2019 YILINDA UYGULANACAK VERGİ CEZASI MİKTARLARI
Vergi Usul Kanununda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanmaktadır. Bu Tebliğin konusunu 2019 yılı itibarıyla uygulanacak olan hadler ve tutarlar oluşturmaktadır. 2019 VERGİ CEZALARI incelemek için tıklayın >>
VERGİ DAVA DİLEKÇELERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ NOKTALAR NELERDİR?
Bir vergi davasında dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi vergi dava dilekçelerinin İdari Yargılama Usul Kanununa uygun hazırlanmasıdır. Vergi davalarına ilişkin dilekçelerde yapılabilecek hatalar ciddi anlamda hak kayıplarına sebep olabileceği gibi zaman kaybına da neden olabilir. Uygulamada, dava dilekçelerinde sıklıkla karşılaşılan ve dikkat edilmesi gereken başlıca hususları şöyle sıralayabiliriz: • Dava dilekçeleri en az iki nüsha (taraf sayısından bir fazla) düzenlenmeli ve her nüsha imzalanmalıdır. • Dava dilekçesinde, davacı adresi açık bir şekilde yer almalıdır. • Şirket adına açılan davalarda, temsil ve ilzama yetkili olanları gösteren ve temsil süresinin davam ettiğini gösteren güncel imza sirkülerleri eklenmelidir.• Dava konusu ihbarname ve ödeme emirleri ve bunların tebliğini gösteren tebliğ alındıları dilekçeye eklenmelidir. • Dava konusu işlemin tebliğ veya öğrenme tarihi dilekçede gösterilmelidir. • Dilekçe, konu, içerik, istem ve sonuç yönleriyle uyumlu olmalıdır. • Dilekçe, yetkili vergi mahkemesi başkanlığına hitaben düzenlenmelidir. • Birlikte dava açılabilmesinin mümkün olmadığı şartlara dikkat edilmelidir. • Dilekçeler, kısa, öz, net olmalı gereksiz ifadelerden kaçınılmalıdır. • Dilekçe ret kararları üzerine yenileme dilekçelerinde aynı hatalar yapılmamalıdır. • Şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı şirket müdürü tarafından kendi adına dava açılamaz, davanın şirket adına açılması gerekir. • İdari başvuru yollarının tüketilmesi gerektiği hallerde doğrudan vergi mahkemelerine dava açılamaz. • Vergi cezalı tarhiyatlara karşı açılan davaya ait dilekçelerin sonuç ve talep ksımında, “cezalı tarhıyatın kaldırılması/terkini” “özel usulsüzlük cezasının kaldırılması/terkini” ödeme emrine karşı açılan davalarda “dava konusu ödeme emrinin iptali” haciz işlemlerine karşı açılan davalarda “dava konusu haciz işleminin iptali” ifadelerinin mutlaka kullanılması gerekir. • Ödeme emirlerine ve ya haciz işlemlerine karşı açılan açılan davalarda, vergi ve cezaların kaldırılması istenilemez.www.davavergi.com • Tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilen şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri kendisine tebliğ edilen şirket ortakları ya da kanuni temsilciler bu ödeme emirlerine karşı dava açmamalıdır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi vergi dava dilekçelerinin büyük bir titizlikle hazırlanması gerekmektedir. Vergi mükellefleri, kendilerine ait dava dilekçelerini kendileri hazırlayabileceği gibi konusunda uzman bir vergi avukatından veya vergi davalarında uzman kişi ve kurumlardan destek alabilir. NOT: YASAL HAKLAR SAKLIDIR. YAZILAR İZİN ALINMAKSIZIN VE ATIF YAPILMAKSIZIN KULLANILAMAZ. www.davavergi.com
Türkiye’nin ‘Işık Kirliliği’ Ölçümü Yapıldı
6 gecede toplam 171 farklı noktada yapılan ölçümün sonuçları dikkat çekti Dünyada giderek artan ışık kirliliği, Bursa´da düzenlenen panelde ele alındı. Nilüfer Belediyesi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Bursa Amatör Astronomi Kulübü, Karaman Dernekler Yerleşkesi´nde ‘Işık Kirliliği’ konulu panelde doğal hayatı korumak, enerji tasarrufu sağlamak ve şehirlerde daha çok yıldız görebilmek konuları tartışıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Remzi Çınar ile Bursa Amatör Astronomi Kulübü Başkanı İlhan Vardar, Işık Kirliliği Araştırma Projesi kapsamında ortaya çıkan raporu kamuoyuyla paylaştı. Bilimsel verilerle ışık kirliliğinin çevresel etkilerini de aktaran Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şu konulara değindi: “2016´da güncellenen bilimsel bir çalışmada, dünya nüfusunun yüzde 83´ünün ışık kirliliği altında yaşadığı belirlenmiştir. Bu oran, Avrupa ve Amerika nüfusu ele alındığında yüzde 99 olarak gerçekleşmektedir. Aynı çalışmanın sonuçlarına göre, Türkiye nüfusun yüzde 97.8´i ışık kirliliği altında yaşamakta ve nüfusun yarısı (yüzde 49.9) Samanyolu´nu hiç görmemektedir. Bu projede, Nilüfer´de gece gökyüzü parlaklığı ölçümleri yapılarak bölgenin ışık kirliliği haritası çıkarıldı ve yanlış aydınlatmadan kaynaklanan enerji kaybı hesaplandı. Işık kirliliği ve kent merkezlerinde gökyüzü parlaklığı ölçümleri konusunda bilgilendirme ve eğitim toplantıları yapıldı.”Çalışma sonuçları dikkat çekti Proje hakkında bilgi veren Bozbey, ışık kirliliği sorununun ekonomik boyutuna da dikkat çekerken şu ifadeleri kullandı: “Proje ortağı kurum ve kuruluşlarda görevli kişilerden 4 grup oluşturuldu, ardışık 6 gecede toplam 171 faklı noktada başucu doğrultusunda ölçümler yapıldı. Tüm veriler, bir Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) programına aktarılarak eş parlaklık eğrileri oluşturuldu. Buradan elde edilen alanlar kullanılarak Nilüfer´deki yanlış aydınlatmadan kaynaklı kaybolan toplam ışık miktarı ve buna karşılık gelen enerji değerleri yani kaybı hesaplandı. Bu çalışma çerçevesinde Nilüfer´de kaybolan toplam ışık miktarının yıllık 101 milyon lümen, ekonomik karşılığının ise 1 milyon 750 bin lira olduğu saptandı. Nilüfer ölçeğinden dünyaya baktığımızda bu durum, elektrik üretirken tükettiğimiz sınırlı petrol, doğalgaz ve kömür kaynaklarımızın önemli bir kısmının boşa harcandığı anlamına geliyor. Üstelik bu yolla atmosfer de sürekli olarak kirletiliyor.”Amaç; Işığın doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını sağlamak TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Remzi Çınar ise, enerjinin topluma yeterli, sürekli, kaliteli, çevreye zarar vermeyen ve ekonomik gücünü de zorlamayan fiyatlarla temin edilmesi gerektiğini savunduklarını söyledi. Çınar, şöyle devam etti: “Bu çalışmamızı ışığın doğru yerde ve ihtiyaç duyulan miktarda doğru yönde ve doğru zamanda kullanılması için gerçekleştirdik. Bir rapor ortaya çıktı ve Elektrik Mühendisleri Odası olarak kamunun elektrik ihtiyacının karşılanması noktasında yerel kaynakları ön planda kullanmasını arzu ediyoruz. Bunun için iki tane önemli nokta var. Enerjide verimlilik noktası, bacasız sanayi olarak ifade ettiğimiz bir süreç. Meskenlerde, sanayi kuruluşlarında ve ulaşım araçlarında olmak üzere üç ana çerçevede değerlendiriyoruz. Toplamda yüzde 40´lar seviyesinde verimlilik söz konusu. Enerjide yüzde 70 dışa bağımlı olan bir ülkenin yüzde 40 gibi bacasız sanayisi enerji verimliliğini ve tasarrufu noktasını kullanması gerekiyor.” Kaynak yapi.com.tr
Kışın Kalbinizi Koruyun!
