Konutta Kapıyı ‘Faizsiz Finans’ Açacak
Faizlerin yüksek olması konut satışlarını olumsuz etkilerken sektör, Faizsiz Finans Sistemi ile satışları yukarı taşımayı hedefliyor. Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, “Bu sistemle alınan evlerin oranının yüzde 1’den yüzde 5’e yükseleceğini tahmin ediyoruz” dedi. Yüksek faizlere karşı gayrimenkul sektörüne yönelik çalışmalara hız verdiklerini belirten Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finans Sistemi‘ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2018’de zor bir dönemeçten geçtiğini ifade eden Özkaya, “Buna bağlı olarak ekonomimizin lokomotifi inşaat sektörünün bazı sıkıntıları çektiğini gördük. Bu sıkıntılara karşılık inşaat firmalarımızın profesyonelliği, güçlü duruşlarının yanısıra yapılan yasal değişiklikler ve konut kampanyaları da bu lokomotif sektörü bir bütün içinde tuttu. Enflasyonla topyekûn mücadele de bunlardan biri oldu. Bizde bu mücadelenin içinde yer aldık” dedi. “Faizler, ev ve otomobil sahibi olmaktan uzaklaştırdı” Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, “Dolar, faizler derken ekonomi anlamında sıkıntılı bir yılı geride bıraktık” dedi ve ekledi: “Bu dönemde biz de özellikle inşaat sektöründe yaşanan sıkıntılara faizsiz finans sistemimizle destek olduk. Bankalardaki faizlerin artması insanları ev ve otomobil sahibi olmaktan uzaklaştırdı” Faiz ödemeden sadece yüzde 10’luk katılım ücreti ile ev sahibi yaptıklarını söyleyen Özkaya, sistemlerine dahil olan vatandaşların mevcut konutlardan tercih yaptıkları için inşaat sektörüne de can simidi olduklarının altını çizdi. Sektördeki pay yüzde 5’e çıkacak 2019 yılı öngörülerini de paylaşan Özkaya, önümüzdeki yılın tasarrufa dayalı Faizsiz Finans Sistemlerinin yılı olacağını vurgulayarak, “2019 yılı ülke ekonomisi için umut yılı olacak. Konut kredi faizlerinin artışı nedeniyle ötelenen satışların yerini Faizsiz Finans Sistemi ile gerçekleşen teslimatlar alacaktır” değerlendirmesinde bulundu. DHA’da yer alan habere göre; orta ve alt gelir grubuna hitap eden tek sektör olduklarını belirten Özkaya, “Bu bakımdan 2019 yılında insanlarımızın daha yoğun ilgisiyle karşılaşacağımız öngörüyoruz. Şu anda faizsiz sistemlerle alınan evlerin oranının yüzde 1’den yüzde 5’e yükseleceğini de tahmin ediyoruz” şeklinde konuştu. Tasarrufa dayalı çözümler satışlardaki durağanlığı aşacak GYODER’in Türk Gayrimenkul Sektörü 2’inci çeyrek raporunda yer alan “orta ve orta alt gelir grubuna ait konut ihtiyacını karşılamak amacıyla bu konuya özel kooperatiflerin (veya sandıkların) kurulması” konusunu da değerlendiren Özkaya şunları söyledi: “Tasarrufa dayalı Faizsiz Finans Sistemi olarak bu oluşumu insanlarımızın, özellikle orta ve alt gelir grubunun hizmetine sunmaktayız. Hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mızın TOKİ aracılığıyla, hem de GYODER’in orta ve alt gelir grubu için uyguladığımız tasarrufa dayalı faizsiz finans sistemine çok yakın çözümlerden bahsetmesi, 2019 yılında ülke ekonomisine tasarrufa dayalı Faizsiz Finans Sistemleri’nin çok büyük katkısı olacağını göstermektedir. Ayrıca inşaattaki sıkışıklık ve satışlardaki durağanlık bu sistem sayesinde 2019 yılında aşılacaktır.” Kaynak:Yapı.com.tr
6 Banka Konut Kredi Faizini Yüzde 0,98’e İndirdi
Tam 6 banka konut kredi faiz oranını yüzde 0,98’e indirdi. Bankalarla çalışan inşaat firmalarından konut alımlarında kredi faizi yüzde 0,98 olacak Konut kredi faiz oranları yüzde 1’in altına indi. Geçtiğimiz günlerde Ziraat Bankası öncülüğünde başlatılan kampanyaya 5 banka daha destek verdi. Toplam 6 banka yüzde 0,98 faiz oranı ile kredi kullandırıyor. Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; hem ekonomiyi hem de ipotekli konut satışlarını canlandırmak için başlatılan kampanyaya Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, İş Bankası, Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım katıldı. 1- Ziraat Bankası Ziraat Bankası konut kredisi faiz oranını yüzde 1,78’e indirdi. Ancak banka ile çalışan inşaat firmalarından konut alımlarında kredi faizi yüzde 0,98 olacak. 120 aya kadar vade ile 500 bin liraya kadar kredi verilecek. 2- VakıfBank VakıfBank aylık yüzde 0,98 faiz oranından 120 ay vadede 500 bin TL ye kadar SarıPanjur Konut Kredisi veriyor. 3- Halkbank Halkbank, müşterisi olan firmalardan konut alacaklara yüzde 0,98 faiz oranı ile kredi kullandıracak. 4- İş Bankası İş Bankası ise anlaşmalı konut projelerinden yapılacak kredi kullanımlarında faiz oranını aylık yüzde 1,78’e indirirken, kampanyaya dahil olan müteahhitler tarafından verilecek destek ile bu oranı müşteriye yüzde 0,98 olarak yansıtacak. 5- Vakıf Katılım Vakıf Katılım konut finansmanında 120 aya kadar olan vadelerde kar oranını aylık yüzde 0.98 seviyesine çekti. 6- Ziraat Katılım Ziraat Katılım, aktif olarak kredili olarak çalıştığı firmalarından konut alacak müşteriye aylık yüzde 0,98 kar oranı ve 120 aya varan vade seçenekleriyle 500 bin liraya kadar konut kredisi kullandırıyor. Kaynak yapı .com.tr
Yeni İmar Planlarında Bisiklet Yolları Zorunlu Olacak
TBMM Çevre Komisyonunda kabul edilen Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre;1 Haziran 2019’dan itibaren yeni imar planlarında bisiklet yolları ve bisiklet park istasyonları zorunlu olacak. TBMM Çevre Komisyonunda, Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. 1 Haziran 2019’dan itibaren imar uygulaması görmemiş alanlarda hazırlanıp onaylanacak yeni imar planlarında, bisiklet yolları ile bisiklet park istasyonları zorunlu hale gelecek. Topografya ve arazi eğimi nedeniyle bisiklet yolu yapılamayan yerlerde ise yaya yolları düzenlenecek.
