Endüstri 4.0 Zirvesi, Üretimin “Süper Ligi”
IV. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi Vialand Palace Otel’de gerçekleştirildi. World Media Group; ilk kez 2016 yılında Vialand Palace Otel’de düzenlediği, “Bilim için aydınlanma aydınlanma için bilim” temalı Endüstri 4.0 Zirvesi’nin dördüncüsünü, 27 Aralık 2024’te yine aynı yerde gerçekleştirdi. 09:00 – 18:00 saatleri arasında; ikisi oline olmak üzere on iki sunum, üç oturum şeklinde organize edildi. World Media Group tarafından organize edilen etkinlikte ayrıca; konuyla ilgili kırk firma, beş dernek / oda ve üç üniversiteden yüzlerce katılımcı yerini aldı. World Media Group Genel Yayın Yönetmeni İlker Kaplan’ın açılış konuşması sonrasında, ION Akademi Kurucusu Ali Rıza Ersoy “Endüstri 4.0 : 10 Yılda Ne Kadar Yol Aldık“ adlı sunumunu yaptı. Ege Üniversitesi PLM Programı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Semih Ötleş “Endüstri 4.0 ve Ürün Yaşam Döngüsü (PLM)” üzerine online bir sunum gerçekleştirdi. Zirvenin diğer online sunumu ise; Circo Sürdürülebilirlik Direktörü Şeyma Dağdeviren’in “Endüstri 4.0 ve Sürdürülebilirlik ”üst başlığı ile hazırladığı konuşmasıydı. Öğle yemeği öncesinde son sunum ise; İTÜ Rover Kulübü Öğrencisi Batuhan Öncü’nün “Üniversitede Robot Çalışmaları” sunumuydu. Öğle arası sonrasında sırasıyla konuşmacılar ve sunumları şunlardı: *Tezmaksan Parkurda e-Ticaret Müdürü Mustafa Burak Uludağ: “Tezmaksan’ın Parkurda Uygulaması ve Sivas’taki Karanlık Fabrikası ” *Ford Otosan Akıllı Üretim ve Planlama Sistemleri Ürün Müdürü Can Cildan: ““Ford Otosan’da Endüstri 4.0 Uygulamaları ” *OMEC Motor Türkiye Ülke Müdürü Alkan Demircioğlu : ““Elektrik Motorları Sektöründe Dijitalleşme” *Nielsen IQ Müşteri Geliştirme Direktörü Mert Sadıkzade : “202X Ve Sonrası: Yeni Çağın DNA’sını Keşfetmek ve Tüketicinin Anlam Arayışı”- *Rockwell Automation Digital Transformation Manager Umut Kiper: “Endüstride Data Analitiği ve Makine Öğrenimi” *Xpoda İş Geliştirme Direktörü İlayda Alay: “Dijital Dünyada “NO CODE” Etkisi” *Dijital Gen Yazılım Teknoloji Kurucusu Sercan Kasım: “Yenililkçi Teknolojilerin Kullanımı ve Yaygınlaşma Hızı – Hologram Teknolojisi ve Geleceği ” Sektörün Lokomif Firmaları Zirvemizdeydi Bu yıl düzenledikleri zirvede; yüzlerce firma karar vericisini ağırladıkların dile getiren World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Türkiye’de Endüstri 4.0’ın lokomotifi onlarca büyük firmanın sunumunun bir araya geldiği etkinlik ile farklı fikirlerin konuşulması gelecek açısından umut vaat ediyor. Ayrıca yüzlerce firmanın etkinliğimize katılımı zirvemiz için olumlu sinyaller veriyor. World Media Group olarak Üretimimizin temel direği kobilerimizi unutmadık. IV. Endüstri 4.0 Zirvemizde Yılın başarılı KOBİ’lerine ödül sertifikalarını takdim ettik. Demir Vana – Deniz Demir, UTL Konik – Uğur Şahin, ARC – Zeki Parlak, Namistain Amortisör – Erdem Karabak, ASG Güç Aktarım Selim Araç bu yıl sertifkalarını alan firmalarımızdı. World Media Group Genel Yayın Yönetmeni Kaplan sözlerine şu şekilde devam ettiriyor: “Etkinliğimiz 27 Aralık 2024 Cuma günü WORLD MEDIA GROUP / ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ üst başlığı ile gerçekleştirildi. Zirvemizin alt başlıkları ise şunlardı: *Nesnelerin İnterneti – IoT / Artırılmış gerçeklik (AR), Sanal gerçeklik (VR), Genişletilmiş Gerçeklik (XR) ve Karma gerçeklik (MR) / Makina Öğrenmesi (ML) ve Yapay Zeka (AI)… *Küresel kablosuz ağ altyapısının beşinci nesli (5G) Teknolojisi ve Endüstri… * Sürdürülebilirlik: Dünyanın Enerji Sorunu; Fosil Yakıtlar, Elektrik, Carbon ve Hidrojen…” World Media Group Genel Yayın Yönetmeni – Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü ve Uluslararası Ekonomi Endüstri ve Teknoloji Yayıncıları Dönem Başkanı İlker Kaplan sözlerini şu şekilde noktalıyor: “Vialand Palace Otel’de World Media Group tarafından organize ettiğimiz Endüstri 4.0 Zirvesi olumsuz hava koşullarına karşın son derece iyi bir katılım ile gerçekleştirildi. Firmalarımız üniversitelerimiz, oda ve derneklerin katılımının yanı sıra otuzun üzerinde…
Türkiyedeki savunma sanayinde çok değerli firmaları oluştu.
Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinde önemli bir gelişim göstermiş ve birçok yerli savunma şirketi, ulusal güvenlik ve uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmıştır. Türkiye’nin savunma sanayindeki önemli şirketler, kara, hava, deniz ve uzay sistemleri gibi geniş bir yelpazede üretim yapmaktadır. İşte Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketlerinden bazıları: 1. ASELSAN Türkiye’nin en büyük savunma sanayi şirketlerinden biridir ve elektronik sistemler konusunda öncü bir kuruluştur. ASELSAN, radar sistemleri, elektronik harp sistemleri, iletişim sistemleri, silah sistemleri, uydu teknolojileri ve görsel algılama sistemleri gibi pek çok alanda faaliyet göstermektedir. ASELSAN, aynı zamanda yurt dışına da büyük ihracat yapmaktadır. 2. TAI (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ) TAI, Türkiye’nin havacılık ve uzay sanayisinde en önemli şirketlerinden biridir. F-16 modernizasyonu, Anka insansız hava aracı (İHA), Hürkuş eğitim uçağı, Hürjet jet uçağı ve Milli Muharip Uçak (MMU) projeleri gibi yerli hava araçları ve sistemleri üretmektedir. Ayrıca, uzay teknolojileri ve uydu sistemleri de geliştirmektedir. 3. ROKETSAN ROKETSAN, roket ve füze sistemleri konusunda uzmanlaşmış bir şirkettir. Şirket, kara ve deniz füzeleri, hava savunma sistemleri, hava-hava füzeleri, kitle imha silahları ve insansız hava araçlarına yönelik füzeler gibi birçok önemli savunma ürününü yerli olarak üretmektedir. Ayrıca, SOM füzesi ve Atmaca gemisavar füzesi gibi yüksek teknolojili ürünlere de imza atmıştır. 4. HAVELSAN HAVELSAN, savunma sektöründe yazılım ve simülasyon sistemleri geliştiren bir şirkettir. Simülasyon ve eğitim sistemleri, yazılım geliştirme, komuta kontrol sistemleri ve siber güvenlik çözümleri konusunda çalışmaktadır. HAVELSAN, özellikle militer simülasyon ve savaş oyunları konusunda dünya çapında tanınan bir markadır. 5. FNSS Savunma Sistemleri FNSS, zırhlı kara araçları üretiminde Türkiye’nin önde gelen firmalarındandır. Zırhlı muharebe araçları, kundağı motorlu obüsler, taktik araçlar ve deniz zırhlı araçları gibi kara araçlarını üreten FNSS, ayrıca yurt dışı ihracatları ile de dikkat çekmektedir. 6. MKEK (Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu) MKEK, Türkiye’nin savunma sanayiindeki en eski kurumlarından biridir ve çeşitli silah sistemleri, tabancalar, yivli tüfekler, toplar, füze sistemleri, kimyasal ve biyolojik savunma ürünleri üretmektedir. Ayrıca, patlayıcı madde üretimi ve cephane üretimi gibi alanlarda da faaliyet göstermektedir. 7. STM (Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ) STM, savunma ve havacılık alanında mühendislik çözümleri sunan bir şirkettir. Savaş gemileri, denizaltılar, denizcilik teknolojileri, insansız hava araçları, siber güvenlik ve yazılım çözümleri gibi çeşitli projelerde yer almaktadır. STM, ayrıca Milli Muharip Uçak ve insansız deniz araçları geliştirme projelerine de katkı sağlamaktadır. 8. BMC BMC, özellikle zırhlı araçlar, taktik araçlar ve kamyon üretimi konusunda önde gelen bir Türk savunma şirketidir. Şirket, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne çeşitli kara araçları temin etmiştir. Ayrıca, Kirpi adlı mayına dayanıklı zırhlı aracıyla büyük bir başarı elde etmiştir. 9. TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ) TUSAŞ, Milli Muharip Uçak (MMU), Hürjet jet uçağı, Anka İHA ve Hürkuş eğitim uçağı gibi yerli hava araçlarını geliştiren ve üreten bir diğer önemli şirkettir. Ayrıca, uzay teknolojileri ve uydu sistemlerine de yatırım yapmaktadır. 10. Katmerciler Katmerciler, zırhlı araçlar üretimi yapan bir şirkettir. Hızlı müdahale araçları, korumalı askeri araçlar ve insansız kara araçları gibi ürünleri ile tanınır. Katmerciler, özellikle Zırhlı Araçlar ve Zırhlı Tekerlekli Araçlar alanlarında önemli bir oyuncudur. 11. SAGE (Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü) SAGE, Türk savunma sanayinin önemli Ar-Ge merkezlerinden biridir ve savunma sanayine yönelik mühimmat, füze sistemleri ve insansız hava araçları için gelişmiş çözümler sunmaktadır. ROKETSAN’ın bir parçası olan SAGE, özellikle yönlendirilmiş mermiler ve füze sistemleri alanında önemli Ar-Ge çalışmalarına…
