’e gitmesi ve Alibaba Group’un kargo şirketi Cainiao ile antlaşma imzalamasıyla oldu. Her yıl Çin’den gelen ürün miktarı artarken, 2019’da bu sayı 32 milyon parsele ulaştı. Kargo sistemi iki ülke arasında adeta yeni İpekyolu’nu inşa…
TUİD Başkanı Pehlivan: Kriz tecrübesi bulunan Türkiye ve Ukrayna’nın potansiyeli yüksek
Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD) Başkanı Burak Pehlivan, AA muhabirine pandemi sonrasında Türkiye ve Ukrayna arasında oluşacak iş fırsatları hakkında bilgi verdi. Koronavirüs pandemisi nedeniyle dünya ekonomisinde kartların yeniden dağıtıldığı, büyük değişim ve dönüşümlerin gerçekleşeceği bir dönemin yaşanacağını anlatan Pehlivan, bu dönemin aynı zamanda bilinmezliklerle dolu olduğunu söyledi. “Yeni şartlara hızla uyum sağlayanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar avantajlı çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz.” diyen Pehlivan, şunları kaydetti: “Kriz deneyimi olmayan, bu kadar çetin kriz şartlarıyla yaşayan hiçbir neslinin karşılaşmadığı batıya, gelişmiş ülkelere göre kriz deneyimi yüksek Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerin karşılaştırmalı üstünlükleri olabilecekleri bir ekosistem ile karşı karşıyayız. İmkan ve kabiliyetlerimizi doğru tanımlayabilir, yeni şartlara bekleyerek değil, stratejilerimizi doğru bir biçimde oluşturarak, çalışarak, her daim enerjimizi ve azmimizi koruyarak girebilirsek, kriz sonrası dönemde bambaşka bir dünyaya uyanabiliriz. Türkiye ve Ukrayna ekonomik ve ticari ilişkilerinin yeni bir evreye taşınması için önümüzde, bugüne kadar hiç olmadığı kadar büyük bir potansiyel var. Ve bu potansiyeli realize etmeye geçmişten çok daha hazır bir iş dünyasına ve elverişli ekosisteme sahibiz.” “Ukrayna’da ekonominin geri gelişi yine hızlı olacak” Koronavirüs krizinin tüm dünyayı derinden etkilediği gibi Ukrayna ekonomisi de etkilediğini belirten Pehlivan, hükümetin tahminine göre ekonominin 2020’de yüzde 3,6 küçüleceğini söyledi. İlk olarak 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla müthiş bir şok yaşayan, birkaç yılda ekonomisi yarıdan fazla küçülen Ukrayna’nın, 2009 yılında yüzde 16 küçüldüğünü hatırlatan Pehlivan, “Yaşadığı tüm krizler Ukrayna’nın serbest piyasa ekonomisine adaptasyonunu hızlandırmış, yapısal reformlar için katalizör etkisi yapmış, dış ticarette liberalleşmeye gidilmesini sağlamış, batı ile bütünleşme kadar aralarında Türkiye’nin de yer aldığı eski ve yeni ticaret ortaklarıyla ilişkileri güçlendirmişti. Krizlere alışkın, daha kötüsünü defalarca görmüş Ukrayna’da ekonominin geri gelişi de yine hızlı olacak, hatta ileriye dönük daha sağlıklı büyüme oranları yakalanabileceği, ülke için refah artışının ivmeleneceği bir ekosisteme girmemiz şaşırtıcı olmayacaktır.” diye konuştu. Tarım potansiyeli Ukrayna’nın en büyük avantajı Pehlivan, Ukrayna’nın, dünyanın en değerli toprağı olan kara toprağın (çernozyom), Dünya rezervlerinin üçte birini ve yine Avrupa’nın ekilebilir, dikilebilir topraklarının yüzde 30’unu sınırları içerisinde bulundurduğunu söyledi. Ülkenin 42 milyon hektarlık tarım arazisine sahip bir tarım devi olduğunu aktaran Pehlivan, “Ukrayna, Avrupa Birliği’ne geçtiğimiz yıl yaptığı 7,26 milyar dolarlık tarım ihracatı ile birliğin, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya’dan sonra en büyük 3. gıda tedarikçisi haline gelirken, AB’nin 2019 yılındaki tarım ve gıda ürünleri ithalatındaki artışın yarıdan fazlası Ukrayna’dan kaynaklandı. Geçtiğimiz yıl yüzde 18,8 artışla 22,4 milyar dolara ulaşan tarım ürünleri ihracatının Ukrayna’nın toplam ihracatındaki payı ise yüzde 39’dan, yüzde 44’e çıktı.” bilgilerini verdi. Tarım makine sanayisine Ukrayna çağrısı Ukrayna’da bu ay çıkan yasayla 2001 yılında kabul edilen ve tarım arazilerinin alım satımını yasaklayan moratoryumun iptal edildiğini aktaran Pehlivan, şöyle konuştu: “Ukrayna’da tarım arazilerinin alım satımının önü açıldı. İlk etapta 100 hektara kadar araziler alınıp satılabilecek. 2024’ten sonra ise bu sınır 10 bin hektara çıkarılacak. Bu yasa iki açıdan önemli. Birincisi 20 yıl sonra Ukrayna’da tarım arazisi piyasası oluşturuyor. İkincisiyse 100 hektarlık sınırlandırma mevcut tarım tekelleri dışında alternatif tarımın da önünü açacak. Mevcut durumda, araziler alınıp satılamadığı için çiftçi bankaya arazisini teminat olarak gösteremiyor ve finansmana ulaşamıyordu. Türk firmalarımız açısından böylece yeni konjonktürde iki fırsat ortaya çıkıyor. Seracılık, bağ, bostan tarımı konusunda müthiş bir altyapısı olan, know-howa, ticaret deneyimine ve sermayesine sahip Türk tarım firmalarımız Ukrayna’da müthiş potansiyeline rağmen emekleme noktasında olan bu alanda geniş iş birliği…
Güvenilir dezenfektan nedir ?
