Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi.

Enerjisini güneşten alan Shell istasyonunda karbon salınımı yaklaşık yüzde 30 azalacak Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi Gerçekleştirdiği yenilikçi yatırımlarıyla Türkiye’de akaryakıt sektörüne öncülük eden Shell & Turcas, Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürdü. Shell Küçükesat istasyonu karbon salınımını yaklaşık yüzde 30 azaltacak. Ayrıca enerjisini güneşten alan bu istasyon sayesinde her yıl çevreye olan katkı katlanarak büyüyecek ve 10 yılda yaklaşık 1000 ağaç doğaya kazandırılacak. Yıllık yaklaşık 200 bin kilovatsaat olan enerji tüketiminin yüzde 32’sini güneş enerjisinden sağlayacak olan Shell Ankara Küçükesatistasyonunun dönüşümü için 270 watt gücünde 160 adet güneş paneli kullanıldı. Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürenShell & Turcas CEO’su Felix Faber; “Ankara’da güneş enerjisine dönüşümünü sağladığımız Shell Küçükesat istasyonu, Türkiye’de elektrik ihtiyacını güneş enerjisinden sağlayan ilk istasyonumuz oldu. Bu sayede istasyonumuz karbon salınımınıyaklaşık yüzde 30 azaltacak. Shell & Turcas olarak Net Karbon Ayak İzimizi azaltmaya yönelik yürüttüğümüz faaliyetlerimizi çeşitlendirmeye ve Türkiye çapında yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Shell’in dünya çapında yürüttüğü “daha düşük karbonlu bir gelecek” programı kapsamında, Türkiye’deki istasyonlarını da net karbon ayak izini azaltmaya yönelik dönüştürmeye başladıklarını vurgulayan Faber, “Küresel çapta yürüttüğümüz inisiyatif doğrultusunda Shell & Turcas olarak Türkiye’de de birçok çalışmayı hayata geçiriyor, karbon ayak izimizi azaltmak için çalışıyoruz. Bu anlamda, karbon emisyon salınımını yüzde 20’ye varan oranda azaltan çevre dostu LNG yakıtını Türkiye lojistik sektörünün kullanımına sunuyoruz. Hedefimiz; lojistik sektörünü geleceğin ekonomik ve çevreci yakıtları ile tanıştırarak, Türkiye’de Shell LNG istasyon ağı oluşturmak.Enerji dönüşüm sürecindekiyatırımlarımızı, misafirlerimizin ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak Shell’in uzmanlığı ile en hızlı şekilde devreye alıyoruz”diye konuştu. Net karbon ayak izini azaltma çalışmaları çerçevesinde istasyonlarında birçok yeniliği hayata geçiren Shell & Turcas, bugüne kadar Türkiye’deki istasyonlarında aydınlatma sistemlerini değiştirerek, toplam karbon salınımı yılda 1.200 ton azalttı ve 2.601,5 MWh enerji tasarrufu sağladı. Shell & Turcas,gerçekleştirdiği bu proje ile Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi’nde ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülüne layık görüldü. Editöre Notlar: Dünya çapında net karbon ayak izini azaltmaya yönelik hedeflerini belirleyen ilk uluslararası petrol ve gaz şirketi olan Shell, ürünlerdeki Net Karbon Ayak İzini 2050 yılına kadar yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için Shell, yenilenebilir enerji, biyoyakıt, hidrojen, LNG ve elektrik gibi karbon yoğunluğunu azaltmak üzere tüm dünyada portföyünü çeşitlendiriyor. Aynı zamanda enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve orman, sulak alan ve diğer ekosistemlere büyük ölçekli yatırım yapıyor. Önümüzdeki üç yıl boyunca doğal ekosistemlerin yenilenmesine ve küresel çapta orman varlığının artırılmasına yönelik çalışmaları için toplam 300 milyon dolar harcayacak. Bu yatırım kapsamında; Shell, Hollanda’da gelecek 12 yıl içerisinde 5 milyondan fazla ağaç, İspanya’da ise 2019 yılının sonuna kadar 300 hektarlık alanda 300 bin ağaç dikimini gerçekleştirecek. Shell’in Hollanda ve İspanya’daki projelerinin beş yıl içerisinde karbon kredisine dönüşmesi bekleniyor. Bunlara ek olarak Shell, Avusturalya’dayok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan 800 hektarlık bir orman gençleştirme projesi ve Malezya’da tabiatın korunması, restorasyonu ve iyileştirilmesine yönelik de çalışmalar başlattı.

Akbank’tan 2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi

“2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla artacak harcamalara kolaylık sağlamak isteyen Akbank, “2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında Akbank’tan ihtiyaç kredisi kullanacak müşterilerin kredilerinin ilk taksitini 3 aya kadar erteleyebileceklerini ve 5 yıla varan vade seçeneklerinden yararlanabileceklerini kaydeden Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz: “Bayramın yaklaşması ve yaz döneminin de gelmesi ile beraber müşterilerimizin ihtiyaçlarının dolayısıyla da harcamalarının arttığı bir dönemdeyiz. Bayram alışverişi yapacak, sevdiklerini ziyaret edecek ya da tatile çıkacak müşterilerimiz için bütçelerine uygun farklı ödeme seçenekleri oluşturabilecekleri ve ayrıca 2 bayram arasında da hiç ödeme yapmayacakları bir kredi kampanyası sunuyoruz. Kredi kullanmak isteyen müşterilerimiz tercih ettikleri bir Akbank şubesine gelerek, cep telefonlarından “Akbank Direkt” uygulaması üzerinden veya 4442525 Akbank Telefon Şubesi’ni arayarak kolayca kredi başvurusunda bulunabilir, 5 yıla kadar vade seçenekleri ile kredilerini kullanabilirler ” diye sözlerini tamamladı.

Hedef Yapı İflas Etti

Çamlıca Camisi, Dünya Ticaret Merkezi ve Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı başta olmak üzere birçok önemli projede yer alan ve 3 ay önce konkordato için başvuru yapan Hedef Yapı’nın iflasına karar verildi.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1179 sayılı kararı kapsamında üç ay süre verilen Hedef Yapı için süre sona erdi ve iflas kararı çıktı. Hedef Yapı, 23 Eylül 1997 tarihinde 500 bin TL sermaye ile Fatih Kalpakçı, Tunis Kalpakçı ve Erkan Özdemir ortaklığında kurulmuştu. Sözcü’nün haberine göre; 1997 yılında kurulan şirket Çamlıca Camii inşaatı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Dünya Ticaret Merkezi, Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Susesi Otel ve Kongre Merkezi, Adana Hilton ve Sabancı Üniversitesi inşaatlarında yer almıştı. Şirket Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Libya’da da bazı projelerde görev aldı.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1179 sayılı kararı kapsamında üç ay süre verilen Hedef Yapı için süre sona erdi ve iflas kararı çıktı. Hedef Yapı, 23 Eylül 1997 tarihinde 500 bin TL sermaye ile Fatih Kalpakçı, Tunis Kalpakçı ve Erkan Özdemir ortaklığında kurulmuştu. Sözcü’nün haberine göre; 1997 yılında kurulan şirket Çamlıca Camii inşaatı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Dünya Ticaret Merkezi, Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Susesi Otel ve Kongre Merkezi, Adana Hilton ve Sabancı Üniversitesi inşaatlarında yer almıştı. Şirket Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Libya’da da bazı projelerde görev aldı. Kaynak  yapi.com.tr