Türkiyede Sağlık turizmi yükselen trendteçç
Türkiye, sağlık turizmi konusunda dünya çapında önemli bir destinasyon haline gelmiştir. Hem coğrafi konumu hem de gelişmiş sağlık altyapısı ile özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan gelen hastalar için popüler bir tercih olmuştur. Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki başarıları birkaç ana faktöre dayanmaktadır: 1. Kapsamlı Sağlık Hizmetleri Türkiye, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri sunan çok sayıda hastane ve klinik ile tanınmaktadır. Modern tıbbi teknolojilere sahip, deneyimli doktorlar ve sağlık profesyonelleriyle donatılmış olan sağlık kuruluşları, birçok farklı tıbbi alanı kapsayan tedavi ve cerrahi hizmetler sunmaktadır. Bunlar arasında; 2. Uygun Fiyatlar Türkiye, sağlık turizmi açısından oldukça cazip fiyatlarla yüksek kaliteli tedavi hizmetleri sunmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki tedavi maliyetleri ile kıyaslandığında, Türkiye’deki sağlık hizmetleri daha uygun fiyatlarla sunulmaktadır. Örneğin, saç ekimi, estetik cerrahi ve diş tedavisi gibi işlemler, Türkiye’de önemli ölçüde daha ucuzdur. 3. Dünya Standartlarında Altyapı Türkiye’nin sağlık sektörü, uluslararası akreditasyonlara sahip hastaneleri ve klinikleriyle dikkat çekmektedir. Birçok hastane, Joint Commission International (JCI) gibi global sağlık standartlarına göre onaylanmıştır. Bu da sağlık turisti olarak gelen kişilerin kaliteli ve güvenli hizmet alacaklarına dair bir garanti sağlar. 4. Dil Desteği ve Konaklama Sağlık turizminde dil bariyerleri, önemli bir engel olabilmektedir. Türkiye’deki birçok sağlık kuruluşu, yabancı dil bilen doktorlar ve personel bulundurmakta, özellikle İngilizce, Rusça, Arapça ve Almanca gibi dillerde hizmet sunmaktadır. Ayrıca, hastalar için hastanelerin çevresinde konaklama ve transfer hizmetleri de sunulmaktadır, bu da Türkiye’yi sağlık turizmi açısından cazip kılmaktadır. 5. Yüksek Hasta Memnuniyeti Türkiye, sağlık turizminde en yüksek hasta memnuniyetine sahip ülkelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Tedavi sürecinin yanı sıra hastaların deneyimlediği yüksek hizmet kalitesi ve kişisel ilgiyi de önemli bir faktör olarak değerlendirilebilir. 6. Turistik Çekicilik Türkiye, zengin kültürel mirası, tarihi yerleri, doğal güzellikleri ve sıcak iklimiyle de sağlık turizmi için cazip bir destinasyondur. Tedavi sürecinde hastalar, aynı zamanda tatil yapma imkânı bulurlar. Özellikle İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirler, sağlık turizmi için sıkça tercih edilmektedir. 7. Hükûmet Destekleri Türk hükümeti, sağlık turizmini teşvik etmek amacıyla çeşitli teşvikler ve düzenlemeler getirmiştir. Sağlık hizmetleri sektörü, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin önemli bir parçası olarak kabul edilmekte ve bu alandaki yatırımlar sürekli olarak desteklenmektedir. 8. Sağlık Turizminin Desteklediği Alanlar Sağlık turizmiyle birlikte, Türkiye’deki sağlık sektörünün gelişen diğer alanları da şunlardır: Özetle Türkiye, sağlık turizmi alanında güçlü bir konumda olup, dünya genelinden pek çok turistin tedavi için tercih ettiği bir destinasyon olmuştur. Uygun fiyatlar, kaliteli sağlık hizmetleri, yüksek hasta memnuniyeti ve ülkenin turistik cazibesi, Türkiye’yi sağlık turizmi açısından vazgeçilmez bir seçenek haline getirmektedir. Kaynak : ChatGPT
Türkiyede perakende satış yapan marka firmalar nelerdir .
Türkiye’de perakende satış yapan birçok marka bulunmaktadır. Bu markalar giyim, teknoloji, ev eşyası, gıda, kozmetik, mobilya ve daha birçok farklı sektörde faaliyet göstermektedir. İşte bazı popüler perakende markaları: Giyim ve Ayakkabı Gıda ve Süpermarket Teknoloji ve Elektronik Ev ve Mobilya Kozmetik ve Kişisel Bakım Ayakkabı ve Spor Malzemeleri Zincir Mağazalar Bu markaların birçoğu hem fiziksel mağazalarda hem de çevrimiçi platformlarda satış yapmaktadır. İhtiyaç duyduğunuz ürün ya da kategoriye göre farklı markaları tercih edebilirsiniz. Kaynak : ChatGPT
Lojistikte dijitalleşme iş süreçlerini hızlandıracak.
Lojistikte dijitalleşme, lojistik süreçlerin daha verimli, hızlı ve güvenli hale gelmesi amacıyla dijital teknolojilerin entegre edilmesi sürecini ifade eder. Bu dönüşüm, lojistik sektöründeki pek çok faaliyet ve işlemi iyileştirir ve optimize eder. Dijitalleşme, lojistik şirketlerinin iş yapış şekillerini değiştirirken, maliyetleri düşürmek, teslimat sürelerini kısaltmak ve müşteri memnuniyetini artırmak gibi avantajlar sağlar. İşte lojistikte dijitalleşmenin önemli yönlerinden bazıları: 1. Akıllı Depolama Sistemleri Dijitalleşme ile depolama ve envanter yönetimi daha verimli hale gelir. Otomatik depo sistemleri, RFID teknolojileri ve sensörler ile envanter takibi yapılır. Bu sayede stok seviyeleri, ürünlerin konumları ve depo içinde yapılan işlemler anlık olarak izlenebilir. 2. Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi Yapay zeka, lojistikte talep tahmini, rotalama ve araç yönetimi gibi alanlarda kullanılmaktadır. Makine öğrenimi algoritmaları, tarihsel verilerden öğrenerek taşıma rotalarını optimize eder ve en verimli yolun seçilmesini sağlar. Bu sayede zaman ve yakıt tasarrufu sağlanır. 3. IoT (Nesnelerin İnterneti) Lojistikte IoT cihazları, ürünlerin ve araçların izlenmesini mümkün kılar. Sensörler sayesinde taşıma sırasında ürünlerin sıcaklık, nem, hız gibi bilgileri takip edilebilir. Bu teknolojiler, özellikle taze gıda, ilaç gibi hassas ürünlerin taşınmasında büyük önem taşır. 4. Bulut Tabanlı Yazılımlar Bulut teknolojileri sayesinde lojistik şirketleri, verilerini güvenli bir şekilde depolayabilir ve dünya genelinde farklı lokasyonlardan bu verilere erişim sağlayabilir. Bulut tabanlı yönetim sistemleri, şirketlerin tedarik zincirlerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine olanak tanır. 5. Otomatik Araçlar ve Drone Teknolojisi Lojistikte dijitalleşme, otonom araçların (dronlar, robotlar, sürücüsüz araçlar) kullanımını arttırmaktadır. Özellikle kargo taşımacılığında dronlar, kısa mesafelerde hızlı teslimat yapma imkânı sunar. Ayrıca, sürücüsüz kamyonlar, taşıma süreçlerini daha hızlı ve güvenli hale getirebilir. 6. Blockchain Teknolojisi Blockchain, tedarik zinciri süreçlerinde şeffaflık ve güvenliği artırır. Lojistik firmaları, blockchain ile her işlem ve taşınan ürünle ilgili bilgileri kayıt altına alarak, dolandırıcılık risklerini ve veri kayıplarını minimize eder. 7. Veri Analitiği ve Büyük Veri Lojistik sektöründe büyük veri analitiği, operasyonel verilerin toplanarak analiz edilmesini sağlar. Bu sayede süreçler daha iyi anlaşılabilir ve daha doğru tahminler yapılabilir. Örneğin, taşıma rotaları, hava durumu koşulları ve trafik bilgileri gibi faktörler analiz edilerek, daha verimli rotalar belirlenebilir. 8. Müşteri İletişimi ve İzleme Sistemleri Dijitalleşme, müşteri hizmetlerini de iyileştirir. Müşteriler, mobil uygulamalar veya web platformları aracılığıyla siparişlerinin durumunu gerçek zamanlı olarak izleyebilir. Ayrıca, canlı destek hizmetleri ve chatbotlar, müşteri ile etkileşimi hızlandırır ve kolaylaştırır. 9. E-Ticaret ve Dijital Sipariş Sistemleri E-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte lojistik sektörü dijitalleşmiştir. Online siparişlerin yönetilmesi, teslimat süreçlerinin takibi ve lojistik ağların entegrasyonu, dijitalleşmenin e-ticaretle uyum içinde çalışmasını sağlar. Sonuç olarak: Lojistikte dijitalleşme, sektörü dönüştüren ve her geçen gün daha fazla kabul gören bir trenddir. Teknolojilerin doğru bir şekilde entegrasyonu, işletmelere önemli verimlilik artışları, maliyet düşüşleri ve daha hızlı hizmet sağlama fırsatları sunar. Aynı zamanda, müşteri deneyimini iyileştirerek sektöre rekabet avantajı sağlar. kaynak : CHATGPT ile hazırlanmıştır.
Temelden çatıya kadar tüm İnşaat malzeme ve hizmetleri sizlere USTALAR.COM yapay zeka ile tek merkezde sizlere sunacak sistem geliştirdi.
