Türkiye’de Kenevir Yetiştiriciliği – Üretimi Yeniden Başlıyor! Nasıl Yapılır?

Türkiye’de Kenevir yetiştiriciliği ve üretimi devlet teşviği ile yeniden başlıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamaya göre, Gıda Tarım Bakanlığı yeniden Türkiye’de kenevir üretimi yapabilmek için harekete geçecek. Esrar’ın hammaddesi olarak bilinen Kenevir son yıllarda ise çeşitli tıbbi ürünler ve endüstride yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı ve son olarak da Türkiye’nin 19 ilinde ekimi yasallaştı. Ancak yeni düzenleme ile birlikte kenevir ekimine teşvik gelmesi planlanıyor.

Kenevir artık yeni çalışmalar ile birlikte, sağlık alanında en çok baş ağrısı, bulantı giderici, iştah artırıcı ve kanser tedavisi için kullanılan ilaçlarda yer alıyor. Ayrıca kenevir sadece sağlık amacıyla değil, çeşitli endüstriyel amaçlı ürünlerde de kullanılabilecek şekilde yetiştirilebiliyor. Kenevir yetiştiriciliği ile elde edilen hammadde kağıt ve lif ürünlerinin yapımında da kullanılabiliyor.

Türkiye’de çok uzun yıllardır kenevir yetiştiriciliği yasak, ancak 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile kenevir 19 şehirde kontrollü bir şekilde yetiştirilebiliyor. Ancak yasalar çerçeveside 2017 yılında sadece 70 dekar alanda kenevir yetiştiriciliği yapıldı ve bu Türkiye’nin erişebileceği potansiyel göz önüne alındında çok düşük bir rakam.

DÜZENLEME YAPILACAK

Kenevir ekiminin yasallaşacağı ve yeni düzenleme ile teşvik getirileceği yönünde açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konu ile ilgili olarak, “Ülkemizde keneviri yok ettik. Kenevirden atlet, fanila dokunurdu. Çünkü teri emmesi çok farklı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor. Gıda Tarım Bakanlığı bu konuda çalışmalara başlıyor. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ NASIL YAPILIR

İKLİM İSTEĞİ

Genellikle tercih edilen ‘Lif tipi kenevir’ yetiştiriciliği için yüksek nispi nem, uygun bir sıcaklık ve asgari 700 mm’lik yağış gerekiyor. Özellikle ekim öncesi yağış gereksinimi çok fazladır. İlkbahar geç donlarına karşı hassas olduğundan, -5 C0 den daha düşük sıcaklıklarda fideler büyük ölçüde zarar görür. Genelde kenevir adaptasyon kabiliyeti iyi olduğundan her türlü ekolojik koşullarda rahatlıkla yetişebiliyor.

Tohum üretimi için sıfır derecenin altında olmayan asgari 5 aylık ve lif eldesi için de 4 aylık bir gelişme süresine gereksinimine ihtiyaç duyuyor. Kuraklık ve yüksek sıcaklık gelişmeyi büyük ölçüde hızlandırıyor. Toprakta devamlı ve fazla bir nem olursa yapraklarda sararmalar oluşur ve kenevir bitkisi bu sararma sonrasında zarara uğrar.

TOPRAK İSTEĞİ

Hemen hemen bütün yetiştirme bölgelerinde derin sürülmüş, besin maddelerince zengin, nötr toprak reaksiyonundan zayıf alkali reaksiyona kadar pH= 7-7,5 arasında olan topraklar kenevir yetiştiriciliği için uygundur. Dere ve nehir yatakları zengin, kireçli, gevşek ve organik maddece fakir olmayan aluviyal topraklarda en iyi verim elde edilir.

TARLANIN HAZIRLANMASI

Yaz aylarında ekilen tüm bitkilerde olduğu gibi öncelikle tarlanın derin bir şekilde işlenmesi gerekiyor. Derin toprak işleme kurak bölgelerde özellikle sonbahar aylarında yapılmalıdır. İlkbaharda ekimden önce tarla üzerinde oluşan yabancı otları temizlemek ve üstteki toprak tabakasını gevşek bir yapıya kavuşturmak için hafif sürüm gerçekleştirilebilir. Ortaya çıkan toprak kesekleri diskaro geçirilerek parçalanmalı ve bundan sonra toprağın tesfiyesini sağlayan ekipmanlarla tarla toprağı ekime uygun hale getirilir.