Zarflı virüsler; nükleik asitler, protein ve moleküler bağlarla bir arada tutulan yağlı bir dış zardan oluşur. Dezenfektanlardaki alkol, dış zarın üzerindeki yağı çözerek parçalar ve virüse ait proteinlerin, nükleik asitlerin zar dışına çıkmasına neden olur. Bu sayede zarflı virüslerin yapıları bozularak yok edilmeleri sağlanır. Dezenfektan kullanımı sadece içinde bulunduğumuz bu zor süreçte değil Covid-19 sonrasında da zararlı tüm mikroorganizmalardan ve çeşitli bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kazanılması gereken en önemli alışkanlıklardan biri olmalıdır. Başta sağlık profesyonelleri olmak üzere pek çok kişi salgın öncesinde de dezenfektanları biliyor ve kullanıyordu; pandemi ile birlikte son tüketici tarafında da bu ürünlere talepte büyük bir artış söz konusu oldu. Talep bu kadar yoğun olunca haliyle arz da hızla beraberinde geldi ve dezenfektan üretiminde tecrübeli tecrübesiz pek çok kişi ya da firma krizi fırsata çevirme gayesi ile üretim işine girdi. Bu dönemde piyasada pek çok ruhsatsız ürün yerini alırken bundan yine en çok etkilenen insan sağlığı oldu. İnsanlar için doğru ve kaliteli ürünü ayırt edip seçmek ne yazık ki fazlasıyla zorlaştı. Işte bu sebeple hepimiz bilinçli tüketiciler olmalı, sağlığımızın en temel koruyucularından olan dezenfektan ürünlerini tercih ederken hassas ve özenli davranmalı, güvenilir ürünleri tercih etmeliyiz. Peki Güvenilir Dezenfektan Nedir? Öncellikle güvenilir bir dezenfektan mutlaka T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı biyosidal ruhsata sahip olmalıdır. Alkol oranı minimum %60 olmalı. Kullanılan alkol türü insan sağlığı için risk taşımamalıdır. Toksik etkiye sahip hiç bir bileşen içermemelidir. Bakterisidal, fungusidal ve virusidal etkinliğe sahip olmalıdır. Etkinliği bağımsız laboratuvarlarca kanıtlanmalıdır. Hızlı ve etkili koruyucu özellik gösterebilmelidir. Cilde zarar vermemeli, içeriğinde uygun nemlendiriciler barındırarak cildin dokusunu korumalıdır. Ellerde yapışkanlık hissi bırakmamalı, kullanıcıya kullanım konforu sağlamalıdır. Kötü kokmamalı, kokusu ile rahatsızlık hissi vermemelidir. Kalitesiz ve ucuz alkol kullanımının ürünün kötü kokmasına neden olduğu bilinmelidir. Ürün etiketinde üreticiye, içeriğe, üretim ve son kullanma tarihine ilişkin bilgiler muhakkak bulunmalıdır. Ürünün SKT’si geçmiş olmamalıdır. 20 Yıllık Medikal Tecrübe ile Üretilen KONIX… KONIX El Dezenfektan Jeli, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı Türkiye’nin ilk biyosidal ruhsatlı el dezenfektan jelidir. ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından “FDA” onaylıdır. Bakteri, virüs ve mantarlara karşı %99.9 koruma sağlar. EN 14476 standartlarına uygun test edilmiştir ve EN 14476 standartlarında belirtilen, MERS ve SARS ailesi virüsleri dahil tüm virüslerde, antiviral aktivite gösterdiği klinik çalışmalarca kanıtlanmıştır. Hızlı etki gösterir. 30 saniye’de antimikrobiyal etki ile hızlı korur. Cildinizi kurutmaz. Piyasadaki bir çok üründen farklı olarak, KONIX ürünleri içerdiği özel nemlendiriciler sayesinde alkolden kaynaklanan zararı gidererek ellerinizde yumuşak bir his bırakır. Yapışkanlık hissi vermez, hızlı kurur ve durulama gerektirmez. Hoş kokusu ile keyifli kullanım sağlar. Tüm bu özellikleri ile sağlık profesyonellerinin de tercihi olan KONIX dezenfektan ailesinin tüm ürünlerini güvenle kullanabilir; kendinizin ve sevdiklerinizin sağlığını korumak için gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz.
Nehir Promasyon hizmette kaliteyi önemsiyor.
Bizim iş yerimiz her geçen gün büyümekte ve mağazalar zinciri oluşturmakta ve bu pandemi döneminde İnsanlara iş istihdamı sağlamaktayız. Hediyelik eşya ve promosyon ürünlerimiz sektörde yenilikçi ve yaratıcı bir bakış açısıyla fark yaratmak, Şirketimizi sektörde önemli bir boşluğu doldurmakta olduğumuz günümüz koşullarına taşıdığını görmek Bizleri heveslendirmekte ve kurumsal ilkelerimizi daha da geliştirmekte yolunda ufkumuzu genişletmektedir. Neden bizimle çalışsınlar meselesine değinecek olursak 1 çözüm odaklı olma ve güler yüzlü personel 2 yenilikçi ve modern ürünler 3 hizmet kalitesini hep ön planda tutmak 4 hediyelik eşya ve promosyon olarak yaratıcılık 5 hizmet ve malları zamana riayet ilkesini benimsemek Nehir Promosyon ve Hediyelik Ürünler, faaliyet gösterdiği alanlarda ürün ve hizmet standartlarını yükseltmeyi hedef bilmektedir. Sektörde yenilikçi ve yaratıcı bir bakış açısıyla fark yaratmak, ürün ve hizmet kalitesini hep en yukarıda tutmak, aynı zamanda satış ve hizmet sonrası müşteri destek mekanizmasını sürekli işler halde tutmak, Şirketimizin ana amaçlarını oluşturmaktadır. Çözüm odaklı olmamızın, hem kendimize hem de müşterilerimize katma değer yaratacak ürün ve uygulamalar üreterek vizyonumuzu sürekli geliştirmemizin, müşterilerimize verdiğimiz her sözü hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan yerine getirebilmemizin, Şirketimizi sektörde önemli bir boşluğu doldurmakta olduğumuz günümüz koşullarına taşıdığını görmek, bizleri heveslendirmekte ve kurumsal ilkelerimizi daha da geliştirme yolunda ufkumuzu genişletmektedir. Nehir Promosyon ve Hediyelik Ürünler‘in her müşterisi, tek müşterisiymiş gibi değerli ve özene layıktır. Şirketimiz, kişi ve kurumlar tarafından düzenlenen ve en küçüğünden en büyüğüne değişik amaçlar barındıran davet, toplantı ve organizasyonların etkinliğini artıran, hafızalarda güçlü izler bıraktıran, hedeflere ulaşmada verimli alternatifler yaratan ürün ve hizmetleri bütün halde sunabilmekte, gerek kişi ve kurumlara özel, gerekse geleneksel çerçevede geniş ürün yelpazesi ile ihtiyaç duyulan tüm unsurları, müşterilerimizi yormadan tasarlamakta, yakıştırmakta, üretmekte ve teslim etmektedir. Satış ve teslimat sonrasında da tüm destek hizmet ve servislerimizle müşterilerimizin yanında olmayı sürdürüyor, müşterilerimiz tarafından hedeflenen sonuçlara ulaşmada en küçük katkı sağlayabileceğimiz bir nokta dahi varsa, bunu sunmadan rahat edemiyoruz… İrtibat Bilgileri Aşağıdaki irtibat numaralarını kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. Menekşe 2 Sokak No: 30 / 19 Kızılay ANKARA info@nehirpromosyon.com TEL : +90 (312) 434 13 00 – 418 15 24 TEL :+90 (312) 434 13 01 [Fax] GSM : +90 532 159 15 23 [GSM]