Bir konut inşaatında temelden çatıya kadar olan süreç, birçok farklı malzeme ve ürünü içerir. Bu malzemeler, yapıların güvenli ve konforlu olabilmesi için önemli bir rol oynar. İşte temelden çatıya kadar olan temel ürünlerin listesi: 1. Temel ve Zemin 2. Taşıyıcı Sistemler 3. Duvarlar ve Bölme Sistemleri 4. Pencereler ve Kapılar 5. İç Mekan İşleri 6. Dış Cephe ve Isı Yalıtımı 7. Çatı ve Üst Yapı 8. Elektrik ve Mekanik Sistemler 9. Peyzaj ve Dış Mekan Düzenlemeleri Bu malzemeler ve ürünler, inşaatın her aşamasında kullanılan önemli unsurlar olup, konutun sağlam, güvenli, estetik ve işlevsel olmasını sağlar.
CDP Su Güvenliği modülünde Global A listesindeki yerini korudu
2020 yılından bu yana, dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan Carbon Disclosure Project (CDP) kapsamında raporlama yapan CarrefourSA, Orman Programı’nda Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak 1 yıl içinde palm, kereste ve soya faaliyetlerindeki skorunu B seviyesinden A- seviyesine yükseltirken büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini ve İklim Değişikliği skorunda A- seviyesini korudu. Su Güvenliği skorunda ise üst üste iki yıl Global A List içerisinde yer alarak bu konudaki başarısını devam ettirdi. Dünyanın en büyük çevresel raporlama girişimlerinden biri olan Carbon Disclosure Project (CDP), şirketlerin çevresel risk yönetimini teşvik etmek ve bu alanda liderlik etmelerini sağlamak amacıyla yaptığı İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman Programı 2023 raporlama sonuçlarını açıkladı. Dünyadaki en geniş iklim veri tabanına sahip olan CDP bünyesinde 23 bine yakın şirketin çevresel alanındaki çalışmaları değerlendirildi. Toplumsal ve çevresel duyarlılıkla, doğayı merkezine alan bir yaklaşım geliştiren, Türkiye’nin öncü organize gıda perakendecisi olan CarrefourSA, Su Güvenliği skorunda dünyadan sadece 101 şirketin yer aldığı Global A List içerisinde yerini A liderlik seviyesi ile bu sene de korurken; 2021 yılında ilk kez raporlama yaptığı Orman Programı’na Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak notunu 1 yıl içinde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- (liderlik) seviyesine yükseltmekle birlikte büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorunu da A-(liderlik) seviyesini korumaya devam etmiştir. Dünya genelinde liderlik seviyesine ulaşan şirketlerin arasında CarrefourSA, Su Güvenliği skoru ile %21’in, İklim Değişikliği skoru ile %23’ün, Orman Programları modülünde soya ile %8’in, palm ile %6’nın, kereste ile %7’nin, büyükbaş hayvancılık faaliyetleri ile Yönetim seviyesinde %29’un içesinde yer aldı. Uluslararası standartlarda şeffaf raporlama Dünyanın en büyük çevre raporlama platformlarından CDP raporlamasının şirketlerin risk ve şeffaflığı kapsamında büyük önem taşıdığını belirten CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, şunları söyledi: “2023 yılı raporlarında Su Güvenliği modülünde A liderlik seviyemizi korumayı başardık. CarrefourSA olarak tüm iş süreçlerimizde, attığımız her adımda doğayı merkeze alan bir yapıyla çalışıyoruz ve çevresel etkileri en aza indirgemeye özen gösteriyoruz. Bunun bir parçası olarak da ‘Doğrusu CarrefourSA’da’ söylemimiz çatısı altında ‘Yaşam İçin Doğrusu’ adına yaptığımız çalışmaları ve çevresel etkimizi uluslararası standartlarda şeffaf bir şekilde raporluyoruz. 2020’den bu yana CDP bünyesinde gerçekleştirdiğimiz raporlamalar ile bu kapsamda farkındalığımızı ortaya koyduğumuza inanıyorum. Elde ettiğimiz başarılarımızı her sene daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. ‘Global A-List’e giren dünyadaki sayılı firmalardan biri olmak bizim için gurur verici. Sektörümüzden bu listeye giren ve Orman Programı modülünde raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak bu modülde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- seviyesine ulaşmamız ve büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorumuzu A- seviyesinde korumamız da bizim için oldukça önemli bir başarı. Bundan sonraki yıllarda da çalışmalarımızı tüm şeffaflığıyla raporlayarak bu başarımızı devam ettirmeyi çok önemsiyoruz.”
Endüstri 4.0 Zirvesi İçin Son İki Hafta
Bu yıl da World Media Group / IV. Endüstri 4.0 Zirvesi için çalışmalar devam ediyor. IV. Endüstri 4.0 Zirvesi Vialand Palace Otel’de 27 Aralık 2024 cuma günü gerçekleştiriliyor. World Media Group, ilk kez 2016 yılında VIALAND PALACE OTEL’de düzenlediği; “Bilim için aydınlanma aydınlanma için bilim” temalı Endüstri 4.0 Zirvesi’nin ikincisini 2017 yılında “Dijitalfabrikalar arttırılmış gerçeklik” alt başlığı ile İstanbul – Inter Continental Otel’de gerçekleştirmişti.III. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi, “Yapay Zeka – Nesnelerin İnterneti / ıoT – ÜretenRobotlar ve Toplum” ana teması ile; 5 Aralık 2018 Çarşamba günü saat 09:00 – 19:00 arasında; on konferans, Üç yuvarlak masa toplantısı ve bir çoklu açık oturum şeklinde organize edildi. WorldMedia Group tarafından organize edilen etkinlikte ayrıca; konuyla ilgili elli firma, altı dernek oda vebeş üniversitenin info standları da yer aldı.Bu yıl düzenledikleri zirvede; yüzlerce firma karar vericisini ağırlayacaklarını, dile getiren WorldMedia Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan sözlerini şuşekilde sürdürdü; “Türkiye’de Endüstri 4.0’ın lomomotifi onlarca büyük firmanın sunumunun biraraya geldiği etkinlik ilk kez gerçekleştiriliyor. Bu konuda farklı fikirlerin konuşulması gelecekaçısından umut vaat ediyor. Ayrıca yüzlerce firmanın etkinliğimize katılımı zirvemiz için olumlusinyaller veriyor.” World Media Group Genel Yayın Yönetmeni Kaplan sözlerine şu şekilde devam etti: “Etkinliğimiz 27Aralık 2024 Cuma günü WORLD MEDIA GROUP / ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ üst başlığı ilegerçekleştirilecek. Zirvemizin alt başlıkları ise şu şekilde: Nesnelerin İnterneti – IoT / Artırılmış gerçeklik (AR), Sanal gerçeklik (VR), Genişletilmiş Gerçeklik (XR) ve Karma gerçeklik (MR) / Makina Öğrenmesi (ML) ve Yapay Zeka (AI)… Küresel kablosuz ağ altyapısının beşinci nesli (5G) Teknolojisive Endüstri… * Sürdürülebilirlik: Dünyanın Enerji Sorunu; Fosil Yakıtlar, Elektrik, Carbon veHidrojen… Alman Hükümeti 2012 yılında İş Dünyası, Üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşlarını biraraya getirerek yeni bir üretim sistemi üzerine çalışmalar başlattı. Bu çalışmalar sonucunda; Sanayinin
BULUTİSTAN, YAPAY ZEKÂ ALANINDA TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL LİDER YAPMAYA HAZIRLANIYOR
TURCON listesinde yer alan ve aldığı yatırımlar ile Unicorn olma yolunda hızla ilerleyen Bulutistan,‘Yapay Zekâ Vizyonu’ toplantısını 3 Aralık tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıda Bulutistanyöneticileri hedeflerini ‘Olağanüstü yetenekleri öncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerekküresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamak’ olarak açıkladı. Bulutistan’ın GPU makine parkınıTürkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olarak yapay zekâ alanında büyük bir adım attıklarını belirtenBulutistan yöneticileri, firma olarak kendi küçük dil modelini (SLM) geliştirdiklerini, 2025’te yatırımbütçesinin yüzde 40’ının yapay zekâ donanımına ayrılacağını açıkladı. Bölgenin en büyük DecacornYapay Zekâ Bulut Servis Sağlayıcısı olma amacı ile hareket ettiklerini aktaran yöneticiler,Bulutistan’ın 2025 yılı itibarıyla artık sadece Bulut Hizmet Sağlayıcısı değil; uçtan uca Yapay ZekâBulutu Sağlayıcısı olarak konumlanacağını, servisin yanı sıra danışmanlık hizmeti de sunacaklarınıaçıkladılar.Türkiye’nin en büyük yerli bulut hizmet sağlayıcılarından Bulutistan, 3 Aralık’ta ‘Bulutistan Yapay ZekâVizyonu” konulu bir basın buluşması gerçekleştirdi. Toplantıda Dünya ve Türkiye Yapay Zekâ verileri,Yapay Zekâ ve Bulut Altyapıları -GPU, LLM, Sanallaştırma, As a Service çözümler ve hedeflenenekosistem gibi birçok konu ele alındı. Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, BulutistanUluslararası Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Altuğ Eker, Bulutistan İcra Kurulu Üyesi BulutPlatform Mühendisliği Ekrem Sekman ve Bulutistan Yapay Zekâ Sektör Danışmanı Mete Gönç,sektöre ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.Toplantıda Bulutistan’ın yeni vizyonunu açıklayan Bulutistan yöneticileri, “Olağanüstü yetenekleriöncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerek küresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamayıhedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Açıklamada, “Çalışanlarımız, iş ortağı ekosistemimiz ve faaliyetgösterdiğimiz pazardaki yetenekli ve yetkin insan kaynağını, yeni yapay zekâ yetkinlik setleri ilegüçlendirmek en önemli gündem maddelerimizden biri” ifadesi kullanılırken, yapay zekâteknolojilerine hem altyapı hem de servis katmanında yatırım yaparak, bu konuda sadece Türkiye’dedeğil, küresel çapta söz sahibi bir noktaya gelmek için çalışıldığının altı çizildi. Açıklamada ayrıca, güçlüiş birlikleri, yeni altyapı tasarımları, donanımları geliştirildiği belirtilerek, Türkiye’de yapay zekadakurumların ilk tercihi olacak “Yapay Zekâ Topluluk Bulutu”nu yakın dönem eylem planları olduğubelirtildi.Gökhan Gençtürk: Bulutistan, Türkiye’de GPU makine parkını ilk kuran bulut sağlayıcısıBulutistan’ın Cloud Aİ (Bulut tabanlı yapay zekâ) konusunda Türkiye’de ve bölgede öncü bir rol almayıhedeflediğini ifade eden Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, bu vizyon doğrultusundaBulutistan’ın GPU makine parkını Türkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olduğunu söyledi. Bulutistan’ınyapay zekâyı etkin kullandığını belirten Gençtürk, “Müşterilerin veri kritikliğine göre hemsanallaştırılırmış ortamda hem de ‘özel’ bulut hizmeti verilebiliyoruz. Tüm kurumlar, yaratıcı yapayzekâ çözümleri kullanırken KVKK konusunda bir sorunları kalmıyor. Sağladığımız avantajlarımızbununla da sınırlı değil. Bulutistan iş ortakları ile hazır yaratıcı yapay zekâ çözümleri ya damüşterilerin kendi isteklerine göre şekillendirebilecekleri platformlar da sunuyoruz. Büyük bir talepalıyoruz” dedi. Bulutistan’ın yapay zekâ alanında gerçekleştirdiği iş birlikleri hakkında Gençtürk,“Yapay zekâ konusunda sektörde bu alana ilk giren, çok ciddi bir bilgi birikimi veürünlere sahip Zack.Aİ ile iş birliği yapıyoruz. Müşterilerimize bir yol haritası çizmek için de danışmanlık hizmetlerini yakın zamanda başlatacağız. Burada amacımız; uzun süreçlere dayalı, büyük projelerden çok müşterinin durumunu analiz ettiktensonra büyük yatırım gerektirmeyen hızlı kazanımlar ve orta vadeli planlar olmalı diye düşündük ve buşekilde hareket ettik. Sağladığımız katma değerin müşterilerimiz tarafından görülmesi gerektiğiniöngördüğümüzden bu konuyla alakalı işinin ehli çözüm ortaklarını hızlı şekilde sisteme dahil etmeyiplanladık” ifadesini kullandı.Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ, şirketlere yüzde 30’lara varan ciro artışı geliştirmiş durumdaGökhan Gençtürk, “Günümüzde yapay zekâ pazarı globalde 200 milyon doların üzerine çıkmışdurumda. 2030 yılında hızlı gelişen yapay zekâ pazarının globalde 2 trilyon dolar olması bekleniyor. Şuanki yapay zekânın dünya ekonomisine 2.6 trilyon dolar katkı sağladığını görüyoruz. Yapay zekâ hergeçen gün iş süreçlerine daha fazla katkı sunuyor. Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ şirketlere yüzde30’lara varan…
Ekonomist Zafer ÖZCİVAN : ARALIK AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ
Ekonomik koşulların daha iyiye gelmesi için mücadele ettiğimiz günümüzde sadece konut satış fiyatları değil kira ücretleri de astronomik boyutlara gelmiştir. Özellikle büyük kentlerde merkezi bölgelerde en düşük ortalama kira ücreti yirmi-yirmi beş bin TL civarında seyretmektedir ve kiralık ev bulunması da epeyce zorlaşmıştır. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki konut açığının en büyük sebeplerden biri, 2023 yılı 6 şubatta yaşadığımız,11 ilimizi etkisi altına alan deprem felaketidir. On binlerce bina yerle bir olduğu için depremzede vatandaşlarımız başka merkezlere akrabalarının yanına göç etmek zorunda kalmıştır. Yabancılara 400,000 dolarlık gayrimenkul almaları durumunda vatandaşlık verilmesi, yurdumuza gelen göçmen ve sığınmacı sayısının artması gibi nedenler konut fiyatlarının ve kira ücretlerinin yükselmesine sebep olmuştur. Bütün bu faktörlere ilaveten fiyatların artmasında en önemli faktör seyreden yüksek enflasyon nedeniyle inşaat malzemelerinde meydana gelen fiyat artışlarıdır. Bir başka konu da kentsel dönüşümün hız kazanmasıdır. Kısa süreliği için de olsa kiralık ev bulmayı zorlaştırdığı gibi kira ücretlerinin artmasının bir sebebi de kentsel dönüşüm olmuştur. Konut ve kira ücretlerinin artışının bir diğer sebebi de yaklaşık iki yıla yakın bir süreden bu yana devam eden ve ne zaman biteceği belli olmayan Rusya-Ukrayna savaşı olabilir. Savaştan uzaklaşmak isteyen özellikle Ruslar Antalya’ya akın etmiş konut rakamları adeta uçmasına sebep olmuştur. Hatta Antalya’da Rus tabelalar da yerini almış, şehrin adeta yerlisi gibi yaşamaya başlamışlardır. Yerli ve milli paramızın değerinin oldukça düşük olması, yabancıların ülkemizde çok rahat bir şekilde harcama yapmasına ve rahat bir tatil yapmalarına olanak sağlamaktadır. Bizim emekliler de onları sadece seyretmekle yetinmektedir. Paranın bol olduğu veya TL’nin değerli olduğu 2010-2015 yılları arasında ülkemizde inşaat yatırımları gereğinden fazla yapılmasına rağmen konut açığımız devam ediyor. İnşaata yatırım yapılması ekonomik büyümeye geçici olarak katkı sağlar ama yatırımlar bitince ekonomik büyüme rakamı düşecektir. Dolayısıyla yatırımları üretime dönük yapmalıyız ve kalıcı bir büyüme sağlamalıyız. Bir başka konu da ülke genelinde boş duran konutlardır. Örneğin İstanbul’da yaklaşık bir milyon yüz bin konutun boş olduğunu hakkında bilgileri yazılı ve görsek basından izlemekteyiz. Eğer boş konut sayısı söylendiği kadar ise ivedilikle önlem alarak onların kullanımı sağlanmalıdır. Konut açığı en azından az da olsa azalacaktır. Yukarıda bahsetmeye çalıştığım gibi inşaat maliyet endeksi sürekli yüksek seyretmekte, doğal olarak da inşaat maliyetleri artmaktadır. Konut sorununun çözümü için hükümet çeşitli projeler üreterek başvuranlara da gerekli desteği vermeye çalışmaktadır. Ancak sorunun en ideal çözümü merhum Turgut Özal’ın uygulamaya başladığı ve yurdun dört bir yanına yayılan kooperatifçiliğin tekrar gündeme getirilmesidir. Her ne kadar uygulamaya konulan projeler bazı vatandaşlarımız için ulaşılabilir olsa da toplumda projelere ulaşamayan büyük bir kesim olduğu aşikardır. Kooperatifleşmeye gidildiği taktirde dar ve sabit gelirliler de ev sahibi olabiliriler. Günümüzde asgari ücretli ve emeklilerin ev alması hayalden öte gitmemektedir. Son birkaç aydan bu yana konut satışlarında yükselme eğilimi görülmektedir. Bunun yegâne sebebi ise döviz kurlarının yatay seyretmesinden dolayı konutun bir yatırım aracına dönüşmesidir. Kredi imkanlarının daralması, yüksek faiz oranının kredi maliyetlerine yansıması ise dar gelirli için olumsuz bir gelişme olarak görülebilir. Dolayısıyla ev sahibi olabilmek günümüzde özellikle dar ve sabit gelirliler için her geçen gün zorlaşmaktadır. Ekonomide her konuda olduğu gibi arz talep kanunu konut piyasasında da kendini göstermektedir. Yatırım aracı olmaktan sonra talep azaldığı için konut arzı çoğalmış, bu yüzden konut fiyatları düşme eğilimine girmişti. Ancak son iki aydan bu yana konut satışlarında artış gözlenmektedir. İşte eriyen maaşlar ve yüksek seyreden enflasyon nedeniyle geçim sıkıntısına giren vatandaşlar…
Kayalı Makina hedef büyüttü. Jewelry Show fuarında sizleri bekliyor.
Bu yolda galip mağlup sayılır Son bir yılda makasın da katkısıyla “Kayalı Makine” ürettiği her 10 makinesinden 9’unu ihraç eder bir konuma geldi. Bu tabloya baktığımızda Dünyanın birçok ülkesinde artık altın takı üretimi hız kazanmış vaziyette. Firma sahibi Cengizhan Kayalı; “İhracatımız artarken, ciromuz artarken bu işten keyif almayacağımızı hiç tahmin etmezdim. Gözlerimin önünde Türk kuyum pazarı kan kaybediyor. Kuyum sanayisinde Dünya çapında gelişmemiz ve öne çıkmamız, dev kuyumculuk sektörümüzün büyük Pazar kaybını asla telafi edemez” Kuyum üreticisinin iş hayatına büyük kolaylıklar katmak, yüksek kaliteli üretim yapabilmesi için etkin, güçlü ve uygun fiyatlı makineler üretmek için yola çıkan Kayalı Makine; son dönemde ihracat alanında limitlerini zorlayan başarılara imza atıyor. Çok farklı ülkelere makine ihracatı yapan Kayalı Makine; artık ürettiği her 10 makinenin 9’unu ihraç ediyor. Firma sahibi Cengizhan Kayalı; markaları ve kuyum sanayisi adına Dünya çapında söz sahibi olmak, Dünyanın farklı ülkelerindeki kuyum üreticilerinin “Made IN Turkey” imzalı makineleri kullanmalarından gurur duymak ile kuyum üretiminin birçok ülkede başlaması ikilemi arasında kaldıklarını ifade etti. Özellikle son 1 yıldır altın fiyat farklılığı ile birlikte Türk kuyumculuğunun çok hızlı Pazar kaybettiğini vurgulayan Kayalı; sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelişen teknoloji sayesinde kuyum üretimi çok daha kolay bir hale geldi. Çok az kişiyle çok etkili üretim gerçekleşiyor. Ben kendi markamız adına dengeli, homojen bir büyümeyi arzu ederdik. Son bir yılda makasın sayesinde makine ihracatımız kat be kat arttı. Netice itibariyle makinemizi alacak kişinin ülkesini sorgulama lüksümüz yok. Her hafta yurtdışında bir kuyum atölyesinin açılışını görüyor ve makinelerimizi yurtdışına gönderiyoruz. Makasın derinleşen yaralarını gözlerimizle görüyoruz.” Geçtiğimiz İstanbul Jewellery Show’da aldıkları sipariş ile 2024 yılı üretim kapasitelerini doldurduklarını sözlerine ekleyen Kayalı; gelen siparişlerin çok büyük bir bölümünün yabancı üreticilere ait olduğunu, Arap pazarı dahil olmak üzere tüm Dünyada şarnel, içi boş hafif takılara bir yönelim olduğunu dile getirdi. HIZLI İLETİŞİM : Cengizhan KAYALI+90 533 048 78 67 FUAR GİRİŞ BİLETİ İÇİN TIKLAYIN : >>>> — Cengizhan Kayalı ve Kayali Makina ile birlikte.
