Plastik sektörü Mükemmeliyet Merkezi ile liderliğe oynayacak
PAGEV, 10 milyon tonluk üretim kapasitesiyle Avrupa’nın en büyük ikinci dünyanın en büyük altıncı plastik üreticisi konumunda bulunan Türkiye plastik sektörünü liderliğe taşıyacak PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temelini attı. Sektörün katma değerli üretimini artırırken ithalatını azaltacak 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip dev projenin temel atma töreni PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ev sahipliğinde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) öncülüğünde T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde hayata geçirilecek olan PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin temel atma törenine Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve çok sayıda plastik sektörü temsilcisi katıldı. Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesinde konumlanan merkez, toplamda 30 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. 70 milyon liralık yatırım bedeline sahip PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, üç etapta yapılacak. İlk etap 2021 yılı içinde tamamlanarak plastik sanayinde faaliyet gösteren firmalara hizmet vermeye başlayacak. PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi, özelde plastik sektörünün, genelde Türkiye ekonomisinin gücüne güç katacak. Plastik sektörünün yanı sıra ürün, hammadde ve makine ekipman sektörlerine de hizmet vermesi planlanan merkez; araştırma, sertifikasyon, test ve laboratuvar hizmetleri verecek, en yeni teknolojiye sahip ürünlerin üretimi için sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma kurumları, mesleki birlikler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapacak. Ayrıca mesleki ve teknik eğitim ile danışmanlık hizmetleri sağlayacak. Makine sektörüne de hizmet verecek olan merkez, teknolojik gelişmelerin yapılabilmesi için gerekli olan plastik makine, kalıp ve ekipman üretiminin hem miktar hem kalite olarak artırılmasını sağlayacak. Standart dışı plastik ürün ithalinin önüne geçecek… PAGEV Mükemmeliyet Merkezi, ihraç edilen ürünlere ilişkin bir kontrol mekanizması oluşturarak Türkiye’de üretilen plastik ürünlerin uluslararası pazarlardaki güvenirliğinin ve itibarının korunmasına da katkı sağlayacak. Merkezin çok önemli bir artısı ise ithal edilen plastik ürünlerin, kesin ithalatı yapılmadan laboratuvarlarda teknik uygunluğunun belirlenmesi ile ülkemize kalitesiz ve standart dışı ürün girişini engellemesi olacak. Sadece sanayicilere değil öğretmenlere ve öğrencilere de önemli fırsatlar sunuyor PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne komşu olacak Plastik Mükemmeliyet Merkezi, bu okuldaki öğretmenlere ve öğrencilere ileri teknoloji ile tanışma fırsatı sunacak. Bazı uygulama derslerini PAGEV Mükemmeliyet Merkezi’nde yapma şansını yakalarken merkezin eğitim ve konferans salonları da hizmetlerinde olacak. Sanayici ve akademisyenlerle yakın bağ kurulması noktasında da gerekli sinerjiyi yaratacak merkezde lise öğrencilerini staj fırsatı da bekliyor. Öğrenciler aynı zamanda başta PAGEV Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin protokol imzaladığı İstanbul Üniversitesi olmak üzere farklı üniversite akademisyenlerinden mentorluk alma şansına da sahip olacak. Mükemmeliyet Merkezi, plastik sektörünün katma değerli üretimini artıracak Temel atma töreninde konuşan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Türkiye plastik sektörü mevcut hacmi ve potansiyeli ile liderliğe çok yakın bir konumda bulunuyor. 37 milyar dolarlık cirosu ile ülke ekonomisine ciddi bir değer yaratan sektörümüz 10 milyon tonluk üretim gücü ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı üreticisi konumunda bulunuyor. Sektörümüzün mevcut konumunu şu örnekle daha iyi açıklayabiliriz: Ülkemizin 2023 hedefi dünyadaki en büyük ilk 10 ekonomiden biri olmak. Plastik sektörümüz ise daha bugünden dünyanın 6.’ncı büyük üreticisi. Sektörümüzde 11 bin civarında üretici firma 250 bin kişiyi istihdam ediyor. Bu firmalarımız 150’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Görünen tablo bu kadar pozitifken Türkiye plastik sektörü neden lider konumda değil? Lider olamamamızın önündeki en büyük engel katma değeri düşük üretim. Katma değeri yüksek plastik mamulleri ithal ediyor ancak katma değeri düşük mamuller ihraç ediyoruz.…
Zorunlu Mesleki Yeterlilik Belgesi Yıl Sonuna Kadar Teşvikli!
Plastik sektörümüzün de içinde yer aldığı birçok sektörde çalışanları ve işletmeleri yakından ilgilendiren, çalışanlara Mesleki Yeterlilik Belgesi alınması uygulaması zorunlu bir uygulama olarak sürmektedir. Çalışma hayatında, yetkinlik belirleyici bir standardizasyonu sağlayan bu belge zorunluluğu, iş yaşamının da güvenli biçimde sürdürülebilirliğini amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan tebliği ile; yüzbinlerce çalışanı yakından ilgilendiren, tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıflarındaki mesleklerde Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) zorunlu kılınmış olup, söz konusu belgeyi almayanlar mesleklerinde çalışamayacak olup, aynı zamanda MYK Belgesi olmayan personel çalıştıran işverenlere de cezai yaptırım uygulanmaktadır. PAGEV, plastik sektörümüzü yakından ilgilendiren süreçle ilgili olarak; Plastik, Kimya, Petrol ve Lastik sektörlerinde ulusal meslek standartları olan; 12UY0069-3 Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı, 12UY0069-4 Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı, 13UY0142-3 Plastik Profil Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) ve 13UY0143-3 Plastik Şişirme Film Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) meslek standartlarını kendi bünyesinde hazırlayarak Mesleki Yeterlilik Kurumu ve TÜRKAK tarafından ulusal meslek standartları olarak kabul edilmesini de sağlamıştır. Plastik sektörümüzün ulusal meslek standartlarının yazılması ve onaylanmasının yanı sıra PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezi, sektörde istihdam edilen çalışanlara yönelik ülke çapında sınav ve personel belgelendirme hizmetlerini de sürdürmektedir. PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezimizde; TS EN ISO / IEC 17024 standardına uygun olarak Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı (Seviye 3), Plastik Enjeksiyon Üretim Elemanı (Seviye 4), Plastik Profil Ekstrüzyon Üretim Operatörü (Seviye 3) ve Plastik Şişirme Film Üretim Operatörü (Ekstrüzyon) (Seviye 3) ulusal yeterliliklerinin sınav ve belgelendirmeleri yapılmaktadır. Söz konusu alanlarda faaliyet gösteren işletmelerimizin çalışanları için zorunlu tutulan bu uygulama, çalışanların bir nevi ehliyet sahibi olmalarına da imkan tanımaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan belgelendirme işlemlerinin yapılmaması durumunda olası denetimlerde cezai müeyyidelerle karşılaşılmaması için 31 Aralık 2021 tarihine kadar uygulanan teşvikli belgelendirme hizmetinden yararlanılması işletmelerimizin menfaatine olacaktır. Sınavlarında başarılı olan adayların sınav ve belgelendirme masrafları İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmaktadır. 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen Geçici 10. Madde kapsamında belirtilen şartları taşıyan ve MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi kişilerin sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır. Süreçle ilgili detaylı bilgi için, PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezi Kalite Yönetim Temsilcisi Aykut EREN (0212 425 13 13 – aykut.eren@pagev.org.tr) ile iletişime geçebilirsiniz. PAGEV Mesleki Yeterlilik Merkezi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Boykot ettiler, fiyatlar düştü