GSYH 3. çeyrekte beklentilerin çok üzerinde toparlandı
GSYH, şimdiden salgın öncesi seviyelerinin üzerine çıktı. TÜİK, GSYH’nin 3Ç20’de %5,0-5,5’lik piyasa beklentileri ve bizim %4,2’lik beklentimizin üzerinde %6,7 büyüdüğünü açıkladı. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış GSYH ise çeyreklik bazda %11,0 daralmanın ardından %16,2 artış gösterdi. GSYH böylece, salgın öncesi seviyelerinin %3,4 kadar üzerine çıktı. İç talepteki canlanma turizm kaynaklı daralmanın çok üzerine çıktı. Kredi teşviki kaynaklı iç talep canlanmasına bağlı olarak, özel tüketim harcamalarının (beklentimize paralel) %9,2 büyüdüğü görülüyor. Bunda da belirleyici faktörün dayanıklı harcamalarındaki %55 ve yarı dayanıklı mal harcamalarındaki %17’lik artış olduğu, hizmet sektörü harcamalarındaki %8’lik daralmanın ise büyümeyi önemli ölçüde aşağı çektiği görülüyor. Sabit sermaye yatırımlarında ise beklentilerin çok üzerinde %22’lik artış olduğu görülüyor ki, bunun büyük ölçüde düşük faizlere bağlı olarak ticari araç satışlarından kaynaklandığını düşünüyoruz. Buna göre, yatırımlardaki büyüme trendinin kalıcılığına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın, yatırımlar kalemindeki artışın 3. çeyrek GSYH büyümesine %5,2’lik bir katkı yaptığını belirtmek lazım. Öte yandan, mal ve hizmet ihracatının %22 daraldığı görülüyor, ki bu da tamamen turizm gelirlerindeki düşüşten kaynaklanıyor. İç talepteki canlanmayla mal ve hizmet ithalatının ise %16 arttığını görüyoruz. Buna göre, net dış talebin GSYH büyümesini %9,1 gibi ciddi bir oranda aşağı çektiğini söyleyebiliriz. Kamu harcamalarının ise büyümeye %0,1’lik çok sınırlı bir katkı yaptığı görülüyor. Bu sonuçlara göre, stoklardaki değişimin (stok biriktirme eğiliminin) de GSYH büyümesine %5,1’lik bir katkı yaptığı anlaşılıyor. 2020 GSYH büyümesinin %1,0’e ulaşması olası görünüyor. Özetle, turizm kaynaklı ekonomik aktivitedeki ciddi daralmaya karşın, kredi teşvikli iç talep sayesinde, GSYH’nin salgın öncesi seviyelerini şimdiden aştığı görülüyor. Ancak bunun TL’de hızlı değer kaybı ve faizlerde artış gibi ciddi bir maliyet ile başarıldığını da dikkate almak gerekiyor. TL’deki değer kaybı ve parasal sıkılaştırmaya bağlı olarak, iç talepte önümüzdeki dönemde kayda değer bir yavaşlama (gerileme) bekliyoruz. Öte yandan, elektrik tüketimi, kapasite kullanımı, imalat PMI ve ihracat/ithalat rakamları ile birlikte haftalık yayınlanan kredi kartı harcamaları henüz böyle bir yavaşlamaya işaret etmiyor. Buna göre, eldeki rakamlarla 2020 yılı GSYH büyümesinin %1,0’e ulaşması olası görünüyor. Bu rakamın, salgının ilk aylarında hiç de gerçekçi görünmediğini belirtmek lazım. 2020’de büyümede beklenenden hızlı toparlanma 2021 yılı GSYH büyümesini sınırlayabilir. Salgın sonrası toparlanmanın, ilk beklentilerin çok üzerine çıktığını, ancak buna bağlı olarak da 2021 için daha önce öngördüğümüz olumlu baz etkisinin, üçüncü ve dördüncü çeyrekler için ortadan kalktığını söyleyebiliriz. 2021’in çok büyük bölümünde hakim olmasını beklediğimiz yüksek faiz ortamı ile birleştiğinde, 2021 yılı GSYH büyümesinin %2,0-2,5 civarında gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Ancak bu tahmini her iki yönde de etkileyebilecek ciddi belirsizlikler olduğunu da not etmek lazım. Öncelikle, salgının gelişimi ve aşı haberleri en kritik konular olmaya devam ederken, bu taraftaki olumlu gelişmelerle turizm ve bağlantılı sektörlerde örneğin 2019 seviyelerine geri dönülebilirse, bu tahmin üzerinde ciddi yukarı yönlü riskler ortaya çıkabilir. Öte yandan, TL’deki istikrar da GSYH üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. TL’de 2021’de ek değer kayıpları yaşanması durumunda, GSYH büyümesinin hiç arzu edilmeyen noktalara da gidebilir.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Konusunda TÜSED’den Uyarı!
Son zamanlarda araç değer kaybı hususunda basında çıkan haberlerle ilgili olarak TÜSED Türkiye Sigorta Eksperleri Derneği’nden açıklama geldi. Kaza sonrası araç değer kaybı tazminatlarının araç sahipleri tarafından talep edilemediği, değer kaybı rapor tanzimlerinin sıra usulüyle ataması prosedürüne aykırı davranıldığı gibi ifadelere rastlandığını, fakat bunların doğru olmadığını dile getiren TÜSED ve TOBB SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem “Birçok araç sahibi, araç değer kaybı konusunda yeterince bilgi sahibi değil. Araçlardaki değer kaybının, sigorta şirketleri tarafından hesaplandığı, hak kaybının yaşandığı ve hatta talep edilen tazminatların ödenmediği şeklinde söylemler var. Değer kaybı tazminatları, sigorta şirketleri tarafından değil; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden sıra esasına göre atanan, ilgili branşta ruhsat sahibi, bağımsız ve tarafsız sigorta eksperleri tarafından hesaplanmaktadır.” dedi. Öte yandan Erdem, kaza geçmişi olan araçların alım-satımında; araç değer kaybı belgesinin zorunlu kılınması durumunda, özellikle ağır hasar kayıtlı, yüksek TRAMER kayıtlı, değişen-boyanan parçası fazla olan araçların fiyatlarının, orijinalliği korunmuş araçlara göre düşeceğine ve ikinci el araç alacak kişilerin mağduriyetinin önüne geçileceğine dikkat çekti. Araç sahipleri değer kaybını nasıl hesaplatabilir? Trafik kazalarının ardından araçta oluşan fiziksel zararların onarım bedelinin yanı sıra, sigorta poliçelerinin değer kaybı zararını da tazmin ettiğini