Avrupa’nın En Büyüğü Başakşehir’e Kuruluyor!
İstanbul Rami’de bulunan Kuru Gıda Toptancıları Hali için Başakşehir’de modern bir çarşı inşa ediliyor Yenişafak Gazetesi’nin haberine göre Şahintepe Mahallesi’nde yapılması düşünülen Kanal İstanbul yakasında yapılacak olan çarşı, 322 bin metrekarelik alan üzerinde yükselecek. Yeni halin içinde 1070 adet dükkan, 990 toptancı dükkanı, banka, restorant, kafeterya gibi ihtiyaçlar için 120 ticari dükkan ile 65 tırın aynı anda park edebileceği toplam 1300 araç kapasiteli kapalı ve açık otopark inşa edilecek. Avrupa’nın en büyüğü olacak Toplam 1070 dükkanın yer alacağı halde esnafın dükkan açacağı alanlar belli oldu. Avrupa’nın en büyük kapalı çarşısı Projenin kapsamı ile ilgili de açıklamalar yapan İstanbul Gıda Toptancı Tüccarlar Derneği Mustafa Karlı, “Proje kapsamında 580 dönümlük bir alan var. Bunun 322 dönümü kullanım alanı, 114 dönüm inşaat alanı ve 94 dönüm dükkan inşaat alanı. Bu anlamda Avrupa’nın en modern ve en büyük Kapalı Çarşı’sını yapıyoruz. Bunun gibi bir projenin Türkiye’de bir örneği yok. Gerçekten Türkiye’mize ve İstanbul’umuza yakışır bir tesis inşa ediyoruz. Ayrıca burada faaliyet gösterecek olan bütün üyelerimiz özel mülkiyet sahibi olacaklar” dedi. TOKİ tarafından başlatılan projenin 2019 Nisan ayında tamamlanması planlanıyor. Kaynak yapi.com.tr
2018 YILI ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI
TÜİK, 2018 yılı aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre aralık ayında enflasyon yüzde 0,40 azaldı. 2018 enflasyonu yüzde 20,30 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aralıkta aylık bazda yüzde 0,40, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,22 azalış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 20,30, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 33,64 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 16,33, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,01 arttı. Aylık bazda TÜFE yüzde 0,40, Yİ-ÜFE 2,22 geriledi. TÜFE, aralıkta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,30, Yİ-ÜFE ise yüzde 33,64 arttı. AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER GRUBUNDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,78, sağlıkta %0,62, lokanta ve otellerde %0,31 ve alkollü içecekler ve tütünde %0,16 artış gerçekleşti. AYLIK EN FAZLA DÜŞÜŞ GİYİM VE AYAKKABIDA Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Aralık ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada %2,56, eğlence ve kültürde %0,25, haberleşmede %0,11 ve konutta %0,06 düşüş gerçekleşti. TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre çeşitli mal ve hizmetler %28,80, gıda ve alkolsüz içecekler %25,11, konut %23,73 ve eğlence ve kültür %20,86 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %23,53 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %18,26 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde gerçekleşti. Aralık 2018’de endekste kapsanan 407 maddeden; 44 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 202 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 161 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
MÜKELLEFLERİN İNTERNET SİSTEMİ ÜZERİNDEN YAPTIKLARI MATRAH ARTIRIM TALEPLERİNİN REDDİ İŞLEMLERİ VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA KONUSU EDİLEBİLİR Mİ?
MÜKELLEFLERİN İNTERNET SİSTEMİ ÜZERİNDEN YAPTIKLARI MATRAH ARTIRIM TALEPLERİNİN REDDİ İŞLEMLERİ VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA KONUSU EDİLEBİLİR Mİ? GİRİŞ Vergi daireleri tarafından tesis edilen birçok işleme karşı mükelleflerin vergi mahkemelerinde dava açma hakları bulunmaktadır. Vergi idarelerince tesis edilen idari işlemler nedeniyle kişisel hakları veya menfaatleri ihlal edilen mükellefler vergi mahkemeleri nezdinde idari dava yani vergi davası açabilirler. Mükellefler her vergi dairesi işlemi için vergi davası açamazlar. Bu işlemlerin idari davaya yani vergi davasına konu olabilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda belirlenen bazı niteliklere sahip olması gerekir. GENEL OLARAK İDARİ DAVAYA KONU OLABİLECEK İŞLEMLERMÜKELLEFHABER / www.davavergi.com 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesinde, “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmıştır. Bu hükme göre, idari bir işlemin vergi mahkemesinde konu olabilmesi için kişilerin menfaatlerini veya kişisel haklarını ihlal eden nitelikte icrai niteliğe haiz kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir. İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idarenin tek yanlı, uygulanabilir nitelikte, yükümlünün hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik ve yenilik yaratan işlemleridir. Belirli bir hukuki durumu ya da olguyu belirtmekle yetinen ‘icrailik’ niteliğinden yoksun işlemlerin idari davaya konu edilmesi mümkün değildir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3-d maddesinde; dilekçelerin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği hüküm altına alınmış, 15/1-b maddesinde ise bu yönden hukuka aykırılık saptanması halinde davanın reddine karar verileceği düzenlemesine gidilmiştir. VERGİ DAVASINA KONU OLABİLECEK İŞLEMLER 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378.maddesinde de; vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemleri; tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, vergi barışı kanunları uyarınca yapılan matrah artırımı veya yapılandırma taleplerinin reddi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemlerdir. Örneğin, belediye başkanlığına yapılan başvuruyla, “imar parselasyonu oluşturulmasından kaynaklı emlak vergisi borcu görünüyor ise terkininin” istenildiği, davalı idarenin işlemi ile “imar borcu şerhlerinin terkininin mümkün olmadığı” bildirildiği, bir işlem vergi yargılamasında konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem değildir. Öte yandan bu örnekleri şöyle çoğaltabiliriz: “mahsuben iade talebinin, incelemeye sevk sonrasında varılan sonuca göre yerine getirileceğinin bildirildiği bir işlem”, “elbirliği mülkiyetinde olan taşınmaza ilişkin münferiden emlak vergisi bildiriminde bulunulmasına rağmen davacı adına emlak vergisinin cezasız olarak tarh ve tahakkuk ettirilmemesi talebinin reddine dair işlem”, “borç sorgu çıktısı ile öğrenilen ödeme emirleri”, “borç sorgu sonucu gösterilen motorlu taşıtlar vergisi ve eklentileri”, “tapu harcının hesabına yatırılan ilgili vergi dairesine iade istemiyle yapılacak başvuruya verilecek olumsuz cevap üzerine ilgili vergi dairesi hasım gösterilmek suretiyle dava…
Kış Hastalıklarına Yakalanmamak İçin…