Petrokimya kartellerinin arzı kısması sonucu hammadde fiyatları fırladı. Bunun üzerine Türkiye ile Çin’deki plastik üreticileri dev şirketlere karşı boykot kararı aldı ve fiyatlar yüzde 15 geriledi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) benzeri kartel yapıya sahip petrokimya şirketlerinin arzı çeşitli bahanelerle kısmasının ardından ham madde fiyatları dolar bazında yüzde 150’den fazla arttı. Bunun üzerine plastik ham maddede dünyadaki en büyük ithalatçılar olan Çin ve Türkiye’deki üreticiler, kartel zamlarına karşı ortak akılla hareket edip boykot kararı aldı. Söz konusu hamle işe yaradı ve fiyatlar düşüşe geçti. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, ham madde fiyatlarına yüzde 150’nin üzerinde zam yapan petrokimya şirketlerine karşı ‘alımı durduralım’ çağrısı yaptıklarını söyledi. Eroğlu, “Boykota başladığımız martın ikinci yarısı sonrası ham madde fiyatları kısa sürede geriledi. Türkiye’nin aylık plastik ham madde kullanımının ortalama 600 bin ton olduğunu göz önüne aldığımızda ortaya çıkan yüzde 15’lik fiyat düşüşünün aylık karşılığı 180 milyon dolar” dedi. BİRÇOK ÜRÜNE ZAM Eroğlu, boykota, firmaların geniş katılım gösterdiğini kaydetti. Eroğlu, gıda ambalajından plastik ipliklerle dokunan kıyafetlere, temizlik malzemeleri ambalajından ayakkabıya, içecek şişelerinden mutfak eşyasına, inşaattan medikal sektörüne ve beyaz eşyaya birçok alanda tüketicilerin hayatına direkt etki eden plastik ürünlerin, ham maddedeki fiyat artışlarına bağlı olarak zamlandığını belirtti. DÜNYADA SES GETİRDİ Dünyadaki pek çok ülkenin medyası da hammadde zamlarına verilen tepkiye yer verdiler. Analiz ve haberler; Türkiye’deki süreci, ‘çözüm noktasındaki umut ışığı’ olarak yorumladılar. HAZİRANA KADAR DEVAM Elzem olmadıkça ham madde almayarak boykota hazirana kadar devam edeceklerini bildiren Eroğlu, “Yüzde 15’lik düşüş önemli ancak yüzde 150 artan fiyatlara göre henüz işin başındayız” dedi. Kaynak : Akşam Gazetesi*
TEKSTİLDE HAMMADDE SIKINTISI SEKTÖRÜN BELİNİ BÜKÜYOR
Türkiye’de tekstil sektöründe yaşanan hammadde ve ara malı fiyatlarındaki artıştan Asrın İşadamları Derneği (ASRİAD) bünyesinde sektörde hizmet veren iş insanları da fazlasıyla nasibini aldı. ASRİAD Tekstil Sektör Komisyonu tarafından yapılan açıklamada; pamuk ipliğinde fiyatların son 5 ayda yüzde 50’ye varan oranlarda arttığı, kilosu 20 lira olan ipliğin 30 TL’ye kadar yükseldiği belirtilirken, Eylül’de 9 buçuk lira olan pamuk fiyatının bugünlerde 17 TL’ye kadar çıktığı dile getirildi. Açıklamada, salgın ile birlikte örme giyime ilginin artmasıyla pamuk ipliğinin de global anlamda kıymete bindiği, bazı ülkelerin pamuk ipliği ihracatına sınır koyup, iç pazara odaklandığı, Avrupa’nın ise yükselen navlun fiyatları nedeniyle iplik almak için Türkiye’ye yöneldiği ifade edildi. Pamuk elyafı ve ipliği başta olmak üzere hazır giyim sektörünün kullandığı hammadde ve ara malların fiyatlarında dünyadaki artışın yüzde 20-25 düzeyindeyken, Türkiye’de doların da yükselmesi nedeniyle yüzde 50’lere kadar çıktığının altı çizildi. Bu durumun tekstil sektörünün rekabet gücünü bir hayli zayıflattığı, buna engel olmak adına bazı önlemler alınmasının elzem gözüktüğü belirtildi. Önlem olarak ise, içeride katma değerli ürüne dönüştürebileceğimiz elyaf ve ipliğinin yurtdışına ihracatına yönelik gözetim getirilmesi dışında, iplik ithalatında uygulanan ilave gümrük vergilerinin de en azından piyasalarda rahatlama olana kadar kaldırılması gerektiği vurgulandı. Lojistik sıkıntısı sektörü olumsuz etkiliyor Pandemi sürecinin başlamasıyla, dünyadaki lojistik zincirinde kopmalar ve yığılmalar olduğunun altı çizilirken, boş konteyner bulma sorununun ortaya çıktığı belirtildi. Yapılan açıklamada şu hususlara yer verildi: “Uzun süre çok düşük karlarla çalışan armatörler, pandemiden dolayı oluşan hızlı talep artışını fırsata çevirerek, konteyner nakliye fiyatlarında fahiş artışlar yapmaya başladı. Bunu fırsat bilen gemi sahipleri de gemi kiralama fiyatlarını ve kontrat sürelerini arttırdı. Bunların sonucu olarak, 2 bin dolar düzeyinde olan konteyner nakliye ücretleri 12-13 bin dolarlara çıktı. Libya’ya 800-900 dolara giden konteynerler 4500-5000 dolarlara çıktı. Bunun yanı sıra armatörlerin, sürekli çalıştıkları müşterilerine öncelik verdiği için, spot çalışan müşterilerine uzun terminler veya yüksek fiyatlar teklif ettiği ifade edildi. Nakliye fiyatlarının artması, maske lastik imalatındaki aşırı artış, evlerde rahat kıyafetlere yönelimden dolayı artan taleple ve Avrupa’da dünyanın en büyük likra hammadde üreticisinin pandemi dolayısıyla kapasitesini %30 civarında düşürmesiyle, likra fiyatları katlanarak arttı. 5 dolar olan likra 20-25 dolarlara kadar çıktı. Bu artışta aracıların ve bayilerin de kar marjlarını arttırmalarının etkisi oldu. Likra olarak adlandırılan elastanın Türkiye’ de tek üreticisi var ve kapasitesi Türkiye’ ye yetmiyor. Mevcut üretici, ürünlerinin bir kısmını yurtdışına ihraç ettiği ve daha önce yurtdışından takviye olarak getirdiği likraları yeteri kadar getiremediği için, ülkemizde likra fiyatları fahiş oranda artmış ve “20 denye likra” gibi kalemleri bulmak çok zor bir hale gelmiştir. Yıllık yaklaşık 100-120 bin ton ihtiyaç olan likranın bulunamaması ve fiyatlarının aşırı artmasından dolayı, birçok hazır giyim ve kumaş üreticisi, üretimi durdurmak veya kapasitesini düşürmek zorunda kalmış ve fiyat tutturmakta zorlanmıştır. TİM’in hazırladığı ihracat raporlarından elde edilen bilgilere göre, 2021 Ocak-Mart döneminde ihracat yapılan tekstil hammaddenin ortalama kg değeri 3,7$ iken, aynı dönemde hazır giyimde yapılan ihracatın ortalama kg değeri 13,2$ olarak gerçekleşmiştir. (tablo1). Yani hazır giyim ihracatının katma değeri, hammadde ihracatına göre yaklaşık 4 kat fazladır. Pamuk ipliğinde de, ham pamuk fiyatlarının dolar bazında uluslararası piyasalarda artması ve Çin, Rusya, Pakistan gibi ülkelerin Türkmenistan ve Özbekistan gibi ülkelerden yüksek miktarda satın aldıkları ipliklerden dolayı, Türkiye’ye gelen iplik miktarı azalmış ve fiyatlar artmıştır. Pandemi döneminde gümrük ithalat vergilerinin artmasını fırsat bilen bazı yerli iplik üreticileri, döviz kurunun da artmasıyla hem ihracata…
NİSAN AYINDA İHRACATTA TARİHİ REKOR
Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre ihracatta, geçen yılın nisan ayına göre yüzde 109 artış yaşandı. 18,8 milyar dolar olarak kayıtlara geçen rakam tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. Türk ihracatçısı milli menfaatler dahilinde çalışmalarını büyük bir başarıyla sürdürürken Ticaret Bakanlığı da pandemi döneminde almış olduğu önlemler, yaptığı çalışmalar ve ihracatçılarımıza verdiği destek ile büyük takdir topluyor. Türkiye’nin nisan ayında ihracatı 18.8 milyar dolara çıktı. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. İthalat, nisan ayında 21.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayı dış ticaret açığımız, 2020 nisan ayına göre % 31.9 azalarak 4.6 milyar dolardan 3.1 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 85.7 olarak gerçekleşti. Pandemi öncesi 2019 yılıyla karşılaştırıldığında ise ihracatımızın bu yılın nisan ayında % 22.3 oranında arttığı görülüyor. Bugün itibariyle ihracatımız, pandemi öncesi seviyelerin de üzerine çıkmış gözüküyor. İthalatımız ise nisanda % 21.1 artış gösterdi. -2021’in ilk çeyreğinde ihracatta yüzde 33,1 artış 2021 yılı ocak-nisan döneminde ihracatımız %33.1 artışla 68.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise ocak-nisan döneminde % 19.8 artışla 82.9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Yine ocak-nisan dönemi dış ticaret açığımız % 19.5 azalarak 17.6 milyar dolardan 14.2 milyar dolara geriledi. Bir başka ifadeyle, 2021 yılı ocak-nisan döneminde dış ticaret açığımız, önceki yılın aynı dönemine göre 3.4 milyar dolar daha az gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ocak-nisan döneminde 8.3 puan artışla % 82.9 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız fasıl “motorlu kara taşıtları”nda yaşanırken rakam, 2 milyar 109 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat yapılan diğer fasıllar ise sırasıyla “kazanlar ve makinalar” (1 milyar 875 milyon dolar) ile “demir ve çelik” (1 milyar 289 milyon dolar ) olarak kayıtlara geçti. -İhracatta Almanya başı çekiyor Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya (1 milyar 654 milyon dolar), ABD (1 milyar 182 milyon dolar) ve İngiltere (1 milyar 33 milyon dolar) oldu. İthalatta ise ilk üç sırayı Çin (2 milyar 412 milyon dolar), Rusya (2 milyar 174 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 131 milyon dolar) aldı. Yine olumlu bir gelişme de ihracat yapan firma sayılarımızda yaşandı. 2020 yılı nisan ayında 30 bin 112 olan ihracat yapan firma sayısı, 2021 yılının nisan ayında % 49.4 artışla 44 bin 988’e ulaştı. 2021 yılı ocak-nisan döneminde, ihracat yapan firma sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 12.07 artış göstererek 60 bin 329’dan 67 bin 611’e yükseldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Nisan ayı raporu Engin DoğanASRİAD EXPORT Komisyon BaşkanıKuzey Gümrük Müşavirliği
Türkiye ve Ukrayna arasında e-ticaret yolu neden inşa edilmesin?
