Saç Dökülmesi Nedenleri ve Tedavisi

Makaleyi Yazan: Doç. Dr. H. Işık Caner

Makale Tarihi: 17 Ocak 2018

Kadınların ve erkeklerin önemli sorunlarından biri olan saç dökülmesinin , genetik ve çevresel faktörlere bağlı olan bir çok nedeni var.

Saçların renk, sayı, kalınlık gibi özellikleri kişinin genetik yaısına uygun gelişir.

Saçların yapım evreleri vardır. Başlıca 3 evre söz konusudur;

1.    Anagen Evre: Saçın tekrar oluşma ve büyüme evresidir. Bu evre kişisel farklılıklar ile yaklaşık 2-5 yıldır.
2.    Katagen Evre: Ara dönemdir. Saç büyümesinin durmasıyla gelişen bu dönem günler ile ifade edilir.
3.    Telogen Evre: İstirahat dönemi de denilen bu evre ortalama 2-4 ay sürer. Sonunda yeni saç yapımı başlarken, telegon saç atılır, yani dökülür. Ardından anagen evreye geçilir.

Saçın büyüme hızı, süresi, Telegon-Anagen oranına göre belirle-nir. Saçın büyüme hızı yaklaşık 3 günde bir milimetre, yani bir ayda yaklaşık bir santimetredir. Saçlı deride ayrışarak dökülen saç sayısı günde yaklaşık 100 adettir. Sağlıklı bir saç için ilk şartlar-dan biri sağlıklı beslenmedir. Saç da vücudun bir parçası olduğu için, protein, kalori, vitamin ve eser element eksikliklerinden et-kilenmektedir. Bilinçsiz diyetler, bazı emilim-sindirim sorunları, demir eksikliği anemesi gibi sorunlarda saçın yapısı bozulur. Saç için bazı maddeler özellikle önem taşımaktadır. Amino asitler özellikle sistein ve metionin, demir, çinko, bakır, c vitamini, B 12 vitamini ve A vitamini başlıcalarıdır. Hormonların da saç üzerinde etkisi oldukça fazladır. En belirgin olan androjenlerin etkisidir. Yatkınlığı olan kişilerde bu hor-monlar androjenik alopesi yani erkek tipi dökülmeye neden olurlar. Tiroid hormon-ları saçın büyüme hızını ve süresini artıra-rak Anagen’e geçişi kolaylaştırır.

E2 yani östradiol büyüme hızını yavaşlata-rak Anagen süresini uzatır. Kortizol (Böbrek Üstü Bezi Hormonu) ise Anagen’e geçişi inhibe ederek saçın büyüme ve oluşma dönemini baskılar.

Saç Dökülmesi Tipleri

Anagen ve Telogen Dökülme: Genel saç dökülmesi olarak ifade edebileceğimiz bu dökülmede büyüme ve olgunlaşma dönemindeki saçlar birçok etkene bağlı olarak Telogen yani istirahat ve ardından dökül-me dönemine geçer. Bu tarz dökülme yapan başlıca etkenler:

  • İlaçlar (Kemoterapi İlaçları, Antikoagülanlar)
  • Ateşli hastalıklar (Tifüs, Grip)
  • Sifiliz
  • Kronik bazı hastalıklar
  • SLE
  • Malignite
  • Dermatomiyozit
  • Diabetes Mellitus
  • Doğum sonrası

Androjenik Alopesi: Erkek tipi saç dökülme de denilen bu dö-külme her iki cinste görülebilmektedir. Erkeklerde genetik yapıya bağlı olup, erkeklik hormonu olan serbest testosteronun dihidro testosrona dönüşümü ve bunun da saç köklerini etkileyerek saç-ların incelmesi ve dökülmesine neden olmasıdır. Başlangıç yeri alnın az gerisinden veya alın-şakak sınırından veya verteksden oluşmaktadır. Kadınlarda bu tip dökülme çoğunlukla menopoz döneminde görülür. Ayrıca hormonal problemler de (cushing sendromu gibi) genç yaşlarda görülebilmektedir.

Alopecia Areata: Sınırlı bir bölgede saç dö-külmesi söz konusudur. Özellikle stresle ilgili-dir. Plak sayısı fazla olabilir, kaş, sakal, ve tüm vücut kıllarını tutabilir.

Konjenital Alopesi: Doğuştan olup yaygın veya bölgesel görülebilir.

Sikatrisyel Alopesi: Kalıcı dökülmeler olup, bazı hastalıklara bağlı gelişirler. Etkilenen alanlarda saç folikülleri kalıcı bir şekilde tahrip olduğu için bu alanlardan tekrar çıkışı söz konusu değildir. Nevüsler, Diskoid Lupus Eritematozus, Skleroderma, Sarkoidoz, Liken Planus, Folikülitis Dekalvans, Favus, Kerion Celsi gibi hastalıklar başlıcalarıdır.

Tedavi Prensipleri

Saç dökülmelerinde, dökülmenin tipine göre zeminde mevcut etkenler araştırılmalıdır. Genel dökülmelerde mineral, vitamin eksiklik-lerinin olup olmadığı kan tetkikleriyle araştırılmalı, eksik olanlar tedaviyle takviye edilmelidir. Hormonal dökülmeler de yine tetkikler yapılıp özellikle kadın hastalarda saptanan hormon bozuklukları tedavi edilmelidir. Erkeklerde bu söz konusu olmadığı için lokal etkili ilaçlar kullanılabilir. Alo-pecia Areata’da stresle ilgili destek, psikolojik tedavi öğütlenip, lokal steroidli losyonlar veya intralezyoner steroid enjeksiyonları yapılabilir. Genel olarak saçlı derinin yapısına uygun şampuanlar, yine saçlı deriye friksiyon şeklinde uygulanacak lokal besleyici losyonlar önerilir.

Kaynak Avcılar Hospıtal Sağlık Bülteni

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…