Millet Bahçesi’nden Sonra Millet Konağı Geliyor

2023 yılına kadar 81 ilde en az bir Millet Bahçesi yapmayı planlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, köy ve mahallelerde ise 5 bin tane ‘Millet Konağı’ inşa etmeyi planlıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2023 yılına kadar ülke genelindeki mahalle ve köylerde 5 bin Millet Konağı inşa edecek. Karar, Bakanlığın ilkini Antalya’da düzenlediği ‘2023’e Doğru Türkiye’de Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı’nın sonuç bildirgesinde açıklandı. Sonuç bildirgesinde ayrıca 2023 yılına kadar 81 ile en az birer Millet Bahçesi’nin inşa edilmesi, 1,5 milyon konuta kentsel dönüşüm uygulanması ve Emlak Bankası’nın yeniden kurulması gibi hedeflere yer verildi. 2B ve Hazine arazilerinin satışı, korunan alanların artırılması ve 250 bin yeni sosyal konut inşa edilmesi de Bakanlığın hedefleri arasında yer alıyor. 81 ile millet bahçesi, 5 bin mahalle ve köye millet konağı geliyor OdaTv’den Yusuf Yavuz’un haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2023 yılına kadar uygulamayı planladığı projeler arasında 5 bin adet ‘Millet Konağı’ da bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 100 günlük icraat programının ikincisinde de yer verilen Millet Konağı projesi, köy ve mahallelerdeki sosyal dokuyu güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje, konak, kıraathane ve kütüphane gibi üninetelerden oluşacak. Bakanlık ayrıca 2023’e kadar 81 ilde en az bir tane Millet Bahçesi yapmayı planlıyor. Kaynak yapi.com.tr

Türkiye, 63 Ülke Arasında 60’ıncı Oldu

2015’te dünya fiyat liginde zirvede olan Türkiye, konut piyasasındaki düşüşünü sürdürüyor. IMF’ye göre konut fiyatları 2018’de yüzde 7.6 düştü. Uluslararası Para Fonu (IMF) dünyada konut fiyatlarının en çok arttığı ve en fazla düştüğü ülkeleri sıraladı. 63 ülkeyi kapsayan IMF Küresel Konut İzleme Raporu verilerine göre, 2018 yılında konut fiyatlarının en çok yükseldiği ülke, yüzde 13.1’lik artışla Hong Kong oldu. 2017 yılına göre konut fiyatlarının en çok gerilediği ülke sıralamasında ise yüzde 15.2’lik düşüşle Ukrayna ilk sırada yer aldı. Önceden ilk üçteydik Sözcü’den İsmail Şahin’in haberine göre; geçmiş dönemlerde yüksek oranda fiyat artışıyla sıralamada hep ilk üçte yer alan Türkiye’de yüzde 7.6’lık düşüş görüldü. 2015 yılında yüzde 14’lük fiyat artışıyla zirvede olan Türkiye o tarihten bu yana küresel konut liginde ivme kaybediyor. IMF’nin 2016 raporunda 39’uncu, 2017’de ise 51’inci sırada yer bulabilen Türkiye, 2018’de ise 60’ıncı oldu. Fiyat-kira makası da daraldı IMF’nin son verileri, yatırım için ev alacakları sevindirecek bir gelişmeyi de ortaya koydu. Uzun yıllardır dünyada konut fiyatı artışının kira artış hızından daha fazla olduğu Türkiye sıralamada geriledi. Konut fiyat artışıyla kira bedellerinin artışını karşılaştıran endekste, 2010 yılı 100 kabul edildiğinde, 2016 yılında 148.8 ile birinci sırada yer alan Türkiye’de bu rakam 2018 itibarıyla 104.6’ya indi. Satılık konut fiyatlarının kira bedellerine göre en fazla arttığı ülke Letonya olurken, kiraların ev fiyatlarına göre en fazla arttığı ülke ise Rusya oldu. Haberin tamamına linkten  ulaşılabilir.. Kaynak yapi.com.tr

2019 Şubat Ayı Kira Artış Oranları Belli Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından enflasyon oranları açıklandı. Böylece 2019 Şubat ayı kira artış oranları belli oldu. Gayrimenkul kira sözleşmesi yenilenen kiracılara senelik zam yapılıyor. Bu zammın nasıl hesaplanması gerektiği de Borçlar Kanunu kapsamında yer alıyor. Kanunen meskendeki kiracıya üretici fiyat endeksi oranlarından yüksek oranda zam yapılamıyor. Buna karşın, geçtiğimiz yıl içerisinde enflasyon oranlarında yaşanan yükselişin kiralara olumsuz yansıması sebebi ile kira artışı hesaplamasında değişikliğe gidildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Ekonomi Programı (2019-2021) Eylül ayında duyuruldu. Yeni Ekonomi Paketi gereğince kira zammı artık üretici fiyat endeksi oranlarına göre hesaplanamayacak, kira artış oranına dair üst sınır tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranlarına göre belirlenecek. Yapılan değişikliğe göre Türk Borçlar Kanunu’nun Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) 12 aylık ortalamalara göre değişim oranının esas alınacağına ilişkin hüküm, kira sözleşmeleriyle akdedilmiş diğer kira sözleşmelerinin yenilenmesinde uygulanacak. 2019 Şubat ayı kira artış oranları Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; konut veya iş yeri kira sözleşmesi bu ay yenilenen kiracılara ne kadar zam yapılacağı bugün belli oldu. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1.06 arttı. Yurt içi üretici fiyat endeksi aylık yüzde 0.45 arttı. TÜFE’de (2003=100) 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,35 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,16 artış gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,45, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 0,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 28,70 artış gösterdi. Buna göre mal sahipleri kiracısına yüzde 17.16 oranında zam yapacak. Hesaplama örneği Mevcut kira bedeli: 1000 lira Zam oranı: yüzde 17,16 Zam bedeli: 171 lira Zamlı kira bedeli: 1.171 lira

Türkiye’de Kenevir Yetiştiriciliği – Üretimi Yeniden Başlıyor! Nasıl Yapılır?