Mini Kalp Sağlığı Check-Up Paneli Kalp sağlığınız ile ilgili endişe yaşamadan kışı sağlıklı geçirmeniz için hazırladığımız check-up paneli hakkında bilgi almak için 444 2 999 no.lu çağrı merkezimizi arayabilirsiniz. Mini Kalp Sağlığı Check-Up Paneli: Kardiyoloji Muayenesi Ekokardiyografisi EKG *Kampanya bitiş tarihi 31.03.2019
E-Beton Sistemi Türkiye’de de Uygulanacak
Yılbaşından itibaren yapı denetiminde sistem değişiyor. Yeni sistem kapsamında e-beton sistemi Türkiye’de de uygulananacak. Beton, çiple denetlenecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yapı denetim sistemini daha güvenli hale getirecek tebliğ taslağını hazırladı. 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girmesi beklenen yeni sistem ile yapı denetim firmaları elektronik ortamda belirlenerek merkezden bakanlık tarafından görevlendirilecek. Yapı denetim firması parasını müteahhitten almayacağı için inşaatlarda gerçek denetim yapılabilecek. Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre, tebliğ taslağı kapsamında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un sağlıklı ve sağlam yapıların bulunduğu güvenli ve modem şehirlerin oluşturulması için çıkarıldığı açıklandı. Açıklamada, “Ancak Kanunun uygulama sürecinde yaşanan en büyük sorunlardan biri mevzuata aykırı olmasına rağmen yapı müteahhidi ile yapı denetim kuruluşu arasında kurulan ticari bağdan ötürü ortaya çıkan denetim zafiyetidir” ifadeleri kullanıldı. Yapı denetim kuruluşlarının hangi yapılarda nasıl görevlendirileceklerinin belirlenmesi için tebliğin hazırlandığı vurgulanarak yapı denetim kuruluşunun elektronik ortamda nasıl sıralanacağı ise şu şekilde anlatıldı: “O ilde faaliyet gösterebilecek yapı denetim kuruluşları, 1 Ocak 2019 tarihini takip eden ilk iş gününde yapılacak birinci sıralamada yönetmelikle belirlenecek her bir yapı grubu için noter huzurunda çekilecek kura ile puanı sıfır kabul edilerek sıralanır. Yapı denetim kuruluşlarına 1 Ocak’tan sonra sorumluluğunu üstlendiği her bir yapının yapı denetimi hizmet sözleşmesinin bedeli kadar puan verilir. Bu puanlandırma her bir yapı grubu için ayrı ayrı yapılır ve o grup için verilen puan diğer grup için yapılan puanlandırmaya eklenmez. Yapı denetim kuruluşları her bir yapı grubu için puanı az olandan çok olana doğru sıralanır.”Bakanlık, elektronik ortamda yapı denetim kuruluşu belirleme işlemini her iş günü mesai bitiminin ardından yapacak. Kamuoyunda çipli beton olarak bilinen e-beton sisteminin Türkiye genelinde uygulanmasına ilişkin tebliğ de dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğ kapsamında inşaatlarda beton dökülmeden bir gün önce yapı denetim kuruluşu, ilgili laboratuvara haber verecek. Beton numunesi, yapı denetim mühendisinin gözetiminde alınarak içine ASELSAN’ın ürettiği beton etiketi (radyo frekansı ile kimlik tanımlama (RFID) teknolojisini kullanan etiket) yerleştirilecek. Laboratuvar personeli, yapıya ve betona ilişkin bilgileri, Elektronik Beton İzleme Sistemine (EBİS) girecek. Numuneler şantiyeden, elektronik okutma işlemi yapılarak çıkarılacak yine laboratuvara okutularak alınacak. Numuneler, standartlara uygun zaman içinde laboratuvarda bulunan beton kırım cihazında denenecek. Kaynak yapi.com.tr
Ev Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Yasal İşlemler
Ev satın alırken dikkat edilmesi gereken birçok yasal işlem bulunuyor. Tapuda düşük gösterilen rayiç bedelleri evi satmak istediğinizde karşınıza en büyük sorun olarak çıkabilir. Ev satın alırken dikkat edilmesi gereken yasal işlemler bulunuyor. Ev alırken sürece hakim ve dikkatli olmak büyük önem taşıyor. Hesapkurdu’ndan derlenen verilere göre, ev alırken mevzuata uymayan veya ileriyi düşünmeyerek günü kurtarmak için yapılan işlemlerden dolayı, ilerleyen zamanlarda çeşitli cezalar ile karşı karşıya kalınabiliyor. Emlak Kulisi, ev bedelinin beyan edilmesiyle ilgili hangi önemli detaya dikkat edilmesi gerektiğini araştırdı. İşte o haber; 1- Belediyenin Belirlediği Rayiç Bedeli Kontrol Edin Ev alırken yapmanın gereken ilk işlem, konutun rayiç bedelinin öğrenilmesidir. Rayiç bedel, belediye tarafından metrekare bazında en alt limitten yüksek olması şartı ile belirlenir. Evin satın alma bedelini, belediyeye bildirdiğiniz ve belediyenin de resmileştirdiği bedel olan rayiç bedel ev alırken ya da satarken gösterilecek en önemli unsurdur. 