belirten Erdem, “Eğer bir kaza yaptıysanız ve kaza nedeniyle aracınızda oluşan değer kaybının hesap edilmesini istiyorsanız, E-Devlet üzerinden ( https://www.turkiye.gov.tr/sbgm-eksper-atama ) veya Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ nin (SBM) web sayfası üzerinden ( www.sbm.org.tr ) online “İşlemler” menüsü altındaki “Eksper Atama” adımlarını takip ederek değer kaybı raporu için eksper ataması yapabilir, ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenlemiş olan sigorta şirketinden de talepte bulunulabilirsiniz. Vatandaşın talebi sonrasında sistem, sıra esasına göre dosyaya eksper ataması yapmakta; atanan ilgili branştaki ruhsat sahibi, tarafsız ve bağımsız sigorta eksperi hak sahibi ile temasa geçerek araç üzerindeki değer kaybını ilgili mevzuat çerçevesinde, tam, doğru ve eksiksiz olarak tespit ederek raporunu oluşturmaktadır. Ekspertiz raporunda tespit edilen tutar, Sigorta Şirketi tarafından değerlendirilerek tazminat ödemesi doğrudan hak sahibinin banka hesabına kesintisiz olarak yapılmaktadır.” diye ekledi. Değer kaybı rapor ücreti kusur oranına göre ilgili sigorta şirketleri tarafından karşılanmaktadır. Sigorta şirketinin, değer kaybı tazminat talebini tamamen veya kısmen reddetmesi veya talebe, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermemesi halinde; yine araç sahibinin, Sigorta Tahkim Komisyonu’na (http://www.sigortatahkim.org/ ) şahsen ya da posta yoluyla başvurabileceği belirtildi. Değer Kaybı Raporu tanzimi için eksperler nasıl görevlendiriliyor? Değer Kaybı Raporu tanziminde, ilgili tüm taraflar için güvenin tesis edilmesi amacıyla atamaların SBM sistemi üzerinden sıra esasına göre yapıldığını dile getiren Erdem, “Son zamanlarda sıra usulü atama yapılmadığı yönünde söylemlere de rastlamaktayız; bu söylemlere itibar edilmemesini rica ederiz. Sigorta eksperleri camiası olarak, sıra usulü atamayı, hak sahiplerinin menfaatlerinin korunması ve mesleğimizin saygınlığı için bir teminat olarak görmekte olduğumuz gibi, bu sistemin kurallar çerçevesinde sağlıklı işlemesi için verdiğimiz çaba da herkesin malumudur” dedi. “Kaza geçmişi olan her araç için yasal düzenleme getirilmeli” Öte yandan kaza geçmişi olan araçların ikinci el satışı esnasındaki değer düşüklüğünün hali hazırda mutlak bir hesabı bulunmadığına değinen Erdem, araçların alım-satımında, değer kaybı belgesinin zorunlu kılınması durumunda özellikle ağır hasar kayıtlı, yüksek TRAMER kayıtlı, değişen-boyanan çok parçası olan araçların fiyatlarının, orijinalliği korunmuş araçlara göre düşeceğine ve 3’üncü şahısların alım-satımdaki mağduriyetinin önüne geçileceğine de dikkat çekti. Erdem, açıklamalarına, “Kaza geçmişi olan aracın değer kaybı, alıcı ve satıcı arasında pazarlık usulü ile belirleniyor. Bu durum tarafların en azından birinin mağduriyetine sebep…
Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği Uluslararası Finans Kurumu ile İşbirliği Anlaşması İmzaladı
İstanbul’da kurulmuş olan Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YUD); iyi kurumsal yönetimi, çevresel ve sosyal risklerin yönetimini ve Türkiye’de sürdürülebilir finans uygulamalarını teşvik amaçlı IFC ile ortaklık kurmuştur. Türkiye’deki iş çevreleri çoğunlukla özel aile şirketlerinden oluşmaktadır. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği, etkili yönetim kurullarının önemini vurgulamak ve hem düzenleyiciler hem de finansal kurumlarla birlikte çalışarak tüm şirketlerin daha başarılı olmalarında, daha anlamlı kurul temsiliyetinin önemi ve farkındalığını sağlamayı planlamaktadır. Yönetim kurulu üyeliği, artık onursal bir pozisyon olmaktan daha çok bir profesyonel işe dönüşmüştür. Tecrübeli kurul üyeleri finansal performans, yıkıcı iş modelleri, rekabet ortamındaki değişiklik eğilimleri ve ortaya çıkabilecek sorunlar konusunda kendilerini güncel tuttuklarını göstermelidirler. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği, IFC gibi uluslararası gelişime odaklı kurumlarla stratejik ortaklıklar yapmanın ve tüm bu kurumsal yapılarla yapılacak bilgi akışının şirketlerdeki kaliteli yönetim uygulamalarında gözle görülür, olumlu bir etki yapacağına ve aynı zamanda kurul üyelerine mevcut yönetim trendlerine ulaşmada kaynak sağlayıp, tüm paydaşlar için sürdürülebilir büyüme ve katma değer sağladığına inanmaktadır. IFC, YUD‘un -reel ve finansal sektörlerdeki- çevresel ve sosyal uygulamaların yönetimine odaklanarak kurumsal yönetim ve ESG standartlarını teşvik etmek, eğitim ile desteklemek ve bunlara tavsiyelerde bulunmak için dahili kapasitesini geliştirmesini destekleyecektir. Bunun karşılığında ise YUD, Türkiye’de iyi kurumsal yönetim ve ESG’nin önemi konusunda farkındalık yaratmak için Türk özel sektörü, düzenleyiciler ve diğer paydaşlarla yakın bir şekilde çalışacaktır. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği Başkanı Mehmet Sami, konu ile ilgili olarak “İşletme sahiplerinin ve profesyonellerin düzenleyici alandaki en iyi uygulamalara ve gelişmelere erişebilecekleri, yeni stratejiler geliştirmek için kendi sektörlerinde benzer fikirlere sahip uzmanlarla ağ oluşturabilecekleri bir platformun oluşturulduğunu görmek istiyoruz. Derneğimiz, öncelikli olarak etkili yönetimin; dikkatli bir şekilde yapılandırılmış yönetim kurulları ve ilgili komiteler ile elde edilebileceğinin altını çizmek ve göstermek için bir ara platform sunmaktadır. Ortak amacımız; Türkiye’de iyi kurumsal yönetimi, çevresel ve sosyal risklerin yönetimini ve sürdürülebilir finans uygulamalarını teşvik etmektir. Bu platformu inşa etmede ve ekili bir şekilde sürdürme gayretimizde IFC ile olan işbirliğimizden faydalanmayı dört gözle beklemekteyiz. Aynı zamanda YUD’un da yapılacak ortak çalışmalarla IFC’nin küresel deneyim havuzuna olumlu katkıda bulunacağına eminiz.