KENEVİRİN EKİMİ

Kenevir tarımında ilkbahar son don tehlikesi geçtikten sonra yapılacak en erken ekimle yüksek verim alınabiliyor. Genelde kenevir bitkisinin ekim zamanı Mart ayıdır. Ekim mibzerle sıraya ekim şeklinde yapılmalıdır. Serpme ekim modern tarımda önerilmemektedir. Sıraya ekim yapıldığında uygulanan sıra aralıkları lif için üretimde 15-25 cm , tohum için üretimde 30-40 cm ‘dir. Zira sık ekim lif kalitesinin artışına, seyrek ekim ise dallanmayı teşvik edeceğinden tohum veriminin artışı için büyük imkan sağlayacaktır. Atılacak tohumluk miktarı tohum üretiminde 4-5 kg/da, lif üretiminde ise 6-9 kg/da öneriliyor. Ekim derinliği 2-3 cm olup, 4 cm’den daha derine ekilmesi çimlenen sürgünlerin toprak yüzeyine çıkışını daha zor bir hale getirecektir.

BAKIM

Ekonomik anlamda kenevir tarımı için ilk gelişme devrelerinde çapalama ve sulama gibi önemli bakım işlerine gereksinim duyuluyor. Yabancı ot kontrolü için yapılacak ilk çapalama bitkileri 5-10 cm boylandığında, ikinci çapa ise 25-30 cm. boylanınca yapılacak. Yağışı yeterli olmayan kurak bölgelerde 2-4 kez sulama yapılması tavsiye ediliyor. Kenevir topraktan fazla besin maddesi kaldırdığından toprak verimliliğinin muhafazası bakımından özellikle azotlu gübre başta olmak üzere ticari gübre uygulaması mutlaka gerçekleştirilmeli. Kenevir yetiştiriciliğinde tavsiye edilen gübrelemede ahır gübresinin sonbaharda toprağa karıştırılması, ilkbaharda ekimle birlikte azotlu ve fosforlu ticari gübrelerle desteklenmesidir. Dekara 2-4 ton ahır gübresi yeterli olacak. Ticari gübre olarak dekara saf halde 8-12 kg. azot isabet edecek şekilde Amonyum sülfat veya Amonyum nitrat ve 6-8 kg/da fosfor isabet edecek miktarda süper fosfatlı gübre verilmesi tavsiye ediliyor.

HASAT

Kenevirde erkek ve dişi bitkilerin olgunluk devrelerinin farklı zamanlara isabet etmesi kenevir hasadında zorluklar oluşturuyor. Erkek kenevirler, çiçeklenmeden kısa bir süre sonra yani ekimden 100 gün sonra hasat olgunluğuna ulaşır. Dişi kenevirlerin tohum olgunlaştırmaları ise erkek bitkilerin olgunlaşmasından 4 hafta daha geç olmaktadır.

Genel olarak çiçek tozlarından ibaret beyaz bir toz bulutunu andıran bir ortam oluştuktan 5-10 gün sonra erkek kenevirler hasat edilecektir. Yaklaşık Eylül ortalarına kadar sarkan tohum olgunluğunda saplar iyice odunlaştığından lif elde edilemez. Bu nedenle sadece tohum hasadı yapılacak. Hem tohum hem de lif üretimi yapan bölgelerimizde erkek ve dişi kenevirler ayrı ayrı hasat edileceğinden tarlaya 2 kez girmek suretiyle iş gücü ve masraf artmaktadır. Fakat ülkemizde kenevir tarımı çoğunlukla aile işletmeleri şeklinde yürütüldüğünden bu zor hasat şekli de bir sorun oluşturmadan uygulama alanı bulmuştur.

KENEVİR EKİMİ VE KONTROLÜ HAKKINDA YÖNETMELİK

Madde 1- Bu Yönetmelik, kenevire bağlı olarak uyuşturucu madde üretiminin önlenmesi amacıyla kenevir ekimi yapılacak bölgelerin tespiti, ekimlerin izine bağlanması, gerekli kontrollerin yapılması ve izinsiz ekimlere yapılacak olan işlemlere ait usul ve esasları belirlemek üzere hazırlanmıştır.