Türkiye’de Kenevir yetiştiriciliği ve üretimi devlet teşviği ile yeniden başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamaya göre, Gıda Tarım Bakanlığı yeniden Türkiye’de kenevir üretimi yapabilmek için harekete geçecek. Esrar’ın hammaddesi olarak bilinen Kenevir son yıllarda ise çeşitli tıbbi ürünler ve endüstride yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı ve son olarak da Türkiye’nin 19 ilinde ekimi yasallaştı. Ancak yeni düzenleme ile birlikte kenevir ekimine teşvik gelmesi planlanıyor. Kenevir artık yeni çalışmalar ile birlikte, sağlık alanında en çok baş ağrısı, bulantı giderici, iştah artırıcı ve kanser tedavisi için kullanılan ilaçlarda yer alıyor. Ayrıca kenevir sadece sağlık amacıyla değil, çeşitli endüstriyel amaçlı ürünlerde de kullanılabilecek şekilde yetiştirilebiliyor. Kenevir yetiştiriciliği ile elde edilen hammadde kağıt ve lif ürünlerinin yapımında da kullanılabiliyor. Türkiye’de çok uzun yıllardır kenevir yetiştiriciliği yasak, ancak 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile kenevir 19 şehirde kontrollü bir şekilde yetiştirilebiliyor. Ancak yasalar çerçeveside 2017 yılında sadece 70 dekar alanda kenevir yetiştiriciliği yapıldı ve bu Türkiye’nin erişebileceği potansiyel göz önüne alındında çok düşük bir rakam. DÜZENLEME YAPILACAK Kenevir ekiminin yasallaşacağı ve yeni düzenleme ile teşvik getirileceği yönünde açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konu ile ilgili olarak, “Ülkemizde keneviri yok ettik. Kenevirden atlet, fanila dokunurdu. Çünkü teri emmesi çok farklı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor. Gıda Tarım Bakanlığı bu konuda çalışmalara başlıyor. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ NASIL YAPILIR İKLİM İSTEĞİ Genellikle tercih edilen ‘Lif tipi kenevir’ yetiştiriciliği için yüksek nispi nem, uygun bir sıcaklık ve asgari 700 mm’lik yağış gerekiyor. Özellikle ekim öncesi yağış gereksinimi çok fazladır. İlkbahar geç donlarına karşı hassas olduğundan, -5 C0 den daha düşük sıcaklıklarda fideler büyük ölçüde zarar görür. Genelde kenevir adaptasyon kabiliyeti iyi olduğundan her türlü ekolojik koşullarda rahatlıkla yetişebiliyor. Tohum üretimi için sıfır derecenin altında olmayan asgari 5 aylık ve lif eldesi için de 4 aylık bir gelişme süresine gereksinimine ihtiyaç duyuyor. Kuraklık ve yüksek sıcaklık gelişmeyi büyük ölçüde hızlandırıyor. Toprakta devamlı ve fazla bir nem olursa yapraklarda sararmalar oluşur ve kenevir bitkisi bu sararma sonrasında zarara uğrar. TOPRAK İSTEĞİ Hemen hemen bütün yetiştirme bölgelerinde derin sürülmüş, besin maddelerince zengin, nötr toprak reaksiyonundan zayıf alkali reaksiyona kadar pH= 7-7,5 arasında olan topraklar kenevir yetiştiriciliği için uygundur. Dere ve nehir yatakları zengin, kireçli, gevşek ve organik maddece fakir olmayan aluviyal topraklarda en iyi verim elde edilir. TARLANIN HAZIRLANMASI Yaz aylarında ekilen tüm bitkilerde olduğu gibi öncelikle tarlanın derin bir şekilde işlenmesi gerekiyor. Derin toprak işleme kurak bölgelerde özellikle sonbahar aylarında yapılmalıdır. İlkbaharda ekimden önce tarla üzerinde oluşan yabancı otları temizlemek ve üstteki toprak tabakasını gevşek bir yapıya kavuşturmak için hafif sürüm gerçekleştirilebilir. Ortaya çıkan toprak kesekleri diskaro geçirilerek parçalanmalı ve bundan sonra toprağın tesfiyesini sağlayan ekipmanlarla tarla toprağı ekime uygun hale getirilir. KENEVİRİN EKİMİ Kenevir tarımında ilkbahar son don tehlikesi geçtikten sonra yapılacak en erken ekimle yüksek verim alınabiliyor. Genelde kenevir bitkisinin ekim zamanı Mart ayıdır. Ekim mibzerle sıraya ekim şeklinde yapılmalıdır. Serpme ekim modern tarımda önerilmemektedir. Sıraya ekim yapıldığında uygulanan sıra aralıkları lif için üretimde 15-25 cm , tohum için üretimde 30-40 cm ‘dir. Zira sık ekim lif kalitesinin artışına, seyrek ekim ise dallanmayı teşvik edeceğinden tohum veriminin artışı için…

Param Yok Bayilik Almak İstiyorum | Bedelsiz

Ücretsiz bayilik almak için detaylı bir rehber hazırladık. Karlı İş Fikirleri’nin soru cevap bölümüne gelen sorulara sık sık yanıtları mail olarak veriyoruz, ancak bazı sorular sık sorulması nedeniyle rehber oluşturmaya çalışıyoruz. Sık sık girişimcilerden “Param Yok Bayilik Almak İstiyorum” sorusu geliyor. Türkiye gibi bayilik ve franchise sisteminin çok aktif olduğu bir ülkede sermayesiz bayilik fırsatınız kesinlikle var. Paranız yani sermayeniz yoksa sizler için birçok şirketin bayilik fırsatı tanıdığını belirtelim. Ancak bu tür sermayesiz bayiliklerde haliyle kar marjı da düşük olabilir. Ayrıca birçok şirket sermaye istemiyor ancak ipotek yada sözleşme imzalamanızı istiyor. Yani bazı şirketler tamamen üzerinde maddi değeri olmayan girişimciler ile çalışmak istemiyor. Tüm bunların dışında parasız bayilik veren bazı şirketler ise var. Bu şirketlerin bayilikleri hakkında ek bilgileri almak için iletişim numaralarını paylaştık. 1-2 dakikalık bir görüşme ile tüm sorularınıza ek yanıtlar bulabilirsiniz. Ayrıca sermayeniz yoksa SERMAYESİZ İŞ FİKİRLERİ adlı kategorimizdeki işlere göz atmanızı mutlaka öneriyoruz! Usta Dönerci Bayilik Meal Box Bayilik Kahve Deryası Bayilik Etçi Mehmet Bayilik Tudors Gömlek Bayilik Dynobil Ekspertiz Bayilik Labarba Börek Bayilik Dois Döner Bayilik Enty Car Central Oto Kiralama Bayilik Dadya Parfüm Bayilik Rotto Pizza Bayilik Paşa Döner Bayilik Eyfel Parfüm Bayilik Burger Sound Bayilik BUT’S Fried Chicken Türkiye’de 3 şubesi bulunan BUT’S Fried Chicken restoranları kısa sürede şube sayısını artırabilmek amacıyla bayilik veriyor, üstelik bayilerden bayilik bedeli dahi talep etmiyor. Firma AVM’ler için minimum 40, AVM dışında da minimum 80 metrekare alana sahip dükkanlar ile ilgileniyor. Firmanın sattığı ürünlerde ortalama kar marjı ise yüzde 100’ü aşıyor. Bayilik hakkında bilgiler için telefon 0543 697 62 94. LEXA ÇELİK KAPI 30 yılı aşkındır çelik kapı sektöründe yer alan Lexa Çelik Kapı, yeni bayilik talepleri için bayilik bedeli talep etmeyen firmalar arasında yer alıyor. Ancak sektör deneyimi bulunan yatırımcılara bayilik vermeyi planlayan firmanın, satışa sunduğu ürünlerde ortalama kar marjı yüzde 20 civarında bulunuyor. Lexa’nın bayilik sistemi hakkında merak edilenler için 0312 473 22 55 numaralı telefondan bilgi alınabiliyor. SARAY DÖNER Bayilik bedeli istemeyen Saray Döner firması, Türkiye’de halihazırda bulunan 8 bayi sayısını kısa sürede 50’ye çıkarmayı planlıyor. Firmanın bayilik sistemi hakkında bilgiler için 05308272918 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz. RAV – KİMLİK BELGESİ Bayilik için sermaye talep etmeyen Rav Mühendisliğin bayiliğine ulaşmak için 0312 381 00 18 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. SABUN DÜNYAM Sabun bayiliği veren Sabun Dünyam adlı şirket bayiliklerini bedelsiz yani sermayesiz olarak veriyor. Şirketten bayilik almak için info@sabundunyam.com mail adresine ulaşabilirsiniz. AUTOCLUP Araçlar için özel hizmetler sunan AutoClup’un bayiliği de bedelsiz. Şirketten bilgi almak için 0216 371 6010 numaralı telefondan bilgi almanız mümkün. PAN ÇİĞKÖFTE Çiğköfte bayiliği arıyorsanız iyi bir alternatif olabilir. Şirket bayiliklerinden sermaye talep etmiyor. Sermayesiz çiğköfte bayiliği konusunda iyi bir şans olabilir. Şirkete ulaşmak için 0 312 387 40 80 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. GREEN PIK Organik Gübre bayiliği veren Green Pik sermaye talep etmiyor. Hızla büyüyen bir sektör olması nedeniyle tavsiye ediyoruz. Green Pik iletişim numarası +90 212 863 13 21. NASREDDİN ET VE PİDE Nasreddin Et ve Pide bayilik vermeye başlayan yeni firmalardan biri. Sermayesiz bayilik veren şirket isim hakkı için ise 50 bin lira talep ediyor. Şirkete ulaşmak için 05323368781 numaralı telefonu kullanabilirsiniz. Şirket ürünlerinde yüzde 40 kar marjı fırsatı tanıyor. KÖYİÇİ SÜT ÇİFTLİĞİ Süt çiftliği şirketi olan Köyiçi bayilik dağıtımına başladı. Şirket bayilerinden sermaye talep etmiyor. Ayrıca isim hakkı bedeli de istemeyen…