“ şeklinde konuştu. IFC Türkiye Ülke Müdürü Arnaud Dupoizat da “YUD ile ortaklığımız; giderek daha fazla yatırımcının, bir şirketin yatırım potansiyelini anlamada ESG faktörlerini dikkate aldığını göstermektedir. Ancak yüksek ESG standartlarına sahip olmak, yatırımcılar kadar şirketler için de eşit önem taşımaktadır; zira bu şekilde işlerine katma değer katarak ve daha uygun finansman sağlayarak itibar risklerini azaltır ve sürdürülebilirlik sağlarlar.” diyerek ESG standartlarına sahip olmanın önemini vurguladı. IFC Hakkında Dünya Bankası Grubu’nun bir üyesi olan IFC, gelişmekte olan piyasalarda özel sektöre odaklanmış en büyük küresel kalkınma kuruluşudur. Gelişmekte olan ülkelerde pazarlar ve fırsatlar yaratmak için sermayemizi, uzmanlığımızı ve etkimizi kullanarak 100’den fazla ülkede çalışıyoruz. 2020 mali yılında, gelişmekte olan ülkelerdeki özel şirketlere ve finans kurumlarına 22 milyar dolar yatırım yaptık, aşırı yoksulluğu sona erdirmek ve paylaşılan refahı artırmak için özel sektörün gücünü kullandık. Daha fazla bilgi için; www.ifc.org İletişim – IFC www.facebook.com/IFCwbg www.twitter.com/IFC_org www.youtube.com/IFCvideocasts www.ifc.org/SocialMediaIndex www.instagram.com\ifc_org YUD Hakkında YUD 2017 yılında sürdürülebilir büyüme için aktif ve profesyonel yönetim kurulları oluşturulmasına katkı sağlamak için Istanbul’da kuruldu. Üyelik şu anda Türkiye’deki yönetim kurulu üyeleri ve CEO’larından oluşmaktadır. Daha fazla bilgi için; www.yud.org.tr İletişim – YUD www.yud.org.tr https://www.linkedin.com/company/yud-org/ https://www.youtube.com/yud-org
Yeni yılda çevre dostu ve rengarenk ambalaj tasarımları öne çıkacak
2021 yılının ambalaj tasarımı trendleri Yeni dünya düzeni ile birlikte tüketicilerin özellikle hızlı tüketim ürünlerinde satın alma davranışları şekil değiştirmeye başladı. Ambalaj tasarımı ofislerinin pandemiye bağlı olarak değişen tüketici beklentilerini analiz ederek bu doğrultuda yeni projeler ürettiklerini ifade eden B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli, 2021 yılındaki ambalajlarda daha çok sağlık ve çevre unsurlarının tasarımların odak noktasını oluşturacağını belirtti. Pazarlama sektöründe fark yaratmanın önemli etkenlerinden biri olan ambalaj tasarımı, tüketici taleplerinin değişmesi ile birlikte daha da önemli hale geldi. Ambalaj tasarımlarının önümüzdeki dönemlerde çok daha doğal, sürdürülebilir materyallerden üretileceğini ve içeriğindeki ürünün daha doğal olacağını belirten B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli, ambalajın çevreyi koruyan ve zarar vermeyen yapısı sayesinde tüketici için de daha tercih edilir olacağını vurguladı. Çevre dostu ambalaj örneklerinin dünyada hızla yaygınlaşmaya başladığını dile getiren Çiftçigüzeli, “Ünlü bir su markası, etiketsiz şişelerini satışa sunarken aynı zamanda tutkal ve daha fazla plastik kullanımını da otomatik olarak sonlandırmış oldu. Kuşkusuz bu markaların ufak gibi gözüken farkındalıkları yılda milyonlarca adet üretilen şişeleri ve başka markaların da bu gibi yenilikleri takip ettiğini düşündüğünüzde oldukça önemli boyutlara ulaşıyor. Yine uluslararası bir çorba markası geri dönüştürülebilir çorba ambalajlarını tüketicilerin beğenisine sundu. Dünyanın en büyük oyuncak üreticisi, artık kutularından çıkan plastik poşetler yerine kağıt poşetleri kullanma kararı aldı. Bu gibi örnekler ufak ufak ülkemizde de görülmeye başlandı, ancak yaygınlaşması biraz zaman alacak” dedi. Markalar artık daha şeffaf olmak zorunda 2021 yılında ambalajların yapısı ile ilgili önemli değişikliklere ek olarak ürün etiketlerinde de yeniliklerin olacağını öngören Çiftçigüzeli,“Sağlıklı yaşam kaygısıyla birlikte bilinçli tüketicilerin artması beraberinde ürün içeriklerini önemli hale getirdi. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde markalar, ambalajlarında ürünlerin içinde ne kadar şeker içerdiğini ya da doğal içeriklerle üretilip üretilmediğine dair bilgileri daha net ve kolay anlaşılır bir şekilde verecek” şeklinde değerlendirme yaptı. Ambalajlarda canlı renkler hakim olacak Ambalaj tasarımlarında doğallığın kendisini sıcak ve güçlü renklerle hissettireceğini söyleyen B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli şu yorumda bulundu: “Bunaldığımız, sıkıldığımız şu günlerde tüketicilere kendilerini daha motive, enerjik ve canlı hissettiren renklerin hakim olduğu ve yine içerisinde kendilerini bulacakları illüstrasyonlu tasarımlara sahip ambalajlar pazarlama dünyasını daha da keyifli hale getirecek. Ambalajı ilk açtığınızda, yenilikçi güzel hisler ve deneyimler bırakan markalar bir sonraki seçimde tercih sebebi olacak.” Minimalist tasarımlara ilgi artıyor Ambalaj tasarımında minimalist etkilerin Avrupa’da birçok marka ve üründe uzun zamandır görüldüğünü fakat ülkemizde sosyo-ekonomik etkilerden dolayı biraz daha yavaş ilerlediğini belirten Bürkan Çiftçigüzeli,mesajları daha net verenminimalist tasarımların önümüzdeki dönem daha fazla kullanılacağını söyledi. Aynı zamanda “Az”ın etkisinin “Daha çok” olduğunun altını çizen Çiftçigüzeli, “Tüketici tercihlerinin ve etkilerinin bu denli değiştiği bir dönemde ambalaj tasarımının etkisini de çok daha iyi anlıyoruz” dedi. B12 Creative Branding Hakkında 2014 yılında İstanbul merkezli bir tasarım ofisi olarak kurulan B12, kısa sürede sektörünün lideri konumundaki ulusal ve uluslararası önemli perakende markalarına hizmet vermeye başladı. Bürkan Çiftçigüzeli ve Fulya Çiftçigüzeli önderliğinde yurt dışındaki tasarım ofislerinin hizmet kalitesini ve stratejik yaklaşımlarını Türkiye’de de sağlamak amacıyla yola çıkan B12, yaptığı çalışmalarla birçok ödül kazandı. Ambalaj tasarımı ve markalaşma konusunda uzmanlaşan tasarım ofisi, multidisipliner tasarımcı kadrosu ile hizmet veriyor.
Hizmet gelirlerindeki revizyon cari açığı 3 milyar $ arttırdı.