Çok değil bundan 7-8 yıl evvel, Ukrayna’da başkent Kiev’de dahi benzin istasyonlarında kredi kartıyla ödeme yapmak istediğinizde kart hesabınızda para var mı diye sorulması alışık olmanız gereken bir durumdu, zira kredi kartı kullanımı yok denecek kadar azdı ve birçok kasiyer kredi kartını, banka kartıyla aynı olarak değerlendiriyordu. O günlerden bugüne köprünün altından çok sular aktı, Ukrayna’da her alanda olduğu gibi finans ve ödeme altyapısında, iletişim teknolojililerinde, tüketici alışkanlıklarında köklü değişiklikler gerçekleşti. Bugün cep telefonuyla ödeme yapmak sıradan bir durum. Ukrayna’da bırakın yeniliklere açık Ukrayna halkı tarafından kredi kartının benimsenmesini, ülke geçtiğimiz yıl mobil ödeme sistemlerinde 35 katlık büyüme ile Avrupa’da en çok büyüme kaydeden ikinci ülke oldu. Teknolojik değişimlerden, inovatif gelişmelerden ticaretin gerçekleştiği yerler ve biçimler de etkileniyor ve özellikle son 5 yılda Ukraynalı tüketiciler alım yaptıkları alanları hızla alışveriş merkezi, mağaza, dükkan gibi klasik kanallardan online platformlara döndürüyorlar. 2019 yılında e-ticaret pazarı ülkede 3 milyar $’lık büyüklüğe ulaşırken, bunun %20’lik kısmı yani 600 milyon $’ı ise sınır ötesi alımlardan, ithalattan oluştu. Ukrayna, Dünya’da en çok yazılım uzmanı olan ilk 5 ülkeden biri Ukrayna’da nüfusun teknolojik gelişmelere adaptasyonunu kolaylaştıran, dijitalleşmeyi teşvik eden, tüketiciyi online platformlara, mobil uygulamalara yönlendiren elverişli bir ekosistem var. Her şeyden önce ortalama eğitim düzeyi olarak dünyanın ilk on ülkesi arasında. Okullaşma oranı %99,7, toplumda neredeyse yüksekokul mezunu ya da bir meslek sahibi olmayan bir insan yok. Ukrayna üniversiteleri Avrupa’da en çok mühendis mezun eden eğitim kurumları arasında yer alırken, Sovyetler Birliği’nde teknolojik gelişmelerin öncüsü, sanayileşme oranında %50 ile Birliğin lider ülkesi olan, ilk bilgisayarın icat edildiği Ukrayna’da araştırma merkezleri, enstitüleri ve nitelikli üniversiteleriyle bugünlere taşınan müthiş bir matematik altyapısı oluşmuş. Bu da özellikle son on yıllarda bilişim ve bilgi teknolojileri sektörlerinin ihtiyaç duyduğu uzmanların yetişmesine olanak sağladı. Bugün Ukrayna yazılım mühendisi sayısında dünyada ilk 5 ülke arasında ki önünde yalnızca Amerika, Çin, Hindistan ve Rusya Federasyonu gibi nüfusu Ukrayna’nın en az üç katı olan ülkeler var. Aynı şekilde ülke, IT outsource’unda ise Avrupa birincisi. Yazılım ve bilişim sektörü, ekonomide kümülatifte %17 küçülme yaşanan 2014 ve 2015 yıllarında bile kan kaybetmedi ve çift haneli büyüdü. Ukrayna’nın bu alandaki geleceği ise bugünkünden de parlak. Zira hem ülkenin değeri zamanla daha çok anlaşılıyor hem de Ukrayna üniversiteleri özellikle mühendis kökenli yazılımcı yetiştirmeye büyük bir hızla devam ediyorlar. Ukrayna’da 180 bin kişilik yazılım ve bilişim ordusuna yılda en az 15 bin kişi daha ekleniyor. 4000 binden fazla bilgiişlem firması faaliyet gösterirken, elektronik ticaret, oyun, iletişim ve yazılım gibi alanlarda yerel ve global 150’den fazla AR-GE merkezinin bulunduğu ülkede, son olarak bu AR-GE merkezleri arasında dünya devi Google da katıldı. 2018 yılında yazılım ve bilişim ihracatından 4.5 milyar dolar gelir edilirken, 2019’da ise ihracat 5 milyar $’ı aştı ve sektör ülkenin başat döviz kazanç kalemlerinden biri haline geldi. İşte bu ekosistem zaten bugün büyüklüğü 3 milyar doları aşan e-ticaret sektörünün sürdürülebilir bir biçimde büyümesinin ve sınır ötesi ticaretin de bu sistemin önemli bir parçası olmasının hızlandırıcısı, kolaylaştırıcısı hatta garantörü. Ukrayna’da sınır ötesi e-ticaretin ve özellikle de Çin’den bu yolla gelen ithalatın patlaması 2016’da devlet posta şirketi Ukrpoşta’nın Çin’e gitmesi ve Alibaba Group’un kargo şirketi Cainiao ile antlaşma imzalamasıyla oldu. Her yıl Çin’den gelen ürün miktarı artarken, 2019’da bu sayı 32 milyon parsele ulaştı. Kargo sistemi iki ülke arasında adeta yeni İpekyolu’nu inşa…
TUİD Başkanı Pehlivan: Kriz tecrübesi bulunan Türkiye ve Ukrayna’nın potansiyeli yüksek
Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD) Başkanı Burak Pehlivan, AA muhabirine pandemi sonrasında Türkiye ve Ukrayna arasında oluşacak iş fırsatları hakkında bilgi verdi. Koronavirüs pandemisi nedeniyle dünya ekonomisinde kartların yeniden dağıtıldığı, büyük değişim ve dönüşümlerin gerçekleşeceği bir dönemin yaşanacağını anlatan Pehlivan, bu dönemin aynı zamanda bilinmezliklerle dolu olduğunu söyledi. “Yeni şartlara hızla uyum sağlayanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar avantajlı çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz.” diyen Pehlivan, şunları kaydetti: “Kriz deneyimi olmayan, bu kadar çetin kriz şartlarıyla yaşayan hiçbir neslinin karşılaşmadığı batıya, gelişmiş ülkelere göre kriz deneyimi yüksek Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerin karşılaştırmalı üstünlükleri olabilecekleri bir ekosistem ile karşı karşıyayız. İmkan ve kabiliyetlerimizi doğru tanımlayabilir, yeni şartlara bekleyerek değil, stratejilerimizi doğru bir biçimde oluşturarak, çalışarak, her daim enerjimizi ve azmimizi koruyarak girebilirsek, kriz sonrası dönemde bambaşka bir dünyaya uyanabiliriz. Türkiye ve Ukrayna ekonomik ve ticari ilişkilerinin yeni bir evreye taşınması için önümüzde, bugüne kadar hiç olmadığı kadar büyük bir potansiyel var. Ve bu potansiyeli realize etmeye geçmişten çok daha hazır bir iş dünyasına ve elverişli ekosisteme sahibiz.” “Ukrayna’da ekonominin geri gelişi yine hızlı olacak” Koronavirüs krizinin tüm dünyayı derinden etkilediği gibi Ukrayna ekonomisi de etkilediğini belirten Pehlivan, hükümetin tahminine göre ekonominin 2020’de yüzde 3,6 küçüleceğini söyledi. İlk olarak 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla müthiş bir şok yaşayan, birkaç yılda ekonomisi yarıdan fazla küçülen Ukrayna’nın, 2009 yılında yüzde 16 küçüldüğünü hatırlatan Pehlivan, “Yaşadığı tüm krizler Ukrayna’nın serbest