Madde 2- Bu Yönetmelik, Kenevir ekiminin yapılmasına izin verilecek il ve ilçelerin tespit edilmesi, ekim izni alınmasında izlenecek usul ve esasları, ekimlerin kontrolü, hasadı, izinsiz ekilişlere uygulanacak işlemleri ve kontrollerde görevli personelin yetiştirilmesi ile ilgili çalışmaları kapsar.

Madde 3- Bu yönetmelik; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Teşkilatı ve Görevleri hakkında 3161 sayılı kanunun 33 üncü maddesi ile 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 3652 sayılı kanun ile değişik 23 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Madde 4- Bu Yönetmelikte geçen;

Kenevir : Saplarından lif ile kağıt ve yakacak hammaddesi, tohumlarından yağ ve dişi bitkilerin çiçekli veya meyveli dal uçlarından esrar elde edilebilen, mahalli olarak bazı yörelerde kendir, hint keneviri, çedene veya çetene olarak isimlendirilen; başta cannabis sativa ssp sativa ve cannabis sativa ssp indica olmak üzere cannabis cinsine bağlı kültürü yapılan bütün tür ve alt türlere ait bitkileri,
Lif : Kenevir saplarından elde edilen, genelde yağlık, çerezlik ve kuş yemi olarak kullanılan tohumu veya kenevir üretimi için gerekli olan tohumu, ifade eder.

Ekim Bölgeleri

Lif, tohum veya her iki amaca yönelik kenevir ekimlerine müsaade edilecek il ve ilçeler aşağıdadır. Bu il ve ilçelerin dışında her ne maksatla olursa olsun kenevir ekimi yasaktır.

  1. Amasya
  2. Antalya
  3. Burdur
  4. Bartın
  5. Çorum
  6. İzmir
  7. Karabük
  8. Kastamonu
  9. Kayseri
  10. Kütahya
  11. Malatya
  12. Ordu
  13. Rize
  14. Samsun
  15. Sinop
  16. Şanlıurfa
  17. Tokat
  18. Uşak
  19. Yozgat
  20. Zonguldak

Yeniden Ekim Bölgesi İhdası
Madde 6- Ekim bölgelerini azaltmak veya çoğaltmak Bakanlık yetkisindedir. Yapılacak tetkik ve değerlendirmelere göre gerektiğinde talimatla yeni ekim bölgeleri ihdas edilebileceği gibi mevcut ekim bölgeleri de iptal edilebilecektir.

Ekim İzni Müracaatı
Madde 7- Her ne maksatla olursa olsun kenevir ekimi yapacak çiftçiler, İl veya İlçe Müdürlüklerinden izin almak zorundadırlar. Çiftçiler her yıl 1 Ocak-1 Nisan tarihleri arasında bulundukları yerin en büyük mülki idare amirliğine (EK:1)’deki örneğe göre doldurulmuş bir dilekçe ile müracaat ederler. Müracaat tarihleri dışındaki çiftçi müracaatları değerlendirilmez ve kenevir ekimine izin verilmez. Dilekçede, kenevirin ekiliş amacı olan lif ve tohum ayrı ayrı belirtilir. Müracaatçıdan daha önce izinsiz kenevir ekme, esrar imal etme, dağıtma, ticaretini yapma ve kullanma suçu işleyip işlemediği konusunda Cumhuriyet Savcılığından belge getirmesi istenir. Daha önce yukarıdaki suçlar ile Türk Ceza Kanunu’nun 403 ve 404 üncü maddelerinde yazılı suçlardan birini işleyenlerin müracaatları değerlendirilmez ve kenevir ekimine izin verilmez. Bilimsel araştırmalar amacıyla yapılacak olan ekimler için de tarım il veya ilçe müdürlüklerinden izin alınır. Araştırma parsellerinden elde edilen kenevir ürünü ve yapılan araştırmanın sonucu hakkında tarım il veya ilçe müdürlüklerine rapor verilir.”

Ekim İzni Verilmesi
Madde 8- Kenevir ekim izni için müracaat eden üreticilerin dilekçeleri, bu iş için il veya ilçe müdürlüklerinde tutulan müracaat defterine kaydedilir ve müracaatçıya müracaatının alındığına dair bir belge verilir.