POŞET DÜZENLEMESİ KULLANILARAK YAPILAN ALGI OYUNLARINI GÖRÜYORUZ

Plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin düzenlemeyi bazı lobi çevrelerinin kendi algı oyunları için kullandığını belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “36,5 milyar dolar cirosu olan ve 30’dan fazla sektörü besleyen bir sanayiye kötü çocuk muamelesi yaptıramayız” dedi. “Plastik Poşet”, Kullan-At Toplum Düzeninin Günah Keçisi Yapıldı Kendi ağırlığından 1.000 kat daha fazla ağırlık taşıyabilen, hafif, hijyenik ve su geçirmez olan plastik poşetlerin kullan-at toplumların sembolü haline getirildiğini ifade eden Selçuk Gülsün, bu nedenle kullanımının azaltılmasına yönelik Avrupa Birliği’nde de düzenlemelerin mevcut olduğunu ancak bizdeki son düzenlemenin AB’deki düzenlemeyle uyuşmadığını belirtti. Şu Çok Net: Plastik Poşetleri Geri Dönüştürebiliriz “Doğaya bırakmak yerine plastik poşetleri geri dönüştürmeliyiz” diyen PAGDER Başkanı: “yönetimler, hijyenik olmayan file ve bez çantadan çok atık yönetim ve geri dönüşüm sistemlerinin iyileştirilmesine hatta süpermarketler de poşetten kar elde edeceğine depozitolu sistemleri uygulamaya başlasalar daha efektif olur kanaatindeyiz. Her süpermarket, AB’de uygulanabildiği gibi depozitolu poşet geri dönüşüm kutuları yerleştirsin” dedi. Biyobozunur’dan Kimsenin Haberi Yok “1980’lerden beri dünyada marketlerde kullanıma giren biyobozunur plastik poşetler var, ancak böyle bir gerçek yokmuş gibi hareket ediliyor” şeklinde sözlerine devam eden Gülsün: “tabii ki arzu edilen plastik poşetlerin geri dönüştürülmesi ancak biyobozunur ürünlerin yasal düzenlemelerde aynı AB’de olduğu gibi ücretlendirilmemesi gerekir” dedi. Tüm Sektörün Kötü Çocukmuş Gibi Muamele Görmesi Kabul Edilemez Selçuk Gülsün ardından şu açıklamalarda bulundu: “plastik işleyicileri 30’dan farklı sektörün verimlilik ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine katkı sağlıyor. Otomotiv, medikal, ileri teknoloji içeren plastikler, yeni nesil inşaat malzemeleri, elektrik-elektronik, inovatif ambalaj gibi 30’dan farklı sektör 21. yüzyılın malzemesinden istifade ediyor. Zira bu yüzyılda verimli, ekolojik ve hijyenik bir malzemeden yararlanmayan veya buna duyarsız kalan bir sektör ayakta kalamaz. Plastik borular olmasa sıhhi altyapınız çöker. Kablolama olmasa elektrik altyapınız ve internetiniz çöker. Plastik medikal malzemeler olmasa hijyeniniz çöker. Bu çöküş örnekleri saymakla bitmez. Bu sektör hammadde üreticisi ile, mamul üreticisi ile makine ve ekipman üreticisi ile 7 milyar dolar ihracat hedefliyor bu yıl. Geçen yıl 6,2 milyar dolar doğrudan ihracat yapıldı. Dolaylı ihracat 12 milyar dolar. 330 bin kişi istihdam ediliyor 7.500 işletmede. İşleme kapasitesi olarak Dünya’da yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla koskoca sektörü algı oyunları ile karalamaya çalışmak yenilir yutulur bir iş değil. Ben bu noktada kamuoyunun bu tür gündeme itibar etmemesini, gerçekleri göz önünde bulundurmasını arzu ediyorum. Kamunun da sağduyu ile imalatçıları dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Belli sektörleri etkileyecek düzenleme yapılırken, o sektörün görüşlerine de kulak verilebilmeli. Örneğin son poşet düzenlemesinde kanun değişikliği yapıldıktan sonra birçok kere tekrar düzenlemeler yapıldı. Neden? Zira öngörülemeyen, cevabı bilinmeyen konular açıkta bırakılmıştı. Bugün de hali hazırda açıklıklar var. Mesela Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken Türkiye’deki mevzuatta bu neden dikkate alınmıyor, anlaşılır gibi değil. Yine AB’deki yasal düzenleme 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarını kapsıyor. Bizim düzenlemede bu husus ta dikkate alınmadı. Yani mahalle esnafından alınacak poşet için de ücret ödenecek. Bu halde mağazada alışveriş yaparken kullandığımız poşetten de devlet gelir elde etmek istiyor o zaman diye düşünüyoruz. Bu kez söz konusu düzenleme çevre hassasiyeti ile mi yoksa gelirlerin arttırılması hassasiyeti ile mi yapıldı soru işaretleri oluşuyor. Diğer taraftan toplanacak fonun nasıl değerlendirileceğine, atık yönetim sisteminde ya da geri dönüşüm sistemimizde hangi projelerin devreye alınacağına dair en küçük bilgi yok. İşsiz kalan insanlar, işlemeyen boş kalan makinalar ne olacak, bu…

İİstanbul Havalimanı’na Taşınma 3 Mart’tan Sonra

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılacak olan kademeli taşınmanın 3 Mart tarihi itibariyle tamamlanacağı ve o tarihten itibaren büyük taşınmanın gerçekleşeceğini açıkladı İstanbul Havalimanı’nda açılışı gerçekleştirilen Duty Free mağazalarının ikinci fazının açılışına katılan DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılması planlanan taşınmayı, kış şartları nedeniyle Mart ayına kadar kademeli geçiş olarak karar verdiklerinin altını çizen Ocak, “29 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı bu güzide eserde önce iki aylık bir test sürecimiz oldu. Bu konuda Türk Hava Yolları’nın çok büyük destekleri oldu. Bu iki aylık test sürecinden sonra tekrar kısa bir süreye ihtiyacımız oldu. Kış sezonunda taşınma olmasın diye Mart ayına kadar kademeli geçişe karar verdik. Bu kademeli geçişi inşallah 3 Mart tarihinde noktalayacağız. Bu tarihte büyük taşınmayı yapacağız. Bundan sonra ticari uçuşlarımız Atatürk Havalimanı yerine inşallah İstanbul Havalimanı’ndan devam edecek” dedi. Atatürk Havalimanı çok büyük ihtiyacı karşılayacak DHA’da yer alan habere göre; 3 Mart tarihinden itibaren Atatürk Havalimanı’nın ticari uçuşlara kapalı olacağını ifade eden Ocak,“Buradan sadece genel havacılık, bakım onarım hangarları, müstakil kargo uçuşlar ve fuarlar Atatürk Havalimanı’nda faaliyetlerine devam edecek. Bu çok büyük bir ihtiyaçtı ve Atatürk Havalimanı işlevini bu yönde devam edecek. Bu arada hava seyrüsefere ilişkin tesislerimiz minimum 2022-2023 yılına kadar faaliyetlerine orada devam edecek.” şeklinde konuştu.Süreç tamamlandı İstanbul Havalimanı’nın uluslararası uçuş izinlerinin de tamamlandığını belirten DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak “Herkes hazır, bizim artık büyük açılışa davetimizi bekliyorlar. 3 Mart’tan birkaç gün önce ORAT sürecini başlatacağız. Arkadaşlar sektör paydaşlarıyla bu toplantılarını yapıyorlar. Bir aksilik olmazsa 3 Mart’a göre planlamalar yapıldı” dedi. KAYNAK yapi.com.tr

