Türkiye ve Ukrayna arasında e-ticaret yolu neden inşa edilmesin?

Çok değil bundan 7-8 yıl evvel, Ukrayna’da başkent Kiev’de dahi benzin istasyonlarında kredi kartıyla ödeme yapmak istediğinizde kart hesabınızda para var mı diye sorulması alışık olmanız gereken bir durumdu, zira kredi kartı kullanımı yok denecek kadar azdı ve birçok kasiyer kredi kartını, banka kartıyla aynı olarak değerlendiriyordu. O günlerden bugüne köprünün altından çok sular aktı, Ukrayna’da her alanda olduğu gibi finans ve ödeme altyapısında, iletişim teknolojililerinde, tüketici alışkanlıklarında köklü değişiklikler gerçekleşti. Bugün cep telefonuyla ödeme yapmak sıradan bir durum. Ukrayna’da bırakın yeniliklere açık Ukrayna halkı tarafından kredi kartının benimsenmesini, ülke geçtiğimiz yıl mobil ödeme sistemlerinde 35 katlık büyüme ile Avrupa’da en çok büyüme kaydeden ikinci ülke oldu.

Teknolojik değişimlerden, inovatif gelişmelerden ticaretin gerçekleştiği yerler ve biçimler de etkileniyor ve özellikle son 5 yılda Ukraynalı tüketiciler alım yaptıkları alanları hızla alışveriş merkezi, mağaza, dükkan gibi klasik kanallardan online platformlara döndürüyorlar. 2019 yılında e-ticaret pazarı ülkede 3 milyar $’lık büyüklüğe ulaşırken, bunun %20’lik kısmı yani 600 milyon $’ı ise sınır ötesi alımlardan, ithalattan oluştu.

Ukrayna, Dünya’da en çok yazılım uzmanı olan ilk 5 ülkeden biri

Ukrayna’da nüfusun teknolojik gelişmelere adaptasyonunu kolaylaştıran, dijitalleşmeyi teşvik eden, tüketiciyi online platformlara, mobil uygulamalara yönlendiren elverişli bir ekosistem var. Her şeyden önce ortalama eğitim düzeyi olarak dünyanın ilk on ülkesi arasında. Okullaşma oranı %99,7, toplumda neredeyse yüksekokul mezunu ya da bir meslek sahibi olmayan bir insan yok. Ukrayna üniversiteleri Avrupa’da en çok mühendis mezun eden eğitim kurumları arasında yer alırken, Sovyetler Birliği’nde teknolojik gelişmelerin öncüsü, sanayileşme oranında %50 ile Birliğin lider ülkesi olan, ilk bilgisayarın icat edildiği Ukrayna’da araştırma merkezleri, enstitüleri ve nitelikli üniversiteleriyle bugünlere taşınan müthiş bir matematik altyapısı oluşmuş. Bu da özellikle son on yıllarda bilişim ve bilgi teknolojileri sektörlerinin ihtiyaç duyduğu uzmanların yetişmesine olanak sağladı. Bugün Ukrayna yazılım mühendisi sayısında dünyada ilk 5 ülke arasında ki önünde yalnızca Amerika, Çin, Hindistan ve Rusya Federasyonu gibi nüfusu Ukrayna’nın en az üç katı olan ülkeler var. Aynı şekilde ülke, IT outsource’unda ise Avrupa birincisi.

Yazılım ve bilişim sektörü, ekonomide kümülatifte %17 küçülme yaşanan 2014 ve 2015 yıllarında bile kan kaybetmedi ve çift haneli büyüdü. Ukrayna’nın bu alandaki geleceği ise bugünkünden de parlak.  Zira hem ülkenin değeri zamanla daha çok anlaşılıyor hem de Ukrayna üniversiteleri özellikle mühendis kökenli yazılımcı yetiştirmeye büyük bir hızla devam ediyorlar. Ukrayna’da 180 bin kişilik yazılım ve bilişim ordusuna yılda en az 15 bin kişi daha ekleniyor. 4000 binden fazla bilgiişlem firması faaliyet gösterirken, elektronik ticaret, oyun, iletişim ve yazılım gibi alanlarda yerel ve global 150’den fazla AR-GE merkezinin bulunduğu ülkede, son olarak bu AR-GE merkezleri arasında dünya devi Google da katıldı.