New Alyans nabza göre şerbet verecek
Energin “Dünyada alyans tasarımı ayrı bir uzmanlık dalı haline geliyor. Hedeflediğiniz pazarın beklentisini etüt etmeden, fizibilite yapmadan o coğrafyanın düğün kültürünü irdelemeden başarılı olmak çok zor” Üretim parkuruyla, kullanılan teknolojisiyle diğer takı gruplarından net çizgilerle ayrılan alyans, günümüzde ayrı bir tasarım bakış açısı ve uzmanlığı istiyor. Ülkemizin tecrübeli alyans ustalarından biri olan ve sektörümüzün deneyimli ismi Cengizhan Kayalı ile işbirliği yaparak yeni markası New Alyans’ı ortaya koyan Ümit Energin; alyansın üretim sürecini bilmeyen takı tasarımcılarının, başarılı alyans tasarımı yapmalarının mümkün olmadığını, alyans tasarım uzmanı olarak ayrımlaşma döneminin başladığını söyledi… Yeni model beklentisinin en üst seviyelere çıkma çılgınlığı ve büyük emeklerle harcanan tasarımların vitrin ömrünün gittikçe kısalması, ciddi bir model kirliliğini de sektörümüzde gündeme getiriyor. Yeni model beklentisi en çok alyans takı grubunda görülüyor. Özellikle döküm tekniği ile yapılan ve ağırlıkla makineden çıkan alyanslarda en uçuk kaçık modeller tüketiciyle buluşuyor fakat bu fantastik modellerin ömrü çok kısa oluyor. Sektörümüzün değerli alyans ustası ve New Alyans Firma Ortağı Ümit Energin; “Şu anda Almanya odaklı ihracat çalışmalarımıza start verdik. Almanya’daki müşteri sayımızı genişleterek Avrupa’nın birçok ülkesinde New Alyans kalitesinin tercih edilmesini sağlamak istiyoruz. Temmuz ve Ağustos ayında 200 adet gün yüzü görmemiş yeni tasarımlarımızı müşterilerimize sunacağız. Bir alyans atölyesinin en büyük gücü; herkesin yaptığını daha iyi yapmak ayrıca hiç kimsenin yapmadığı tasarımları da madene aktarabilmektir” diye konuştu. Tasarımcı değil alyans tasarımcısı aranıyor… Ümit Energin; “Bugün alyans üretim sürecini bilmeyen tasarımcıların, alyans tasarımlarında hep eksikliği olduğunu görüyoruz. Artık ‘alyans tasarım uzmanı’ diye ayrı bir branşlaşma söz konusu. Dünya çapında ünlü alyans tasarımcıları, kendi isimlerini marka haline getiriyorlar. Takı tasarımı alanında kendini geliştirmek isteyen kişilerin, alyans tasarımcısı olarak ayrı bir uzmanlığa yönelmelerini tavsiye ediyorum. Bu alanda boşluk bulunuyor. Ülkemizin alyans konusunda değerli bir uluslararası prestiji var. Fantezi alyans modellerimizde başarılı bulunuyor. Geniş bir coğrafyaya ürünlerini sunma hedefiyle yola çıkan New Alyans, hem klasik hem de fantezi alyans modelleri üretiminde eşit güce sahiptir.”
KOBİ’lere 20 milyon liralık finansman
Dijital dönüşüm projeleri kapsamında KOBİ’lere 20 milyon lira üst limitli olmak üzere 36 ay vadeli uygun maliyetli finansmana erişim imkanı sağlanacak. KOBİ Dijital Dönüşüm Tanıtım Programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla KOSGEB Başkanlık Binası’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında KOSGEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) arasında protokol de imzalandı. Kacır, KOBİ’lerin küresel ve ulusal ölçekte rekabet gücünü ileriye taşıyacak programın açılışında yaptığı konuşmada, yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri, robotik gibi yenilikçi teknolojilerin, bu yeni dönemde günlük yaşam pratiklerine ve karar alma mekanizmalarına yön verdiğini anlattı. Bu teknolojileri iş modellerine adapte ederek dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmenin, işletmelerin müşterilerine etkin, verimli ve hızlı hizmet sunabilmesinin anahtarı haline geldiğini aktaran Kacır, Bakanlık olarak sanayicilerin ve işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olduklarını söyledi. Kacır, imalat sanayisinin ihtiyaç duyduğu teknolojinin yerli imkanlarla geliştirilmesini sağlayan, ihtiyaç duydukları insan kaynağı ve bilimsel altyapıyı güçlendiren bir vizyonla hareket ettiklerini belirterek, “TÜBİTAK ile dijital dönüşüm alanında son 22 yılda 9 bin 500 projeye yaklaşık 47 milyar lira destek sağladık. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mız kapsamında firmalarımızın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşüm çözümlerinin geliştirilmesini ve imalatını AR-GE aşamasından seri üretime kadar destekliyoruz. Program kapsamında yürüttüğümüz Dijital Dönüşüm Çağrısı ile yatırım büyüklüğü 448 milyon dolara ulaşan aralarında otomasyon sistemlerinin, büyük veri platformunun, akıllı sensörlerin üretimlerinin bulunduğu 42 projenin önünü açtık.” diye konuştu. İşletmeleri dijital dönüşüme hazırlamak ve mevcut iş gücünü 4. Sanayi Devrimi ile ihtiyaç duyulan yetkinliklerle buluşturmak için ülkenin dört bir yanında model fabrikalar kurduklarını vurgulayan Kacır, işletmelere ve çalışanlara çeşitli hizmetler sunarak verimliliklerini artırdıklarını ifade etti. Türkiye’ye inovasyon merkezi kuruluyor Kacır, dijital dönüşüm alanında uluslararası işbirliklerini güçlendirerek firmaların inovasyon ve teknoloji geliştirme altyapısı için kaldıraç görevi görecek altyapılara erişimini sağladıklarının altını çizdi. Firmaların dijital dönüşümüne yönelik desteklerini güçlendirmek amacıyla 8,2 milyar euro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarına dikkati çeken Kacır, “Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere işletmelerimize yatırım öncesi test, yatırımcı bulma hizmeti sağlayacak Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerini Türkiye’de kuruyoruz. Sanayicilerimizin, girişimcilerimizin ihtiyaç duymaları halinden Avrupa’daki benzer altyapılar bünyesindeki yetkinliklerden yararlanmalarına imkan tanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Kacır, dijital dönüşümün rekabetçi iş dünyasında sürdürülebilir ve başarılı iş modeli oluşturmak için tercihten öte bir mecburiyet haline geldiğini vurgulayarak, KOBİ’lerin bu yolculuktaki başarılarını güçlendirmek için Türkiye’ye has faktörleri dikkate alan, KOBİ’ler için özel olarak tasarlanmış değerlendirme aracı kullanılarak yetkinliklerinin analiz edilmesinin önemine işaret etti. Doğru altyapı, nitelikli insan kaynağı, ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu dijital dönüşüm projeleri ve finansman planlamasının başarılı bir dijital dönüşümün olmazsa olmazları olduğunu belirten Kacır, bu nedenle Dijital Dönüşüm Olgunluk Değerlendirme Modeli DDX’i geliştirdiklerini anlattı. Kacır, modelin tüm ülke genelinde uygulanmasını sağlayacak insan kaynağını yetiştirdiklerine dikkati çekerek, KOSGEB destek programlarını da yeniden kurgulayarak KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğunda önlerindeki finansman engelini kaldırdıklarını söyledi. 20 milyon liralık yeni finansman Bugüne kadar KOSGEB eliyle KOBİ’lerin dijital dönüşümü için 10 milyar lira destek sağladıklarını vurgulayan Kacır, şöyle devam etti: “Uluslararası finans kuruluşlarıyla da işbirliğimizi artırarak yeni finansman mekanizmalarını KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini artırmaya yönelik dijital dönüşümlerini sağlamak için EBRD ile işbirliği yaptık. 300 milyon avroluk bir finansmanı Dijital Dönüşüm ve Olgunluk Değerlendirme Analizi gerçekleştirerek dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritasını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm projelerini uygulayacak KOBİ’lerimize, 20 milyon lira üst limitli olmak…
Yapı fuarında USTALAR.COM büyük ilgi gördü.