İstanbul’da 2020’de 14 Yeni Metro Hattı Açılacak

İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. İşte değerlenecek o bölgeler. İstanbul‘u daha hızlı, konforlu ve güvenli toplu ulaşıma kavuşturmak için çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2023 yılında 624,65 kilometrelik raylı sistem ağı kurmayı hedefliyor. İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. Bu kapsamda İBB, Tuzla’dan Silivri’ye kadar İstanbul’un her köşesinde dakikalarla yolculuk hedefine adım adım yaklaşıyor. Raylı sistem ağları, İstanbulluların ulaşımını rahatlatırken gayrimenkul fiyatlarına da doping etkisi yaratıyor. Emlak Kulisi’nin gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlere için derlediği haberde, 2020’de İstanbul’un hangi ilçelerinde metro açıkacağını göreceksiniz. İşte İsanbul’da 2020 yılında açılacak 14 yeni metro hattı; 1- Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı tamamlandığında 0,80 kilometre uzunluğunda olacak. Hattta yolculuk 2,5 dakika sürecek. 2- Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı tamamlandığında 18,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 28 dakika. 3- Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı tamamlandığında 37,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 26 dakika. 4- Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamam(2.Kısım Kabataş – Mecidiyeköy Arası) Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamamlandığında 6,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 8,5 dakika. 5- Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı tamamlandığında 8,90 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 13,5 dakika. 6- Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 7- Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı tamamlandığında 6,20 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 10 dakika. 8- Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı tamamlandığında 9,70 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 15 dakika. 9- Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı tamamlandığında 6,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 10,5 dakika. 10- Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı tamamlandığında 10,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 16,5 dakika. 11- Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı tamamlandığında 7,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 12 dakika. 12- Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı tamamlandığında 5,10 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 6 dakika. 13- Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 14- Altunizade – Çamlıca Metro Hattı Altunizade – Çamlıca Metro Hattı tamamlandığında 3,60 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 5,5 dakika.

Mobilya İhracatı 3,1 Milyar Doları Aştı

stanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, 2019 ihracat hedeflerinin, mobilyada yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolar, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde ise 6 milyar dolar olduğunu belirtti. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, mobilya ihracatında 2018 hedeflerinin 3 milyar dolar olduğunu anımsatarak, ihracatlarını önceki yıla göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini belirtti. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Yönetim Kurulu Başkanı da olan Güleç, geçen yıl ihracatlarını 2017’ye göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini vurgulayarak, “Cari fazla veren sektörümüz, ciddi bir yerlilik oranıyla ihracatını artırmayı sürdürüyor. 177 ülkeye mobilya ihraç ederek ülkemize önemli bir döviz girdisi sağlıyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin genel ihracatının yıl genelinde yüzde 7,1 arttığını dile getiren Güleç, mobilyada söz konusu oranın yüzde 14 olduğunu, ortalamanın iki katı yüksek performans gerçekleştirdiklerini ifade etti. Güleç, mobilya ihracatında başı çeken ülkelerin, Irak, Suudi Arabistan, Libya, İsrail, Almanya, Katar, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, ve Birleşik Devletler olarak sıralandığı bilgisini verdi. Bu yıl KDV indiriminin sürmesiyle iç pazardaki canlılık sayesinde ihracatta daha aktif olacaklarını dile getiren Güleç, “2019’da mobilyada ihracat hedefimiz yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolara ulaşmak. Ayrıca 5 milyar doları aşan mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatındaki hedefimiz ise 6 milyar dolar” diye konuştu. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı 5 milyar doları aştı Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde yıl başlarken hedefin 5 milyar dolar olduğunu, 2018’de bu hedefi aşarak 5 milyar 15 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirterek, “Bu rakamlar, önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi içinde görmek için elimizi taşın altına koyduğumuzun kanıtıdır” dedi. Türkiye’nin 2018’de mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında yüzde 12,8 büyüme gerçekleştirdiğini dile getiren Güleç, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin ise yüzde 15,9 büyüme hızını yakalayarak rekor kırdığını bildirdi. Öte yandan ihracatla büyüme hedefi doğrultusunda fuarların ve ticaret heyetlerinin etkin rol oynadığını dile getiren Güleç, bunun için dünyanın farklı noktalarındaki fuarlara Türk heyetlerini götürdüklerini söyledi. Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında ilk 10 sırayı Irak, Birleşik Krallık, İran, İsrail, Suudi Arabistan, Libya, Almanya, Gürcistan, Yunanistan ve Azerbaycan-Nahçivan’ın aldığını sözlerine ekledi.

Ege Üniversitesi Korusu Millet Bahçesi Oluyor

Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesine dönüştürülmesine ilişkin, “Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. EÜ’den yapılan yazılı açıklamaya göre, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesi olarak kullanılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan çalışmalar sürüyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite ile toplum arasındaki duvarları yıktıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle vatandaşlardan bu koruluk alanın kullanıma açılması için yoğun talepler gelmekteydi. Kampüs alanı dışında kalan koruluk alan, milletimizin de kullanımına açılacak. Yaklaşık 290 bin metrekarelik alan, bakım ve düzenlenmesinin ardından vatandaşlarımızın hizmetine sunulacak.” Kampüsün taşınmasının söz konusu olmadığına işaret eden Budak, millet bahçesi projesi ile kampüsün yerinde değişim dönüşümünün farklı konular olduğuna dikkati çekti. DHA’da yer alan habere göre; Bornova Adnan Kahveci Köprülü Kavşağı’ndaki Ege Üniversitesi Lojmanları Konukevi arazisinin bulunduğu bölgede eşsiz bir koruluk olduğunu ifade eden Rektör Budak, “Bu eşsiz koruluk bütünlüğü korunarak millet bahçesine dönüştürülecek. Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Müteahhitlikte Yeni Dönem Başlıyor

