İstanbul Havalimanı’nda Kira ve Yolcu Garantisi Ne Zaman Başlayacak?

İstanbul Havalimanı ihale şartnamesinde Atatürk Havalimanı’nın tüm ticari kapasitesinin buraya taşınacağı ve işletme döneminin de bu şekilde başlayacağı kriteri bulunuyor. Peki, kira ve yolcu garantisi ne zaman başlıyor?

Habertürk’ten Güntay Şimşek’in bugünkü köşesinde yer alan İstanbul Havalimanı’nda kira ve yolcu garantisi ne zaman başlayacak? başlıklı yazıda İstanbul Havalimanı ile ilgili tüm detaylara ve merak edilenlere yer verildi. İşte o yazı…

İstanbul Havalimanı” ihale şartnamesinde Atatürk Havalimanı’nın tüm ticari kapasitesinin buraya taşınacağı ve işletme döneminin de bu şekilde başlayacağı kriteri yer alıyor. Dolayısıyla Türk Hava Yollarının (THY) 29 Ekim’de havalimanının açılışı yapıldıktan sonra 5 noktayla başlayıp, sayısını artırdığı ticari deneme seferleriyle İstanbul Havalimanı resmen hizmete girmiş olmadı.

Fakat Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) havalimanının geçici kabullerini yaptı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) de işletme ruhsatını verdi. Kesin kabullerin olabilmesi için geriye tek bir şey kalıyor; Atatürk Havalimanı’nın taşınması. Bu konuda da yeni havalimanının en önemli müşterisi THY’nin atacağı adım, vereceği karar önemli. Çünkü milli havayolu da taşınma sebebiyle herhangi bir zarara uğramak ve kriz yaşamak istemiyor.

Gelelim merak edilen sorunun cevabına; Atatürk Havalimanı tüm kapasitesiyle ne zaman yeni meydana taşınırsa, İstanbul Grand Airport’un (İGA) yıllık bir milyar 45 milyon Euro bedelli kira ödeme süreci de başlamış olacak. Ayrıca devletin de İGA’ya garanti ettiği yolcu servis ücreti de ayna dönemde devreye girecek. Tahmini olarak bu tarihte mart veya nisan olarak görünüyor. Önce meydan işletilecek. Gelirler toplanacak. Bir yıl dolunca da kira bedeli ödenecek.

Habertürk’ten Güntay Şimşek’in bugünkü köşesinde yer alan İstanbul Havalimanı’nda kira ve yolcu garantisi ne zaman başlayacak? başlıklı yazıda İstanbul Havalimanı ile ilgili tüm detaylara ve merak edilenlere yer verildi. İşte o yazı…

Her yurtdışı yolcusu 120 TL ödeyecek
İstanbul Havalimanı’nda yolcu servis ücretleri; Dış hat giden yolcu 20, transfer giden yolcu 5 ve iç hat giden yolcu 3 Euro olarak tahsil edilecek. Diğer bir ifadeyle İstanbul Havalimanı kullanan her dış hat yolcusundan yaklaşık 120 TL alınacak. Hâlihazırda Atatürk’te yaklaşık 80 TL (15 USD) alınıyor.

İlk yıl için verilen garanti ücreti 316 milyon 351 bin 370 Euro. İhale şartnamesi gereği, her yıl belli miktarlarda artmak üzere 12 yıl boyunca yolcu servis ücreti garantisi var. 12’nci yıldaki garanti ise 6 milyon 300 bin Euro. İGA’nın giden yolcudan tahsil edeceği ücretler, garanti edilen rakamın altında kalırsa devlet tamamlayacak.

Bu rakamlar nasıl hesaplanacak? Merak edenler şöyle hesap yapabilir. Eğer 2019’da İstanbul Havalimanı’nı 75 milyon yolcu kullanırsa ve yolcu servis ücretleri de sadece giden yolcudan alınacağı için toplam yolcunun yarısı dikkate alınacaktır. Yani 37,5 milyon yolcu. Bunu da şu anki yolcu profiline baktığımızda 3 tip yolcu için (dış hat, transfer ve iç hat yolcusu ) 3’e bölerek hesap edebiliriz. Şüphesiz eşit şekilde bölmek doğru değil, ama tahmini olarak buna yakın bir durum söz konusu. 2019’da yaklaşık olarak 340 milyon Euro servis ücret tahsil edilebilir.

İlk yıllar için verilen yolcu garantisinin karşılanmasında bir sorun olmayabilir. Fakat 12’nci yılda yolcu sayısının 2’ye katlanması veya en fazla yolcu servis ücreti tahsil edilecek kalem olan dış hat yolcusu garanti rakamını karşılayacak şekilde artar mı? Onu da zaman gösterecek? Çünkü Türkiye’ye yönelik yolcu sayısı artar, ama merkez havalimanları aynı oranda büyümeyebilir.

Havalimanı kademeli olarak taşınmaz
Geçtiğimiz hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul Havalimanı’na kademeli olarak gerçekleştirilen taşıma işleminin 1 Ocak itibarıyla hızlandırılacağını açıkladı. Fakat böyle bir taşınma işlemi de, modeli da yok ki hızlandırılsın. Böyle bir şey pratikte de teori de mümkün değil.