2- Tapuda Rayiç Bedelinden Düşük Göstermeyin a) Tapu harcı bakımından önemi Tapu alım ve satım işlemlerinde alıcı ve satıcı yüzde 2 bedel ödemekle yükümlüdür. Tapu harcını hesaplarken belediye rayiç bedeli veya satın alım bedelinin hangisi yüksekse ona göre hesaplama yapılır. Satın alım bedelini mümkün olduğunca düşük göstererek daha az tapu harcı ödemek vergi kaybına neden oluyor. Alım-satım bedellerinde uygunsuzluk tespit edilen işlemler için aradaki farkın cezası yasal faiz ve yanıltıcı beyandan dolayı ek cezalar verilebiliyor. ”Daha az para ödeyeyim” diye düşenen birçok vatandaş cezai işlemle karşı karşıya kalabiliyor. b) Gayrimenkul değer artış kazancı vergisi bakımından önemi Rayiç bedel ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise Gayrimenkul Değer Artış Kazancı Vergisi’dir. Vergi, evinizi alım tarihinden 5 yıl geçmeden satmanız durumunda ödemeniz gereken yükümlülüktür. Konut alıcılarının gerçek alım bedellerini beyan etmesi gerekiyor. Yüzde 2 tapu harcını düşük ödemek için ev değerini alırken düşük gösterirseniz, evi satarken aradaki değer artışı üzerinden yüzde 30’lara varan vergi ödemek zorunda kalabilirsiniz. Ev alacak kişiler, alım bedelini gerçek rakamlar üzerinden beyan etmesi gerekiyor. Emlakçı veya ev sahibinin bu bedeli düşük belirlemesine izin vermeyin. Eğer rayiç bedelinizi düşük olarak beyan ettiyseniz, pişmanlık dilekçesi ile aradaki tapu harcı farkını ödeyerek yükseltebiliyorsunuz. Kayak yapi.com.tr
2019 Yılı Lojman Kiraları Belli Oldu
2019 yılı lojman kira bedelleri belli oldu. Lojman bedelleri, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan 389 nolu Milli Emlak Genel Tebliği kapsamında yer aldı. 2019 yılında uygulanacak lojman kira bedelleri belli oldu. 2018’de yıl metrekare kira bedeli 4,25 TL olan kaloriferli konutların yeni dönem kirası metrekare başına 4,85 TL’ye çıktı. 389 nolu Milli Emlak Genel Tebliği, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. 2019 yılı kira bedelleri tebliğ kapsamında açıklandı. Tebliğ, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayanılarak hazırlandı. Tebliğ, 15 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek. Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre tebliğ gereğince kerpiç, ahşap, bağdadi ve benzeri konutlarda aylık her bir metrekare için 2,36 TL metrekare, kalorifersiz konutlarda 3,69 TL metrekare olarak belirlendi. Kira bedeline yapılacak ilaveler Kira bedellerine ek olarak, aylık her bir metrekare için kaloriferci, kapıcı ya da her ikisinin de kurum ve kuruluşlarca karşılandığı konutlardan 0,57 TL/metrekare ilave kira bedeli alınır. Elektrik ve su bedellerinin kurum ve kuruluşlarca yapılan gerçek giderler dikkate alınarak kullanıcılarından tahsil edilmesi esastır. Bununla birlikte, sayaçların ayrılmasının mümkün olmaması nedeniyle elektrik, su ya da her ikisinin hizmet binası veya fabrika tesislerinden karşılandığı konutlardan bu Tebliğin 3 üncü maddesi ile belirlenen kira bedellerine ek olarak, aylık her bir metrekare için; a) Elektrik sayacının ayrılmasının mümkün olmaması halinde 1,08 TL/metrekare, b) Su sayacının ayrılmasının mümkün olmaması halinde 0,93 TL/metrekare, c) Elektrik ve su sayacının her ikisinin de ayrılmasının mümkün olmaması halinde 2,01 TL/metrekare ç) Konutlarda kullanılan su, şehir şebekesi dışında kuyu, artezyen, kaynak suyu ve benzeri su kaynaklarından karşılanıyor olması halinde 0,50 TL/metrekare ilave kira bedeli alınır. Yakıtı kurum ve kuruluşlar tarafından tedarik edilen konutlar 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliği kapsamındaki kurum ve kuruluşların yurt içindeki kaloriferli konutlarından yakıtı kurum ve kuruluş tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan ısı pay ölçer veya kalorimetre cihazı montajı yapılmamış konutlarda, her bir metrekare için 1,94 TL/m² yakıt bedeli tahsil edilir. Isı pay ölçer veya kalorimetre cihazı montajı yapılmış konutlarda; birinci fıkradaki yakıt bedelinin üç katını geçmemek kaydıyla, bağımsız bölümün tüketimi oranında hesaplanan yakıt bedeli konutta oturanlardan tahsil edilir. Ancak kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde bu bedelin üzerinde yakıt bedeli tahsil edebilir. Yakıtı kurum ve kuruluşlarca tedarik edilen konutlarda, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerin zorunlu nedenlerle kurum ve kuruluşlarca karşılanıyor olması halinde, bu giderler karşılığında kira ve yakıt bedellerine ek olarak her bir metrekare başına 0,22 TL/metrekare tahsil edilir. Kaynak yapi.com.tr
Sika Building Future Proje Yarışması
Sürdürülebilir bir gelecek için yol gösterici olmaya kendini adayan Sika, yaratıcı fikirlere sahip gençleri ‘Building Future’ adlı proje yarışmasına katılmaya davet ediyor. Yarışmanın çağrı metni şöyle: Sürdürülebilir bir çevre için atık yönetimi çok büyük önem taşıyor. Bu konu ile ilgili çözüm bulmak için gereken özelliklere sahip misin? Sika olarak yaratıcı fikirlere sahip, coşkulu gençler arıyoruz. Elimizde geri dönüştürülmek üzere bekleyen bolca agrega, beton küp numuneleri ve binlerce Sika ürünü var! Proje yarışmamızı kazanan kişiye Sika Türkiye olarak, projesini hayata geçirme fırsatı sunacağız. Böylelikle alanında uzmanlaşmış ekibimiz ile birlikte çalışma fırsatı yakalayacaksın. Benim projem geleceği inşa edecek diyorsan linke tıklamayı unutma! SON BAŞVURU TARİHİ 31 Aralık 2018 DÜZENLEYEN Sika Türkiye OKUL-ÖĞRENCİ / PROFESYONEL Okul-Öğrenci WEB ADRESİ http://bit.ly/BuildingFuture Kaynak yapi.com.tr
İstanbul Havalimanı’nda Kira ve Yolcu Garantisi Ne Zaman Başlayacak?