Proje içerilik olarak tüm yapı sektöründeki bileşenlere avantajlar sunan USTALAR.COM, 47. İstanbul yapı fuarından ziyaretçilere projelerini tanıtma fırsatı oluşturdu. Hizmet, Mermer, Proje ve Tedarik Zincir Yönetimi ve E-İhracat alanında geliştirdiği yapay zeka ile destekleri ile tanıtımını yaptı. Alanında her yıl yapı sektöründeki tüm ilgili kişilerin takipçisi olduğu bu fuara bu yılda yurtiçi ve yurtdışı ziyaretçilere katılımcılar ürünlerini sergileme imkanına sahip oldu. Temelden çatıya kadar tüm ürünleri burada üreticilerden sunum imkanına sahip oldular , satınalma konusunda bilgi edindiler. USTALAR.COM olarak , her yıl olduğu gibi bu yılda, tedarikçiler için geliştirdiği projeler ve inoraktif ürünler ile ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. fuar süresince mesleki partnerler ve yapı ürün tedarikçilerle misafir etme imkanı oldu. Yapı sektöründe en büyük zamanın sorunlarında tedarik zincir yönetimi ile ilgili teziyo ile proje ve yapı marketlere zamanında teslim ve fiyatlardaki avantaj ile yapı sektöründe destek olacağı gözüküyor. web : www.ustalar.com
İnsan kaynaklarına dair ;
Insan kaynakları aslında insan kıymetleri insan cevherleri ve insan değerleri olarak şirketlerin stratejik en önemli departmanlarından biridir. Insan aklen kalben manen Ruhen bir bütündür bu bütünü bir orkestra şefi gibi yaşam savaşı içinde sanatla yönetenler bütünlüğü organize etmiş olurlar Biz birin ve bir bütünün parçalarıyız İnsan işlenebilir bir cevherdir Elmas da ham haliyle işlenir parmaklara yüzük olur. Çünkü insan tıpkı bir Elmas gibi değerlidir Hatta elmastan daha değerliyiz Herkes kendi benini iyi tanıyıp inşa ederse hakikat namına yaptığı bütün işler ibadet hükmüne geçer işi aşkla yapmak bu olsa gerek kalıcı içsel performansın yolu insanın kendi ile barışık kendini tanıyan şirket vizyonuna uyumlu değer ve hedefleri ile bir olabilmektir bilmek değerlidir bildiğiniz şeyin ta kendisi olursanız. Örneğin canlı ürün o zaman akıllı insanın akıllı ürün haline gelmesi kaçınılmazdır Global dünyada pazarın yönü sürekli akıllı stratejiler ile belirlenmektedir. Tüm bu stratejik düşünme ve düşünceler tefekkürler inovatif bir yazılımdır insan ise üst düzey ruhsal zekanın donanımıdır Mail :
Suudi Arabistan İhracat Rehberi
Suudi Arabistan’a İhracat Yapmak Suudi Arabistan, Afrika’nın en büyük ve dünyanın 20. büyük ekonomisi olarak Arap Yarımadasının en büyük ülkesidir. Satın alma gücü paritesi bakımından dünyanın en büyük on dördüncü ülkesi olan Suudi Arabistan, zengin petrol kaynakları sayesinde dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumundadır. Son yıllardaki siyasi gerginliklerden dolayı Türkiye ile ticareti sekteye uğrayan Suudi Arabistan, son zamanlardaki olumlu yaklaşımlar sonucu bu gerginliği azaltma girişimlerindedir. Yeni görüşmelerde ekonomik ve ticari konuların konuşulması sonucu yeni işbirlikleri kurulmuş, iki ülkenin ticari hacmi gittikçe büyümeye başlamıştır. Günümüzde birçok firma Suudi Arabistan’la birlikte ticari başarılara imza atmakta ve birçok sektörden farklı ürünlerle ihracat konusunda gelişmektedir. Suudi Arabistan’a Nasıl İhracat Yapılır? 35 milyona yakın nüfusu ve kişi başına düşen 48 bin dolarlık GSYİH’ı ile büyük bir ekonomiye sahip olan ülke, e-ticaret sitesi kullanıcılarının da artmasıyla Orta Doğu’nun en önemli e-ticaret merkezlerinden biridir. Genel grafiğe bakıldığında genç kullanıcıların yoğunlukta olduğu Suudi Arabistan, genç nüfusu artışına yanıt olarak önceki yıllara göre e-ticaret gelirlerini %11 oranında artırmıştır. Pandemi ile daha çok e-ticaret sitelerine yönelmiş ve yurtdışı ürünlerine talebini artırmıştır. E-ticaret endeksinde 49. Sırada yer alan Suudi Arabistan, 2020 yılında sınır ötesi e-ticaret değerini 5,2 milyar dolarına çıkararak dünya genelinde 73,3 indeks değerine ulaşmıştır. Suudi Arabistan Ticaret Bakanı, 2022 yılında ülkenin e-ticaret büyüme rakamlarının %32’ye ulaştığını söyleyerek Suudi Arabistan’daki e-ticaret faaliyetlerine dikkat çekmiştir. Bunun yanında e-ihracat sitelerinin de önem kazandığı bu zamanda şirketlerin üzerine bazı görevler düşmektedir. İhracat için Suudi Arabistan’ı seçen firmalar bu ticari gelişmeleri yakından takip etmeli ve hedef kitlelerini iyi anlamalıdır. Ne kadar iyi bir ürüne ve o alanda tecrübeye sahip olsanız da ürünün pazarlaması satışın yarısını oluşturur. Doğru proje yönetimi ve finansal kararlarla öne çıkabilir, ihraç ettiğiniz ürünlerde rakip firmalardan bir adım önde başlayabilirsiniz. ODS Danışmanlık Grubu olarak hedef pazarınızı büyütüp global markete açılmanıza ve yıllardır tecrübe kazandığımız bu alandaki çeşitli proje desteklerimizle büyümenize yardım ediyoruz. Suudi Arabistan’a İhracat Yapan Firmalar Nelerdir? Suudi Arabistan’da kullanıcıların yaygın olarak tercih ettiği belli başlı e-ticaret siteleri bulunmaktadır. Araştırmalara göre tüketicilerin %11’lik kısmı her gün bu sitelerden alışveriş yapmaktadır. Kullanıcıların çoğu kadın olmakla birlikte tercih ettikleri ürünlerin genellikle moda sektörü ve ev eşyası olduğu görülmektedir. Türkiye’den Suudi Arabistan’a ihracatta birçok sektörden ürünler yer almaktadır. Listenin başında halı ve tekstil ürünleri yer alırken kimyevi maddeler ve makine aksamlarına kadar başka birçok ürün de bu listede bulunmaktadır. Özellikle halı ihracatımızın epey geliştiğini görebiliriz. Teknolojinin her ülkeye gerektirdiği makine ve robot parçaları Suudi Arabistan için de büyük önem taşımaktadır. Bu ihtiyacın bir kısmını ülkemizden sağlamaktadır. Döviz kurunun artışı ithalatta aleyhimize olurken ihracat yapan firmalar için doğru stratejik adımlarla avantaj niteliğinde olabilir. Şirketlerin bu detaylara dikkat etmesi gerekmektedir. Suudi Arabistan’a İhracat Yapmak İçin Gerekli Olan Belgeler Nelerdir? ● Yapılacak şeylerden ilki bir şirket kurmak olacaktır. Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren beş adet farklı şirket türü bulunmaktadır. Bu şirket tipleri Limited Şirket, Anonim Şirket, Ortak Girişim, Sınırsız Sorumluluk Şirketi (Unlimited Liability Company) ve hisse ile sınırlı ortaklı şirketleri olarak listelenir. Şirketinizi Türkiye ve Suudi Arabistan yetkililerine kanıtladıktan sonra gereksinimleri tamamlayarak ihracat işlemlerine başlayabilirsiniz.● Suudi Arabistan’a ihraç edilecek ürünler belirli standartlar altında kontrol edilmektedir. Bu ürün standartlarının resmi yayınını yapan SASO/Saber Kayıt Sistemi (Suudi Arabian Standards Organization), şirketlere ürünlerin gümrük geçişinde bu standartlara uygunluğunu belirten bir belge verir. Suudi Arabistan gümrüklerinde zorunlu olan bu belge olmadan ürünleriniz…
TÜRKİYE İLE SUUDİ ARABİSTAN’IN TİCARETTEKİ YENİ HEDEFİ 30 MİLYAR DOLAR
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla 22 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye-Suudi Arabistan İş ve Yatırım Forumu, 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi kapsamında iki ülke iş dünyasının zirvesindeki isimleri bir araya getirdi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Fatih Gürsoy ve iki ülkenin önde gelen 500’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleşen Forumda, Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki mega projeler ile Türkiye’deki yatırım fırsatları ele alındı. ‘Bakan Nebati: “2030 yılına kadar ikili ticarette 30 milyar dolara ulaşmamız lazım” Forumun açılışında konuşanT.C. Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati, “2021 yılında 3,7 milyar dolar olan ticaret hacmimizin, 2022 yılı Ocak-Ekim döneminde 4,3 milyar dolara yükseldi. Hedeflerimize ulaşmamız için daha hızlı hareket etmemiz lazım. Bu rakamı Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ekonomik yapıları tamamlayıcılık arz eden iki büyük ülke için yeterli görmüyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu seyriyle kısa sürede bu rakam 10 milyar dolara çıkarılabilir. Bu rakam iki ülke için yeterli değil. 2030 yılına kadar 30 milyar dolara ulaşmamız lazım. Gerek Ticaret Bakanımız Mehmet Muş, gerek Sanayi Bakanımızla hızlı hareket diyoruz. Suudlu sayın bakanların da telefona sarılıp hızla işleri kolaylaştıracak talimatları vermeleri bizi mutlu kılıyor. Suudi Arabistan’ın 2030 yılı çerçevesince başladığı doğrudan yatırımlarla atılımları yakından takip ediyoruz. Bugün aramızda bulunan kamu yatırım fonunun da dünyanın farklı coğrafyalarına yatırım yaparak portföyünü çeşitlendirme arzusu içinde olduğunu büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Türkiye bu çerçevede en cazip fırsatı sunan ülkelerden bir tanesidir. Türkiye son 20 yılda emsal niteliğinde adımlar atarak büyük bir değişimi ve köklü bir kalkınma sürecini hayata geçirmiştir. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkilerin en önemli gelişim alanlarından birisinin finans sektörü olduğuna inanıyorum. Dünyanın dört bir yanından Türk finansal piyasalarına yatırım yapan uluslararası yatırımcılar gibi Suudi yatırımcıları da piyasalarımızdaki fırsatlardan yararlanmaya davet ediyorum. Türkiye, birçok rekabetçi avantajıyla dünyanın gelecek vadeden ekonomileri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Bu bakımdan, dünya çapında yatırımcıların her zaman gözdesi olan Türkiye, hem finansal piyasaları hem de reel sektör yatırımlarıyla cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor. Bir kez daha altını çizmek isterim ki Türkiye olarak her zaman yatırımcı dostu bir ülke olmaya devam edeceğiz. Siz değerli kardeşlerimize gerekli tüm desteği vermeye hazırız. İki kardeş ülke olarak, iş birliği ve dayanışmamızı çok daha yüksek seviyelere taşıyacağımıza da gönülden inanıyorum” dedi. Bakan Al Falih: ” 2030 vizyonumuz ile 3,3 trilyon dolarlık yatırım potansiyeli sunuyoruz” Türkiye ve Suudi Arabistan’ın bölgenin iki büyük ekonomisini temsil ettiğini ifade eden Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, “İleriye dönük yol haritamızı oluşturmak ve ticarette yeni hedeflere birlikte yürümemiz adına bugünkü İş ve Yatırım Forumu çok büyük önem arz ediyor. İki ülke büyüyen ve gelişen yatırım bağları geliştiriyor. Bizler Türk şirketlerinin yaptığı yatırımlardan ve katkılardan çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda birçok yüklenici Suudi Arabistan’daki altyapıyı inşa etmeye katkıda bulundu. Kaybedilen vakit ile alakalı mutlaka bir telafiye gitmeliyiz. Kovid-19 sonrasında bizler buradaki müşterek faaliyetlerimizi iyileştirme ve hızlandırma noktasında bir teşvik hissediyoruz. Türkiye’nin imalat alanında gerçekleştirdiği çalışmalardan etkileniyoruz. Avrupa’daki kilit pazarlara coğrafi yakınlığı ve ticaret yolları üzerinde sofistike bir imalat ve ticaret merkezi olarak kendini konumlandırması önem arz ediyor. Suudi Arabistan’da altyapı yatırımlar yaparak 3 kıtanın kesişim…
Ürünlerinizi E-İhracat ile 190 ülkede satışını yapmak bu kadar kolay olmamıştı.