Ateş, burun akıntısı, öksürük, halsizlik… Eğer bu tablo dikkatinizi çektiyse bu önerilere bakmanızda yarar var. Nezle, grip, soğuk algınlığı, faranjit, zatürre gibi solunum yolu hastalıkları bu dönemlerde sıkça görülüyor. Dolayısıyla da öksürük, ateş, bulantı, kulak ağrısı gibi belirtiler ile hastanelere başvurular artıyor. Fakat unutulmamalıdır ki; özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler ve kronik sağlık sorunları olanlar daha fazla risk altında. Bu gruba giren hastaların kış ayları öncesinde aşılanması olası hastalık risklerini azaltmak için alınabilecek önlemlerden en etkilisidir. Kış aylarında kapımızı sıkça çalan kış hastalıklarına değinen Avcılar Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Suzan Alp, hangi hastalıkların hangi belirtilerle kendini gösterdiğini ve bu hastalıklardan korunmak için neler yapılması gerektiğini anlattı. YORGUNLUK, UYKUSUZLUK VE YETERSİZ BESLENME HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR Aşırı yorgunluk, uykusuz kalmak, aşırı sigara ve alkol tüketmek, yetersiz beslenmek de hastalanmayı kolaylaştıran nedenler arasında yer alır. Kış mevsimini sağlıklı geçirmek için bağışıklık sistemini güçlendirmek, bunun için de yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Antioksidan özelliği olan C, A ve E vitaminlerinin alımı son derece önem taşır. Hatta doğru beslenen bireyler için dışarıdan ek takviye gerekmez. Ancak oral alımın yeterli olmaması veya bazı özel durumlarda (kemoterapi ve radyoterapi tedavisi gören hastalar gibi) hekim önerisiyle dışarıdan takviye almak gerekebilir. Peki, nezle, grip, faranjit, zatürre gibi hastalıkları nasıl birbirinden ayıracağız? NEZLE TEDAVİSİNDE ANTİBİYOTİK KULLANILABİLİR Mİ? Nezle, burun akıntısı ve tıkanıklığı ile başlayan hapşırık, boğaz ağrısı, öksürük, hafif ateş ile devam eden belirtileri olan viral bir solunum sistemi hastalığıdır. 200’den fazla virüs ile bu tablo oluşabilir. Virüs vücuda girdikten iki-üç gün sonra belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve çoğunlukla bir haftada iyileşme sağlanabilir. Nezlenin tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur; istirahat, bol sıvı alınması ve oluşan semptomları gidermeye yönelik ilaçların kullanımıyla günler içinde düzelen bir hastalıktır. İŞTE NEZLEDEN KORUNMANIN YOLLARI Nezle, komplikasyon olarak kulak iltihabı ve sinüzite yol açabilir. Şiddetli sinüs ağrısı, öksürük, balgam çıkarma, yüksek ateş, nezlenin üzerine eklenen bir bakteri enfeksiyonunu gösterir. Antibiyotik kullanı- mı nezlenin üzerine eklenen ikincil bakteriyel bir hastalık olduğu zaman gereklidir. Korunmak için mümkün olduğunca havasız ve kapalı ortamlardan kaçınmak, sık sık elleri yıkamak gerekir. KAPI KOLLARI, TELEFONLAR VE KLAVYELERE DOKUNMADAN ÖNCE BİR DAHA DÜŞÜNÜN! Grip, genellikle hastayı yatıracak kadar vücut direncini düşüren bir seyir izleyebilir. Hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi, hapşırması ile havaya yayılan partiküllerle ya da doğrudan temasla (kapı kolları, telefonlar, bilgisayar klavyeleri vb.) grip toplum içinde son derece hızla yayılabiliyor. Yaşlılar, diyabet, kalp ve solunum sistemi hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanlarda daha ağır seyredebilir ve zatürre gibi ikincil gelişen hastalıklara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Ekim-Kasım aylarında özellikle risk grupları başta olmak üzere tüm bireylere koruyuculuk düzeyi yüksek olan “grip aşısının” yaptırılması son derece önem taşıyor. BU BELİRTİLERE DİKKAT! Akut sinüzit, kafatasında bulunan sinüs adı verilen kemik boşluklarının iltihabıdır. Burun tıkanıklığı, baş ağrısı, ateş, geniz akıntısı gibi belirtiler verir. Süregelen hale gelme (kronikleşme) olasılığı vardır. Otitis media, orta kulak iltihabıdır. Çoğunlukla şiddetli boğaz iltihaplarından sonra gelişir. Kulak ağrısı, ateş ve genel durum bozukluğu ile seyredebilir. KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? 65 yaş ve üstündeki kişiler, Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker hastalığı ve benzeri hastalığı olanlar, Bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler: Kanser hastaları, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, hasta bakıcılar, kreş ve huzurevi çalışanları, Yüksek risk grubundaki kişilerle yakın temasta olan kişiler, İlk…
RJ Models Türkiye’yi Avrupa’nın Maket Üssü Yapacak
Hazırladığı mimari maketlerle dünya çapında ses getiren RJ Models, Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürüyor. 2012 yılından bu yana Türkiye’den Avrupa ve Türki Cumhuriyetlere hizmet veren RJ Models’in hedefinde Türkiye’yi mimari maket üssü yapmak var. 1995 yılında Hong Kong’da kurulan RJ Models, bugün ürettiği 10 binden fazla maketle dünyanın lider mimari maket tasarım şirketleri arasında yer alıyor. İddialı çalışmalarıyla dikkat çeken RJ Models; Zaha Hadid, SOM, KPF gibi birçok önemli mimarlık şirketi için maketler hazırlıyor. Sektöründe dünyanın en büyük üretim tesisine sahip olan firma, 2010 yılında girdiği Türkiye pazarında da “The Stevie Awards” kazanan Yaşayan İstanbul maketi, İstanbul Havalimanı, Çamlıca Camisi, Başakşehir Stadyumu, Beyoğlu Kentsel Dönüşüm maketi, Fatih Belediyesi için üretilen 96 metrekarelik Tarihi Yarımada maketi, Tarlabaşı 360 Kentsel Dönüşüm Projesi maketi gibi çok sayıda çalışmaya imza attı. Konut projelerinden rekreasyon ve spor tesislerine, otellerden havalimanlarına, tema parklardan camilere birçok alanda mimari maket üreten RJ Models, Türkiye, Avrupa ve Türki Cumhuriyetler’de hizmet veriyor.“2019’da iş hacmimizi iki katına çıkaracağız” Pazardaki istikrarlı büyümelerini sürdürdüklerini söyleyen RJ Models Bölgesel Ortağı Uğur Maslamani, “Türkiye’yi mimari maket alanında Avrupa ve Türki Cumhuriyetler’e hizmet veren bir üs konumuna getirmek istiyoruz. Bu hedefimize adım adım ilerliyoruz. Özellikle yabancı mimarlarla çalışan Türk yatırımcılar bizi tercih ediyor. Türki Cumhuriyetler ve Rusya’da çok önemli projelerde yer alıyoruz. 2019’da iş hacmimizin 2018 yılına göre iki kat artacağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.“Projenin tüm özelliklerini makete yansıtabiliyoruz” RJ Models’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden birinin hız olduğunu hatırlatan RJ Models Bölgesel Ortağı Hakan Özkan, ise, “Çok büyük ve detaylı maketleri bile kısa sürede teslim edebiliyoruz. Tüm maketlerimiz Shenzhen’de bulunan 15 bin metrekarelik üretim tesisimizde hazırlanıyor. Burada 765 çalışan maketleri en kısa sürede ve en iyi şekilde üretebilmek için çalışıyor. Bir projenin tüm özelliklerini ve detaylarını incelikle düşünerek makete yansıtabiliyoruz. Maketlerimizde bir koltuktaki farklı desenlerdeki yastıklar, duvardaki tablo detayı, o alandaki giysiler bile bizim için çok önemli. Kaydıraktan kayan ve köpeğiyle oynayan çocuklar, bebek arabasıyla bebeğini gezdiren anneler gibi detaylar büyük ilgi çekiyor. Özellikle peyzaj mimarisini makete yansıtmakta kendimize çok güveniyoruz. Ağaç ve çimenlerin geçişli renkleri makete doğal bir hava katıyor. Maketi yaptığımız ülkenin iklimine göre yetişen özel ağaçları üretebiliyoruz. Maketlere iPad üzerinden kontrol edilen özel ışık efektleri, denizde yüzdürülen gemiler, hareket eden arabalar ve teleferikler gibi teknolojik özellikler de ekleyebiliyoruz” dedi. RJ Models hakkında: Hong Kong merkezli uluslararası bir mimari maket şirketi olan RJ Models, başta ABD, Hindistan, Avustralya, Fransa, İngiltere, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 90’dan fazla ülkede faaliyet göstermektedir. RJ Models, konut projeleri, devlet daireleri, üniversite kampüsleri, oteller, havaalanları, rekreasyon ve spor tesisleri, kamu ve özel kuruluşlar, sağlık tesisleri gibi alanlarda mimari maket hazırlamaktadır. Tüm maketlerini, Shenzhen’de bulunan 15.000 metrekarelik fabrikasında hazırlayan RJ Models, her yıl 700’den fazla mimari maket üretmektedir. Türkiye pazarına 2010 yılında giren şirket, 2012 yılından bu yana RJ Models Türkiye olarak Avrupa geneline ve Türki Cumhuriyetler’e hizmet vermektedir. RJ Models Türkiye’nin hazırladığı mimari maketler arasında İstanbul Ticaret Odası için hazırlanan “Yaşayan İstanbul” maketinin yanı sıra İstanbul Havalimanı, Fatih Belediyesi için üretilen 96 m2’lik tarihi yarımada maketi, Tarlabaşı 360 Kentsel Dönüşüm Projesi, Balıkesir Yat Limanı, Rekreasyon Alanı ve Köprü Maketleri, İzmir İstinyepark Alışveriş Merkezi, Başakşehir Stadyumu ve tüm spor kompleksi, Çamlıca Camisi, Benesta Acıbadem, Sea Pearl, Büyükyalı, Ankara Altınoran projesi, Emlak Konut Ataşehir master plan maketi, Artaş…