Dünya Gazetesi’nden Ferit Parlak’ın haberine göre geçtiğimiz yıl sektörü olumsuz etkileyen hususların başında fiyat farkının geldiğini belirten İNTES Başkanı Celal Koloğlu, bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret etti. Koloğlu “İhalelerde istekliler tekliflerini verirken bir hesaplama yapmaktadır. Ancak ihale üzerinde kalan yüklenici için öngörülemeyecek fiyat artışları nedeniyle yükleniciler zarara uğramaktadır. İhale dokümanlarında fiyat farkı ‘sözleşmelerin olmazsa olmaz bir şartı’ olmalı” diye konuştu. Müteahhitlik mesleğine yönelik, “Herkes müteahhit olabiliyor”, “Müteahhit sayısı, tüm Avrupa’nın on katına ulaştı” şeklindeki eleştiriler tarihe karışıyor. Müteahhitlikte yeni dönem başlıyor. Müteahhitlik mesleğinin kriterleri belirlenecek. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Celal Koloğlu, müteahhitlik mesleğinin kriterlerinin belirlenmesi amacıyla Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile çalışma başlattıklarını söyledi. Koloğlu, “Sektörde yeni bir dönemin başlangıcı olacak protokol ile İNTES ve TSE mesleki tecrübelerinden aldıkları güçle bir araya gelerek müteahhitlik mesleğinin kriterlerini belirleyecek. İNTES olarak konusunda yetkin kişilerce bir çalışma grubu kuracağız. Bu çalışma grubu yapım müteahhitlik işletmelerinin yeterlik kriterlerini belirleyecek. Kriterlerin yayımlanması ile birlikte belgelendirme süreci başlayacak. Bu belgelendirme süreci elbette sıkı denetimlere tabii olacak. Müteahhitlik sektöründe TSE güvencesiyle şeffaf, güvenilir, tarafsız bir sistem hayat bulacak. İNTES ve TSE’nin yürüttüğü bu çalışmanın başta inşaat sektörü paydaşları olmak üzere ülkemize faydalı bir hizmet olacağına yürekten inanıyoruz” dedi. Sektörde işini layıkıyla yapan firmaları, diğerlerinden ayırmanın yolunun meslek kriterlerinin belirlenmesi olduğunu vurgulayan Koloğlu, “Sektöre girişte bir sınırlama olmaması işini gerektirdiği şartlara göre yapmayan müteahhitlerin varlık göstermesine neden oldu. Oysaki müteahhitlik bir mühendislik alanı ve kutsal bir meslek. Müteahhitler, mühendislik ve mimarlık eseri olan yaşam alanlarını inşa eden hayatın önemli aktörleri. İnsan hayatıyla doğrudan bağlantılı olan bu meslek grubunun sektöre girişinin mutlaka kriterlerinin belirlenmesi gerekir” diye konuştu. İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi faaliyete geçti İnşaat sektöründe işçi ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’ni kurulduğuna da dikkat çeken Koloğlu şu bilgileri verdi: “İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’nin amacı yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, hukuki uyuşmazlıkların adli soruna dönüşmeden tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözümüne katkı sağlamak ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve uygulamaya konulması amacıyla bilimsel araştırmalar yapmak, projeler geliştirmek, toplumdaki sosyal anlayışın, eğitim sürecinin ve kültürel yapının buna uygun hale getirilmesine katkı sağlamaktır. Merkezimiz Türkiye’nin her yerinde üyelerimize hizmet verecek, üyelerimizin yurtdışında bulunan iş yerleri ile online yapılacak arabuluculuk görüşmeleri için de alt yapı çalışmalarımız tamamlanıyor.” Kaynak yapi.com.tr

10 yıllık tecrübe Zenon Panel

İtimat Mühendislik Zenon Panel Yapı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.tarafından 2008 yılından itibaren üretilmekte olan Zenon Panel Türkiye’nin bir çok bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Genel olarak tek katlı yapılar ile yüksek katlı binalarda çatı ve dış cephe duvarı olarak kullanılan Zenon Panel her geçen gün daha fazla tercih edilen bir ürün haline gelmiştir. Özellikle 2012 yılında Ulusal Teknik Onay belgesi ve TSE gibi sertifikalarının tamamlanması tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve gelişen bayi ağı ile tüm ülkede yaygınlığını artırmaktadır. Mesleğinde tecrübeli personel ve mühendisler ile hizmet vermekte olan Zenon Panel yurt genelinde yaygın bayi ağı ile üretimden montaja kalite prensibiyle çalışmaktadır. Zenon Panel gelişmiş teknolojisi ile yapı sektörü için bir çok yenilik sunmakta ve klasik uygulamalara farklı çözümler getirmektedir. Firmamız İstanbul Ticaret Odası ve TUMSIAD üyesidir.   Bu güne kadar binlerce farklı projede 2.000.000 m2 den fazla kullanımı gerçekleşen Zenon Panel geleceğin alternatif yapı malzemeleri arasında şimdiden yerini almıştır. Zenon Panel Türkiye’nin her bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Zenon Panel‘in yurt dışında kullanımı her geçen gün artmaktadır. Makedonya, Gürcistan, İran, Irak ve Libya’da bayiliklerimiz bulunmaktadır. Zenon Panel‘in her iki yüzeyinde bulunan çelik hasırın birbirine sürekli çapraz tel donatı ile 10 cm aralıklı olarak panel boyunca sürekli bağlanması, Zenon Panel‘i dünyadaki farklı hafif panel ürünlerden farklı ve güçlü kılmaktadır. Avm ve endüstriyel binalarda Zenon Panel Tünel uygulamalarında Zenon Panel Hızlı konut sistemlerinde Zenon Panel8.000 m2 sanayi arazisi üzerine kurulu fabrikamızda, yıllık 1.000.000 m2 üretim kapasitesine sahip tam otomasyonlu üretim hattında sizlere hizmet vermekteyiz. Zenon Panel‘in seri üretiminde el işçiliği yoktur. Üretimin tüm aşamaları iç kalite kontrol süreçleri çerçevesinde denetim altındadır. İtimat Mühendislik Zenon Panel® Yapı Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. Fevzipaşa Mah. Söğüt Cad. No:41 Değirmenköy Silivri/ISTANBUL – TURKIYE T: +90 212 884 34 92 F: +90 212 884 34 93 E: info@zenonpanel.com www.zenonpanel.com.tr

Avrupa’nın En Büyüğü Başakşehir’e Kuruluyor!

İstanbul Rami’de bulunan Kuru Gıda Toptancıları Hali için Başakşehir’de modern bir çarşı inşa ediliyor Yenişafak Gazetesi’nin haberine göre Şahintepe Mahallesi’nde yapılması düşünülen Kanal İstanbul yakasında yapılacak olan çarşı, 322 bin metrekarelik alan üzerinde yükselecek. Yeni halin içinde 1070 adet dükkan, 990 toptancı dükkanı, banka, restorant, kafeterya gibi ihtiyaçlar için 120 ticari dükkan ile 65 tırın aynı anda park edebileceği toplam 1300 araç kapasiteli kapalı ve açık otopark inşa edilecek. Avrupa’nın en büyüğü olacak Toplam 1070 dükkanın yer alacağı halde esnafın dükkan açacağı alanlar belli oldu. Avrupa’nın en büyük kapalı çarşısı Projenin kapsamı ile ilgili de açıklamalar yapan İstanbul Gıda Toptancı Tüccarlar Derneği Mustafa Karlı, “Proje kapsamında 580 dönümlük bir alan var. Bunun 322 dönümü kullanım alanı, 114 dönüm inşaat alanı ve 94 dönüm dükkan inşaat alanı. Bu anlamda Avrupa’nın en modern ve en büyük Kapalı Çarşı’sını yapıyoruz. Bunun gibi bir projenin Türkiye’de bir örneği yok. Gerçekten Türkiye’mize ve İstanbul’umuza yakışır bir tesis inşa ediyoruz. Ayrıca burada faaliyet gösterecek olan bütün üyelerimiz özel mülkiyet sahibi olacaklar” dedi. TOKİ tarafından başlatılan projenin 2019 Nisan ayında tamamlanması planlanıyor.   Kaynak yapi.com.tr