İmar Kanunu Değişiyor
TBMM Çevre Komisyonu’nda Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun kapsamında İmar Kanunu’na, “Mekansal Strateji Planı” başlığı eklendi. TBMM Çevre Komisyonu‘nda Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun kapsamında imar planlarında değişikliğe gidildi. Buna göre, İmar Kanunu sil baştan değişiyor. Yeni imar planı 1 Haziran 2019’dan itibaren hazırlanıp onaylanacak. İmar Kanunu, Mekansal Strateji Planı ile değişiyor İmar Kanunu’na, “Mekansal Strateji Planı” başlığı eklendi. Buna göre, ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekanla ilişkilendirerek fiziki gelişme ve sektörel kararlar ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plan” şeklinde tanımlanan Mekansal Strateji Planı doğrultusunda değişim gösterecek. İmar planları bölünüyor Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; mekansal planlar kapsamında “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademeleri oluşacak. İmar planları ise “nazım imar planı” ve “uygulama imar planı” olarak bölünecek. Her plan, bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacak. Mekansal strateji planları kapsamında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde sunulan planlar tespit edilecek. Nazım imar planlarına izin Büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olması halinde, gerekli görülen bölgelerde 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının yapılması engellenemeyecek. İmar mevzuatına konu edilen verilere göre, gelişen teknolojinin getirdiği yeni teknikler dikkate alınıp “orto-görüntüler” de dahil ediliyor. Yeni imar planı kapsamında; kamu kurum ve kuruluşları tarafından inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin hizmet alımı yapılmış ise inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin her türlü fenni mesuliyet kamu kurum ve kuruluşu adına danışman firmanın mimar ve mühendisler tarafından üstlenecek. Ruhsatsız yapılar yıkılacak Ruhsatsız veya mevzuata aykırı başlanan yapılar, idare tarafından tespit edildiğinde mühürlenip ve inşaatı da durdurulacak. Ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği tespit edilen yapılar, bir aylık süre beklenmeden belediye veya valilik tarafından yıkılacak. Yeni imar planlarında, bisiklet yolları ile bisiklet park istasyonları zorunlu hale gelecek. Topografya ve arazi eğimi nedeniyle bisiklet yolu yapılamayan yerlerde ise yaya yolları düzenlenecek. Kaynak yapi.com.tr
‘100 Soruda İmar Barışı’ Kitabı Yayımlandı
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel tarafından kaleme alınan kitapta, İmar Barışı ve getirdiği yasal durumlar, problemler, çözüm yolları ile ilgili önemli soruların yanıtları yer alıyor. Cumhuriyet Dönemi’nde kısmi veya tam 13 adet imar affı söz konusu olmuştur ancak 7143 Sayılı Kanun’la getirilen ‘İmar Barışı’ en kapsamlı olanıdır. Bu konuda yasanın ve çıkarılan genelge ile esasların yeterince açık olmadığı tartışılmaktadır. Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü, İmar Barışı ve getirdiği yasal durumlar, problemler, çözüm yolları ile ilgili dört çalıştay yapmıştır. Bu çalıştaylarda, gerek yapı sahiplerinden gerekse avukatlar, mimarlar, plancılar, harita ve kadastrocular ile inşaat ve müteahhitlik kesiminden gelen yüzlerce soru çözülmeye çalışmıştır. Bu soruların bir kısmı 100 Soruda İmar Çalıştayı adı ile kitaplaştırılmış, gayrimenkul ve imar dünyasına sunulmuştur.Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel tarafından kaleme alınan ve enstitünün iktisadi işletmesince piyasaya sunulan kitap, (0212) 266 50 00 no’lu telefondan veya info@gayrimenkulhukuku.org‘dan istenebilir Kaynak Yapı.com.tr
İmar Barışının Konut Fiyatlarını Artırdığı 5 İl
Tapusuz konut ve işyerinin imar sorununu ortadan kaldırmak amacı ile gündeme getirilen imar barışı için başvurular 31 Aralık’ta sona erecek. İmar barışı uygulaması kapsamında geçen 5 ayı aşkın sürede konut fiyatları da yükselişe geçti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından vatandaşın devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması ve imara aykırı, ruhsatsız yapıların kayıt altına alınması için yapılara yasallık kazandırılması planlanan “imar barışı” düzenlemesine başvurular hızla devam ediyor. 31 Aralık’ta başvuruların sona ereceği imar barışına e-devlet üzerinden başvuru yapılabiliyor. İmar barışına yaklaşık 8 milyon 600 bin başvuru geldi bu sayısının son güne kadar dahada artması bekleniyor. İmar barışında şimdiye kadar ekonomiye 6 milyar TL kazandırıldı. İmar barışından toplamda ise 40-50 milyar TL gelir bekleniyor. Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre aradan geçen 5 aydan fazla sürede konut fiyatları da yükselile geçti. Ülke ekonomisine de katkı sağlayan imar barışı konut fiyatlarında doping etkisi yarattı. Coldwell Banker Türkiye ve Reidin tarafından hazırlanan verilere göre Türkiye genelinde emlak fiyatları 5 ayda uçuşa geçti. Mayıs-Eylül dönemi fiyat artış şampiyonu yüzde 10’luk değer artışıyla İzmir-Çiğli oldu. İmar Barışı’na en çok rağbet gösteren iller ve değer artışları da şöyle; 1-) İzmir-Çiğli 2-) Ankara Gölbaşı 3-) İstanbul Adalar 4-) Konya Beyşehir 5-) Zonguldak Merkez Yeni kaçak yapılara af yok 8 Kasım’da katıldığı SotCA Ödülleri töreninde açıklamalar yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 31 Aralık 2017’den önce yapılmış kaçak yapıların imar barışından yararlanacağını söyledi ve ”Bu tarihten sonra yapılan kaçak yapılara ise af yok” dedi. Kaynak Yapı.com.tr
Saç Dökülmesi Nedenleri ve Tedavisi
Makaleyi Yazan: Doç. Dr. H. Işık Caner Makale Tarihi: 17 Ocak 2018 Kadınların ve erkeklerin önemli sorunlarından biri olan saç dökülmesinin , genetik ve çevresel faktörlere bağlı olan bir çok nedeni var. Saçların renk, sayı, kalınlık gibi özellikleri kişinin genetik yaısına uygun gelişir. Saçların yapım evreleri vardır. Başlıca 3 evre söz konusudur; 1. Anagen Evre: Saçın tekrar oluşma ve büyüme evresidir. Bu evre kişisel farklılıklar ile yaklaşık 2-5 yıldır. 2. Katagen Evre: Ara dönemdir. Saç büyümesinin durmasıyla gelişen bu dönem günler ile ifade edilir. 3. Telogen Evre: İstirahat dönemi de denilen bu evre ortalama 2-4 ay sürer. Sonunda yeni saç yapımı başlarken, telegon saç atılır, yani dökülür. Ardından anagen evreye geçilir. Saçın büyüme hızı, süresi, Telegon-Anagen oranına göre belirle-nir. Saçın büyüme hızı yaklaşık 3 günde bir milimetre, yani bir ayda yaklaşık bir santimetredir. Saçlı deride ayrışarak dökülen saç sayısı günde yaklaşık 100 adettir. Sağlıklı bir saç için ilk şartlar-dan biri sağlıklı beslenmedir. Saç da vücudun bir parçası olduğu için, protein, kalori, vitamin ve eser element eksikliklerinden et-kilenmektedir. Bilinçsiz diyetler, bazı emilim-sindirim sorunları, demir eksikliği anemesi gibi sorunlarda saçın yapısı bozulur. Saç için bazı maddeler özellikle önem taşımaktadır. Amino asitler özellikle sistein ve metionin, demir, çinko, bakır, c vitamini, B 12 vitamini ve A vitamini başlıcalarıdır. Hormonların da saç üzerinde etkisi oldukça fazladır. En belirgin olan androjenlerin etkisidir. Yatkınlığı olan kişilerde bu hor-monlar androjenik alopesi yani erkek tipi dökülmeye neden olurlar. Tiroid hormon-ları saçın büyüme hızını ve süresini artıra-rak Anagen’e geçişi kolaylaştırır. E2 yani östradiol büyüme hızını yavaşlata-rak Anagen süresini uzatır. Kortizol (Böbrek Üstü Bezi Hormonu) ise Anagen’e geçişi inhibe ederek saçın büyüme ve oluşma dönemini baskılar. Saç Dökülmesi Tipleri Anagen ve Telogen Dökülme: Genel saç dökülmesi olarak ifade edebileceğimiz bu dökülmede büyüme ve olgunlaşma dönemindeki saçlar birçok etkene bağlı olarak Telogen yani istirahat ve ardından dökül-me dönemine geçer. Bu tarz dökülme yapan başlıca etkenler: İlaçlar (Kemoterapi İlaçları, Antikoagülanlar) Ateşli hastalıklar (Tifüs, Grip) Sifiliz Kronik bazı hastalıklar SLE Malignite Dermatomiyozit Diabetes Mellitus Doğum sonrası Androjenik Alopesi: Erkek tipi saç dökülme de denilen bu dö-külme her iki cinste görülebilmektedir. Erkeklerde genetik yapıya bağlı olup, erkeklik hormonu olan serbest testosteronun dihidro testosrona dönüşümü ve bunun da saç köklerini etkileyerek saç-ların incelmesi ve dökülmesine neden olmasıdır. Başlangıç yeri alnın az gerisinden veya alın-şakak sınırından veya verteksden oluşmaktadır. Kadınlarda bu tip dökülme çoğunlukla menopoz döneminde görülür. Ayrıca hormonal problemler de (cushing sendromu gibi) genç yaşlarda görülebilmektedir. Alopecia Areata: Sınırlı bir bölgede saç dö-külmesi söz konusudur. Özellikle stresle ilgili-dir. Plak sayısı fazla olabilir, kaş, sakal, ve tüm vücut kıllarını tutabilir. Konjenital Alopesi: Doğuştan olup yaygın veya bölgesel görülebilir. Sikatrisyel Alopesi: Kalıcı dökülmeler olup, bazı hastalıklara bağlı gelişirler. Etkilenen alanlarda saç folikülleri kalıcı bir şekilde tahrip olduğu için bu alanlardan tekrar çıkışı söz konusu değildir. Nevüsler, Diskoid Lupus Eritematozus, Skleroderma, Sarkoidoz, Liken Planus, Folikülitis Dekalvans, Favus, Kerion Celsi gibi hastalıklar başlıcalarıdır. Tedavi Prensipleri Saç dökülmelerinde, dökülmenin tipine göre zeminde mevcut etkenler araştırılmalıdır. Genel dökülmelerde mineral, vitamin eksiklik-lerinin olup olmadığı kan tetkikleriyle araştırılmalı, eksik olanlar tedaviyle takviye edilmelidir. Hormonal dökülmeler de yine tetkikler yapılıp özellikle kadın hastalarda saptanan hormon bozuklukları tedavi edilmelidir. Erkeklerde bu söz konusu olmadığı için lokal etkili ilaçlar kullanılabilir. Alo-pecia Areata’da stresle ilgili destek, psikolojik tedavi öğütlenip, lokal steroidli losyonlar veya intralezyoner steroid enjeksiyonları yapılabilir. Genel olarak saçlı…
Köpük Varis Tedavisi İle Varisten Kurtulun!