Asrın İşadamları Derneği Yönetiminden İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’a Ziyaret
Asrın İşadamları Derneği (ASRIAD) Yönetimi, Genel Başkan Adnan Danışman başkanlığında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ı ziyaret etti. Odakule’deki buluşmada Genel Başkan Yardımcısı İsmail Keleş ve Sıtkı Abdullahoğlu, aynı zamanda İSO MESKOM üyesi de olan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Uysal ile Oktay Ekenyılmaz, Fatih Demir ve Tayyar Günbeyi de yer aldı. Dernek hakkında bilgi veren ASRİAD Başkanı Danışman, bir yıl gibi kısa bir sürede dernek olarak tüm Türkiye genelinde 81 ilde örgütlendiklerini ve 40’a yakın şube açtıklarını söyleyerek amaçlarının Türkiye ekonomisini nitelik olarak en üst basamaklara taşımak olduğunu vurguladı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, bir yıl önce kurulan derneğin büyüme ve Türkiye geneline yayılma başarısını takdirle karşıladığını söyleyerek STK’lar olarak inandıkları konuları çok güçlü şekilde savunmalarının önemini vurguladı. Bahçıvan, ASRİAD yönetimine dağınık bir faaliyet içinde olmak yerine odaklanmayı ve birkaç temel konunun reçetesini gündemlerine almaları ve mutlaka çözüm bulmaları gerektiğini anlattı. Bahçıvan, yeni kurulmuş ve enerjisi yüksek bir dernek olarak böyle hareket etmenin etkili olacağını ifade etti. ASRİAD Genel Başkanı Adnan Danışman, ASRİAD’ın bir yılını henüz doldurmamış bir dernek olduğunu söyledi. 81 ilde kurucuları olduğunu ve mevcut konjonktürü bilerek yola çıktıklarını kaydeden Danışman, mevcut STK’ların yapmadığını yaparak Türkiye’nin klasik üretim kalıplarını aşması ve yüksek teknolojiye geçmesi için çalışacaklarını dile getirdi. Sloganlarının “Önce nitelik” olduğuna değinen Danışman, bir yıl içinde oldukça iyi bir yol aldıklarını belirtti. Çağımızın ürettiği sorunların farklılaştığını ve Türkiye’nin buna ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Danışman, İSO gibi güçlü STK’lar ile işbirliği yapmak istediklerini anlattı. Danışman önümüzdeki dönemde yapacakları bir ekonomi zirvesi için İSO’dan da destek ve katılım istedi.
İnşaat Sektörüne Kredi Dopingi
Türkiye genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam derken, inşaat sektörüne destek olacak bir karar geldi. Cumhurbaşkanlığı’nca yayımlanan karara göre tüm kamu bankalarının kentsel dönüşüm kredisi faiz desteği vermesinin önü açıldı. 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla dün Resmi Gazete’de yayımlandı. 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Hak Sahiplerince Bankalardan Kullanılacak Kredilere Sağlanacak Faiz Desteğine İlişkin Kararda düzenleme yapıldı. Karar 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girecek. Milliyet Gazetesi’nde yer alan habere göre düzenleme ile faiz desteği Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası dışındaki kamu sermayeli bankaları da kapsayacak. Yeni yapılan düzenleme ile birlikte faiz destekli krediler, Bakanlar Kurulu veya Cumhurbaşkanı kararına tabi tutulacak. Karara göre faiz desteği için tahliye tarihinden itibaren bir yıl içinde bankaya başvurulmuş olması gerekecek, onaylanan faiz destekli kredilerin kullanılma süresi, uygunluk yazısı tarihinden itibaren bir yıl olacak şekilde planlandı. Konut edinimi amacı taşıyan faiz destekli yapım ve edinme kredilerinin, bankalarca konut finansman kredisi olarak kullandırılmasına olanak sağlayan kararla kredilerdeki “azami ödemesiz dönem” “azami anapara ödemesiz dönem” olarak değiştirildi
Noel Baba, Denizde Plastik Topladı
Birleşmiş Milletler’in (BM), 2018 yılını Plastik İle Mücadele Yılı’ ilan etmesi nedeniyle Denizlere Dalış Saygı Topluluğu üyeleri, farkındalığı arttırmak için Noel Baba kıyafeti ile denize girerek plastik atık topladı. Caddebostan‘da bulunan Türk Balıkadamlar Kulübü‘nün yakınında denize dalan topluluk üyesi dalgıçlar, yaklaşık yarım saat denizin altında plastik poşet topladı. Plastik İle Mücadele Yılı’nın hemen öncesinde denizlerdeki plastik kirliliğine dikkat çekmek için Noel Baba kıyafeti giyen Denizlere Saygı Dalış Topluluğu üyesi Yener Kuşçuluoğlu, eline aldığı çuvala denizin dibinde onlarca plastik poşet doldurdu. DHA’da yer alan habere göre Kuşçuluoğlu, “Aşağısı plastik poşet dolu. Bu sene aslında hediye aradık fakat plastik poşetten başka bir şey bulamadık. Çuvaldan çocuklara oyuncak çıkarmak isterdik ama plastik kirlilik çıktı. Bu konuda biraz daha duyarlı olmamız lazım. Aşağısı daha da fazla doluydu aslında. Plastik poşet çabuk vazgeçilebilir ve geri dönüşümü olmayan bir şey. Dolayısıyla biraz daha dikkatli olmamız lazım” dedi. Kaynak yapi.com.tr
İmar Barışının Konut Fiyatlarını Artırdığı 5 İl
Tapusuz konut ve işyerinin imar sorununu ortadan kaldırmak amacı ile gündeme getirilen imar barışı için başvurular 31 Aralık’ta sona erecek. İmar barışı uygulaması kapsamında geçen 5 ayı aşkın sürede konut fiyatları da yükselişe geçti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından vatandaşın devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması ve imara aykırı, ruhsatsız yapıların kayıt altına alınması için yapılara yasallık kazandırılması planlanan “imar barışı” düzenlemesine başvurular hızla devam ediyor. 31 Aralık’ta başvuruların sona ereceği imar barışına e-devlet üzerinden başvuru yapılabiliyor. İmar barışına yaklaşık 8 milyon 600 bin başvuru geldi bu sayısının son güne kadar dahada artması bekleniyor. İmar barışında şimdiye kadar ekonomiye 6 milyar TL kazandırıldı. İmar barışından toplamda ise 40-50 milyar TL gelir bekleniyor. Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre aradan geçen 5 aydan fazla sürede konut fiyatları da yükselile geçti. Ülke ekonomisine de katkı sağlayan imar barışı konut fiyatlarında doping etkisi yarattı. Coldwell Banker Türkiye ve Reidin tarafından hazırlanan verilere göre Türkiye genelinde emlak fiyatları 5 ayda uçuşa geçti. Mayıs-Eylül dönemi fiyat artış şampiyonu yüzde 10’luk değer artışıyla İzmir-Çiğli oldu. İmar Barışı’na en çok rağbet gösteren iller ve değer artışları da şöyle; 1-) İzmir-Çiğli 2-) Ankara Gölbaşı 3-) İstanbul Adalar 4-) Konya Beyşehir 5-) Zonguldak Merkez Yeni kaçak yapılara af yok 8 Kasım’da katıldığı SotCA Ödülleri töreninde açıklamalar yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 31 Aralık 2017’den önce yapılmış kaçak yapıların imar barışından yararlanacağını söyledi ve ”Bu tarihten sonra yapılan kaçak yapılara ise af yok” dedi. Kaynak Yapı.com.tr