İstanbul Havalimanı ihale şartnamesinde Atatürk Havalimanı’nın tüm ticari kapasitesinin buraya taşınacağı ve işletme döneminin de bu şekilde başlayacağı kriteri bulunuyor. Peki, kira ve yolcu garantisi ne zaman başlıyor? Habertürk’ten Güntay Şimşek’in bugünkü köşesinde yer alan İstanbul Havalimanı’nda kira ve yolcu garantisi ne zaman başlayacak? başlıklı yazıda İstanbul Havalimanı ile ilgili tüm detaylara ve merak edilenlere yer verildi. İşte o yazı… “İstanbul Havalimanı” ihale şartnamesinde Atatürk Havalimanı’nın tüm ticari kapasitesinin buraya taşınacağı ve işletme döneminin de bu şekilde başlayacağı kriteri yer alıyor. Dolayısıyla Türk Hava Yollarının (THY) 29 Ekim’de havalimanının açılışı yapıldıktan sonra 5 noktayla başlayıp, sayısını artırdığı ticari deneme seferleriyle İstanbul Havalimanı resmen hizmete girmiş olmadı. Fakat Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) havalimanının geçici kabullerini yaptı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) de işletme ruhsatını verdi. Kesin kabullerin olabilmesi için geriye tek bir şey kalıyor; Atatürk Havalimanı’nın taşınması. Bu konuda da yeni havalimanının en önemli müşterisi THY’nin atacağı adım, vereceği karar önemli. Çünkü milli havayolu da taşınma sebebiyle herhangi bir zarara uğramak ve kriz yaşamak istemiyor. Gelelim merak edilen sorunun cevabına; Atatürk Havalimanı tüm kapasitesiyle ne zaman yeni meydana taşınırsa, İstanbul Grand Airport’un (İGA) yıllık bir milyar 45 milyon Euro bedelli kira ödeme süreci de başlamış olacak. Ayrıca devletin de İGA’ya garanti ettiği yolcu servis ücreti de ayna dönemde devreye girecek. Tahmini olarak bu tarihte mart veya nisan olarak görünüyor. Önce meydan işletilecek. Gelirler toplanacak. Bir yıl dolunca da kira bedeli ödenecek. Habertürk’ten Güntay Şimşek’in bugünkü köşesinde yer alan İstanbul Havalimanı’nda kira ve yolcu garantisi ne zaman başlayacak? başlıklı yazıda İstanbul Havalimanı ile ilgili tüm detaylara ve merak edilenlere yer verildi. İşte o yazı… Her yurtdışı yolcusu 120 TL ödeyecek İstanbul Havalimanı’nda yolcu servis ücretleri; Dış hat giden yolcu 20, transfer giden yolcu 5 ve iç hat giden yolcu 3 Euro olarak tahsil edilecek. Diğer bir ifadeyle İstanbul Havalimanı kullanan her dış hat yolcusundan yaklaşık 120 TL alınacak. Hâlihazırda Atatürk’te yaklaşık 80 TL (15 USD) alınıyor. İlk yıl için verilen garanti ücreti 316 milyon 351 bin 370 Euro. İhale şartnamesi gereği, her yıl belli miktarlarda artmak üzere 12 yıl boyunca yolcu servis ücreti garantisi var. 12’nci yıldaki garanti ise 6 milyon 300 bin Euro. İGA’nın giden yolcudan tahsil edeceği ücretler, garanti edilen rakamın altında kalırsa devlet tamamlayacak. Bu rakamlar nasıl hesaplanacak? Merak edenler şöyle hesap yapabilir. Eğer 2019’da İstanbul Havalimanı’nı 75 milyon yolcu kullanırsa ve yolcu servis ücretleri de sadece giden yolcudan alınacağı için toplam yolcunun yarısı dikkate alınacaktır. Yani 37,5 milyon yolcu. Bunu da şu anki yolcu profiline baktığımızda 3 tip yolcu için (dış hat, transfer ve iç hat yolcusu ) 3’e bölerek hesap edebiliriz. Şüphesiz eşit şekilde bölmek doğru değil, ama tahmini olarak buna yakın bir durum söz konusu. 2019’da yaklaşık olarak 340 milyon Euro servis ücret tahsil edilebilir. İlk yıllar için verilen yolcu garantisinin karşılanmasında bir sorun olmayabilir. Fakat 12’nci yılda yolcu sayısının 2’ye katlanması veya en fazla yolcu servis ücreti tahsil edilecek kalem olan dış hat yolcusu garanti rakamını karşılayacak şekilde artar mı? Onu da zaman gösterecek? Çünkü Türkiye’ye yönelik yolcu sayısı artar, ama merkez havalimanları aynı oranda büyümeyebilir. Havalimanı kademeli olarak taşınmaz Geçtiğimiz hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul Havalimanı’na kademeli olarak gerçekleştirilen taşıma işleminin 1 Ocak itibarıyla hızlandırılacağını açıkladı. Fakat böyle bir taşınma işlemi de, modeli da…
Mecidiyeköy Mahmutbey Metro Hattı Ne Zaman Açılacak?
İstanbul’un konum olarak tam ortasında bulunan Kağıthane yeni metro hatlarıyla ulaşımda merkezi ilçe olurken, Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç hatların inşaatındaki son çalışmaları yerinde denetledi. Kağıthane Belediyesi‘nde yer alan habere göre, yeni metro, metrobüs ve karayolu ulaşım ağlarıyla Kağıthane, İstanbul’un konum olarak tam ortasında bulunma avantajını daha da güçlendirdi. Bugünlerde Kağıthane’ye 2 yeni metro hattı daha yapılıyor. Gayrettepe- Kağıthane Merkez -İstanbul Havalimanı ve Mahmutbey- Nurtepe-Kağıthane Merkez-Çağlayan –Mecidiyeköy- Kabataş metro hatları inşaat çalışmaları 2019’da biterek hizmete açılacak. Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç metro hatları inşaatındaki son çalışmaları yerinde denetlemek adına yardımcıları ve AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Mevlüt Öztekin ile beraber sahayı gezdi. Mühendislerden bilgi alan Başkan Kılıç; ‘’Hatların faaliyete geçmesiyle birlikte metroyla Kağıthane-Mecidiyeköy 4,5 dakika, Kağıthane-Üsküdar 26 dakika, Kağıthane- Ümraniye 39,5 dakika, Kağıthane-Beşiktaş 10 dakikaya iniyor. Ayrıca diğer hatla Kağıthane’den 22 dakikada İstanbul Yeni Havalimanı check-in bilet alanına ulaşım sağlanacak’ dedi. Başkan Fazlı Kılıç ekibiyle birlikte sahayı gezerken rayların üzerine yerleştirilen özel araçla hat üzerinde yolculuk yaptı. İstanbul’da en önemli metro hatlarından biri olan Mahmutbey- Nurtepe-Kağıthane-Çağlayan–Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı; tam otomatik sürücüsüz olarak, yaklaşık 24,5 kilometre uzunluğunda çift hatlı güzergahta, ana hat tünelleri ve viyadükleri, 19 adet istasyonu, yaklaşık 2,00 km’lik depo sahası bağlantı hattı, depo sahası/bakım alanı ve binalarını kapsayacak. Söz konusu metro hattı; İstanbul Avrupa yakasında yerleşim olarak yoğun nüfusa sahip olan 8 ilçeyi; Beyoğlu – Beşiktaş – Şişli – Kağıthane – Eyüpsultan – Gaziosmanpaşa – Esenler – Bağcılar birbirine bağlayacak. Hattın istasyonlarıysa; Mahmutbey, Göztepe Mahallesi, Yüzyıl-Oruç Reis, Tekstilkent-Giyimkent, Karadeniz Mahallesi, Yeni Mahalle, Kazım Karabekir, Yeşilpınar, Veysel Karani-Akşemsettin, Çırçır Mahallesi, Alibeyköy, Nurtepe, Kağıthane Merkez, Çağlayan, Mecidiyeköy, Fulya, Yıldız, Beşiktaş, Kabataş şeklinde belirlendi. Kaynak yapi.com.tr