piyasa ekonomisine adaptasyonunu hızlandırmış, yapısal reformlar için katalizör etkisi yapmış, dış ticarette liberalleşmeye gidilmesini sağlamış, batı ile bütünleşme kadar aralarında Türkiye’nin de yer aldığı eski ve yeni ticaret ortaklarıyla ilişkileri güçlendirmişti. Krizlere alışkın, daha kötüsünü defalarca görmüş Ukrayna’da ekonominin geri gelişi de yine hızlı olacak, hatta ileriye dönük daha sağlıklı büyüme oranları yakalanabileceği, ülke için refah artışının ivmeleneceği bir ekosisteme girmemiz şaşırtıcı olmayacaktır.” diye konuştu. Tarım potansiyeli Ukrayna’nın en büyük avantajı Pehlivan, Ukrayna’nın, dünyanın en değerli toprağı olan kara toprağın (çernozyom), Dünya rezervlerinin üçte birini ve yine Avrupa’nın ekilebilir, dikilebilir topraklarının yüzde 30’unu sınırları içerisinde bulundurduğunu söyledi. Ülkenin 42 milyon hektarlık tarım arazisine sahip bir tarım devi olduğunu aktaran Pehlivan, “Ukrayna, Avrupa Birliği’ne geçtiğimiz yıl yaptığı 7,26 milyar dolarlık tarım ihracatı ile birliğin, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya’dan sonra en büyük 3. gıda tedarikçisi haline gelirken, AB’nin 2019 yılındaki tarım ve gıda ürünleri ithalatındaki artışın yarıdan fazlası Ukrayna’dan kaynaklandı. Geçtiğimiz yıl yüzde 18,8 artışla 22,4 milyar dolara ulaşan tarım ürünleri ihracatının Ukrayna’nın toplam ihracatındaki payı ise yüzde 39’dan, yüzde 44’e çıktı.” bilgilerini verdi. Tarım makine sanayisine Ukrayna çağrısı Ukrayna’da bu ay çıkan yasayla 2001 yılında kabul edilen ve tarım arazilerinin alım satımını yasaklayan moratoryumun iptal edildiğini aktaran Pehlivan, şöyle konuştu: “Ukrayna’da tarım arazilerinin alım satımının önü açıldı. İlk etapta 100 hektara kadar araziler alınıp satılabilecek. 2024’ten sonra ise bu sınır 10 bin hektara çıkarılacak. Bu yasa iki açıdan önemli. Birincisi 20 yıl sonra Ukrayna’da tarım arazisi piyasası oluşturuyor. İkincisiyse 100 hektarlık sınırlandırma mevcut tarım tekelleri dışında alternatif tarımın da önünü açacak. Mevcut durumda, araziler alınıp satılamadığı için çiftçi bankaya arazisini teminat olarak gösteremiyor ve finansmana ulaşamıyordu. Türk firmalarımız açısından böylece yeni konjonktürde iki fırsat ortaya çıkıyor. Seracılık, bağ, bostan tarımı konusunda müthiş bir altyapısı olan, know-howa, ticaret deneyimine ve sermayesine sahip Türk tarım firmalarımız Ukrayna’da müthiş potansiyeline rağmen emekleme noktasında olan bu alanda geniş iş birliği…
Güvenilir dezenfektan nedir ?
Zarflı virüsler; nükleik asitler, protein ve moleküler bağlarla bir arada tutulan yağlı bir dış zardan oluşur. Dezenfektanlardaki alkol, dış zarın üzerindeki yağı çözerek parçalar ve virüse ait proteinlerin, nükleik asitlerin zar dışına çıkmasına neden olur. Bu sayede zarflı virüslerin yapıları bozularak yok edilmeleri sağlanır. Dezenfektan kullanımı sadece içinde bulunduğumuz bu zor süreçte değil Covid-19 sonrasında da zararlı tüm mikroorganizmalardan ve çeşitli bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kazanılması gereken en önemli alışkanlıklardan biri olmalıdır. Başta sağlık profesyonelleri olmak üzere pek çok kişi salgın öncesinde de dezenfektanları biliyor ve kullanıyordu; pandemi ile birlikte son tüketici tarafında da bu ürünlere talepte büyük bir artış söz konusu oldu. Talep bu kadar yoğun olunca haliyle arz da hızla beraberinde geldi ve dezenfektan üretiminde tecrübeli tecrübesiz pek çok kişi ya da firma krizi fırsata çevirme gayesi ile üretim işine girdi. Bu dönemde piyasada pek çok ruhsatsız ürün yerini alırken bundan yine en çok etkilenen insan sağlığı oldu. İnsanlar için doğru ve kaliteli ürünü ayırt edip seçmek ne yazık ki fazlasıyla zorlaştı. Işte bu sebeple hepimiz bilinçli tüketiciler olmalı, sağlığımızın en temel koruyucularından olan dezenfektan ürünlerini tercih ederken hassas ve özenli davranmalı, güvenilir ürünleri tercih etmeliyiz. Peki Güvenilir Dezenfektan Nedir? Öncellikle güvenilir bir dezenfektan mutlaka T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı biyosidal ruhsata sahip olmalıdır. Alkol oranı minimum %60 olmalı. Kullanılan alkol türü insan sağlığı için risk taşımamalıdır. Toksik etkiye sahip hiç bir bileşen içermemelidir. Bakterisidal, fungusidal ve virusidal etkinliğe sahip olmalıdır. Etkinliği bağımsız laboratuvarlarca kanıtlanmalıdır. Hızlı ve etkili koruyucu özellik gösterebilmelidir. Cilde zarar vermemeli, içeriğinde uygun nemlendiriciler barındırarak cildin dokusunu korumalıdır. Ellerde yapışkanlık hissi bırakmamalı, kullanıcıya kullanım konforu sağlamalıdır. Kötü kokmamalı, kokusu ile rahatsızlık hissi vermemelidir. Kalitesiz ve ucuz alkol kullanımının ürünün kötü kokmasına neden olduğu bilinmelidir. Ürün etiketinde üreticiye, içeriğe, üretim ve son kullanma tarihine ilişkin bilgiler muhakkak bulunmalıdır. Ürünün SKT’si geçmiş olmamalıdır. 20 Yıllık Medikal Tecrübe ile Üretilen KONIX… KONIX El Dezenfektan Jeli, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı Türkiye’nin ilk biyosidal ruhsatlı el dezenfektan jelidir. ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından “FDA” onaylıdır. Bakteri, virüs ve mantarlara karşı %99.9 koruma sağlar. EN 14476 standartlarına uygun test edilmiştir ve EN 14476 standartlarında belirtilen, MERS ve SARS ailesi virüsleri dahil tüm virüslerde, antiviral aktivite gösterdiği klinik çalışmalarca kanıtlanmıştır. Hızlı etki gösterir. 30 saniye’de antimikrobiyal etki ile hızlı korur. Cildinizi kurutmaz. Piyasadaki bir çok üründen farklı olarak, KONIX ürünleri içerdiği özel nemlendiriciler sayesinde alkolden kaynaklanan zararı gidererek ellerinizde yumuşak bir his bırakır. Yapışkanlık hissi vermez, hızlı kurur ve durulama gerektirmez. Hoş kokusu ile keyifli kullanım sağlar. Tüm bu özellikleri ile sağlık profesyonellerinin de tercihi olan KONIX dezenfektan ailesinin tüm ürünlerini güvenle kullanabilir; kendinizin ve sevdiklerinizin sağlığını korumak için gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz.