Saç Dökülmesi Nedenleri ve Tedavisi
Makaleyi Yazan: Doç. Dr. H. Işık Caner Makale Tarihi: 17 Ocak 2018 Kadınların ve erkeklerin önemli sorunlarından biri olan saç dökülmesinin , genetik ve çevresel faktörlere bağlı olan bir çok nedeni var. Saçların renk, sayı, kalınlık gibi özellikleri kişinin genetik yaısına uygun gelişir. Saçların yapım evreleri vardır. Başlıca 3 evre söz konusudur; 1. Anagen Evre: Saçın tekrar oluşma ve büyüme evresidir. Bu evre kişisel farklılıklar ile yaklaşık 2-5 yıldır. 2. Katagen Evre: Ara dönemdir. Saç büyümesinin durmasıyla gelişen bu dönem günler ile ifade edilir. 3. Telogen Evre: İstirahat dönemi de denilen bu evre ortalama 2-4 ay sürer. Sonunda yeni saç yapımı başlarken, telegon saç atılır, yani dökülür. Ardından anagen evreye geçilir. Saçın büyüme hızı, süresi, Telegon-Anagen oranına göre belirle-nir. Saçın büyüme hızı yaklaşık 3 günde bir milimetre, yani bir ayda yaklaşık bir santimetredir. Saçlı deride ayrışarak dökülen saç sayısı günde yaklaşık 100 adettir. Sağlıklı bir saç için ilk şartlar-dan biri sağlıklı beslenmedir. Saç da vücudun bir parçası olduğu için, protein, kalori, vitamin ve eser element eksikliklerinden et-kilenmektedir. Bilinçsiz diyetler, bazı emilim-sindirim sorunları, demir eksikliği anemesi gibi sorunlarda saçın yapısı bozulur. Saç için bazı maddeler özellikle önem taşımaktadır. Amino asitler özellikle sistein ve metionin, demir, çinko, bakır, c vitamini, B 12 vitamini ve A vitamini başlıcalarıdır. Hormonların da saç üzerinde etkisi oldukça fazladır. En belirgin olan androjenlerin etkisidir. Yatkınlığı olan kişilerde bu hor-monlar androjenik alopesi yani erkek tipi dökülmeye neden olurlar. Tiroid hormon-ları saçın büyüme hızını ve süresini artıra-rak Anagen’e geçişi kolaylaştırır. E2 yani östradiol büyüme hızını yavaşlata-rak Anagen süresini uzatır. Kortizol (Böbrek Üstü Bezi Hormonu) ise Anagen’e geçişi inhibe ederek saçın büyüme ve oluşma dönemini baskılar. Saç Dökülmesi Tipleri Anagen ve Telogen Dökülme: Genel saç dökülmesi olarak ifade edebileceğimiz bu dökülmede büyüme ve olgunlaşma dönemindeki saçlar birçok etkene bağlı olarak Telogen yani istirahat ve ardından dökül-me dönemine geçer. Bu tarz dökülme yapan başlıca etkenler: İlaçlar (Kemoterapi İlaçları, Antikoagülanlar) Ateşli hastalıklar (Tifüs, Grip) Sifiliz Kronik bazı hastalıklar SLE Malignite Dermatomiyozit Diabetes Mellitus Doğum sonrası Androjenik Alopesi: Erkek tipi saç dökülme de denilen bu dö-külme her iki cinste görülebilmektedir. Erkeklerde genetik yapıya bağlı olup, erkeklik hormonu olan serbest testosteronun dihidro testosrona dönüşümü ve bunun da saç köklerini etkileyerek saç-ların incelmesi ve dökülmesine neden olmasıdır. Başlangıç yeri alnın az gerisinden veya alın-şakak sınırından veya verteksden oluşmaktadır. Kadınlarda bu tip dökülme çoğunlukla menopoz döneminde görülür. Ayrıca hormonal problemler de (cushing sendromu gibi) genç yaşlarda görülebilmektedir. Alopecia Areata: Sınırlı bir bölgede saç dö-külmesi söz konusudur. Özellikle stresle ilgili-dir. Plak sayısı fazla olabilir, kaş, sakal, ve tüm vücut kıllarını tutabilir. Konjenital Alopesi: Doğuştan olup yaygın veya bölgesel görülebilir. Sikatrisyel Alopesi: Kalıcı dökülmeler olup, bazı hastalıklara bağlı gelişirler. Etkilenen alanlarda saç folikülleri kalıcı bir şekilde tahrip olduğu için bu alanlardan tekrar çıkışı söz konusu değildir. Nevüsler, Diskoid Lupus Eritematozus, Skleroderma, Sarkoidoz, Liken Planus, Folikülitis Dekalvans, Favus, Kerion Celsi gibi hastalıklar başlıcalarıdır. Tedavi Prensipleri Saç dökülmelerinde, dökülmenin tipine göre zeminde mevcut etkenler araştırılmalıdır. Genel dökülmelerde mineral, vitamin eksiklik-lerinin olup olmadığı kan tetkikleriyle araştırılmalı, eksik olanlar tedaviyle takviye edilmelidir. Hormonal dökülmeler de yine tetkikler yapılıp özellikle kadın hastalarda saptanan hormon bozuklukları tedavi edilmelidir. Erkeklerde bu söz konusu olmadığı için lokal etkili ilaçlar kullanılabilir. Alo-pecia Areata’da stresle ilgili destek, psikolojik tedavi öğütlenip, lokal steroidli losyonlar veya intralezyoner steroid enjeksiyonları yapılabilir. Genel olarak saçlı…
Köpük Varis Tedavisi İle Varisten Kurtulun!
Makaleyi Yazan: Op. Dr. Mustafa CANİKOĞLU Makale Tarihi: 22 Haziran 2018 Varis tedavisinde farklı yöntemler uygulanmaktadır. skleroterapi, bu yöntemlerden etkili ve güvenilir bir yöntemdir. skleroterapi, damarları reaksiyon sonucu tıkanmasına neden olan kimyasal maddenin toplardamar içerisine enjekte edilmesidir. skleroterapi büyük damarlar içine uygulandığında çok etkili olmamaktadır. skleroterapi derideki yüzeysel küçük varis ve kılcal damarlara uygulandığında tıbbi ve kozmetik açıdan yüksek başarılı sonuçlar vermektedir. dolayısıyla işlem küçük damarlar ve kılcal damar tedavisinde daha güvenilir ve başarılı bir yöntemdir. skleroterapi uygulandığında varis içine ince enjeksiyonla girilerek en uygun dozda ilaç verilir. daha sonra varis üzerine baskı yapacak şekilde sarılır. bir kaç gün sonra ise varis çorabına geçilir. zamanla varise neden olan damarlar tamamen tutularak kaybolur . skleroterapi genel anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. sadece işlem bölgesine lokal anestezik kremler kullanılabilir. Kaynak Avcılar Hospıtal Sağlık Bülteni
Ege Ekonomik Forum
17 yıldır Türkiye’nin en uzun soluklu vizyoner toplantısı olan “Forum İstanbul Konferansları”nı ve makro ekonomi, finans, yatırım, gayrimenkul alanlarında daha birçok konferansı düzenleyen ÖZGENCİL ile Türkiye’nin önde gelen yayın kuruluşu NTVönemli bir işbirliğine imza atarak, tüm tarih boyunca önemli bir lojistik, ticaret ve kültür merkezi olan İzmir’de, “Ege Ekonomik Forum” adı altında uzun soluklu uluslararası bir konferans zinciri başlatmıştır. 1992 yılından beri Ege bölgesindeki 10 ilin (İzmir, Afyon, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa, Kütahya, Çanakkale, Balıkesir ve Uşak) valilikleri, belediyeleri, üniversiteleri, sanayi ve ticaret odaları, esnaf ve sanatkarlar odaları, ziraat odaları, bölge sanayici ve işadamları dernekleri ve bölgesel şirketlerin katılımıyla ege bölgesini dış yatırımcıya tanıtmak amacıyla görev yapan Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) da bu forumun bölge ortağı olmuştur. Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayicileri, yerel yöneticileri, iş adamları ve kanaat önderlerinin de destekleriyle tüm Ege Bölgesi’ni kapsayan Ege Ekonomik Forum’un “Küresel Gelişmeler Işığında Bölgesel Vizyon” sağlamasını amaçlıyoruz. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemir’linin katılımıyla bu yıl düzenlenen forum başarıyla tamamlanmıştır. Pakdemirli konuşmasında (Ulusal zincir marketlerde) Yerel ürün satma mecburiyeti yasal anlamda yüzde 1 ama biz bunu yüzde 20-25’ler seviyesine taşıyabilirsek hem yerel ekonominin kalkınmasını hem de ciddi bir verimliliği yakalayabiliriz” – “Sudan’daki arazi Türkiye’deki ekilebilir alanın yüzde 10’u ve bize bedelsiz teklif edilmiş. Almasa mıydık ? Devlet olarak tarım yapma niyetimiz yok, önümüzdeki günlerde bu tarım arazilerini kullanmaları için iş adamlarımıza açacağız” konularında bilgilendirdi.
İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİNİN ÖNEMİ
İş Sağlığı ve Güvenliği Dünyada en önemli konular arasında yer almakta, kayıp kontrol analizleri yapılmaktadır. Bu analizler sonucunda elde edilen bilgiler ışığında oluşan kayıpları azaltma yolunda büyük adımlar da atmaktadırlar..Bu ülkelerde İş Güvenliği Mühendisliği kavramı çok seneler önce başlamış ve bunun sayesinde çok önemli olumlu sonuçlar alınmıştır. Ülkemizde her 6 dakikada bir iş kazası olmakta, her 6 saatte de bir işçimiz hayatını kaybetmektedir. Bu evlerinden çıkan ve çocuklarının geçimlerini sağlamak için çalışmaya giden 4 işçimizin akşamları evlerine dönememeleri anlamına gelmektedir. İstatistikler her 2, 5 saatte 1 işçinin iş göremez hale geldiğini açıklamaktadır..Bu çok acı bir durumdur. İş Kazaları istatistiklerinde Avrupa’da ilk sırayı , dünyada ise 3. sırayı almaktayız.. Hayatlarımız bu kadar ucuz olmamalı.. Böyle bir ortam içerisinde işverenlerin, işçilerin ve devletin üzerlerine büyük görevler düşmektedir. Kimsenin Allah’ın vermiş olduğu mukaddes canı alma yetkisi bulunmamaktadır. Ancak Tehlikeli Durumlar – Tehlikeli Davranışlar ile birleştiğinde kazalar meydana gelmekte ve canlar gitmekte… İnsanlara verilen değer ya da insanların kendilerine vermiş oldukları değerler toplumların gelişmişlik seviyeleri ile de alakalıdır. Yapılan Araştırmalarda iş kazalarının % 50 sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, % 48 inin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği, % 2 sinin ise önlenemeyeceğini ortaya çıkmıştır. Bu da bizlere iş kazalarının % 98 önlenebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Önlemek ödemekten ucuzdur mantığı ile hareket ederek işyerlerinde tehlike kaynaklarını ortaya çıkartıp bunlardan oluşabilecek riskleri kontrol altına alabilirsek olabilecek kazaları azaltmış ve tehlikeli ortamları ortadan kaldırmış oluruz. Tabii bu çalışma bir ekip çalışması olmalı ve tüm ekip uyumlu bir şekilde çalışmalıdır. İşte bu uygulamalar işyerlerinde risk değerlendirme Çalışmaları olarak adlandırılmaktadır. Elektrik bir tehlikedir. Her zaman karşımıza çıkar ve her yanlış bir davranış bizlere kötü sonuçlar verebilir. Elektrik tehlike ise elektrikten kaynaklanan her türlü olumsuz etken riskleri oluşturmaktadır. Bizler elektrik kablolarının uçlarını tehlikeli olmayacak şekilde prizlerle kapatmamız bu riski az da olsa kontrol altına almamızı ortaya çıkartır. Ama prizde yine tehlike ve risk de bulunmaktadır. Priz üreticileri parmakların priz delikleri içerisine girmemesini sağlayarak bu riski kontrol altına almışlardır. İş bununla da bitmiyor çalışanlarımıza ve çevremize bu tehlikeyi gösterip yine de kişileri riskli davranışlardan uzak tutmayı sağlamak için kişileri eğitmek de gerekmektedir. İş Güvenliği ile ilgili çalışanlara verilecek eğitimler Eğitim Yönetmeliğinde belirtilmiştir. Bu yönetmeliğe göre uzman eğiticiler tarafından belgelendirilerek eğitimler gerçekleştirilecektir. İşyerinde bir eğitim planlaması yapılarak tüm işçilerin belirtilen eğitimleri almaları sağlanacaktır. Bu yasal bir mecburiyettir. Kaynak : İŞGÜVENLİK FORUM ADNAN İYİBOZKURT :: EĞİTİMLER BAŞLIYOR 31.12.2012 tarihi ile yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği daha da önem kazanmıştır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kurallara artık tüm işyerleri uymak zorundadır. Yasa; kamu ve özel sektöre ait bütün işleri ve işyerlerini kapsamaktadır. İşyerlerindeki işverenler ile işveren vekilleri, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanların faaliyet konularına bakılmaksızın iş sağlığı ve güvenliği yasası uygulanacaktır. Bu kapsamda, gerek 3D etkileşimli videolar, gerekse 2D animasyonlar ile tasarlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi, yüksek kalite ve kullanıcı odaklı olarak üretilmiştir. Eğitimde anlatılacak konular; ■ 6331 Sayılı İSG Eğitimi ■ İSGB ve OSGB ■ İş Kazası Nedir? ■ Meslek Hastalığı Nedir? ■ Genel İş Şağlığı ve Güvenliği Tedbirleri ■ İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Şartları ■ İşyerinde Kullanılması Gereken Koruyucu Donanımlar ■ Güvenlik ve Sağlık İşaretleri ■ Kimyasal Maddeler ■ Acil Durum ve İlk…
ENFLASYON İLE TOPYEKÜN MÜCADELEYE BİZDE KATILIYORUZ !….