THY’nin ticari test uçuşlarını artırmasına, yeni havalimanında tüm hizmet birimlerini ve körükleri test etmesine kademeli taşınma olarak değil, sorunsuz büyük taşınmaya hazırlık olarak bakılması lazım. Dolayısıyla Ulaştırma Bakanlığı’nın ‘Büyük Taşınma’ya odaklanmasında fayda var.

Ayrıca İstanbul’da 2’den fazla havalimanı olabilir mi? Atatürk Havalimanı, yeni havalimanı açıldıktan sonra yolcu taşımacılığı için açık tutulabilir mi? Bu gibi tartışmalar bundan yaklaşık olarak 5-6 yıl önce, İstanbul Yeni Havalimanı ihale şartnamesi çalışmaları yapılırken gündeme gelmişti. Çeşitli açılardan DHMİ ve hava sahası açısından hava trafik kontrol uzmanları konuyu değerlendirmiş ve İstanbul hava sahasının iki yakada birer havalimanından fazlasını kaldıramayacağını, yani 3 meydanın aynı anda işletilemeyeceğini rapor etmişlerdi.

Özetle; İstanbul Havalimanı’na kademeli taşınmanın önündeki en büyük engel hava trafiğidir. Hatta raporlara göre İstanbul Havalimanı tam kapasite çalışmaya başladığında, Atatürk Havalimanı müstakil kargo, genel havacılık (iş jetleri), eğitim ve uçak bakım hizmetleri için açık tutulursa, buradan saatte 5 iniş, 5 kalkışa müsaade edecek şekilde hava sahası kullanımı mümkün olacakmış. Neden? Hava sahası usul ve dizayn yönünden İstanbul ile Atatürk’ün pistlerinin yönleri karmaşaya sebep oluyormuş.

TAV’ın İGA’nın zararları ne olacak?
Atatürk Havalimanı kapandı, kapanacak söylentileriyle zaman geçiriyoruz. Burada işletmeci olan TAV Havalimanları Holding yönetiminin ve çalışanlarının psikolojisi de bozulmuş durumda. Önlerini göremiyorlar. Çünkü yılda 70 milyon yolcu ağırlayan Atatürk’ün ne zaman kapanacağı halen daha resmen ilan edilmiş değil. Binlerce tecrübeli çalışanın da geleceği meçhul.

Hâlbuki TAV’ın Atatürk Havalimanı’nı 2020 sonu kadar ihale şartnamesi sebebiyle işletme hakkı var. Hesaplarını ona göre yapmışlardı. Fakat ihaleyi yapan kamu kurumları 2013’te başka bir projeyi sahaya sürdü. Şu an ülke olarak bu projenin getirdiği sorunları yaşıyoruz. Çünkü kamu Atatürk Havalimanı’nda çalışanları, tecrübeyi, birikimi hesaba katmamış.

Aynı şekilde İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA da bugün, yarın açılacak diye işletme gelir-gider hesapları yapıyor. Tutturamıyor. Elaman istihdam ediyor, ama iş yok. Maliyet var. Açılış geciktiğinden bazı çalışanlarına artık gelme diyor. Onların da keyfi kaçık. 29 Ekim’den bu yana işletme geliri olmadan, işletmecilik yapıyorlar. Buna ne kadar dayanabilirler? Oluşan zararlarını kimden, nasıl tazmin edecekler? Cevabını bilemiyorum. Kamu tarafı şu tarihte meydan işletmeye girecek diyor, ama dediği olmuyor. Halen daha da bir netlik yok. Çünkü işin muhatabı olan diğer paydaşlarla gerekli olan koordinasyon arka planda tutulmuş.

Kaynak  yapi.com.tr

  • Benzer Haberler

    Yeşilyaka’nın yeni etabı “Yeşilyaka Bahçe” şimdi satışta

    Mesa ve Nurol güvencesiyle Büyükçekmece’de inşa edilen şehrin gürültüsünden uzakta, sizi doğa ile özgürleştirecek, göz alıcı yemyeşil dokusuyla büyüleyici Yeşilyaka’nın yeni etabı Yeşilyaka Bahçe şimdi satışta. İlk etabı Yeşilyaka Koru’da 173, ikinci etabı Yeşilyaka Su’da ise 472 villanın satışa sunulduğu Yeşilyaka projesinde yoğun ilgi ile beklenen Yeşilyaka Bahçe etabı, 30.000 m² üzerindeki yeşil alanlarıyla 36 adet villadan oluşuyor.  Yatay mimarisi, geniş cam yüzeyleri, daha büyük bahçeleri ve yaşamınızı renklendiren iç bahçeleri ile doğanın tüm ihtişamıyla bütünleşen Yeşilyaka Bahçe’de yer alan 4 farklı villa tipi, tek katlı ve dubleks seçenekleriyle, herkesin ihtiyaçlarına uygun bir ev sunmak için tasarlandı. Daha özgür, huzurlu ve sürdürülebilir bir yaşamı mümkün kılan Yeşilyaka Bahçe, içerisinde yer alan spor ve spa merkezleri, kapalı yüzme havuzu, sauna ve buhar odaları gibi sosyal alanları ile sakinlerine günlük yaşantılarında benzersiz bir konfor sunuyor. 55 yılı aşkın köklü geçmişleri ile sektörün önde gelen iki firması Mesa ve Nurol uzmanlığının eşsiz örneklerinden biri olan Yeşilyaka Bahçe, büyüleyici “içi bahçe dışı bahçe” dokusu ve modern mimarisiyle huzurlu ve dingin doğa hayatı arayanlar için hayata geçirildi. Bu eşsiz yaşamda yerinizi almak ve avantajlı kampanyalardan yararlanmak için: yesilyaka.com.tr ve 444 0 986