Türkiye’de e-ticaret sektörü son yıllarda hızla büyüyor ve bu büyüme e-ihracat yapan firmaları da etkiliyor. E-ihracat yapmak, ürünlerinizi dünya genelinde müşterilere sunmanın en hızlı yoludur ve bu işlem için farklı ödeme yöntemleri kullanılabilir. Türkiye’de hangi ödeme yöntemleri kullanılabilir? Türkiye’deki e-ihracat firmaları genellikle banka havalesi, kredi kartı, PayPal, sanal pos ve havale/EFT gibi ödeme yöntemlerini kullanır. Banka havalesi güvenli bir seçenek olsa da işlem süresi birkaç gün sürebilir. Kredi kartı ödemeleri hızlı ve pratiktir ancak işlem ücretleri yüksek olabilir. Sanal Pos, bankaların sağladığı bir ödeme sistemidir ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılıyor. Havale ve EFT ise güvenli ve ucuz olmalarına rağmen işlem süresi diğer ödeme yöntemlerine göre daha uzundur. E-ihracat yapan firmalar, müşterilerine farklı ödeme yöntemleri sunarak uluslararası müşterilerin ödeme işlemlerini kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Müşterilerin ödeme seçenekleri arttıkça, satın alma işlemlerinin tamamlanma olasılığı da artar. Bu nedenle, ödeme yöntemleri seçerken güvenilirliğinin yanı sıra müşteri talepleri de dikkate alınmalıdır. E-ticaret ve e-ihracat, Türkiye’de her geçen gün daha da yaygınlaşarak büyümeye devam ediyor. İnternet kullanımının artması ve dijitalleşmenin yaygınlaşması ile birlikte e-ticaret sektörü de hızla gelişiyor. E-ihracat yapmak ise, sadece Türkiye’deki müşterilere değil, dünya genelinde müşterilere ürünlerinizi sunmanızı sağlar. Ancak, farklı ülkelerdeki müşterilerin ödeme alışkanlıkları farklı olduğundan, ödeme yöntemlerinin çeşitlendirilmesi önemlidir. Türkiye’deki e-ihracat firmaları farklı ödeme yöntemleri sunarak müşteri memnuniyetini arttırabilir ve uluslararası müşterilerin ödeme işlemlerini kolaylaştırılabilir. E-ticaret ve e-ihracat sektörlerinin gelişimi devam ederken, ödeme yöntemleri konusunda da gelişmelerin yaşanması bekleniyor. İşte yeni başlayanlar için e-ihracat rehberi E-ihracat, internet aracılığıyla mal ve hizmetleri yurt dışına satma sürecidir. İlk adım, ihracat yapmak istediğiniz ülkeleri ve hedef kitlenizi belirlemektir. Ardından, bir e-ticaret sitesi oluşturarak, ürünlerinizi online olarak satmaya başlayabilirsiniz. E-ihracat yapmak için potansiyel pazarları belirlemek önemlidir. Türkiye’den en çok ihracat yapılan ülkeler arasında Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, ABD ve Rusya yer almaktadır. Ancak, hedeflenen ülkelere yönelik pazar araştırması yapmak ve uygun stratejiler belirlemek önemlidir. E-ihracat yapmak için bir e-ticaret sitesine ihtiyacınız var. Bu site, potansiyel müşterilerinize ürünlerinizi sergileyebilmenizi, ödeme işlemlerini gerçekleştirebilmelerini ve siparişlerini takip edebilmenizi sağlar. E-ihracat için farklı ödeme yöntemleri sunmak önemlidir. Müşterilerinize banka havalesi, kredi kartı, PayPal, sanal POS ve diğer yöntemlerle ödeme yapma seçenekleri sunabilirsiniz. E-ihracat yapmak için gerekli belgeler ülkeye göre değişebilir. Ancak, genellikle ihracat faturası, taşıma belgeleri, gümrük beyannamesi ve menşe şahadetnamesi gibi belgeler gereklidir. E-ihracat yaparken, lojistik süreçlerinizin düzgün çalışması için uygun hizmetleri seçmelisiniz. Kargo şirketleri, uluslararası nakliye şirketleri ve depolama hizmetleri gibi hizmetlerden yararlanabilirsiniz. E-ihracatta gümrük sorunlarına karşı hazırlıklı olmak önemlidir. Her ülkenin farklı gümrük yasaları ve vergi oranları vardır. Bu nedenle, gümrük vergileri, gümrük işlemleri, ithalat kısıtlamaları, taşıma maliyetleri, iade işlemleri, ürün uygunluğu gibi sorunlarla karşılabilirsiniz. Türkiye’de e-ihracat yapmak isteyen firmalar için hangi adımları takip etmeli? E-ihracata yeni başlayan girişimciler, belli başlı sorular sormakta. Özellikle sektörden habersiz, bilgi ve deneyimden uzak birçok firmanın bu sebeple iflas ettiği de gelen haber arasında. KAYNAK : WRODE -WORLDEF
Markanızı Güvence Altına Alın
Marka, bir işletmeyi diğer işletmelerden ayıran en önemli özellik olarak kabul edilir. Benzerleri ile aynı alanda ve aynı zamanda anıldığında diğerlerinden farklılaşarak akla gelen ilk kavram markadır. Benzer ürünleri ya da hizmetleri başkalarının ürün ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere kullanılan ya da belirli bir hizmetin sunulması sırasında kullanılan ayırt edici işaret marka olarak tanımlanmaktadır. Bu işaretin yasal olarak korunması haline ise marka tescili adı verilir. İşletmelerin varlığı ve bu varlığını sağlam bir zeminde sürdürebilmesi adına bu kadar önemli olan marka, tescili yapılarak korunmalıdır. Tüketiciye sunulacak ürünün tamamlayıcısı niteliğinde olan “Marka” kavramının önemi günümüzde giderek artmaktadır, ürünün kimliğini belirleyen, ürünü farklılaştıran, ürüne bir değer katan böylece tüketicinin alım kararında etkin rol oynayan önemli unsurların başında gelmektedir. Tüketicilerin satın alma davranışlarında önemli bir faktör olan işletmeler stratejilerinde uzun vadeli olarak markayı tüketicinin hafızasına yerleştirmeli ve marka imajını güçlendirerek marka bağlılığı oluşturmalıdır Markanızın başka firmalar tarafından kullanılmaması ve karıştırılmaması için marka tescili yaptırarak yasal koruma altına almalıyız; Marka tescili sınai mülki haktır hukuki koruma sağlar. Markanızı yasal olarak güvence altına almış olursunuz. Hak sahibi olmayan kişi ve kurumlar tarafından kullanılması durumunda marka tescilini yaptırmış hak sahibi dava açarak itiraz etme hakkını saklı tutar. Böylece hem marka itibarının zedelenmesi hem de haksız kazanç elde edilmesi engellenmiş olur. Marka tescili ile firmalar, markalarının haklarını üzerine alabilmektedir. Marka tescil işlemleri sayesinde kişi ve firmalar lisans verme statüsünü elde edebilmektedir. Bununla beraber miras hakkı ve devretme hakkı da marka tescili ile sağlanmış olur. Tescil markanın rekabet gücünü ve itibarını yükseltir. Yurt dışı tescil işlemlerinizde kolaylık sağlar. Markanızın aynısı ya da benzerinin bir başkası tarafından aynı iş alanında alınmasını engeller. Türkiye’de büyük bir avantajı olan com.tr uzantılı siteleri ancak marka tescili ile alabilirsiniz. 10 yılda bir harcı ödendiği müddetçe süresi yoktur Markanızı ilerleyen zamanlarda bir başkasına satabilir, miras yoluyla intikal edebilir veya devredebilirsiniz.
Sağlık turizmi acenta yetki belgesi nasıl alınır?