MESCA YAPI İNŞAAT LTD. ŞTİ. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Sabri Özek, “Enflasyon ile Topyekün Mücadele “ programının başarısı için bizde “ SORUMLULUK ALMAYA HAZIRIZ” dedi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından başlatılan mücadele seferberliğine MESCA İNŞAAT da, yıl sonuna kadar fiyatlarını sabitleyerek dahil oldu. Kuveyt Türk Bankası ile yaptığımız anlaşma kapsamında da, “ Müşterilerimiz 0,98 faiz oranı ile on yıl geri ödemeli kredi kullanabilecek. “ diyerek müjdeyi verdi. Kurda yaşanan büyük artışların fiyatlara yansıması kaçınılmazdı . İnşaat Sektörü bu yansımadan en fazla etkilenen sektörlerin başında geliyor. İnşaat m2 birim maliyetlerinin çok kısa bir zamanda kontrol edilemeyen bir şekilde hızla yükselmesi ve konut kredi faiz oranlarındaki hızlı artış, bizimle birlikte müşterilerimizi de olumsuz yönde etkilemişti. Bizde, Topyekün mücadele kapsamında aldığımız kararlar doğrultusunda, “ sektördeki konut satışlarına bir ivme kazandırabilirsek, ne mutlu bize …” diyerek sözlerine devam eden ÖZEK, “ Gelin, sizde İzmir’in yükselen değeri olan Kuzey bölgesindeki Mesca Life Evleri’nde yerinizi alın. Yeşili , esintili ve temiz havası , sessizliği ile şehirden uzak, bulunduğu nokta itibarı ile de merkeze , bir adım mesafede olmanın konforunu konfor unu yaşayın. “ dedi. Ve şöyle devam etti. Şu an % 90 nı tamamlanmış MESCA LİFE EVLERİ’nde, tüm daireler 3+1 tipinde ve 160 m2 brüt kullanım alanına sahip. “ Çevre Düzenlenmesi “ çalışmalarının da hızla yürütüldüğü ve Şubat 2019 başında da teslimlerin başlayacağını belirterek , “Tercihinizi doğru yere yapın, Karlı çıkın.” diyerek sözlerini noktaladı. Mesca Life Evleri …. www.mescalifeevleri.com https://emlakta24saat.com.tr/2018/07/13/mesca-life-evleri/ 0 232 480 09 90
Çetmen Mobilya, 50. Mağazasını Sincan, Ankara’da Açıyor.
Çetmen Mobilya, 2023 yılına kadar mağaza sayısını 250’ye yükseltmek üzere yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda şirket, 30 Haziran 2018 günü 50. mağazasını Sincan, Ankara’da açıyor. Çetmen Mobilya, 2.400 metrekare satış alanına sahip yeni mağazasında müşterilerine şık ve modern ürünler ve zengin bir deneyim sunmaya hazır. Türkiye’nin köklü mobilya üreticilerinden Çetmen Mobilya, gerçekleştirdiği yatırım ve büyüme atağı kapsamında 50. mağazasını Sincan, Ankara’da müşterilerinin hizmetine sunuyor. 30 Haziran 2018 tarihinde açılışı gerçekleştirilecek mağaza, şirketin 2023 yılına dek mağaza sayısını 250’ye çıkartma hedefi doğrultusunda önem taşıyor. Ege Bölgesi’nde İzmir, Aydın, Denizli, Manisa, Muğla ve Uşak’ta mağazalar açarak önemli bir büyüme ivmesi yakalayan Çetmen Mobilya, yeni dönemde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerde yeni mobilya mağazaları açmayı hedefliyor. Şirketin yeni hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Çetmen Mobilya Pazarlama Direktörü Erhan Güngör; “Şık, modern ve kaliteli ürünlerin zengin bir mağaza deneyimi ile tüketicilere sunulması Türkiye mobilya pazarının gelişimi açısından kritik önem taşıyor. Pazardaki bu açığın farkında olarak gelecek 5 yılda 200 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapacağız. Bu yatırım 2020 yılında faaliyete sokacağımız yeni nesil fabrikamızın yanı sıra ülke çapındaki mobilya sayımızı 2023 yılına kadar 250’ye yükseltme hedefimizi kapsıyor. Bu doğrultuda hedef bölgelerimizden olan Ankara’da Sincan mağazamızı açmaktan mutluluk duyuyoruz. Müşterilerimize en iyiyi sunma geleneğimizi burada da sürdüreceğimize ve deneyimli ekibimizin emekleriyle kısa zamanda başarıyı yakalayacağımıza inancımız tam” dedi. 80.000 metre kareyi aşan satış alanı ve 1.300 kişilik güçlü kadrosuyla Çetmen Mobilya’nın Sincan’daki yeni mağazası, Batıpark, Demetevler, Etimesgut ve Siteler’in ardından Ankara’daki 5. mağazası olacak. 2.400 metrekare satış alanına sahip mağazada Çetmen Mobilya, 7 kişilik uzman kadrosuyla hizmet vermeye başlayacak. Çetmen Mobilya Sincan mağaza adresi: Ahievran Mahallesi, Ayaş Caddesi, No:35 Sincan/Ankara
Kilim Mobilya genişleyen bayi ağıyla büyüyor.
Markalı mobilya sektörünün lider kuruluşlarından Kilim Mobilya, iç satışlar ve ihracatta büyüme için de yurt içi ve yurt dışı bayi ağını hızla genişletiyor. Markalı mobilya sektörünün önde gelen şirketi Kilim Mobilya, büyüme planlarında önemli yeri bulunan yurt içi ve yurt dışı bayi ağını genişletme çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye genelinde 240 bayilik bir ağ büyüklüğüne ulaşan Kilim Mobilya, yurt içi ve yurt dışı bayi ağını genişletme çalışmaları kapsamında, Nisan ayında 4 yeni bayiisinin açılışını gerçekleştirdi. Yozgat TSO Başkanı Sinan Çelik, TSE Afyonkarahisar İl Müdürü Kürşat Bacanlı, Milli Eğitim Müdürü Yavuz Yusuf Yazıcı, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaaddin Özdemir, İşadamı Nurullah Nurdoğan, TÜMSİAD Şube Başkanı Ali Çatar ve yönetim kurulu üyeleri, Yozgat Belediyesi Belediye Meclis Üyesi Saim Günışık, banka müdürleri ve çok sayıda vatandaş katılımıyla düzenlenen Kilim Mobilya,’nın Yozgat Bayisi açılış töreninde konuşan Kilim Mobilya CEO’su Mesut Yiğit, bayi ağını genişletme çalışmalarına büyük önem verdiklerini vurguladı. Yurt içi ve yurt dışında hızla genişleyen bayilik ağı üzerinden yapılan satışlara büyük önem verdiklerini ve buna bağlı olarak büyük bir bayileşme atılımına odaklandıklarının altını çizen Mesut Yiğit, “1976’ da kurulan hayalleri gerçekleştirdik. Şimdi yeni hayallerimizi gerçekleştirmek için çalışacağız. Kilim mobilyanın gelecek 40 yılını yurt içindeki ve yurt dışındaki bayilerimizle birlikte hayal edeceğiz” dedi. Yiğit: Türkiye genelinde yeni bayi açılışlarımız Nisan ve Mayıs aylarında hız kazandı Türkiye genelinde bayi sayısının 240’a yükseldiğine işaret eden Mesut Yiğit, Türkiye genelinde bayileşme ve mağaza açılışlarına Nisan ve Mayıs aylarında hız verdiklerinin altını çizerek, “Öncelikle ‘Kilim Mobilya tabelasının asılmadığı il kalmayacak’ hedefiyle hareket ediyoruz; nerede bir vilayetimiz var, Kilim Mobilya orada olacak. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, vatandaşlarımız Kilim Mobilya’nın yenilikçi ürünlerine kolayca ulaşabilecekler” dedi. Kilim Mobilya,’nın Nisan ayı içinde Kahramanmaraş, Kars, Iğdır ve Yozgat illerinde yeni bayi açılışlarını yaptığına işaret eden, Mesut Yiğit, “Mayıs’taki yeni bayi açılışlarımıza Bingöl ilimiz ile başladık ve Gaziantep ile sürdürüyoruz” dedi ve ekledi: “Biz bir yandan, Endüstri 4.0 donanımlı yeni üretim kampüsü ve Ar-Ge Merkezi’mizi genişletme yatırımlarımızı sürdürürken, bir yandan da bayi yatırımlarımızı kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz; sürdüreceğiz. Müşteri memnuniyeti bazlı çalışma anlayışımızı ayakta tutanın, bizim yatırım azmimiz olduğunun farkındayız. Yatırımlarımız sürdükçe yenilikçi ürünlerimizi geliştirmeye ve ülkemizin ve dünyanın neresinde olursa olsun, müşterilerimize ulaştırmaya devam edeceğiz.” Yurt dışı bayi ve mağaza ağını genişletirken, önceliği franchaise anlaşmalarına veriyor Kilim Mobilya, yenilikçi ve konforlu ürünlerini, Türkiye içindeki geniş bayi ağının yanı sıra, dünyanın birçok ülkesindeki satışa sunuyor. Kilim Mobilya, yurt dışı bayi ve mağaza ağını genişletirken, öncelikli olarak, franchaise anlaşmaları yapmaya özen gösteriyor ve bu çerçevede öncelikle, “pazarın içinde yeterli potansiyele sahip, trafiğin yoğun olduğu, uygun kira maliyetli, minimum 500 metrekare büyüklükte mağaza lokasyonu” koşullarını gözetiyor. Bunların yanında, özellikle mağazanın yeterli sayıda araç ve deposunun olmasını da öncelikli koşul olarak belirleyen Kilim Mobilya,, Kilim markalı ürünler dışında başka ürünlerin teşhir ve satışının yapılmamasını, Kilim Mobilya, standartlarında mağaza dekorasyonunun yapılmasını öngörüyor. Kilim Mobilya,’nın bu yıl Azerbaycan ile başlattığı yurt dışı bayilerini genişletme çalışmalarını Orta Asya, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa’da sürdürecek.Kilim Mobilya,, 2018 yılında yurt dışı bayileşme çalışmalarında Ortadoğu’da Suudi Arabistan bayilerine öncelik verecek ve Kuzey Afrika ülkelerinden Tunus’ta, Avrupa’da Fransa ile sürdürecek.