Makaleyi Yazan: Op. Dr. Mustafa CANİKOĞLU Makale Tarihi: 22 Haziran 2018 Varis tedavisinde farklı yöntemler uygulanmaktadır. skleroterapi, bu yöntemlerden etkili ve güvenilir bir yöntemdir. skleroterapi, damarları reaksiyon sonucu tıkanmasına neden olan kimyasal maddenin toplardamar içerisine enjekte edilmesidir. skleroterapi büyük damarlar içine uygulandığında çok etkili olmamaktadır. skleroterapi derideki yüzeysel küçük varis ve kılcal damarlara uygulandığında tıbbi ve kozmetik açıdan yüksek başarılı sonuçlar vermektedir. dolayısıyla işlem küçük damarlar ve kılcal damar tedavisinde daha güvenilir ve başarılı bir yöntemdir. skleroterapi uygulandığında varis içine ince enjeksiyonla girilerek en uygun dozda ilaç verilir. daha sonra varis üzerine baskı yapacak şekilde sarılır. bir kaç gün sonra ise varis çorabına geçilir. zamanla varise neden olan damarlar tamamen tutularak kaybolur . skleroterapi genel anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. sadece işlem bölgesine lokal anestezik kremler kullanılabilir. Kaynak Avcılar Hospıtal Sağlık Bülteni
SPOR KEYFİNİZ YARIDA KALMASIN
Makaleyi Yazan: Op. Dr. Adnan Karaoğlu Makale Tarihi: 01 Ekim 2018 Spor amaçlı yapılan her türlü aktivite esnasında vücutta meydana gelebilecek geçici veya kalıcı hasara spor yaralanması denir. Spor yaralanmaları çok küçük ve basit gibi görülse de, tam iyileşme için daha uzun bir tedavi süreci gerekebilir. Avcılar Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Adnan Karaoğlu, sporcuyu hem fiziksel hem mental olarak etkileyen spor yaralanmalarında ilk yardım ve tedavi süreçleri hakkında bilgiler verdi. Spor Yaralanmalarının Nedenleri Spor yaralanmaların sebebi kişisel ve çevresel faktörlere bağlıdır. 1) Kişisel nedenler: Zayıf kas ve kemik yapısı, anatomik bozukluk, daha önce geçirilen yaralanmalar ve ameliyatlar, kronik hastalık ve enfeksiyonlar, psikolojik sorunlar, yaş ve cinsiyet, spor kurallarını bilmemek. 2) Çevresel nedenler: Antrenmansız olmak, kötü malzeme, spor kurallarına uyulmaması, elverişsiz zemin ve kötü hava koşulları. Spor Yaralanmaları Nelerdir? Özellikle temas sporu yapanlarda, kas-iskelet sistemine ait çeşitli yaralanmalar olmaktadır. Adale tendon yaralanmaları: Adale ezilmesi, adale liflerinde yırtılmalar ve tendon kopmaları (aşil tendon kopmaları, omuz rotator adale yırtıkları, quadriseps tendon yırtıkları, kasıkta tendon kopmaları, uyluk arkasında hamstring adale yırtıkları.) Bağ (ligaman) yaralanmaları: Eklemlerde burkulma ve dönmeler sonucunda bağlarda gerilme, esneme ve kopmalar (ayak bileği burkulması ile bağ yaralanmaları, diz iç yan, dış yan ve çapraz bağ yaralanmaları.) Kırıklar ve çıkıklar: Temas sporlarında travmanın şiddetine, yönüne ve düşme şekline göre çeşitli kemik kırık ve çıkıkları gelişir. Omuz, dirsek ve parmak çıkıkları, köprücük kemiği, el bileği, ayak bileği, el ve ayak tarak kemikleri, dirsek bölgesi kemiklerde ve diz çevresi kemiklerde kırıklara rastlanılmaktadır. Spor Yaralanmalarında İlk Yardım Spor yaralanmalarında ilk yardım olay yerinde yapılan işlemdir. İlk yardım genel-likle çevredekiler veya masörler tarafından yapılmaktadır. Spor alanında yaralanan herhangi bir sporcuya bilinçli yaklaşmak gerekir. Aksi takdirde istenmeyen, daha kötü sonuçlar gelişebilir. Yaralanan sporcu uygun bir şekilde (sedye ile taşınma gibi) spor alanı dışına alınmalıdır. Yaralanan bölge istirahat pozisyo-nuna alınır ve ödem gelişmemesi için hemen buz tedavisine başlanır. Buz direk cilt ile temas etmeden, 10-15 dakika süre ile uygulanmalıdır. Buz tedavisi iki saat ara ile günde 5-6 kez uygulanabilir. Daha sonra yaralanan bölgeye göre bandaj ile kompresyon veya atel uygulanır. Özellikle alt ekstremite yaralan-malarında bacak yükseğe (kalp seviyesine) kaldırılmalıdır. İlk yardımdan sonra yaralanan sporcu uygun bir merkeze götürülerek, ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından muayene ve tetkik edilmelidir. Spor yaralanması olan bölgede ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, sıyrık, ekimoz gibi bulgular görülebilir. Kesin tanı için görüntüleme işlemleri yapılır. Kırık ve çıkıklar için direk grafi veya bilgisayarlı tomografi tetkiki, yumuşak doku yaralanmaları için manyetik rezonans veya ultrason tetkiki yapılır. ‘‘Spor alanında yaralanan herhangi bir sporcuya bilinçli yaklaşmak gerekir.’’ Spor Yaralanmalarının Kesin Tedavisi Spor yaralanmasının şiddetine, hasarına ve yerine göre konservatif veya cerrahi tedavi yapılır. Konservatif tedavi; bandaj, atel, sirküler alçı, ortez ile ekstremite istirahate alınır. Ağrı kesici ve ödem giderici ilaçlar verilir. Fizik tedavisi; akut durum geçtikten sonra adale kuvvetlendirici ve hareket açıcı egzersiz programları yapılabilir. Cerrahi tedavi yapılan sporcularda, ameliyat sonrası fizik tedavi yapılır. Cerrahi tedavi; bazı spor yaralanmaları (gerekli endikasyonu olan kırık ve çıkıklarda) cerrahi tedavi yapılır. Eklem içi yaralanmalar artroskopik olarak tedavi edilirler (menüsküs yaralanmaları, çapraz bağ kopukları, kıkırdak lezyonları). Spor Yaralanmalarından Nasıl Korunuruz? Kişisel Tedbirler: Spora başlamadan önce sağlık taraması yapılmalı, bilinen bir sağlık problemi varsa doktor ile görüşülerek spora başlanmalı. Yapılacak sporla ilgili bilgi edinilmeli, uygun giysi ve ayakkabı tercih edilmelidir. Spora başlamadan önce ortalama 15 dakika ısınma ve adale germe egzersizleri…
Ördüğü Duvar İçin İmar Barışına Başvurdu
İmar Barışı istismarı son olarak Konya’da yaşandı. Meram ilçesinde arazisine yaklaşık 4 metrekarelik bir duvar ören mal sahibi, Yapı Kayıt Belgesi almak için başvuru yaptı.Mevzuata aykırı yapıların imar sorunu için başlatılan imar affına başvurular sürüyor. 31 Aralık’ta sona erecek olan süreç için şimdiye kadar 8 milyon 600 bini aşkın kişi, Yapı Kayıt Belgesi için başvurusu yaptı. Uygulamada istismarlar da dikkat çekiyor. Sözcü’den Mehmet Ali Kayacı’nın haberine göre; bunlardan sonuncusu ise Konya’da yaşandı.Duvar Örüp Belge İçin Başvurdu Konya’nın Meram ilçesi Kızılören mahallesinde İmar Barışı için bir mülk sahibi tarafından özel bir çalışma yapıldığı görüldü. Vatandaşın sadece caddeye bakan bir duvar ördüğü ve örülen bu duvar ile alanı mesken için tescilletmek istediği ortaya çıktı. Ördüğü tek parça duvarda pencereleri de yapmayı ihmal etmemesi dikkat çekti. Beldiye Ceza Kesti İmar Barışı’nda denetimlerini sürdüren Meram Belediyesi’nin ise pencereleri olan ve tek bir duvar ile tescillenmesi istenilen arsa için mülk sahibine, 2 bin 800 TL para cezası verdiği öğrenildi. Benzer olaylara şahit olan belediye yetkililerinin denetimlerini sıklaştırdığı bildirildi. İmar Barışı’nı kaç kişinin istismar ettiği ve ne kadarının tespit edilebildiği ise bilinmiyor.