2018 YILI ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI

TÜİK, 2018 yılı aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre aralık ayında enflasyon yüzde 0,40 azaldı. 2018 enflasyonu yüzde 20,30 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aralıkta aylık bazda yüzde 0,40, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,22 azalış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 20,30, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 33,64 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 16,33, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,01 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 0,40, Yİ-ÜFE 2,22 geriledi. TÜFE, aralıkta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,30, Yİ-ÜFE ise yüzde 33,64 arttı. AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER GRUBUNDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,78, sağlıkta %0,62, lokanta ve otellerde %0,31 ve alkollü içecekler ve tütünde %0,16 artış gerçekleşti. AYLIK EN FAZLA DÜŞÜŞ GİYİM VE AYAKKABIDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada %2,56, eğlence ve kültürde %0,25, haberleşmede %0,11 ve konutta %0,06 düşüş gerçekleşti. TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre çeşitli mal ve hizmetler %28,80, gıda ve alkolsüz içecekler %25,11, konut %23,73 ve eğlence ve kültür %20,86 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %23,53 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %18,26 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde gerçekleşti. Aralık 2018’de endekste kapsanan 407 maddeden; 44 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 202 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 161 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

MÜKELLEFLERİN İNTERNET SİSTEMİ ÜZERİNDEN YAPTIKLARI MATRAH ARTIRIM TALEPLERİNİN REDDİ İŞLEMLERİ VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA KONUSU EDİLEBİLİR Mİ?

MÜKELLEFLERİN İNTERNET SİSTEMİ ÜZERİNDEN YAPTIKLARI MATRAH ARTIRIM TALEPLERİNİN REDDİ İŞLEMLERİ VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA KONUSU EDİLEBİLİR Mİ? GİRİŞ Vergi daireleri tarafından tesis edilen birçok işleme karşı mükelleflerin vergi mahkemelerinde dava açma hakları bulunmaktadır. Vergi idarelerince tesis edilen idari işlemler nedeniyle kişisel hakları veya menfaatleri ihlal edilen mükellefler vergi mahkemeleri nezdinde idari dava yani vergi davası açabilirler. Mükellefler her vergi dairesi işlemi için vergi davası açamazlar. Bu işlemlerin idari davaya yani vergi davasına konu olabilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda belirlenen bazı niteliklere sahip olması gerekir. GENEL OLARAK İDARİ DAVAYA KONU OLABİLECEK İŞLEMLERMÜKELLEFHABER / www.davavergi.com 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesinde, “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmıştır. Bu hükme göre, idari bir işlemin vergi mahkemesinde konu olabilmesi için kişilerin menfaatlerini veya kişisel haklarını ihlal eden nitelikte icrai niteliğe haiz kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir. İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idarenin tek yanlı, uygulanabilir nitelikte, yükümlünün hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik ve yenilik yaratan işlemleridir. Belirli bir hukuki durumu ya da olguyu belirtmekle yetinen ‘icrailik’ niteliğinden yoksun işlemlerin idari davaya konu edilmesi mümkün değildir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3-d maddesinde; dilekçelerin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği hüküm altına alınmış, 15/1-b maddesinde ise bu yönden hukuka aykırılık saptanması halinde davanın reddine karar verileceği düzenlemesine gidilmiştir. VERGİ DAVASINA KONU OLABİLECEK İŞLEMLER 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378.maddesinde de; vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemleri; tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, vergi barışı kanunları uyarınca yapılan matrah artırımı veya yapılandırma taleplerinin reddi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemlerdir. Örneğin, belediye başkanlığına yapılan başvuruyla, “imar parselasyonu oluşturulmasından kaynaklı emlak vergisi borcu görünüyor ise terkininin” istenildiği, davalı idarenin işlemi ile “imar borcu şerhlerinin terkininin mümkün olmadığı” bildirildiği, bir işlem vergi yargılamasında konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem değildir. Öte yandan bu örnekleri şöyle çoğaltabiliriz: “mahsuben iade talebinin, incelemeye sevk sonrasında varılan sonuca göre yerine getirileceğinin bildirildiği bir işlem”, “elbirliği mülkiyetinde olan taşınmaza ilişkin münferiden emlak vergisi bildiriminde bulunulmasına rağmen davacı adına emlak vergisinin cezasız olarak tarh ve tahakkuk ettirilmemesi talebinin reddine dair işlem”, “borç sorgu çıktısı ile öğrenilen ödeme emirleri”, “borç sorgu sonucu gösterilen motorlu taşıtlar vergisi ve eklentileri”, “tapu harcının hesabına yatırılan ilgili vergi dairesine iade istemiyle yapılacak başvuruya verilecek olumsuz cevap üzerine ilgili vergi dairesi hasım gösterilmek suretiyle dava…

Kış Hastalıklarına Yakalanmamak İçin…

Ateş, burun akıntısı, öksürük, halsizlik… Eğer bu tablo dikkatinizi çektiyse bu önerilere bakmanızda yarar var. Nezle, grip, soğuk algınlığı, faranjit, zatürre gibi solunum yolu hastalıkları bu dönemlerde sıkça görülüyor. Dolayısıyla da öksürük, ateş, bulantı, kulak ağrısı gibi belirtiler ile hastanelere başvurular artıyor. Fakat unutulmamalıdır ki; özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler ve kronik sağlık sorunları olanlar daha fazla risk altında. Bu gruba giren hastaların kış ayları öncesinde aşılanması olası hastalık risklerini azaltmak için alınabilecek önlemlerden en etkilisidir. Kış aylarında kapımızı sıkça çalan kış hastalıklarına değinen Avcılar Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Suzan Alp, hangi hastalıkların hangi belirtilerle kendini gösterdiğini ve bu hastalıklardan korunmak için neler yapılması gerektiğini anlattı. YORGUNLUK, UYKUSUZLUK VE YETERSİZ BESLENME HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR Aşırı yorgunluk, uykusuz kalmak, aşırı sigara ve alkol tüketmek, yetersiz beslenmek de hastalanmayı kolaylaştıran nedenler arasında yer alır. Kış mevsimini sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini güçlendirmek, bunun için de yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Antioksidan özelliği olan C, A ve E vitaminlerinin alımı son derece önem taşır. Hatta doğru beslenen bireyler için dışarıdan ek takviye gerekmez. Ancak oral alımın yeterli olmaması veya bazı özel durumlarda (kemoterapi ve radyoterapi tedavisi gören hastalar gibi) hekim önerisiyle dışarıdan takviye almak gerekebilir. Peki, nezle, grip, faranjit, zatürre gibi hastalıkları nasıl birbirinden ayıracağız? NEZLE TEDAVİSİNDE ANTİBİYOTİK KULLANILABİLİR Mİ? Nezle, burun akıntısı ve tıkanıklığı ile başlayan hapşırık, boğaz ağrısı, öksürük, hafif ateş ile devam eden belirtileri olan viral bir solunum sistemi hastalığıdır. 200’den fazla virüs ile bu tablo oluşabilir. Virüs vücuda girdikten iki-üç gün sonra belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve çoğunlukla bir haftada iyileşme sağlanabilir. Nezlenin tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur; istirahat, bol sıvı alınması ve oluşan semptomları gidermeye yönelik ilaçların kullanımıyla günler içinde düzelen bir hastalıktır. İŞTE NEZLEDEN KORUNMANIN YOLLARI Nezle, komplikasyon olarak kulak iltihabı ve sinüzite yol açabilir. Şiddetli sinüs ağrısı, öksürük, balgam çıkarma, yüksek ateş, nezlenin üzerine eklenen bir bakteri enfeksiyonunu gösterir. Antibiyotik kullanı- mı nezlenin üzerine eklenen ikincil bakteriyel bir hastalık olduğu zaman gereklidir. Korunmak için mümkün olduğunca havasız ve kapalı ortamlardan kaçınmak, sık sık elleri yıkamak gerekir. KAPI KOLLARI, TELEFONLAR VE KLAVYELERE DOKUNMADAN ÖNCE BİR DAHA DÜŞÜNÜN! Grip, genellikle hastayı yatıracak kadar vücut direncini düşüren bir seyir izleyebilir. Hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi, hapşırması ile havaya yayılan partiküllerle ya da doğrudan temasla (kapı kolları, telefonlar, bilgisayar klavyeleri vb.) grip toplum içinde son derece hızla yayılabiliyor. Yaşlılar, diyabet, kalp ve solunum sistemi hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanlarda daha ağır seyredebilir ve zatürre gibi ikincil gelişen hastalıklara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Ekim-Kasım aylarında özellikle risk grupları başta olmak üzere tüm bireylere koruyuculuk düzeyi yüksek olan “grip aşısının” yaptırılması son derece önem taşıyor. BU BELİRTİLERE DİKKAT! Akut sinüzit, kafatasında bulunan sinüs adı verilen kemik boşluklarının iltihabıdır. Burun tıkanıklığı, baş ağrısı, ateş, geniz akıntısı gibi belirtiler verir. Süregelen hale gelme (kronikleşme) olasılığı vardır. Otitis media, orta kulak iltihabıdır. Çoğunlukla şiddetli boğaz iltihaplarından sonra gelişir. Kulak ağrısı, ateş ve genel durum bozukluğu ile seyredebilir. KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? 65 yaş ve üstündeki kişiler, Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker hastalığı ve benzeri hastalığı olanlar, Bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler: Kanser hastaları, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, hasta bakıcılar, kreş ve huzurevi çalışanları, Yüksek risk grubundaki kişilerle yakın temasta olan kişiler, İlk…