Konutta Kapıyı ‘Faizsiz Finans’ Açacak
Faizlerin yüksek olması konut satışlarını olumsuz etkilerken sektör, Faizsiz Finans Sistemi ile satışları yukarı taşımayı hedefliyor. Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, “Bu sistemle alınan evlerin oranının yüzde 1’den yüzde 5’e yükseleceğini tahmin ediyoruz” dedi. Yüksek faizlere karşı gayrimenkul sektörüne yönelik çalışmalara hız verdiklerini belirten Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finans Sistemi‘ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2018’de zor bir dönemeçten geçtiğini ifade eden Özkaya, “Buna bağlı olarak ekonomimizin lokomotifi inşaat sektörünün bazı sıkıntıları çektiğini gördük. Bu sıkıntılara karşılık inşaat firmalarımızın profesyonelliği, güçlü duruşlarının yanısıra yapılan yasal değişiklikler ve konut kampanyaları da bu lokomotif sektörü bir bütün içinde tuttu. Enflasyonla topyekûn mücadele de bunlardan biri oldu. Bizde bu mücadelenin içinde yer aldık” dedi. “Faizler, ev ve otomobil sahibi olmaktan uzaklaştırdı” Finansevim Yönetim Kurulu Başkanı Emre Özkaya, “Dolar, faizler derken ekonomi anlamında sıkıntılı bir yılı geride bıraktık” dedi ve ekledi: “Bu dönemde biz de özellikle inşaat sektöründe yaşanan sıkıntılara faizsiz finans sistemimizle destek olduk. Bankalardaki faizlerin artması insanları ev ve otomobil sahibi olmaktan uzaklaştırdı” Faiz ödemeden sadece yüzde 10’luk katılım ücreti ile ev sahibi yaptıklarını söyleyen Özkaya, sistemlerine dahil olan vatandaşların mevcut konutlardan tercih yaptıkları için inşaat sektörüne de can simidi olduklarının altını çizdi. Sektördeki pay yüzde 5’e çıkacak 2019 yılı öngörülerini de paylaşan Özkaya, önümüzdeki yılın tasarrufa dayalı Faizsiz Finans Sistemlerinin yılı olacağını vurgulayarak, “2019 yılı ülke ekonomisi için umut yılı olacak. Konut kredi faizlerinin artışı nedeniyle ötelenen satışların yerini Faizsiz Finans Sistemi ile gerçekleşen teslimatlar alacaktır” değerlendirmesinde bulundu. DHA’da yer alan habere göre; orta ve alt gelir grubuna hitap eden tek sektör olduklarını belirten Özkaya, “Bu bakımdan 2019 yılında insanlarımızın daha yoğun ilgisiyle karşılaşacağımız öngörüyoruz. Şu anda faizsiz sistemlerle alınan evlerin oranının yüzde 1’den yüzde 5’e yükseleceğini de tahmin ediyoruz” şeklinde konuştu. Tasarrufa dayalı çözümler satışlardaki durağanlığı aşacak GYODER’in Türk Gayrimenkul Sektörü 2’inci çeyrek raporunda yer alan “orta ve orta alt gelir grubuna ait konut ihtiyacını karşılamak amacıyla bu konuya özel kooperatiflerin (veya sandıkların) kurulması” konusunu da değerlendiren Özkaya şunları söyledi: “Tasarrufa dayalı Faizsiz Finans Sistemi olarak bu oluşumu insanlarımızın, özellikle orta ve alt gelir grubunun hizmetine sunmaktayız. Hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mızın TOKİ aracılığıyla, hem de GYODER’in orta ve alt gelir grubu için uyguladığımız tasarrufa dayalı faizsiz finans sistemine çok yakın çözümlerden bahsetmesi, 2019 yılında ülke ekonomisine tasarrufa dayalı Faizsiz Finans Sistemleri’nin çok büyük katkısı olacağını göstermektedir. Ayrıca inşaattaki sıkışıklık ve satışlardaki durağanlık bu sistem sayesinde 2019 yılında aşılacaktır.” Kaynak:Yapı.com.tr
6 Banka Konut Kredi Faizini Yüzde 0,98’e İndirdi
Tam 6 banka konut kredi faiz oranını yüzde 0,98’e indirdi. Bankalarla çalışan inşaat firmalarından konut alımlarında kredi faizi yüzde 0,98 olacak Konut kredi faiz oranları yüzde 1’in altına indi. Geçtiğimiz günlerde Ziraat Bankası öncülüğünde başlatılan kampanyaya 5 banka daha destek verdi. Toplam 6 banka yüzde 0,98 faiz oranı ile kredi kullandırıyor. Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; hem ekonomiyi hem de ipotekli konut satışlarını canlandırmak için başlatılan kampanyaya Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, İş Bankası, Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım katıldı. 1- Ziraat Bankası Ziraat Bankası konut kredisi faiz oranını yüzde 1,78’e indirdi. Ancak banka ile çalışan inşaat firmalarından konut alımlarında kredi faizi yüzde 0,98 olacak. 120 aya kadar vade ile 500 bin liraya kadar kredi verilecek. 2- VakıfBank VakıfBank aylık yüzde 0,98 faiz oranından 120 ay vadede 500 bin TL ye kadar SarıPanjur Konut Kredisi veriyor. 3- Halkbank Halkbank, müşterisi olan firmalardan konut alacaklara yüzde 0,98 faiz oranı ile kredi kullandıracak. 4- İş Bankası İş Bankası ise anlaşmalı konut projelerinden yapılacak kredi kullanımlarında faiz oranını aylık yüzde 1,78’e indirirken, kampanyaya dahil olan müteahhitler tarafından verilecek destek ile bu oranı müşteriye yüzde 0,98 olarak yansıtacak. 5- Vakıf Katılım Vakıf Katılım konut finansmanında 120 aya kadar olan vadelerde kar oranını aylık yüzde 0.98 seviyesine çekti. 6- Ziraat Katılım Ziraat Katılım, aktif olarak kredili olarak çalıştığı firmalarından konut alacak müşteriye aylık yüzde 0,98 kar oranı ve 120 aya varan vade seçenekleriyle 500 bin liraya kadar konut kredisi kullandırıyor. Kaynak yapı .com.tr
Yeni İmar Planlarında Bisiklet Yolları Zorunlu Olacak
TBMM Çevre Komisyonunda kabul edilen Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre;1 Haziran 2019’dan itibaren yeni imar planlarında bisiklet yolları ve bisiklet park istasyonları zorunlu olacak. TBMM Çevre Komisyonunda, Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. 1 Haziran 2019’dan itibaren imar uygulaması görmemiş alanlarda hazırlanıp onaylanacak yeni imar planlarında, bisiklet yolları ile bisiklet park istasyonları zorunlu hale gelecek. Topografya ve arazi eğimi nedeniyle bisiklet yolu yapılamayan yerlerde ise yaya yolları düzenlenecek.