Emlakçılıkta yeni zorunluluk ;
14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. 14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. Yeni düzenlemeyle sektördeki mağduriyetlerin ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor. Meslek mensuplarınca uzun süredir beklenilen bu uygulama sayesinde sektöre kalite ve disiplin getirdi. 14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. Yetki belgesi olmayan ve kayıt dışı çalışan kişilerle iş yapan, komisyon paylaşan emlakçıya 10 katına kadar ceza kesilirken, yetki belgeleri de iptal edilebilecek. Artık yetki belgesiz online platformlara ilan verilemeyecek. Ayrıca bir taşınmaz için birden fazla online ilan verilemeyecek. Sahibinden olan ilanlarda vekaletname ya da tapu kaydı istenecek. Taşınmaz ticaretiyle iştigal eden emlak işletmelerinin faaliyetlerine devam edebilmeleri için artık 100 saatlik eğitim almaları gerekiyor. Bazı emlakçılar, sadece Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin yeterli olduğunu zannederken, bu belge emlakçılık yapmak için yeterli olmuyor. MYK’dan belge almak yetki belgesi almak için şartlardan sadece bir tanesi. Bir diğer zorunluluk ise üniversitelerden veya MEB’den alınacak 100 saatlik eğitim. 100 saatlik eğitim sertifikası olmayan yetki belgesi için başvuruda dahi bulunamayacak. Kimler eğitim alacak? Meslek mensuplarının 100 saatlik eğitim alıp almayacağı 5 Haziran 2018 tarihinden önce oda kaydı veya vergi kaydı olmasına bağlı. 5 Haziran 2018’den sonra mesleğe başlayan tüm meslek mensupları 100 saatlik eğitimi almak zorunda. Oda kaydı, vergi kaydı veya MYK belgesi eğitimden muaf kılmıyor. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları ile yetki belgesini nasıl aldıkları da önemli. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları; yetki belgelerini MYK’dan aldıkları belge ile aldıysalar, 100 saatlik eğitimi de almak zorundalar. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları; yetki belgelerini MEB’ten aldıkları eğitim ile aldıysalar, onlar 100 saatlik eğitimden muaflar. Yüksek İhtisas Üniversitesi’ne eğitim talebi Emlakçılar, güçlü akademik kadrosu ve yüksek teknolojik alt yapısı nedeniyle Yüksek İhtisas Üniversitesi’nden konuyla ilgili eğitim programını açılmasını talep etti. Yüksek İhtisas Üniversitesi de meslek mensuplarının bu isteği doğrultusunda 100 saatlik “Taşınmaz Ticareti Eğitimi Sertifika Programı” programını hazırladı. Programa, emlakçılar, site yöneticileri, galericiler ve müteahhitlerin yanında emekliliğinde veya gelecekte sektörde olmayı düşünenler yoğun ilgi gösteriyor. Eğitim programı, tapu işlemlerinden gayrimenkul hukuku ve değerlemesine, müşteri ilişkileri yönetiminden imar hukuku ve vergilendirmeye kadar birçok önemli ve temel konuları kapsıyor. Eğitim programına özellikle mevcut emlakçılar ve gelecekte mesleği yapmayı düşünenler ilgi gösteriyor. Kontenjanların çabuk dolması sebebiyle üniversite yeni sınıflar açmak zorunda kaldı. Pandemi nedeniyle online eğitimi fırsat olarak gören meslek mensupları, üniversiteye yeni sınıfların açılması için baskı oluşturdu. Programa sınırlı sayıda başvuru, başvuru sırasına göre kabul ediliyor. Pandemi süreci sebebiyle internet üzerinden yapılan ve ülkemizin her noktasından rahatlıkla erişilebilen eğitimler, emlakçılara ve taşınmaz ticaretiyle uğraşan veya gelecekte bu alanda faaliyet göstermeyi düşünenlere çok ciddi bir fırsat sunuyor. İnternet üzerinden istenilen zamanda ve her noktadan rahatlıkla erişilebilen eğitimlere sem.yiu.edu.tr adresinden başvurulabiliyor.
Aytemiz Akaryakıt Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü’ne Duygu Deniz Kadıoğlu Atandı
Pazarlama, marka ve iletişim alanında farklı sektörlerde 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Duygu Deniz Kadıoğlu, 21 Aralık 2020 itibari ile Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’de Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak göreve başladı. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde aldıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Duygu Deniz Kadıoğlu, profesyonel kariyerine 1997 yılında Roche’da başlayarak Reckitt Benckiser, Brisa Bridgestone Sabancı Lastik gibi şirketlerde satış, pazarlama, iletişim, ürün yönetimi ve marka stratejileri oluşturulmasında önemli görevlerde bulundu. 2012-2019 yılları arasında Castrol’de Sponsorluk, PR, Pazarlama İletişimi, Marka ve İletişim Müdürlüğü sorumlulukları olan Kadıoğlu, son olarak Mutlu Akü’de İcra Kurulu üyesi olarak Pazarlama Müdürlüğü görevini üstlenmiştir. Evli olan Kadıoğlu, İngilizce ve Almanca bilmektedir. Aytemiz Hakkında: 1963 yılında kurulan ve faaliyetlerini aralıksız sürdüren Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’nin %50 hissesi, 2015 yılında bir Doğan Holding iştiraki olan Doğan Enerji tarafından satın alınmıştır. Aytemiz ailesi ve Doğan Enerji’nin birleşmesi ile gücüne güç katan Aytemiz, yurt çapındaki akaryakıt dağıtımı ve bayilik oluşturma faaliyetlerini sahip olduğu 560’ı aşkın lisanslı istasyon ve artan büyüme ivmesiyle sürdürmektedir. Bugün itibari ile Türkiye’nin farklı coğrafyalarında konumlanmış 10 ikmal noktası ve 250.000 metreküplük depolama kapasitesi ile rekabetçi bir altyapıya sahip olan Aytemiz, yaptığı operasyonel iyileştirmelerle hizmet standardını her geçen gün yukarıya taşıyarak sürekli müşteri memnuniyeti ilkesiyle tüketicilere hizmet vermeye devam etmektedir. Detaylı bilgi için; Soylu ve Cengiz Danışmanlık Hande Pehlivan 0212 287 02 02 hande.pehlivan@soylucengiz.com.tr
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler’in Mesleki Sorumluluk Sigortaları Unico’ya Emanet!