AKTİF YAŞAMIN ÖNÜNDEKİ ENGEL SKOLYOZ
Makaleyi Yazan: Uzm. Dr. Müjgan Lahut Makale Tarihi: 14 Ekim 2018 Omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz pek çok türe sahip, nedeni tam olarak bilinmeyen bir hastalık. Fiziksel bir şekil bozukluğunun ötesinde ciddi hastalıklara da zemin hazırlayan skolyozun özellikle erken yaşlardan itibaren ihmal edilmemesi gerekiyor. Omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesi olarak tanımlanan ve yaşam kalitesini düşüren skolyoz, doğuştan olabildiği gibi çocukluk dönemlerinde de ortaya çıkabiliyor. Avcılar Hospital Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Müjgan Lahut, modern çağın adı sıkça duyulan hastalığı skolyoz hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Skolyoz Nedir? Skolyoz kelimesi Yunanca ‘skoliosis’ kelimesinden geliyor ve ‘eğilme, kıvrılma, esneme’ anlamlarını taşıyor. Düz ve dikey bir çizgide yer alan sağlıklı omurga sisteminin sağ veya sol yana eğilmesine skolyoz adı veriliyor. Bu eğrilik; boyun, sırt veya bel bölgesinde veya bunların birleşme yerlerinde olabiliyor. Bu eğrilikler uzamış bir ‘C’ veya uzamış bir ‘S’ şeklinde olup bazen bu eğriliğe farklı eksen eğrilikleri eşlik edebiliyor. Bu durumlarda; kifoskolyoz, rotoskolyoz veya kiforotoskolyoz diye adlandırılan biçimler de karşımıza çıkabiliyor. Peki, insanlar skolyoz olup olmadığını nasıl fark edebilir? Aslında dikkatli bir gözlemle; omuzların aynı çizgide olma-ması, bir omzun diğerine oranla daha yüksekte durması, kürek kemiklerinin bir tarafta daha çıkık durması, kafanın tam ortada durmaması, leğen ve kalça kemiğinin bir taraf-ta daha yüksek durması, göğüs kafesin ve kaburgaların tek taraflı kabarık olması, kol açıklığının bir tarafta daha geniş olması gibi durumlar üzerinden fark edilebilir. Hangi sebeplerden çocuklarda skolyoz görülebilir? Skolyoz, genetik ve çevresel faktörlere bağlı gelişebilir. Skolyozun nerdeyse %80’i belirli bir sebebi olmadan, hafif veya orta düzeylerde görülür. Ailenin diğer fertle-rinde görülme riski yüksektir. Ayrıca genetik kas has-talıkları ve serebral palsy (doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında, merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden dolayı) veya spina bifida (embriyojenik yaşamda omuriliğin yapısının oluşumunda hata sonucunda omuriliğin kapanmaması) ile beraber gelişebilir. Skolyoz çoğu zaman omurga yapısını tam boz-madan sadece postür bozukluğu, kas dengesizliği, geçici kas spazmı veya ağrılı durumlara bağlı oluşabilir. Bu gibi durumlarda kişiler oturduklarında eğrilik düzgün bir şekil alır. Yapısal olmayan skolyoz en çok bacak boyunun farklı olması sebebiyle oluşur. Bu tespit edilmesi kolay durum gözden kaçırılırsa hasta gereksiz skolyoz ameliyatına kadar gidebilir. Nedeni bilinmiyor peki farklılıkları var mı? Görülen skolyozların %80’i idiopatikdir; yani sebebi bilinmez. İdiopatik skolyozun dört tipi vardır; İnfantil 0-3 yaş, Jüvenil dediğimiz; puberte öncesi 3-9 yaş, Adole-san; puberteden olgunluğa kadar olan dönem 10-18 yaş, erişkin 18 yaş ve üstü… Skolyoz tanısı ve takibi özellikle ergenlik döneminde çok önemlidir, zira ergenlik çağında hızla eğrilik derecesi artar. Aslında kızlar ve erkeklerde görülme sıklığı erken yaşlarda çok farklı değildir, fakat kızların olgunluğa ye-tişme sürecinin çok hızlı olması sonucunda skolyoz açısı artar ve kızlarda daha fark edilir hale gelir. Büyüme dur-duktan sonra skolyoz ilerlemez ancak gelişen osteoporoz veya kas zedelenmesi ve güçsüzlükleri açıyı artırabilir. Skolyoz açısı nedir, nasıl ölçülür? Kişinin tüm iskeletini kapsayan, ayakta yumuşak dozda çekilen grafi bize bu açıyı değerlendirmemizde yardımcı olur. Bu açı ‘cobb açısı’ olarak adlandırır. Bebekler için ışın almadan scoliometer denilen bir çeşit su terazisi kullanılabilir. Ölçülen açı 7’den büyük ise skolyoz varlığı kabul edilir. Tecrübeli bir hekim muayene ile bu karara varabilir. Açının önemi nedir? On derece üstü eğriliklere skolyoz denir. 20-25 dere-ce aralığında ise çocuk için özel 3D korseler verilmesi gereklidir. İyi ve uygun biçimde hazırlanan bir korse ile çekilen grafide 10 derecelik…
Baş Ağrınız Ağrı Kesiciyle Bile Geçmiyorsa…
Makaleyi Yazan: Prof. Dr. Meliha Tan Makale Tarihi: 15 Ekim 2018 AĞRI KESİCİYİ 10 GÜNDEN FAZLA KULLANIRSANIZ… Birincil baş ağrıları içinde en sık karşılaşılanlar migren ve gerilim tipi baş ağrılarıdır. Bunlarla karşılaştırıldığında çok daha seyrek olmakla birlikte (2 bin kişide bir veya daha ender) çok şiddetli, sık baş ağrılarına neden olmaları, geleneksel ağrı kesicilere yanıt vermemeleri ve farklı tedaviler gerektirmeleri nedeniyle küme baş ağrısı, tekrarlayıcı yarım baş ağrısı önemli bir birincil baş ağrısı hastalığı grubunu oluşturur. Çoğu kez bu hastalar, doğru tanı alana kadar, yıllarca şiddetli ağrılar çekebilir. Şu an için dünyada en sık üçüncü baş ağrısı tipi ise aşırı ağrı kesici kullanım baş ağrısıdır. Bu nedenle tedavi için kullanılan ağrı kesicilerin ayda 10 günden fazla alınmasının kendi başına kronik bir baş ağrısı nedeni olduğu konusunda hastalar mutlaka en baştan uyarılmalıdır. İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİ HASTALIK: MİGREN Migren, tüm baş ağrısı hastalıkları içinde doktora en fazla başvuru nedeni olan durumdur. Migren tanısı için özel bir laboratuvar testi veya radyolojik inceleme yoktur. İnsanlık tarihi kadar eski bir hastalık olan migren toplum için oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü tarafından en çok kısıtlılık yapan hastalıklar arasında ele alınmıştır. Kadınların yaklaşık yüzde20’sinin, erkeklerin ise yüzde 8’inin migrenli olduğu biliniyor. Atak sırasındaki olumsuz etkileri dışında da okul ve iş performansında düşme ve sosyal problemler gibi kronik etkileri vardır. Migrenin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalar bazı faktörlerin tetiklenmesi sonucunda beyinde anormal bir dalgalanmanın meydana geldiğini gösteriyor. Bunun ardından beyin zarında ve damarlarında iltihabi tepkiye yol açan birtakım maddeler salınır ve bunların sonucunda baş ağrısı oluşur. Migrenin karakteristik özellikleri; tekrarlayıcı olması, atağın ilaçsız olarak dört saatten fazla sürmesi (ve üç günden az), tek yanlı oluşu (yüzde 80 hastada), zonklayıcı olması, atak sırasında sıklıkla ışıktan ve sesten rahatsızlık, merdiven çıkma gibi fiziksel eylemlerde ağrıda artış, ağrıya sıklıkla bulantı veya kusmanın eşlik etmesi, ağrının orta şiddette veya şiddetli olmasıdır. SIK KULLANILAN İLAÇLAR FAYDASIZ… Migren atakları çoklukla tekrarlayıcı ataklar şeklinde gelirken, en az üç ay her gün veya günaşırı olacak şekilde kronikleşmiş olarak da görü- lebilir. Bu durumun en büyük nedeni ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımıdır. Böyle bir durumda ağrı kesicilere en az iki ay gibi bir süre ara verilmeden ağrıların kontrolü mümkün değildir ve ağrı kesiciler aşırı kullanıldığı sürede verilen ağrının gelmesini engelleyici ilaçlar da çoğu kez yararlı olmaz. MİGREN TEDAVİSİ Migrende ilaç tedavisi ataklardan korunmaya yönelik “profilaktik” yani önleyici/koruyucu tedavi