Sağlık turizmi acenta yetki belgesi, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların sahip olması gereken önemli bir belgedir. Sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip olmayan firmalar, yasal olarak sağlık turizmi hizmetleri sunamazlar. Sağlık turizmi acenta yetki belgesi, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ve sağlık turizmi faaliyetlerini yürütmek için gereken yasal izni sağlayan bir belgedir. Bu belgeye sahip olmak, firmanın sağlık turizmi alanında güvenilir ve kaliteli hizmetler sunabileceğini gösterir. Ayrıca, yetki belgesi olmayan firmaların yasal sorunlarla karşılaşma riski de bulunmaktadır. Sağlık turizmi acenta yetki belgesi almak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Başvuru sahibinin yasal bir firma olması, gerekli tüm belgelerin eksiksiz olarak sunulması ve belirlenen standartlara uygun hizmetler sunma kabiliyetinin olması gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Başvurunun olumlu sonuçlanması durumunda firma, belgeyi alarak sağlık turizmi sektöründe faaliyet gösterebilir. Sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip firmalar, uluslararası hasta kabul ederek turistlere sağlık hizmeti sunabilmektedirler. Bu sayede, yurtdışından gelen hastaların Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanmakta ve Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli artmaktadır. Sonuç olarak, sağlık turizmi acenta yetki belgesi sahibi olmak, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların önem vermesi gereken bir konudur. Bu belgeye sahip olmak, firmanın yasal olarak hizmet sunma yetkisini gösterirken, aynı zamanda kaliteli sağlık hizmetleri sunma kabiliyetini de simgeler. Bu nedenle, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların, sağlık turizmi acenta yetki belgesi almaları önemlidir. Bu sayede, yurtdışından gelen hastaların Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanmakta ve Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli artmaktadır. Bu durum, Türkiye’deki sağlık sektörünün uluslararası alanda tanınmasını ve tercih edilmesini sağlamaktadır. Sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip olmak, firmaların sektördeki rekabet gücünü arttırmakta ve müşterilere güven vermektedir. Ayrıca, bu belge sayesinde firmanın yasal olarak hizmet sunma yetkisi olduğu kanıtlanmakta ve uluslararası standartlara uygun sağlık hizmetleri sunma kapasitesi vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların, sağlık turizmi acenta yetki belgesi almaları hem mevzuata uygunluk hem de müşteri memnuniyeti açısından önemlidir. Bu durum, Türkiye’deki sağlık sektörünün uluslararası alanda tanınmasını ve tercih edilmesini sağlamaktadır. Ayrıca, sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip olan firmaların sektördeki rekabet gücü artmakta ve müşterilere daha fazla güven vermektedir. Bu belge aynı zamanda firmanın yasal olarak hizmet sunma yetkisini kanıtlamakta ve uluslararası standartlara uygun sağlık hizmetleri sunma kapasitesini vurgulamaktadır. Sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların, sağlık turizmi acenta yetki belgesi alması, hem mevzuata uygunluk hem de müşteri memnuniyeti açısından önemlidir. Bu belge sayesinde firmanın uluslararası alanda sağlık turizmi alanında güvenilir bir konuma gelmesi de sağlanmaktadır. Dolayısıyla, bu belgeye sahip olmak, firmaların sektördeki konumunu güçlendirmekte ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmalarına yardımcı olmaktadır.

Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !
SITE GLOBAL BAŞKANLIĞI’NA İLK KEZ BİR TÜRK SEÇİLDİ
Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
Sektörün buluşma noktası Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul 48. yılına hazırlanıyor
Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
482 Milyon Euro’luk Ticari Gücüyle Turizme Yön Veren EMITT, 2026’da Yeni Yerinde Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor
Nelipide Gurme, Ordu Pidesi’ni İstanbulda buluşturuyor
Boltas, daha sürdürülebilir bir geleceğe “yeşil lojistik” ile adım atıyor
“Üretimin Süper Ligi” Taksim’de Buluştu
İnşaat alanında güçlü birliktelik ;
Entegre Tesis Yönetim Derneği Kuruluşunun 5. Yılını Sektör Toplantısıyla Kutladı
Chakra Hikâyenin Başladığı Yerde
Mplus Türkiye, yüzde 71 genç çalışan profiliyle müşteri deneyimini dönüştürüyor
AHLAKİ ASİMETRE
RİSKLERİN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ
İNGİLTERE’DE YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİ
TÜRKİYE’DE ENGELLİ HAKLARI
İNSAN EKONOMİ ÜRETİM
SERMAYENİN KALICILIĞI
İÇ TASARRUF ORANI
Avrasya’nın Kalbinde Lojistik Sektör Buluşması: logitrans 2025 BaşarıylaTamamlandı
İNSAN AKLININ YENİLİKÇİ GÜCÜ
GELİR TUZAĞI
ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU
DİJİTAL SERMAYE
ULUSAL YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ
ELEKTRİKTE DESTEK UYGULAMASINDA YENİ DÖNEM
AB’DE KÜÇÜK KOLİ DÖNEMİ SONA ERİYOR
ÜCRET-FİYAT SARMALI
AVRUPA İSTATİSTİK SİSTEMİ
VERİYE DAYALI ANALİZ
YERLİ ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTIRLMASI
Geri Sayım Başladı: logitrans 2025, 19 Kasım’da Yenikapı’da Kapılarını Açıyor!
ETYD, Tesis Yönetiminde Kurumsal Standartları Yükseltiyor
DİJİTAL ALTYAPI YATIRIMLARI
Ekonominin Sesi : BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ .
FİNANSAL REGÜLASYONLAR
BASEL KOMİTESİ
Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı
UTİKAD’dan 200 Milyar Dolar Sektör Büyüklüğü Hedefiyle İki Stratejik Adım
TÜKİD, yurt dışı kaynaklı sahte ve güvensiz ürünlerle mücadeleye etkin destek veriyor
AVRUPA-AKDENİZ ORTAKLIĞI.
BÜYÜK SIFIRLAMA GİRİŞİMİ
ABD-Afrika ticaret anlaşması bitiyor: Türkiye için yeni fırsat
Bakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!
TOKİ SON DAKİKA: 81 ile sosyal konut! İşte İstanbul dahil il il rakamlar
Yapay Zekâ Enerjiye Akıl Katıyor!
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ(FAO)
Mplus Türkiye, yapay zekâ ile müşteri deneyimi ve operasyonel verimliliğinde fark yaratıyor
CLOUD 34, SONBAHAR AKŞAMLARINA CANLI MÜZİKLE YENİ BİR RİTİM KATIYOR
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıttı
ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI
YENİLENEBİLİR ENERJİNİN YÜKSELİŞİ
Gayrimenkul Sektöründe Yeni Ufuklar: CCIM İstanbul’dan “Blue Friday” Etkinliği
EKONOMİDE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK
Gaziantep’te ‘Dijitalleşmede Yeni Fırsatlar’ Paneli: TÜYAFED ve Sektör Liderlerinden Önemli Mesajlar
TÜRKİYE – KAZAKİSTAN YATIRIMCILAR BULUŞMASI İVEDİK OSB VE TEKNOPARK ANKARA’DA GERÇEKLEŞECEK
ÇALIŞANLARDA İŞ TATMİNİ
%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.
Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.
Ustalar e-katalogu hazırlandı.
Fuar standın ziyaretçi etkisi ;
5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak
TDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaret
Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli
İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?
100 milyar dolarlık yol haritası
Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİ
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
Türk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyor
NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti
Dubai’de gayrimenkul projeleri şimdi daha da cazip ; 250.000 $ dan başlıyor.
Kazakistan Yatırım ve Ticaret Fırsatları Toplantısı İş Dünyasını Bir Araya Getirecek
AĞUSTOS 2025 TÜFE ORANLARI
BÜTÇE AÇIĞININ AZALTILMASI
Sırbistan-Azerbaycan Ticaret Misyonu: Yeni Ufuklar, Yeni Fırsatlar
TÜRKİYE’NİN EĞİTİM İHRACATI
Temmuz 2025 Kredi Kartı Kullanımı
EKONOMİDE TOPLUMSAL MUTABAKAT
AĞUSTOS 2025 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI
PRIVEXPO’ nun Seçkin, Uluslararası Özel Markalı Ürünler ve Fason Üretim Endüstrisi İş Ağına Katılın!
LİBYA BİNGAZİ HÜKÜMETİ, HAFTER VE AKDENİZ BÖLGELERİ
EKONOMİDE TOPLUMSAL REFAH
KURAK YAZIN TARIM ÜRÜNLERİNE ETKİLERİ
Yapay Zekâ Destekli İnşaat Yönetimi: Projelerde Verimlilik, Karlılık ve Marka Gücü
Üretimde arkanızdaki güçlü destek ; Makineci TV sizlere kolaylık sağlıyor.
Bi’Navlun, Lojistikte Aklını kullanacak.
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Planlı üretimin yıldızı Sözleşmeli Tarım hakkında herşey ;
EKONOMİDE DOT-COM BALONU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASININ EKONOMİ AÇISINDAN ÖNEMİ
BORSADA ALIM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
BLOKZİNCİR Nedir ?
AKILLI TELEFONLARLA PAZAR FİYATLARININ YENİ YÜZÜ
ZENGEZUR KORİDORU
Simülasyon Tanımı ve İş Dünyasındaki Stratejik Önemi
SİBER GÜVENLİK
BULUT TEKNOLOJİSİ
Azerbaycan – Sırbistan İthalat-İhracat Ticaret Misyonu Başlıyor.
Piyasa ve Türleri
ULUSLARARASI KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ ÖNEMİ VE ÜLKEMİZE VERDİĞİ NOTLAR
2025 Haziran Konut Satış İstatistikleri
TRUMP-PUTİN GÖRÜŞMESİ VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİ
TÜRKİYE’DE YATIRIM ARAÇLARI
TÜRKİYE’DE İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİSİ
TÜRKİYE’DE DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ
TRUMP’IN GÜMRÜK VERGİLERİNİN KÜRESEL TİCARET VE SERBEST BÖLGELERE OLASI ETKİLERİ
ABD HİNDİSTAN ARASINDA YENİ GÜMRÜK KRİZİ
ÜRKİYE’DE KİLİT VE EMNİYET SİSTEMLERİNDE 20 YILLIK DÖNÜŞÜM




























