Unico Sigorta, Mali Müşavirler – Muhasebeciler (MMM) Birliği Derneği ve Unico Sigorta’nın iş ortaklarından Korurlar Brokerlik arasında yapılan protokol çerçevesinde, derneğe üye Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) sigortalarını Unico’nun özel olarak hazırlanmış ürünleriyle Korurlar Brokerlik aracılığıyla yapacaklar. Unico Sigorta Genel Müdürü Ahmet Sertem Demir, Korurlar Brokerlik Genel Müdürü Mert Korur ve MMM Birliği Derneği Genel Başkanı Mahmut Şahin’in ve Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla Unico Sigorta Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşen imza töreni sonrasında, tüm SMMM’ler ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası’ ürününe Unico Sigorta’nın avantajlı fiyatlarıyla sahip olabilecekler. Sigorta sektörünün tecrübeli markası Unico Sigorta A.Ş., Unico Sigorta brokerlerinden Korurlar Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş., ve MMM Birliği Derneği (Mali Müşavirler – Muhasebeciler Birliği Derneği ve Şubeleri / Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları) arasında imzalanan protokol kapsamında, Türkiye genelinde; 3568 sayılı Meslek Yasasına göre ruhsat almış, iller bazında Odalara ve/veya Dernek Şubelerine üye olmuş, Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere, MMM Birliği Derneği ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası’ için sadece Unico Sigorta ve Korurlar Brokerlik’i yetkilendirdiğini imza altına aldı. Türkiye genelinde 120 bine yakın üyesi olan MMM Birliği Derneği, Unico Sigorta ve Korurlar Brokerlik arasında gerçekleşecek iş birliği doğrultusunda, 2021 yılında başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere toplam 14 ilde hizmet verilecek ve binlerce Mesleki Sorumluluk Sigortası satışı gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Ahmet Sertem Demir, “Ülkemiz için yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz” Yapılan protokol sonrası kısa bir açıklama yapan Unico Sigorta Genel Müdürü Ahmet Sertem Demir, “Türkiye sigorta sektörüne yeni bir soluk getirmek hedefiyle çıktığımız yolda, Unico Sigorta olarak gece gündüz çalışıyoruz. Unico Sigorta bünyesinde Korurlar Brokerlik ile MMM Birliği Derneği üyelerine hizmet verme imkanı bulmuş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu protokolü ailemizin bir ferdi olarak gördüğümüz iş ortaklarımızla yaptığımız uyumlu çalışmaların bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Korurlar Brokerlik İzmir’in en köklü aracı şirketlerinden biri. Biz de Unico olarak bu tarz özel alanlara Korularlar gibi alanında uzmanlaşmış, derin birikimlere sahip aracılarla giriyoruz. Mesleki sorumluluk sigortası ürünü sayesinde Korurlar ile olan işbirliğimizi büyütürken yeni bir alana da girdiğimiz için mutluyuz. Unico Sigorta olarak bugün olduğu gibi, bundan sonra da ülkemiz ekonomisine ve sektörümüzün ekosistemine yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. Mert Korur, “MMM Birliği Derneği portföyümüzü 2021 yılı itibariyle Unico Sigorta ile birlikte yöneteceğimiz için çok mutluyuz.” İmza töreni sonrasında Korurlar Brokerlik Genel Müdürü Mert Korur, “Brokerliğimiz bünyesinde hizmet vermekte olduğumuz ve büyük bir üretim potansiyeli olan MMM Birliği Derneği portföyümüzü 2021 yılı itibariyle Unico Sigorta ile birlikte yöneteceğimiz için çok mutluyuz. Resmi anlamda mali müşavirlerin sorumlulukları çerçevsinde verdiği tüm hizmetleri eksiksiz sigorta kapsamına alan tek şirketiz. Poliçemizin özel şartlarında mali müşavirler için ‘Hata, ihmal ve unutmayı‘ net bir biçimde yazan tek firmayız. Genel anlamda poliçelerdeki hatalar bu noktalardan geliyor. İş birliğimizin hem Unico Sigorta, hem MMM Birliği Derneği, hem de Korurlar Brokerlik için hayırlı olmasını diliyoruz. ” dedi. Mahmut Şahin, “Müşterilerimizin başı ağrırsa, bizim karnımız ağrır” Genç meslektaşlarının mesleki sorumluluk sigortası hakkında bilgilendirilmesinin önemine vurgu yapan Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği Genel Başkanı Mahmut Şahin, “Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin civarı serbest muhasebeci mali müşavir var. Pandemi döneminde en çok çalışan, üreten ve ekonominin çarkının dönmesine birçok katkılar sunan meslek grubu olduk. Yine bu süreç içerisinde ekonomik anlamda etkilenen meslek grubu bizler olduk çünkü esnafın ekonomik anlamda sıkıntıları bize yansıdı. Müşterilerimizin başı ağrırsa, bizim karnımız ağrır çünkü…
Türkiye’de virüsü yenen hasta sayısı 18 bin 491’e ulaştı
GündemHaber Giriş: 23 Nisan 2020 Perşembe 19:55 Kaynak: TRT Haber Türkiye’de virüsü yenen hasta sayısı 18 bin 491’e ulaştı ABONE OL Türkiye’de son 24 saatte 3 bin 116 kişiye COVID-19 tanısı konuldu, 115 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 101 bin 790, can kaybı 2 bin 491, iyileşen hasta sayısı 18 bin 491 oldu. Sağlık Bakanlığının internet sitesinde yer alan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Twitter’dan paylaştığı, “Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu”nun güncel verilerine göre, bugün 40 bin 962 test yapıldı. Bu kapsamda 3 bin 116 kişiye COVID-19 tanısı konuldu. Son 24 saatte 115 hasta vefat etti, 2 bin 14 hasta iyileşti. Toplam test sayısı 791 bin 906, toplam vaka sayısı 101 bin 790, toplam vefat sayısı 2 bin 491, toplam yoğun bakım hasta sayısı 1816, toplam entübe hasta sayısı 982, toplam iyileşen hasta sayısı 18 bin 491 oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Bugün, dünden daha iyi durumdayız. Bu noktaya, biri bile tesadüfen yapılmamış toplam 791.906 testle geldik. Tanı konanların her birinin temaslı taraması ya yapıldı ya da devam ediyor. Alınan sonuca tedbirle destek şart. Bize güç verin” ifadelerini kullandı.
U&G Fashion farklı hizmet sunuyor.
U&G Reklam sahibi Güldoğan AYDİLEK ile reklam sektörü konusunda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve ilk olarak; U&G Reklam kimdir? Doğuş öyküsünü sorduk kendilerine… İş hayatına 1996 yılında Global bir firmada Araştırma ve Danışmanlık sektöründe başladım. Uzun yıllar birçok sektörün, yurtiçi / yurtdışı markaların farklı araştırma metotlarında görev aldım. Yaptığımız araştırmalar arasında reklam araştırmaları, bu reklamların 7’ den 70’ e kişiler üzerindeki etkileri, markaların reklamlar sayesinde nasıl algılandığı, verilmek istenilen mesajların verilip verilmediği, kişilerin markaları nereye konumlandırdığı, markalara duyulan güven vs. gibi birçok konuda tespitinin yapılmasında çalıştım. Yıllar sonra bu bilgi birikimimi işin prodüksiyon kısmını da ekleyerek kendi markam olan U&G Reklamı 2014 yılında kurmuş oldum. U&G Reklam ilk önce sektörel olarak ve tekstil firmalarına hizmet vererek sektörde yerini aldı. Ancak ilerleyen zaman ve gelen talepler doğrultusunda sektör yelpazesini, hizmet çeşitliliğini genişleterek birçok sektöre hizmet verir hale geldi. Bu da motivasyonumuzu yüksek tutmamızı sağlıyor. Çalışma arkadaşlarınız, ekibiniz ile ilgili ne söylemek istersiniz? Kaliteli, nitelikli, tam kadro profesyonel bir personel yapımız var. Tüm çalışma arkadaşlarımız çok uzun yıllar kendi alanların da, konuların da tecrübeli, enerjik, pozitif kişilerdir. Fotoğrafçımız ödül almış, Web tasarımcımız global / kurumsal firmaların yazılım programcılıklarında çalışmış, Sosyal Medyacımız çeşitli kurumlarda kendi alanında eğitmenlik yapmış, Grafik Tasarımcımız yine kurumsal / global firmaların ve yayınların grafik tasarımlarını yapmış profesyonel kişilerdir. İşlerinde profesyonel olmalarının dışında etik, çözüm odaklı, yenilikleri takip eden, özveri ile çalışan bir ekibimiz bulunmaktadır. Sunduğumuz ürün ve hizmetlerle değişimi çok kolay yakalayabiliyor ve değişimin gücünü müşterilerimize de hemen yansıtıyoruz. U&G Reklamı diğer reklam firmalarından ayıran özellikleri nelerdir? U&G Reklam müşteri odaklıdır. Firmamızın değişmez prensipleri daima kaliteli hizmet, zamanında ürün teslim, müşteri memnuniyeti ve uygun fiyat politikasıdır. Çalışma felsefemiz ‘‘Başarı ve sürekliliğin teminatı, hizmette dürüstlük ve kalitedir’’ diyerek işimizi büyük bir aşk ile yapıyoruz. İşini sevgi, aşk ile yapmak başarıyı da beraberinde getiriyor. İşi almak, para kazanmak adına yapamayacağımız işlere evet demiyoruz, evet dediğimiz işleri de her koşulda uygun fiyat, yüksek kalite ile yerine getiriyoruz. Çünkü biz; · Müşteri odaklı çalışıyoruz, . İşimizi ciddiye alıyoruz ve severek yapıyoruz. · İşimizde daha iyi olmak için sürekli araştırıyoruz. · Yüzümüzü her zaman yeniliklere çeviriyoruz. · Bahane değil çözüm üretiyoruz. · Disiplinli ve programlı çalışıyoruz. . Enerjik, motivasyonu yüksek, sizleri dinliyor ve anlıyoruz… U&G Reklamın verdiği hizmetler nelerdir? Verdiğimiz hizmetler; Kurumsal kimlik / Sosyal Medya Danışmanlığı / Katalog Çekimleri / İmaj Çekimleri / Ürün çekimleri / Dergi / İlan tasarımları / Afiş tasarımları / Web Sitesi / Logo tasarımı / Kartvizit / Firma Tanıtım kitapçıkları – dosyaları / Promosyon (Kalem, defter, şapka, t-shirt…) / Kağıt Amerikan servisleri, ıslak mendil, magnet, çanta, poşet tasarım baskı / El broşürü, ürün dağıtımı vb. / Firma kısa tanıtım filmi / Vitrin Tasarımları / Cephe ve Araç Giydirmeleri vb. Ayrıca verdiğimiz hizmetler dışında müşterilerimizin talepleri olur ise çözüm üretiyoruz. U&G Reklamın Sektördeki kısa ve uzun vadeli hedefleri nelerdir? Açıkçası biz her hangi somut bir ürün üreten firma değiliz. Biz hizmet sunuyoruz. Reklâmda kullanılacak ses, söz, yazı, resim, görüntü ve renk unsurlarının hedef kitleye en uygun sunulacak şekilde bir araya getirerek müşterilerimizin ürünlerini, satış düşüncelerini, kendi hedef kitlelerine iletilmesine katkıda bulunuyoruz. Dolayısı ile bizim aslında kısa ve uzun vadeli hedeflerimiz açıkçası yok. Ama şunu söyleyebiliriz; Değişen, gelişen, yenilenen dünyada, tüm yenilikleri takip ederek işimize entegre edebileceklerimizi işimize entegre edip müşterilerimizi de bu doğrultuda doğru yönlendirmeler…