RJ Models Türkiye’yi Avrupa’nın Maket Üssü Yapacak

Hazırladığı mimari maketlerle dünya çapında ses getiren RJ Models, Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürüyor. 2012 yılından bu yana Türkiye’den Avrupa ve Türki Cumhuriyetlere hizmet veren RJ Models’in hedefinde Türkiye’yi mimari maket üssü yapmak var. 1995 yılında Hong Kong’da kurulan RJ Models, bugün ürettiği 10 binden fazla maketle dünyanın lider mimari maket tasarım şirketleri arasında yer alıyor. İddialı çalışmalarıyla dikkat çeken RJ Models; Zaha Hadid, SOM, KPF gibi birçok önemli mimarlık şirketi için maketler hazırlıyor. Sektöründe dünyanın en büyük üretim tesisine sahip olan firma, 2010 yılında girdiği Türkiye pazarında da “The Stevie Awards” kazanan Yaşayan İstanbul maketi, İstanbul Havalimanı, Çamlıca Camisi, Başakşehir Stadyumu, Beyoğlu Kentsel Dönüşüm maketi, Fatih Belediyesi için üretilen 96 metrekarelik Tarihi Yarımada maketi, Tarlabaşı 360 Kentsel Dönüşüm Projesi maketi gibi çok sayıda çalışmaya imza attı. Konut projelerinden rekreasyon ve spor tesislerine, otellerden havalimanlarına, tema parklardan camilere birçok alanda mimari maket üreten RJ Models, Türkiye, Avrupa ve Türki Cumhuriyetler’de hizmet veriyor.“2019’da iş hacmimizi iki katına çıkaracağız” Pazardaki istikrarlı büyümelerini sürdürdüklerini söyleyen RJ Models Bölgesel Ortağı Uğur Maslamani, “Türkiye’yi mimari maket alanında Avrupa ve Türki Cumhuriyetler’e hizmet veren bir üs konumuna getirmek istiyoruz. Bu hedefimize adım adım ilerliyoruz. Özellikle yabancı mimarlarla çalışan Türk yatırımcılar bizi tercih ediyor. Türki Cumhuriyetler ve Rusya’da çok önemli projelerde yer alıyoruz. 2019’da iş hacmimizin 2018 yılına göre iki kat artacağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.“Projenin tüm özelliklerini makete yansıtabiliyoruz” RJ Models’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden birinin hız olduğunu hatırlatan RJ Models Bölgesel Ortağı Hakan Özkan, ise, “Çok büyük ve detaylı maketleri bile kısa sürede teslim edebiliyoruz. Tüm maketlerimiz Shenzhen’de bulunan 15 bin metrekarelik üretim tesisimizde hazırlanıyor. Burada 765 çalışan maketleri en kısa sürede ve en iyi şekilde üretebilmek için çalışıyor. Bir projenin tüm özelliklerini ve detaylarını incelikle düşünerek makete yansıtabiliyoruz. Maketlerimizde bir koltuktaki farklı desenlerdeki yastıklar, duvardaki tablo detayı, o alandaki giysiler bile bizim için çok önemli. Kaydıraktan kayan ve köpeğiyle oynayan çocuklar, bebek arabasıyla bebeğini gezdiren anneler gibi detaylar büyük ilgi çekiyor. Özellikle peyzaj mimarisini makete yansıtmakta kendimize çok güveniyoruz. Ağaç ve çimenlerin geçişli renkleri makete doğal bir hava katıyor. Maketi yaptığımız ülkenin iklimine göre yetişen özel ağaçları üretebiliyoruz. Maketlere iPad üzerinden kontrol edilen özel ışık efektleri, denizde yüzdürülen gemiler, hareket eden arabalar ve teleferikler gibi teknolojik özellikler de ekleyebiliyoruz” dedi. RJ Models hakkında: Hong Kong merkezli uluslararası bir mimari maket şirketi olan RJ Models, başta ABD, Hindistan, Avustralya, Fransa, İngiltere, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 90’dan fazla ülkede faaliyet göstermektedir. RJ Models, konut projeleri, devlet daireleri, üniversite kampüsleri, oteller, havaalanları, rekreasyon ve spor tesisleri, kamu ve özel kuruluşlar, sağlık tesisleri gibi alanlarda mimari maket hazırlamaktadır. Tüm maketlerini, Shenzhen’de bulunan 15.000 metrekarelik fabrikasında hazırlayan RJ Models, her yıl 700’den fazla mimari maket üretmektedir. Türkiye pazarına 2010 yılında giren şirket, 2012 yılından bu yana RJ Models Türkiye olarak Avrupa geneline ve Türki Cumhuriyetler’e hizmet vermektedir. RJ Models Türkiye’nin hazırladığı mimari maketler arasında İstanbul Ticaret Odası için hazırlanan “Yaşayan İstanbul” maketinin yanı sıra İstanbul Havalimanı, Fatih Belediyesi için üretilen 96 m2’lik tarihi yarımada maketi, Tarlabaşı 360 Kentsel Dönüşüm Projesi, Balıkesir Yat Limanı, Rekreasyon Alanı ve Köprü Maketleri, İzmir İstinyepark Alışveriş Merkezi, Başakşehir Stadyumu ve tüm spor kompleksi, Çamlıca Camisi, Benesta Acıbadem, Sea Pearl, Büyükyalı, Ankara Altınoran projesi, Emlak Konut Ataşehir master plan maketi, Artaş…