ve atağın ağrı, bulantı, kusma gibi yakınmalarının giderilmesine yönelik “atak (akut/ağrı) tedavisi” olarak iki şekilde yapılır. Önleyici tedavi belirli bir süre boyunca düzenli ilaç kullanarak ağrı sıklığını ve şiddetini azaltmaya yöneliktir. HASTALIĞI TETİKLEYEN FAKTÖRLERDEN UZAKLAŞIN Atak tedavisinde olguların bir kısmında ağız yolu ile alınan ağrı kesiciler kullanılır. Karanlık ve sakin bir odada, buz paketi koyarak dinlenmek ağrının giderilmesini kolaylaştırır. Eğer hasta uyuyabilirse genellikle ağrıdan kurtulmuş olarak uyanır. Sık ataklı olgularda (ayda beşten fazla) ağrı kesici kullanım sınırları belirlenmeli ve hasta aşırı ilaç baş ağrısı konusunda uyarılmalıdır. Hastalığı tetikleyen faktörlerden kaçınma çok önemlidir. Aç kalmaktan kaçınma ve düzensiz uyku gibi tetikleyici faktörlerden kaçınmak, ağrının sıklığını azaltabilir. KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR Birincil baş ağrıları içinde en sık karşılaşılan tip gerilim tipi baş ağrıları (GTB)’dır. GTB’ler migrenden daha sık görülmekle birlikte görece daha hafif baş ağrılarına neden olduklarından hekime başvuruda daha geri plandadır. Sıklıkla 20 yaş civarında başlar, her…
İmar Barışı’nın Kapsamı Genişledi
Yeni torba yasayla Boğaziçi öngörünüm bölgesinde yer alan Beykoz, Üsküdar ve Sarıyer’deki bazı mahalleler de imar barışına dahil ediliyor. Bir önceki yasa değişikliğinde imar barışına dahil edilmeyen Beykoz, Üsküdar ve Sarıyer’deki bazı mahalleler yeni torba yasayla bu kapsama alınıyor. Hürriyet’ten Fatma Aksu ve Aysel Alp’in haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, Boğaz sahiline ilişkin imar barışı yasağının devam ettiğini belirterek, sadece öngörünüm bölgesinde denizi görmediği halde barışa dahil edilmeyen bazı yerlerin ilave edildiğini söylediler. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Boğaziçi’nde imar barışı kapsamını genişleten düzenlemeyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Daha önce biz imar barışından Boğaziçi öngörünüm, Tarihi Yarımada ve Çanakkale’de belirli alanları imar barışına dahil etmemiştik. Gelinen süreçte yapılan incelemeler neticesinde boğaz ön görünümünde olan ancak fiilen öngörünüm olmayan ve buradaki vatandaşlarımızın elektrik, su ve doğalgaz gibi problemlerini çözecek sınırları yeniden incelendi. Teklifin içeriği Üsküdar’da, Beykoz ilçemizde ve Sarıyer ilçemizde öngörünümde olan, fiilen öngörünümde olmayan yapıların problemlerini çözmek adına teklif edilmiş bir düzenleme. Boğaz sınırları içerisindeki ve sahil şeridindeki yalılar bu düzenlemeye dahil değil” dedi. Buna göre Beykoz’da Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri, Yalıköy, Beykoz Merkez, Gümüşsuyu, İncirköy, Çubuklu, Çiğdem, Paşabahçe, Kanlıca, Anadolu Hisarı, Yenimahalle, Göksu, Göztepe’yi içine alan yaklaşık 50-60 bin kişinin yaşadığı bölge barışa dahil edilmiş oldu. Sarıyer’de barış, Hisar ve Baltalimanının bir kısmı, Yeniköy, Kireçburnu, Rumeli Kavağının iç kısmına genişletildi. Üsküdar Belediyesi yetkililerinden edinilen bilgiye göre bu ilçede 7 mahallenin bir kısmı da imar barışına dahil ediliyor. Buna göre Kuzguncuk, Beylerbeyi, Küplüce, Kirazlıtepe, Çengelköy, Kuleli ile Kandilli Mahallelerinin bir kısmı barış kapsamına alınıyor. Haberin tamamına linkten ulaşılabilir. kaynak : yapi.com.tr
Kimler Grip Aşısı Olmalı?
Makaleyi Yazan: Uzm. Dr. Suzan Alp Makale Tarihi: 19 Ekim 2018 Sıcak yaz günleri yerini sonbahara bırakıyor.. İnsan vücudunun bu sıcaklık ve iklim değişikliklerine uyumu ise zaman alıyor. Bu uyum süreci ve soğuyan hava;nezle, farenjit, larenjit, grip, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi solunum sistemine ait enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor. Hastanemizin İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Suzan ALP kış hastalıklarından korunmak için kimlerin grip aşısı olması gerektiğini anlattı. Öncelikle grip, genellikle hastayı yatıracak kadar vücut direncini düşüren bir seyir izleyebilir. Hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi, hapşırması ile havaya yayılan partiküllerle ya da doğrudan temasla (kapı kolları, telefonlar, bilgisayar klavyeleri vb.) grip toplum içinde son derece hızla yayılabiliyor. Yaşlılar, diyabet, kalp ve solunum sistemi hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanlarda daha ağır seyredebilir ve zatürre gibi ikincil gelişen hastalıklara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Ekim-Kasım aylarında özellikle risk grupları başta olmak üzere tüm bireylere koruyuculuk düzeyi yüksek olan “grip aşısının” yaptırılması son derece önem taşıyor. KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? 65 yaş ve üstündeki kişiler, Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker hastalığı ve benzeri hastalığı olanlar, Bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler: Kanser hastaları, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, hasta bakıcılar, kreş ve huzurevi çalışanları, Yüksek risk grubundaki kişilerle yakın temasta olan kişiler, İlk 3 aydan sonraki hamile kadınlar, Altıncı ayından itibaren bebekler de grip aşısı yapılması gereken kişiler arasında yer alıyor. kaynak : avcılar hospital sağlık rehberi
Ege Ekonomik Forum
17 yıldır Türkiye’nin en uzun soluklu vizyoner toplantısı olan “Forum İstanbul Konferansları”nı ve makro ekonomi, finans, yatırım, gayrimenkul alanlarında daha birçok konferansı düzenleyen ÖZGENCİL ile Türkiye’nin önde gelen yayın kuruluşu NTVönemli bir işbirliğine imza atarak, tüm tarih boyunca önemli bir lojistik, ticaret ve kültür merkezi olan İzmir’de, “Ege Ekonomik Forum” adı altında uzun soluklu uluslararası bir konferans zinciri başlatmıştır. 1992 yılından beri Ege bölgesindeki 10 ilin (İzmir, Afyon, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa, Kütahya, Çanakkale, Balıkesir ve Uşak) valilikleri, belediyeleri, üniversiteleri, sanayi ve ticaret odaları, esnaf ve sanatkarlar odaları, ziraat odaları, bölge sanayici ve işadamları dernekleri ve bölgesel şirketlerin katılımıyla ege bölgesini dış yatırımcıya tanıtmak amacıyla görev yapan Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) da bu forumun bölge ortağı olmuştur. Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayicileri, yerel yöneticileri, iş adamları ve kanaat önderlerinin de destekleriyle tüm Ege Bölgesi’ni kapsayan Ege Ekonomik Forum’un “Küresel Gelişmeler Işığında Bölgesel Vizyon” sağlamasını amaçlıyoruz. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir’linin katılımıyla bu yıl düzenlenen forum başarıyla tamamlanmıştır. Pakdemirli konuşmasında (Ulusal zincir marketlerde) Yerel ürün satma mecburiyeti yasal anlamda yüzde 1 ama biz bunu yüzde 20-25’ler seviyesine taşıyabilirsek hem yerel ekonominin kalkınmasını hem de ciddi bir verimliliği yakalayabiliriz” – “Sudan’daki arazi Türkiye’deki ekilebilir alanın yüzde 10’u ve bize bedelsiz teklif edilmiş. Almasa mıydık ? Devlet olarak tarım yapma niyetimiz yok, önümüzdeki günlerde bu tarım arazilerini kullanmaları için iş adamlarımıza açacağız” konularında bilgilendirdi.
İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİNİN ÖNEMİ
İş Sağlığı ve Güvenliği Dünyada en önemli konular arasında yer almakta, kayıp kontrol analizleri yapılmaktadır. Bu analizler sonucunda elde edilen bilgiler ışığında oluşan kayıpları azaltma yolunda büyük adımlar da atmaktadırlar..Bu ülkelerde İş Güvenliği Mühendisliği kavramı çok seneler önce başlamış ve bunun sayesinde çok önemli olumlu sonuçlar alınmıştır. Ülkemizde her 6 dakikada bir iş kazası olmakta, her 6 saatte de bir işçimiz hayatını kaybetmektedir. Bu evlerinden çıkan ve çocuklarının geçimlerini sağlamak için çalışmaya giden 4 işçimizin akşamları evlerine dönememeleri anlamına gelmektedir. İstatistikler her 2, 5 saatte 1 işçinin iş göremez hale geldiğini açıklamaktadır..Bu çok acı bir durumdur. İş Kazaları istatistiklerinde Avrupa’da ilk sırayı , dünyada ise 3. sırayı almaktayız.. Hayatlarımız bu kadar ucuz olmamalı.. Böyle bir ortam içerisinde işverenlerin, işçilerin ve devletin üzerlerine büyük görevler düşmektedir. Kimsenin Allah’ın vermiş olduğu mukaddes canı alma yetkisi bulunmamaktadır. Ancak Tehlikeli Durumlar – Tehlikeli Davranışlar ile birleştiğinde kazalar meydana gelmekte ve canlar gitmekte… İnsanlara verilen değer ya da insanların kendilerine vermiş oldukları değerler toplumların gelişmişlik seviyeleri ile de alakalıdır. Yapılan Araştırmalarda iş kazalarının % 50 sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, % 48 inin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği, % 2 sinin ise önlenemeyeceğini ortaya çıkmıştır. Bu da bizlere iş kazalarının % 98 önlenebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Önlemek ödemekten ucuzdur mantığı ile hareket ederek işyerlerinde tehlike kaynaklarını ortaya çıkartıp bunlardan oluşabilecek riskleri kontrol altına alabilirsek olabilecek kazaları azaltmış ve tehlikeli ortamları ortadan kaldırmış oluruz. Tabii bu çalışma bir ekip çalışması olmalı ve tüm ekip uyumlu bir şekilde çalışmalıdır. İşte bu uygulamalar işyerlerinde risk değerlendirme Çalışmaları olarak adlandırılmaktadır. Elektrik bir tehlikedir. Her zaman karşımıza çıkar ve her yanlış bir davranış bizlere kötü sonuçlar verebilir. Elektrik tehlike ise elektrikten kaynaklanan her türlü olumsuz etken riskleri oluşturmaktadır. Bizler elektrik kablolarının uçlarını tehlikeli olmayacak şekilde prizlerle kapatmamız bu riski az da olsa kontrol altına almamızı ortaya çıkartır. Ama prizde yine tehlike ve risk de bulunmaktadır. Priz üreticileri parmakların priz delikleri içerisine girmemesini sağlayarak bu riski kontrol altına almışlardır. İş bununla da bitmiyor çalışanlarımıza ve çevremize bu tehlikeyi gösterip yine de kişileri riskli davranışlardan uzak tutmayı sağlamak için kişileri eğitmek de gerekmektedir. İş Güvenliği ile ilgili çalışanlara verilecek eğitimler Eğitim Yönetmeliğinde belirtilmiştir. Bu yönetmeliğe göre uzman eğiticiler tarafından belgelendirilerek eğitimler gerçekleştirilecektir. İşyerinde bir eğitim planlaması yapılarak tüm işçilerin belirtilen eğitimleri almaları sağlanacaktır. Bu yasal bir mecburiyettir. Kaynak : İŞGÜVENLİK FORUM ADNAN İYİBOZKURT :: EĞİTİMLER BAŞLIYOR 31.12.2012 tarihi ile yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği daha da önem kazanmıştır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallara artık tüm işyerleri uymak zorundadır. Yasa; kamu ve özel sektöre ait bütün işleri ve işyerlerini kapsamaktadır. İşyerlerindeki işverenler ile işveren vekilleri, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanların faaliyet konularına bakılmaksızın iş sağlığı ve güvenliği yasası uygulanacaktır. Bu kapsamda, gerek 3D etkileşimli videolar, gerekse 2D animasyonlar ile tasarlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi, yüksek kalite ve kullanıcı odaklı olarak üretilmiştir. Eğitimde anlatılacak konular; ■ 6331 Sayılı İSG Eğitimi ■ İSGB ve OSGB ■ İş Kazası Nedir? ■ Meslek Hastalığı Nedir? ■ Genel İş Şağlığı ve Güvenliği Tedbirleri ■ İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Şartları ■ İşyerinde Kullanılması Gereken Koruyucu Donanımlar ■ Güvenlik ve Sağlık İşaretleri ■ Kimyasal Maddeler ■ Acil Durum ve İlk…
Seyahat ve konaklamada taksit sınırı 6 aydan 9 aya çıkıyor.
BDDK yurtiçinde hava yolları, seyahat ve konaklama harcamalarında taksit sınırını 6 aydan 9 aya çıkarmayı planlıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Taslağı’nı internet sitesinde yayımladı. Buna göre Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin 26’ncı maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi değiştirildi. Elektronik eşya alımlarında kredi kartı ile taksit sınırı 3 ay olarak korundu. Bilgisayar alımlarında, kulüp ve derneklere yapılan ödemelerde, taşımacılık ile ilgili harcamalarda, hava yolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt dışına ilişkin harcamalarda taksit sınırında 6 ay olarak devam edilmesi öngörüldü. Hava yolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt içine ilişkin harcamalarda taksit sınırının 6 aydan 9 aya çıkarılması planlanıyor. Taslağa göre sağlık ve sosyal hizmetler ile ilgili harcamalarda ve sağlık ürünü alımlarında, vergi ödemelerinde taksit sınırı 9 ay olarak korundu.
Büyümede yıllık hedefi yakalarız
Bloomberg HT’deki İş Dünyası programına konuk olan Avdagiç, yılsonunda Türkiye’nin ihracatının 172-173 milyar dolar bandında gerçekleşebileceğini belirtti. HABER: SÜMEYRA YARIŞ TOPAL İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Bloomberg HT’deki İş Dünyası programında Hande Berktan’a konuk oldu. Avdagiç, ekonomik gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu yıl hedeflenen ihracat rakamlarının geçilebileceğini ifade eden Avdagiç, “2018 için 172-173 milyar dolar bandında bir ihracat rakamı bekliyoruz” dedi. Son dönemlerde ihracatta kademeli bir artış ve ithalatta kademeli bir düşüş olduğunu belirten Avdagiç, “Bu dövizle ilgili, dış kaynakla ilgili çok faydalı bir süreç. Bunun yanında turizm gelirlerimizdeki artış, yine dış hizmet gelirlerinin de geçen seneye göre göreceli olarak artması, cari dengede olumlu bir resim ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde piyasaların açılmasına bağlı olarak ithalatta bir miktar artış bekliyoruz. Ancak ihracatımızı artıracak tedbirleri masada tutmayı sürdürebilirsek, bu olumlu resmin uzun süre devam edeceğini ümit edebiliriz” diye konuştu. İTO Başkanı Avdagiç’in açıklamalarından satır başları şu şekilde: PLAN HEDEFİ TUTAR Türkiye’nin üçüncü ve dördüncü dönemdeki büyümesinin yüzde 1.5-2 bandında olmasını öngörüyoruz. Türkiye’nin ilk 6 aydaki büyümesini yüzde 6.2 kabul edersek, ikinci altı ayda da yüzde 1.5-2 bandını yakalarsa Yeni Ekonomik Plan’daki yüzde 3.8’lik büyüme oranını rahatlıkla tutturabileceğini öngörüyorum. Hızlı kur dalgalanmasının olduğu dönemlerde fiyatlar biraz roket hızıyla çıkar ama paraşüt hızıyla düşer. O hızın artışına bağlı olarak fiyatlar çok hızlı bir şekilde yukarıya çıktı, kurun dengelenmesine bağlı olarak yavaş yavaş aşağı düşüyor. Önümüzdeki aylarda özellikle ÜFE’nin TÜFE üzerindeki baskısını hissedebiliriz ama Ekim 2019 için konulan hedeflerin yakalanması konusunda doğru bir sürecin içinde olduğumuzu düşünüyorum. YERLİ YAZILIM Yerli yazılımlar konusunda toplumsal bilinci artırmak lazım. Tabii ki bu ortaya çıkan yazılımların da beklenen fonksiyonları icra edebilecek düzeyde olması gerekiyor. Bu anlamda Türkiye önemli yol aldı fakat dünyada bu konudaki süreç çok hızlı gelişiyor. Dolayısıyla biz ne kadar yol alırsak alalım, önümüzde daha yapılması gereken kabarık bir liste var. Kamunun özellikle bir irade koyup, yerli yazılımları önceleyen bir yaklaşım sergilemesi beklentisi içindeyiz. ATIL KAPASİTE Bazı sektörlere aşırı teşvik verildi ve orada Türkiye’nin kaldıramayacağı bir kapasite oluştu. Bu sektörlere daha fazla teşvik verilmesinin ve daha fazla yatırım yapılmasının önüne geçilmeli. Diğer taraftan da kurulu bir takım kapasitelerimiz var; bunları tam kullanamıyoruz. Burada yine ikili bir yapı yürütmemiz gerekiyor. Bir