Ekim’de 273 milyon $ cari açık verildi. Geçen yılın Ekim ayında 2,7 milyar $ fazla veren cari denge, bu senenin aynı ayında 350 milyon $’lık medyan beklentinin hafif altında 273 milyon $ açık verdi. Bizim açık beklentimiz ise 550 milyon $ seviyesindeydi. Önceki aylara ait hizmet gelirlerinde (ağırlıkla da taşımacılık hizmetlerinde), TÜİK’in “Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri”ne paralel olarak, aşağı yönlü ciddi revizyonlar yapıldığı dikkati çekiyor. Revizyonlar öncesi, Ocak-Eylül döneminde 28,0 milyar $ seviyesindeki cari açığın, yapılan bu revizyonlarla birlikte 30,8 milyar $’a yükseldiği görülüyor. Benzer şekilde, 2019 yılındaki 8,8 milyar $’lık cari fazla, 6,9 milyar $’a gerilerken, 2018’deki 20,8 milyar $’lık cari açık da 21,6 milyar $’a yükselmiş durumda. Cari açık birkaç ay daha yükselmeye devam ettikten sonra düşüşe geçebilir. Revizyonların ardından, cari açık Ocak-Ekim dönemi için 31,1 milyar $, 12-ay birikimli olarak da 33,8 milyar $’a (önceki ay 30,8 milyar $ idi) yükseldi. Dış ticaret açığında ithalat kaynaklı artış trendine ek olarak artışa geçen Covid-19 vaka sayılarına bağlı olarak turizm gelirlerin zayıf seyretmeye devam edecek olması nedeniyle, 12-aylık birikimli cari açıktaki artış bir süre daha (Şubat sonuna kadar) devam edebilir. Son revizyonların ardından, cari açığın 2020 sonunda yaklaşık 39 milyar $’a (GSYH’nin %5,6’sı), Şubat/Mart ayı itibariyle de 40-41 milyar $’a ulaşmasını bekliyoruz. Sonrasında, ithalatta belediğimiz yavaşlama ve turizm gelirlerindeki normalleşmeyle birlikte, cari açığın bir düşüş trendine girmesi muhtemel görünüyor. Düşüş trendinin özellikle de yılın ikinci yarısında hız kazanmasıyla (turizm gelirlerinde normalleşme varsayımına bağlı olarak), 2021 sonunda cari açık 20 milyar $’ın bir miktar altına (GSYH’nin kabaca %2,5’i) gerileyebilir. Hükümetin Eurobond ihracı sayesinde resmi rezervlerde sınırlı bir iyileşme oldu. Ekim ayında 2,9 milyar $’lık sermaye girişi olduğu görülüyor ki, bu giriş de büyük ölçüde Hazine’nin 2,5 milyar $’lık Eurobond ihracından kaynaklandı. Ekim’de resmi rezervlerin ise 4,2 milyar $ arttığı görülüyor. Bu da 1,6 milyar $ tutarında kayıt-dışı sermaye girişi yaşandığı (net-hata noksan kalemi) anlamına geliyor. Ekim ayındaki artışa karşın, resmi rezervlerde sene başından beri kayıp 38,5 milyar $’a ulaşmış durumda. Özel sektör 2018 ortalarından beri borç azaltıyor. Ekim’de uzun vadeli dış borç çevirme oranı, bankalar için %63 olurken, kısa vadeli kredilerdeki 1,2 milyar $’lık azalış da dikkate alındığında, toplamda 2,0 milyar $ sermaye çıkışı oldu. Reel sektör şirketleri için ise borç çevirme oranı %150’ye ulaşarak Kasım 2019’dan bu yana ilk kez %100’ü aştı. Böylece bu kanaldan da 0,6 milyar $ sermaye girişi sağlanmış oldu. Özel sektör, 2018’in ortalarından beri dış borçlarını azaltırken, bu süreçte bankalar yaklaşık 35 milyar $, reel sektör de 10 milyar $ dış borç geri ödemesinde bulundu (Eurobondlar dahil).
Emlakçılıkta yeni zorunluluk ;
14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. 14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. Yeni düzenlemeyle sektördeki mağduriyetlerin ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor. Meslek mensuplarınca uzun süredir beklenilen bu uygulama sayesinde sektöre kalite ve disiplin getirdi. 14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. Yetki belgesi olmayan ve kayıt dışı çalışan kişilerle iş yapan, komisyon paylaşan emlakçıya 10 katına kadar ceza kesilirken, yetki belgeleri de iptal edilebilecek. Artık yetki belgesiz online platformlara ilan verilemeyecek. Ayrıca bir taşınmaz için birden fazla online ilan verilemeyecek. Sahibinden olan ilanlarda vekaletname ya da tapu kaydı istenecek. Taşınmaz ticaretiyle iştigal eden emlak işletmelerinin faaliyetlerine devam edebilmeleri için artık 100 saatlik eğitim almaları gerekiyor. Bazı emlakçılar, sadece Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin yeterli olduğunu zannederken, bu belge emlakçılık yapmak için yeterli olmuyor. MYK’dan belge almak yetki belgesi almak için şartlardan sadece bir tanesi. Bir diğer zorunluluk ise üniversitelerden veya MEB’den alınacak 100 saatlik eğitim. 100 saatlik eğitim sertifikası olmayan yetki belgesi için başvuruda dahi bulunamayacak. Kimler eğitim alacak? Meslek mensuplarının 100 saatlik eğitim alıp almayacağı 5 Haziran 2018 tarihinden önce oda kaydı veya vergi kaydı olmasına bağlı. 5 Haziran 2018’den sonra mesleğe başlayan tüm meslek mensupları 100 saatlik eğitimi almak zorunda. Oda kaydı, vergi kaydı veya MYK belgesi eğitimden muaf kılmıyor. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları ile yetki belgesini nasıl aldıkları da önemli. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları; yetki belgelerini MYK’dan aldıkları belge ile aldıysalar, 100 saatlik eğitimi de almak zorundalar. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları; yetki belgelerini MEB’ten aldıkları eğitim ile aldıysalar, onlar 100 saatlik eğitimden muaflar. Yüksek İhtisas Üniversitesi’ne eğitim talebi Emlakçılar, güçlü akademik kadrosu ve yüksek teknolojik alt yapısı nedeniyle Yüksek İhtisas Üniversitesi’nden konuyla ilgili eğitim programını açılmasını talep etti. Yüksek İhtisas Üniversitesi de meslek mensuplarının bu isteği doğrultusunda 100 saatlik “Taşınmaz Ticareti Eğitimi Sertifika Programı” programını hazırladı. Programa, emlakçılar, site yöneticileri, galericiler ve müteahhitlerin yanında emekliliğinde veya gelecekte sektörde olmayı düşünenler yoğun ilgi gösteriyor. Eğitim programı, tapu işlemlerinden gayrimenkul hukuku ve değerlemesine, müşteri ilişkileri yönetiminden imar hukuku ve vergilendirmeye kadar birçok önemli ve temel konuları kapsıyor. Eğitim programına özellikle mevcut emlakçılar ve gelecekte mesleği yapmayı düşünenler ilgi gösteriyor. Kontenjanların çabuk dolması sebebiyle üniversite yeni sınıflar açmak zorunda kaldı. Pandemi nedeniyle online eğitimi fırsat olarak gören meslek mensupları, üniversiteye yeni sınıfların açılması için baskı oluşturdu. Programa sınırlı sayıda başvuru, başvuru sırasına göre kabul ediliyor. Pandemi süreci sebebiyle internet üzerinden yapılan ve ülkemizin her noktasından rahatlıkla erişilebilen eğitimler, emlakçılara ve taşınmaz ticaretiyle uğraşan veya gelecekte bu alanda faaliyet göstermeyi düşünenlere çok ciddi bir fırsat sunuyor. İnternet üzerinden istenilen zamanda ve her noktadan rahatlıkla erişilebilen eğitimlere sem.yiu.edu.tr adresinden başvurulabiliyor.