İmar Kanunu Değişiyor
TBMM Çevre Komisyonu’nda Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun kapsamında İmar Kanunu’na, “Mekansal Strateji Planı” başlığı eklendi. TBMM Çevre Komisyonu‘nda Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun kapsamında imar planlarında değişikliğe gidildi. Buna göre, İmar Kanunu sil baştan değişiyor. Yeni imar planı 1 Haziran 2019’dan itibaren hazırlanıp onaylanacak. İmar Kanunu, Mekansal Strateji Planı ile değişiyor İmar Kanunu’na, “Mekansal Strateji Planı” başlığı eklendi. Buna göre, ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekanla ilişkilendirerek fiziki gelişme ve sektörel kararlar ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plan” şeklinde tanımlanan Mekansal Strateji Planı doğrultusunda değişim gösterecek. İmar planları bölünüyor Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; mekansal planlar kapsamında “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademeleri oluşacak. İmar planları ise “nazım imar planı” ve “uygulama imar planı” olarak bölünecek. Her plan, bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacak. Mekansal strateji planları kapsamında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde sunulan planlar tespit edilecek. Nazım imar planlarına izin Büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olması halinde, gerekli görülen bölgelerde 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının yapılması engellenemeyecek. İmar mevzuatına konu edilen verilere göre, gelişen teknolojinin getirdiği yeni teknikler dikkate alınıp “orto-görüntüler” de dahil ediliyor. Yeni imar planı kapsamında; kamu kurum ve kuruluşları tarafından inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin hizmet alımı yapılmış ise inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin her türlü fenni mesuliyet kamu kurum ve kuruluşu adına danışman firmanın mimar ve mühendisler tarafından üstlenecek. Ruhsatsız yapılar yıkılacak Ruhsatsız veya mevzuata aykırı başlanan yapılar, idare tarafından tespit edildiğinde mühürlenip ve inşaatı da durdurulacak. Ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği tespit edilen yapılar, bir aylık süre beklenmeden belediye veya valilik tarafından yıkılacak. Yeni imar planlarında, bisiklet yolları ile bisiklet park istasyonları zorunlu hale gelecek. Topografya ve arazi eğimi nedeniyle bisiklet yolu yapılamayan yerlerde ise yaya yolları düzenlenecek. Kaynak yapi.com.tr
‘100 Soruda İmar Barışı’ Kitabı Yayımlandı
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel tarafından kaleme alınan kitapta, İmar Barışı ve getirdiği yasal durumlar, problemler, çözüm yolları ile ilgili önemli soruların yanıtları yer alıyor. Cumhuriyet Dönemi’nde kısmi veya tam 13 adet imar affı söz konusu olmuştur ancak 7143 Sayılı Kanun’la getirilen ‘İmar Barışı’ en kapsamlı olanıdır. Bu konuda yasanın ve çıkarılan genelge ile esasların yeterince açık olmadığı tartışılmaktadır. Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü, İmar Barışı ve getirdiği yasal durumlar, problemler, çözüm yolları ile ilgili dört çalıştay yapmıştır. Bu çalıştaylarda, gerek yapı sahiplerinden gerekse avukatlar, mimarlar, plancılar, harita ve kadastrocular ile inşaat ve müteahhitlik kesiminden gelen yüzlerce soru çözülmeye çalışmıştır. Bu soruların bir kısmı 100 Soruda İmar Çalıştayı adı ile kitaplaştırılmış, gayrimenkul ve imar dünyasına sunulmuştur.Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel tarafından kaleme alınan ve enstitünün iktisadi işletmesince piyasaya sunulan kitap, (0212) 266 50 00 no’lu telefondan veya info@gayrimenkulhukuku.org‘dan istenebilir Kaynak Yapı.com.tr
SPOR KEYFİNİZ YARIDA KALMASIN
Makaleyi Yazan: Op. Dr. Adnan Karaoğlu Makale Tarihi: 01 Ekim 2018 Spor amaçlı yapılan her türlü aktivite esnasında vücutta meydana gelebilecek geçici veya kalıcı hasara spor yaralanması denir. Spor yaralanmaları çok küçük ve basit gibi görülse de, tam iyileşme için daha uzun bir tedavi süreci gerekebilir. Avcılar Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Adnan Karaoğlu, sporcuyu hem fiziksel hem mental olarak etkileyen spor yaralanmalarında ilk yardım ve tedavi süreçleri hakkında bilgiler verdi. Spor Yaralanmalarının Nedenleri Spor yaralanmaların sebebi kişisel ve çevresel faktörlere bağlıdır. 1) Kişisel nedenler: Zayıf kas ve kemik yapısı, anatomik bozukluk, daha önce geçirilen yaralanmalar ve ameliyatlar, kronik hastalık ve enfeksiyonlar, psikolojik sorunlar, yaş ve cinsiyet, spor kurallarını bilmemek. 2) Çevresel nedenler: Antrenmansız olmak, kötü malzeme, spor kurallarına uyulmaması, elverişsiz zemin ve kötü hava koşulları. Spor Yaralanmaları Nelerdir? Özellikle temas sporu yapanlarda, kas-iskelet sistemine ait çeşitli yaralanmalar olmaktadır. Adale tendon yaralanmaları: Adale ezilmesi, adale liflerinde yırtılmalar ve tendon kopmaları (aşil tendon kopmaları, omuz rotator adale yırtıkları, quadriseps tendon yırtıkları, kasıkta tendon kopmaları, uyluk arkasında hamstring adale yırtıkları.) Bağ (ligaman) yaralanmaları: Eklemlerde burkulma ve dönmeler sonucunda bağlarda gerilme, esneme ve kopmalar (ayak bileği burkulması ile bağ yaralanmaları, diz iç yan, dış yan ve çapraz bağ yaralanmaları.) Kırıklar ve çıkıklar: Temas sporlarında travmanın şiddetine, yönüne ve düşme şekline göre çeşitli kemik kırık ve çıkıkları gelişir. Omuz, dirsek ve parmak çıkıkları, köprücük kemiği, el bileği, ayak bileği, el ve ayak tarak kemikleri, dirsek bölgesi kemiklerde ve diz çevresi kemiklerde kırıklara rastlanılmaktadır. Spor Yaralanmalarında İlk Yardım Spor yaralanmalarında ilk yardım olay yerinde yapılan işlemdir. İlk yardım genel-likle çevredekiler veya masörler tarafından yapılmaktadır. Spor alanında yaralanan herhangi bir sporcuya bilinçli yaklaşmak gerekir. Aksi takdirde istenmeyen, daha kötü sonuçlar gelişebilir. Yaralanan sporcu uygun bir şekilde (sedye ile taşınma gibi) spor alanı dışına alınmalıdır. Yaralanan bölge istirahat pozisyo-nuna alınır ve ödem gelişmemesi için hemen buz tedavisine başlanır. Buz direk cilt ile temas etmeden, 10-15 dakika süre ile uygulanmalıdır. Buz tedavisi iki saat ara ile günde 5-6 kez uygulanabilir. Daha sonra yaralanan bölgeye göre bandaj ile kompresyon veya atel uygulanır. Özellikle alt ekstremite yaralan-malarında bacak yükseğe (kalp seviyesine) kaldırılmalıdır. İlk yardımdan sonra yaralanan sporcu uygun bir merkeze götürülerek, ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından muayene ve tetkik edilmelidir. Spor yaralanması olan bölgede ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, sıyrık, ekimoz gibi bulgular görülebilir. Kesin tanı için görüntüleme işlemleri yapılır. Kırık ve çıkıklar için direk grafi veya bilgisayarlı tomografi tetkiki, yumuşak doku yaralanmaları için manyetik rezonans veya ultrason tetkiki yapılır. ‘‘Spor alanında yaralanan herhangi bir sporcuya bilinçli yaklaşmak gerekir.’’ Spor Yaralanmalarının Kesin Tedavisi Spor yaralanmasının şiddetine, hasarına ve yerine göre konservatif veya cerrahi tedavi yapılır. Konservatif tedavi; bandaj, atel, sirküler alçı, ortez ile ekstremite istirahate alınır. Ağrı kesici ve ödem giderici ilaçlar verilir. Fizik tedavisi; akut durum geçtikten sonra adale kuvvetlendirici ve hareket açıcı egzersiz programları yapılabilir. Cerrahi tedavi yapılan sporcularda, ameliyat sonrası fizik tedavi yapılır. Cerrahi tedavi; bazı spor yaralanmaları (gerekli endikasyonu olan kırık ve çıkıklarda) cerrahi tedavi yapılır. Eklem içi yaralanmalar artroskopik olarak tedavi edilirler (menüsküs yaralanmaları, çapraz bağ kopukları, kıkırdak lezyonları). Spor Yaralanmalarından Nasıl Korunuruz? Kişisel Tedbirler: Spora başlamadan önce sağlık taraması yapılmalı, bilinen bir sağlık problemi varsa doktor ile görüşülerek spora başlanmalı. Yapılacak sporla ilgili bilgi edinilmeli, uygun giysi ve ayakkabı tercih edilmelidir. Spora başlamadan önce ortalama 15 dakika ısınma ve adale germe egzersizleri…
Ördüğü Duvar İçin İmar Barışına Başvurdu
İmar Barışı istismarı son olarak Konya’da yaşandı. Meram ilçesinde arazisine yaklaşık 4 metrekarelik bir duvar ören mal sahibi, Yapı Kayıt Belgesi almak için başvuru yaptı.Mevzuata aykırı yapıların imar sorunu için başlatılan imar affına başvurular sürüyor. 31 Aralık’ta sona erecek olan süreç için şimdiye kadar 8 milyon 600 bini aşkın kişi, Yapı Kayıt Belgesi için başvurusu yaptı. Uygulamada istismarlar da dikkat çekiyor. Sözcü’den Mehmet Ali Kayacı’nın haberine göre; bunlardan sonuncusu ise Konya’da yaşandı.Duvar Örüp Belge İçin Başvurdu Konya’nın Meram ilçesi Kızılören mahallesinde İmar Barışı için bir mülk sahibi tarafından özel bir çalışma yapıldığı görüldü. Vatandaşın sadece caddeye bakan bir duvar ördüğü ve örülen bu duvar ile alanı mesken için tescilletmek istediği ortaya çıktı. Ördüğü tek parça duvarda pencereleri de yapmayı ihmal etmemesi dikkat çekti. Beldiye Ceza Kesti İmar Barışı’nda denetimlerini sürdüren Meram Belediyesi’nin ise pencereleri olan ve tek bir duvar ile tescillenmesi istenilen arsa için mülk sahibine, 2 bin 800 TL para cezası verdiği öğrenildi. Benzer olaylara şahit olan belediye yetkililerinin denetimlerini sıklaştırdığı bildirildi. İmar Barışı’nı kaç kişinin istismar ettiği ve ne kadarının tespit edilebildiği ise bilinmiyor.