taraftan atıl kapasitelerimizi devreye koymalı, diğer taraftan da sıfır yatırım konularını gündeme almalıyız. Yurt içinde yatırım yapacak insanların da en az yurt dışından gelen yatırımcılar kadar beklentileri karşılanmalı. ŞİRKETLER TEKNOPARKLAR İÇİN SIRADA BEKLİYOR Son birkaç yıldır Ar-Ge merkezlerinin sayısının ve teknoparklara sağlanan imkanların artırılması noktasında Türkiye çok önemli adımlar attı. Teknopark İstanbul şu anda Türkiye’nin en önemli teknoparklarından biri. Bunun iki önemli kurucu ortağından biri de İstanbul Ticaret Odası. Şu anda yüzde yüz dolulukta çalışıyor. Teknopark İstanbul’da yer almak için sırada bekleyen pek çok şirket var. En önemli hedeflerimizden biri de teknoparkların kapısında bekleyen hiçbir şirketin olmaması. Fiziki mekanların artırılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. ABD İLE TİCARET DÜŞMEDİ Türkiye ile ABD arasında 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. İlk dokuz ayda 15 milyar dolarını gerçekleştirdik. Demir çelik ürünlerimize konulan ek vergilere rağmen Türkiye’nin ABD’ye ihracatında kayda değer bir düşüş olmadı. Tabii dış ticaret dengesizliğimiz var. Hem ABD ile son zamanlarda olan yumuşama hem de Avrupa Birliği ile ilişkilerimizdeki gelişmeye bağlı olarak önümüzdeki dönemde dış ticaret yatırımları konusunda daha olumlu bir döneme girdiğimizi görüyorum. İHRACATÇIMIZ KAPIKULE’DE…
Ürünlerinizi tüm dünyaya, Devletin Sağladığı destekler ile ücretsiz sunabilirsiniz !
Küresel ekonomide şirketler arası elektronik ticaretin (B2B) önemi giderek artıyor. Bu dünyanın dışında kalmak artık mümkün değil. Ekonomi Bakanlığı, B2B sitelerinin üyelik ücretlerini karşılıyor. Neredeyse sıfır maliyetle tüm dünya ile ticari bağlantı kurma imkanı veren elektronik ticaret siteleri KOBİler için vazgeçilmez bir platform haline geldi… Şirketinize yeni pazarlar bulmak için ülke ülke geziyor musunuz? Yoksa hala yabancı ülkelerde fuarlara katılarak müşteri bulmaya mı çalışıyorsunuz? Ya da bir dizi masraflı pazar araştırmasına mı bel bağlıyorsunuz? Oysa bütün bunları büyük bütçeler ayırmadan, yorulmadan bilgisayarınızın başına geçerek yapmanız mümkün. Nasıl mı? Tüm dünyada hızla yaygınlaşan B2B (şirketten şirkete elektronik ticaret) siteleri sayesinde elbette… B2B siteleri yılın 365 günü, günün 24 saati size hizmet sunuyor. Bu sitelere girerek milyonlarca firmanın bilgilerine, ürünlerine ve mal taleplerine ulaşmanız mümkün. Örneğin, Türkçe dahil 25 dilde yayın yapan, B2B sitesi Kompass’ta 4 milyon 300 bin adet firma ve 59 bin çeşit ürün bulunuyor. Bu siteye girdiğinizde muazzam bir veri tabanına ulaşıyorsunuz. Aynı zamanda kendi şirketinizle ilgili bilgileri bu sitelerde yayınlayarak potansiyel alıcılara ulaşabiliyorsunuz. Dünyanın en popüler sitelerinden biri olan Çin menşeli Alibaba.com’un ise 200 ülkede 15 milyon üyesi var. Alibaba.com özellikle ihracat ve ithalat yapmak isteyenlerin takip ettiği bir site. Eğer Rusya ile ticaret yapmak istiyorsanız bu dev pazara Rusbiz.com üzerinden girmeniz işlerinizi kolaylaştıracaktır. Güney Kore’nin e-ticaret kanalı konumunda olan Buykore-a.org’ta da birçok sektörden binlerce ürünü bulabilirsiniz. TURKEYEXPOTRADE olarak ürünlerinizi dünyaya sunmak için amacıyal dış ticaret alanında tüm faafliyeteri tek tuş ile sizlere sunuyor. Ayrıca Navlun, Reklam ve Diğer hizmetler alanında çözüm ortakları aracı ile sizlere cazip fiyatlar sunuyor. B2B portalı hizmete girmiştir. Kısa süreliğine tüm dış ticaret ile ilgili fonksiyorları ücretsiz olarak kullanabileceğiniz B2B portal sizlere dünya pazarını sunuyoruz. Geniş Bilgi için : Cevdet Akif USTA 0532 466 60 68
17. MÜSİAD EXPO başladı
MÜSİAD EXPO, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank’ın katılımıyla başladı. Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank: “MÜSİAD EXPO Türkiye’den dünyaya en güzel mesajdır” Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank: “MÜSİAD EXPO Türkiye’den dünyaya en güzel mesajdır ” 124 farklı ülkeden gelen yabancı iş adamları, yatırımcı kurumlar ve devlet adamlarını konuk edecek 17. MÜSİAD EXPO’da, Türkiye, bölge ve dünya ekseninde ekonominin geleceği konuşulacak. MÜSİAD EXPO, uluslararası iş fırsatları sunan bir platform olduğu kadar, bu yıl, üretmek isteyen sanayicinin yüzünü güldürecek somut projelerin de paylaşılacağı bir fikir paylaşım ortamına dönüşüyor. Gayrimenkul Kıymetler Borsası GABORAS, Orta Ölçekli Sanayi Projesi, Karz-I Hasen Sandığı ise bu projelerden bazıları. Bu yıl Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşen 17. MÜSİAD EXPO’da Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın İbrahim Al-Senoussi, Somali Finans Bakanı Sayın Mohamud Ibrahim Hayır ve Uganda Kamu Hizmetleri Bakanı Wilson Muruli Mukasa konuşma yaptı. Rekor sayıda katılımcı ülkeyi ağırlayan EXPO, 21-24 Kasım 2018 tarihleri arasında CNR Expo İstanbul’da gerçekleşiyor. 8 binin üzerinde B2B görüşmesine ev sahipliği yapması beklenen etkinliğe, 124 farklı ülkeden 400’e yakın alım heyeti katılıyor. Fuarın ayrıca 30 ülkeden, bakanlık seviyesinde üst düzey katılımcıya ev sahipliği yapması bekleniyor. 17. MÜSİAD EXPO, uluslararası iş fırsatları sunan bir platform olduğu kadar, bu yıl, üretmek isteyen sanayicinin yüzünü güldürecek somut projelerin de açıklanacağı bir fikir paylaşım ortamına dönüşüyor. Gayrimenkul Kıymetler Borsası GABORAS, Orta Ölçekli Sanayi Projesi, Karz-I Hasen Sandığı ise bu projelerden bazıları. Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank: “Aslında bugün burada, Türkiye’den dünyaya çok güzel bir mesaj da veriyoruz. Küresel ticaret savaşlarının gündemi meşgul ettiği bu dönemde, biz yeni işbirliklerini yeşertmenin ve birlikte kazanmanın peşindeyiz. Çünkü şunu biliyoruz, ticaret savaşının galibi olmaz. Yatırımın, üretimin ve ticaretin canlanması için kolektif bir çabaya ihtiyaç var. MÜSİAD EXPO gibi organizasyonlar da bu çabanın somut çıktılara dönüşmesi açısından önemli fırsatlar barındırıyor. “Yapısal dönüşümde temel eksenimiz: “yerlileşme”, “teknoloji üretimi” ve “markalaşma” Ekim ayıyla birlikte, 12 aylık ihracatımız geçen seneye göre yüzde 8 arttı ve 167 milyar dolara ulaştı. Bu tutarın 145 milyar dolarını sanayi sektörümüz sırtladı. Sanayimizin daha da güçlenmesini çok önemsiyoruz. Yine sanayide rekabeti artırmak için, üretimde yapısal dönüşümü gerçekleştirmeye odaklandık. Bu dönüşümde temel eksenlerimiz; “yerlileşme”, “teknoloji üretimi” ve “markalaşma” olacak. “İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde ülkemiz 190 ülke arasında 43’üncü sıraya yükseldi” Yatırımcı dostu bir ortam sağlamak hükümetimizin en temel öncelikleri arasında. Bakın Ekim ayında sevindirici bir gelişme yaşadık. Dünya Bankası’nın İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde ülkemiz 190 ülke arasında 17 sıralık bir sıçrama göstererek 43’üncü sıraya yükseldi. Bu özetle şu anlama geliyor: İdare olarak, yatırım yapmak isteyene ilave iş çıkartmıyor, bürokrasiyi azaltıyor ve hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Hiç kuşkusuz bu durum ülkemizin uluslararası yatırımlar için daha da cazip hale gelmesine katkı sağlayacaktır. Uyguladığımız istikrarlı politikalar sayesinde, 16 senede 201 milyar dolar’lık doğrudan yabancı yatırıma ev sahipliği yaptık. Yüksek katma değerli ve nitelikli istihdam oluşturan uzun vadeli yatırımları ülkemize çekmeye yönelik politikalarımız önümüzdeki dönemde de devam edecek. Türk iş insanlarının da özellikle Afrika Bölgesi’ndeki potansiyeli değerlendirmeleri gerektiğinin de bir kez daha altını çizmek isterim.” MÜSİAD Genel Başkanı Kaan: “MÜSİAD 85 ülkede 125 irtibat ofisiyle güçlü bir Ticaret Diplomasisi yürütmektedir” 17. MÜSİAD Expo açılışında konuşma yapan MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan: MÜSİAD, bundan 28 yıl önce bütün derdi, memleketi olan, bir avuç yürekli insan ile başladı yolculuğuna. Yolumuz uzundu. Yolumuz meşakkatliydi. Çok badireler atlattık. Çok virajlar döndük. Ve bugün, vardığımız noktada…

Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !
SITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİ
Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor
Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Nelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyor
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu
İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Entegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla Kutladı
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
Mplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyor
AHLAKİ ASİMETRE
RİSKLERİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ
İNGİLTERE’DE YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİ
TÜRKİYE’DE ENGELLİ HAKLARI
İNSAN EKONOMİ ÜRETİM
SERMAYENİN KALICILIĞI
İÇ TASARRUF ORANI
Avrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandı
İNSAN AKLININ YENİLİKÇİ GÜCÜ
GELİR TUZAĞI
ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU
DİJİTAL SERMAYE
ULUSAL YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ
ELEKTRİKTE DESTEK UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM
AB’DE KÜÇÜK KOLİ DÖNEMİ SONA ERİYOR
ÜCRET-FİYAT SARMALI
AVRUPA İSTATİSTİK SİSTEMİ
VERİYE DAYALI ANALİZ
YERLİ ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTIRLMASI
Geri Sayım Başladı: logitrans 2025, 19 Kasım’da Yenikapı’da Kapılarını Açıyor!
ETYD, Tesis Yönetiminde Kurumsal Standartları Yükseltiyor
DİJİTAL ALTYAPI YATIRIMLARI
Ekonominin Sesi : BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ .
FİNANSAL REGÜLASYONLAR
BASEL KOMİTESİ
Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı
UTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik Adım
TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor
AVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI.
BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ
ABD-Afrika ticaret anlaşması bitiyor: Türkiye için yeni fırsat
Bakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!
TOKİ SON DAKİKA: 81 ile sosyal konut! İşte İstanbul dahil il il rakamlar
Yapay Zekâ Enerjiye Akıl Katıyor!
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ(FAO)
Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyor
CLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYOR
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı
ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI
YENİLENEBİLİR ENERJİNİN YÜKSELİŞİ
Gayrimenkul Sektöründe Yeni Ufuklar: CCIM İstanbul’dan “Blue Friday” Etkinliği
EKONOMİDE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK
Gaziantep’te ‘Dijitalleşmede Yeni Fırsatlar’ Paneli: TÜYAFED ve Sektör Liderlerinden Önemli Mesajlar
TÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEK
ÇALIŞANLARDA İŞ TATMİNİ
%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.
Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.
Ustalar e-katalogu hazırlandı.
Fuar standın ziyaretçi etkisi ;
5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak
TDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaret
Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli
İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?
100 milyar dolarlık yol haritası
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİ
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
Türk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyor
NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti
Dubai’de gayrimenkul projeleri şimdi daha da cazip ; 250.000 $ dan başlıyor.
Kazakistan Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı İş Dünyasını Bir Araya Getirecek
AĞUSTOS 2025 TÜFE ORANLARI
BÜTÇE AÇIĞININ AZALTILMASI
Sırbistan-Azerbaycan Ticaret Misyonu: Yeni Ufuklar, Yeni Fırsatlar
TÜRKİYE’NİN EĞİTİM İHRACATI
Temmuz 2025 Kredi Kartı Kullanımı
EKONOMİDE TOPLUMSAL MUTABAKAT
AĞUSTOS 2025 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI
PRIVEXPO’ nun Seçkin, Uluslararası Özel Markalı Ürünler ve Fason Üretim Endüstrisi İş Ağına Katılın!
LİBYA BİNGAZİ HÜKÜMETİ, HAFTER VE AKDENİZ BÖLGELERİ
EKONOMİDE TOPLUMSAL REFAH
KURAK YAZIN TARIM ÜRÜNLERİNE ETKİLERİ
Yapay Zekâ Destekli İnşaat Yönetimi: Projelerde Verimlilik, Karlılık ve Marka Gücü
Üretimde arkanızdaki güçlü destek ; Makineci TV sizlere kolaylık sağlıyor.
Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Planlı üretimin yıldızı Sözleşmeli Tarım hakkında herşey ;
EKONOMİDE DOT-COM BALONU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASININ EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİ
BORSADA ALIM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
BLOKZİNCİR Nedir ?
AKILLI TELEFONLARLA PAZAR FİYATLARININ YENİ YÜZÜ
ZENGEZUR KORİDORU
Simülasyon Tanımı ve İş Dünyasındaki Stratejik Önemi
SİBER GÜVENLİK
BULUT TEKNOLOJİSİ
Azerbaycan – Sırbistan İthalat-İhracat Ticaret Misyonu Başlıyor.
Piyasa ve Türleri
ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ ÖNEMİ VE ÜLKEMİZE VERDİĞİ NOTLAR
2025 Haziran Konut Satış İstatistikleri
TRUMP-PUTİN GÖRÜŞMESİ VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİ
TÜRKİYE’DE YATIRIM ARAÇLARI
TÜRKİYE’DE İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİSİ
TÜRKİYE’DE DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ
TRUMP’IN GÜMRÜK VERGİLERİNİN KÜRESEL TİCARET VE SERBEST BÖLGELERE OLASI ETKİLERİ
ABD HİNDİSTAN ARASINDA YENİ GÜMRÜK KRİZİ
ÜRKİYE’DE KİLİT VE EMNİYET SİSTEMLERİNDE 20 YILLIK DÖNÜŞÜM
Türkiye’de Hırdavat Piyasasının Dünü ve Bugünü Giriş ve Tarihsel Gelişim
Tether, Bit2Me’de azınlık hissesi alarak 30 milyon avroluk yatırım turuna liderlik etti
TEMMUZ 2025 VERİLERİYLE FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİSİ
Range Rover, Defender ve Discovery Müşterilerine Özel Ayrıcalık Programı, Yeni Mobil Uygulamada
Şekib Avdagiç’ten turizm çağrısı: Bir haftada, 3 ayı kazanabiliriz
TOPLU İŞTEN ÇIKARMALARIN SUÇLUSU SADECE YAPAY ZEKâ MI?
Akıllı Tarım Uygulamaları
Binavlun, Lojistik süreçlerini yeniden yapılandırıyor .
Kuveyt Türk Katılım Bankacılığında Bir İlke İmza Atarak Eximbank İş Birliğiyle Yeni İhracat Destek Finansmanı Programını Başlattı
Naturelgaz’ın, yılın ilk yarısında satış hacmi yüzde 25 artı; net karı 429 milyon TL’ye yaklaştı.




































