Ekonomi Basını Başarı Ödülleri Töreni gerçekleşti
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından, SEKTÖR TÜRK temsilen Cevdet Akif USTA’nı katıldığı Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda, CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul katkılarıyla “Yaza Merhaba” etkinliği kapsamında 8. kez gerçekleştirilen “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” törenle sahiplerini buldu. EGD “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” töreni – TBB Başkanı Aydın: – “Küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin büyüyor olmasını önemsiyoruz. Ekonomi büyürse, bankacılık büyüyor ve sağlıklı işliyor. Bankacılık sektörü sağlıklı bir yapıdadır ve işlevini de başarılı bir şekilde sürdürmektedir” – Anadolu Ajansı Finans Haberleri Editörlüğü muhabirlerinden Uğur Aslanhan, “İstanbul’daki 100 bin emlakçıdan 90 bini kaçak” başlıklı haberiyle Namık Ahıska Özel Ödülü’nün sahibi oldu Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin büyüyor olmasını önemsediklerini belirterek, “Ekonomi büyürse, bankacılık büyüyor ve sağlıklı işliyor. Bankacılık sektörü sağlıklı bir yapıdadır ve işlevini de başarılı bir şekilde sürdürmektedir.” dedi. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından, Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda, CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul katkılarıyla “Yaza Merhaba” etkinliği kapsamında 8. kez gerçekleştirilen “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” törenle sahiplerini buldu. Törenin açılışında konuşan TBB Başkanı Aydın, riskler yüksek seyretse de geçen yıla nazaran beklentilerin daha iyi olduğu bir dönem içinde bulunulduğuna işaret ederek, hem riskleri hem de fırsatları birlikte değerlendirip, işlerini iyi yapmak için çalıştıklarını söyledi. Küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin büyüyor olmasını önemsediklerine dikkati çeken Aydın, şunları kaydetti: “Ekonomi büyürse, bankacılık büyüyor ve sağlıklı işliyor. Bankacılık sektörü sağlıklı bir yapıdadır ve işlevini de başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Ekonomi gazeteciliği ile bankacılık arasında pek çok benzerlik var. Her ikisi de aracılık yapıyor. Bankalar kaynak sahipleri ile kredi arayanlar arasında, ekonomi gazetecileri ise haber kaynağı ile okuyucu arasında aktarım yapıyor. Her ikisinde de kurallar yanında prensipler ve piyasa denetimi var. Sizler kaynağınızdan aldığınız haberleri, hangi ölçüde kullanacağınıza karar verirken ve farklı gazeteler, farklı yorumlarda, farklı biçimde haber ve ürünü gösterirken, biz de bankacılık olarak farklı kesimlere, farklı ürünleri en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz.” Ortak paydalarının, en doğruyu yaparak en iyi hizmeti vermek olduğunu aktaran Aydın, dijital gazeteciliğin ve dijital bankacılığın gelişmesi için her iki tarafın da birlikte çalıştığını dile getirdi. Aydın, “Sizde vade 1 gün bizde vade 3 ay. Sizde gazete geri dönerse, bizde kredi geri dönmezse zarar oluşuyor. Sizler kaynak güvenliğine, biz müşteri sırrına çok önem veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Yetişmiş insan kaynağı ve tecrübenin her iki kesimde de çok önemli olduğunun altını çizen Aydın, her iki kesimin de mesleğiyle gurur duyduğunu vurguladı. Aydın, bankacılık sektörü ve ekonomi gazeteciliğinin çok yönlü paydaş olduğunu, bu ilişkinin sağlıklı olarak geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için iki tarafa da önemli görevler düştüğünü anlattı. -“EGD, çok güçlü bir aileye dönüştü” EGD Başkanı Celal Toprak da açılıştaki konuşmasında organizasyonun kendileri için ne kadar anlamlı olduğuna değinerek, sektörde yaşanan sıkıntıya rağmen, gazetecilerin haber yapabiliyor olmasının önemine işaret etti. Ödüllere çok sayıda gazetecinin başvurduğunu bildiren Toprak, şunları söyledi: “Bazı noktalarda karar vermekte zorlandık. Jüride çok eski ekonomi gazetecileri var, onların takdirlerini alabilmek çok kolay değil. Ödül alan arkadaşları kutluyorum. Bir başka önemli nokta, bu etkinlik nedeniyle önemli işlerini bırakıp buraya geldiler. Bu, EGD ailesinin çok güçlü bir aileye dönüştüğünün göstergesi diye düşünüyorum. Aynı zamanda CVK Park Bosphorus ve Vodafone’a da desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel ise konuşmasına Vodafone’u ilk günden beri ailelerinden biri gibi kabul eden EGD Yönetim Kurulu…
Ukrayna’da Türk iş dünyası için tarihi bir gün, tarihi imzalar
Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nın Coliseum Salonu’nunda geride bıraktığımız yılın nisan ayının on dokuzunda bir araya gelen birçok farklı ülkenin iş insanları, diplomatları, gazetecileri Ukrayna’daki iş dünyaları için tarihi bir ana tanıklık ettmişlerdi. O gün, Ukrayna Bağımsızlık tarihinde ilk kez ülkedeki Alman, Amerikan, Çin, Fransız ve Türk iş dünyalarıyla, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nın temsilcileri güçlerini ortak bir mekanizmada birleştirdiler. Almanya Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alexander Markus, Fransa Ukrayna Ticaret Odası direktörü Bertrand Barrier, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası başkanı Gennadiy Çizikov -ki bu kurum Türkiye’deki Odalar ve Borsalar Birliği’nin(TOBB) karşılığıdır-, Çin Ticaret Odası Başkanı Ruslan Osipenko, Amerika Birleşik Devletleri Ukrayna İş Konseyi Başkanı Morgan Williams ve Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin temsilen ben, Ukrayna’daki İş Dernekleri ve Odaları Uluslararası Konseyi’nin kuruluş senedine imza attık. Britanya Ukrayna Ticaret Odası ise kuruluş sürecine ilişkin bazı itirazları olması nedeniyle törende yerini alamamış ancak en sonunda bizimle aynı noktada buluşmuş ve onlar da kurucu üye olarak imza masasında olmasa da konseyde yerlerini almışlardı. Etkinlik Ukrayna için tarihi olmasının yanı sıra, yurtdışı Türk dernekçiliği açısından da tarihiydi zira bugüne kadar başka hiçbir bir ülkede Türk işadamı dernekleri böyle bir konseyin kuruluş sürecinde en azından yakın tarihimizde paydaş olmadı. Ukrayna’daki Uluslararası İş İnsanları Dernekleri ve Odaları Üst Konseyi’nin(ICBAC) ‘ın birinci yılını tamamladık. ICBAC, geçtiğimiz bir yıl boyunca yapılan toplantılarla olgunlaştı. Kurumun ilk projesi olarak önce altı kurucu iş insanları derneği ve odası Ukrayna için her birimiz beşer reform önerisi hazırladık. Hatırlanacağı üzere TUİD’in beş reform önerisini daha önce bir makale ile ele