AKTİF YAŞAMIN ÖNÜNDEKİ ENGEL SKOLYOZ
Makaleyi Yazan: Uzm. Dr. Müjgan Lahut Makale Tarihi: 14 Ekim 2018 Omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz pek çok türe sahip, nedeni tam olarak bilinmeyen bir hastalık. Fiziksel bir şekil bozukluğunun ötesinde ciddi hastalıklara da zemin hazırlayan skolyozun özellikle erken yaşlardan itibaren ihmal edilmemesi gerekiyor. Omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesi olarak tanımlanan ve yaşam kalitesini düşüren skolyoz, doğuştan olabildiği gibi çocukluk dönemlerinde de ortaya çıkabiliyor. Avcılar Hospital Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Müjgan Lahut, modern çağın adı sıkça duyulan hastalığı skolyoz hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Skolyoz Nedir? Skolyoz kelimesi Yunanca ‘skoliosis’ kelimesinden geliyor ve ‘eğilme, kıvrılma, esneme’ anlamlarını taşıyor. Düz ve dikey bir çizgide yer alan sağlıklı omurga sisteminin sağ veya sol yana eğilmesine skolyoz adı veriliyor. Bu eğrilik; boyun, sırt veya bel bölgesinde veya bunların birleşme yerlerinde olabiliyor. Bu eğrilikler uzamış bir ‘C’ veya uzamış bir ‘S’ şeklinde olup bazen bu eğriliğe farklı eksen eğrilikleri eşlik edebiliyor. Bu durumlarda; kifoskolyoz, rotoskolyoz veya kiforotoskolyoz diye adlandırılan biçimler de karşımıza çıkabiliyor. Peki, insanlar skolyoz olup olmadığını nasıl fark edebilir? Aslında dikkatli bir gözlemle; omuzların aynı çizgide olma-ması, bir omzun diğerine oranla daha yüksekte durması, kürek kemiklerinin bir tarafta daha çıkık durması, kafanın tam ortada durmaması, leğen ve kalça kemiğinin bir taraf-ta daha yüksek durması, göğüs kafesin ve kaburgaların tek taraflı kabarık olması, kol açıklığının bir tarafta daha geniş olması gibi durumlar üzerinden fark edilebilir. Hangi sebeplerden çocuklarda skolyoz görülebilir? Skolyoz, genetik ve çevresel faktörlere bağlı gelişebilir. Skolyozun nerdeyse %80’i belirli bir sebebi olmadan, hafif veya orta düzeylerde görülür. Ailenin diğer fertle-rinde görülme riski yüksektir. Ayrıca genetik kas has-talıkları ve serebral palsy (doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında, merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden dolayı) veya spina bifida (embriyojenik yaşamda omuriliğin yapısının oluşumunda hata sonucunda omuriliğin kapanmaması) ile beraber gelişebilir. Skolyoz çoğu zaman omurga yapısını tam boz-madan sadece postür bozukluğu, kas dengesizliği, geçici kas spazmı veya ağrılı durumlara bağlı oluşabilir. Bu gibi durumlarda kişiler oturduklarında eğrilik düzgün bir şekil alır. Yapısal olmayan skolyoz en çok bacak boyunun farklı olması sebebiyle oluşur. Bu tespit edilmesi kolay durum gözden kaçırılırsa hasta gereksiz skolyoz ameliyatına kadar gidebilir. Nedeni bilinmiyor peki farklılıkları var mı? Görülen skolyozların %80’i idiopatikdir; yani sebebi bilinmez. İdiopatik skolyozun dört tipi vardır; İnfantil 0-3 yaş, Jüvenil dediğimiz; puberte öncesi 3-9 yaş, Adole-san; puberteden olgunluğa kadar olan dönem 10-18 yaş, erişkin 18 yaş ve üstü… Skolyoz tanısı ve takibi özellikle ergenlik döneminde çok önemlidir, zira ergenlik çağında hızla eğrilik derecesi artar. Aslında kızlar ve erkeklerde görülme sıklığı erken yaşlarda çok farklı değildir, fakat kızların olgunluğa ye-tişme sürecinin çok hızlı olması sonucunda skolyoz açısı artar ve kızlarda daha fark edilir hale gelir. Büyüme dur-duktan sonra skolyoz ilerlemez ancak gelişen osteoporoz veya kas zedelenmesi ve güçsüzlükleri açıyı artırabilir. Skolyoz açısı nedir, nasıl ölçülür? Kişinin tüm iskeletini kapsayan, ayakta yumuşak dozda çekilen grafi bize bu açıyı değerlendirmemizde yardımcı olur. Bu açı ‘cobb açısı’ olarak adlandırır. Bebekler için ışın almadan scoliometer denilen bir çeşit su terazisi kullanılabilir. Ölçülen açı 7’den büyük ise skolyoz varlığı kabul edilir. Tecrübeli bir hekim muayene ile bu karara varabilir. Açının önemi nedir? On derece üstü eğriliklere skolyoz denir. 20-25 dere-ce aralığında ise çocuk için özel 3D korseler verilmesi gereklidir. İyi ve uygun biçimde hazırlanan bir korse ile çekilen grafide 10 derecelik…
Baş Ağrınız Ağrı Kesiciyle Bile Geçmiyorsa…
Makaleyi Yazan: Prof. Dr. Meliha Tan Makale Tarihi: 15 Ekim 2018 AĞRI KESİCİYİ 10 GÜNDEN FAZLA KULLANIRSANIZ… Birincil baş ağrıları içinde en sık karşılaşılanlar migren ve gerilim tipi baş ağrılarıdır. Bunlarla karşılaştırıldığında çok daha seyrek olmakla birlikte (2 bin kişide bir veya daha ender) çok şiddetli, sık baş ağrılarına neden olmaları, geleneksel ağrı kesicilere yanıt vermemeleri ve farklı tedaviler gerektirmeleri nedeniyle küme baş ağrısı, tekrarlayıcı yarım baş ağrısı önemli bir birincil baş ağrısı hastalığı grubunu oluşturur. Çoğu kez bu hastalar, doğru tanı alana kadar, yıllarca şiddetli ağrılar çekebilir. Şu an için dünyada en sık üçüncü baş ağrısı tipi ise aşırı ağrı kesici kullanım baş ağrısıdır. Bu nedenle tedavi için kullanılan ağrı kesicilerin ayda 10 günden fazla alınmasının kendi başına kronik bir baş ağrısı nedeni olduğu konusunda hastalar mutlaka en baştan uyarılmalıdır. İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİ HASTALIK: MİGREN Migren, tüm baş ağrısı hastalıkları