     Tarihi Sıra Dükkanlar’da Özer\Ürger Mimarlık İmzası

    İstanbul’un kültürel mirasının en önemli yapılarından biri olan ve iBB Miras tarafından “İBB İstanbul Tasarım Müzesi” işleviyle yeniden kullanıma açılan Süleymaniye Camii Külliyesi’ndeki Sıra Dükkânlar’ın restorasyon projesi Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu imzasını taşıyor.    Geçtiğimiz günlerde açılışı yapılarak İBB İstanbul Tasarım Müzesi işleviyle yeniden kullanıma kazandırılan Süleymaniye Camii Külliyesi’ndeki Sıra Dükkânlar’ın restorasyon projesi Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu tarafından tasarlandı.  Süleymaniye Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçası olan toplam 53 dükkân asırlar boyunca üretimleriyle İstanbul’a hizmet vermiş, 1950 yılındaki onarımlar sonucu özgün iç mekân kurgusunu kaybetmiş, son yıllarda ise kendi haline terk edilmişti. Sıra Dükkânlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirakiyle 2023 yılında Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu tarafından yürütülen restorasyon projesi ile yenilendi. İBB Miras tarafından İBB İstanbul Tasarım Müzesi olarak yeniden işlevlendirilen Sıra Dükkanlar, 31 Ocak Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlıyla gerçekleşen törenle kapılarını açtı.  İBB İstanbul Tasarım Müzesi, zanaat, tasarım ve kültür sanat alanında bir araya gelen farklı bileşenlerin dinamizmiyle bölgeyi yeniden canlandırmayı hedefliyor. Müzede tarihî alanda konumlanan atölyelerde kaybolmaya yüz tutmuş zanaatların yanı sıra aydınlatmadan mobilyaya, tasarımdan kültür-sanata geniş bir yelpazede saygın marka ve kurumlar İstanbullularla buluşacak. Müze; sosyal mekânları, zanaatkâr, tasarımcı ve sanatçıları bir araya getiren dükkânları; İstanbulluları buradaki üretimin bir parçası yapacak atölye ve etkinlikleriyle bölge için bir çekim merkezi olmayı hedefliyor. UNESCO tarafından 1985 yılında Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilen dört bölgeden biri olan Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle dönemin baş mimarı Sinan tarafından 1550-57 yılları arasında inşa edildi. Merkezinde cami bulunan külliye; medreseler, sıbyan mektebi, imaret, dârüşşifâ, hamam, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Hürrem Sultan Türbesi ile Mimar Sinan Türbesi gibi yapıları barındırıyor. Süleymaniye Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçası olan Sıra Dükkânlar, Süleymaniye Camii’nin doğu tarafındaki avlu duvarı ile Dârülhadis Medresesi’nin altında, Mimar Sinan Caddesi üzerinde bir sıra halinde yer alıyor. İşlevlerine ve üretimi yapılan ürünlere göre adlandırılan bu dükkânlar; dökmeci esnafının bölgedeki yoğunluğundan ötürü “Dökmeciler Çarşısı” olarak da biliniyor. Rabi ve Salis Medreseleri’ne bakan kısmında 35, Dârülhadis Medresesi altında ise 18 dükkân olmak üzere tarihi çarşıda toplam 53 dükkân bulunuyor. Künye: Restorasyon Projeleri: Özer\Ürger Mimarlık, Emrah Köşgeroğlu Statik Projeler: Serdar Ankun Mekanik Projeler: MC Mühendislik Elektrik Projeler: Esen Mühendislik Peyzaj Projeleri: Özer\Ürger Mimarlık Müşavir Firma: Bimtaş Özer\Ürger Mimarlık Hakkında: 2002 yılında Ankara’da Ali Özer ve Ahmet Mucip Ürger tarafından kurulan Özer\Ürger Mimarlık eğitim, konaklama, ulaşım, spor, sağlık, konut, karma kullanım, peyzaj ve kentsel planlama alanlarında bugüne dek özel ve kamu işverenleri için yüzden fazla projeye imza attı ve ulusal yarışmalarda pek çok ödül kazandı. 2010 yılında İstanbul’daki şubesini de açan Özer\Ürger Mimarlık ofisi; yapılı çevre ve insan arasındaki ilişkinin tasarlanması yoluyla bireyin kent yaşamına dahil edilmesi ve bu yaşamdan keyif almasını hedefliyor.