Yurtdışı Pazar Destek Programı Yürürlüğe Girdi
Yurtdışı Pazar Destek Programı Yürürlüğe Girdi Küçük ve orta ölçekli işletmelerin uluslararası pazara açılmalarına ve ihracat kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlanması amacı ile Yurtdışı Destek Programı yürürlüğe girdi ve başvurular alınmaya başlandı. PROGRAMIN AMACI KOBİ’lerin yurt dışı pazarlara açılabilme beceri ve kabiliyetlerini geliştirmek, KOBİ’lerin yurt dışı pazar paylarını arttırmak, KOBİ’leri, uluslararası rekabetin aktörleri haline getirmek, İhracata başlayan KOBİ sayısını arttırmak, E-ticarete başlayan KOBİ sayısını arttırmak. DESTEK UNSURLARI VE DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ Proje bazlı bu destek programının süresi; en az 6 (altı) ay en fazla 24 (yirmi dört) ayolarak belirlendi. Toplam destek miktarı 300.000 (üç yüz bin) TL. Destek oranı, personel gideri hariç olmak üzere %70 (yetmiş) geri ödemesiz, %30 (otuz) geri ödemeli olarak uygulanıyor. İşletmeler bu destekten sadece 1 (bir) kez faydalanabiliyorlar. Desteklenecek proje giderleri ve üst limitleri aşağıdaki Tablo 1’de yer alıyor. Tablo 1. Gider Adı ve Destek Üst Limitleri TablosuGider AdıDestek Üst Limiti (TL)Personel Gideri100.000Yazılım ve Donanım Giderleri100.000Tanıtım Giderleri100.000Yurt Dışı Fuar ve Seyahat Giderleri150.000Test Analiz ve Belgelendirme Giderleri100.000Hizmet Alım Giderleri100.000Destek Programına Başvuru İçin: https://edevlet.kosgeb.gov.tr/ sayfasından Yurt Dışı Pazar Destek diye aratarak ya da tüm hizmetlerin listelendiği https://edevlet.kosgeb.gov.tr/EHizmetler/TumHizmetler sayfasından ilgili sayfaya erişilebilirsiniz.
Generali, acentelerine dijital dünyayı Webinar’da anlattı
150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin ilk sigorta şirketi olma unvanına sahip Generali Sigorta, acenteleriyle Webinar’da (internet semineri) bir araya geldi. Dijital geleceğin konuşulduğu “Dijitalleşen Dünya’ya Nasıl Ayak Uydurabilirim?” adlı Webinar’da; dijitalleşmeyle ilgili kavramların yanı sıra iş ve sosyal hayatı etkileyen trendler konuşuldu. Dijital Dönüşüm Danışmanı Murat Erdör moderatörlüğünde gerçekleşen Webinar’da, Generali Sigorta Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seydi Demir de yer alarak, acentelerin sorularını yanıtladı. Acenteler ile bir araya gelinen Webinar ile ilgili bilgi veren Generali Sigorta Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seydi Demir: “Hem bireysel olarak hem de iş hayatında son zamanların en büyük değişimine tanıklık ediyoruz. Bu dönüşüme adapte olamayan şirketlerin ve çalışanların iş hayatında ilerleyemeyecekleri hatta işlerini kaybetme noktasına gelecekleri konuşuluyor. ‘Ben teknoloji sektöründe değilim ki, beni ilgilendiren bir şey yok’ diyen birçok kişi aslında bu değişimin her alanda köklü değişimler yaratacağının farkında olmalı. Bu anlayışla acentelerimize dijital dönüşümü ve geleceği anlatarak, keyifli bir buluşma gerçekleştirdik. Benzeri buluşmalara devam ederek hem acentelerimizi hem de sektörü bilgilendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Generali Hakkında: Generali Sigorta A.Ş. ise 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet göstermektedir. Generali, uluslararası arenada güçlü varlığa sahip, bağımsız bir İtalyan gruptur. 1831 yılında kurulan Generali, dünyanın lider sigorta şirketlerinden biri olup, 2018’de 68 milyar Euro toplam prim geliriyle 60’a yakın ülkede faaliyetlerini sürdürmektedir. Grup, dünya genelindeki 71.000 çalışanı ve 57 milyon müşterisiyle, Batı Avrupa’da lider konumda yer alırken, Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Asya’da da giderek artan bir değerde varlığa sahiptir. Generali Sigorta A.Ş. ise 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet göstermektedir.
Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi.
Enerjisini güneşten alan Shell istasyonunda karbon salınımı yaklaşık yüzde 30 azalacak Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi Gerçekleştirdiği yenilikçi yatırımlarıyla Türkiye’de akaryakıt sektörüne öncülük eden Shell & Turcas, Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürdü. Shell Küçükesat istasyonu karbon salınımını yaklaşık yüzde 30 azaltacak. Ayrıca enerjisini güneşten alan bu istasyon sayesinde her yıl çevreye olan katkı katlanarak büyüyecek ve 10 yılda yaklaşık 1000 ağaç doğaya kazandırılacak. Yıllık yaklaşık 200 bin kilovatsaat olan enerji tüketiminin yüzde 32’sini güneş enerjisinden sağlayacak olan Shell Ankara Küçükesatistasyonunun dönüşümü için 270 watt gücünde 160 adet güneş paneli kullanıldı. Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürenShell & Turcas CEO’su Felix Faber; “Ankara’da güneş enerjisine dönüşümünü sağladığımız Shell Küçükesat istasyonu, Türkiye’de elektrik ihtiyacını güneş enerjisinden sağlayan ilk istasyonumuz oldu. Bu sayede istasyonumuz karbon salınımınıyaklaşık yüzde 30 azaltacak. Shell & Turcas olarak Net Karbon Ayak İzimizi azaltmaya yönelik yürüttüğümüz faaliyetlerimizi çeşitlendirmeye ve Türkiye çapında yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Shell’in dünya çapında yürüttüğü “daha düşük karbonlu bir gelecek” programı kapsamında, Türkiye’deki istasyonlarını da net karbon ayak izini azaltmaya yönelik dönüştürmeye başladıklarını vurgulayan Faber, “Küresel çapta yürüttüğümüz inisiyatif doğrultusunda Shell & Turcas olarak Türkiye’de de birçok çalışmayı hayata geçiriyor, karbon ayak izimizi azaltmak için çalışıyoruz. Bu anlamda, karbon emisyon salınımını yüzde 20’ye varan oranda azaltan çevre dostu LNG yakıtını Türkiye lojistik sektörünün kullanımına sunuyoruz. Hedefimiz; lojistik sektörünü geleceğin ekonomik ve çevreci yakıtları ile tanıştırarak, Türkiye’de Shell LNG istasyon ağı oluşturmak.Enerji dönüşüm sürecindekiyatırımlarımızı, misafirlerimizin ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak Shell’in uzmanlığı ile en hızlı şekilde devreye alıyoruz”diye konuştu. Net karbon ayak izini azaltma çalışmaları çerçevesinde istasyonlarında birçok yeniliği hayata geçiren Shell & Turcas, bugüne kadar Türkiye’deki istasyonlarında aydınlatma sistemlerini değiştirerek, toplam karbon salınımı yılda 1.200 ton azalttı ve 2.601,5 MWh enerji tasarrufu sağladı. Shell & Turcas,gerçekleştirdiği bu proje ile Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi’nde ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülüne layık görüldü. Editöre Notlar: Dünya çapında net karbon ayak izini azaltmaya yönelik hedeflerini belirleyen ilk uluslararası petrol ve gaz şirketi olan Shell, ürünlerdeki Net Karbon Ayak İzini 2050 yılına kadar yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için Shell, yenilenebilir enerji, biyoyakıt, hidrojen, LNG ve elektrik gibi karbon yoğunluğunu azaltmak üzere tüm dünyada portföyünü çeşitlendiriyor. Aynı zamanda enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve orman, sulak alan ve diğer ekosistemlere büyük ölçekli yatırım yapıyor. Önümüzdeki üç yıl boyunca doğal ekosistemlerin yenilenmesine ve küresel çapta orman varlığının artırılmasına yönelik çalışmaları için toplam 300 milyon dolar harcayacak. Bu yatırım kapsamında; Shell, Hollanda’da gelecek 12 yıl içerisinde 5 milyondan fazla ağaç, İspanya’da ise 2019 yılının sonuna kadar 300 hektarlık alanda 300 bin ağaç dikimini gerçekleştirecek. Shell’in Hollanda ve İspanya’daki projelerinin beş yıl içerisinde karbon kredisine dönüşmesi bekleniyor. Bunlara ek olarak Shell, Avusturalya’dayok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan 800 hektarlık bir orman gençleştirme projesi ve Malezya’da tabiatın korunması, restorasyonu ve iyileştirilmesine yönelik de çalışmalar başlattı.