içinde doktora en fazla başvuru nedeni olan durumdur. Migren tanısı için özel bir laboratuvar testi veya radyolojik inceleme yoktur. İnsanlık tarihi kadar eski bir hastalık olan migren toplum için oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü tarafından en çok kısıtlılık yapan hastalıklar arasında ele alınmıştır. Kadınların yaklaşık yüzde20’sinin, erkeklerin ise yüzde 8’inin migrenli olduğu biliniyor. Atak sırasındaki olumsuz etkileri dışında da okul ve iş performansında düşme ve sosyal problemler gibi kronik etkileri vardır. Migrenin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalar bazı faktörlerin tetiklenmesi sonucunda beyinde anormal bir dalgalanmanın meydana geldiğini gösteriyor. Bunun ardından beyin zarında ve damarlarında iltihabi tepkiye yol açan birtakım maddeler salınır ve bunların sonucunda baş ağrısı oluşur. Migrenin karakteristik özellikleri; tekrarlayıcı olması, atağın ilaçsız olarak dört saatten fazla sürmesi (ve üç günden az), tek yanlı oluşu (yüzde 80 hastada), zonklayıcı olması, atak sırasında sıklıkla ışıktan ve sesten rahatsızlık, merdiven çıkma gibi fiziksel eylemlerde ağrıda artış, ağrıya sıklıkla bulantı veya kusmanın eşlik etmesi, ağrının orta şiddette veya şiddetli olmasıdır. SIK KULLANILAN İLAÇLAR FAYDASIZ… Migren atakları çoklukla tekrarlayıcı ataklar şeklinde gelirken, en az üç ay her gün veya günaşırı olacak şekilde kronikleşmiş olarak da görü- lebilir. Bu durumun en büyük nedeni ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımıdır. Böyle bir durumda ağrı kesicilere en az iki ay gibi bir süre ara verilmeden ağrıların kontrolü mümkün değildir ve ağrı kesiciler aşırı kullanıldığı sürede verilen ağrının gelmesini engelleyici ilaçlar da çoğu kez yararlı olmaz. MİGREN TEDAVİSİ Migrende ilaç tedavisi ataklardan korunmaya yönelik “profilaktik” yani önleyici/koruyucu tedavi ve atağın ağrı, bulantı, kusma gibi yakınmalarının giderilmesine yönelik “atak (akut/ağrı) tedavisi” olarak iki şekilde yapılır. Önleyici tedavi belirli bir süre boyunca düzenli ilaç kullanarak ağrı sıklığını ve şiddetini azaltmaya yöneliktir. HASTALIĞI TETİKLEYEN FAKTÖRLERDEN UZAKLAŞIN Atak tedavisinde olguların bir kısmında ağız yolu ile alınan ağrı kesiciler kullanılır. Karanlık ve sakin bir odada, buz paketi koyarak dinlenmek ağrının giderilmesini kolaylaştırır. Eğer hasta uyuyabilirse genellikle ağrıdan kurtulmuş olarak uyanır. Sık ataklı olgularda (ayda beşten fazla) ağrı kesici kullanım sınırları belirlenmeli ve hasta aşırı ilaç baş ağrısı konusunda uyarılmalıdır. Hastalığı tetikleyen faktörlerden kaçınma çok önemlidir. Aç kalmaktan kaçınma ve düzensiz uyku gibi tetikleyici faktörlerden kaçınmak, ağrının sıklığını azaltabilir. KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR Birincil baş ağrıları içinde en sık karşılaşılan tip gerilim tipi baş ağrıları (GTB)’dır. GTB’ler migrenden daha sık görülmekle birlikte görece daha hafif baş ağrılarına neden olduklarından hekime başvuruda daha geri plandadır. Sıklıkla 20 yaş civarında başlar, her…
İmar Barışı’nın Kapsamı Genişledi
Yeni torba yasayla Boğaziçi öngörünüm bölgesinde yer alan Beykoz, Üsküdar ve Sarıyer’deki bazı mahalleler de imar barışına dahil ediliyor. Bir önceki yasa değişikliğinde imar barışına dahil edilmeyen Beykoz, Üsküdar ve Sarıyer’deki bazı mahalleler yeni torba yasayla bu kapsama alınıyor. Hürriyet’ten Fatma Aksu ve Aysel Alp’in haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, Boğaz sahiline ilişkin imar barışı yasağının devam ettiğini belirterek, sadece öngörünüm bölgesinde denizi görmediği halde barışa dahil edilmeyen bazı yerlerin ilave edildiğini söylediler. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Boğaziçi’nde imar barışı kapsamını genişleten düzenlemeyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Daha önce biz imar barışından Boğaziçi öngörünüm, Tarihi Yarımada ve Çanakkale’de belirli alanları imar barışına dahil etmemiştik. Gelinen süreçte yapılan incelemeler neticesinde boğaz ön görünümünde olan ancak fiilen öngörünüm olmayan ve buradaki vatandaşlarımızın elektrik, su ve doğalgaz gibi problemlerini çözecek sınırları yeniden incelendi. Teklifin içeriği Üsküdar’da, Beykoz ilçemizde ve Sarıyer ilçemizde öngörünümde olan, fiilen öngörünümde olmayan yapıların problemlerini çözmek adına teklif edilmiş bir düzenleme. Boğaz sınırları içerisindeki ve sahil şeridindeki yalılar bu düzenlemeye dahil değil” dedi. Buna göre Beykoz’da Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri, Yalıköy, Beykoz Merkez, Gümüşsuyu, İncirköy, Çubuklu, Çiğdem, Paşabahçe, Kanlıca, Anadolu Hisarı, Yenimahalle, Göksu, Göztepe’yi içine alan yaklaşık 50-60 bin kişinin yaşadığı bölge barışa dahil edilmiş oldu. Sarıyer’de barış, Hisar ve Baltalimanının bir kısmı, Yeniköy, Kireçburnu, Rumeli Kavağının iç kısmına genişletildi. Üsküdar Belediyesi yetkililerinden edinilen bilgiye göre bu ilçede 7 mahallenin bir kısmı da imar barışına dahil ediliyor. Buna göre Kuzguncuk, Beylerbeyi, Küplüce, Kirazlıtepe, Çengelköy, Kuleli ile Kandilli Mahallelerinin bir kısmı barış kapsamına alınıyor. Haberin tamamına linkten ulaşılabilir. kaynak : yapi.com.tr



