almıştım. Tüm bu öneriler bir araya getirilerek beş ortak maddeye, Ukrayna Bakanlar Kurulu’na sunulmak için konsolide edildi. Nitekim konsolide edilen bu beş maddenin üçü, bizim Türk iş dünyası olarak önerilerimizden çıktı. Yine bu bir yıl boyunca dernek yönetimleri, üyeleri birbirlerinin faaliyetlerine katılarak, karşılıklı ilişkileri, dostlukları pekiştirdiler Beraber ilk büyük etkinliğimizi olan Ukrayna Yatırım Forumu’nu ise, aralık ayında ICBAC’a katılarak yapının bir parçası olan Avusturya Ukrayna İş Derneği ile birlikte Ukrayna Diplomasi Akademisi’nde geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdik. 150’den fazla ismin katıldığı bu forumu daha sonra bir yazı ile değerlendireceğim. O gün atılan imzalara, ICBAC’ın kuruluşuna elbette kolay gelinmedi. Bir yıllık yoğun bir çalışma sonucunda konseyin kuruluş süreci tamamlandı. Aslında bu hazırlık süreci bizler açısından 2011 yılının başlarına dayanıyordu. Son altı yıldır, Ukrayna’daki diğer ülkelerden işadamlarıyla, işadamları dernekleriyle iyi ilişkilere, işbirliğine Ukrayna Türk iş dünyası, TUİD olarak önem verdik. İtalyanlar, İngilizler, Amerikalılar, Polonyalılar, Almanlar ve hatta Çinliler’le birçok etkinliği bu süreçte beraber gerçekleştirdik. Kuşkusuz bu çalışmalar, bu çabaların bir sonucu olarak, Ukrayna’daki diğer önde gelen yatırımcı ve aktif iş dünyasına sahip olan Almanya, Büyük Britanya, ABD, Çin, Fransa iş dünyalarıyla birlikte kurucu üye olarak ICBAC’ın bir birleşini olmamız sürpriz olmadı. Tabii önemli bir faktör de Ukrayna’nın içinde bulunduğu konjonktür. 2014 yılı öncesinden farklı olarak iş dünyasıyla diyaloğa çok daha açık, bu diyaloğa önem veren bir yönetim anlayışı Ukrayna’ya hakim. Ülkedeki yapısal reformların gerçekleştirilmesi noktasında Ukrayna hükümeti iş dünyasının önerilerini, tavsiyelerini ve eleştirilerini dinlemeye hazır dolasıyla ICBAC gibi bir mekanizmanın varlığı özellikle farklı ülkelerin yatırımcılarının ortak sorunlarını çözümünde ve iş dünyasını Ukrayna hükümeti nezdinde sesinin duyurulmasında çok daha işlevsel ve etkili olabilecek. Bu yapı önümüzdeki dönemde daha da büyüyecektir. Maalesef açılış günüyle ilgili o gün bir yazı kaleme alalamamıştım. O gün yazdığım notlara göz gezdirdiğimde, ICBAC’ın…
iş Sağlığı ve Güvenliği hakkında herşey
İş sağlığı ve güvenliği, ‘İSG’ kanun, yönetmelik ve tebliğler ile çalışanların korunmasını sağlamaya yönelik inceleme ve uygulamalar bütünüdür. İşçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirler dizisine “İş Güvenliği” denir.[1] İşçi sağlığı bilimi; Tüm mesleklerde çalışanların sağlıklarını sosyal, psikolojik ve fiziksel olarak en üst seviyede tutmak, çalışma şartlarını ve üretim araçlarını sağlığa uygun hale getirmek, çalışanları çalışma ortamlarının tüm zararlı etkilerinden koruyarak işin ve işçinin birbirine uyumunu sağlamak üzere kurulmuş, mühendislik ve tıp disiplinlerini temel alan entegre bir bilim dalıdır. İş güvenliğinin önemi[değiştir | kaynağı değiştir] Hızlı sanayileşme ve teknolojik gelişmeler ile doğru orantılı olarak özellikle iş yerlerinde çalışan kişilerin güvenliği ile ilgili bazı sorunlar da açığa çıkmıştır. Bu sebeple bir takım önlemleri önceden alarak iş yerlerini güvenli hale getirmek gerekmekte olduğundan iş güvenliği oldukça önem kazanmıştır. İş sağlığı ve güvenliği nedir[değiştir | kaynağı değiştir] İş sağlığı ve güvenliği; işin yapılması sırasında iş yerindeki fiziki çevre şartları sebebiyle işçilerin maruz kaldıkları sağlık sorunları ve mesleki risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması ile ilgilenen bilim dalıdır. Bir kuruluşun gerçekleştirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların (çalışanların, geçici işçilerin, alt yüklenici çalışanlarının, ziyaretçilerin, müşterilerin ve işyerindeki herhangi bir kişinin) sağlığına ve güvenliğine etki eden faktörleri ve koşulları inceleyen bilim dalı olarak tanımlanmaktadır.[2] İşyerlerinde işin yürütülmesi ile ilgili olarak oluşan tehlikelerden, sağlığa zarar verebilecek şartlardan korunmak ve daha insanî bir iş ortamı meydana getirmek için yapılan metotlu çalışmalar. Genel anlamda, hem çalışanları korumayı (İş Güvenliği), hem de bütün işletmenin ve üretimin güvenliğini, yani etraftakilerin ve çevrenin korunmasını esas alan tedbirlerin bütünüdür. İşyerinde çalışan işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamayı, bir başka ifadeyle, işyerinde doğabilecek, iş kazası ve meslek hastalıkları gibi her türlü riske karşı gerekli tedbirleri almayı, bu husustaki şartları yerine getirmeyi, bu hedefleri yerine getirmeye yardımcı olabilecek araç-gereçlerin eksiksiz bulundurulmasını öngören, genelde bunların uygulanmasından işverenin sorumlu tutulduğu ve/fakat işçilerin de, öngörülen tedbirlerle ilgi olarak usul ve şartlara uymalarını isteyen bir kavramdır. Kanuni Dayanak: 6331 Sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu, işveren ve çalışanların, iş yerindeki iş güvenliği ve iş sağlığının sağlanması ve mevcut koşulların iyileştirilmesi için yetki ve sorumluluklar ile hak ve ödevleri düzenler.İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu, herhangi bir alanda, herhangi bir unvan ve şekil ile çalışan herkes için geçerlidir. Kamu ve özel sektör ayrımı gibi bir durum 6331 Sayılı Kanun için geçerli değildir. İş yerlerindeki tüm işçi ve işverenlerin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili görevleri bu kanunda belirtilmiştir.İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun Beşinci Bölüm’ü (m.77-89) İş Sağlığı ve Güvenliği’ne ayrılmıştır. Bu bölümde; iş sağlığı ve güvenliği konusunda işçilerin ve işverenlerin yükümlülükleri, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğine aykırı bir durumun tespiti halinde iş yerinin kapatılması veya işin durdurulması, iş sağlığı ve güvenliğinin işyeri seviyesinde örgütlenmesi (iş sağlığı ve güvenliği kurulu, iş yeri sağlık birimleri ve iş yeri hekimi, iş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanlar, sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi), çalışma hayatında kadın ve çocuk işçilerin korunmasına yönelik hükümler düzenlenmektedir. İSG’nin bilimsel dayanakları[değiştir | kaynağı değiştir] Temel Mühendislik Bilimleri Tıp Ekonomi Hukuk Psikoloji Sosyoloji İSG’nin Türkiye’de belirlendiği yasalar[değiştir | kaynağı değiştir] 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 4857 Sayılı İş Kanunu Türk…





