İl veya ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri veya ziraat teknisyenlerince müracaatçının tarlaları incelenir, tarlaların müracaat formuna uygun olup olmadığı tespit edilir ve birer krokileri çizilerek dosyalarına konulur. Söz konusu krokinin bir örneği mahallin güvenlik güçlerine gönderilir. Tarlalar, müracaat formundaki bilgilere uygun ise müracaatçıya (EK:2)’deki örneğe göre Kenevir Ekim İzin Belgesi verilir. Kenevir ekim ve üretiminden vazgeçen çiftçiler, aldıkları izin belgelerini il veya ilçe müdürlüklerine en geç 10 gün içerisinde geri verirler.

İl veya ilçe müdürlüklerinin kontrol etme imkanı olmayan yerlerde ekim yapmak isteyenlere ekim izni verilmez.

İzinsiz Ekimler
Madde 9- İzinsiz yapılan kenevir ekimleri hangi amaca yönelik olursa olsun kanun hükümlerine göre imha edilir ve ekicisi hakkında cezai işlemler uygulanır.

İzin belgesi alınmasına rağmen belgede belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde ekim yapanlar hakkında da birinci fıkradaki hükümler uygulanır.

Kontrol Mercii
Madde 10- : Kenevir ekimi için izin verilen ve ekim yapılan yerler, izni veren tarım il veya ilçe müdürlüklerinin ziraat mühendisleri veya ziraat teknisyenlerince ekimden hasada kadar devamlı kontrol altında tutulur ve amaca yönelik ekim yapılıp yapılmadığı izlenir.

Ekim bölgeleri dışında yapılan kaçak kenevir ekimleri de il ve ilçe müdürlükleriyle mahallin güvenlik güçleri tarafından birlikte izlenir ve kaçak ekimler hakkında mevzuat hükümleri uygulanır.

Kontrol Zamanı
Madde 11- İl ve İlçe Müdürlükleri teknik elemanları tarafından kenevir ekimleri ekiminden hasadına kadar kontrol edilir. Teknik elemanlar kendi sorumluluk bölgelerindeki ekilişleri en az ayda bir defa kontrol ederler ve kontrol sonuçları ekicinin kartına işlenir.

Kontrollerde Dikkat Edilecek Hususlar
Madde 12- Kontrollerde dikkat edilecek şunlardır;

a) Kontrollerde esas amaç, esrar üretimine mani olmakla beraber kenevir üretim tekniği konusunda da çiftçilere yardımcı olmaktır.
b) Kontrollerde ilk defa ekiliş izni olup olmadığına bakılır ve beyan edilen ekiliş miktarının aşılıp aşılmadığı tespit edilir.
c) Ekilişin amacı dışında kullanılmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Bu yolda işaretlere rastlandığı taktirde çiftçiler ikaz edilir. İkaza uymayanlar için kanuni işlemler yapılarak izni iptal edilir.
d) Kontrollerde çiftçilere kenevir ekimi, bakımı ve hasadı konularında teknik bilgiler götürülerek çiftçilerin daha teknik ve verimli çalışmaları sağlanır.
e) Bitkilerden esrar alınabilecek çiçeklenmeden tohum elde edilmesi ve havuzlamaya kadar olan dönemlerdeki kontroller çok daha hassasiyetle yapılır. Hasat sonrasında bitki artıklarından esrar elde edilmesini önlemek için kenevir bitkisinin artıkları hemen imha edilir.
f) Her kontrolden sonra tespit edilen hususlar çiftçi kontrol kartlarına işlenir.

Kontrollerde Görevli Personel
Madde 13- Kenevir ekim bölgelerindeki il ve ilçe müdürlüklerinde ekiliş alanları dikkate alınarak yeterli sayıda teknik eleman görevlendirilir.

Teknik elemanlar ziraat yüksek mühendisi ve ziraat mühendisi olur. Bunların bulunmadığı yerlerde ziraat teknisyenleri görevlendirilir.

Görevlendirilen teknik elemanlar en kısa zamanda Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça düzenlenecek olan hizmetiçi eğitim programları ile teknik elemanların kenevir tarımı ve kontrolü konularında yetiştirilmeleri sağlanır.

Teknik elemanların görevleri ile ilgili her türlü ihtiyaçları görevli oldukları il ve ilçe müdürlüklerince karşılanır.

Kaynak  karlıisfikirleri.com.tr

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…