2018 yılında yazılım ve bilişim ihracatından 4.5 milyar dolar gelir edilirken, 2019’da ise ihracat 5 milyar $’ı aştı ve sektör ülkenin başat döviz kazanç kalemlerinden biri haline geldi. İşte bu ekosistem zaten bugün büyüklüğü 3 milyar doları aşan e-ticaret sektörünün sürdürülebilir bir biçimde büyümesinin ve sınır ötesi ticaretin de bu sistemin önemli bir parçası olmasının hızlandırıcısı, kolaylaştırıcısı hatta garantörü.

Ukrayna’da sınır ötesi e-ticaretin ve özellikle de Çin’den bu yolla gelen ithalatın patlaması 2016’da devlet posta şirketi Ukrpoşta’nın Çin’e gitmesi ve Alibaba Group’un kargo şirketi Cainiao ile antlaşma imzalamasıyla oldu. Her yıl Çin’den gelen ürün miktarı artarken, 2019’da bu sayı 32 milyon parsele ulaştı. Kargo sistemi iki ülke arasında adeta yeni İpekyolu’nu inşa etti. Kargoların büyüm bölümünü değeri 2 €’ya kadar ürünler oluştururken, değeri 5 €’ya kadar ürünlerden genellikle kargo ücreti alınmıyor. Çin’den gelen kargolarda Alibaba Group’a bağlı Aliexpress ise tartışmasız en büyük paya sahip. Nitekim Alibaba’nın başkanı Jack Ma’nın bu yıl Ukrayna’yı ziyaret etmesi ve ülkede iki gün geçirmesi de tesadüf değil, zira Ukrayna, Aliexpress’in dünyada en hızlı büyüyen ikinci pazarı.

Ukrayna’ya değeri 100 €’ya kadar sınır ötesi e-ticaret KDV’siz, gümrüksüz

Bir başka kargo şirketi, Novapoşta ise 2019’un ilk 11 ayında yurtdışından taşıdığı kargo sayısını %30 artışla  2,7 milyon’a ulaştırdı ve bu rakamın %60’dan fazlası Çin’den geldi. Ancak değer olarak baktığımızda Novapoşta Polonya, Büyük Britanya, Amerika gibi Batı ülkelerinden gelen görece pahalı ürünlere ve kategorilere konsantre olmuş durumda. Geçen yıla kadar Ukraynalı tüketiciler kişi başına günlük 150 €’ya kadar gümrüksüz, KDV’siz sınır ötesi e-ticaret alımını gerçekleştirebilirken, bugün bu rakam 100 €’ya düşse de hala muafiyet çıtası yüksek. Türkiye’den Ukrayna’ya ihraç edilen birçok kalemin bu rakamın altında olduğu unutulmamalı, Türk ihracatçısı için müthiş ve el değmemiş bir potansiyel söz konusu.

Ukrayna’da internete erişim oranı ve e-ticaret kullanıcı sayısı hızla artıyor

Ukrayna halkının yalnızca bir yılda internete erişim oranı %63’ten %71’e ulaştı.  Halkın %66’sı interneti düzenli kullanırken, bunların üçte birinden fazlası internet üzerinden ürün satın alıyor. Bu da yaklaşık 10 milyon kişilik bir pazar demek. Bu on milyonluk pazarın en az %50’si ise yurtdışı sitelerinden de alışveriş yapma alışkanlığına sahip. Son iki yılda yurtdışından alınan ürünlerin miktarı adet olarak %60, değer olarak ise %50’den fazla arttı. Yurtdışından gelen tüm parsellerin %34’ü aksesuar ve hediyelik eşya, %30’u giysi, %16’sı kozmetik ve parfümeri

%15’i ise ayakkabı. Tüm bu alanlar ülkemizin rekabette avantajlı olduğu sektörler.

Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü’nün en eski üyelerinden biri, 1995 yılından beri Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği var, 30’un üzerinde ülkeyle Serbest Ticaret Antlaşması (STA) imzaladı, aralarında Ukrayna’nın da bulunduğu birçok ülkeyle ise STA müzakereleri sürdürülüyor. Müzakereleri 2007’den beri devam Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması da şüphe yok ki en kısa zamanda imzalanacaktır. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kısa bir süre sonra Ukrayna’ya yapması planlanan resmi ziyareti hiç kuşkusuz büyük önem taşıyor. Polonya ile Hindistan arasındaki geniş coğrafyada farklı ürün gruplarını rekabetçi bir biçimde üretebilen tek ülke Türkiye’dir. Ülke olarak serbest piyasa ekonomisine, adil rekabete ve sınır ötesi ticarete inanıyoruz. Türk iş insanımız, sanayicimiz, ihracatçımız yapıcı rekabette daha da büyür, büyüyen pastadan ise yalnız biz değil tüm ticaret partnerlerimiz fayda görür.

Sınır ötesi e-ticaret seferberliğine geçmeliyiz, Ukrayna neden öncü ülke olmasın?  

Dünya ekonomik sisteminin ve ticaretin parametreleri hızla değişiyor. Klasik ticaret ve kanalları elbette her zaman devam edecektir ama dijitalleşmenin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğu, online ticaretin tam yol ileri gittiği bu dönemde biz de Türk iş dünyası olarak yeni şartlara adapte olmalı, önümüzdeki fırsatları değerlendirmeliyiz. Türkiye’de dev olarak nitelendirdiğimiz e-ticaret firmalarımız, pazaryeri uygulamalarımız bile yurtdışı pazarlara ihracatta henüz emekleme devrini yaşıyorlar. Geçen her gün, uçakların boş koltukla havalanmasından farksız, zaman aleyhimize işliyor. Ülke olarak, iş dünyası olarak e-ticaret seferberliğini vakit kaybetmeden artık gerçekleştirmeliyiz. Mevcut e-ticaret firmalarımızın yurtdışı operasyonlarının desteklenmesi, teşvik edilmesi gibi, TOBB, DEİK, TİM, Türkonfed gibi iş örgütlerimizin öncülüğünde Türk ihracatçımızın yurtdışında elektronik ticaret kanallarından ihracatına olanak tanıyacak, Dünya ile Türkiye arasında yeni ticaret yolları inşa edecek bir pazaryeri uygulamasına ihtiyaç duyuluyor. Burada kamu ve özel kargo şirketlerimizin desteği ise elzem. Bu noktada 100 €’ya kadar sınır ötesi e-ticaret alışverişlerinde gümrük vergisi ve KDV alınmayan, değeri bunu aşan parsellerde ise aşma miktarının yalnızca %30’u kadar vergi ödenen Ukrayna neden böyle bir projenin başlatılması için model ülke olmasın? Nasıl yeni kıtaların keşfi Akdeniz’in ticaretteki önemini azaltıp, bu denize kıyısı olan ülkeleri ekonomik ve ticari olarak geriye düşürdüyse e-ticaret platformları, online alışveriş uygulamaları ve ivmesi artarak hızlanan dijitalleşme de onu ıskalayanlara bedel ödetecektir. İhracatçımızın, iş insanlarımızın ve ülkemizin yeni pazarlar kadar, yeni pazar yollarına da ihtiyacı var.

Burak Pehlivan

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği(TUİD)

Yönetim Kurulu Başkanı

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…