Aytemiz Akaryakıt Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü’ne Duygu Deniz Kadıoğlu Atandı
Pazarlama, marka ve iletişim alanında farklı sektörlerde 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Duygu Deniz Kadıoğlu, 21 Aralık 2020 itibari ile Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’de Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak göreve başladı. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde aldıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Duygu Deniz Kadıoğlu, profesyonel kariyerine 1997 yılında Roche’da başlayarak Reckitt Benckiser, Brisa Bridgestone Sabancı Lastik gibi şirketlerde satış, pazarlama, iletişim, ürün yönetimi ve marka stratejileri oluşturulmasında önemli görevlerde bulundu. 2012-2019 yılları arasında Castrol’de Sponsorluk, PR, Pazarlama İletişimi, Marka ve İletişim Müdürlüğü sorumlulukları olan Kadıoğlu, son olarak Mutlu Akü’de İcra Kurulu üyesi olarak Pazarlama Müdürlüğü görevini üstlenmiştir. Evli olan Kadıoğlu, İngilizce ve Almanca bilmektedir. Aytemiz Hakkında: 1963 yılında kurulan ve faaliyetlerini aralıksız sürdüren Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’nin %50 hissesi, 2015 yılında bir Doğan Holding iştiraki olan Doğan Enerji tarafından satın alınmıştır. Aytemiz ailesi ve Doğan Enerji’nin birleşmesi ile gücüne güç katan Aytemiz, yurt çapındaki akaryakıt dağıtımı ve bayilik oluşturma faaliyetlerini sahip olduğu 560’ı aşkın lisanslı istasyon ve artan büyüme ivmesiyle sürdürmektedir. Bugün itibari ile Türkiye’nin farklı coğrafyalarında konumlanmış 10 ikmal noktası ve 250.000 metreküplük depolama kapasitesi ile rekabetçi bir altyapıya sahip olan Aytemiz, yaptığı operasyonel iyileştirmelerle hizmet standardını her geçen gün yukarıya taşıyarak sürekli müşteri memnuniyeti ilkesiyle tüketicilere hizmet vermeye devam etmektedir. Detaylı bilgi için; Soylu ve Cengiz Danışmanlık Hande Pehlivan 0212 287 02 02 hande.pehlivan@soylucengiz.com.tr
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler’in Mesleki Sorumluluk Sigortaları Unico’ya Emanet!
Unico Sigorta, Mali Müşavirler – Muhasebeciler (MMM) Birliği Derneği ve Unico Sigorta’nın iş ortaklarından Korurlar Brokerlik arasında yapılan protokol çerçevesinde, derneğe üye Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) sigortalarını Unico’nun özel olarak hazırlanmış ürünleriyle Korurlar Brokerlik aracılığıyla yapacaklar. Unico Sigorta Genel Müdürü Ahmet Sertem Demir, Korurlar Brokerlik Genel Müdürü Mert Korur ve MMM Birliği Derneği Genel Başkanı Mahmut Şahin’in ve Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla Unico Sigorta Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşen imza töreni sonrasında, tüm SMMM’ler ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası’ ürününe Unico Sigorta’nın avantajlı fiyatlarıyla sahip olabilecekler. Sigorta sektörünün tecrübeli markası Unico Sigorta A.Ş., Unico Sigorta brokerlerinden Korurlar Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş., ve MMM Birliği Derneği (Mali Müşavirler – Muhasebeciler Birliği Derneği ve Şubeleri / Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları) arasında imzalanan protokol kapsamında, Türkiye genelinde; 3568 sayılı Meslek Yasasına göre ruhsat almış, iller bazında Odalara ve/veya Dernek Şubelerine üye olmuş, Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere, MMM Birliği Derneği ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası’ için sadece Unico Sigorta ve Korurlar Brokerlik’i yetkilendirdiğini imza altına aldı. Türkiye genelinde 120 bine yakın üyesi olan MMM Birliği Derneği, Unico Sigorta ve Korurlar Brokerlik arasında gerçekleşecek iş birliği doğrultusunda, 2021 yılında başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere toplam 14 ilde hizmet verilecek ve binlerce Mesleki Sorumluluk Sigortası satışı gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Ahmet Sertem Demir, “Ülkemiz için yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz” Yapılan protokol sonrası kısa bir açıklama yapan Unico Sigorta Genel Müdürü Ahmet Sertem Demir, “Türkiye sigorta sektörüne yeni bir soluk getirmek hedefiyle çıktığımız yolda, Unico Sigorta olarak gece gündüz çalışıyoruz. Unico Sigorta bünyesinde Korurlar Brokerlik ile MMM Birliği Derneği üyelerine hizmet verme imkanı bulmuş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu protokolü ailemizin bir ferdi olarak gördüğümüz iş ortaklarımızla yaptığımız uyumlu çalışmaların bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Korurlar Brokerlik İzmir’in en köklü aracı şirketlerinden biri. Biz de Unico olarak bu tarz özel alanlara Korularlar gibi alanında uzmanlaşmış, derin birikimlere sahip aracılarla giriyoruz. Mesleki sorumluluk sigortası ürünü sayesinde Korurlar ile olan işbirliğimizi büyütürken yeni bir alana da girdiğimiz için mutluyuz. Unico Sigorta olarak bugün olduğu gibi, bundan sonra da ülkemiz ekonomisine ve sektörümüzün ekosistemine yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. Mert Korur, “MMM Birliği Derneği portföyümüzü 2021 yılı itibariyle Unico Sigorta ile birlikte yöneteceğimiz için çok mutluyuz.” İmza töreni sonrasında Korurlar Brokerlik Genel Müdürü Mert Korur, “Brokerliğimiz bünyesinde hizmet vermekte olduğumuz ve büyük bir üretim potansiyeli olan MMM Birliği Derneği portföyümüzü 2021 yılı itibariyle Unico Sigorta ile birlikte yöneteceğimiz için çok mutluyuz. Resmi anlamda mali müşavirlerin sorumlulukları çerçevsinde verdiği tüm hizmetleri eksiksiz sigorta kapsamına alan tek şirketiz. Poliçemizin özel şartlarında mali müşavirler için ‘Hata, ihmal ve unutmayı‘ net bir biçimde yazan tek firmayız. Genel anlamda poliçelerdeki hatalar bu noktalardan geliyor. İş birliğimizin hem Unico Sigorta, hem MMM Birliği Derneği, hem de Korurlar Brokerlik için hayırlı olmasını diliyoruz. ” dedi. Mahmut Şahin, “Müşterilerimizin başı ağrırsa, bizim karnımız ağrır” Genç meslektaşlarının mesleki sorumluluk sigortası hakkında bilgilendirilmesinin önemine vurgu yapan Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği Genel Başkanı Mahmut Şahin, “Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin civarı serbest muhasebeci mali müşavir var. Pandemi döneminde en çok çalışan, üreten ve ekonominin çarkının dönmesine birçok katkılar sunan meslek grubu olduk. Yine bu süreç içerisinde ekonomik anlamda etkilenen meslek grubu bizler olduk çünkü esnafın ekonomik anlamda sıkıntıları bize yansıdı. Müşterilerimizin başı ağrırsa, bizim karnımız ağrır çünkü…

Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !
SITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİ
Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor
Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Nelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyor
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu
İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Entegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla Kutladı
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
Mplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyor
AHLAKİ ASİMETRE
RİSKLERİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ
İNGİLTERE’DE YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİ
TÜRKİYE’DE ENGELLİ HAKLARI
İNSAN EKONOMİ ÜRETİM
SERMAYENİN KALICILIĞI
İÇ TASARRUF ORANI
Avrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandı
İNSAN AKLININ YENİLİKÇİ GÜCÜ
GELİR TUZAĞI
ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU
DİJİTAL SERMAYE
ULUSAL YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ
ELEKTRİKTE DESTEK UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM
AB’DE KÜÇÜK KOLİ DÖNEMİ SONA ERİYOR
ÜCRET-FİYAT SARMALI
AVRUPA İSTATİSTİK SİSTEMİ
VERİYE DAYALI ANALİZ
YERLİ ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTIRLMASI
Geri Sayım Başladı: logitrans 2025, 19 Kasım’da Yenikapı’da Kapılarını Açıyor!
ETYD, Tesis Yönetiminde Kurumsal Standartları Yükseltiyor
DİJİTAL ALTYAPI YATIRIMLARI
Ekonominin Sesi : BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ .
FİNANSAL REGÜLASYONLAR
BASEL KOMİTESİ
Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı
UTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik Adım
TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor
AVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI.
BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ
ABD-Afrika ticaret anlaşması bitiyor: Türkiye için yeni fırsat
Bakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!
TOKİ SON DAKİKA: 81 ile sosyal konut! İşte İstanbul dahil il il rakamlar
Yapay Zekâ Enerjiye Akıl Katıyor!
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ(FAO)
Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyor
CLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYOR
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı
ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI
YENİLENEBİLİR ENERJİNİN YÜKSELİŞİ
Gayrimenkul Sektöründe Yeni Ufuklar: CCIM İstanbul’dan “Blue Friday” Etkinliği
EKONOMİDE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK
Gaziantep’te ‘Dijitalleşmede Yeni Fırsatlar’ Paneli: TÜYAFED ve Sektör Liderlerinden Önemli Mesajlar
TÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEK
ÇALIŞANLARDA İŞ TATMİNİ
%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.
Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.
Ustalar e-katalogu hazırlandı.
Fuar standın ziyaretçi etkisi ;
5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak
TDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaret
Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli
İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?
100 milyar dolarlık yol haritası
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİ
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
Türk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyor
NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti
Dubai’de gayrimenkul projeleri şimdi daha da cazip ; 250.000 $ dan başlıyor.
Kazakistan Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı İş Dünyasını Bir Araya Getirecek
AĞUSTOS 2025 TÜFE ORANLARI
BÜTÇE AÇIĞININ AZALTILMASI
Sırbistan-Azerbaycan Ticaret Misyonu: Yeni Ufuklar, Yeni Fırsatlar
TÜRKİYE’NİN EĞİTİM İHRACATI
Temmuz 2025 Kredi Kartı Kullanımı
EKONOMİDE TOPLUMSAL MUTABAKAT
AĞUSTOS 2025 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI
PRIVEXPO’ nun Seçkin, Uluslararası Özel Markalı Ürünler ve Fason Üretim Endüstrisi İş Ağına Katılın!
LİBYA BİNGAZİ HÜKÜMETİ, HAFTER VE AKDENİZ BÖLGELERİ
EKONOMİDE TOPLUMSAL REFAH
KURAK YAZIN TARIM ÜRÜNLERİNE ETKİLERİ
Yapay Zekâ Destekli İnşaat Yönetimi: Projelerde Verimlilik, Karlılık ve Marka Gücü
Üretimde arkanızdaki güçlü destek ; Makineci TV sizlere kolaylık sağlıyor.
Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Planlı üretimin yıldızı Sözleşmeli Tarım hakkında herşey ;
EKONOMİDE DOT-COM BALONU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASININ EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİ
BORSADA ALIM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
BLOKZİNCİR Nedir ?
AKILLI TELEFONLARLA PAZAR FİYATLARININ YENİ YÜZÜ
ZENGEZUR KORİDORU
Simülasyon Tanımı ve İş Dünyasındaki Stratejik Önemi
SİBER GÜVENLİK
BULUT TEKNOLOJİSİ
Azerbaycan – Sırbistan İthalat-İhracat Ticaret Misyonu Başlıyor.
Piyasa ve Türleri
ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ ÖNEMİ VE ÜLKEMİZE VERDİĞİ NOTLAR
2025 Haziran Konut Satış İstatistikleri
TRUMP-PUTİN GÖRÜŞMESİ VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİ
TÜRKİYE’DE YATIRIM ARAÇLARI
TÜRKİYE’DE İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİSİ
TÜRKİYE’DE DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ
TRUMP’IN GÜMRÜK VERGİLERİNİN KÜRESEL TİCARET VE SERBEST BÖLGELERE OLASI ETKİLERİ
ABD HİNDİSTAN ARASINDA YENİ GÜMRÜK KRİZİ
ÜRKİYE’DE KİLİT VE EMNİYET SİSTEMLERİNDE 20 YILLIK DÖNÜŞÜM
Türkiye’de Hırdavat Piyasasının Dünü ve Bugünü Giriş ve Tarihsel Gelişim
Tether, Bit2Me’de azınlık hissesi alarak 30 milyon avroluk yatırım turuna liderlik etti
TEMMUZ 2025 VERİLERİYLE FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİSİ
Range Rover, Defender ve Discovery Müşterilerine Özel Ayrıcalık Programı, Yeni Mobil Uygulamada
Şekib Avdagiç’ten turizm çağrısı: Bir haftada, 3 ayı kazanabiliriz


































