Fibabanka, ICBC Turkey Bank A.Ş. ile kredi anlaşmasına imza attı
Dijitalleşme, tabana yayılma ve mutlu çalışan-mutlu müşteri yaratma hedefleri doğrultusunda, sektöründe birçok öncü anlaşmaya imza atan Fibabanka, ICBC Turkey Bank A.Ş. ile 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi anlaşmasına imza attı. Fibabanka, ICBC Turkey ile ilk kez karşılıklı kredi anlaşması imzaladı ve 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi temin etti. Fibabanka ve ICBC Turkey’nin katılımıyla Fibabanka Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen imza töreninde, gerçekleşen iş birliğiyle ilgili düşüncelerini dile getiren Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, “Ülkemizin toplumsal ve ekonomik kalkınmasına katma değer sağlamayı sürdürme hedefiyle ICBC ile kredi anlaşması imzalamanın mutluluğu içerisindeyiz. Hem ülkemize hem de Bankamıza duydukları güveni gösteren 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi, kurumsal ve ticari finansman ihtiyaçlarını karşılama amacıyla kullanılacak. Bankamızın kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve artırılması açısından önemli olan bu kredi anlaşması ile reel sektörü canlandıracak adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi. ICBC Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Xiangyang Gao ise bu başarılı işlemin ICBC olarak Türkiye’de bankacılık sistemine ve Fibabanka’ya duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu ve iki banka arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve katma değer yaratmaya devam edeceğine olan inancını ifade etti. Fibabanka Hakkında: Fiba Grup bünyesine 27 Ekim 2010 tarihinde katılan Fibabanka, “Anlarız hızla, çözeriz hızla” yaklaşımı ve müşterilerinin ayağına giden banka anlayışıyla hizmet vermektedir. Fibabanka, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’de toplam 66 şubesi ve yaklaşık 1.600 çalışanı ile Kurumsal, Ticari, KOBİ, Bireysel, Tarım ve Özel Bankacılık alanlarında faaliyet göstermektedir. Detaylı bilgi için: Bersay İletişim Danışmanlığı Erdi Gürel / erdi.gurel@bersay.com.tr/ 0535 508 23 65 Sinem Sünör Kutlu / sinem.kutlu@bersay.com.tr /0553 617 58 39
Akbank’tan 2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi
“2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla artacak harcamalara kolaylık sağlamak isteyen Akbank, “2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında Akbank’tan ihtiyaç kredisi kullanacak müşterilerin kredilerinin ilk taksitini 3 aya kadar erteleyebileceklerini ve 5 yıla varan vade seçeneklerinden yararlanabileceklerini kaydeden Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz: “Bayramın yaklaşması ve yaz döneminin de gelmesi ile beraber müşterilerimizin ihtiyaçlarının dolayısıyla da harcamalarının arttığı bir dönemdeyiz. Bayram alışverişi yapacak, sevdiklerini ziyaret edecek ya da tatile çıkacak müşterilerimiz için bütçelerine uygun farklı ödeme seçenekleri oluşturabilecekleri ve ayrıca 2 bayram arasında da hiç ödeme yapmayacakları bir kredi kampanyası sunuyoruz. Kredi kullanmak isteyen müşterilerimiz tercih ettikleri bir Akbank şubesine gelerek, cep telefonlarından “Akbank Direkt” uygulaması üzerinden veya 4442525 Akbank Telefon Şubesi’ni arayarak kolayca kredi başvurusunda bulunabilir, 5 yıla kadar vade seçenekleri ile kredilerini kullanabilirler ” diye sözlerini tamamladı.
Kimler Grip Aşısı Olmalı?
Makaleyi Yazan: Uzm. Dr. Suzan Alp Makale Tarihi: 19 Ekim 2018 Sıcak yaz günleri yerini sonbahara bırakıyor.. İnsan vücudunun bu sıcaklık ve iklim değişikliklerine uyumu ise zaman alıyor. Bu uyum süreci ve soğuyan hava;nezle, farenjit, larenjit, grip, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi solunum sistemine ait enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor. Hastanemizin İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Suzan ALP kış hastalıklarından korunmak için kimlerin grip aşısı olması gerektiğini anlattı. Öncelikle grip, genellikle hastayı yatıracak kadar vücut direncini düşüren bir seyir izleyebilir. Hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi, hapşırması ile havaya yayılan partiküllerle ya da doğrudan temasla (kapı kolları, telefonlar, bilgisayar klavyeleri vb.) grip toplum içinde son derece hızla yayılabiliyor. Yaşlılar, diyabet, kalp ve solunum sistemi hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanlarda daha ağır seyredebilir ve zatürre gibi ikincil gelişen hastalıklara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Ekim-Kasım aylarında özellikle risk grupları başta olmak üzere tüm bireylere koruyuculuk düzeyi yüksek olan “grip aşısının” yaptırılması son derece önem taşıyor. KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? 65 yaş ve üstündeki kişiler, Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker hastalığı ve benzeri hastalığı olanlar, Bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler: Kanser hastaları, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, hasta bakıcılar, kreş ve huzurevi çalışanları, Yüksek risk grubundaki kişilerle yakın temasta olan kişiler, İlk 3 aydan sonraki hamile kadınlar, Altıncı ayından itibaren bebekler de grip aşısı yapılması gereken kişiler arasında yer alıyor. kaynak : avcılar hospital sağlık rehberi
Mücadeleye varız … Kendi küçük, kazancı büyük yatırım…
20 yılı aşkın bir süredir Kurumsal Firmalara taahhüt işleri yapan ARKİ MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT, 2019 yılında birkaç tane kentsel dönüşüm projesini hayata geçirecekleri müjdesini verdi. 2018 yılının son çeyreğinde Türk lirasının değer kaybına uğramasının özellikle inşaat sektöründe büyük bir kriz yarattığını, bu krizden her firma gibi kendilerinin de etkilendiğini, ancak piyasaların kilitlenmemesi adına 2019 yılında hız kesmeyeceklerini belirtti. Özellikle İnşaat sektörünün tekrar canlanması ve eski satış rakamlarını yakalayabilmek adına biz ARKİ MİMARLIK MUHENDİSLİK İNŞAAT olarak “ Mücadeleye varız . “ mesajını verdi. 2018 Nisan ayında “ Kazancın Merkezi “ sloganı ile satışa çıktıkları “ ARKİ LİFE SEYREK “ projesinde örnek daireyi tamamladıklarını vurgulayan ARKİ MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT Firma ortakları Seyfi Gürçay ve Murat Özükor , ev sahibi olmak veya yatırım amaçlı daire satın almak isteyen vatandaşlarımızın projeyi ziyaret etmeleri gerektiğini vurguladı. Nisan 2019 da yaşamın başlayacağı ARKİ LİFE SEYREK’te , teslime kadar da firma bünyesi kapsamında ödeme seçenekleri sunuluyor. Gelin sizde , ARKİ LİFE projeleri ile tanışın , 149.000 TL den başlayan fiyatlarla kazancın merkezinde yerinizi alın. www.arkilifeseyrek.com 0 533 7057006 Kaynak : Emlakta24Saat


























